Savunma sanayinin lider firması olan ASELSAN geliştirdiği milli ve yerli ürünlerle göz dolduruyor. Hava savunmasından, kara ve deniz savunmasına kadar geliştirdiği yerli ve milli ürünlerle adından sık sık söz ettiren ASELSAN Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltmak için çalışmalarını sürdürüyor. ASELSAN tarafından üretilen hava savunma sistemleri, radarlar, elektro optik sistemler, MİLGEM projesi çerçevesinde inşa edilen gemiler de kullanılıyor. Sistemlerle gemilerin yerli ve millilik oranı arttırdığı gibi Türkiye’nin mavi vatandaki gücüne de güç katıyor.
MİLGEM gemilerinde kullanılan sitemlerden bahseden ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, “Mavi vatanda bizim için çok öncelikli bir konu. Burada da Deniz Kuvvetlerimizin yerli ve milli platformlarının akıllı elektronik sistemlerle donatılması da ASELSAN olarak bizim görevlerimizden biri. Milli gemimizin üzerinde 50’ye yakın ASELSAN’nın sistemi var. Radarı, elektro optik sistemleri, elektronik harbi sonar sistemleri, hava savunması, haberleşme sistemleri, bir dizi elektronik sistemlere baktığınız zaman bir geminin üzerinde ihtiyaç duyulan bütün sensör ve silahları artık millileştirdiğimizi çok rahatlıkla söyleye bilirim. Bunu aslında bir geminin üzerinde göstermiş oluyoruz. Mavi vatanda da platformlarımız kendi sensör ve silahlarımızla donatılmış olarak Deniz Kuvvetlerimize hizmet veriyor şu anda. Bu alanda da ciddi bir başarıyı ciddi bir ivmeyi yakaladık” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamada, ASELSAN’ın, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde 02-06 Ekim’de gerçekleşecek TEKNOFEST Adana kapsamında 4 ayrı kategoride düzenlenen yarışmalara öncülük ettiği bildirildi.
Genç beyinlerin büyük ilgi gösterdiği yarışmaların Antalya durağının 05-08 Eylül’de ANFA Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildiğinin aktarıldığı açıklamada, “Final heyecanının yaşandığı Antalya’daki Hava Savunma Sistemleri ve Ulaşımda Yapay Zeka Yarışması’nın ardından Mersin’deki yarışmalarda da gençler arasında kıyasıya rekabet yaşandı. ASELSAN’ın yürütücüsü olduğu İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması 17-20 Eylül’de Mersin Olimpik Yüzme Havuzu’nda, İnsansız Deniz Aracı Yarışması da 19-22 Eylül’de Mersin Erdemli balıkçı barınaklarında gerçekleştirildi.” ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, İnsansız Deniz Aracı Yarışması’na başvuran 124 takımdan, “engelden sakınma” ile “limana yanaşma” görevlerini manuel ve otonom şekilde başarıyla gerçekleştirenlerin finale çıktığı belirtilerek, İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması’na başvuran 1110 takımın da “torpido fırlatma”, “su altı kablolarının tespiti”, “renk algılama sistemleriyle kapıdan geçme” gibi senaryoları başarıyla tamamlamak için yarıştığı bildirildi.
“Gençler yeteneklerini ve inovatif fikirlerini ortaya koydu”
Açıklamada görüşlerine yer verilen ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, ülke geleceğinde söz sahibi olacak gençlerin, fikirleriyle Milli Teknoloji Hamlesi’nin tohumlarını bugünden ektiğini belirtti.
Akyol, geleceğin mühendisleri, pilotları ve uzay bilimcilerinin yarışmalarda sergilediği performansın kendilerini gururlandırdığına işaret ederek, “İnsansız Su Altı Sistemleri ile ilk kez düzenlenen İnsansız Deniz Aracı yarışmalarımızla gençlerimiz, yeteneklerini ve inovatif fikirlerini ortaya koydu.” ifadesini kullandı.
