
Edirnekapı Şehitlikte Mehmet Akif Ersoy’un kabri başında düzenlenen törene, Vali Gül’ün yanı sıra İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Metin Tokel, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tuğamiral Serkan Tezel, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi 1. Başkanvekili Nuri Aslan, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Eyüpsultan Kaymakamı Arslan Yurt ve Eyüsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen katıldı.

Törende istiklal marşının okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti okundu. İstanbul Müftü Yardımcısı Ahmet Aktürkoğlu dua etti.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kadın girişimci 42 yaşındaki Yolal, iki çocuğunu büyüttükten sonra iş hayatına atıldı.
Hazırladığı projeyle TKDK’den onay alan Yolal, yaklaşık 2 milyon liralık destekle Afyonkarahisar- Konya kara yolunda dinlenme tesisi açtı.
Halime Yolal, AA muhabirine, tesis açılmadan önce market işleten kocasına destek olduğunu söyledi.
Kayınvalidesinin de desteğiyle iki çocuğunu büyüttüğünü anlatan Yolal, “Çocuklar büyüdükten sonra ‘Ne yapabilirim?’ diye çok düşündüm. Öncelikle market işleten eşime destek olmaya çalıştım. Markette çalışanlara yemek yapmaya başladım. Sonrasında sipariş üzerine çevremdekilere pasta, börek yaparak bunların satışından gelir elde ettim. Gelirimi daha da artırabilmek için hep arayış içinde oldum.” dedi.
“Devlet, kadın girişimcilere destek veriyor”
Yolal, 2022’nin sonlarına doğru TKDK’nin desteklerinden haberdar olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
“TKDK’nin destekleriyle ilgili araştırmalara başladım. Gerekli fizibilite raporlarını hazırladım, gittim görüştüm ve 3,5 milyonluk proje hazırlayarak başvurumu yaptım. Avrupa Birliği ve Türkiye ortaklığıyla finanse edilen yatırımım için yaklaşık 2 milyon destek verildi. Afyonkarahisar-Konya kara yolu kenarına dinlenme tesisi açtım. Tesisimde yörede üretilen haşhaş, tereyağı, kaymak ve lokumun da satışını yaparak istihdam ve gelir sağladım. Bu süreçte TKDK hep destek oldu. Ailem de çok destekçi oldu. Dedem de ilçenin ilk esnafıydı, ‘Manav Recep’ derlerdi. Şimdi ben de esnaflık yapıyorum.”
Halime Yolal, esnaf çocuğu olarak büyüdüğünü, bundan da gurur duyduğunu dile getirdi.
Esnaflığın ruhunda olduğunu vurgulayan Yolal, “Çalışmayı çok sevdim, bana iyi geldi. Afyonkarahisar, kavşak noktası bir il. Kara yolundan günlük yaklaşık 22 bin araç geçiyor. Genelde aileler duruyor. Yeme, içme her şey var; yöresel ürünler, hediyelik eşyalar satıyoruz. Kadınlar ‘Yapamam.’ demesin. Devlet, kadın girişimcilere destek veriyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAGİDER’den yapılan açıklamaya göre, kadın girişimciliği ve toplumsal kalkınmayı destekleyen dernek, doğayla bağını güçlendirecek ve sürdürülebilirliği destekleyecek yeni bir projeyi hayata geçirdi.
Ege Orman Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen projeyle Gebze’de 2 bin fidan dikildi. Oluşturulan “KAGİDER Ormanı” ile hem çevresel hem de toplumsal miras bırakılması hedefleniyor.
KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, dernek olarak 22. yıllarını kutladıkları bu dönemde sürdürülebilirlik yolculuklarında bir adım daha ileriye gitmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.
Yakın zamanda yayımladıkları “Sürdürülebilirlik Raporu”nun, bu vizyonun somut göstergesi olduğunu aktaran Bezircioğlu, şu ifadelere yer verdi:
“Raporumuzla Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan 9’una doğrudan katkı sağladığımızı paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu katkıları hem doğaya hem de geleceğin kadın liderlerine karşı sorumluluk ve borç olarak görüyoruz. Doğanın kalbinde bir araya gelerek KAGİDER Ormanı’na yeni fidanlar dikmek, bizler için yalnızca bir başlangıç değil, aynı zamanda sürdürülebilir geleceğe olan inancımızın güçlü bir ifadesidir. Sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerimizin merkezine koyuyoruz. Biliyoruz ki sürdürülebilir bir dünya, kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha fazla yer almasıyla mümkün olabilir.”
Bezircioğlu, kadın girişimciliğini desteklerken yalnızca ekonomik büyümeyi değil, toplumsal kalkınmayı, eşitliği ve yaşanabilir bir geleceği de şekillendirdiklerini vurgulayarak, bugün diktikleri her bir fidanın, geleceğe bıraktıkları kalıcı bir iz olduğunu söyledi.
Ege Orman Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Yasemen Bilgili de işbirliğinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, KAGİDER’e katkılarından dolayı teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SİİRT – Siirt İl Jandarma Komutanlığı Aile İçi Şiddetle Mücadele ve Çocuk Kısım Amirliği, kadına yönelik şiddetle mücadeleye yönelik farkındalık etkinliklerine devam ediyor. Gerçekleştirilen son etkinlikte, Siirt Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü kadın judo takımı sporcuları da yer aldı.
Etkinlikte, kadınların en güçlü savunma tekniklerinden biri olarak bilinen tek dokunuşla KADES uygulaması tanıtıldı. Etkinlikte katılımcılara KADES uygulamasının nasıl kullanıldığı ve şiddet anında nasıl yardım alabilecekleri gösterildi. Etkinlik sırasında, “Şiddete dur demek için KADES’i indir, harekete geç” mesajı verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sıla bebeğin yaşam hakkı için adalet talebi
TEKİRDAĞ – Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), Tekirdağ Adliyesi önünde duruşma öncesi Sıla bebeğin ölümüne neden olan olaylarla ilgili adalet talebiyle bir basın açıklaması yaptı.
KADEM Hukuk Kurulu Başkanı Helin Görgül, Tekirdağ adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasında, Sıla bebeğin yaşam hakkını, ağır ihmaller ve kasıtlarla elinden alanların cezalandırılması gerektiğini vurgulayarak, “Bu vahim olayda adaletin bir an önce tecelli etmesi için buradayız.” dedi.
Sıla bebeğin adım adım ölüme sürüklendiği dehşet verici olay karşısında sessiz kalmanın mümkün olmadığını belirten Görgül, “Davaya müdahil olma talebinde bulunacak ve süreci sonuna kadar takip edeceğiz. Sanıkların, hak ettikleri en ağır cezalara çarptırılmasını talep ediyor ve yargılamanın hızlı ve adil bir şekilde gerçekleştirilmesini bekliyoruz. Yaşam hakkını savunmak, adalet ve vicdan adına hepimizin sorumluluğudur. Bu mücadelede toplumun her kesimini dayanışmaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Görgül, kamuoyunun dikkatini bu önemli davaya çekmek için destek çağrısında bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KADEM Hukuk Kurulu Başkanı Helin Görgül, Tekirdağ adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasında, Sıla bebeğin yaşam hakkını, ağır ihmaller ve kasıtlarla elinden alanların cezalandırılması gerektiğini vurgulayarak, “Bu vahim olayda adaletin bir an önce tecelli etmesi için buradayız” dedi.
Sıla bebeğin adım adım ölüme sürüklendiği dehşet verici olay karşısında sessiz kalmanın mümkün olmadığını belirten Görgül, “Davaya müdahil olma talebinde bulunacak ve süreci sonuna kadar takip edeceğiz. Sanıkların, hak ettikleri en ağır cezalara çarptırılmasını talep ediyor ve yargılamanın hızlı ve adil bir şekilde gerçekleştirilmesini bekliyoruz. Yaşam hakkını savunmak, adalet ve vicdan adına hepimizin sorumluluğudur. Bu mücadelede toplumun her kesimini dayanışmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Görgül, kamuoyunun dikkatini bu önemli davaya çekmek için destek çağrısında bulundu. – TEKİRDAĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beylikdüzü Belediyesi, Medicana Sağlık Grubu iş birliğiyle “Menopoz Okulu” seminerleri düzenledi. İki bölümden oluşan seminer ve söyleşilerin ilk bölümünde; diyetisyen Melek Aksoylu, ortopedi ve travmotoloji uzmanı Osman Görkem Muratoğlu ve kadın hastalıkları uzmanı Op. Dr. Burak Demirdelen, ikinci bölümünde ise psikolog Tuğçe Çolakoğlu, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. Mehmet Fatih Kaya ve nefes teknikleri uzmanı ve psikolog Özge Aygan tarafından katılımcılara menopoz döneminde karşılaşabilecekleri sorunlar ve bu sorunlarla baş etme yolları anlatıldı.
‘Günde en az 30 dakika yürümezseniz, kilo almanız kaçınılmaz”
Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen söyleşinin ikinci bölümünde menopoz psikolojisinin kişiden kişiye değiştiğini vurgulayan Tuğçe Çolakoğlu, kadınların yüzde 75’inin duygusal zorlanmalardan mustarip olduğunu ve uyku bozukluğunun baş edilmesi gereken en büyük sorun olduğunu açıkladı. Bu dönemde östrojen seviyesinin düşüşüne bağlı olarak vücut formunu korumanın zorlaştığını hatırlatan Mehmet Fatih Kaya ise “günde en az 30 dakika yürümezseniz, kilo almanız kaçınılmaz” dedi. Son olarak doğru nefes almanın önemini anlatan Tuğçe Çolakoğlu ise şunları söyledi: “Doğru nefes alırsanız kandaki oksijen miktarı artar, kronik ağrılarınız azalır. Metabolizmanız da hızlanır ve kilo vermekte zorlanmazsınız. Kaygılarınız azalır, zihniniz sakinleşir ve karar mekanizmanın işlemeye başlar.” – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muhtarlık ofisinin yanında açılan Mutlu Giyim Evi’nde ayakkabıdan gömleğe, kabandan kazağa her türlü bay ve bayan giysileri askılarda ve raflarda dar gelirli ihtiyaç sahipleriyle buluşmayı bekliyor.
Sarıgöl Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Ayşe Yılmaz Gönen, “Mahalle halkımızın evlerinde kullanmadıkları ihtiyaç fazlası giysileri Mutlu Giyim Evi adını verdiğimiz odada topladım. Odaya raflar yapıldı askılar konularak tuhafiye dükkanı gibi yaptım. İhtiyacı olanlar gelip rahatça uygun gördüğü giysileri alıp gidiyor mutlu oluyor. Vatandaşlarımdan şunu istiyorum evlerde ihtiyaç fazlası giysilerinizi muhtarlığımıza verin ki ihtiyacı olan ailelere verip mutlu olsunlar.” dedi.
Kadın muhtarın Mutlu Giyim Evi’ne destek çağrısı sadece kendi mahallesinden değil diğer mahalle sakinleri tarafından da destek görmeye başladı. – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gastroenteroloji alanında minimal invaziv endoskopik işlemler, modern tıbbın hastalara sunduğu en önemli avantajlardan biri olarak öne çıkıyor.
Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, bu yöntemlerin hasta konforunu artırdığını ve iyileşme süresini önemli ölçüde kısalttığını belirtti.
Prof. Dr. Bilgiç, “Hastanemizde yemek borusu, mide ve kalın bağırsaktaki erken evre tümörleri cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, sadece endoskopik yöntemlerle çıkarabiliyoruz. İşlemin ardından hastalarımız genellikle bir gün içinde yemek yemeye başlıyor ve üç gün içinde taburcu oluyor. Ayrıca, işlem sırasında herhangi bir kesi yapılmadığı için hiçbir iz kalmıyor.” dedi.
PANKREAS HASTALIKLARINA MODERN ÇÖZÜM
Pankreas hastalıklarının tanı ve tedavisinde kullanılan endoskopik ultrasonun, modern tıbbın sunduğu en etkili yöntemlerden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bilgiç, “Endoskopik ultrason, pankreas kistlerinin sıvısını boşaltmak, kitlelerden biyopsi almak ve doğru tanı koymak için altın standart bir yöntemdir. Hastalarımıza cerrahi müdahaleye gerek kalmadan bu hizmeti sunuyoruz. Böylelikle hem tanı hem de tedavi sürecini çok daha konforlu ve hızlı hale getiriyoruz.” diye konuştu.

ERKEN EVRE TÜMÖRLERE CERRAHİSİZ ÇÖZÜM
Erken evre tümörlerde kullanılan Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD) yöntemine dikkat çeken Prof. Dr. Bilgiç, “Tümörlerin boyutu 3 santim ya da 10 santim olsa da, eğer yayılma bulgusu yoksa bu yöntemi uygulayabiliyoruz. İşlem sırasında hastayı genel anesteziye alıyoruz, ağız yoluyla ya da kolonoskopiyle tümörü çıkarıyoruz. Ardından hastalarımızı hızlı bir şekilde günlük hayatlarına döndürüyoruz.” dedi.
SON TEKNOLOJİYLE HİZMET
Tedavi süreci boyunca son teknolojiyi ve bilimsel yöntemleri kullandıklarını belirten Prof. Dr. Bilgiç, “Dünyada da giderek yaygınlaşan bu yöntemler, hasta memnuniyetini artırıyor ve tedavi süreçlerini kolaylaştırıyor. Biz de hastanemizde her zaman en iyi hizmeti sunmak için çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçirdiği estetik operasyon sonrasında hayatını kaybeden 28 yaşındaki sosyal medya fenomeni Neşe Özkan, estetik operasyonların güvenliği konusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Naci Karacaoğlan, özellikle annelik estetiği olarak bilinen karın germe ve göğüs toparlama ameliyatlarının dikkat gerektirdiğini belirtti.
Prof. Dr. Karacaoğlan, bu operasyonların tam teşekküllü hastanelerde gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, yoğun bakım desteği olan sağlık merkezlerinin önemini vurguladı.
AMELİYAT ÖNCESİ HASTA DEĞERLENDİRMESİ ŞART
Bu tür ameliyatların başarıyla sonuçlanması için titiz bir hazırlık süreci gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Karacaoğlan, “Genelde annelik estetiği diye adlandırılan ameliyatlar, yani karın germe ve göğüs toparlama ameliyatları, uzun sürebilen operasyonlardır. Bu nedenle öncelikle hastanın genel sağlık durumunu çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Kullandığı ilaçlar, sigara tüketimi, geçirdiği hastalıklar gibi öyküleri dikkatle ele almak şart. Eğer herhangi bir risk bulunmuyorsa ameliyata alınabilir. Ancak ameliyatın yapılacağı ortam da en az hasta hazırlığı kadar önemlidir. Mutlaka yoğun bakım koşulları bulunan tam teşekküllü bir hastanede bu tür operasyonların yapılması gereklidir.” dedi.

YOĞUN TAKİP VE KOMPLİKASYON YÖNETİMİ GEREKİYOR
Ameliyat sonrası süreçte dikkat edilmesi gerekenlere değinen Prof. Dr. Karacaoğlan, “Ameliyat sonrası hasta yoğun bir şekilde takip edilmelidir. 4-5 saat süren bir operasyon sonrası sıvı takibi, bağırsak hareketlerinin kontrolü ve hastanın erken mobilizasyonu çok önemlidir. Emboli riski, yani pıhtı atması, bu tür operasyonlarda ölüm nedenlerinin başında gelir. Bu riski en aza indirmek için hastayı erken hareketlendirmek ve emboli önleyici ilaçlar kullanmak gereklidir. Tüm bu süreçlerin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi ancak tam teşekküllü bir hastanede mümkün olabilir.” diye konuştu.

GENÇ YAŞTAKİ HASTALARIN TALEBİ NORMAL
Estetik operasyonların genellikle genç yaşta talep gördüğünü belirten Prof. Dr. Karacaoğlan, “Anne olmuş, iki doğum yapmış ve vücudunda deformasyonlar meydana gelmiş olabilir. Karın ve göğüste sarkmalar ya da hacim kayıpları görülebilir. Bu gibi durumlarda ameliyat talep etmek son derece doğaldır. Ancak hastanın genel sağlık durumunun, tahlillerinin ve kullandığı ilaçların dikkatle incelenmesi gerekiyor. Herhangi bir risk bulunmuyorsa hasta ameliyata alınabilir.” şeklinde konuştu.

İLGİLİ HABERFenomen Neşe Özkan estetik ameliyatı sonrası hayatını kaybettiCan Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kış aylarının gelmesiyle beraber, sıcak çorbalar yine sofralardaki yerini almaya başladı.
Vatandaşlar, hem sıcak bir içecek olarak tüketilen hem de hastalıklara karşı bağışıklığı koruyan çorbalara büyük ilgi gösteriyor.
Her çeşidi ayrı ayrı sevilen çorbaların uygun fiyatlı olması da vatandaşın yüzünü güldürüyor.
“ÇORBALAR VİTAMİN DEPOSU”
Eskişehirli lokanta sahibi İbrahim Kula, ilk olarak çorba çeşitlerinden bahsederek en çok tercih edilenlerin kelle paça, ayak paça ve işkembe olduğunu dile getirdi.
Kula, bu çorbaların içinde bulunan yüksek orandaki kemik suyu sebebiyle hem besleyici hem de büyük bir vitamin deposu olduğunu; vatandaşların da bu yüzden sıklıkla bunları tercih ettiğini söyledi. Ayrıca Kula, ezogelin ve tavuk suyu çorbalarının da aynı şekilde çok sevildiğini ve bolca tercih edildiğini belirtti.

“HASTA OLUNCA ÇORBA İÇİN”
Kula, en çok tercih edilen çorba çeşitlerinden bahsederek “Bütün çorbalarımız güzeldir, tavsiye ederiz. En önce hastalığa şifadır, hele kelle paça ve ayak paça on numaradır. Özellikle kolajen ve vitamin bakımından kemik suyu bir numaralı şifa kaynağı. Hasta olunca çorba için, ilaca gerek yok.
O yüzden bizde en çok kelle paça ve ayak paçayı tercih ediliyor. Fiyatlarımız diğer lokantalara göre de gayet uygun, 60 lira. Biz istiyoruz ki herkes içsin, herkes memnun kalsın, herkes şifa bulsun.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kalbin yalnızca beyin tarafından kontrol edildiği düşüncesi, bilim insanlarının yaptığı çarpıcı bir keşifle değişiyor.
Uzun yıllardır kalbin, beyinle bağlantılı otonom sinir sistemi aracılığıyla kontrol edildiği düşünülüyordu.
BAĞIMSIZ BİR ROL ÜSTLENİYOR
Ancak araştırma, kalp duvarında yer alan bu sinir ağının düşünüldüğünden çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ve ritim düzenlemesinde bağımsız bir rol üstlendiğini gösterdi.
Karolinska Enstitüsü’nden Doç. Dr. Konstantinos Ampatzis, “Bu küçük beyin, tıpkı beynin solunum veya hareket gibi ritmik fonksiyonları düzenlediği gibi, kalp atışını kontrol etmede hayati bir rol oynuyor.” açıklamasında bulundu.
Araştırmada, kalpte farklı işlevlere sahip birden fazla nöron türü tespit edildi.

‘DOĞAL UYARICI’ GÖREVİ GÖRÜYOR
Bunlardan biri, kalbin “doğal uyarıcı” görevini üstlenen bir grup nöron.
Bu keşif, kalp ritminin nasıl kontrol edildiğine dair mevcut görüşleri değiştirirken, klinik açıdan da yeni ufuklar açıyor.
YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ İÇİN UMUT
Çalışma, insan kalbiyle benzer ritim ve işlevlere sahip zebra balıkları üzerinde gerçekleştirildi. Araştırmacılar, tek hücre RNA dizilemesi, anatomik incelemeler ve elektrofizyolojik yöntemler kullanarak kalpteki nöronların yapısını, organizasyonunu ve işlevini haritalandırdı.
Dr. Ampatzis, “Kalbin sinir ağı ile beyin arasındaki etkileşimi, egzersiz, stres veya hastalık gibi farklı koşullarda araştırmaya devam edeceğiz. Kalbin nöral ağındaki bozulmaların çeşitli kalp rahatsızlıklarına nasıl katkı sağladığını inceleyerek yeni tedavi hedefleri belirlemeyi amaçlıyoruz.” dedi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in Karşıyaka ilçesinde yaşayan 52 yaşındaki Ayşe Şahinel, 5 yıl önce çocuk sahibi olmak ve rutin kontrollerini yaptırmak amaçlı eşiyle birlikte bir doktora gitmeye karar verdi.
Önceki eşinden 2 çocuğu olan Şahinel, Buca ilçesindeki özel bir tıp merkezine giderek Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı M.İ.’ye muayene oldu.
Ayla Şahinel, doktorun bazı şeylerden şüphelendiğini söylemesi üzerine aynı yerde ultrason çekildi.
“KANSERSİN” DEYİP ERTESİ GÜN AMELİYATA ALDILAR
İddialara göre doktoru, fiziki muayene ve ultrason sonucu Ayla Şahinel’e rahim kanseri olduğunu söyledi.
Bebek sahibi olmak için rutin kontrol yaptırmak isteyen Şahinel’in, doktorun bu söyledikleri karşısında dünyası başına yıkıldı.
Ameliyat olması gerektiği bildirilen talihsiz kadına, hemen bir gün sonraya randevu verildi.

ONDAN HABERSİZ YUMURTALIKLARINI ALDILAR
5 yıl önce 47 yaşında olan Ayla Şahinel, iddialara göre fiziki muayeneyle kanser teşhisi sonrası ameliyat masasına yattı.
3,5 saat boyunca ameliyat edilen talihsiz kadının rahminin bir kısmı, iki yumurtalığı ise habersiz alındı.
YUMURTALIĞININ OLMADIĞNI BAŞKA BİR DOKTORDA ÖĞRENDİ
Ameliyat sonrası kendisine gelen Şahinel, zor günler geçirdi. Ayla Şahinel, bir müddet sonra başka bir doktordan yumurtalıklarının olmadığını duyunca şoka girdi.
Konuyu yargıya taşıyan Ayla Şahinel, yumurtalıklarının habersiz alındığını ve biopsi sonucu bile olmadan kanser olduğunun söylendiğini öne sürdü.
“BENİ RESMEN KESİP BİÇMİŞLER”
Ayla Şahinel, “Benim aslında hiçbir şikayetim yoktu. O dönemde, eşimle birlikte bebek yapmayı planlıyorduk. 17 yıllık arkadaşım, bu doktorun sekreteriydi ve beni o götürdü. 15 dakika içinde, fiziki muayene ve ultrasonla ‘rahim kanserisiniz’ denildi. Benim o an basiretim bağlandı; yani bende kanser endişesi oluşturarak, hemen ameliyata ikna ettiler.
Ertesi gün; beni yetkisiz bir ameliyathanede, yoğun bakım olmayan, canlandırma odası bile olmayan bir tıp merkezinin ameliyathanesinde, koyun keser gibi kesip içimdeki sağlam organları aldılar ve aldıktan sonra da bana söylemiyorlar. 2 yıl sonra, başka bir doktorun kontrolüyle iki yumurtalığımın olmadığını öğrendim. 3,5 saat beni resmen bir polikliniğinin ameliyathanesinde kesip biçmişler.

“DÜNYAMI KARARTTILAR”
Bebek sahibi olmak isterken dünyamı kararttılar. Yoğun kanamalı gelen hasta yazılmış ve ben oraya sapasağlam gittim. Beni SGK’ya ayakta tedavi göstermişler. Sistemlerde bile benim bu ameliyatım gözükmüyor. ‘Neden bunu bana yaptınız? 5 bin lira ameliyat parası için neden benim sağlam organlarımı aldığınız?’ dediğimde, ‘Başka yere gitseydin’ diye bir cevapla karşılaştım.
Hem adli hem idari başvurularımız sonucunda, Sağlık Bakanlığı tarafından inceleme başlatıldı ve soruşturma izni verildi. Tıp merkezinden itiraz ettiler ve itirazları da reddedildi.” dedi.
“TÜM BEBEK ŞANSIMI YOK ETTİLER”
“Adalet istiyorum” diyen Şahinel, konunun artık yargıda olduğunu ifade ederek, şu ifadelere yer verdi:
Ciddi anlamda mağdur edildim. Yaşam kalitem düştü; yani benim vücudumdan izinsiz organlarım alınıyor. Neden alınıyor? Neye dayanarak? Bana yumurtalıklarımın alınacağı kesinlikle söylenmedi, rahim alınacaktı sadece; onu da tam almamışlar zaten. Adli tıpa sevk edildim ve orada her şey ortaya çıktı. Doktora defalarca ulaşmaya çalıştım, ulaşamadım. ‘Bana yaş ve görünüm’ nedeniyle yumurtalıklarımın alındığını söyledi. O zamanlar 47 yaşındaydım ve benim; bebek şansımı, tüm bebek şansımı, hamile kalma şansımı sonlandırdı, üreme organlarımı yok etti. Benim yumurtalıklarımı ne yaptınız ve neden aldınız? Cezalarını çekmelerini istiyorum; çünkü şu anda psikolojik tedavi görüyorum. Bununla ilgili ciddi sıkıntılar yaşadım; hayatımı kaybediyordum, yoğun bakımlarda yattım. Bunu hazmedemiyorum.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Her yıl özel sağlık kuruluşlarını olağan ve olağan dışı denetimlerden geçiren Sağlık Bakanlığı, uzman ekiplerle bu çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Bu kapsamda, Ocak 2024’ten bugüne kadar Türkiye genelinde özel sağlık kuruluşlarına yönelik 60 binden fazla denetim yapıldı.
Denetimlerde aykırılık tespitlerine göre, 229 özel sağlık tesisine “faaliyet durdurma”, 1507 özel sağlık tesisine “idari para cezası” verildi, ilgili kuruluşlar hakkında 160 suç duyurusunda bulunuldu.
ÖZEL HASTANELER MEVZUATI TAMAMEN YENİLENECEK
“Yenidoğan çetesi”ne ilişkin soruşturma sürecinde 10 özel hastanenin ruhsatını iptal eden Bakanlık, özel ve kamu hastanelerindeki işleyişin yeniden ele alınması, sistemdeki sıkıntıların tespit edilip sil baştan düzenlenmesine yönelik çalışmalara da hız verdi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun talimatıyla ilk olarak özel hastaneleri de içine alan mevzuatı tamamen yenilemeye hazırlanan Bakanlık, uzmanlar öncülüğünde, özel sağlık kuruluşlarının ruhsatlandırılması, faaliyet sürecindeki hizmet ve kalite standartları, kuruluşların sağlık hizmeti sunarken uyguladığı fiyatlandırma politikaları, denetimler ve uygulanan yaptırımlara kadar birçok başlığı masaya yatırdı.
Ayrıca kamu, özel ve üniversite hastanelerinde sağlık hizmet sunumları ve kalite standartlarına ilişkin ruhsatlandırma ile faaliyet süreçleri de bütüncül bakış açısıyla yeniden ele alındı.
Bu kapsamda, yakın dönemde Özel Hastaneler Yönetmeliği, Hastanelerin Denetleme Yönetmeliği, Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği’nde önemli değişiklikler yapılacak. Özel hastanelerin işleyişi, sağlık meslek mensuplarının serbest meslek icrası kuralları, sağlık yapıları ve sağlık araçlarına ilişkin düzenlemeler de gündeme gelecek.
DENETİM SEFERBERLİĞİ BAŞLAYACAK
Bakanlık, gelecek dönem, kamu, özel ve üniversite hastanelerinin hem yoğun bakımlarında hem de genel bölümlerindeki denetimlerinde şeffaf, bilişim tabanlı, bilimsel verilere ve risk yönetimine dayalı, yapay zekanın kullanılacağı, çoklu denetim mekanizmalarını oluşturmayı da planlıyor.
Türkiye’nin önde gelen 13 yenidoğan yoğun bakım uzmanıyla oluşturulan “Yenidoğan Yoğun Bakım Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu” da tüm yenidoğan yoğun bakım ünitelerine yönelik habersiz denetimlere başlayacak.
Yenidoğan uzmanlarının da yer alacağı denetimlerde, fiziki incelemelerden ziyade, doğru tedavilerin uygulanıp uygulanmadığına yönelik detaylı, ileri incelemeler yapılacak.
Bakanlık, benzer denetimleri, acil servisler, yetişkin yoğun bakım gibi alanlarda kurulacak komisyonlar öncülüğünde de gerçekleştirecek.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kadın sağlığı, her geçen gün daha fazla dikkat çeken bir konu olsa da, kadınlara özgü sağlık sorunları, genellikle göz ardı edilen ve daha az konuşulan bir alandır.
Kadınların vücut yapısı, hormonal farklılıkları ve üreme sistemi, birçok hastalığın yalnızca kadınlarda görülmesine neden olabilir.
Bu hastalıklar, genellikle özel bir tedavi ve izlem gerektirir; çünkü erkeklerde ya hiç görülmez ya da çok daha farklı seyreder.
Kadınların karşılaştığı bu sağlık sorunları, genetik, çevresel ve hormonel faktörlerden kaynaklanabilir ve zamanında teşhis edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Bu yazımızda, yalnızca kadınlarda görülen sağlık sorunlarını, nedenlerini, belirtilerini detaylı bir şekilde derledik.
TURNER SENDROMU
Turner sendromu, bir X kromozomunun eksikliği veya hasarı sonucu meydana gelir.
Bu genetik bozukluk, yalnızca kadınlarda görülür.
Normalde kadınlar XX kromozomlarına sahipken, Turner sendromu olan bireyler tek bir X kromozomuna sahip olabilir.
Belirtileri; boy kısalığı, yumurtalıkların işlevsizliği ve kısırlık, geniş boyun, düşük saç çizgisi, kalp, böbrek sorunları, zihinsel gelişim geriliği (genellikle hafif).
Tedavi: Büyüme hormonu tedavisi, östrojen ve progesteron tedavisi (menstruasyonu başlatmak için), düzenli sağlık izlemeleri (özellikle kalp ve böbrek sorunları için).

