Pek çok kişi gerçek aşkı bulmanın önemini bilir ve hayatında doğru kişiyi arar. Ancak bazen yanlış kişiyi doğru insan sanma ihtimalimiz oldukça yüksek. İşte karşınızdaki kişinin doğru insan olduğunu gösteren 7 önemli işaret…
Doğru kişiyi bulduğunuzu gösteren 7 önemli işaret!
Hemen herkes hayatı boyunca gerçek aşkın peşinde koşar. Ancak bir ilişkide uyum sağladığınız biriyle olmak her şeyden daha önemlidir. Hayatınızdaki kişinin sizin için doğru insan olup olmadığını anlamanın oldukça pratik birkaç yolu vardır. Bunlardan bazılarını sizin için derledik.
1. Her zaman ilgilenir ve sıkılmaz

Eğer sizin için doğru olan bir erkekle birlikte olursanız, size olan ilgisine dikkat etmelisiniz. Çünkü doğru insanda asla ilgi eksikliği hissetmezsiniz. Eğer size olan ilgisinin az olduğunu ve yalnızca bazı zamanlar sizinle ilgilendiğini düşüyorsanız doğru kişi ile karşı karşıya değilsiniz. Sizi gerçekten seven kişi mecbur olduğu için değil, gerçekten sizi sevdiği için ilgisini eksik etmez.
2. Sizi kaybetmekten çok korkarlar

Doğru kişi olarak ifade edebileceğimiz bu insanlar, sizi kaybetmekten çokça korkarlar. Diğer insanlar sizin kırıp dökerken, sizden ayrı olma fikri bu insanları çok korkutur ve bu sebeple size daha çok değer verirler. Hayatın anlamının siz olduğunu ve hayatın sizinle daha anlamlı olduğunu düşünürler.
3. Hem duygusal hem zihinsel ihtiyaçlarınıza kayıtsız kalmaz

Hem evlilik hem de sevgililik için eğer doğru kişiyle birlikteyseniz, duygusal, fiziksel ve zihinsel tüm ihtiyaçlarınızı karşılar. Karşıdaki kişi tarafından her zaman korunduğunuzu hissedersiniz ve güvende olma hissi doğurur. Kendinizi yalnız ya da hayâl kırıklığına uğramış şekilde hissetmezsiniz. Ayrıca sizi çok fazla önemsedikleri için o kişiyle beraberken hiçbir duygunun eksikliğini hissetmezsiniz.
4. Söz verdiğinde arkasında durur

Pek çok insan verdiği sözü tutma konusunda oldukça sıkıntılıdır. Fakat gerçekten sizi seven kişiler verdiği sözü her daim tutar ve buna hep özen gösterir. Verdiği sözleri tutmamanın sizi üzeceğini bilerek buna göre hareket eder ve sizi asla hayâl kırıklığına uğratmaz. Bu özellikleri onlara daha da fazla güvenmenizi sağlar. Böylece karşılıklı bir güven duygusu sağlanır. Ve bir evliliğin sürmesi için neredeyse en önemli özellik güven duygusudur.
5. Ailesiyle ve çevresiyle tanıştırır

Eğer ilişkinizdeki erkek sizi ailesi ile tanıştırmayı çokça istiyorsa bu kişinin sizin için doğru insan olabileceğini söyleyebiliriz. Ancak sizi ciddiye almayan ve ciddi bir ilişki ya da evlilik düşünmeyen bir insanla karşı karşıyaysanız aile ve çevresiyle sizi uzun süre tanıştırmayacaktır.
Doğru ve ciddi düşünen kişiler için ailesi ile tanışmanız oldukça önemli olacaktır.
6. Tuhaf alışkanlıklarınızı dahi yargılamaz, her halinizle sever

Doğru kişi sizi hiçbir durumda, asla yargılamaz. Sizi bütün tuhaf alışkanlıklarınıza ve çılgınlığınıza rağmen sever. Bu sebeple onunla birlikteyken kendinizi gizlemek zorunda kalmazsınız. Öyle ki diğer insanlar sizi eleştirdiğinde kırılmamanız ve üzülmemeniz için çaba gösterirler ve size destek olurlar.
7. Hayallerinize destek olup sizi cesaretlendirirler

Doğru kişide bulunacak en önemli özelliklerden biri hayatınıza giren kişinin hayâllerinizi ve tutkularınızı gerçekleştirmeniz için size destek olup cesaretlendirmesidir. Ayrıca duygusal ve zihinsel desteğe ihtiyacınız olduğunda yine sizin yanınızda olurlar. Desteğini esirgemeyen bu insanlar ile beraber siz de hayâllerinizi gerçekleştirmek için daha cesur davranabilirsiniz.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aşk hayatıyla sürekli gündem olan isimlerden şarkıcı İrem Derici, Kaan Ölker’in ‘Popcast’ programına konuk oldu.
“KAPIYA KOYARIM”
Yaptığı açıklamalarla sürekli gündem olmayı başaran şarkıcı, “İlişki yaşadığın kişi sahnede giydiğin kıyafetlere karışsa ve dekoltene müdahale etse ne dersin?” sorusunu, “Kapıya koyarım, çok net. Karışılmasını istemem ama ben dekoltemin sınırını bilirim. Dekolte kişiye göre değişir” şeklinde cevapladı.
İrem Derici, hakkında yapılan “Sürekli birilerine aşık oluyor” eleştirisi hakkında ilk kez konuştu:
Hayır, ben her gün aşık olmuyorum. Belki ben öyle gösteriyorum ki siz aşık olduğumu zannediyorsunuz. Belki de ben olayın bazen fotoğraf kısmındayım. Belki İrem Derici’ye bu imaj yarayacak diye düşünüyorum. İnsanlar kariyer kurtarmak için evlenip, çocuk doğuruyorlar. Bunu dürüstçe çıkıp söyleyen bir tek benim.