ASELSAN’ın, bugüne kadar elde ettiği teknolojik birikim ve yeteneklerini kullanarak Türkiye’nin ilk yerli ve milli ufuk ötesi denizaltı savunma harbi sonarı DÜFAS’ı tamamen özgün teknolojiyle Mavi Vatan’a kazandırdığını aktaran Akyol, şu değerlendirmede bulundu:
“Yüksek seviye otonomi kabiliyetine sahip, merkezi bir kontrolden bağımsız sürü formasyonunda seyir ve görev icra edebilen insansız deniz aracı sürüsü sistemi (ALBATROS-S) ile su üstü harbi ve elektronik harp görevlerini icra etmek üzere geliştirilmiş insansız deniz aracı MARLİN 100 EW de ASELSAN tarafından geliştirildi.”
Akyol, son dönemde insansız sistemler, robotlar ve otonom sistemlerin kullanımının yaygınlaştığına işaret ederek, ASELSAN’ın da geleceğin savaş sahasında yaygın şekilde kullanılacak, uzaktan kontrol edilebilen, kendi başına karar verme yeteneklerine sahip platformlar üzerinde çalıştığını bildirdi.
DÜFAS, MARLİN ve ALBATROS İnsansız Deniz Araçları, FERSAH Karinaya Monteli Sonarı ve Otonom Sualtı Aracı DERİNGÖZ gibi çözümlerle önemli birikime ulaştıklarını aktaran Akyol, şunları kaydetti:
“TEKNOFEST yarışmalarıyla ASELSAN’ın geçmişten gelen bu kabiliyetlerini gençlerin parlak fikirleriyle birleştiriyoruz. Mavi Vatan’ın korunmasının kritik olduğu günümüzde gençlerimizin bu alanda önemli projelere imza atacağına inanıyorum, gençlerin akıllarıyla değer kattığı projeler sayesinde geleceğin insansız sistemlerini birlikte geliştireceğiz. Bu vesileyle akıl ve azimleriyle kıyasıya yarışan tüm TEKNOFEST gençliğini tebrik ediyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, “Bu sene Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonuyla NATO’ya yöneldik. Dünyadaki en yüksek standartların olduğu NATO’da ihalelere giriyoruz.” dedi.
Akyol, 16-18 Şubat’ta düzenlenen “Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı” için bulunduğu Antalya’da AA muhabirine, Türkiye Cumhuriyeti’nin menfaatleri doğrultusunda savunma sanayisinde ihracatı bir adım yukarıya çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.
ASELSAN’ın tüm platform üreticilerinin içindeki elektronik sistemleri, akıl katan sistemleri yapan bir firma olduğunu belirten Akyol, denizaltılar, gemiler, kara araçları, İHA’lar, uçaklar, helikopterler ve uydularda kullanılan faydalı yükleri, elektronik sistemleri, son teknoloji ürünleri geliştirdiklerini kaydetti.
Bu sistemleri geliştirerek savunma sanayi sektörünün katma değeri yüksek ihracat yapmasının önünü açtıklarına dikkati çeken Akyol, “Kendimizin doğrudan temin edip son kullanıcıyla buluşturduğumuz ürünler de var. 14 ülkede ofis, firmamız veya ortaklığımız var. Güney Amerika’dan Güney Afrika’ya, Uzak Doğu’dan Balkanlar’a, Orta Doğu’dan Türk cumhuriyetlerine kadar birçok yerde fabrikalarımız, dizayn ofislerimiz faaliyet gösteriyor. Küresel bir şirket haline dönüştük. Dünyada önemli savunma sanayi firmalarının listelendiği ligde Türkiye’yi temsil eden en yukarıdaki firmayız.” diye konuştu.
“İhracat yaptığımız ülke sayısı 86 oldu”
Akyol, 2023’te 601 milyon dolarlık yeni sözleşme imzaladıklarını kaydederek, bunun, ASELSAN’ın bugüne kadar ulaştığı en yüksek rakam olduğunu bildirdi.
Dört yeni ülkeye ihracat yapma imkanı yakaladıklarını aktaran Akyol, “Böylece kurulduğumuz günden bu yana ihracat yaptığımız ülke sayısı 86 oldu.” bilgisini paylaştı.