POLİKİSTİK OVER SENDROMU (PCOS)
Polikistik over sendromu, yumurtalıkların normalden fazla sayıda küçük kist içerdiği, hormonal dengesizlikle karakterize bir durumdur.
PCOS, kadınlarda sık görülen bir üreme bozukluğudur ve genellikle hormon dengesizliği ile ilişkilidir.
Belirtileri; adet düzensizlikleri (adetin olmaması veya aşırı kanama) aşırı tüylenme (yüz, karın, sırt) obezite ve kilo alma saç dökülmesi kısırlık (yumurtlama bozukluğu).
Tedavi: Hormon tedavisi (doğum kontrol hapları), insülin duyarlılığını artırıcı ilaçlar (metformin), kilo yönetimi, tüp bebek tedavisi.
ENDOMETRİOZİS
Endometriozis, rahim iç duvarı dokusunun (endometrium) rahim dışında büyümesi sonucu ortaya çıkar.
Bu hastalık, adet döngüsündeki normal değişiklikler nedeniyle, rahim dışında büyüyen dokunun ağrıya, iltihaplanmaya ve bazen kısırlığa yol açmasına neden olur.
Belirtileri; şiddetli adet ağrıları pelvik ağrı cinsel ilişki sırasında ağrı kısırlık idrar yaparken veya bağırsak hareketlerinde ağrı.
Tedavi: İlaç tedavileri (ağrı kesiciler, hormon tedavileri), laparoskopik cerrahi (dokuların çıkarılması), tüp bebek tedavisi (kısırlık tedavisi).

OVARİAN KANSERİ
Ovarian kanseri, kadın üreme sisteminin en tehlikeli kanser türlerinden biridir.
Erken evrelerde belirti vermediği için sıklıkla geç teşhis edilir.
Belirtleri; karnın alt kısmında şişkinlik karın ağrısı iştah kaybı sık idrara çıkma vajinal kanama.
Tedavi: Cerrahi müdahale (yumurtalıkların çıkarılması), kemoterapi, radyoterapi.
SİSTEMİK LUPUS ERİTEMATOZUS (SLE)
Lupus, bağışıklık sisteminin vücudun sağlıklı dokularına saldırdığı otoimmün bir hastalıktır.
Kadınlarda erkeklere göre çok daha yaygın görülür.
Belirtileri;yüzde kelebek şeklinde döküntü eklem ağrıları yorgunluk böbrek, kalp ve akciğerlerde hasar.
Tedavi: İmmünosupresif ilaçlar, anti-inflamatuar tedavi, steroidler.

MÜLLERİAN AJANAZİSİ (MÜLLERİAN DUKTUS ANOMALİSİ)
Müllerian ajanazisi, kadın üreme organlarının normal gelişim eksiklikleriyle karakterize bir hastalıktır.
Bu durum, rahim, vajina ve fallop tüplerinin tam olarak gelişmemesi sonucu ortaya çıkar.
Belirtileri; adet görmeme veya adet düzensizliği kısırlık vajinal yapı bozuklukları cinsel ilişki sırasında ağrı.
Tedavi: Cerrahi müdahale (rahim veya vajinal yapıların düzeltilmesi), tüp bebek tedavisi (kısırlık tedavisi).
VAJİNAL ATROFİ
Vajinal atrofi, östrojen seviyelerinin düşmesiyle vajinada kuruluk, incelme ve elastikiyet kaybı meydana gelir.
Bu durum, menopoz dönemi ve bazı tedavilerde yaygın olarak görülür.
Belirtileri; vajinal kuruluk cinsel ilişki sırasında ağrı sık idrara çıkma vajinal enfeksiyonlara yatkınlık.
Tedavi: Östrojen tedavisi (topikal veya sistemik), su bazlı lubrikantlar, vajinal nemlendiriciler.
X FARGİLE SENDROMU
X fragil sendromu, genetik bir hastalıktır ve genellikle erkeklerde daha belirgindir.
Ancak kadınlar da taşıyıcı olabilir ve daha hafif belirtiler gösterebilir.
Bu hastalık, zihinsel geriliğe yol açabilir ve sosyal becerilerde zorluklar yaratabilir.
Belirtileri; dil gelişiminde gecikme, zihinsel gerilik (özellikle erkeklerde belirgindir), davranışsal değişiklikler (sosyal zorluklar, kaygı).
Tedavi: Eğitim ve davranış terapileri, psikolojik destek, konuşma terapisi.
Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kış aylarında Kahramanmaraş’ta en çok, tirşik çorbası tüketiliyor.
Bu çorbanın fdayaları ise saymakla bitmiyor…
Tirşik çorbasının kışın birçok hastalığa iyi geldiğini söyleyen 4 çocuk annesi 48 yaşındaki Fatma Uzun, kış aylarında bağışıklığı güçlendiren tirşik çorbasına rağbetin arttığını ifade etti.
“GEÇİMİMİZİ BU İŞLE SAĞLIYORUZ”
“Emeği çok zor ama karşılığını alıyoruz” diyen Uzun, “Geçimimizi bu işle sağlıyoruz. Dükkanımız depremde yıkıldı ve burada hizmet vermeye başladık. Akşamdan bastırıyoruz. Sabahleyin pişiriyoruz ve bir gün sonra servise sunuyoruz” dedi.
“HASTALARA ŞİFA OLUYOR”
Kış gelince tirşik çorbasına rağbetin arttığını söyleyen Uzun, “Hastalara şifa oluyor. Fiyatlarımız bardak 15 TL, kasesi 40 TL, kilosu ise 100 TL. İzmir, İstanbul gibi yerlerden sipariş verenler oluyor. Biz de buradan siparişleri gönderiyoruz. Kahramanmaraş’ın vazgeçilmezi tirşik çorbası. Çok seviyorlar. Grip gibi şeker hastalığına da iyi geliyor” ifadesini kullandı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan yazılı açıklamaya göre, Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında “İşim Gücüm Üretim Projesi” hayata geçirildi.
Proje kapsamında Belediye bünyesinde Yunus Emre İş Merkezi’nde oluşturulan Ahşap Tasarım ve Mobilya Atölyesi’nde kadınlara yönelik ağaç oymacılığı kursu başladı.
Yirmi kursiyerin katıldığı, iki ay sürecek kursta kadınlar ağaç oymacılığı, oyuncak ve hediyelik eşya yapımı, ahşap doğrama, montaj, ahşap CNC mobilya operatörlüğü konularında eğitim görecek.
Kadınların meslek edineceği kurs süresince üretilecek ahşap eşyalar satışa sunulacak.
Kurs eğitmeni Firdevs Balcı, ahşap işlerinin yalnızca erkek işi olarak görüldüğünü, ahşabın kadın eli ile nasıl güzelleşeceğini göstermek istediklerini bildirdi.
Ahşap oymanın gönül işi olduğunu belirten Balcı, “Ellerimizin hamuruyla girdiğimiz bu işten inşallah yüzümüzün akıyla çıkacağız.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SALON: BJK Fibabanka Spor Kompleksi
HAKEMLER: Seher Ayşe Nur Yazıcıoğlu, AydınKaraçam, Barış Burak Durmuş
BEŞİKTAŞ: Lazic 11, Evans 15, Esra Güvenç 1, Ceyda Conker 2, Hatice Pelin Gülçelik 12, Winterburn 25, Özge Özışık 4, Zeynep Can 6, Gizem Başaran Turan 9, Melek Uzunoğlu 2, Elif Ülkü
BODRUM BASKETBOL: Jones 12, Zehra Sıla Tunçdemir 6, Ayşenaz Harma 4, Azra Erçelik 6, İdal Yavuz 4, Zümra Küçük 5, Elif Bati 2, Gizem Tüzün 6, Selin Tekin, Cansu Çolakoğlu
1’İNCİ PERİYOT: 19-11
İLK YARI: 41-21
3’ÜNCÜ PERİYOT: 65-32
Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nin 14’üncü haftasında Beşiktaş, kendi sahasında konuk ettiği Bodrum Basketbol’u 87-45 mağlup etti. Karşılaşmanın en skorer ismi siyah-beyazlı ekipte 25 sayıyla oynayan Holly Winterburn oldu. Bu sonucun ardından Beşiktaş 7’nci galibiyetini elde etti. Bodrum Basketbol ise 9’uncu mağlubiyetini aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>-Genç yaşta evlenen ve istemediği bir gelinliği giymek zorunda kalan 5 çocuk annesi, giyemediği gelinlik içinde ukde olunca kendini çocuklara gelinlik ve abiye dikmeye adadı
YOZGAT – Sorgun’da yaşayan Terzi Hüsne Erkılıçoğlu, giyemediği gelinlik içinde ukde olunca kendini çocuklara gelinlik ve abiye dikmeye adadı.
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde yaşayan 5 çocuk annesi Hüsne Erkılıçoğlu, Halk Eğitim Merkezi’nde aldığı eğitimle bir terzi dükkanı açtı. Erkılıç, çocuklarını büyüttükten sonra kendisine meşgale aradığını, akrabalarına, yakın çevresine dikiş dikerek ve gelinlikçilere tadilat işlerinde yardımcı olarak mesleğe başladığını söyledi.
“Gelin olurken 30 senelik gelinlik giydiğim için içimde ukde kaldı”
Küçük bir kız çocuğuyken gelinlik giymeye heves ettiğini ve evlenirken de istemediği bir gelinliği giymek zorunda kaldığını belirten Erkılıçoğlu “30 senelik eski bir gelinliği gelin olurken giydim. Bir fotoğrafım bile olmadı. İçimde kaldı. Eski nişan kıyafetimi yeniden kızımın üstüne göre diktim. O zaman dikiş konusunda hiç eğitim almamıştım. Allah vergisi becerim vardı” dedi.
“Benim diktiğim renkli kıyafetleri kız çocukları giysin”
Erkılıçoğlu “Anne babalara tavsiyem kız çocuklarına bu tarz kıyafetleri giydirsinler. Benim torunum Ahsen, gelin olmaya çok özenirdi. Diktiğim kıyafetlerden ona giydirdim. Sıkıldı, hevesini aldı. Şimdi artık giymek veya gelin olmak istemiyor. Başka çocuklar buraya gelip de diktiğim kıyafetlerden giydiğinde ise kendi çocukluğumda giymiş gibi mutlu oluyorum” dedi.
“Kendi markamı kurup Sorgun’da defile yapmak isterim”
İş planlarından söz eden Erkılıçoğlu, kendi markasını kurma hayalinin olduğunu ifade edip, “Kendi markamın ürünlerini üretmek ve adımı her yerde duyurmak istiyorum. Şimdi buradan başladım ama işlerimi daha da büyütmek istiyorum. İlerleyen zamanda diktiğim kıyafetlerin, tasarımlarımın yer aldığı bir defilenin Sorgun’da düzenlenmesini isterim” şeklinde konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yozgat’ın Sorgun ilçesinde yaşayan 5 çocuk annesi Hüsne Erkılıçoğlu, Halk Eğitim Merkezi’nde aldığı eğitimle bir terzi dükkanı açtı. Erkılıç, çocuklarını büyüttükten sonra kendisine meşgale aradığını, akrabalarına, yakın çevresine dikiş dikerek ve gelinlikçilere tadilat işlerinde yardımcı olarak mesleğe başladığını söyledi.
“Gelin olurken 30 senelik gelinlik giydiğim için içimde ukde kaldı”
Küçük bir kız çocuğuyken gelinlik giymeye heves ettiğini ve evlenirken de istemediği bir gelinliği giymek zorunda kaldığını belirten Erkılıçoğlu “30 senelik eski bir gelinliği gelin olurken giydim. Bir fotoğrafım bile olmadı. İçimde kaldı. Eski nişan kıyafetimi yeniden kızımın üstüne göre diktim. O zaman dikiş konusunda hiç eğitim almamıştım. Allah vergisi becerim vardı” dedi.
“Benim diktiğim renkli kıyafetleri kız çocukları giysin”
Erkılıçoğlu “Anne babalara tavsiyem kız çocuklarına bu tarz kıyafetleri giydirsinler. Benim torunum Ahsen, gelin olmaya çok özenirdi. Diktiğim kıyafetlerden ona giydirdim. Sıkıldı, hevesini aldı. Şimdi artık giymek veya gelin olmak istemiyor. Başka çocuklar buraya gelip de diktiğim kıyafetlerden giydiğinde ise kendi çocukluğumda giymiş gibi mutlu oluyorum” dedi.
“Kendi markamı kurup Sorgun’da defile yapmak isterim”
İş planlarından söz eden Erkılıçoğlu, kendi markasını kurma hayalinin olduğunu ifade edip, “Kendi markamın ürünlerini üretmek ve adımı her yerde duyurmak istiyorum. Şimdi buradan başladım ama işlerimi daha da büyütmek istiyorum. İlerleyen zamanda diktiğim kıyafetlerin, tasarımlarımın yer aldığı bir defilenin Sorgun’da düzenlenmesini isterim” şeklinde konuştu. – YOZGAT
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, kadına yönelik şiddetle mücadele alanında 1990 yılından bu yana elde edilen bilgi ve deneyimler doğrultusunda hazırlanan “Feminist Yöntemle Hukuki Desteklere Dair Pratik Bilgiler” kitabını yayınladı.
İki bölümden oluşan kitap, şiddetle mücadelede hukuki destek ve sosyal hizmet alanlarındaki profesyonellere yönelik önemli bilgiler sunuyor. İlk bölümde, şiddetle mücadelede hukuki destek verirken kadınlara nasıl yaklaşılacağına dair pratik bilgiler, ikinci bölüm ise şiddetle mücadelede kadınların sıkça ihtiyaç duyduğu teknik hukuki bilgiler yer alıyor.
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı tarafından kitapla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu kitap, kadına yönelik şiddetle mücadele ederken 1990 yılından bu yana biriktirdiğimiz bilgiler ve tespit ettiğimiz bir ihtiyaç doğrultusunda hazırlandı. Uzun yıllardır, erkek şiddetiyle kadınlarla dayanışma kurarak mücadele ederken, kadınların diğer kurum deneyimlerinden, feminist sosyal çalışmanın bilgi ve yöntemlerine hakim olmayan bir hukuki desteğin ne kadar zorlayıcı olduğunu dinledik. Aynı zamanda, hukukun kadınlar lehine nasıl kullanılabileceği bilgisine sahip olmayan bir sosyal çalışmanın da eksik kaldığını deneyimledik. Buradan hareketle, hem sosyal çalışmacılara hem de avukatlara yönelik olarak, feminist sosyal destek yöntemiyle kadınlara yaklaşımları ve kadınların şiddet karşısındaki yasal haklarına dair temel bilgileri bir araya getiren bu el kitabını hazırladık.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Büyükşehir Belediyesi bir yandan üreten kadınları daha geniş tüketici kitlesi ile buluştururken, diğer yandan da ekonomik kazançlarını büyütmelerine destek oluyor. Kadınların iş dünyasında daha çok yer alabilmek amacıyla sürdürdüğü mücadelede yanlarında olan Büyükşehir Belediyesi, kadınların kariyer yolculuklarında karşılaştıkları engelleri aşmalarında yardımcı olurken, sosyal ve ekonomik açıdan da güçlenmelerine destek oluyor. Evde üretim yapan kadınların ürünlerini daha geniş bir tüketici kitlesi ile buluşturan Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı bünyesindeki üretici stantları, kadınların hayatlarında fark oluşturmaya devam ediyor. Ürettikleri pek çok ürünü stantlarda tanıtma ve sergileme imkanı bulan kadınlar, zamanla işlerini daha da büyütme fırsatı yakalıyor.
Markasının ürünlerini üretmeye başladı
Daha önce Suntaka markası ile anne bebek ürünleri satan ve küçük bir butik işletmeye sahip olan Çağır’ın hikayesi, girişimci kadınlara da örnek oluyor. Büyükşehir Belediyesi ile yolları kesişen ve sık sık üretici kadın stantlarında yer alan Çağır, stantlar sayesinde işletme reklamını daha çok yapma fırsatına sahip olurken, yerel pazarda kendine yer edinmeyi başarıyor. Büyükşehir Belediyesinin eğitim programları ile iş dünyasında pek çok yeniliği takip etme imkanı bulan ve kendini geliştiren Çağır, yeni markası olan Mamaluv ile yerel pazarda başlattığı üretim serüvenini cesur adımlar atarak hızla global pazara taşıyor. Zamanla işlerini daha da büyüten ve yeni bir atölye kurarak kendi markasının ürünlerini üretmeye başlayan Çağır, bir yandan yurt dışına ürün göndermeye başlarken, diğer yandan da kurduğu atölyede kadınlara gelir kapısı oluşturmayı amaçlıyor.
“Üretici stantları sayesinde çok güzel reklamımız oldu”
Sürdürülebilir anne bebek ürünleri satan Çağır, daha önce küçük bir butik işletme sahibiyken, Büyükşehir Belediyesinin üretici stantları ile yolunun kesişmesiyle değişen başarı hikayesini anlattı. Hem üretici stantlarında yer aldığını, hem de Büyükşehir Belediyesinin verdiği pek çok eğitim programından faydalandığını dile getiren Çağır, “Büyükşehir Belediyesi ile yollarımız kesiştiğinde, çok yeni bir markaydık. Yılbaşı ve özel günlerde kurulan pek çok stantta yer aldık. Özellikle yerelde üretici stantları sayesinde çok güzel reklamımız oldu ve müşteri kitlemiz arttı” dedi. Üretici stantlarının Mersin’in en yoğun, kalabalık ve insan sirkülasyonunun en fazla olduğu yerlerde kurulduğunu belirten Çağır, stant açan kişilerin daha çabuk ve daha çok insana ulaşmasının kolaylaştığını kaydetti.
“Bütçesi olmayan kadınlara destek veriliyor”
Büyükşehir Belediyesi bünyesinde girişimcilik alanında verilen eğitim programına da değinen Çağır, kadın girişimcilerin bilgi ve donanımlarının bu sayede artırıldığını belirtti. Gerçekleştirilen programları oldukça verimli bulduğunu dile getiren Çağır, “Bu işi evden yapan ancak bütçesi olmayan kadınlar, Büyükşehir Belediyesine ulaştığı takdirde destek veriliyor. Ücretsiz stant desteği veriliyor. Hemen sizi o ekibin içine alıyorlar, eğitimlere ve birçok programa dahil ediyorlar. Sizi o toplumun bir parçası haline getiriyorlar” diye konuştu. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin köklü kuruluşu İETT, ilklere imza atmaya devam ediyor. Tüm yatırım ve işletme faaliyetlerini hızla sürdüren ve günde yaklaşık 5 milyon yolculuk gerçekleştiren İETT, kadın istihdamını artırıyor. 2019 yılından sonra ilk kez kadınların da direksiyona geçtiği İETT ile toplu ulaşıma kadın eli değdi.
“Ayşegül Kaya, kurum tarihine geçti“
163 kadın şoförün göreve başladığı İETT’de şimdi de İstanbul’un en önemli toplu ulaşım sistemi olan metrobüs hattında ilk kez bir kadın, denetim amiri olarak göreve başladı. 2021 yılında şoför olarak İETT’de işe başlayan ve ardından vatmanlık yapan Ayşegül Kaya, İETT’nin ilk kadın metrobüs denetim amiri olarak kurum tarihine geçti. İETT’de 2019 yılından bu yana kadın çalışan oranı yüzde 213, kadın yönetici oranı ise yüzde 236 arttı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BASKETBOL Kadınlar Türkiye Kupası’nın kura çekimi Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) yöneticileri, takım temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla Basketbol Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Açılış konuşmasını yapan TBF Yönetim Kurulu Üyesi Ali Türkmen, “Bu güzel organizasyonun bir parçası olmak beni çok mutlu etti. Kadın basketbolu benim için çok önemli; burada emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Tüm takımlarımıza kupada başarılar diliyorum. Umarım güzel bir turnuva geçireceğiz” dedi.
TBF Kadın Ligleri ve KBSL Müdürü Nilay Kartaltepe, “ING Kadınlar Türkiye Kupası için çok heyecanlıyız. Bu sezonda güzel bir turnuva geçireceğiz. Tüm takımlarımıza başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Kura çekimi sonucu eşleşmeler şöyle oldu:
Nesibe Aydın – Fenerbahçe Opet
Beşiktaş – Galatasaray Çağdaş Faktoring
Emlak Konut – Botaş
İlkem Yapı TarsusSpor – ÇBK Mersin
Dörtlü Final Eşleşmeleri
(Nesibe Aydın – Fenerbahçe Opet galibi) – (İlkem Yapı Tarsus Spor – ÇBK Mersin galibi)
(Beşiktaş – Galatasaray Çağdaş Faktoring galibi) – (Emlak Konut – Botaş galibi)
18-19 Mart 2025 tarihlerinde oynanacak çeyrek final müsabakalarının ardından 21- 23 Mart 2025 tarihlerinde Edirne’de dörtlü final karşılaşmaları oynanacak. Kadınlar Türkiye Kupası’nın şampiyonu 23 Mart 2025 Pazar günü oynanacak karşılaşma ile belli olacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ligde B Grubu’nda 25 puan ve 36 gol averajıyla lider konumda bulunan Yüksekova ekibi, ilk 9 haftada 2’si hükmen 8 karşılaşmadan galibiyet, 1 maçtan da beraberlikle ayrıldı.
Bu karşılaşmalarda 31 gol atan ve kalesinde sadece 1 gol gören Yüksekova Spor’un hanesine, hükmen galip sayıldığı 2 karşılaşma için 6 gol yazıldı.
Ligin “en çok atan, en az yiyen” takımı konumundaki mavi beyazlıların kalesini koruyan 24 yaşındaki Şeymanur Hapaç, forma giydiği 7 karşılaşmadaki başarılı performansıyla göz doldurdu.
Yüksekova Spor’un Sakarya Kadın Futbol Spor Kulübü’nü 6-1 yendiği maçının 89. dakikasında Deniz Küllükçü’nün attığı gole engel olamayan başarılı eldiven, 6 maçın ardından bu sezon ilk kez “geçilme” üzüntüsü yaşadı.
Defans arkadaşlarına övgü
Hapaç, AA muhabirine, sezon başında takıma katıldığını ve kulüpte olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.
Takım arkadaşlarının maçlarda başarılı savunma yaptığını dile getiren Hapaç, “Arkadaşlarım ön hatta çok iyi oynadıkları için bana çok fazla iş düşmüyor. Ben de elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Çok koordineli oynuyoruz.” dedi.
Yüksekova halkını ve ilçeyi çok sevdiğini anlatan Hapaç, “Biraz soğuk olsa da alışıyoruz futbolcu olarak. Taraftarımıza ve halkımıza play-off’larda çok güzel maçlar izletmek istiyoruz. Şampiyonluğa emin adımlarla ilerlemeyi hedefliyoruz. Her maça farklı bir motivasyonla çıkıyoruz çünkü bizim için her maç final gibi. Antrenmanlarımız da çok güzel ilerliyor. Hocalarımızın antrenmanlarda verdiği taktikleri sahada uygulamaya çalışıyoruz.” diye konuştu.
“Takım ruhu”
Teknik direktör Bayram Yıldırım da “takım ruhunu” sahaya yansıttıkları için savunmada iyi işler çıkardıklarını söyledi.
Ligde en az gol yiyen takım olmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan Yıldırım, şöyle devam etti:
“Oyuncularımızın hepsine sezon başından itibaren inandık. İnanmaya da devam edeceğiz. Bu başarı futbolcularımın özverili çalışmalarından geliyor. Bu yüzden kalecimizi de tebrik ediyorum. Geçen hafta Bitexen Adana İdmanyurdu’nu deplasmanda 3-0 yenerek evimize döndük. Bu hafta da Sakarya ekibini yendik. Kaleci yönünden çok iyi bir durumdayız. Her maçta olduğu gibi bundan sonraki maçlarda da kalecimiz aynı güveni verip daha iyi performans sergileyecektir. Takımımızda uyum ve arkadaşlık üst seviyede. Allah’ın izniyle bundan sonrada da böyle devam edecektir.”
Takım Kaptanı Rahime Atabay da “soğuk, kar, kış demeden” çalıştıklarını belirterek “Şampiyonluk mücadelemizi devam ettirmek için antrenmanları aksatmıyoruz. Takımımız ve kalecilerimiz her gün başarılarının üstüne katarak yola devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Basketbol Gelişim Merkezi’ndeki kura çekimine Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Türkmen ve kulüp temsilcileri katıldı.
Fenerbahçe Opet, Galatasaray Çağdaş Faktoring, Emlak Konut, ÇBK Mersin, Beşiktaş, Nesibe Aydın, BOTAŞ ve İlkem Yapı Tarsus’un mücadele edeceği kupanın kura çekiminin açılış konuşmasını TBF Yönetim Kurulu Üyesi Ali Türkmen yaptı. Kadın Ligleri Direktörü Nilay Kartaltepe de organizasyonda mücadele edecek takımlara başarı diledi.
Organizasyonda çeyrek final maçları 18-19 Mart tarihinde oynanacak. Dörtlü final ise 21- 23 Mart’ta Edirne’de gerçekleştirilecek. Kupayı kazanan ekip, 23 Mart Pazar günü oynanacak final müsabakasının ardından belli olacak.
Eşleşmeler
Formata göre, ligin ilk yarısını ilk 4’te tamamlayan Fenerbahçe Opet, Galatasaray Çağdaş Faktoring, Emlak Konut ve ÇBK Mersin ile ikinci 4’te bulunan Beşiktaş, Nesibe Aydın, BOTAŞ ve İlkem Yapı Tarsus kura çekimine 2 farlı torbada katıldı.
Ligi ilk 4 sırada tamamlayan takım temsilcilerinin rakiplerini, diğer 4 ekibin temsilcilerinin de ev sahibi takımı belirlediği kuralara çekiminin ardından eşleşmeler şöyle oldu:
Nesibe Aydın-Fenerbahçe Opet
Beşiktaş-Galatasaray Çağdaş Faktoring
Emlak Konut-BOTAŞ
İlkem Yapı Tarsus-ÇBK Mersin
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şarkıcı, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun. Annemiz Sıdıka Kekilli, hakkın rahmetine kavuşmuştur. ‘Allah, rahmet eylesin’ diyenin akıbeti hayır olsun” ifadelerini kullandı.