“ALIŞKINIM”
“Eski ilişkinle yeni ilişkin kıyaslandığında rahatsızlık duyuyor musun?” sorusu yöneltilen 37 yaşındaki şarkıcı, “Ben alışkınım, bunların yaşanması çok normal. Hayatıma giren erkek de bu yorumları okuyor. Sabahtan akşama kadar bu tarz gelen yorumları silmeye kalksam biterim. Hayatıma giren bir insanın çelik gibi bir sinir sistemine sahip olması gerekiyor” yorumunda bulundu.


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Hayat stresi, gelecek kaygısı, aile hayatı gibi durumlar ilişkinizde çeşitli sorunlar yaşamanıza sebep olabilir. Yaşadığınız bu durumları aşarak sağlıklı bir ilişki kurabilirsiniz. Ancak yaşanan sorunlar normalden çok daha büyük ve hayatınızı fazlaca etkiliyorsa toksik bir ilişki yaşama olasılığınız oldukça yüksek. Peki toksik ilişki nedir?
Toksik ilişkin nedir?
Pek çok kişi toksik ilişkinin ne anlama geldiğini merak ediyor. Toksik ilişki, en basit tabiriyle enerjinizi tüketen ilişki tiplerine verilen isimdir. Toksik ilişki türlerinde karşı taraf enerjinizi adeta emer ve size zehrini akıtır. Siz ise o negatif enerjiyi ve zehri günden güne taşımakta zorlanırsınız. Yaşanan bu toksik durum size kısa ve uzun vadeli duygusal zararlar vermiş olur.
Bu ilişki türünün en bilinen belirtilerinden biri de bağımlılık yapmasıdır. Her ne kadar olumsuz ve negatif enerjili bir ilişki olduğunu bilseniz de partnerinizden asla vazgeçemezsiniz. Siz “Düzelir mi?” diye düşünseniz de durum genellikle aynı şekilde devam eder. Ancak artık ilişkiniz tahammül edemediğiniz bir noktaya geldiyse bu kez yardım almanız gerekebilir.
Toksik ilişki belirtileri neler?
1. Sizi herkesten izole etmeye çalışıp yalnızlaştırıyorsa
Eğer partneriniz sizi yakınlarınızdan, aile ve arkadaşlarınızdan uzak tutmaya çalışıyorsa toksik bir ilişki yaşama ihtimaliniz çok yüksektir. Yalnızca onun odağında bir hayatınız olması için çabalaması bunun en büyük belirtilerinden olabilir. Çünkü toksik ilişkilerde baskın olan taraf, bağımlılık duygusunu daha da artırmak için partnerini sevdiği diğer yakınlarından izole edip uzaklaştırmaya çalışır.
2. İletişim kurmak çok zordur
İlişkinizde yanlış bir şeyler olduğunu fark ettiğinizde ve bunu partnerinize söylediğinizde düzgün bir yanıt alamazsınız. Öfke krizleri veya ani patlamalar yaşanabilir. Sorunlarınızı bir türlü konuşamıyor ve iletişim kurmakta zorlanıyorsanız ilişkiniz toksik olabilir.
3. Veren taraf hep siz oluyorsanız
Eğer toksik bir ilişki yaşıyorsanız alttan alan, fedakarlık yapan taraf hep siz olursunuz. Ayrrıca verdiğiniz desteğin karşılığını göremezsiniz. Bunun yanı sıra yalnızlık hissiyle baş başa olursunuz.
4. Şaka görünümü altında sizi aşağılar
Eğer partneriniz sizi küçük düşüren davranışlarda veya sözlerde bulunup sonrasında şaka yaptığını söylüyorsa toksik ilişki yaşama ihtimaliniz bulunuyor. Partnerinizin sergilediği bu tavır, kendinizden şüphe etmenize yol açmakta ve özgüveninizi düşürmektedir.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tunuslu yönetmen Nacer Khemir, İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nün düzenlediği söyleşide izleyenleriyle buluştu.
Enstitü’nün 100. kuruluş yılı kapsamında yapılan söyleşi öncesi Khemir’in “Güvercinin Kayıp Gerdanlığı” filmi gösterildi.
İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Melek Paşalı’nın yönettiği söyleşide ünlü yönetmen, film ve kariyerine dair soruları yanıtladı.
Filmlerindeki dili oluştururken Endülüslü büyük annesi ve Tunus’u Fransızlardan kurtarmak için hayatını adayan babasından etkilendiğini belirten Khemir, filmlerinde özgünlüğü yakalamak için minyatürlerden istifade ettiğini söyledi.
