Van’da yetenekleri keşfedilerek kazandırıldıkları atletizmde çeşitli başarılar elde eden 6 kız atlet, Kenya’da düzenlenecek Dünya Liseler Arası Kros Şampiyonası’nda altın madalya alabilmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Kentteki başarılı sporcuların tespit edilmesine yönelik çalışmalar sayesinde atletizm takımına kazandırılan 6 kız sporcu, antrenörleri nezaretinde çalışarak birçok madalya kazandı. Son olarak 11 Şubat’ta Isparta’da düzenlenen Okullar Arası Türkiye Kros Şampiyonası Genç Kadınlar 3000 metrede takım halinde Türkiye şampiyonu olan milli atletler, 10-14 Mayıs’ta Kenya’nın başkenti Nairobi’de düzenlenecek Dünya Liseler Arası Kros Şampiyonası’nda katılmaya hak kazandı.
Özel Van Bilim Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitimlerini sürdüren Van’ın yarışçı kızları, Kenya’dan da takım olarak madalyayla dönmeyi hedefliyor.
“İkinci olan takıma 46 puan fark attık”
Tuşba Gençlik ve Spor Müdürü Hüseyin Esen, AA muhabirine, daha önce atletizm milli takım antrenörü olduğunu, şu anda da takıma öncülük ettiğini söyledi. Kazanılan başarıların ekip işi olduğunu ifade eden Esen, şunları kaydetti:
“Sporcularımızın bir çoğunu öğretmenleri ve antrenörleri keşfetti. Hepsi aynı okulda eğitim alıyor ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün atletleri. Ekip olarak planlı çalışıldığında başarı kaçınılmaz oluyor. Kenya’da düzenlenecek şampiyonaya sıkı çalışıyoruz. Türkiye şampiyonasında ikinci olan takıma 46 puan fark atarak şampiyon olduk. Ülkemizi ve ilimizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz.”
Milli takım antrenörü Münir Akkoyun ise başarıları geleneksel hale getirerek uluslararası alanda Türkiye’yi temsil etmek istediklerini belirterek, “Diğer takımlardan farkımız sporcularımızın hepsi ilimizden olması ve altyapıdan yetişmeleri. Uzun süredir büyük emekler vererek bugünlere geldik. Dünya Liseler Arası Kros Şampiyonası için antrenmanlarımız devam ediyor. Hedefimiz milli takıma başarılı sporcular yetiştirmek.” değerlendirmesinde bulundu.
“Bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz”
Milli atlet Edibe Yağız da antrenörlerinden ve ailesinden büyük destek gördüğünü söyledi.
Şampiyonluk için sıkı çalıştıklarını aktaran Yağız, “Bu yıl ki hedeflerimden biri de Okullar Arası Türkiye Kros Şampiyonası’nda birinci olmaktı. İlk hedefimi gerçekleştirdim ve sırada dünya şampiyonası var. Kenya’da ülkemizi en iyi şekilde temsil edip, bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Atlet Havva Efe ise hedeflerinden birinin de olimpiyat kadrosunda yer almak olduğunu bildirerek, “Isparta’da düzenlenen yarışmaya katıldığımız için ailelerimiz çok mutlu olmuştu. Şimdi ise Kenya’daki dünya şampiyonasına katılım sağlamaya hak kazandık. Ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğimize inanıyoruz. Kendimizi tüm dünyaya kanıtlamayı hedefliyoruz.” diye konuştu.
Atletizme, dünya şampiyonu olan ablası Nevin İnce sayesinde başladığını anlatan İran İnce, “Ablamın izinde gidip başarılar elde etmek istiyorum. Ablamda Okullar Arası Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazanmıştı. biz de Kenya’dan dereceyle dönmek istiyoruz.” dedi.
Ülkesini yurt dışında temsil edeceği için heyecanlı olduğunu belirten Şilan Yağız da her zaman yanında olan antrenörlerine ve ailesine teşekkür etti.
Takımın en küçük sporcusu olan 14 yaşındaki Ayten Yobaş ise takım arkadaşlarıyla sıkı bir bağları olduğunu, sürekli birbirlerine yardım ettiklerini dile getirdi.
Sporculardan Viyan Adar da takımda yer almaktan mutluluk duyduğunu ve ülkesini en iyi şekilde temsil etmek için elinden geleni yaptığını vurguladı.
]]>
Avrupa şampiyonu milli atlet Tuğba Danışmaz, 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’nın hazırlıklarını organizasyona ev sahipliği yapacak Fransa’nın başkenti Paris’te sürdürüyor.
İstanbul’da düzenlenen 2023 Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası’nda kadınlar üç adım atlamada altın madalya kazanan Tuğba Danışmaz, 2024 Paris Olimpiyatları’na ilişkin hazırlık sürecini AA muhabirine değerlendirdi.
Hazırlıklara ekim ayında başladıklarını anlatan milli atlet, sezon öncesi sağlık, antropometrik, biyomekanik ve performans testlerinin yapıldığını belirtti. Test sonuçlarına göre antrenörü Cahit Yüksel ile antrenman planı oluşturduklarını ifade eden Tuğba Danışmaz, şunları kaydetti:
“Daha sonra çalışmalarımıza yaklaşık 20 gün Antalya’da devam ettik. Antalya kampı sonunda havasının sıcak olması ve rakımının yüksek olması nedeniyle antrenmanlarımızı Güney Afrika’da sürdürdük. Oldukça başarılı ve verimli geçen bu süreçten sonra, salon sezonunun açılmasıyla Paris’te hem yarışmalara katılıp yaptığımız antrenmanların etkisini ve eksikliklerimizi görmek hem de ranking puanımızı artırmak için yarışmalara katılmayı planladık. Bu süreç, tamamen haziran ayındaki Avrupa Şampiyonası ve 2024 Paris Olimpiyatları’na hazırlık sürecimizin birer parçası olacak.”