Sıdıka Kekilli’nin cenazesinin bugün öğle namazını müteakip Adana Kabasakal Mezarlığı’nda defnedileceği öğrenildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gün boyunca çocuklarıyla birlikte kayak yapıp o anlarını da telefonuyla kayda alan Şıkel, üzücü bir durum yaşadı.
Çağla Şıkel’in oğlu Kuzey, pistte düştü. El bileği kırılan Kuzey’in kolu alçıya alındı.
“GÖZÜMÜN ÖNÜNDE DÜŞTÜ”
Oğlunun gözünün önünde düştüğünü söyleyen Çağla Şıkel; “Kahveyi içtim, piste indim. Karşılamaya, gözümün önünde düştü yavrum. Hastane, röntgen – tomografi derken bileğimizde kırık var. Hep tekrarladım Rabbim beterinden korusun” ifadelerini kullandı.
“SAĞ SALİM DÖNECEĞİZ İNŞALLAH”
Ardından bir paylaşımda daha bulunan ve tatilin devam ettiğini belirten Çağla Şıkel; “Geçmiş olsun dilekleriniz için teşekkür ederiz. Uzay, son hızla kaymaya devam ediyor. Sağ salim döneceğiz inşallah” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ünlü şair Attilâ İlhan’ın ifadesiyle; “Ayrılıklar da sevdaya dair” olsa da her ayrılık, her boşanma, istisnalar dışında çiftleri derin üzüntüye boğar.
Kimi; belli eder, kimi içine gömer.
Nasıl davranırsa davransın, boşanan her çift, yeni yaşamına anıların izleriyle başlamak zorunda kalır.
Bazısının yeni hayatına geçişi kolay, bazısının ise zor olur.
Hele ki çiftin çocukları varsa ayrılık, bambaşka bir şekle bürünür.
2024’te de birçok ünlü eşinden ayrılarak yeni hayatına başlangıç yaptı. Kiminin boşanması çekişmeli, kiminin ise güle – oynaya gerçekleşti.
BURAK SERGEN (24 OCAK)
Burak Sergen, 2021’de evlendiği Nihan Ünsal ile evliliğini 24 Ocak’ta sonlandırdı. Ünlü oyuncu, eşinin kendisine ihanet ettiğini iddia etmişti.
CEM HAKKO (1 ŞUBAT)
2017’de dünyaevine giren Cem Hakko ile Ronit Gülcan, 1 Şubat’ta anlaşmalı olarak boşandı.
BUSE TERİM (26 MART)
Fatih Terim’in küçük kızı Buse Terim ile Volkan Bahçekapılı, 10 yıllık evliliklerini noktalama kararı aldı. Boşanma, 26 Mart’ta gerçekleşti. Çiftin kızları, Nil; 2016’da, Naz ise 2018’de dünyaya gelmişti.
NECİP NAŞİT ÖZCAN (23 MART)
Necip Naşit Özcan, evliliğini 23 Mart’ta bitirdi.
Özcan, boşanma haberini; “Evlendiğimizde gülüyorduk, ayrılırken de gülüyoruz” şeklinde dile getirdi.
MESUT AKUSTA (21 MART)
2016’da nikâh masasına oturan oyuncu Mesut Akusta ile Şafak Özbir 21 Mart’ta evliliklerini noktaladı. Çiftin, Berfin Cano adında bir kız çocukları bulunuyor.
GÖRKEM SEVİNDİK (10 MAYIS)
Görkem Sevindik ile 4 yıl önce nikâh masasına oturduğu milli basketbolcu Kübra Siyahdemir, 10 Mayıs’ta boşandı. Çiftin, Marsel adında bir erkek çocuğu bulunuyor.
ÜMİT ERDİM (17 MAYIS)
Ümit Erdim ile eşi Seda Çınar, 17 Mayıs’ta evliliklerini noktaladı. Çiftin, Ses ve Eda adını verdikleri iki kız çocukları bulunuyor.
ECE VAHAPOĞLU (6 HAZİRAN)
Ece Vahapoğlu, 2018’de evlendiği Cihan Alpay ile 6 Haziran’da boşandı. Çiftin, Efe adında bir çocukları bulunuyor.
RÜŞTÜ ONUR ATİLLA (22 HAZİRAN)
Rüştü Onur Atilla, 2014’te evlendiği Sinem Ayyıldız ile 22 Haziran’da boşandı. Çiftin; Kemal ve Uygar adında iki oğlu var.
CEMAL HÜNAL (7 EKİM)
Cemal Hünal, 13 yıllık eşi Lale Cangal ile 7 Ekim’de 10 dakika süren duruşmada anlaşmalı olarak boşandı. Çiftin; Atilla adında bir oğlu bulunuyor.
BENGÜ (31 EKİM)
2018’de hayatlarını birleştiren, Zeynep ve Selim adında iki çocuğu bulunan Bengü ile iş insanı Selim Selimoğlu, 31 Ekim’de anlaşmalı olarak boşandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dizide ‘Metehan’ karakterine hayat veren oyuncu Rahimcan Kapkap, rol arkadaşlarına, “En sevdiğin ‘Kızılcık Şerbeti’ repliği nedir?” sorusunu yöneltti.
Karşılığında 3 saniye içerisinde eğlenceli cevaplar alan Rahimcan Kapkap, cep telefonuyla kayda aldığı videoyu da sosyal medya üzerinden takipçileriyle paylaştı.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Wanda Nara – Mauro Icardi
Mauro Icardi’nin İtalya’nın Inter Milan takımında oynarken Wanda Nara’nın kendisini takım arkadaşı Keita Balde ile aldattığı, ünlü futbolcunun bunu belgeleyen fotoğraf ve videolara sahip olduğu iddia edilmişti.

Bu sezon, Mauro Icardi; Galatasaray’da, Keita Balde ise Sivasspor’da futbol oynuyor.
REKLAM
Söz konusu iddianın gerçek olduğu Keita Balde’nin eski eşi Simona Guatieri’nin açıklamalarıyla ortaya çıktı. Guatieri, Wanda Nara hakkında; “Kocamla yatan, sonra da bana fotoğrafları gönderen kadın” dedi.

Simona Guatieri
Evliliğinin, bu ihanet nedeniyle bittiği söyleyen Simona Guatieri, Keita Balde ile Wanda Nara’nın kendisini Dubai’de aldattığını açıkladı. Guatieri, aldatıldığını Mauro Icardi’nin kendisine; “Eşlerimiz, bizi aldatıyor” şeklindeki açtığı telefonla öğrendiğini dile getirirken, Icardi’de bulunan aldatmanın video ve fotoğraflarını mahkemeye sunduğunu söyledi.

Wanda Nara
Aynı fotoğraf ve videoları, Mauro Icardi’nin de Wanda Nara ile olan boşanma davasında mahkemeye sunacağı öğrenildi.
Takım arkadaşıyla aldatıldı iddiası Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknoloji her an gelişiyor ve geliştikçe hayatımıza yeni kolaylıklar giriyor, insan ömrünü uzatacak yeni tıbbi buluşlar ve bulgular insanlığın hizmetine sunuluyor…
Diğer taraftan bu gelişim insanlığı olumsuz etkileyen buluşları da beraberinde getiriyor.
Bu alanda teknolojinin en olumsuz çıktılarından biri de elektronik sigara…
Elektronik sigaranın yaygınlaşmasıyla birlikte özellikle gençler bu tehlikenin en büyük hedefi.
Bu kapsamda Medipol Bahçelievler Hastanesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdullah Sakin, sigara ve elektronik sigaranın kansere yol açan risklerini anlattı.
Kanserojen etkiler taşıyan bu ürünlerin özellikle akciğer kanseri riskini artırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Sakin, elektronik sigaranın da geleneksel sigara kadar tehlikeli olduğunu vurguladı.
ELEKTRONİK SİGARA DAHA ERKEN YAŞTA KANSERE SEBEP OLUYOR
Duman çıkaran tüm cihaz ve ürünlerin kanserojen olduğunu ifade eden Doç. Dr. Sakin, “Sigara ve elektronik sigara, kanserojen ürünlerdir ve kansere yol açmaktadır. Özellikle akciğer kanserinin, sigara ve tütün dumanına maruz kalma ile doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Küçük hücreli akciğer kanserinin yüzde 90 oranında tütün dumanına bağlı olarak gelişmektedir. Elektronik sigara kullanımının giderek yaygın hale geldiğini görmekteyiz.
Bu ürünler sigarayı bırakma amacıyla üretilmiş olsalar da aromalar ve kimyasal maddeler içermeleri nedeniyle gençler arasında popülerlik kazandı. Gerçekleştirilen geriye dönük çalışmalar, elektronik sigaraların da sigara kadar kansere yol açtığını, hatta bu ürünlerin daha erken yaşta akciğer kanserine neden olduğu tespit edildi. Elektronik sigara kullananlar, 10 yıl daha genç yaşta kanser riski ile karşı karşıya kalabiliyor.” diye konuştu.

ELEKTRONİK SİGARA VE NORMAL SİGARA ARASINDAKİ BAĞ
Elektronik sigara kullanan gençlerin yaklaşık yüzde 50’sinin normal sigaraya geçiş yaptığını ifade eden Doç. Dr. Sakin, “Bu durum, hem sigara hem de elektronik sigara kullanmanın kanser riskini artıran ciddi bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor. Elektronik sigara, sigaraya göre daha tehlikeli ve daha erken yaşta kansere sebep olabiliyor.
Her türlü duman çıkaran tütün ürünü ve tütün mamulünden mutlaka uzak durmalıyız. Sigara içmeye devam etmek, riski azalttığı halde, sigara içen bireylerin vücutlarının tamamen iyileşmesi uzun zaman alır ve riskler yıllar boyu devam eder. Sigarayı içmeyi bırakmak riski azaltıyor olsa da, ilerleyen yıllarda genç yaşta kanser vakaları görebileceğiz.” dedi.


Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Endonezyalı bir adam, adeta kabusu yaşadı.
37 yaşındaki adam, son derece riskli bir pozisyonda cinsel ilişkiye girerken partnerine çarparak penisini kırdı.
Soluğu hastanede alan adam, acil olarak ameliyata alındı.

ÇOK RİSKLİ
Adam, ters kovboy pozisyonunda seks yaparken aniden bir çatlama sesi duyduğunu anlattı.
Sağlık görevlileri, sertleşmiş penisin cinsel birliktelik sırasında partnerin kasık kemiğine çarpması durumunda yaralanmanın meydana gelebileceğine değindi.
Tehlikeli pozisyon -aynı zamanda ‘üstün kadın’ olarak da adlandırılır- ereksiyon halindeki penise zarar verme riskiyle bilinir.
Yağmur Dinç
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Akıllı saatlerle ilgili dikkat çeken araştırma…
Araştırma, florlu sentetik kauçuktan yapılan bilekliklerin, perfloroheksanoik asit (PFHxA) adı verilen bir kimyasal içerdiğini ortaya koydu.
Bu madde, hem çevreye hem de insan sağlığına zararlarıyla bilinen PFAS grubunun bir üyesi.
KİMYASALLARA VURGU YAPTI
Araştırmayı yürüten Scripps Araştırma Enstitüsü’nden Graham Peaslee, “Bu ürünlerde, cildimizle uzun süre temas eden bir kimyasalın bu kadar yüksek seviyelerde bulunması dikkat çekici bir durum” dedi.
PFAS, çevrede uzun süre kalıcı olmaları ve su, ter ve yağı itme özellikleri nedeniyle pek çok tüketici ürününde kullanılıyor.
DİREKT VÜCUDA GEÇEBİLİYOR
Bu kimyasallar, dayanıklılığı artırmak ve ürünlerin kirlenmesini önlemek amacıyla fitness bilekliklerinde de tercih ediliyor.
Ancak bu özellikler, bu kimyasalların doğrudan cilt yoluyla vücuda geçme riskini artırıyor.

DETAYLI İNCELEME
Araştırma ekibi, farklı markalardan 22 akıllı saat ve fitness bilekliğini inceledi. İncelenen 13 florlu elastomer bilekliğin tamamında flor tespit edildi.
Ayrıca, florlu elastomer olarak belirtilmeyen dokuz bilekliğin ikisinde de flor izlerine rastlandı. Daha pahalı bilekliklerde flor seviyelerinin genellikle daha yüksek olduğu görüldü.
Kimyasal analizler sonucunda, 22 bilekliğin dokuzunda PFHxA tespit edildi. Ortalama PFHxA konsantrasyonu 800 milyar birim (ppb) civarındayken, bazı örneklerde bu değer 16.000 ppb’yi aştı.
Araştırma ekibine göre, bu seviyeler, kozmetik ürünlerde tespit edilen PFAS seviyelerinin dört katı.

SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİLER VE ÖNERİLER
Araştırmacılar, PFHxA’nın insan cildine ne kadar kolay geçiş yaptığının ve vücuda girdikten sonra olası sağlık etkilerinin henüz tam olarak bilinmediğini belirtti.
Ancak, son çalışmalar bu kimyasalın normal koşullarda cilt yoluyla önemli bir oranda emilebileceğini öne sürüyor.
Araştırmanın baş yazarı Alyssa Wicks, kullanıcıların daha düşük maliyetli ve silikon bazlı bileklikleri tercih etmelerini öneriyor.
Daha pahalı bir bileklik satın almayı düşünenler için ise ürün açıklamalarını dikkatle okuyarak “florlu elastomer” içermeyen bileklikleri seçmeleri tavsiye ediliyor.
Bu araştırma, günlük yaşamda yaygınlaşan giyilebilir teknolojilerin sağlık üzerindeki olası etkilerini bir kez daha gündeme getiriyor.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Medipol Sağlık Grubu, Medipol Acıbadem Kozmetik Dermatoloji ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’ni hizmete sundu.
Merkezde hem cilt sağlığı hem de estetik çözümler bir araya geliyor. Merkez, sağlık ve estetikli yaşamı bir araya getirdi.
Açılış töreninde Medipol Sağlık Grubu İşletme Direktörü Özer Koca, Medipol Sağlık Grubu Medikal Direktörü Prof. Dr. Gazi Yiğitbaşı, iş, sanat, medya ve cemiyet hayatının önemli isimleri katılım sağladı.
“SAĞLIĞIN SADECE BİR TEDAVİ SÜRECİ DEĞİL, BİR YAŞAM BİÇİMİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ”
Merkezin açılış konuşmasını yapan Medipol Sağlık Grubu Medikal Direktörü Prof. Dr. Gazi Yiğitbaşı, “Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi olarak yepyeni bir hizmet anlayışını sizlerle buluşturmanın heyecanını yaşıyoruz. Sağlıklı yaşam ve güzellik alanındaki ihtiyaçları karşılamak üzere tasarladığımız Kozmetik Dermatoloji ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’mizin açılışını hep birlikte gerçekleştirdik.
Bizler, sağlığın sadece bir tedavi süreci değil, bir yaşam biçimi olduğuna inanıyoruz. Modern sağlık anlayışımızı estetik ve dermatolojiyle birleştirerek, sizlere bilimsel yöntemlerin ışığında doğal ve sağlıklı güzellik hizmetleri sunmayı hedefliyoruz” dedi.
“GÜZELLİK, SAĞLIĞIN BİR YANSIMASIDIR”
Prof. Dr. Gazi Yiğitbaşı konuşmasına şöyle devam etti:
Yeni merkezimizde, alanında uzman kadromuz ve ileri teknolojiye sahip cihazlarımızla, dermatolojik tedavilerden estetik uygulamalara, cilt yenilemeden sağlıklı yaşam programlarına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunacağız.
Amacımız, yalnızca dış güzellik değil, aynı zamanda iç huzurunuzu ve yaşam kalitenizi artırmak. Biliyoruz ki güzellik, sağlığın bir yansımasıdır. Biz de buradan hareketle hem sağlık hem de estetik ihtiyaçlarınıza en iyi şekilde cevap vermek için buradayız. Bu merkezin, siz değerli misafirlerimizin hayatına sağlık, huzur ve güzellik katmasını temenni ediyorum.
Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Makbule Dündar, “Medipol Acıbadem Bölge Hastanemizde Kozmetik Dermatoloji ve Sağlıklı Yaşam Merkezi’mizin açılışını yaptık. Merkezimizde doğru ve sağlıklı yaş alma alanında yüksek teknolojiyi de kullanarak hizmet vereceğiz.” dedi.

GENEL DERMATOLOJİK İŞLEMLERİ
Medipol Acıbadem Kozmetik Dermatoloji ve Sağlıklı Yaşam Merkezi, cilt sağlığı için çeşitli dermatolojik işlemler sunuyor. Bu işlemler arasında Cilt Analizi ve Üç Boyutlu Görüntüleme (Visia-Vectra) ile cilt tipi, nem dengesi, leke ve kırışıklıklar gibi sorunlar tespit edilebiliyor.
Ayrıca, akne tedavisi ile akne ve izleri lazer, kimyasal peeling gibi yöntemlerle tedavi edilebiliyor.
Egzama ve Psoriasis tedavisi için topikal ve sistemik yöntemler uygulanırken, ben ve cilt lezyonları dermatoskopi ile detaylı bir şekilde inceleniyor. Cilt enfeksiyonları tedavisi, kriyoterapi tedavisi, elektrokoterizasyon ve alerji testleri gibi hizmetler de sunuluyor.
ESTETİK DERMATOLOJİ İŞLEMLERİ
Merkezde, estetik uygulamalarda da oldukça kapsamlı seçenekler bulunuyor. Botoks ile kırışıklıklar azaltılabilirken, dolgu uygulamaları ile dudak, yanak ve yüz hatları belirginleştirilebiliyor. Cilt biyorejuvenasyon ve biyosimulasyon tedavileri sayesinde cildin doğal yapısı yeniden canlandırılabiliyor.
PRP (Platelet Rich Plasma) tedavisi ile kendi kanınızdan elde edilen plazma cildinize enjekte edilerek yenilenme süreci destekleniyor. Ayrıca, mezoterapi ile cilde vitamin ve minerallerin enjekte edilmesiyle cilt nemlendiriliyor ve sıkılaştırılıyor.
LAZER İŞLEMLERİ
Hizmete açılan merkez, lazer tedavilerinde de en son teknolojiye sahip. Lazer epilasyon sayesinde istenmeyen tüyler kalıcı olarak azaltılabiliyor. Leke tedavisi için kullanılan Q-Switch Lazer ve BBL Hero, güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri ve melazma gibi pigmentasyon sorunlarını tedavi ediyor. Cilt yenileme işlemi ile akne izleri, ince kırışıklıklar ve gözenekler gibi cilt problemleri tedavi edilebiliyor. Damarsal lazer tedavisi ise yüzdeki kılcal damar çatlamalarının giderilmesinde kullanılıyor.

CİLT BAKIMI VE YENİLEME İŞLEMLERİ
Merkezde, cilt bakımı ve yenileme alanında birçok yenilikçi hizmet de sunuluyor. Kimyasal peeling ile cilt yüzeyindeki ölü hücreler temizlenerek cilt aydınlatılıyor. Hydrafacial ile derinlemesine temizlik, nemlendirme ve beslenme sağlanıyor. Oxygeneo tedavisi ise oksijen ve radyofrekans desteğiyle kolajen üretimini artırarak cildin daha canlı ve parlak görünmesini sağlıyor.
SAÇ VE TIRNAK TEDAVİLERİ
Saç dökülmesi gibi problemleri çözmeye yönelik de çeşitli tedavi yöntemleri sunuyor. Saç dökülmesi tedavisi için PRP, mezoterapi ve eksosom tedavileri gibi medikal çözümler uygulanıyor. Tırnak hastalıkları, mantar ve batık tırnak gibi sorunlarla ilgili de tedavi seçenekleri bulunuyor.
ÖZEL TEDAVİLER
Merkezde sunulan özel tedaviler arasında hiperhidroz (aşırı terleme) tedavisi için botoks ve diğer yöntemler yer alıyor. Rozasea (gül hastalığı) tedavisi ile cilt kızarıklığı ve hassasiyet giderilebiliyor. Ozon ve IV tedavileri, sağlıklı yaşam ve anti-aging amaçlı uygulamalar arasında yer alıyor. IV tedaviler ile yüksek doz C vitamini, glutatyon, Myers kokteyli ve anti-aging tedaviler sunuluyor. IV ozon tedavisi ile vücutta detoks ve yenilenme sağlanabiliyor.
Bölgesel incelme ve zayıflama konusunda da etkili tedavi seçenekleri sunuyor. Onda Pro Cihazı ile bölgesel incelme ve selülit tedavisi yapılırken, Star Former (Tesla) cihazı ile kas tedavisi ile sıkılaşma sağlanabiliyor. Endymed-PRO cihazı ile ise selülit tedavisi gerçekleştiriliyor.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kirpikler, gözlerimizi çevreleyen ve göz kapaklarının kenarında yer alan küçük, ince tüylerdir.
Kirpiklerin genellikle birer koruyucu işlevi vardır, ancak aynı zamanda estetik olarak da büyük bir öneme sahiptirler.
Kirpik diplerinde beyaz küçük noktaların oluşması, genellikle birkaç farklı sebepten kaynaklanabilir. Bu tür noktalar, bazen tamamen zararsız olabileceği gibi, bazen de bir sağlık sorununun belirtisi olabilir.

İŞTE SEBEPLERİ
Ölü cilt hücrelerinin gözeneklerde birikmesi, kirpik diplerinde beyaz noktaların oluşmasına yol açabilir.
Göz kapağındaki yağ bezelerinin tıkanması, bakteriyel enfeksiyonlar veya gözün aşırı kuruması nedeniyle blefarit gelişebilir.
Yetersiz hijyen, makyajın uzun süre ciltte kalması, kirli ellerle gözlere dokunulması gibi faktörler folikülite yol açabilir.
Cilt hastalıkları da kirpik diplerinde beyaz noktalara neden olabilir. Özellikle akne veya seboreik dermatit gibi cilt rahatsızlıkları, göz çevresinde beyaz noktalar, sivilceler veya kabuklanmalar oluşturabilir.
Eğer kirpik diplerindeki beyaz noktalar uzun süre geçmiyorsa veya ağrı, kızarıklık gibi ek belirtiler varsa, bir göz doktoruna başvurmak önemlidir.
Yağmur Dinç
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Havalar soğudu, mevsimsel enfeksiyonların önü açıldı.
Grip ve viral vakalardaki artış, hastaları doğal yöntemlerden çare aramaya yönlendiriyor.
Bu mevsimde özellikle öksürük ve göğüste hırıltı gibi semptomlara rastlanıyor.
Göğüste hırıltı, genellikle solunum yollarındaki daralma veya tıkanıklık nedeniyle meydana gelir. Hırıltı, nefes alırken duyulan yüksek sesli, ıslık gibi bir ses olup, genellikle akciğerlerdeki hava akışının zorlaşması sonucu ortaya çıkar.
İşte göğsü yumuşatan o doğal tarif…

TARÇINLI SU
Tarçın, antioksidan ve anti-enflamatuar özelliklere sahip bir baharattır. Ayrıca öksürüğü yatıştırabilir ve solunum yollarını açabilir.
Tarif: Bir çay kaşığı toz tarçını bir bardak sıcak suya ekleyin ve karıştırın. İsterseniz bal ekleyebilirsiniz.
Yağmur Dinç
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yabancı yatırımcıları çekmek için önemli
Entertech Genel Müdürü Dr. Muhammed Kasapoğlu; Gamenter oyun kümelenmesinin, Türkiye’yi küresel oyun endüstrisinin önde gelen bir oyuncusu haline getirmek için gerekli altyapıları sağlayan ve iş birliğine teşvik eden ağları oluşturarak sektördeki tüm paydaşları bir araya getiren bir platform olduğunu belirtti. Gamenter’da yürütülen Uluslararası Hızlandırıcı Programlarının önemine dikkat çeken Kasapoğlu, bu programların yabancı yatırımcıları ülkemize çekme konusunda çok önemli olduğuna dikkat çekti.
Avrupa’nın önde gelen oyun ekosistemi sağlayıcılarından Spielfabrique iş birliği ile yürütülen Gamenter Uluslararası Hızlandırıcı Programında Türk oyun stüdyolarına, kapsamlı eğitim, mentorluk ve danışmanlıklar verilerek iş ağı oluşturma etkinliklerine katılım imkanı sağlanıyor.
Programa katılan Türk oyun stüdyoları
Tiplay Studio: Denizli merkezli Tiplay, küresel olarak sürdürülebilir bir oyun ekosistemi oluşturma vizyonu ve sektör tecrübesine sahip kurucuları ile daha ilk yılında 20 Milyon indirme gibi etkileyici bir rakama ulaşmıştır.
Umuro Game: Çanakkale merkezli Umuro Game, Türk ve Avrupa tarihinden karakterleri baz alan oyunlar başta olmak üzere her türden oyun yayınlama kapasitesine sahip olup oyunları 22 Milyon’dan fazla tekil kullanıcıya ulaşmıştır.
NoExit Games: Ankara merkezli NoExit Games, yapay zekayı oyun mekaniğinin merkezine yerleştiren yenilikçi ve yaptığı oyunlar ile insanların kalplerine dokunarak günlerini güzelleştirmeyi hedefleyen bir mobil oyun stüdyosudur.
Negentra: Eskişehir merkezli Negentra, VR, blockchain ve yapay zeka teknolojilerini kullanan, son derece etkileşimli ve rekabetçi oyunlarda uzmanlaşmış uçtan uça bir stüdyodur.
Core Game: İstanbul merkezli Core Game, verilere, kullanıcı deneyimine ve sektör trendlerine dayalı, güçlü bir ekip ile desteklenen yenilikçi mobil oyunlar geliştiren özel bir oyun stüdyosudur.
Compactive: İstanbul merkezli Compactive, hayal gücünü gerçeğe dönüştürme misyonuyla sanatsal detaylara önem veren mobil oyunlar ve oyun teknolojileri geliştirmektedir.
Çeşitli etkinlikler sergilenecek
30 Ekim’den 3 Aralık’a kadar sürmesi planlanan program, Almanya’nın Köln kentindeki ESL ofisinde oryantasyon eğitimleri ile başladı. Oyun içi reklam, oyunda büyüme stratejileri, Avrupa’da girişimcilik, şirketleşme ve yatırım ortamı gibi eğitimlerin yanı sıra 3 Kasım Cuma günü Hollanda Rotterdam’daki Cambridge Innovation Center (CiC) ziyaret edilerek iş ağları genişletildi. Katılımcılar ayrıca Ubisoft ve EA Games gibi sektör devlerini ziyaret etme fırsatına da sahip olacak. Ayrıca, Türk oyun ekosistemi, Game Zone Dortmund, NRW Games Developer Meet Up ve Deutsche Entwickler Preis gibi çeşitli etkinliklerde sergilenecek. Program, Türk oyun stüdyolarının eserlerini Avrupalı yatırımcılara, yayıncılara ve müşterilere sunacağı ve 7 Aralık 2023’te düzenlenmesi planlanan Demoday etkinliği ile taçlanacak.
Armağan YILMAZ-SABAH
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“HEPSİ BİZİM İÇİN BİRER GURUR”
Bakırköy sahilde gösteri uçuşlarından etkilendiğini dile getiren Murat Ayyıldız, şöyle konuştu: “21 yaşında bir genç olarak hayatım boyunca her zaman coşkulu kutlamaları çok sevdim. Bayramlarımızda, teknofest gibi etkinliklerde milli duygularımızı kabartan gösterileri daha fazla görmeyi iple çekiyorum. Gerçekleşmesinde emeği olan herkese ve usta pilotlarımıza çok teşekkür ederim. Hepsi bizim birer gurur” dedi.


“GÖĞSÜM KABARARAK SEYREDİYORUM”
Renkli gösteri uçuşlarını Ataköy sahilden takip eden Ahmet İkiz (29) ise duygularını şu cümlelerle ifade etti: “29 yaşında bir Türk genci olarak son yıllarda güzel ülkemin ürettiği muhteşem eserlerle yapılan kutlamaları büyük bir gururla göğsüm kabararak seyrediyorum. Teknofestin düzenlediği bu denli mükemmel organizasyonların bizlere yaşattığı gurur ve sevinci her bayramda görmek en büyük arzumdur. Büyük Türk pilotlarına ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Ne mutlu Türküm diyene” dedi.