Khemir, İbn Hazm’ın “Güvercin Gerdanlığı” kitabından hareketle çektiği “Güvercinin Kayıp Gerdanlığı” filminin dolaylı yoldan dönemin ve bugünün Arap dünyasına siyasi göndermeler içerdiğini dile getirdi.
Filmlerinde aşka odaklanan Khemir, toplumların en güçsüzleri olan çocukları filmlerinde önemli karakterler olarak barındırmaktan hoşlandığını ve bu tutkusunun sonucu olarak çocuk kitabı yazmaya başladığını “Artık film çekmek istemiyorum, kendilerini tanısınlar diye çocuklara kitap yazmak istiyorum. Bunu yapmak daha faydalı ve daha zor.” sözleriyle ifade etti.
Khemir, çocuklar için yazma isteğini şu sözlerle açıkladı:
“Benim kaderim başkasının elinde değil, bana aittir. Bab’Aziz’den sonra film çekecek param kalmadı. Küçük bir kamera aldım ve hala filmler yapıyorum. İnsanın özgürlüğü, karşısındaki makineden çok daha güçlüdür. Kazanacağız anlamına gelmiyor ama alevi canlı tutmaya gayret etmek gerekiyor. Artık film yapmak istemiyorum açıkçası. Daha çok çocuklar için kitap yazmak istiyorum. En derinlerinde olanı sevmeyi öğrenebilmeleri için. Emin olabilirsiniz ki, bunu yapmak film çekmekten çok daha zordur, daha ucuz olmasına rağmen. Neden? Çünkü herkes para kazanmak istiyor. ve zengin olanlar, dernekleri, vakıfları olanlar çok daha fazla kazanacaktır. Gelecek jenerasyona umut verecek işler yapmak gerekiyor. Ama artık hiç kimse Yunus Emre gibi kumları süpürmek istemiyor. Çünkü çocuklarla çalışmak, kumları süpürmek gibi.”
Fransa’dayken yabancı olduğu için kendi kültürünü daha çok sevmeye başladığı ve onu daha çok anlamaya çalıştığı bilgisini paylaşan Khemir, sinemadan hiç para kazanmadığını ve hayatını idame ettirmek için tüm Avrupa’da 1001 Gece Masallarını içeren anlatılar düzenlediğini söyledi.
“Son filmimi Nazım Hikmet’ten esinlenerek yaptım”
Filmlerindeki aşk anlatısında bahsederken Arapçada aşkı tanımlamak için kullanılan 60 kelime olduğunu, bunun üzerine bir kitap yazdığını belirten Khemir, “Aşk, zulme karşı gelen tek şeydir. Diğer her şey yok olur. ve bütün büyük şairlerin kaynağı aşktır. Genellikle şiir de zaten aşkın bir parçasıdır. Sizin de Mevlana, Yunus Emre gibi şairleriniz var. Aşkın nesnesi önemli değildir. Kadın ya da başka bir şey olabilir. Aşk bir yoldur ve bizi ilahi olana götürür, kuşların yolculuğu gibidir. Peygamberimizin şöyle bir sözü var: ‘Allah güzeldir ve güzelliği sever.’ Güzelliğin olduğu yerde aşk vardır. Bu yüzden benim için film yapmak, yapılabilenin en güzelini yapmak demektir. Kaynağı açığa çıkarmak için üzerindeki kumları temizlemek gibidir. Sanatın amacı bana göre zaten odur. Suyun kaynağından tekrar akabilmesi için kumları temizlemek gerekir.” şeklinde konuştu.
Filmlerinin bu kadar büyük kitlelere ulaşmasında kullandığı edebi dilin de etkisi olduğunu söyleyen Khemir, “İnsanların filmlerimi edebi Arapça öğrenmek için izlediğini gördüm ama ben bu filmlerimi bunun için yapmadım.” dedi.
Khemir, resim sanatıyla da uğraştığı bilgisini paylaştı ve Tunus’ta açtığı bir serginin yakın zamanda sona erdiğini dile getirdi.
Çektiği son film hakkında bilgi veren usta yönetmen, Nazım Hikmet’in “Sevdalı Bulut Masalı”ndan etkilendiğini kaydederek, şu bilgileri paylaştı:
“Son filmimi Nazım Hikmet’ten esinlenerek yaptım. Aşık bulut, Ayşe isminde bir kıza aşık. Kötüler gelip Ayşe’nin bahçesini yok ediyor. Bulut çiçekleri kurtarmak için yağmaya başlıyor ve yok olup ölüyor. Ayşe bu durum karşısında gözyaşlarını tutamıyor. Güvercin ona, yere bak diyor, ‘Yerdeki buharlar göğe yükselerek bulut oluyor ve tekrardan oluşuyor.’ Güvercinin dediği şey şu, Sevenler asla ölmez. Yaptığım filmlerde olan şeyler yok olmuş olsa da izleyenlerin kalplerinde tekrardan doğacaklardır ve önemli olan budur.”
]]>