Üç adım atlama kadınlarda 14,55 metrenin olimpiyat kotası olarak belirlendiğini vurgulayan milli sporcu, “Ancak bununla beraber yarışmalardan kazanılan puanlarla genel sıralama da yapılmakta. Ben 14,55’lik barajı geçmemiş olmama rağmen (14,31) 32 kişinin davet edileceği yarışmada dünyanın en iyi 11’inci sporcusu durumundayım. Tabii ki hedefimiz 14,55 ve daha iyi bir derece atlamak.” diye konuştu.
En büyük güvencesi antrenörü Cahit Yüksel
Tuğba Danışmaz, kazandığı Avrupa şampiyonluğunun ardından sorumluluğunun arttığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sorumluluğun artması bu hayatın ve sporun olağan akışında olan bir durum. Bizim tecrübelerimiz bunu kaldırabilecek kadar fazla. O nedenle çok takılmadan, yapılması gerekenleri yaparak, plan ve programımıza sadık kalarak, akılcı bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Stres ve kaygılarımız bulunmuyor. Rotamızı ve bu rotadaki zorluklarımızı biliyoruz. Her tecrübeli kaptan gibi gemiyi limana sakin ve başarılı bir şekilde getireceğine inandığım, bilgi ve tecrübesinin beni buralara kadar getirirken, öngördüğü her şeyin gerçekleştiğine inandığım antrenörüm Cahit Yüksel ile huzurlu bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Cahit Yüksel hocamın da hep söylediği gibi birileri bir şeyleri başarabiliyorsa biz de başarabiliriz.”
Şampiyonluğun hayatında önemli bir değişikliğe neden olmadığını dile getiren milli atlet, “Yine hayatımız kamplarda ve atletizm pistinde geçiyor. Çünkü daha yapılacak çok işimiz, hedeflerimiz var. Daha çok çalışmamız ve bu başarıları tekrarlamamız için daha büyük sorumluluğumuz var. Elbette manevi olarak çok şey kattı. Maddi olarak çok şey kattı diyemem. Çünkü ödül konusunda beklediğimiz ödülü alamadık. Bu konuda biraz sıkıntı yaşadık ve bu sıkıntı hala devam etmekte. Avrupa Şampiyonası’nda kazandığımız ödülün ancak yüzde 20’sini alabildik. Açıkçası bu beni çok üzdü ama olsun. Ben, Avrupa şampiyonu olup, İstiklal Marşı’nı tüm Avrupa’ya dinlettim. Bu benim hayatımda birçok şeyden daha önemli. İşin maddi kısmı önemli ama en önemli kısmı değil. Başarının manevi kısmı daha çok önemli diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Rakiplerle kamp yapıyor
Tuğba Danışmaz, antrenmanlarını kuvvet, sürat ve teknik çalışma üzerine planlandıklarını vurgulayarak, “En önemli bölümünü, teknik hataları düzeltici ve performansı artıracak teknik becerileri kazanarak mükemmelleştirmeye çalıştığımız bölüm oluşturuyor. Halter, sıçrama ve koşu antrenmanları ile de bu sürece katkı sağlamaya çalışıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Zirveye yarışan sporcularla aynı ortamda kamp yaptıklarını belirten milli atlet, şöyle devam etti:
“Rakiplerimizin neler yaptığını görmek, onlarla aynı havayı soluyup, antrenmanlarımızı karşılaştırarak hangi seviye de olduğumuzu görmek açısından avantaj. Bu zaman içerisinde gördüğümüz, onlardan hiçbir eksiğimiz olmadığı ve antrenman anlamında iyi bir yerde olduğumuzdur. Ancak tek farkımız onların atletizm kültürü bizim çok önümüzde ve onların yaşanan süreçlere tamamen başarı veya başarısız olarak bakmamaları. Başarı ve başarısızlığın olası olduğu, yaşamın içerisinde olan bu durumun ortadan kalkması için daha çok çalışmanın gerektiği konusundaki farklılığımız. Yani başarılı olunduğunda göklere çıkarıp, başarısız olunduğunda yerden yere vurulmuyorlar. Yaşamın kendisi gibi inişler ve çıkışlar olabileceğini öğrenmemiz gerekiyor.”
Atletizmin dünya yıldızlarıyla aynı ortamı paylaşmanın yurt dışı kampının güzelliklerinin biri olduğunu anlatan Tuğba, “Onlarla aynı ortamda antrenman yapmak ve kendimi oralarda görmek çok önemli ve güzel. O nedenle onlarla aynı seviyede olduğumu görmek beni yarışmalarda daha da fazla motive etmekte. Benim için yurtdışı kamplarının en kötü tarafı ise yemekler. Yemek yemeyi seven biri olarak damak tadımızın farklı olması ve Türk yemeklerini özlemek. Arkadaşlarımdan ve ailemden uzunca bir süre ayrı kalıp, otel odalarında kalmak en sevmediğim şeyler.” diye konuştu.
Avrupa şampiyonluğunun ardından atletizm dünyasından tanınırlığının arttığını aktaran Tuğba Danışmaz, “Dünya yıldızlarının gelip beni tebrik etmesi tarif edilemez bir mutluluk. Dünya atletizmi artık beni tanıyor ve benim dünyada bir yerim olduğunu, beni takip edenler, neler yaptığımı merak edenler olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Bana düşen görev, bunu devam ettirebilmek ve ülkemi dünyada en güzel şekilde temsil edebilmek.” şeklinde görüş belirtti.
]]>