“TEKNOFEST GENÇLERİNİN TEKNOLOJİK ÜRETİMLERİNİ TANITMALARI BÜYÜK ŞANS”
Yaşadığı duygulardan dolayı emeği geçen herkese teşekkür eden Ebru Özdemir (40): “Hayatım boyunca çoşkulu kutlamaları çok sevdim. Milli birlik ve beraberlik duygularının yükseldiği, insanların kaynaştığı teknofest gibi etkinlikleri daha çok görmek istiyorum . Günlük hayatımızda kıllandığımız teknolojiyi ileride çok daha fazla kullanacağımız kesin. Genç nüfusun teknoloji adına yaptığı atılımlar da son derece mutluluk vericidir. Bu anlamda teknofest gençlerinin teknolojik üretimlerini tanıtmaları için büyük şanstır. Gerçekleşmesinde emeği geçen herkese, bize coşku dolu duygular yaşatan pilotlarımıza çok teşekkür ederim. Hepsi bizim birer gururumuzdur” dedi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Etkinlikte konuşan ICMPD Türkiye Temsilciliği Portföy Yöneticisi Pınar Yapanoğlu, yenilikçi sektörlerde büyümeye dikkat çekti. Yapanoğlu: “Avrupa Birliği finansmanıyla toplamda 32,5 milyon euro bütçeyle yürütülen projelerde, Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi içinde büyümesi ve yenilikçi sektörlerin hız kazanarak ilerlemesi amaçlanıyor.

“İTHAL EDİLEN ANİMASYON HİZMETLERİ ARTIK TÜRKİYE ÜRETİLİYOR”
Projelerin temelde girişimcilik kapasitelerinin arttırılmasını hedeflendiği vurgulayan Pınar Yapanoğlu: “Animasyon sektörü dünyada büyük bir ivme kazandı. Bugün sektör 400 milyar dolarlık potansiyele sahip. Haliyle Türkiye de bu yönde hızla gelişim gösteriyor. Türkiye için şu anda 1 milyar dolarlık bir büyüklükten söz edebiliriz ve biz de sektöre katkıda bulunmak istiyoruz.” dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının animasyon sektörü için önemli ar-ge destekleri olduğuna dikkat çeken Yapanoğlu, “Üniversitelerin de içinde bulunduğu bu teknoloji ekosisteminde, teknoparklar ve verilen desteklerle yeniden doğan girişimciler ve girişimci olmak isteyenlere çok büyük destekler sağlıyor. Daha önceki yıllarda yurt dışından ithal edilen animasyon hizmetleri artık Türkiye’de çok rahat üretiliyor.” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Konuşmaların ardından Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Meclis Başkanı İsrafil Uçurum ve Adana Kadın Kooperatifleri Birliği Başkanı Zeynep Kırılmış Bakan Kacır’a hediye takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesini müteakip Sanayi Kampüsündeki merkezleri ziyaret eden Kacır, personelden bilgi aldı. Sanayi Kampüsü önünde günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile program sona erdi.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UEFA Konferans Ligi 6. haftasında Başakşehir, deplasmanda Belçika’nın Cercle Brugge takımıyla 1-1 berabere kaldı.
Play-off potasının dışında kalan Başakşehir Avrupa kupalarına veda etti.
İLK YARI
6. dakikada ceza sahası içi sol tarafından Augosto’nun vuruşunda kaleci Muhammed Şengezer’den kurtarışı sonrası topu önünde bulan Magnee’nin vuruşunda meşin yuvarlak sağ kale direğine çarpıp oyun alanını terk etti.
20. dakikada ceza yayı gerisine seken topa Onur Ergün’ün yaptığı vuruşta meşin yuvarlak az farkla üstten auta çıktı.
28. dakikada Minda’nın rakiplerini geçerek ceza yayı gerisinden vuruşta kaleci Muhammed Şengezer sağ köşeye uzanıp meşin yuvarlağı kontrol etti.
33. dakikada Duarte’nin ceza sahası içi sağ tarafından yaptığı ortada Piatek’in kontrol edemediği topa sol çaprazda Crespo’nun vuruşunda meşin yuvarlak yanda dışarı çıktı.
34. dakikada sol kanatta Onur Ergün’ü geçen Brunner, ceza yayı solundan ceza sahasına girip yaptığı vuruşta kaleci Muhammed Şengezer köşeye giden topu kurtardı.

İKİNCİ YARI
52. dakikada Başakşehir gole çok yaklaştı. Deniz’in pasıyla ceza sahasında topla buluşan Kemen’in uygun pozisyonda sağ çaprazdan şutunda, top kaleci Delanghe’de kaldı.
54. dakikada Magnee’nin sol kanattan yaptığı ortaya altı pas önünde Augusto’nun kafa vuruşunda, kaleci Muhammed meşin yuvarlağı kornere çeldi.
74. dakikada Başakşehir öne geçti. Deniz’in pasıyla ceza sahasında topla buluşan Crespo, penaltı noktası önündeki Piatek’e yerden pasını gönderdi. Piatek’in gelişine ayak içiyle vuruşunda, top filelere gitti: 0-1.
82. dakikada Cercle Brugge beraberliği yakaladı. Magnee’nin kullandığı serbest vuruşta arka direkte kafayı vuran Brunner topu ağlara yolladı: 1-1
90+7. dakikada Başakşehir tur için önemli bir fırsatı değerlendiremedi. Pelkas’ın sağ kanattan kullandığı serbest vuruşta Başakşehir kalecisi kafayı vurdu, Cercle Brugge kalecisi Delanhge çizgi üzerinde topu kurtardı. Seken topu da Ba’dan önce kaleci kontrol etti.
Mücadele 1-1 sona erdi.

ÇAĞDAŞ ATAN’DAN TEK DEĞİŞİKLİK
Başakşehir’de teknik direktör Çağdaş Atan, Konferans Ligi’nde son oynadıkları Heidenheim karşılaşmasına göre ilk 11’de tek değişiklik yaptı.
Çağdaş Atan, cezası sona eren Ousseynou Ba’ya ilk 11’de görev verirken, Hamza Güreler’i yedek kulübesine çekti.
Atan, Cercle Brugge karşısında takımını sahaya, Muhammed Şengezer, Duarte, Ba, Opoku, Lima, Onur Ergün, Crespo, Deniz Türüç, Kemen, Davidson ve Piatek ilk 11’iyle sürdü.
Turuncu-lacivertli kulübün yedek kulübesinde Volkan Babacan, Deniz Dilmen, Berat Özdemir, Dimitris Pelkas, Hamza Güreler, Joao Figueiredo ve Emre Kaplan yer aldı.
Başakşehir’de Belçika’ya getirilen Philippe Keny ise sakatlığı nedeniyle kadroya alınmadı.
MAÇA İLGİ AZ
Cercle Brugge ile Başakşehir arasında oynanan karşılaşmaya taraftarların ilgisi düşük oldu.
Kapasitesi 29 bin olan Jan Breydel Stadı’nın büyük bölümü boş kaldı. Tribünlerde yaklaşık 7 bin Belçikalı ve 500 Türk taraftar yer aldı.
Belçika’da maç saatinde hava sıcaklığı 5 derece, hissedilen hava sıcaklığı ise rüzgar nedeniyle -2 derece oldu.

Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Galatasaray camiası, 1905 Galatasaraylı Yönetici ve İş İnsanları Derneğinin (1905 GSYİAD) düzenlediği yeni yıl organizasyonunda bir araya geldi.
Rixos Tersane İstanbul’da gerçekleştirilen organizasyona sarı-kırmızılı kulübün başkanı Dursun Özbek, yönetim kurulu üyeleri, Galatasaray Sportif AŞ Yönetim Kurulu üyeleri, teknik direktör Okan Buruk, 1905 GSYİAD Başkanı Murat Sancaktar, dernek yöneticileri ve üyeleri katıldı.
“EN BÜYÜK HEDEFİMİZ GERÇEK 5. YILDIZI GÖĞSÜMÜZE TAKMAK OLACAK”
Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan organizasyonun ev sahibi 1905 GSYİAD Başkanı Murat Sancaktar, “Gecemizin ana teması, yıl 2025, hedef 25. Bizde başarılar ve şampiyonluklar bitmez. Camia olarak en büyük hedefimiz bu sene mayıs ayında 25. şampiyonluğu alarak gerçek 5. yıldızı göğsümüze takmak olacak.” dedi.

“GERÇEK 5. YILDIZI ALACAĞIZ”
Başkan Dursun Özbek ise yeni yıl kutlaması gerçekleştirdiklerini belirterek şöyle dedi:
“Yeni yıl bizim için çok önemli. Ciddi bir şampiyonluk yarışı var. Hedefimiz mayıs ayında şampiyon olmak ve gerçek 5. yıldızı göğsümüze takmak. Galatasaray’ın tüm başarıları birlik ve beraberlik olduğunda gelmiştir. Bu sene de kuvvetli bir beraberliğimiz var. Bunun devam etmesini diliyorum. İnşallah 2025 yılı hem ülkemiz hem de Galatasaray için güzel geçer.”
Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
FIBA Kadınlar Avrupa Kupası play-off turu rövanş maçında Beşiktaş, Polonya’nın Enea Gorzow ekibini 80-71 mağlup etti.
BEŞİKTAŞ, SON 16 TURUNA YÜKSELDİ
Karşılaşmaya pota altından bulduğu rahat sayılarla başlayan Beşiktaş rahat basketler bulsa da savunmada aynı performansı sergileyemedi. Mücadelenin 6. dakikası 11-11 eşitlikle geçilirken, son dakikada 8-0’lık seri yapan Polonya ekibi ilk çeyreği 19-15 önde bitirdi.
İlk periyodun son bölümlerinde elde ettiği hücum etkinliğini ikinci çeyreğe de taşıyan misafir takım kısa sürede farkı 7 sayıya yükseltti. Kısa sürede toparlanarak üst üste basketler bulan Beşiktaş üstünlüğü ele geçirdi. Son saniyede faul kazanan Enea Gorzow’un faul atışından elde ettiği basket sonrasında ilk devre 38-38 eşitlikle tamamlandı.
8-0’lık seri yaparak üçüncü çeyreğe başlayan Beşiktaş 25. dakikada farkı 11 sayıya yükseltti (58-47). Dış atışlardan peş peşe sayılar üreten siyah-beyazlı ekip, üstünlüğünü sürdürerek müsabakanın bu bölümünü 63-51 galip tamamladı.
Son periyotta direncini arttıran Enea Gorzow üst üste sayılarla farkı kapatmaya başladı. Kısa sürede toparlanarak hızlı hücumlarla rakibinin farkı azaltma çabasına karşılık veren Beşiktaş, Elif Bayram’ın son bölümdeki performansıyla karşılaşmayı 80-71 kazandı.
Polonya’daki karşılaşmayı da 80-64 kazanan Beşiktaş, son 16 turuna yükseldi.





Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Galatasaray camiası, 1905 Galatasaraylı Yönetici ve İş İnsanları Derneğinin (1905 GSYİAD) düzenlediği yeni yıl organizasyonunda bir araya geldi.
Sarı-kırmızılıların teknik direktörü Okan Buruk, 2024’ün kendileri için iyi geçtiğini belirterek yeni yılda da şampiyonluk hedeflediklerini dile getirdi.
“BU BİRLİKTELİK GALATASARAY’I BAŞARIYA TAŞIYAN UNSURLARDAN BİRİ
1905 GSYİAD’ın kendileri için çok önemli ve değerli olduğunu aktaran Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
“GSYİAD, her zaman Galatasaray’a destek veriyor. Üyeleriyle birlikte her gün gelişen ve büyüyen bir dernek. Burada Galatasaray taraftarlarıyla birlikte olmak bizi motive ediyor. Hem saha içinde hem de dışında gücümüzü ortaya koyuyoruz. Bu birliktelik de Galatasaray’ı başarıya taşıyan unsurlardan biri. İnşallah bu birlikteliği bu sezon da devam ettiririz. Bu gecede de 25. şampiyonluk ve 5. yıldız hedeflerini gördük. 2024 bizim için çok güzel anılarla geçti. Aynı inanç ve istekle 2025’te de şampiyon olmak istiyoruz.”

“HEP KAZANMAK İÇİN VAR”
Buruk, 2024 yılında birçok rekor kırdıklarının hatırlatılması üzerine, “Galatasaray hep kazanmak için var. Bunun dışında bir düşüncemiz yok. Kazanmak, şampiyonluğa odaklanmak rekorlar getiriyor. Bu camiamızın ve takımımızın başarısı. Ben de teknik direktör olarak bazen övgü alıyorum ama bu asıl Galatasaray’ın başarısı.” dedi.
Sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, Trendyol Süper Lig’in 17. haftasında Bellona Kayserispor ile deplasmanda yapacakları maçla ilgili şöyle dedi:
“Kayserispor, iyi bir takım. Belki bulunduğu yer itibarıyla farklı düşünülebilir ama ofansif anlamda sürprizli bir ekip. Gol yiyorlar ama çok da pozisyona giriyorlar. Ofansif anlamda güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Kayseri deplasmanları hep zordur. Yüzde 100’ümüzü ortaya koymamız, iyi odaklanmamız gerek. Ara öncesi kazanarak bu seneyi bitirmek istiyoruz.”

PAULO DYBALA TRANSFERİ
Okan Buruk, sakatlığı bulunan futbolcuların durumuyla ilgili, “Salı günü Osimhen, Sanchez ve Jakobs’a özel bir çalışma yaptırdık. Bugün antrenmanın tamamına katıldılar. Kayseri’ye tam kadro olarak gideceğiz. Sadece sakatlığı olan Icardi ve cezası olan Sallai bizimle olmayacak.” şeklinde görüş belirtti.
Buruk, İtalya’nın Roma takımında forma giyen Arjantinli futbolcu Paulo Dybala’nın adının transferde geçtiğinin hatırlatılması üzerine sözlerini şöyle tamamladı:
“Transfer çok dinamik bir şey. Transfer sezonu yaklaştıkça bu tür haberlerin çıkması normal. Herkesin planları var. Biz de ileri dönük planlar yapıyoruz. Kadromuzu güçlendirmek istiyoruz ama şu anda Kayserispor maçına odaklanmış durumdayım. Araya girdikten sonra önümüze daha net bakacağız. Takımımızı güçlendirmek için eksik mevkilerimize hazırlanacağız.”
Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Portekiz Ligi’nde erteleme maçında Benfica, Nacional ile deplasmanda karşı karşıya geldi.
Benfica, daha önce yoğun sis nedeniyle ertelenen maçtan 2-0’lık galibiyetle ayrıldı.
KEREM DE ORKUN DA GÖREV ALDI
Benfica’ya galibiyeti getiren golleri Angel Di Maria attı. Arjantinli yıldız, 59. dakikada penaltıdan ve 74. dakikada fileleri havalandırdı.
Benfica’da Kerem Aktürkoğlu 81, Orkun Kökçü 87 dakika sahada kaldı.
Bu sonucun ardından Benfica, 14 maç sonunda 35 puana yükseldi. Nacional, 12 puanda kaldı.
Benfica, ligde hafta sonunda Estoril ile sahasında karşı karşıya gelecek. Nacional, Guimaraes ile deplasmanda karşı karşıya gelecek.


Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ABD’de bir evin bahçesinde yaklaşık 10 bin yıl öncesine ait bir mastodon çenesinin fosili keşfedildi.
ABD’nin New York kentinde yaşayan bir kişi evinin bahçesinde toprak arasından çıkan dişleri fark etmesi üzerine yetkililere haber verdi. Uzmanlar fosilin yaklaşık 10 bin yıl öncesine ait bir mastodon çenesi olduğunu ifade etti. New York eyalet Müzesi tarafından yapılan açıklamada, mastodonun yaşını, beslenme şeklini ve yaşam alanını belirlemek incelemeler yapılacağı ifade edildi.
Mastodonlar, günümüzden 5,3 milyon ila 10 bin yıl önce arasında yaşamış, modern fillerin ortak atalarına dair önemli evrimsel izler taşıyan canlılardır. Mastodonlar, mamutlardan ve fillerden belirgin şekilde farklıdır. Mastodonlar, mamutlardan daha düz ve uzun dişlere sahip ve yanak dişleri koni benzeri sivri uçluydu. Ayrıca, mastodonların dişleri mamutlarınkinden farklı olarak daha az kavisliydi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İbrahim Çeçen Vakfı, 6 Şubat depremlerinin ardından hayata geçirdiği proje ve çalışmalarla bölgeye desteğini sürdürmeye devam ediyor.
Vakfın desteğiyle, EkoDoku Sürdürülebilir Yaşam Kooperatifi, Hacı Bayram Veli Üniversitesi ile Hatay Sosyal ve Kültürel Kalkınma Derneğinin yürüttüğü Barış İpeğinin Keten ve Kendirle Yolculuğu projesi, deprem bölgesindeki kadınlar ve gençler için sürdürülebilir istihdam imkanları sağlamayı hedefliyor.
Bu kapsamda Bilkent Otel ve Konferans Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, EkoDoku’nun HarmoniUnity 2025 Yaz Koleksiyonu tanıtıldı. Organizasyonda, depremzede kadınların ürettiği yenilikçi ürünler, ıhlamur baskı, dokuma atölyesi ve sepet örücülüğü atölyelerinde sergilendi.
“Bölgedeki kadın istihdamına katkı sağlamayı amaçladık”
Etkinlikte AA’ya açıklamalarda bulunan İbrahim Çeçen Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Günseli Çeçen, depremzedelerin toplumsal hayata adapte olmaları için plan yaptıkları dönemde EkoDoku Sürdürülebilir Yaşam Kooperatifi’yle karşılaştıklarını, bölgedeki kadın istihdamına katkı sağlamak amacıyla bu projede bir araya geldiklerini belirtti.
Çeçen, “Bu projeyle, hem kültürel mirasımıza sahip çıkmak, hem kadınlarımıza istihdam sağlamak, hem de geleneksel el sanatlarımızı yüceltmek adına Eko Doku’ya desteğimizi sunduk. Böylelikle, bir işbirliği başladı. Çok da güzel bir proje oldu.” dedi.
Projede, EkoDoku Sürdürülebilir Yaşam Kooperatifi’ne yer tahsis ettiklerini ve dokuma alanları kurmasına yardımcı olduklarını aktaran Çeçen, depremzedeler için bölgede “Meslek Edindirme Merkezleri” açtıklarını, Eko Doku ile bu merkezlerde tanıştıklarına değindi.
14 kadının Meslek Edindirme Merkezlerinde eğitim aldığını vurgulayan Çeçen, vakıf olarak bu projeyi ilerletmek, daha fazla kadına ulaşmak ve bu geleneğin geleceğe aktarılması için katkılarını sürdürmek istediklerini vurguladı.
Dokuma alanına duyarlı yaklaşan herkesten, gönüllü olarak projeye destek vermesi için çağrıda bulunan Çeçen, “Kültürel mirasa katkıda bulunmak, geleneksel el sanatlarımızı yüceltmek, aslında toplumun en çok üstünde durması gereken konulardan bir tanesi. Özellikle doğal afetlerden sonra kültürel mirasını kaybetme tehlikesiyle karşılaşan toplumlar için ciddi anlamda çalışmalar yapılması gerektiğini ve insanları iyileştirmenin en önemli yollarından birinin, bu olduğuna inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Çeçen, İskenderun’daki kurdukları meslek edindirme merkezinde, ipek dokumacılığının yanı sıra geleneksel el sanatlarına da odaklandıklarına değinerek, “Geleneksel Hatay sabunu yapımı, sepet örme kursları gibi alanlarda ekonomiye katkıda bulunacak, kadınları bu ekosistemin içerisine dahil edecek farklı projeler yaptık ve yapmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
“Umut dolu bir hikaye”
Deprem öncesinde de Hatay ve Ankara’da faaliyet gösterdiklerini kaydeden EkoDoku Sürdürülebilir Yaşam Kooperatifi Başkanı Esra Üzel Yüncüler ise 2021’de kooperatifleşmelerinin ardından yaşanan deprem nedeniyle Hatay’da ipekçilik alanında faaliyet gösteren atölyelerinin yıkıldığını, aralarında deneyimli eğitmenlerin de yer aldığı önemli kayıplar yaşadıklarını anlattı.
Tüm yaşananlara rağmen mücadeleyi bırakmadıklarını vurgulayan Yüncüler, şunları kaydetti:
“Depremin ardından Ankara’da dikiş ve tasarım atölyemizi oluşturmaya devam ettik. Hatay’da tekrar ayağa kalkmak için dokumacılık konusunda atölyemizi oluşturmaya çabaladık. Uzun ve yorucu olmasına rağmen umut dolu bir hikaye gerçekleşti. Uluslararası örgütlerden, yerel insanlardan, kooperatif ortaklarımızdan, IC Holding gibi bu işe gönül veren sektördeki aktörlerden destek aldık. Bu sadece parasal bir destek diye algılanıyor ama aynı zamanda ‘gönül desteği’ diyelim. İşbirliğimizi güçlendirdik. Burada da bu işbirliğinin, bu yoldaki son halini görüyorsunuz.”
Bu proje kapsamında, Ankara ve Hatay’da dokuma atölyesi kurulduğunu ve 12 depremzede kadının mesleki eğitim alanında İskenderun’da dokumacılık eğitimi aldığını kaydeden Yüncüler, eğitimlerin devam edeceğini, İskenderun’da ağırlıklı olarak ipekçilik alanında faaliyet gösterdiklerini ifade etti.
Eğitimlerin içeriğinden bahseden Yüncüler, “Çok farklı alanlar da var. Bazıları bambu ve ipek üzerine eğitim alıyor. Aslında dokuma, bir tasarım yolculuğu. İpek böcekçiliği ya da keten kenevir gibi bitkisel liflerde tarım, bir başlangıç alanı. Bu tedarik süreçlerinin hepsine dokunmaya çalışıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Projede tasarımcı olarak yer alan modacı Fırat Neziroğlu ise eski tekniklerle üretilen kumaşların, bugünün moda anlayışıyla birleşmesini sağlamayı amaçladığını kaydetti.
Neziroğlu, “Eskiden sadece iki mevsim giyinirdik. Yani, ya kış, ya yaz. Çünkü zaten Anadolu hep yokluk çekmiş, savaş görmüş. İnsanlar hep zorlukla yaşamış. Artık bu dört mevsimden, hatta ara mevsimlerden de söz ediyoruz. Bu modadan bağımsız, bizim yaşantımızla alakalı. Dolayısıyla buna cevap verebilecek kumaşları farklı şekilde kullanılabilmek, önemli.” şeklinde görüş belirtti.
Depremzedeler süreçten memnun
Projeye Adıyaman’dan katılan depremzede kumaş üreticilerinden Rukiye Tüzsüz, felaketin ardından psikolojik yönden yaşadıkları zorlukları bu projeye katılarak atlattığını, bambudan örerek işledikleri ürünleri sergilemekten keyif aldığının altını çizdi.
Konteyner kentte ikamet ederken komşusundan duyarak projeye katılan Raziye Avcı da kurslar sayesinde sepet örme ve ipek dokuma alanlarında eğitim aldığını, ürünleri sergiledikleri için çok mutlu olduğuna değindi.
Halk eğitimin açtığı kurslara katılan Sıdıka Öztaş ise proje sayesinde ipek dokuma ürünlerinden maddi kazanç elde ettiklerine işaret ederek, “Depremden sonra o kadar iyi geldi ki bu eğitimler… Deyim yerindeyse, ilaç gibi geldi bize. Çok memnunuz.” diye konuştu.
Etkinlik, “Anadolu’nun Dokuma Hazineleri: Gelenekten Mirasa Yerel Dokumalar”, “Anadolu Geleneksel Bez Dokumacılığından Örnekler ve Günümüzdeki Durumu”, “Geçmişin izi, Geleceğin Modası: Anadolu’nun Yerel Dokumalarından Modern Giysi Tasarımları”, “İplikten Kumaşa Tasarım Yolculuğu: EkoDoku Barış İpeğinin Keten ve Kendirle Yolculuk Kumaşlarının Hikayesi” başlıklı oturumlarla tamamlandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Güzel Sanatlar Galerisi’ndeki serginin açılış kurdelesini kesen Filistin’in Ankara Büyükelçisi Dr. Faed Mustafa ve Eskişehir Vali Yardımcısı Oğuz Şenlik, beraberindekilerle eserleri inceledi.
Büyükelçi Mustafa, gazetecilere, serginin Eskişehir ile Gazze halklarını buluşturan bağın göstergesi olduğunu söyledi.
Serginin, Türk halkının Filistin meselesine gösterdiği önemin de bir göstergesi olduğunu ifade eden Mustafa, “Bu sergi, Filistin halkının yaşadığı acıları, zorlukları ve zulmü yansıtmaktadır. Cesur Türk halkının her zaman Filistin halkının yanında durması, aramızdaki kardeşliği ve bağı pekiştirmektedir.” dedi.
Mustafa, bu sergiyle tarihe not düşüldüğünü dile getirdi.
Türklerin cesur ve ilkelerine bağlı bir millet olduğuna, her zaman mazlumun yanında durduğuna dikkati çeken Mustafa, “Bugüne kadar Filistin’e yardım etmeleri bunun bir göstergesidir. Türk halkının Filistin halkına karşı hissettiği kardeşlik bağı sadece bugünün değil, 400 sene öncesine varan ‘tek devlet tek millet’ çatısı altında Osmanlı İmparatorluğu’nun çatısı altında yaşadığımız kardeş gönüllerin bugüne varmış olan bağıdır. Türk halkıyla Filistin halkı arasındaki ortak tarih, bugünkü yaşanan ortak kederler, ortak gelecek planlarını birbirine bağlamaktadır. Bu kardeşlik bağı sonsuza kadar sürecektir.” diye konuştu.
Büyükelçi Dr. Faed Mustafa’nın konuşmacı olarak katıldığı panelle devam eden programa, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir ile çok sayıda kişi katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KANAL D’de izleyici ile buluşmaya hazırlanan ‘Eşref Rüya’ dizisi ocak ayı sonunda sete çıkacak. Yapımını Tims&B’in, yapımcılığını Timur Savcı ve Burak Sağyaşar’ın üstlendiği projenin yönetmen koltuğunda Uluç Bayraktar oturuyor. Ethem Özışık’ın kaleme aldığı dizi, yeni yılda izleyiciyle buluşacak. Dizi için sektörün en çok konuşulan oyuncularından Çağatay Ulusoy ile büyük bir anlaşmaya imza atılmıştı. Yapımda Ulusoy ile başarılı oyuncu Demet Özdemir’in partner olacakları dün kesinleşti ve sosyal medyada büyük bir ilgiyle karşılandı.
EŞREF RÜYA: BİR AŞK, BİR CEZA
Çağatay Ulusoy dizide gözü kara, gücü, parası ve her şeyi olan ama ismini bilmediği bir aşkın esiri Eşref’i canlandırırken, Özdemir ise Rüya’dan sonra Eşref’in kalbini attıran genç müzisyen Nisan rolü ile izleyiciyle buluşacak.
Eşref, çocuk yaşta yetim kalmanın verdiği yalnızlıkla suç dünyasına itilmiş ve yıllar içinde suç dünyasında hüküm süren bir kimliğe bürünmüş. Onun için yetimler, kaybettiği ailesinin yerine koyduğu kardeşleri… Ancak bu aile, suç dünyasının ortasında var oluyor.
Bir yanda yeraltı örgütlerinin başında olmak gibi ağır bir sorumluluk taşıyan Eşref’in diğer yanda hep istediği huzur arayışı bitmiyor. Karşısına beklenmedik bir anda çıkan Nisan ise onu tahmin edilemeyecek bir rüzgarın içine sürükleyecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üniversitenin Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezi Fuaye Alanı’ndaki törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, öğrencileri Filistin konusundaki duyarlılığından dolayı tebrik etti.
Filistin’de bir yılı aşkın süredir orantısız güç kullanıldığını vurgulayan Savaş, şunları kaydetti:
“Ne yazık ki bu katliama sadece İsrail değil, ona destek veren Batılı ülkeler de ortak oluyor. Gazze’de çocuklar, dünyaya gelir gelmez bombalarla tanışıyor. Özellikle bir nesli yok etmek için çocukları hedef alıyorlar. Eğer diğer Müslüman ülkeler de Türkiye kadar cesur duruş gösterebilseydi, bu savaşın seyri farklı olabilirdi. Sevgili öğrenciler, çizdiğiniz her resim, dokunduğunuz her fırça, umuyorum ki bu zulmün durdurulmasına bir vesile olur ve insanlığın yüz karası olan bu durumu oluşturanların yüreklerinde bir kıvılcım oluşturur. Sergide emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.”
Serginin küratörü Dr. Öğr. Üyesi Salimeh Amanjani ise 38 eserle Filistin’de yaşanan zulme dikkati çekmeyi amaçladıklarını söyledi.
Çalışmalarda “mumla-batik” gibi zorlu teknik kullanıldığını ifade eden Amanjani, “Öğrencilerimiz bu teknikle Filistin’deki zorlu zamanları anlatmaya çalıştılar.” diye konuştu.
Sergi, 24 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mustafa Kemal İlkokulunda Yerli Malı Haftası kutlama etkinlikleri çerçevesinde “Yerli Malı Müzesi” oluşturuldu.
Müzede, ilçede geçmişte kullanılan eski eşyalar ve yöresel ürünler, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Okul Müdürü Eren Köylü, müzenin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Yerli Malı Haftası’nı farklı bir etkinlikle kutlamak istediklerini, bu nedenle müze oluşturduklarını söyledi.
“Bir başkadır benim Dodurga’m” sloganıyla oluşturdukları müzede ilçeye has birçok eşyanın sergilendiğini belirten Köylü, “İlçemizde eskiden kullanılan eşyaları ve yöresel ürünlerimizi Yerli Malı Müzesi adı altında sergiledik. İçerisinde 100 yılı aşkın süredir özenle saklanan gelinlik, saat, el işlemeleri gibi eşyaların bulunduğu müze ile amacımız öğrencilerimize yerli malının önemini anlatmak ve onları bu bilinçle yetiştirmek.” dedi.
Açılış töreninin ardından öğrenciler ve davetliler müzeyi gezdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hiranur Camisi’nde 18 yarışmacının katıldığı programda, lise kategorisinde Kütahya Merkez Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Niyazi Emir Ali Haylaz il birincisi oldu.
Ortaokul kategorisinde yine aynı okuldan Ahmet Selim Kaymak, il birinciliğini elde etti.
Haylaz ve Kaymak, bölge yarışmasında Kütahya’yı temsil edecek.
Programa, Tavşanlı Kaymakamı Hayrettin Baskın, İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, İlçe Müftüsü Mevlüt Hakan Asan ve vatandaşlar katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kırklareli Üniversitesi Turizm Fakültesince 3. Merkezi Derslik konferans salonunda gerçekleştirilen etkinlik saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Etkinlikte, Kırklareli Belediyesi ritim grubu gösteri sundu.
Daha sonra hayali Fatih Umutlu, gölge oyunları hakkında bilgi vererek, Karagöz ve Hacivat oyununu sergiledi. Kırklareli Gençlik Merkezi Sanat Eğitmeni Reyhan Küçük de ebru sanatının tanıtarak gösterimini gerçekleştirdi.
Turizm Fakültesi Rekreasyon Yönetimi Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Damla Erdem, konuşmasında, somut olmayan kültürel miras varlıklarının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirtti.
Öğrencilere somut olmayan kültürel miras varlıkları hakkında derslerde teorik bilgiler verildiğini ifade eden Erdem, “Kültürel Mirasın İzinde Geçmişten Geleceğe” etkinliğinde de uygulamalı gösteriminin yapıldığını söyledi.
Etkinliğe katılan herkese teşekkür eden Erdem, “Burada asıl amaç somut olmayan kültürel miras unsurlarını öğrencilerimize derslerde teorik alt yapısını oluşturarak anlatıyoruz fakat biraz da pratikte eğlenerek öğrenmelerini istedik. Bu nedenle etkinliği tasarladık ve keyif alınan bir etkinlik oldu.” dedi.
Etkinlik sonunda Halk Dansları Eğitmeni Aydın Elbasan koordinatörlüğündeki Kırklareli Belediyesi Halk Dansları Topluluğu gösteri sundu.
Etkinliğe Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Cevdet Altunel, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Nilüfer Vatansever Toylan ve Öğretim Üyesi Mustafa Kesici ile öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Birliğin kurucu başkanı Cavit Kocaçay, yaptığı açıklamada, Kütahya’da faaliyet gösteren gazeteciler olarak kentin basın sektörüne katkıda bulunmayı amaçladıklarını söyledi.
Gazetecilik mesleğinin gelişimine destek sağlamak, vatandaş ve gazeteci arasındaki diyaloğu geliştirmek, yerel basını daha güçlü hale gelmesini sağlamayı hedeflediklerini belirten Kocaçay, şöyle konuştu:
“Kütahya Gazeteciler Birliği, sadece gazetecilerin değil, aynı zamanda toplumun da yararına olacak birçok projeye imza atmayı amaçlamaktadır. Eğitim, dayanışma, etik değerler ve basın özgürlüğü konularında farkındalık oluşturarak, aynı zamanda gazetecilerin mesleki hayatlarını kolaylaştıracak imkanlar sunmayı, yerel gazetecilerin birbirleriyle güçlü bir dayanışma içinde olmalarını teşvik ederek, daha verimli bir ortamın oluşmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir.”
Birlik olarak, Kütahya’daki tüm gazetecilere ve basın sektörüne yeni bir soluk getireceklerini aktardı.
“Birlik olarak ayrıştırıcı değil birleştirici olacağız” diyen Kocaçay, “Kütahya Gazeteciler Birliği olarak üyemiz olsun olmasın, sahada çalışan tüm basın mensuplarımızın her daim yanında olacağız. En hassas olduğumuz konulardan birisi de, halkın nazarında saygın bir meslek olan gazeteciliğin itibarının korunması için gerekli önlemleri almakta kendimizi yükümlü hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Özel bir okulun kütüphane açılışı için Kocaeli’nin İzmit ilçesine gelen spiker ve yazar Seda Öğretir, öğrencilerle bir araya geldi. Açılış öncesinde imza ve söyleşi programı düzenleyen ünlü spiker, söyleşi sırasında minikler ve velileriyle interaktif oyunlar oynadı. Oyunu kazanan velilere ve öğrencilere hediyeler veren Öğretir, söyleşi sonrasında miniklerin kitaplarını imzaladı. İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Süleyman Özdemir’in de katıldığı etkinlikte öğrenciler ve veliler keyifli anlar yaşadı.
“Gerçekten samimi bir ilgiden söz ediyorum”
Gazeteciliğe başlamak isteyenlere tavsiyelerde bulunan Seda Öğretir, “Öncelikle dünyanın meselelerine ilgi duymaları gerekiyor ama gerçekten samimi bir ilgiden söz ediyorum. Sadece Ortadoğu, Avrupa coğrafyasında, komşularımızda olan bitenler değil. Uzak mesafelerde ülkelerde olan bitenlerle de ilgilenmeleri gerekiyor. Dünya meselelerinin hepsiyle ilgilenmeleri gerekiyor. Ayrıca ülkemizin yakın tarihini de bence iyi bilmeleri gerekiyor. Özellikle cumhuriyet kurulduktan sonraki siyasi tarihi çok iyi bilmeleri gerekiyor. Çünkü hepsi üst üste gelen ve hepsi birbirinin parçası geriye dönük referansları anlayamadığınız zaman, referansları doğru yerlerde veremediğiniz zaman gazeteci açısından iyi olmuyor. Meraklı olmak, soru sormak ve bu yetenekleri kaybetmemek işimizin olmazsa olmazlarından” dedi.
Eşi Cem Öğretir ile aynı meslekte olmanın zorluktan ziyade kolaylık sağladığını da dile getiren Seda Öğretir, “Arada bir rekabet yok, anlayış ve iş birliği var” ifadelerini kullandı. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce, Beypazarı’nı Ankara’da düzenlenecek İstiklal Marşı’nı güzel okuma yarışmasında temsil edecek öğrencinin belirlenmesi amacıyla Kaymakamlık Toplantı Salonu’nda yarışma yapıldı.
Yarışmada jürinin yaptığı değerlendirmeler sonucunda Kemal Milaslı İlkokulu öğrencisi Metehan Altındağ ile Gazi Gündüzalp Ortaokulu öğrencisi Ahmet Özdemir birinci oldu.
Öğrenciler ilçeyi Ankara genelindeki yarışmada temsil etme hakkı kazandı.
Etkinliğe İlçe Milli Eğitim Müdürü Adem Uslu da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bir restoranda dernek üyesi ve gazeteci Mustafa Soner’in ev sahipliğini yaptığı programa, Nizip Gazeteciler Derneği Başkanı Ali Kılıç ile yerel ve ulusal basın mensubu temsilcileri katıldı.
Dernek üyeleri, daha sonra ilçenin tarihi ve turistik mekanlarını gezme imkanı buldu.
Nizip Gazeteciler Derneği Başkanı Ali Kılıç, organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bizi böylesine güzel bir organizasyonla buluşturan değerli üyemiz Mustafa Soner’e teşekkür ediyorum. Halfeti’nin doğal ve tarihi zenginliklerini yerinde görmek hepimize büyük mutluluk verdi.” diye konuştu.
Soner ise gazetecilerle bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akciğer kanseri tanısı konulan ve uzun süredir Etlik Şehir Hastanesi’nde yaşam mücadelesi veren şarkıcı Turgut Karataş, sabaha karşı hayata gözlerini yumdu.
Karataş, mide rahatsızlığıyla gittiği hastanede kanser olduğunu öğrenmişti ve geçtiğimiz ay entübe edilmişti.
“BU DA BENİM SİZE VASİYETİMDİR…”
Ünlü şarkıcının cenazesinin bugün Mamak Ortaköy Mezarlığı’nda defnedileceği bildirildi.
Ankaralı Turgut’un vefatının ardından ortaya çıkan vasiyeti ise yürek sızlattı.
Turgut, geçtiğimiz yıllarda verdiği bir röportajda, “Benim bu dünyada malım mülküm kalmadı. Sadece bu sazım var. Onu da Ankara’da bir müzeye koyarsanız sevinirim. Bu da size vasiyetimdir” demişti.