Akyol, 2024 stratejilerini alanında en iddialı ürün yapmak, dünyada kendi segmentinde en azından ilk 3’te olmak, ihracat odaklı büyüyen ve yeni konseptler yaparak dünyada fark yaratan bir anlayışı uygulamak olarak belirlediklerini kaydetti.
Türkiye’ye konulan ambargo nedeniyle verilmeyen kameralara karşı ASELFLIR 500 kamerasını yaptıklarına, bunun dünyadaki bütün muadillerinden daha iyi bir kamera olduğuna işaret eden Akyol, “İhracat odaklı büyümeye, geliştirmeye devam ediyoruz. 2024 yılında dünyanın her yerinde bayrak göstermeye devam edeceğiz. 2024, hem savunma sanayi sektörü hem de ASELSAN için başarılarla dolu bir yıl olacak.” değerlendirmesinde bulundu.
“Uluslararası bütün yapılarda daha fazla yer almaya odaklandık”
ASELSAN’ın içerisinde NATO ihaleleri için özel bir birim kurduklarını anlatan Akyol, “NATO’nun bütün birimleriyle çalışıyoruz. Bu sene Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonuyla NATO’ya yöneldik. Bütün dünyadaki en yüksek standartların olduğu NATO’da ihalelere giriyoruz. NATO standartlarında dünyadaki sayılı firmalarla yarışacak pozisyona girmek bir süreçti ve bu süreci Türkiye başardı. Bu, geldiğimiz seviyeyi gösteriyor. Sadece NATO değil, OCCAR ve BM gibi uluslararası bütün yapılarda daha fazla yer almaya odaklandık.” dedi.
Ukrayna-Rusya savaşıyla özellikle Doğu Avrupa’da askeri harcamalarda artış olduğunun altını çizen Akyol, şunları söyledi:
“Romanya’dan yeni geldim. Macaristan’dan Polonya’sına, Estonya’sına kadar geçmişten daha fazla savunma sanayiye odaklanma var. Doğu Avrupa’yı önümüzdeki dönemde geleneksel ihracat pazarlarımızın içinde yeni bir alan olarak görüyorum. ASELSAN olarak Balkanlar ve Polonya için yeni birimimizi, ofisimizi aktif hale getirdik. Geleneksel pazarlara yeni yeni başlayan Afrika ülkelerinin yanı sıra Doğu Avrupa’nın da eklendiğini söylemek isterim. Şili’de tank modernizasyonu ihalesi kazandık. Orada bu çalışmayı yürütmeye başladık. Filipinler’de hava savunma ihalesi kazandık. Dünyanın bütün noktalarında faaliyet gösterecek seviyeye çıktık.”
“ASELSAN çalışanlarının yüzde 60’tan fazlası mühendis”
ASELSAN bünyesinde 10 bin 600 çalışan olduğu bilgisini veren Akyol, çalışanların yüzde 60’tan fazlasının mühendis olduğuna işaret etti.
Dokuz AR-GE merkezleri bulunduğunu belirten Akyol, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ankara ve Konya’da 2 meslek lisemiz var. Çalışanlarımızın yüzde 10’u kadar her yıl stajyer alıyoruz. Bu yıl ilk defa üniversitelerin 3’üncü sınıfındaki gençlerin ASELSAN’da yarı zamanlı çalışabilecekleri bir program başlattık. Üniversite 3’üncü ve 4’üncü sınıf öğrencileri ASELSAN’da çalışma deneyimi kazanıyor. Firmamızın içinde de yeni yetkinlikler kazandıracağımız uluslararası eğitim programları var. ASELSAN Akademisi’ni kurduk. Mühendislik faaliyeti yürüten arkadaşlarımız bu akademide master ve doktora yapabiliyor. Lise çağından doktorasına kadar uçtan uca yatırım yaptığımız çalışanlarımız ile Türkiye’nin çok zorlayıcı projelerini bir bir hayata geçiriyoruz. Ülkemizin bize yüklediği sorumluluk ile daha fazlasını yapmak için çaba gösteriyoruz.”
]]>