EVLATLARINI REDDETMİŞTİ
Son yıllarda yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle tedavisi için yardım toplayan Turgut, bu paralara çocukları tarafından el konulmak istediğini belirterek, evlatlarını reddetmişti.
Yalnızca kızı Eylem Boran ile görüşen Ankaralı Turgut, kızı Eylem dışında diğer çocukları Haydar, Özlem, Hasret ve Ersoy’un tedavisi için toplanan paraları istediğini söyleyerek, “27 senedir benim paramla geçiniyorlar, hiç kendileri para kazanmış mı? Baba parasıyla damat besliyoruz! Haydar, Özlem, Hasret hepsi aynı… Ersoy zaten nankörün başı! Bunlar çete olmuş. Hiç helâl para kazanmışlar mı, helâl para yemişler mi? Bana toplanan yardım paralarını, beni tehdit edip almak istiyorlar. Bunlar, yalancı, iftiracı herkes bilsin!” demişti.

Can Badak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenomen dizilerden ‘Aşk-ı Memnu’da rol alan Batuhan Karacakaya, ‘Bülent’ karakteriyle adını geniş kitlelere duyurdu.
SÜRPRİZ AŞK
Hem oyunculuk kariyerine devam eden hem de mimarlık yapan Batuhan Karacakaya’nın Survivor 2025 kadrosunda yer alacağı iddia ediliyor. Instagram hesabından sık sık antrenman videosu paylaşan Karacakaya’dan bu kez sürpriz bir kare geldi.
Karacakaya, sevgilisi Sinem Akar ile birlikte olduğu fotoğrafı ilk kez Instagram hesabından takipçileriyle paylaştı.
Aynı kareyi Sinem Akar’ın da kendi hesabından paylaştığı görüldü.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yaşadıkları aşkla magazin gündeminden düşmeyen ekranların güzel oyuncularından Devrim Özkan ve Galatasaray’ın yıldız oyuncusu Lucas Torreira’dan evlilik haberi bekleyen hayranları yıkıldı.
HER ŞEYİ SİLDİLER
Evlenecekleri konuşulan ünlü çiftten ise şaşırtan bir hamle geldi. İkili Instagram’dan karşılıklı olarak birbirlerini takipten çıktı. Devrim Özkan sevgilisi Lucas’la olan bütün fotoğraflarını sildi. Çiftin ayrıldığı konuşuluyor.
Özkan, sevgilisini futbol maçlarında yalnız bırakmıyor, her fırsatta aşkını dile getiriyordu.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şu sıralar Sinem Ünsal ile Uzak Şehir dizisiyle ekranlarda olan Ozan Akbaba gündem oldu.
Her hafta sosyal medyada da fırtınalar estiren Uzak Şehir, İnci Taneleri de tahtından etmeyi başardı. Dizi her geçen hafta reytinglerde yükselmeye devam ederken başrol oyuncusu Ozan Akbaba’nın yaptığı bir yorum ise gündem oldu.
Akbaba, bir sosyal medya hesabının yaptığı Photoshop’u çok sinirlendi.
“AŞIRI KOMİK”
Kendisine gelinlik giydiren kullanıcıya dayanamayıp yorum yazdı. Oyuncu, “Bu aşırı komik tweet’in etkileşimleri para kazandırıyor mu bari? Photoshop’u lisanslı kullandığına değsin diye diyorum” dedi.
Ünlü oyuncunun tepkisi tartışma yarattı. Kimisi ünlü oyuncuyu haklı bulurken kimisi de gereksiz bir tepki verdiğini savundu.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kuzey Yıldızı İlk Aşk dizisindeki karakteriyle ünlenen Nilsu Berfin Aktaş, şu sıralar Şakir Paşa Ailesi: Mucizeler ve Skandallar adlı dizide Ayşe karakterini canlandırıyor.
Şu sırala hem dizi hem de film için sette olduğunu söyleyen Aktaş 10 kilo verdiğini açıkladı.
“ÇOK YOĞUNUM”
Güzel oyuncu, “Her şeye aynı anda yetişmek çok zor oluyor. Gece 4’te film seti bitiyor sabah 8’te sizi seti başlıyor. 2 aydır böyle bir döngüdeyim hiç vaktim yok. Çok yoğun olduğu için verdim ama iyi oldu” ifadelerini kullandı.
Güzel oyuncu son dönemde Sadece Bir An adlı film için yoğun tempoda çalışıyor. Filmde rapçi Çakal başrolde.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ekranların en beğenilen kadınlarından 46 yaşındaki Mine Tugay estetiksiz hali konuşulurken yeni bir paylaşım yaptı.
Tugay, leopar desenli sütyen-ceket ve etek kombiniyle adından söz ettirdi. Mine Tugay’ın cesur tarzına yine beğeni yağdı.
“AMELİYAT OLDUM”
Son olarak yaptığı bir açıklama Tugay estetikle ilgili şunları söylemişti:
“Zamanında yapılan bir dolgunun sol gözümün altında donması nedeniyle birkaç ameliyat olmak zorunda kaldım. Şişmeler ve çökmeler oluyor, son olarak orada oluşan bir kist nedeniyle ameliyat oldum ve kortizon tedavisi görüyorum.”



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Artık oyunculuk da yapmaya başlayan ilk filmi Esas Oğlan’ın şu sıralar heyecanını yaşayan ünlü şarkıcı Hadise, yaptığı açıklamalarla dikkat çekmeye devam ediyor.
Youtube’ta İbrahim Selim’in programına konuk olan Hadise eski ilişkisi hakkında açıklama yaptı.Ünlü ismin bu açıklamasına Sinan Akçıl’dan yanıt gecikmedi.
“KAVGALIYDIK”
Hadise yaptığı açıklamada, “Bir kavga yaşandı ben çıktım evden. Otele gittim peşimden geldi. Olur ya ilişkilerde ayrılma süreci başlamıştır, ayrılamazsın.
“TELEFONUNDAN VİDEOYU GÖRDÜM”
Telefonumu şarj eder misin dedi. Birden her şeyi senkronize etmek ister misin çıktı ben de evete bastım. Kendisini çekmiş aynada aşırı fazla ayna pozları. Ondan sonra bir video izledim” dedi.
“TAM BÖYLE OLMADI”
Akçıl’dan yanıt gecikmedi. 2.sayfada yer alan habere göre Sinan Akçıl, “Ben hikayeyi bu şekilde hatırlamıyorum tam olarak ama neyse. Bir kadının lafı üzerine laf söylenmez. Eski defterler çoktan kapanmıştır” açıklamasında bulundu.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sağlık alanında çığır açan bir keşif gerçekleştirildi.
İngiltere Nottingham Üniversitesi’nden bilim insanları, insan vücudunun doğal iyileşme yeteneklerinden ilham alarak, hastaların kendi kanını kullanarak kırık kemikleri tedavi edebilecek yenilikçi bir implant geliştirdi.
Bu çığır açıcı çalışmadan elde edilen sonuçlar, ileri malzeme bilimi alanında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
İnsan vücudu küçük yaralanmaları, kan pıhtılaşması gibi doğal süreçlerle hızla onarabiliyor. Ancak daha büyük hasarlarda bu mekanizma yetersiz kalıyor.
ONARIM SÜRECİNİ HIZLANDIRACAK
Nottingham Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu sorunu çözmek için vücudun doğal onarım sürecini geliştiren özel bir malzeme geliştirdi.
Bu malzeme, “rejeneratif hematom” (RH) adı verilen ve yaralanmalarda dokuyu onarmak için oluşan yapıları destekliyor.
Araştırmacılar, laboratuvarda geliştirdikleri “peptit amfifil” adı verilen proteinleri insan kanına ekleyerek RH’nin daha güçlü ve etkili bir şekilde oluşmasını sağladı.

DAHA GÜVENLİ VE HIZLI
Araştırma ekibine göre, yeni malzeme kanla kolayca birleşebiliyor ve istenildiğinde üç boyutlu yazıcıyla üretilebiliyor.
Çalışmanın ortak yazarı Dr. Cosimo Ligorio, bu yaklaşımın büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:
İnsan kanını, son derece rejeneratif implantlara dönüştürmek hem güvenli hem de kolay bir süreç. Kan ücretsiz bir kaynak ve hastalardan yeterli miktarda elde edilebiliyor”

TESTLER BAŞARILI OLDU
Ekip, yöntemi sıçanlar üzerinde test etti. Araştırmacılar, sıçanların kanına peptitler ekleyerek güçlü RH yapıları oluşturdu ve bu yapıları hayvanların kafatasındaki boşluklara yerleştirdi.
Sonuçlar oldukça çarpıcıydı:
Yeni implant kullanılan sıçanlarda kemik oluşumu oranı 6 hafta içinde yüzde 62’ye ulaştı.
Hiç tedavi edilmeyen sıçanlarda bu oran sadece yüzde 30’du.
Hâlihazırda kullanılan yapay kemikle tedavi edilenlerde ise iyileşme oranı yaklaşık yüzde 50 olarak kaydedildi.
UMUT VERİCİ BİR KEŞİF
Araştırmacılar, yeni yöntemin insanlarda kullanılması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Ancak ilk bulgular, bu yaklaşımın rejeneratif tıp alanında büyük bir fark yaratabileceğini gösteriyor.
Bu yeni tedavi yöntemi, gelecekte kemik kırıklarını tedavi etmek için hastaların kendi kanını kullanarak daha doğal ve etkili bir çözüm sunabilir.
Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da yaşayan avukat Hüseyin Önal, ses kısıklığı ve yutma güçlüğü şikayetiyle başvurduğu Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) bölümünde, 3’üncü evre ‘gırtlak kanseri’ tanısı aldı.
Aldığı haberle sarsılan Önal, tümörün alınması için ameliyat geçirdi.
Başarılı geçen operasyonun ardından Önal’ın yutma sorunu çözüldü; ancak sesini kaybetti.
“KULLANIRKEN ÖZGÜRLÜK SANDIM, BENİ ESİR ALMIŞ”
Yazarak iletişim kurabilen Hüseyin Önal, 35 yıl boyunca günde 2 paket sigara içtiğini ifade etti. Önal, “Sigarayı kullanırken keyif ve özgürlük sanırdım. Oysa o beni esir aldı. Sigarayı 2 yıl önce bıraktığımda artık çok geç kalmıştım.
Aslında 2017 yılında tansiyon nedeniyle ölümden döndüm. Sigara beni uyardı, aldırmadım. Çok iyi bir sporcuyken ve çok konuşkan bir insanken şu an yaşam mücadelesi veriyorum” ifadelerini kullandı.

“GIRTLAK KANSERİNDEN EN ÖNEMLİ NEDEN SİGARA”
Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği’nden Prof. Dr. Aydın Acar, gırtlak kanserinin ses kısıklığı ile beraber bazen boyunda kitlelerle, bazen yutma problemleriyle, bazen kilo kaybıyla kendini gösterilebildiğini söyleyerek, “Gırtlak kanseri, kıkırdak yapısıyla korunduğu için erken evrede teşhis edilebilir. Erken evrede son derece yüz güldürücü sonuçlar elde ettiğimiz bir kanser şekli. Hüseyin Bey bize biraz maalesef geç geldi. 3’üncü evrede yakaladık kanseri; ama yine de ameliyatını gerçekleştirdik.
Yaptığımız operasyonla tümörü temizledik, yutma problemini hallettik. Konuşma problemi için 1,5 ay sonra protez uygulaması yapacağız. Hastamızın en kötü özelliği çok sigara içmesi. Gırtlak kanserinde özellikle sigarayı vurgulamak çok önem arz ediyor. Sigara gırtlak kanserinde en önemli neden. Bu hastalığa yüzde yüz oranında sigara neden oluyor” diye konuştu.

“PROTEZLE SESİNİ DUYURABİLECEK”
Prof. Dr. Aydın Acar, Önal’ın protez sürecine ilişkin de konuşarak, “Hastamızın mesleği avukatlık olduğu için sese ihtiyacı var. Yani sesinden profesyonel olarak para kazanması gerekiyor. Protezle sesini karşıya duyurabilecek, derdini anlatabilecek. Şimdi patoloji sonucunu bekleyeceğiz. Patoloji sonucundaki sonuca göre belki ilave ek doz radyoterapi ihtiyacımız olacak.
Sonrasında da bu hastanede biz yaklaşık 5 yıl akraba gibi olacağız. 5 yıl içerisinde belli dönemlerde takiplerimiz olacak. 2 hafta üzeri ses kısıklığı olanlar mutlaka bir KBB doktoruna başvursunlar ve ilaveten sigaradan mutlaka uzak dursunlar. Bu tür kanserlerin tedavisi var ve tedaviler sonucunda teknolojiler geliştikçe son derece başarılı sonuçlar almaktayız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kalp krizi genellikle kalbi besleyen damarların tıkanması sonucunda meydana gelir.
Erken teşhis hayat kurtarıcıdır.
Kalp krizinin yaygın belirtileri şunlardır:
1. Göğüs ağrısı (En önemli belirti)
Göğüsün orta kısmında sıkışma, baskı, doluluk ya da yanma hissi.
Ağrı birkaç dakika sürebilir veya gelip geçebilir.
2. Vücudun diğer bölgelerine yayılan ağrı
Ağrı genellikle sol kola, omuza, sırta, boyuna, çeneye veya mide bölgesine yayılabilir.
3. Nefes darlığı
Fiziksel aktivite yapmadan bile nefes alıp vermede zorluk hissedilebilir.
Göğüs ağrısı ile birlikte ya da bağımsız olarak görülebilir.
4. Terleme
Soğuk soğuk terleme yaşanabilir.
Bu genellikle ani ve yoğun bir şekilde olur.

5. Halsizlik ve baygınlık
Aşırı yorgunluk, ani güç kaybı veya baş dönmesi hissi.
6. Bulantı ve kusma
Özellikle kadınlarda veya diyabetli hastalarda bu belirti daha yaygın görülebilir.
7. Hızlı veya düzensiz kalp atışı
Çarpıntı ya da düzensiz nabız hissi eşlik edebilir.
KADINLARDA BELİRTİLER DAHA FARKLI OLABİLİR
Kadınlarda kalp krizi belirtileri, klasik göğüs ağrısının yanı sıra:
Mide bulantısı,
Hazımsızlık,
Ani halsizlik,
Çene veya sırt ağrısı gibi farklı şekillerde de kendini gösterebilir.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ağız yaraları (aft, pamukçuk, yara) genellikle rahatsızlık verici olabilir ve yemek yeme, konuşma gibi günlük aktiviteleri etkileyebilir.
Doğal çözümler, genellikle hafif vakalarda etkili olabilir.
İşte ağız yaraları için bazı doğal çözümler:
1. TUZLU SU GARGARASI
Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz ekleyip karıştırın. Bu karışımla günde birkaç kez ağzınızı çalkalayın.
Antibakteriyel özellikleriyle enfeksiyonu azaltabilir ve yaraların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olabilir.
2. KARBONAT
Bir miktar karbonatı biraz suyla macun kıvamına getirip yaranın üzerine sürün. Birkaç dakika beklettikten sonra ağzınızı durulayın.
İyileşmeyi hızlandırabilir ve enfeksiyonu önleyebilir.

3. BAL
Saf balı yaranın üzerine ince bir tabaka halinde sürün. Günde 2-3 kez tekrarlayın.
Antibakteriyel ve nemlendirici özellikleri sayesinde ağrıyı hafifletebilir ve iyileşmeyi hızlandırabilir.
4. HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI
Yaralı bölgeye temiz bir pamuklu çubuk yardımıyla Hindistan cevizi yağı sürün. Günde birkaç kez tekrarlayın.
Antibakteriyel ve antifungal özellikleri ile enfeksiyonu önlemeye yardımcı olabilir.
5. ALOE VERA
Taze aloe vera yaprağından çıkan jeli yaranın üzerine sürün. Günde 2-3 kez uygulayın.
Yatıştırıcı etkisiyle ağrıyı hafifletebilir ve iyileşmeyi hızlandırabilir.
6. PAPATYA ÇAYI
Bir fincan sıcak suya papatya çayı poşeti koyup demleyin, ılık hale geldiğinde gargara yapın.
Papatya anti-inflamatuar özelliklere sahiptir ve yara üzerindeki ağrıyı hafifletebilir.
7. YOĞURT
Günlük olarak sade yoğurt tüketin.
Probiyotikler ağızda sağlıklı bir bakteri dengesi oluşturarak iyileşmeye katkıda bulunabilir.

8. ELMA SİRKESİ
Bir bardak suya bir çay kaşığı elma sirkesi ekleyip karıştırın. Bu karışımla gargara yapın.
Doğal bir dezenfektan gibi çalışarak yaraların temizlenmesine yardımcı olabilir.
9. SARI KANTARON YAĞI
Küçük bir miktarı yaranın üzerine direkt olarak sürün.
Doğal bir yara iyileştirici olarak bilinir ve ağrıyı azaltabilir.

10. BOL SU İÇMEK
Dehidrasyonu önleyerek ağız mukozasının sağlıklı kalmasına yardımcı olur.
EDİTÖR NOTU
Eğer ağız yaralarınız sık sık tekrarlıyor, büyük boyutlardaysa ya da uzun süre geçmiyorsa mutlaka bir doktora danışmalısınız.
Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sosyal medya platformları WhatsApp, Instagram, Facebook’ta erişim sorunu yaşandı.
Kullanıcılarından gelen bilgilere göre 21.00 itibarıyla mesajlaşma uygulamasında erişim sorunları yaşanmaya başladı..
Yaşanan problem sonrası beklenen açıklama Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan’dan geldi.
Ancak, henüz META’dan resmi bir açıklama yapılmadı.
“EKİPLERİMİZ SÜRECİ TAKİP ETMEKTEDİR”
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, X üzerinden yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Whatsapp servislerinde global bir hizmet kesintisi olduğu Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezimiz tarafından raporlanmıştır.
Ekiplerimiz süreci takip etmektedir.
YENİDEN ERİŞİM SAĞLANDI
WhatsApp, Instagram, Facebook’ta yaşanan kısa süreli sorunun ardından, uygulamalara yeniden erişim sağlandı.
Dilay Kaynak
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Olay, akşam saatlerinde İslahiye Devlet Hastanesi acil servisinde meydana geldi. İddiaya göre, emekli polis memuru M.K., rahatsızlığı nedeniyle geldiği acil serviste tedavi olduktan sonra bekleme salonuna geçti. Salonda bir süre yakınlarıyla telefon görüşmesi yaptığı öne sürülen şahıs, daha sonrasında ise üzerindeki beylik tabancası ile kafasına ateş etti. Olay sonrası acildeki doktorların müdahalesine rağmen şahıs hayatını kaybetti. Cenaze, polis ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından morga kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mersin’den Samsun’a giden Mehmet Mert Tekeli idaresindeki 33 AZF 071 plakalı tır, Bekdiğin Mahallesi mevkisinde yoldan çıktı.
Tır, sürüklenip yol kenarındaki reklam panosuna çarparak şarampole devrildi.
Araçta sıkışan sürücü, Samsun Büyükşehir Belediyesi Havza İtfaiye Gurup Amirliği ekiplerince çıkarılarak, sağlık ekibi tarafından Havza Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BAKANLIK, TEKRARLANMAMASI İÇİN ÖNLEM ALDI
Daily Mail’de yer alan habere göre; Bakanlık, benzer bir olayın tekrarlanmaması için önlemler aldığını açıkladı. Personel eğitimi, laboratuvar prosedürlerinin yeniden gözden geçirilmesi ve izinlerin denetlenmesi bu önlemler arasında yer alıyor. Yetkililer, materyallerin doğru şekilde saklanmasını ve kaydının eksiksiz tutulmasını sağlamak için laboratuvar çalışanlarına yönelik denetimleri artıracak.
KAYIP ÖRNEKLER İMHA EDİLMİŞ OLABİLİR Mİ?
Queensland Baş Sağlık Yetkilisi John Gerrard, kayıp virüs örneklerinin halk için minimal bir risk oluşturduğunu belirtti. Dr. Gerrard, “Düşük sıcaklıklı bir dondurucu dışında saklanan virüs örnekleri hızla bozulur ve enfekte edici özelliklerini kaybeder” dedi. Ayrıca, kayıp örneklerin büyük olasılıkla rutin laboratuvar prosedürü olan otoklavlama yöntemiyle imha edilmiş ancak bu işlemin kaydedilmemiş olabileceğini vurguladı.
İNSANLARDA DAHA ÖNCE GÖRÜLMEYEN VİRÜS
Dr. Gerrard, Queensland’de son beş yılda Hendra veya Lyssavirus enfeksiyonuna rastlanmadığını ve Hantavirus’un Avustralya’da insanlarda hiç görülmediğini söyledi. Bu durum, kamuoyundaki endişeyi hafifletmek için bir güvence olarak sunuldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra’dan Çorum’a yaş sebze taşıyan Selçuk Kabakçı yönetimindeki 50 ADD 863 plakalı kamyonun arka lastiği, Yenimahalle Mahallesi Atakent Cami yakınlarında yerinden fırlayarak önce trafik direğine daha sonra da otobüs durağında bekleyen Feyzanur Katar’a (27) çarptı.
Teker, olay yerinden o sırada geçen 37 AAG 986 plakalı başka bir kamyona çarparak durabildi.
Çarpmanın etkisiyle otobüs durağındaki camlar kırıldı genç kız yaralandı.
Katar, olay yerine sevk edilen 112 Acil Servis ambulansıyla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.
Sürücü ise ekipler tarafından gözaltına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Mersin’den Samsun yönüne seyir halinde olan Mert Tekeli yönetimindeki 33 AZF 071 plakalı tır, Bekdiğin Mahallesi mevkiinde direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu kontrolden çıktı. Yoldan çıkan tır, bir süre ilerledikten sonra yol kenarındaki reklam panosuna çarparak uçuruma yuvarlandı.
Kazanın ardından olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan sürücü Mert Tekeli, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Havza Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BM, Gazze’de yetersiz beslenme nedeniyle her ay tedaviye alınan çocuk sayısının 4 bini geçtiğini açıkladı.
Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dujarric, Gazze’deki insani yardım ortaklarının un dağıtımı yaptığını belirterek, her aileye stoklar yenilendikçe 25 kilogram un vermeye çalıştıklarını söyledi.
Dujarric, Deyir Balah’da 25 kilogram unun fiyatının 280 dolar civarına çıktığını ve Gazze’ye daha fazla gıda yardımı yapılmasının derinleşen açlıkla müdahale için kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.
Gazze’de 5 yaş altı 346 bin çocuktan 151 bininin yetersiz beslenme için sağlık taramasından geçirildiğini aktaran Dujarric, temmuz ayından bu yana yetersiz beslenme nedeniyle tedaviye alınan çocuk sayısının her ay 4 bini geçtiğini bildirdi.
BM ve ortaklarının çocuklara tamamlayıcı besin ulaştırmaya devam ettiğini vurgulayan Dujarric, tüm engellemelere rağmen 146 bin çocuğa ulaşabildiklerini ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bafra Devlet Hastanesi bahçesinin inşaat çalışmaları sonrası güzel bir görünüme kavuşması için düzenleme ve ağaçlandırma çalışması gerçekleştirildi.
Bafra ve Alaçam Orman İşletme müdürlüklerinin katkılarıyla temin edilen fidanlar, Bafra Devlet Hastanesi bahçesinde toprakla buluşturuldu.
Bafra Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Alaiddin Domaç, diktikleri fidanlarla gelecek nesillere daha yeşil bir çevre bırakmayı amaçladıklarını kaydetti.
Etkinliğe Bafra Orman İşletme Müdürü Mustafa Bayraktar, Alaçam Orman İşletme Müdürü Ali Hakan Çelik ile hastane personeli katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İZMİR’in Çeşme ilçesinde, evlerinde yaktıkları sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen Mustafa ve Saliha Arda çifti hayatını kaybetti.
Olay, Germiyan Mahallesi’nde meydana geldi. Mustafa ve Saliha Arda çiftinden haber alamayan yakınları, oturdukları eve gitti. Yakınları, burada kapının açılmaması üzerine durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine eve jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çilingir yardımıyla eve giren ekipler, Mustafa ve Saliha Arda’nın yerde hareketsiz yattığını gördü. Olay yerinde yapılan incelemede, çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. İlk belirlemelere göre, çiftin sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendiği öğrenildi. Çiftin cenazesi, incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, akşam saatlerinde Adıyaman’ın Sincik ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, R.K. yönetimdeki 02 D 8124 plakalı minibüs, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun kenarına savruldu. Kazada sürücü ile A.Ü., O.Y., A.Ö., H.Ö., H.I., O.K., A.I., M.Ö. yaralandı. Yaralılar, olay yerine gelen 112 sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Sincik ve Kahta Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralılardan A.I. ve M.Ö., Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiği ve sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenildi.
Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldı. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre kaza, Nihat Kantarcı Caddesi üzerinde saat 21.30 sıralarında meydana geldi. Çarşı merkezinden gelen S.A. idaresindeki 67 ZF 622 plakalı otomobil, Barbaros Caddesi’ne girmek üzere iken Nadır mevkiinden çarşı istikametine giden M.B. yönetimindeki 67 ADP 787 plakalı motosikletle çarpıştı. Kazada motosiklette sürücüsü M.B. ile yolcu E.Ç. yaralandı.
Bölgeye çok sayıda 112 Acil Sağlık ile polis ekibi sevk edildi. Yaralılar, kişi sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Çaycuma Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Öte yandan kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Polis kazayla ilgili inceleme başlattı. – ZONGULDAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında Galatasaray 4 Eylül Stadyumu’nda karşılaştığı Sivasspor’u 3-2 mağlup etti. Olaylı maça orta hakem Turgut Doman, son dakikalarda verdiği kararla gecenin en çok konuşulan ismi oldu. İşte Sivasspor-Galatasaray maçında yaşananlar…

Sivasspor’u mağlup eden ve zirve yarışında hata yapmayan Sarı-kırmızılılar bu sonuçla puanını 38 çıkardı ve liderliğini sürdürdü. Aslan ligde gelecek hafta Trabzonspor’u ağırlayacak.

Galatasaray’ın gollerini Yunus Akgün, Victor Osimhen ve Barış Alper kaydederken, Sivasspor’un gollerini Rodrigues ve Bekir Böke attı. Sarı-kırmızılı takımda Metehan Baltacı 16. dakikada kırmızı kart gördü.

Olaylı maça damga vuran pozisyon ise Rey Manaj’ın son dakikalarda Barış Alper’e yaptığı faul oldu.

MANAJ SARI KART GÖRDÜ
Maçın hakemi Turgut Doman, Barış’ın bileğine basan Rey Manaj’a sarı kart gösterdi. Devreye giren VAR, hakem Turgut Doman’ı pozisyonu izlemeye davet etti.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Önceden alın
Yüksek topuklular, kutusundan çıkar çıkmaz asla rahat olmazlar. Özellikle de belirli bir gün için alındılarsa, giymek için biraz erken davranılmalıdır. Onlarla geçireceğiniz günden önce evde kısa yürüyüşlere çıkın. Böylece sadece ayaklarınızın kalıba alışmasına ve ayakkabılarınızın açılmasına yardımcı olmaz, onlarla yürürken daha güvenli hissetmenizi de sağlarsınız. Üstelik o önemli günden önce telafi edilmesi gereken problemleri fark eder, çözüme kavuşturursunuz.
Fazla bol, dar olandan iyidir
Konu yüksek topuklular olduğunda asla bollaşacağını düşünerek onları satın almayın! Eğer ayağınıza uygun numara yoksa ama illa o ayakkabıyı almak istiyorsanız, büyük olması küçük olmasından her zaman daha iyidir. Özellikle topuklu ayakkabı giyildiğinde ayaklar şişmeye çok meyillidir.


Topuk şekli önemli
Stilettolar modern çağın işkence aletlerinden biri desek, yalan söylemiş olmayız. Muhteşem gördündüklerinin farkındayız ama incecik bir topuk tüm vücudu nasıl destekler? Bunlar yerine biraz daha geniş topuklar seçebilirsiniz. Topuk ne kadar geniş olursa, adımlarınız o kadar kolay ve rahat olur.
Platform tabanlar büyü gibidir
Platform tabanlı topuklular ayakuçlarındaki baskıyı oldukça azaltır. Ayaklarınız platformsuz topuklularda olduğu kadar eğim kazanmaz ama yine de görünümünüze aynı havayı katacaktır.
Bantlı olanları tercih edin
Eğer topuklu ayakkabı deneyiminiz çok fazla değilse, bilekten bantlı olanlarla yürümeniz çok daha kolay olacaktır. Bu tip ayakkabılar, ayaklarınızı korur, kaymayı önler ve ekstra destek sağlarlar.
Jel pedler
Ayakkabının içinde doğru yerlere konulan jel petler hayat kurtarıcı olabilir! Yapışkan özelliğini kaybetmediklerinden emin olun ki kayıp işlevlerini kaybetmesinler.
Moleskin
Moleskin, ayakkabı ile ayağınızdaki sorun yaşayan bölgeler arasında zarif bir bariyer görevi görebilecek incelikte pamuklu kadife türü bir kumaştır. Ayağınızı ağrıtan ayakkabılarınızda moleksin kullanabilirsiniz.


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Love bombing (Aşk bombardımanı) nedir?
Aşk bombalaması, bir kişinin sizi onunla bir ilişki başlamanız için manipüle etme çabası sonucunda o kişiden etkilenmeniz ve o kişiyi kendinizden daha üstün görerek etki alanına girmeniz gibi sonuçlar içeren bir tür psikolojik ve duygusal istismardıri. Love bombing (Aşk bombardımanı) genellikle televizyonda ve filmlerde romantikleştirilir. Tipik bir aşk bombardımanı hikâyesinde, hevesli biri tarafından takip edilen ve talibine ilgi göstermeyen bir karakter yer alır ancak bu ilişki tasviri aslında pek de gerçekçi değildir. İlgi gösteren kişi, ilgi göstermeyen karakterin sınırlarını, ona aşık olup birlikte olmaya karar verene kadar sürekli olarak ihlal eder.
Aşk bombalaması kasıtlı veya kasıtsız olarak gerçekleşebilir ve bunların altında birtakım psikolojik etkenler yatar. Çoğunlukla romantik partnerler tarafından gerçekleştirilse de aile üyeleri ve arkadaşlar da sizi “bombalamayı” sevebilir. Abartılı ilgi ve şefkat gösterilerinden ne zaman şüphelenmek gerekir?
Aşk bombardımanı davranışları aslında bir tür duygusal istismardır ve ilişkinin herhangi bir aşamasında yaşanabilse de genellikle tanışmanın ilk aşamalarında görülür. Yeni partneriniz sizden gerçekten hoşlanıyor gibi görünebilir, ancak aşk bombalaması çoğu zaman sağlıksız bir ilişkinin uyarı işareti olarak da sayılabilir. Dolayısıyla, eğer ilişkiniz başlangıçta hararetli gidiyorsa ama bir şeyler doğru gelmiyorsa, kendinize sizi bunalmış hissettiren şeyin ne olduğuna bir bakın. İlişkide duygusal şantaj ve manipülasyona uğruyor olabilir misiniz?
Hangi davranışlar aşk bombardımanı belirtileridir?
Bir aşk bombalama döngüsüne yakalandığınızda, sorun işaretlerini fark etmek zor olabilir ancak nereye bakacağınızı biliyorsanız işaretler oradadır. Bir kişinin aşk bombalaması belirtileri sergilemesinin birçok yolu vardır, ancak burada aşk bombalamasının sizin veya tanıdığınız birinin başına gelip gelmediğini belirlemenize yardımcı olacak dört yaygın örnek bulunmaktadır. Aşk bombardımanı yapan kişileri şu davranışlarından tespit edebilirsiniz;
1. “Ruh Eşi” olduğunuzu iddia ederler
Mükemmel uyum sağlayan bir partner bulmak memnuniyet vericidir. Ancak partnerinizi gerçekten tanımak zaman alabilir. Aşk bombalaması meydana geldiğinde, genellikle ilişkinin başlarında “ruh eşi”, “kişisi” veya “diğer yarısı” gibi etiketler uygulanır. Hayatlarında önemli bir figür olarak görülmek onaylayıcı gelse de, onları çok uzun süredir tanımıyorsanız veya kendinizi rahatsız hissediyorsanız bu durum sizin için endişe kaynağı olabilir. Bir ilişkiye başladıktan birkaç hafta sonra “Seni seviyorum” denmesi bile bir tehlike işareti olabilir. Ne kadar hızlı hareket ettiğiniz konusunda kendinizi huzursuz hissediyorsanız partnerinizle konuşmanın zamanı gelmiş olabilir.
2. Abartılı iltifatlar sarf ederler
İltifatlar birbirinize ilgi duyduğunuzu göstermenin harika bir yoludur. Bir ilişkide, özellikle de birbirinizi tanımaya başladığınızda, iltifat etmek olağandışı bir durum değildir. Ancak partnerinizin yaptığı yorumlar abartılı görünüyor ve bunlar özellikle de sizi tedirgin ediyorsa, aşk bombardımanının başka bir işareti olabilir. Tedirgin edici yoğunlukta gelen iltifatlara karşı temkinli davranmak ve bir süre gözlemci olmak iyi bir fikir olabilir.
3. Hediye yağmuruna tutarlar
Hediye vermek, partnerinize değer verdiğinizi göstermenin düşünceli bir yoludur ve onun sizin için ne kadar önemli olduğunu ifade edebilir. Hediye alışverişi de bağınızı güçlendirebilir. Ancak hediye almak daha sonra ilişkiyi manipüle etmek için kullanılabilecek bir taktik olabilir. Bir aşk bombacısı, sevgisinin göstergesi olarak size beklenmedik hediyeler yağdırabilir. Hediye vermek bazı insanlar için bir sevgi dili olsa da hediyelerin gereksiz, istenmeyen, abartılı veya abartılı olması sorun haline gelir. Bu hediyeleri istemediğinizi belirtirseniz ve yine de size vermeye devam ederlerse, bu aşk bombardımanına uğradığınızın bir işaretidir.
Cleveland Clinic’ten Psikolog Dr. Tiani, “Bu, ilk randevudaki çiçeklerden daha fazlasıdır” diye belirtiyor. “Bu hediyeler genellikle oldukça ayrıntılı, pahalı veya sizi kazanmak için büyük satın alımlardır.”
İşte bu hediyelerden bazı örnekler:
Kira, ipotek veya otomobil taksidi gibi önemli yaşam giderlerini finanse eder.
4. Aşırı iletişim yükü yaratırlar
İngilizce’de aşırılığı ifade eden ve zaman zaman Türkçe cümleler arasında kullandığımız bir deyim var; overloaded. Aşırı yüklenmeyi anlatan bu kavram, ilişkideki iletişim için de size aynı şeyleri hissettirmeye başladıysa orada bir durun. Elbette ki ilişkinizi ilk kurduğunuzda partnerinizle daha sık konuşabilirsiniz çünkü birbirinizi tanırsınız ve ilişkinize dair arzularınızı öğrenirsiniz. Sağlam ve sağlıklı bir ilişkiye sahip olmak için iyi bir iletişim gereklidir, ancak yaşadığınız iletişim miktarından dolayı bunalmış hissetmemelisiniz. Bu, nasıl hissettiğiniz hakkında konuşmak ve birbirinizle iletişim kurmanın ikiniz için de işe yarayacak bir yolunu bulmak için mükemmel bir zaman olabilir.
5. Kontrolcü paylaşımlar yaparlar
Aşk bombalaması her zaman bariz hediye gösterilerini, büyük jestleri ve yüz yüze manipülasyonları içermez. Bazen günlük konuşmalarda daha incelikli bir şekilde gerçekleşebilir. Cleveland Clinic’ten Dr. Tiani, “Bunların çoğu sözlü olabilir” diyor. “Eğer aşırıysa ve çok hızlı hareket ediyormuşsunuz gibi geliyorsa, bu aşk bombardımanına uğradığınızın bir işareti olabilir. İlişki devam ettikçe bu durumlar daha da yoğunlaşabilir.” Aşk bombalarını seven bir kişi, onlar ortalıkta olmadığında ne yaptığınızı sık sık kontrol edebilir. Birilerine sizin hakkınızda ne hissettiklerini aşırı şekilde anlatabilirler veya konumunuzu kontrol edebilirler. Bazen, ilişkinizin toplum tarafından kabul edilmesini sağlamak amacıyla sizin hakkınızda ne hissettiklerini çok sık paylaşarak internette aşırıya kaçabilirler.
İlginizi çekebilir: Sağlıklı ilişki nasıl olur?
6. Sonuç almak için acele ederler
“Bombayı” seven insanlar “silahın üzerinden atlama” eğilimindedir. Sizi ruh eşleri olarak tanımlayabilir, birlikte kaçma fantezileri kurabilir ve bu fanteziler hakkında açıkça konuşabilir ya da sürekli sizinle tanışma anlarından bahsedebilirler. Hatta çok erken gelse bile sizi hemen yakın arkadaşları ve aile üyeleriyle tanıştırmak isteyebilirler ve muhtemelen bir ilişkinin başında bağlılık fikrini gündeme getirecekler. Hatta mutlu son olarak nitelendirilen evliliğe doğru koşmak için önemli kilometre taşlarını atlayabilirler.
Dr. Tiani, aşk bombardımanı yapan kişiler için “Çok hızlı bir şekilde yakınlık, yakınlık ve bağlılık duygusu yaratmak isterler” diyor. “Üç randevudan sonra ‘Sen benim ruh eşimsin’ gibi şeyler söyleyebilirler ve bu iyi hissettirse de aynı zamanda bunaltıcı da olabilir.”
7. Her zaman ulaşılabilirdirler ve ilginizi beklerler
Aşk bombardımanı yapan bir kişi, rahatlık, zaman, enerji ve özveri açısından size diğer insanlardan daha fazla bağımlı gibi görünecektir. Zamanla ilişkiniz geliştikçe size kızarak veya diğer arkadaşlarınızı veya aile üyelerinizi kıskanarak daha talep kar hale gelebilirler. Bu gerçekleştiğinde, sizi kendileri ve değer verdiğiniz diğer insanlar arasında seçim yapmaya zorlayan, hatta çalışmanız gereken diğer sorumluluklar, hobiler ve daha fazlası arasında seçim yapmaya zorlayan adil olmayan ültimatomlar sunabilirler. Dr. Tiani, “Diğer önemli insanlara kıyasla onlarla zaman geçirmenizi tercih ederler çünkü zamanınızı tekellerine almak ve böylece yalnızca onlara güvenmenizi isterler.” diyor. “Zamanla, onlarla kalmamanız durumunda sizi suçlamaya veya onları diğer insanlardan ve değer verdiğiniz şeylerden önce ilk sıraya koymaya başlayabilirler.”
8. ‘Hayır’ı cevap olarak kabul etmezler
“Hayır” her durumda “hayır” anlamına gelir. Ancak bir aşk bombacısına davranışlarının uygun olmadığını söylerseniz ya da sağlıklı sınırlar koymaya çalışırsanız, muhtemelen tartışmaya girişecek, düşünce tarzınızı sorgulayacak ve hatta sizi “hayır” dediğiniz için hatalı olduğunuza inandırmaya bile itebilecektir. Dr. Tiani, “Bir sınırın aşıldığını veya birçok sınırın aşıldığını hissediyorsanız, bu, sesinizin duyulmadığının ve düşüncenizin ilişkide önemli olmadığının bir işaretidir” diyor. İlişkide psikolojik şiddet hakkında daha fazla bilgi için tıklayın.
9. Yalnızken sizi daha çok severler
Aşk bombardımanı yapan bir kişi, sizi ailenizden ve arkadaşlarınızdan izole ederek, sizin ve katıldığınız faaliyetler üzerindeki kontrolünü artırır. Bazen bu çok açık olabilir; örneğin belirli aktiviteleri yapmanıza, belirli yerlere gitmenize veya başka insanlarla vakit geçirmenize, onlar yanınızda olmadan izin vermezlerse. Diğer zamanlarda, size dayattıkları izole olma hali daha incelikli görünür; örneğin onlarsız bir şey yapmaya çalıştığınızda karamsar, öfkeli veya üzgün olurlar. Her iki durumda da, partneriniz sizi rahat olmadığınız bir şeyi yapmaya zorlamaya çalışıyorsa veya kendinizi güvensiz hissetmenize neden oluyorsa, bu duygusal istismarın bir işaretidir.
10. Kendinizi bunalmış, huzursuz veya dengesiz hissedersiniz
Bazen partnerinizle aynı fikirde olup olmadığınızı merak etmekte sorun yoktur. Hepimiz farklı hızlarda ve farklı aşamalarda severiz ve başkası için doğru gelen şey size doğru gelmeyebilir. Kendinizi huzursuz, dengesiz veya bunalmış hissediyorsanız ve bu duygularınızı partnerinize iletiyorsanız ancak partneriniz bu duygulara karşılık vermiyorsa veya sağlıklı, olumlu tepkiler vermiyorsa, bunlar sorunların yaklaşmakta olduğunun işaretleridir.
Sonuçta sizi neyin rahatlatıp neyin rahatlatmadığını bilen tek kişi sizsiniz. Tüm ilişkilerin sağlıklıdan istismara kadar uzanan bir yelpazede mevcut olduğunu biliyoruz, bu nedenle her zaman kendinizi kontrol etmeniz ve endişeleriniz hakkında partnerinizle konuşmanız gerekip gerekmediğine karar vermeniz ve gerekirse bir uzmandan yardım almanız faydalı olacaktır.
Aşk bombardımanından nasıl kurtulurum?
Aşk bombasına maruz kalmanız halinde bir ilişki ayakta kalabilir mi? Cevap şu ki, bu, büyük ölçüde aşk bombasını yapan kişiye bağlıdır. Cleveland Clinic’ten Dr. Tiani, “Nasıl hissettiğinizi ve duruma nasıl yaklaşmak istediğinizi incelemek için bir dakikanızı ayırmanız ve sizi bombalayan sevgi dolu kişiden biraz uzaklaşmanız yararlı olabilir” diye tavsiyede bulunuyor.
Bazı durumlarda, sağlıklı sınırlarınızla ilgili konuşmayı tekrar gözden geçirmek, hangi davranışın kabul edilebilir olduğunu tanımlamak ve partnerinizin öğrenmesi ve uyum sağlaması için bir fırsat olup olmadığına bakmak iyi fikirdir. Ancak bu konuşmayı yapmaya çalışırsanız ve davranışları devam ederse veya daha da kötüleşirse, ilişkiyi güvenli bir şekilde nasıl sonlandıracağınızı düşünmeniz daha doğru olur.
“Onların davranışlarını değiştirebilmenizin ya da onların size davranılmasını istediğiniz şekilde davranmasını sağlayamayacağınızın farkında olmak önemlidir. Bu kişiye aşık olduğunuz için utanmış olabilirsiniz, ancak bunun sizin hatanız olmadığını hatırlamanız önemlidir” diye güvence veriyor Dr. Tiani. “Kendinizi suçlamak yerine bu süre zarfında ailenizden ve arkadaşlarınızdan destek isteyin.”
Uzman yardımı alın
Depresyon, kaygı, öfke, üzüntü, kafa karışıklığı, yas ve kaybı içeren bir duygu seli yaşamanız muhtemel olduğundan, bir terapiste görünmek aşk bombalama eyleminin geride bıraktığı kafa karıştırıcı ağı çözmek için de yararlı olabilir. “Bir terapist, olanları, bu konuda nasıl hissettiğinizi doğrulamanıza yardımcı olabilir ve duygularınızı, yaşadığınız stresi yönetmenize yardımcı olabilir ve – eğer ihtiyacınız varsa – ilişkiyi nasıl sonlandıracağınıza dair tavsiyelerde bulunabilir” diye ekliyor.
Aşk bombalaması kafa karıştırıcı ve tartışmalı olsa da hafife alınmaması gereken bir şeydir. Çoğu durumda, ilişkiden ayrıldıktan uzun süre sonra, konu flört olduğunda, karşınıza çıkabilecek yeni partner adaylarına ve kendi duygularınıza güvenmek zor olabilir. Ancak aşk bombalamasından sonra da hayat vardır ve bu, deneyimleriniz konusunda kendinize karşı açık ve dürüst olmanızla ve en başından itibaren yeni partnerlerle sağlıklı sınırlar belirlemenizle başlar. Dr. Tiani, “Herhangi bir ilişkide, yol boyunca kontrollerde bulunmak ve sizin ve partnerinizin hangi noktada olduğunuzu açık bir şekilde belirtmek her zaman iyi bir fikirdir” diyor.
Aşk bombardımanının nedenleri nelerdir?
Genellikle kişinin güvensizliği, güvenememe ve diğer insanlara bağımlılıktan kaynaklanır. Herkes bunu yapabilse de, aşk bombalaması çoğunlukla kaygılı veya güvensiz bağlanma stiline veya narsisistik kişilik bozukluğuna (NPD) sahip kişilerle ilişkilendirilir. İnsanlar bu davranışı ebeveynlerinden (pasif saldırganlık gibi) veya geçmişteki istismarcı ilişkilerden öğrenerek de öğrenebilirler. Aynı zamanda çözülmemiş çocukluk travmasının bir yan etkisi de olabilir ancak bu her zaman böyle değildir.
Cleveland Clinic’ten Dr. Tiani şöyle açıklıyor: “Size sevgi bombası atan bir kişinin teklifini geri çevirirseniz veya ihtiyaçlarına yanıt vermediğinizi hissederseniz, sizi tehdit edebilir veya azarlayabilir.” “Sevildiklerine ve değerli olduklarına dair sürekli güvence istiyorlar ve bu onların temeldeki güvensizliklerinden kaynaklanıyor.” İlk günleri sizin iyiliğinizi kazanmak için kendilerini aşırı genişleterek geçirirken, balayı aşaması sona erdiğinde ve gerçek hayat başladığında, bombaları seven bir kişi, partnerlerini yanında tutmak için gaslighting veya aile içi taciz gibi daha manipülatif taktiklere başvurabilir. “Aşk bombalaması, içinden çıkılması zor olabilecek bir durumdur çünkü çok geç olana kadar birinin ne kadar gerçek olduğunu bilemeyebilirsiniz” diyor Dr. Tiani.
Aşk bombardımanının sevgi dolu bir ilişkiden farkı nedir?
Peki ilişkinizin gerçek olup olmadığını nasıl anlarsınız? Bu gerçekten aşk bombardımanı mı yoksa sadece sizinle ilgileniyor mu? Dr. Tiani, bunu anlamanın en iyi yolunun, onların sizin sağlıklı sınırlarınızı aşıp aşmadıklarını belirlemek olduğunu açıklıyor.
Dr. Tiani, “Onlarla nasıl hissettiğiniz ve sınırlarınızın ne olduğu konusunda açık bir konuşma yapın ve nasıl tepki verdiklerini görün” tavsiyesinde bulunuyor. “Sizi rahatsız eden bir şeyi dile getirirseniz ve birileri bu geri bildirimi alıp dikkate alır ve ileriye dönük olarak davranışlarını değiştirirse, muhtemelen size saygı duyuyor ve ilişkinizi önemsiyordur. Ancak kavgacı, tartışmacıysa veya sınırlarınıza saygısızlık etmeye devam ediyorlarsa, bunlar tehlike işaretleridir.” Yapabileceğiniz başka bir turnusol testi, yeni bir bakış açısı kazanmak için aileniz ve arkadaşlarınızla görüşmektir. Ayrıca kendinizi kontrol etmek ve bir şeyler ters gittiğinde hissettiğiniz içgüdüye güvenmek isteyeceksiniz.
Dr. Tiani, “İyi ilişkiler iyi hissettirir.” diyor. “Gerçek olamayacak kadar iyi hissettiriyorsa, bu muhtemelen bir şeyler olduğunun göstergesidir. Bu duygular yüzeye çıktığında onu bir kenara itmek yerine buna uyum sağlamanız önemlidir.”
Referanslar: National Domestic Violence Hotline. “Signs of love bombing” Şuradan alındı: https://www.thehotline.org/resources/signs-of-love-bombing/
Cleveland Clinic “What is Love Bombing?” Şuradan alındı: https://health.clevelandclinic.org/love-bombing
Kadınlar da cinsiyetçilik yapıyor! “Gaslighting”in 10 işareti
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Evinizin hiç de misafirperver görünmeyen bir giriş kapısı olabilir…
Evinizin giriş kapısı, Feng Shui’de dünyanın gördüğü yüzünüzdür. Onu süsleyin, güzelleştirin, mutlu edin! Kapı paspasınızın temiz ve yeni olduğundan emin olun ve girişin dağınıklıktan uzak olmasını sağlayın. Kapı önünüzde kırmızı rengi kullanmak bonus olacaktır ya da belki bir su pınarı veya çiçekli bir bitki. Giriş kapınız daha çekici olduğunda, iyi şeyler de hayatınıza doğru çekilir!

Yatağınızın altında ıvır zıvır olabilir…
Fengh Shui’de yatak odası, evdeki en önemli alanlardan birisidir. Neden mi? Çünkü iyi uyku, iyi bir yaşamın anahtarıdır. Yatağınızın altını dağınıklıktan uzak tutun ki sağlıklı ve mutlu “ki” enerjisi dolaşım yapabilsin.

Kapıya dönük yaşam…
Sandalyeleri, yatakları ya da masaları sırtınız kapıya dönük olacak şekilde yerleştirdiniz. Yatağınız, masanız ya da ısıtıcınız olsun, odanızın kapısını görebileceğiniz şekilde “egemen” pozisyonda oturmak en iyisidir. Böylelikle, yaptığınız işte tam anlamıyla “var” olabilirsiniz.

Eviniz kirli ya da dağınık olabilir…
Eviniz kirli ise, negatif enerji ki’nin evinizde birikmesine izin veriyorsunuz demektir. Eğer eviniz dağınıksa ve sevmediğiniz ya da kullanmadığınız eşyalarınızla doluysa, o zaman kendiniz için ciddi engeller yaratıyorsunuz. Bırakın gitsinler! Giymediğiniz kıyafetler, tamir etmek için sakladığınız elektronik eşyalar, beş yıldır bitiremediğiniz o proje, duygusal sebeplerden bağlılık duyduğunuz şeyler… Bunlardan kurtulduğunuz zaman, evrene daha iyi bir şeyler istediğinize dair mesaj yolluyorsunuz – ve evrene güveniyorsunuz. Evinizi temizleyin ve ne kadar rahat nefes alabildiğinizi görün!

Aynaları hatalı yerleştirmiş olabilirsiniz…
Evet, aynalar inanılmaz faydalı olabilirler; ancak, bazen alanınıza zarar verebilirler. Eğer yanından geçtiğinizde baş hizanızda kalıyorsa, tuvalet ya da dağınıklık gibi hoş olmayan şeyler yansıtıyorsa ya da yatağınıza doğru dönükse, hemen düzeltin! Unutmayın ki parçalanmış ya da çarpık aynalar, “parçalanmış” ya da “çarpık” bir benlik hissine kapılmanıza sebep olabilir. Antika aynalar kullanmak modaya uygun olabilir; ancak, kendinizi net bir biçimde görmenizi engelleyeceğinden problem yaratabilir.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tuzlu besinler damarlara zarar veriyor!
Bebeklerin beslenmelerinde yapılan en sık hatalardan biri, tuzlu besinler yedirmek oluyor. Yapılan araştırmalar, Türkiye’de bebeklerin yüzde 60’ının 1 yaşından önce evde yetişkinler için yapılan salçalı, tuzlu ve baharatlı yemekleri yediğini gösteriyor. Oysa bebeklere 1 yaşına gelinceye dek tuzlu hiçbir besini tattırmamak gerekiyor. Çünkü bebeklik dönemi aşırı sodyum, dolayısıyla tuz tüketimine bağlı ileri yaşlarda oluşacak tansiyon hastalığı yönünden hassas ve belirleyici bir dönem. Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir çalışmada, doğumdan itibaren 15 yaşına kadar kan basınçları izlenen bebeklerin, ilk 1 yaşta diyetlerinde yüksek oranda tuz bulunanların, düşük tuz içerenlere göre kan basınçları daha yüksek bulundu. Çünkü bebeklik döneminde aşırı tuz, yani sodyum tüketimi kan basıncını yükselterek aort ve koroner damarlarda erken dönemde damarsal değişikliklere ve dolayısıyla kalp –damar ile böbrek hastalıklarına zemin hazırlıyor. Bunun sonucunda da bebeğin yetişkinlik dönemine geldiğinde daha erken yaşta, hatta çocukluk çağında bile tansiyon hastası olmasına yol açabiliyor!
Yarım çay kaşığından az almalı!
1 yaşından küçük bebeklerin günde 1000mg, yani yarım çay kaşığından da az tuz almaları gerekiyor. Bu konuda Amerikan Pediatri Akademisi, Amerikan Kalp Vakfı gibi önemli sağlık otoritelerinin önerdikleri günlük tuz alımı 1-3 yaş arası çocuklarda 1500mg. dan az ve 4-8 yaş aralığında da 1900mg. altında olması yönünde.
Çocuklarda hipertansiyon nasıl fark edilir?
Bir yaşından önce yasak olan besinler
1 yaş öncesinde bebeklere verilmesi yasak olan besinler şöyle sıralanıyor:
Bal: Kabızlık, emme ve yutma güçlüğü, solunum durması, kas zayıflığı gibi belirtilerle ortaya çıkan ve ölüme neden olabilen Botulizm hastalığına yol açabiliyor. Bu hastalığa Clostridium Botulinum adında, toprak, toz ve balda üreyebilen bir bakteri neden oluyor. Balı yiyen bebeğin bağırsaklarında toksin üreterek zehirlenme tablosuna yol açıyor. 1 yaşından sonra az miktarlarda verebilirsiniz. Bal içeren hazır mamaların üretiminde kullanılan bal ise bu tehlikeyi ortadan kaldıracak şekilde yüksek derecelerde ısıtıldığı için bu riski taşımıyor.
Yumurta akı: Alerjiye neden olabiliyor.
İnek sütü: Alerji, kabızlık ve demir eksikliğine yol açabiliyor.
Kakao, çikolata ve çilek: Alerjik reaksiyon oluşturabiliyor.
Şarküteri ürünleri: Aşırı tuz ve nitrat içerdikleri için kalp damar ve böbrek hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor.
Kuruyemiş gibi sert taneli besinler: Nefes borusuna kaçma riski var.


Besinleri mutlaka hafif pütürlü yedirin
Beslenme alışkanlığında yapılan bir başka hata da, bebek 1 yaşına gelmesine rağmen besinleri blenderden geçirerek muhallebi kıvamında yedirmek oluyor. Bunun sonucunda da bebek ileride pütürlü yemekleri kabul etmiyor; yemek seçen bir çocuk haline geliyor. Örneğin çiğneme fonksiyonunu gerektirdiği için et yemeyi reddediyor. Bunun sonucunda da beslenme yetersizliğine bağlı kansızlık veya büyüme-gelişme gerilikleri ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle özellikle 8. aya kadar besinleri püre kıvamında, ancak hafif pütürlü yedirin, böylelikle bebeğiniz çiğnemeye alışır. Bu aydan itibaren besinleri daha iri pütürlü de yedirebilirsiniz. Kendi kendine beslenmesini öğrenebilmesi için de 9. aydan itibaren bebeğinizin eline ekmek veya bisküvi parçası verin. Özellikle 1 yaşından sonra da sizinle sofraya oturup, aynı besinleri yemesini sağlayın. Kemirme bisküvisi tarifi için tıklayın.
Ek besinleri tek tek verin ve miktarı yavaş yavaş artırın!
6 ay – 1 yaş arasındaki dönem, bebeğin ek besinlerle tanışma ve alışma süreci olarak yaşanıyor. Bebeğin ek gıdalara geçişini kolaylaştıran öneriler ise şöyle sıralanıyor:
Miktarını yavaş yavaş artırın: Bir besini ilk kez yedirecekseniz az miktarda verin ve miktarını yavaş yavaş artırın. Örneğin armut püresi yedirecekseniz ilk önce 2 çay kaşığı ile başlayın, eğer ciltte döküntü ya da kızarıklık gibi sorunlar gelişmezse veya sindirim sisteminde problem ortaya çıkmazsa bu miktarı 4-5 kaşığa kadar çıkarabilirsiniz.
Tek bir besin yedirin: Aynı anda birkaç ek besin verirseniz, alerjik bir reaksiyon oluştuğunda buna hangi besinin yol açtığını belirlemeniz güçleşir. Bu nedenle 1 hafta boyunca sadece tek bir besin yedirin, 2. hafta başka bir besine başlayın. Böylelikle bebeğinizin yedirdiğiniz besine alerjisi olup olmadığını daha kolay anlayabilirsiniz.
Besini reddediyorsa ısrar etmeyin: Bebeğiniz verdiğiniz ek besini reddediyorsa, ısrar etmeyin. Çünkü bu besini tümüyle reddetmesine yol açabilirsiniz. Başka bir ek besine geçin ve 1-2 gün sonra tekrar yedirmeyi deneyin.
Sebze ve meyveler taze olsun: Besin içerikleri zengin olmadığı için 1 yaşından önce dondurulmuş sebze ve meyve ile konserve besinler yedirmeyin. Aksi halde vitamin ve mineral eksikliğine bağlı kansızlık ile büyüme geriliği oluşabilir. Bebeğinizin yeterli vitamin ve mineral alabilmesi için taze sebze ve meyve yedirmeye özen gösterin.
Yoğurdu evde kendiniz mayalayın: Dışarıda satılan yoğurtlar raf ömrünün uzaması için katkı maddesi içerebiliyor. Evde yapılmış yoğurtlar ise hem daha sağlıklı, hem de bebeklerin gelişiminde önemli bir rol oynayan probiyotikler de içeriyor. Bu nedenle bebeğiniz en azından 1 yaşına gelinceye dek yoğurdunuzu evde kendiniz mayalayın. Evde yoğurt mayalama tarifi için tıklayın.


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İçimize attığımız ve söyleyemediğimiz her şey
Sosyal ve aile içi ilişkiler, çoğu zaman düşündüğümüz her şeyi, hissettiğimiz her duyguyu dile getirmemizin önünde engel olur. Artık içimizde tutmak istemediğimiz bir zaman gelir ancak kendimizi yine de kontrol altında tutmayı başarırız, genellikle… Her şeyi dürüstçe, içinden geldiği gibi, sınır koymadan, karşındakinin hislerini düşünmeden olduğu gibi söyleyebilen insanların sonunda yalnız kalacağından endişe ederiz. Biz de onlardan biri olmak istemeyiz.
Çocuğunuz da sizin gibi içine atıyor
Pek çok anne baba, sosyal toplum içinde uydukları, ne zaman nerede neyi söyleyip söylemeyeceği sınırını söz konusu çocukları olunca unutuyorlar. Kendimizi içinde bulduğumuz, duygularını dökememe durumunu bizler de ebeveynleri olarak çocuklarımıza yaşatıyoruz. Onların çocuk olduğunu, hafızaya sahip olduklarını, onların da öfkelenebileceğini, hatta yetişkinlerden çok daha kırılgan olabileceklerini unutuyoruz. Çocuklarımızı, bize karşı kendilerini ifade ederken, tıpkı bizim başkalarının karşında olduğumuz gibi köşeye sıkışmış hissettiriyor olabilir miyiz?
Onların hafızasını biz yaratıyoruz
Çocuklarımızın hafızalarını, anılarını, kişiliklerini ve karakterlerini biz yaratıyoruz, biz oluşturuyoruz. Nasıl hissedeceklerini, gelecekte davranışlarımızın onları nasıl etkileyebileceğini düşünmeden hareket ediyoruz. Bizim asıl görevimiz onları özgüven sahibi dengeli kişilikler olarak büyütmek olsa da kontrolümüz altında tutarak bunun tam tersi bireyler yetiştiriyor olabiliriz.
Derin bir nefes alın ve önce sonuçları düşünün
Ebeveynlik kitaplarında öğretilen bir bilgi vardır; önce nefes alın, çocuğunuza vereceğiniz mesajı iyi düşünün ve durumu pozitif sonuçlar verecek şekilde nasıl yönlendirebileceğinize odaklanın. Sonra harekete geçin.
Çocukların kazanması gereken 15 beceri
Bu yöntemin adı öz-düzenlemedir (Self regulation). Öz-düzenleme, anne ve babaların kendilerini gözlemlemesini sağlar, verdikleri tepkileri dengelerler ve problemlerini çözebilecekleri şekilde zihinlerini toparlayabilirler.
Öz-düzenleme nedir?
Öz-düzenlemenin aşamalarını ve 5 kilit önem taşıyan faktörü şöyle:
1- Öz-düzenlemenin amacı minimum destekle ve güven duygusu aşılayarak etkili bir ebeveynlik sağlamaktır.
2- Öz-düzenleme ile anne babalarının çocuklarına davranışlarını pozitif yönde değiştirmeleri amaçlanır.
3- Öz-düzenleme sayesinde anne babalar, doğru kelimeler ve doğru davranışları seçerek kendi hedefleriyle çocuklarının hedeflerini akıllıca bir araya getirebilirler.
4- Sakince ve gerekli zamanı vererek, çocuklarının davranışlarını iyiye doğru değiştirebilirler.
5- Problem çözme yetisi kazanabilirler. Anne babalar problemi bulabilirler, doğru çözüm yaklaşımını geliştirebilirler, doğru şekilde uygulayabilirler ve sonuç alabilirler.
Çocuklarınıza iyi davranın
Çocuğun zihni boş bir tencere gibidir, içinde pişireceğiniz yemeğin tadını da ne kadar besleyici olduğunu da siz belirlersiniz. Çocuğa iyi davranmak, sakin olmak ve güven aşılamak aynı zamanda iyi anılar biriktirmesini ve özgüven sahibi olmasını sağlamak anlamına gelir. Bu şekilde çocuğunuzu doğru rotaya yönlendirebilirsiniz.
Her zaman kendinize güvenin
Çocuklarımızın bizi dinlemesini ve onları yetiştirmek istediğimiz gibi bireyler olmasını istiyorsak öncelikle onların gözünde ne yaptığından çok emin ve güven verebilecek ebeveynler olmamız gerekiyor. Onları, bize güvendikleri taktirde her zaman doğru yolu bulabileceklerine ikna edebilmeliyiz. Bu sayede daha güçlü kişiler olarak hayata bırakabiliriz ve kendilerini her şeye karşı koruyabilirler.
Her zaman sakin olamazsınız
Bazı zamanlar gelir, sabrımızın sonuna geldiğimizi hissederiz. Mantığımız devreye giremez ve adeta çizgi roman kahramanı Hulk gibi içimizden yeşil dev çıkar. Derin nefes alarak düşüncelerimizi ve davranışlarımızı kontrol etmek, çocuklarımıza karşı yapmak zorunda olduğumuz görevlerin en başında gelir.
Başarılı ebeveynliğin ufak sırları
Referanslar:
John D. Rich. “Parenting Requires Self-Regulation”. Şuradan alındı: https://www.psychologytoday.com/intl/blog/parenting-purpose/202003/parenting-requires-self-regulation. (03.03.2020)
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1. Sarımsak ve soğan
Sarımsak ve soğan ortak tıbbi özellikleri paylaşır. Her ikisi de doğal mantar, antibakteriyel ve kanser önleyici maddeler içerir. Antibiyotiklerin ve diğer eczane ürünlerinin olmadığı zamanlarda, geniş etki yelpazesinden dolayı bir sarımsak ve soğan bütün bir eczacılık endüstrisini temsil ediyordu. Sarımsağın faydaları yazısını okumak için tıklayın…
2. Zencefil
İnanılmaz derecede çok yönlü bir bitki olan zencefil taze yenebilir, toz haline getirilebilir veya baharat olarak kurutulabilir. Ekstrakt, yağ, kapsül, pastil veya tentür olarak da tüketebilirsiniz. Zencefil mide bulantısını, iştah kaybını ve araba tutmasını hafifletmeye yardımcı olur. Bir antibiyotik olarak zencefil, güçlü bir anti-inflamatuar ve iyi bir genel amaçlı ağrı kesici görevi görür.
3. Hindistancevizi yağı
Çok yönlülükten bahsetmişken, hindistancevizi ilk akla gelen besindir ve tabii bu durumdan ötürü hindistancevizi yağı da. Doğal bir antibiyotiktir; öksürük, candida mantarı, iltihaplanma ve hatta siğillerin tedavisine yardımcı olur. Antimikrobiyal özellikleri nedeniyle hindistancevizi yağı, zararlı patojenlerin sindirim sisteminize girmesini de önler. Hindistancevizi yağı antiviral ve antifungal özellikleri nedeniyle iyi bir antibiyotiktir. Hindistancevizi yağı sağlıklı mı? yazısını okumak için tıklayın…
Mutfağınızdaki 10 doğal antibiyotik
4. Elma sirkesi
Elma sirkesini bu listedeki en popüler öğe olarak düşünebilirsiniz – ve bunun iyi bir nedeni var. Asetik asit içeren ACV, güçlü bir anti-inflamatuardır. Akne, artrit ve gut dahil olmak üzere birçok durumun semptomlarını azaltmaya yardımcı olur. Ağrıyı hafifletmeye yardımcı olmanın yanı sıra, ACV ayrıca iyi bir doz probiyotik sağlar. Elma sirkesinin faydaları ve kullanım şekilleri yazısını okumak için tıklayın…
5. Bal
Bal mükemmel bir antibakteriyeldir. Bal, ebeveynlerimizin kesiklerimize sürmeyi sevdiği hidrojen peroksit içerir. Ayrıca ilgili araştırmalar, balın 60’tan fazla farklı bakteri türünü öldürdüğünü gösteriyor. Ek olarak bal, yara bakımı için mükemmel bir alternatif tedavi işlevi görür.
6. Üzüm çekirdeği özü
Üzüm çekirdeği ekstresinin kullanımı 16. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Gastrointestinal rahatsızlıkların tedavi ettiği ortaya çıktı. Doğal antibakteriyel özelliklerinin yanı sıra dolaşımı hızlandırmaya, eklem iltihabını azaltmaya ve cildimizi UV hasarından korumaya yardımcı olur.
7. Kekik yağı
Kekik yağı, anti-inflamatuar, antiviral ve antifungal özelliklere sahiptir. Doğanın ecza dolabına eklendiğinde soğuk algınlığı, enfeksiyonlar ve parazitleri tedavi edebilir. Ek olarak kekik yağı, cildi zararlı bakterilere karşı korumaya yardımcı olabilir. Uçucu bir yağ olan kekik, birçok ev temizleyicisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Oldukça güçlü bir besindir. Sağlık açısından kekik, doğal bir antiseptik ve antimikrobiyal ajandır. Akne ve egzama gibi cilt rahatsızlıklarını önlemek için bile kullanılabilir. Etkisi nedeniyle kekik cilde uygulanmadan önce hindistancevizi veya zeytinyağı ile seyreltilmelidir.
8. Karanfil
Karanfilin tıbbi özelliklerini keşfetmek için büyük araştırma çabaları hala devam etmektedir. Bilim adamlarının özel bir ilgi alanı olan karanfil, ağız sağlığını korumak ve iyileştirmek için kullanmaktır. Araştırmalar, karanfilin diş eti iltihabını azaltmaya yardımcı olabilecek bakterileri, diş eti iltihabını ve plakları etkili bir şekilde öldürdüğünü gösteriyor. Bir çalışmada, karanfil, fesleğen ve çay ağacı yağından oluşan ev yapımı bir ağız gargarası, mağazadan satın alınan ağız gargarasından daha fazla sayıda oral bakteri öldürdüğü ortaya çıkmıştır.
9. Ekinezya
Ayçiçeği ailesinin bir üyesi olan ekinezya çiçeği, soğuk algınlığı için en iyi doğal antibiyotiklerden biridir. Araştırmalar, çiçek takviyelerinin kullanılmasının soğuk algınlığı semptomlarının şiddetini %50’ye kadar azaltabileceğini gösteriyor. Diğer doğal antibiyotik kullanımları alanları ise; kulak enfeksiyonları, atlet ayağı (ayak mantarı), sinüs enfeksiyonları ve saman nezlesi. Ekinezyanın faydaları yazısını okumak için tıklayın….
Referanslar:
“11 Natural Antibiotics That Kill Bacteria in Your Body”. Şuradan alındı: https://www.powerofpositivity.com/natural-antibiotics-kill-bacteria/ (26.05.2018).
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- Bal
Dünyanın faydalı besinlerinden biri olan bal, çok eski kültürlerde bile hem doyurucu bir besin olarak, hem de şifalı özellikleri için kullanılırdı. Balın antibakteriyel ve antimikrobiyal özellikleri, krem ve merhemlerde de tercih edilen bir içerik olmasını sağlıyor. Günümüzde de bal içerikli birçok kozmetik ürün mevcut ancak bal, kendi başına bile harika bir bakım ürünü olarak kullanılabilir. Temiz yüzünüze balı bir maske gibi sürerek 10 dakika kadar bekledikten sonra ılık suyla ıslatılmış bir havlu ile yüzünüzü silebilirsiniz. Balın faydaları yazısını okumak için tıklayın…


2- Hindistan cevizi yağı
Son yıllarda daha da popüler hale gelen hindistan cevizi yağı da çok amaçlı besinlerden biri. Yağ asitleri bakımından zengin olan yağ, ciltteki kolajen üretimini destekliyor ve cilt bariyerini güçlendirerek hızlı bir şekilde nemlendirme sağlıyor. Yaklaşık bir tatlı kaşığı kadar hindistan cevizi yağını nemlendirici olarak yüzünüze uygulayabilir veya evde hazırladığınız yüz maskesi karışımlarına ilave edebilirsiniz. Aynı zamanda pamuğun üzerine de bir miktar uygulayarak iyi bir makyaj temizleyici olarak da kullanabilirsiniz. Tüm vücut için kullanımı uygundur. Hindistan cevizi yağının faydaları yazısını okumak için tıklayın…
3- Zeytinyağı
Türk mutfağının olmazsa olmazlarından zeytinyağının cilde ve saçlara faydasını bilmeyen yok. Ege’de daha yaygın olarak uygulansa da, mutfaktaki zeytinyağının ele ve yüze sürülmesi bizde neredeyse gelenek! Bol miktarda E vitamini içeren zeytinyağı, cilt için mükemmel bir antienflamatuar etkisi gösteriyor. Organik ve soğuk sıkım olmasına dikkat edeceğiniz zeytinyağını düzenli olarak nemlendirici olarak da kullanabilirsiniz. Zeytinyağının faydaları yazısını okumak için tıklayın…


4- Aloe vera
Hem evinizde güzel bir bitki bulundurun hem de her daim taze nemlendiriciniz olsun! Aloe vera bitkisinin yapraklarını kestiğinizde, içinde jel kıvamında bir sıvı olduğunu görürsünüz. İşte bu sıvı kendi başına muhteşem bir cilt ürünüdür; bol miktarda A, C, E ve B12 vitamini içerir, yaraları iyileştirir, özellikle yanıklarda sıklıkla kullanılır. Güzellik rutininize dahil etmek için taze aloe vera yapraklarını kesin, içindeki sıvıyı yüzünüze ve ellerinize sürerek 10 dakika kadar bekledikten sonra durulayın. Aloe veranın faydaları yazısını okumak için tıklayın…
5- Yulaf
Özellikle tahriş olmuş ve hassas ciltler için ideal bir besleyici olan yulaf, mutfaktaki nemlendiriciler arasındaki favorilerimizden. Rondoda toz haline getirdiğiniz yulafı (veya doğrudan yulaf ununu) bir miktar su ile karıştırdıktan sonra süper nemlendirici yulaf maskeniz hazır. Biraz daha şımarmak istiyorsanız, içine bir tatlı kaşığı bal ilave etmeyi deneyin! İçerik cildi yatıştıracak ve nemlenmesine yardımcı olacaktır.
6- Avokado
İçeriğindeki mineraller, proteinler ve vitaminler; avokadoyu çok besleyici ve tok tutan bir besin yapmakla kalmıyor, cildimiz için de nefis bir besleyiciye dönüştürüyor. Yediğiniz avokadonun kabuklarında kalan bir miktar avokado bile yüzünüzü ve ellerinizi nemlendirmek için yeterlidir. Ayrıca maske olarak uygulamak istediğinizde ise 1-2 yemek kaşığı kadar avokadoyu bal, yoğurt, yulaf unu gibi diğer besleyici malzemelerle göz kararı karıştırabilirsiniz. Avokadonun faydaları yazısını okumak için tıklayın…
7- Salatalık
Mutfaktaki en bilinen bakım ürünü salatalık, uzun yıllardır özellikle yüzdeki şişkinlikleri gidermek için öneriliyor. İyi bir nemlendirici olarak kullanmak için de yüzünüze salatalık dilimleri yerleştirerek biraz dinlenebilir, ev yapımı yüz maskelerinize biraz salatalığı ezerek ilave edebilirsiniz. Salatalığın faydaların yazısını okumak için tıklayın…
Referans: Alexandra Engler & Sarah Villafranco. “13 All-Natural Moisturizers You Can Find In The Kitchen”. Şuradan alındı: https://www.mindbodygreen.com/0-17133/9-allnatural-moisturizers-you-can-find-in-the-kitchen.html. (26 Aralık 2019).
Britta Plug. “How To Wash Your Face And Remove Makeup With Oil”. Şuradan alındı: https://www.mindbodygreen.com/0-10010/how-to-wash-your-face-and-remove-makeup-with-oil.html. (9 Ağustos 2019).
Ana Paula de Oliveira, Eryvelton de Souza Franco, Rafaella Rodrigues Barreto… “Effect of semisolid formulation of persea americana mill (avocado) oil on wound healing in rats”. Şuradan alındı: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/23573130/. (19 Mart 2013).
Cildinize kış bakımı yapmayı ne kadar biliyorsunuz?
1. Hava soğuk olduğu için yüz sıcak suyla yıkanmalı. Doğru, böylece kan dolaşımı hızlanmış olur. Yanlış. Cilt ılık suyla yıkanmalı ve kan dolaşımını hızlandırmak için soğuk suyla durulanmalı.
2. Soğuk hava cildi kuruttuğundan ötürü, dışarı çıkarken yüze besleyici yağlar sürmeli. Doğru. Yağlar, cildi beslerken soğuktan korur ve pul pul dökülmesini engeller. Yanlış. Çünkü cildin kurumaması için nemlendirilmeye de ihtiyacı var. Üstelik yağ bakımı, yağlı ciltlerin daha fazla yağlanmasına ve sivilcelenmesine sebep olur.
3. Her gün nemlendirici kullanmak, cildi nemlendirmek için yeterlidir. Doğru, çünkü nemlendiriciler bir miktar su içerir ve bu da cildin su ihtiyacını karşılamış olur. Yanlış, çünkü hiçbir nemlendirici suyun yerine geçmez. Duştan hemen sonra nemlendirici kullanmak, cildin henüz emdiği suyu gözenekler yoluyla hapsetmesine yardımcı olur.
4. Ayaklara vazelin veya benzer türde yağ bazlı bir ürünle bakım yapmak yeterlidir. Doğru, ilave olarak haftada iki gün, nasır tutmaya müsait bölgeler ayak törpüsüyle törpülenmeli ve bu bakım daha sonra yapılmalı. Yanlış, bot veya çizme içinde kuruyan ayaklara da nemlendirici sürmek gerekir.
5. Avokado, yüze sürülebilecek en güçlü ve hızlı etki eden bakım malzemesidir. Doğru, yumuşak avokadoyu avuç içinde krem kıvamına getirip yüze sürmeli ve kuruduktan sonra yıkamalı. Yanlış, yağlı ciltleri daha da fazla yağlandırır.
6. Her gün yüze ve özellikle selülitli bölgelere buz masajı yapılmalı. Böylece kan dolaşımı hızlanır, cilt canlanır. Doğru, buzun cildi gererek pürüzsüz hale getirdiği tartışmasız bir gerçek.Yanlış. Pürüzsüz ve selülitsiz cilde sahip olmak için her gün buz masajı yapmak, kemikleri romatizmaya teslim etmek anlamına gelir.
7. Kış güneşinin cilde zararı yoktur. Doğru.Yanlış. Özellikle kar yağdığında güneşten koruyucu krem kullanmalı, çünkü kar güneş ışınlarını yansıtır.
8. İç mekanlarda ısı 23 dereceyi geçmemelidir. Doğru, iç mekanlarla dışarısı arasındaki aşırı ısı farkı cildi kurutur.Yanlış, cilt bakımı ile iç mekan sıcaklığının ilgisi yoktur.
9. Kışın peeling yapmaya gerek yoktur. Doğru. Çünkü cilt soğuk nedeniyle sürekli diridir, peeling ölü deriyi atmak için uygulanır ve kışın ölü deri olmadığından peeling yapmanın anlamı yoktur.Yanlış. Yazın ve sonbaharın yorgunluğunu taşıyan cildi, eski deriden arındırıp yenilemek için kış mevsimi en doğru zaman.
10. Cildin canlı ve diri görünmesine yardımcı olmak için kan dolaşımını hızlandırmak gerekir. Bunun en iyi yollarından biri de egzersiz yapmaktır. DoğruYanlış##title####description## ##totalQuestion## SORUDAN ##correctChoiceCount## TANESİNE DOĞRU CEVAP VERDİNİZ!
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1- İsveç masajı
İsveç masajı belki de en bilinen masaj türüdür ve ilk kez masaj deneyimi edinecekler için idealdir. İsveç masajı tekniği, tüm vücudun rahatlamasını sağlamak için uzun vuruşlar kullanmayı, yoğurmayı ve hafif ve sert basıncı bir arada içerir. Sadece masaj deneyimi elde etmek istiyorsanız, gerginliğinizi azaltmak istiyorsanız ve çözülmesi gereken göze çarpan bir sorununuz yoksa İsveç masajı size göre olabilir.
2- Derin doku masajı
İsveç masajının bir adım ötesinde olan derin doku masajında daha fazla basınç kullanır, kaslarınızda ve kanınızda biriken toksinlerin atılmasını amaçlar. Kas ağrınız, gerginliğiniz, tetik noktalarınız veya yaralanmanız varsa, yavaş vuruşlar ve derin parmak basıncı kaslarınızın ve dokularınızın en derin katmanlarına ulaşarak kronik ağrıyı hafifletmeye çalışır. Eğer masaj söz konusu olduğunda hafif ve orta düzeyde bir baskıya ancak dayanbilecek potansiyeldeyseniz derin doku masajı sizin için çok yoğun olabilir.
3- Aromaterapi masajı
Esansiyel yağlar sizin için bir tutku ise aromaterapi masajına bayılacaksınız. Masaj terapistiniz, cildinizin yağları emebilmesi için ellerinde bir esansiyel yağ difüzörü ve seyreltilmiş esansiyel yağlar kullanacaktır. Aromaterapi masajı, gerginliğinizi azaltırken ruh halinizi iyileştirmenize de yardımcı olabilir. Masaj terapistiniz, nasıl hissettiğinize bağlı olarak belirli yağlar önerebilir ancak onlara favorilerinizi söylemeli ve alerjiniz olabilecek yağlardan mutlaka bahsetmelsiniz.
4- Sıcak taş masajı
Sıcak taş masajı, zihinsel ve fiziksel gerginliği hafifletmek için yapılan başka bir hafif masajdır. İsveç masajına çok benzer hafif bir baskı kullanır. Ancak terapistiniz kan akışını iyileştirmeye yardımcı olmak için sadece ellerini kullanmak yerine volkanik kayadan yapılmış ısıtılmış taşları da kullanacaktır. Taşlar genellikle omurganıza, ayaklarınıza, yüzünüze, avuçlarınıza ve karnınıza yerleştirilir. Cildinizi rahatlatmak için masajın sonuna doğru soğuk taşlar kullanılabilir. Sıcak taş masajı ayrıca artrit veya fibromiyaljiden kaynaklanan kronik ağrının hafifletilmesine de yardımcı olabilir.
5- Shiatsu masajı
Kökeni antik Japonya’ya dayanan Shiatsu masajında ağrıyı hafifletmek için parmak ucu basıncı kullanılır. Doğal enerji akışınızdaki veya Qi’nizdeki (Uzak doğu kültüründeki hayat enejisi) tıkanıklıkları serbest bırakmak, Shiatsu masajının temel hedefidir. Terapistiniz, kaslarınızı gevşetmek, kan dolaşımınızı iyileştirmek ve kan dolaşımınızı iyileştirmek için parmak uçlarının yanı sıra eklemlerini ve dirseklerini de kullanabilir. Shiatsu masajı sinir sisteminizi, sindiriminizi, uykusuzluğunuzu ve baş ağrılarınızı olumlu yönde etkileyebilir.


6- Spor/sporcu masajı
Spor masajı yaptırmak için sporcu olmanıza gerek yok. Spor masajı, belirli kaslarda tekrarlayan veya sürekli kullanım ve çoklu yaralanmalar nedeniyle kronik ağrı çeken kişiler için ideal bir masaj türü. İşiniz günde sekiz saat yürümeyi, ayakta durmayı ve ağır kaldırmayı gerektiriyorsa mutlaka bir sporcu olmayabilirsiniz ancak yine de belirli bir bölgede kronik problemleriniz olabilir. Spor masajında aşırı kullanımı iyileştirmek ve performansı artırmak için hedeflenen bölgelere derin basınç ve rahatlatıcı vuruşlar kullanılır.
7- Prenatal masaj
Doğum öncesi masaj, büyüyen bebeğin artan ağırlığından kaynaklanan gerginliği gidermeye yardımcı olur, annenin kan basıncını azaltabilir ve yaklaşan doğum için esnekliğe yardımcı olur. Bu masajda yan tarafınıza veya ortası delik olan özel olarak tasarlanmış bir yere yatarsınız. Masaj terapistiniz çeşitli tetik noktalar nedeniyle karnınıza, ellerinize ve ayaklarınıza masaj yapmaktan kaçınacaktır.
8- Sandalye masajı
Vücudunuzdaki gerginliğin ana kaynağı boynunuz ve sırtınızın üst kısmı ise, sandalye masajı çok uygun olacaktır. Bu mini masajlar, göğsünüz arkaya bakacak şekilde ve başınız tipik bir masaj masası deliğine yerleştirilerek özel olarak tasarlanmış bir sandalyede yapılır. Günün büyük bir kısmını masa başında oturanlar için sandalye masajı masanın üzerine eğilip ekranlara veya klavyelere bakmanın neden olduğu sırt, boyun ve omuz ağrısını hafifletmeye yardımcı olabilir.
9- Refleksoloji masajı
Refleksoloji masajı ayaklarınızdaki, elleriniz ve kulaklarınızdaki baskı noktalarına odaklanır. Bu masaj türü, vücudunun tamamına dokunulmasından rahatsızlık duyan hkişiler için ideal olabilir. Bu basınç noktalarının uygun şekilde masaj yapıldığında, hayati organların işleyişine yardımcı olduğuna inanılmaktadır. Refleksoloji masajı dolaşım ve sinir fonksiyonlarını iyileştirebilir, baş ağrılarını azaltabilir ve enerjinizi artırabilir.
10- Lenfatik masaj
Lenfatik sistem vücudunuzun arındırma sistemidir ve normal çalışması günlük sağlığınız açısından çok önemlidir. Manuel lenfatik drenaj olarak da bilinen lenfatik masaj, dokularınızın sıvı tutan şişliğini hafifletmek için yapılan hafif bir masajdır. Bu sıvı birikmesi yakın zamanda geçirilmiş bir ameliyattan veya tıbbi durumlardan kaynaklanabilir. Masaj terapistiniz hafif bir baskı uygulayacak ve masaja en çok etkilenen bölgenizden uzakta başlayacaktır masaja. Özellikle lenfatik masajın ve diğer masajların sizin için doğru seçim olup olmadığını öğrenmek için her zaman doktorunuza danışmalısınız.
Referans:
“10 Types of Massage (& Why You May Need Them)”. Şuradan alındı: https://chiropractorinoviedo.com/blog/types-of-massage/. (12 Ağustos 2022).
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hayat çok hızlı akıyor olabilir ancak bir olay ile olay karşısındaki reaksiyonunuz arasında geçen süre size çok şey kazandırabilir! Farkındalık ile hareket etmek için biraz yavaşlamak, bir nefes molası vermek idealdir. Bir teklife hemen “Evet” demek, o anda emin olmadan verdiğiniz bu kararın sonuçlarından memnun olmamanıza sebep olabilir. En yakınlarınızdan başlayın ve “Düşüneceğim” tepkileri vermek için alıştırmalar yapmaya başlayın. Verdiğiniz sözleri ve vaatleri azalttıkça zamanınızın da arttığını, hafiflediğinizi ve gününüzü daha verimli geçirebildiğinizi fark edeceksiniz. Tepki vermeden önce bir an düşünmek size çok şey kazandırabilir, deneyin!
2- Mindful yeme alışkanlığı geliştirin
“Mindful eating” dendiğinde akla bilinçli farkındalıkla yemek yeme, mindful beslenme, farkındalıklı yeme, mindful yemek yeme gibi birçok tanım ortaya çıkıyor. Yeme farkındalığı kazandığınızda ve mindful şekilde yemek yediğinizde, yemek yemek alışkanlıklarınız kökten değişebilir. TV izlerken bir şeyler yeme alışkanlığı, yemek sofrasında telefona bakmak, yemek esnasında konuşmak yemekle olan ilişkiye sekte vuran şeylerdir. Sofraya oturmakla başlayarak mindful yemeyi, beslenmeyle ilgili tüm alışkanlıklarınıza uyarlayabilir ve bilinçli beslenme alışkanlığı kazanabilirsiniz. Kendinize her gün 1 öğünü mindful yeme denemesi için ayırın. Ağzınıza götürdüğünüz lokmayı çiğnemeye başlamadan önce tadına, dokusuna dikkatinizi getirin. İşte farkındalıkla yemeye başladınız bile!
3- Sosyal medya detoksu yapın
Sosyal medya detoksu, elimizden telefonu düşürmediğimiz bir hayat yaşarken arada sırada şart! Telefonunuzu uçak moduna hiç almıyor, her sabah uyandığınızda sosyal medyaya bakıyor, “Kaç kişi beğenmiş?” diyerek gönderilerinizi sık sık kontrol ediyorsanız, rutin şekilde sosyal medya detoksu yapma alışkanlığı kazanmanız gerekebilir. Sosyal medyadan uzak bir gün geçirmek, özellikle de Instagram veya Facebook’u iş bağlantıları için kullanıyorsanız oldukça zor olabilir. Yine de haftanın yarım gününü, belki akşam geç veya sabah erken saatleri detox için ayırmakla başlayabilirsiniz.
4- Çalışırken Pomodoro Tekniği’ni kullanın
Uzun sürecek bir işi yapmaya başlayacaksanız Pomodoro tekniğini kullanabilirsiniz. “Pomodoro Tekniği nedir?” diye soracak olduğunuzda, oldukça basit ama etkili bir teknik olduğunu fark edeceksiniz. Bu tekniği uygulamak için 25 dakika çalıştıktan sonra 5 dakika ara verin. Tekrar 25 dakika boyunca çalışın ve 5 dakika ara verin. Basit bir zaman planlaması gibi görünen Pomodoro tekniğinin püf noktası, 25 dakikalık zaman diliminin kesintisiz sürmesidir. Çalışmanın kesintisiz olması için de o iş üzerinde çalışırken maillere, mesajlara, sosyal medyaya bakmamanız, dıştan gelen uyaranlara cevap vermemeniz gerekir. Acil bir telefon gelmesi durumunda süreyi durdurup daha sonra kaldığınız yerden devam etmeniz gerekir. Pomodoro tekniği yardımıyla verimli çalışmak için her 25 dakikayı bölünmeden, araya başka iş almadan geçirmeniz önerilir.
5- Başlamak bitirmenin yarısıdır
Bir konu üzerinde çalışmak için isteksiz olduğunuzda, üstelik erteleme alışkanlığınız da varsa harekete geçmeniz ve o işi tamamlamanız hayli zor hale gelir. Bunun üstesinden gelmenin tek yolu ise o işi yapmaya başlamaktır! Size yük haline gelen, zihninizi meşgul eden bir işin, sevdiğiniz diğer uğraşlar için kullanacağınız enerjiyi azaltacağını hesaba katın. Ertelemenin getirdiği zihinsel yük, işi yaparken harcadığınız enerjiden çok daha fazla olabilir. Gözünüzde büyütmek yerine işe girişin! Ertelemeyin ve yapmanız gereken işi tamamlayın. Erteleme alışkanlığının üstesinden gelmek için küçük işleri yapmakla başlayın. Bir türlü işin içinden çıkamıyorsanız kendinize şu soruyu da sorabilirsiniz: “Gerçekte neyden kaçıyorum?”
6- Güne 1 gece önceden hazırlanın
Özellikle de evden çalışanlar için ev işleriyle ofis işleri birbirine karışabilir. Ev ortamında bulunmak, ev işlerini gözünüzde büyütebilir ve tüm evi bir iş gibi görebilirsiniz! Halbuki günlük bir plan yapmak, hangi işleri art arda yapabileceğiniz konusundaki tabloyu size gerçekçi şekilde sunar. Günlük yaşamda her ne kadar çok öngörülemez şey de olsa, ertesi günle ilgili basit işleri bile planlamak oldukça işe yarar hale gelebilir. Kahvaltılığı doldurmak gibi basit işler çok vakit alabilir. En basit işleri bile plana dahil etmek iş yükünüzü de ortaya çıkarır. Hangi işleri 1 gece önceden yapabileceğinizi iyice değerlendirin.
7- Satın almadan önce bekleyin
İndirimler çok cazip geliyor olabilir. Stokta kalan son 3 üründen birini satın almak için acele etmeden önce bir süre bekleyin. Bunu yapma alışkanlığı geliştirmek cüzdanınız için de iyidir! “İstek mi, ihtiyaç mı?” sorusunu kendinize sormayı alışkanlık haline getirin. Akıllı alışveriş yapma alışkanlıkları geliştirmek sadece bütçeniz için değil, daha minimal bir yaşama geçmeniz, az tüketmeniz ve dünyayı korumanız için de önemlidir. Karşınıza çıkan ürün, bir süredir aradığınız bir şey mi? 2-3 gün bekledikten sonra bile fikriniz değişmedi mi? Onu hiç görmeseydiniz bir eksiklik yaşayacak mıydınız? O ürünle birlikte önceki alışverişlerinizin taksitlerini ödeyecek durumda mısınız? Kendinize dürüstçe cevap verin.
8- Telefonunuzu yanınızda tutmayın
Telefonunuzun sürekli yanı başınızda olması sizin sık sık telefona bakmanıza sebep olabilir. Bir telefon bağımlısı olmasanız bile telefonunuzun kolay erişebileceğiniz bir yerde olması onu gereksiz yere elinize almanıza da yol açar. Acil durumlar için yakınlarda olması elbette iyidir. Ancak telefona gerçekten ihtiyacınızın olmadığı zamanlarda gözünüzün önünden uzak tutmak, aklınızın mesajlara veya sosyal medyaya gitmesinin de önüne geçer. Telefonunuz siz ona ihtiyaç duymuyorken de 1 metreden yakınınızda duruyorsa bunu bir gözden geçirin. Telefondan uzak durmak, kendinizi cep telefonunun yaydığı radyasyondan ve elektromanyetik kirlilikten korumak için de önemli bir adımdır.
9- Not tutma alışkanlığı edinin
Yoğun geçen günler, arkadaşlarınızın doğum günü ve benzeri önemli günlerini atlamamak, alışverişe giderken hazırlıklı olmak gibi gündelik konular için oldukça faydalıdır. Not tutmak sıradan bir alışkanlık gibi görünse de işler biriktiğinde kendinizi sıkışık hissetmemeniz için oldukça işe yarar. “Mutlaka hatırlarım” dediğiniz şeyleri bile not edin. Etrafa saçılmış not kağıtları yerine bir defter ya da pano da kullanabilirsiniz. Not almak hem zaman planı yapmanıza yardımcı olur hem de zihinsel yükünüzü azaltır. Aldığınız notlara belli periyodlarla bakmayı da alışkanlık haline getirin. Böylece “Yapmam gereken çok şey var” düşüncesi yerine “İşler kontrolümde” düşüncesini koymanız ve rahatlamanız kolay hale gelir.


Nasıl para biriktirebilirim?
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>El işleri veya duvar sanatı… Hangisi olursa olsun, toplumdaki sanatsal hafızayı aktarmak için büyükanneler çok değerli bir görev üstleniyor. Agnes Kasparkova da bunlardan biri.

90 yaşında Internet’te viral olan Agnes Kasparkova, Çek Cumhuriyeti’nin Louka köyündeki 18. yüzyıldan kalma şapelin duvarlarına çiçek desenleri çizmesiyle tanındı.

Eski bir tarım işçisi olan büyükanne, Geleneksel Moravya (Güney Çek) sanat eserlerinden esinlenen çiçek desenlerini çizerken canlı tonlarda mavi boya ve küçük bir fırça kullanıyordu.

Kasparkova bu hobiyi kendisi de ölmeden önce aynı işi gönüllü olarak yapan başka bir yaşlı kadından öğrenmişti. Kasparkova’nın 2018’deki vefatından sonra ise, yaptığı işi yeğeni Marie Jagošová devraldı.

Kasparkova ve yeğeninin çizimleri köydeki şapel ile sınırlı kalmadı ve diğer binaları da süsledi.

Eşsiz çizimler, sanat geleneklerini nesilden nesile aktarmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatır nitelikte.

Siz, gelecek nesillere neyi aktarmak isterdiniz?





Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA’da gerçekleştirilen dron destekli trafik denetimlerinde, birçok araç sürücüsüne cezai işlem uygulandı.
Trafik Şube Müdürlüğü İnsansız Hava Araçları Büro Amirliği ekipleri, Çukurova ilçesi Süleyman Demirel Bulvarı’nda trafik denetimi yaptı. Denetimlerde durdurulan araçlar kontrol edilirken, sürücülerine alkol testi yapıldı. Polis ekipleri, birçok sürücüye cezai işlem uygularken, araçları ise bağlanarak otoparka çekildi. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren denetimlere dron ile havadan destek verildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), akaryakıt piyasasında rekabet eşitliğinin sağlanması ve kayıt dışı ekonomi ile etkin mücadele amacıyla kurulan Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) kapsamındaki uygulama esaslarında bazı önemli değişiklikler yaptı. UTTS kapsamındaki taşıt sahipleri ile akaryakıt istasyonu işletmecilerine en geç 31 Aralık 2024 tarihine kadar sisteme kaydolarak taşıtlarına ve istasyonlara gerekli donanımları taktırma zorunluluğu getirilmişti. 7 Aralık 2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan yeni UTTS Tebliği ile sisteme son kayıt tarihi 31 Ocak 2025 olarak yenilendi. Donanım fiyatları yıl sonunda ÜFE artış oranı üzerinden güncelleneceği için, 31 Aralık 2024’e kadar utts.gov.tr üzerinden sisteme kaydolanlar 2024 için geçerli fiyatlardan faydalanabilecek.
Son düzenleme ile getirilen yeni uygulama esasları şöyle:
Kayıt tarihleri ve vergi indiriminden faydalanma
31 Aralık 2024’e kadar kayıt yaptırılması halinde: Taşıt Tanıma Birimi (TTB) siparişi verenler, 2024 fiyatlarıyla ödeme yapacak. Montaj işlemini 30 Nisan 2025’e kadar tamamlama hakkına sahip olacak ve bu tarihe kadar UTTS üzerinden yapılmayan akaryakıt giderlerini vergi indiriminde kullanmaya devam edebilecek.
1 – 31 Ocak 2025 arası kayıt yaptırılması halinde: 2025 yılı fiyatları geçerli olacak. Montaj işlemleri 30 Nisan 2025’e kadar tamamlanabilecek ve bu tarihe kadar UTTS üzerinden yapılmayan akaryakıt giderlerini vergi indiriminde kullanmaya devam edebilecek.
Montaj fiyatları
31 Aralık 2024’e kadar kayıt yaptırılması halinde: 2024 hizmet bedeli geçerli olacak. Montaj işlemleri 30 Nisan 2025’e kadar tamamlanabilecek ve bu süre zarfında, bu nedenle cezai yaptırım uygulanmayacak.
1 – 31 Ocak 2025 arası kayıt yaptırılması halinde: 2025 yılı hizmet bedeli ödenecek. Montaj işlemleri 30 Nisan 2025’e kadar tamamlanabilecek ve bu süre zarfında, bu nedenle cezai yaptırım uygulanmayacak.
31 Ocak 2025 sonrası için yaptırımlar
31 Ocak 2025’e kadar kayıt yaptırmayan taşıt sahipleri ve işletmeciler, yakıt harcamalarını gider olarak gösteremeyecek. Donanım kurulumlarını tamamlamayanlar, cezai yaptırımlarla karşılaşacak.
Yeni düzenlemenin getirdikleri
1 Temmuz 2025’ten itibaren trafiğe çıkacak sıfır araçlar, ithalatçı veya üreticileri tarafından TTB’li olarak piyasaya sürülecek.
Mevcut taşıt tanıma sistemlerindeki taşınabilir cihazlar TTB ile değiştirilecek. Böylece, standartlaşma sağlanacak ve usulsüzlük önlenecek.
TTB sayesinde farklı akaryakıt şirketlerinden yakıt alımı mümkün olacak. Araç sahipleri, şirket değişikliği durumunda yeni cihaz almak zorunda kalmayacak.
TTB siparişleri bir milyonu aştı
UTTS sayesinde, 8 milyon taşıtın akaryakıt giderleri elektronik olarak kontrol edilerek, yılda en az 15 milyar TL’lik kayıt dışılığın önüne geçilecek.
Ülke genelinde halen bin 500 TTB montaj istasyonunda dört bin teknisyen, taşıtlara donanım montajı yapıyor. Akaryakıt istasyonlarındaki donanım hazırlıklarında da 450 teknik servis, iki bin personel görev alıyor.
UTTS’ye kayıtlı istasyon sayısı geçtiğimiz haftalarda dört bini, TTB siparişleri ise 1,1 milyonu geçti. Yeni düzenleme ile yıl sonuna kadar TTB siparişlerinin iki milyonu, kayıtlı istasyon sayısının ise sekiz bini geçmesi bekleniyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamaya göre, teknik direktör Bülent Uygun yönetiminde, basın ve taraftara kapalı antrenmanda kırmızı beyazlı ekibin taktik maç yaptığı öğrenildi.
Sivasspor, yarınki antrenmanla maçın hazırlıklarını tamamlayarak kampa girecek.
Öte yandan Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürü görevine getirilen Şahin Ertem, başkan Bahattin Eken ve başkan vekili Burak Özçoban ile antrenmanın bir bölümünü takip etti.
Net Global Sivasspor ile Galatasaray, 8 AralıkPazar günü saat 16.00’da BG Grup 4 Eylül Stadı’nda karşılaşacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nevzat Demir Tesisleri’nde Teknik Sorumlu Serdar Topraktepe’nin yönetiminde yapılan antrenman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Isınma koşularıyla başlayan idman, pas çalışması sonrası oynanan çift kale taktik maçıyla sona erdi.
Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında yarın saat 19.00’da Tüpraş Stadyumu’nda Fenerbahçe ile karşılaşacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başkan Ali Koç, Kulüpler Birliği’nin bugün gerçekleştirilen toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Toplantıda konuşulan konulardan bahseden başkan Ali Koç, “Uzun zamandır buluşamamıştık. Yoğun takvimden dolayı yoğun programlardan dolayı. Bugünkü buluşma sebebimiz kendimizle alakalı konu. E bilet konusu var. Biliyorsunuz yeni sezonda yeni bir sisteme geçiliyor. Kulüpler istedikleri biletleme firmasıyla çalışacak. Netaş’ın altyapısıyla çalışacaklar. Burada önemli olan mayıs başı kim kimle çalışacaksa altyapıyla entegre olabilmesi. Bütün sorumluluk kulüplerde federasyon ya da kimse de değil. Onun için ne durumda olduğumuzu istişare ettik. Tabii biliyorsunuz bazıları takımların çok taraftarı var. Bazı takımların az taraftarı var. Bazı takımların taraftarı var ama stadı kısıtlı. Dolayısıyla taraftar büyüklüğünüze göre de biletleme firmaları dikkati çekiyorlar. Acaba ortak bir ihale yapabilir miyiz diye konuştuk. Şu an anlaşmamış kulüpler için. Ondan sonra federasyonumuzdan bir sunum yapıldı. Önemli konuların üstünde çalışıyorlar. Bu tamamen hazırlık aşamasında olan ama hazırlık aşamasındayken de kulüplerin geri bildirimini alan, bazılarını burada geri bildirim verebildik. Bazılarına, ekiplerimiz çalışma grupları yapacak, verilecekler. Onları da size paylaşayım. Standart sözleşme konusu var. Standart sözleşme biliyorsunuz İtalya’da, İngiltere’de bir sürü ligde tek tip sözleşme var. Hatta şöyle söyleyeyim, maaş varsa imza parası varsa imaj hakları onların hepsini tek sözleşmeye koyuyorlar. Hatta bazı ülkelerde bir adım daha öteye gidiyorlar maç primlerini de tek sözleşmeye koyuyorlar. Bazı ülkelerde maç primi de veremiyorsunuz. Türkiye’de biliyorsunuz ya bir prim sistemi oluyor. Büyük maçlar öncesi yönetimin tasarrufları doğrultusunda primler açıklanabiliyor. Yani bu böyle sezon başında sözleşmeye bağlanmış bir şey olmuyor. Onları konuştuk. Kulüpler tek tip sözleşmeye çok önem veriyorlar. Şimdi tek tip sözleşme olduğu zaman vergi kaçırmadan harcama limitlerini bypass etmekten bankalar anlaşmasına uyulmuyorsa onu bypass etmekle ilgili yöntemler var. ve bunun bazı kulüpler tarafından kullanıldığını görüyoruz. Çok da adil bir rekabet için tek tip sözleşmeye herkes çok sıcak baktı. Galiba dün de federasyon başkanımız ocak ayında bu konuyla ilgili bir talimat değişikliği yapacağını söylemiş. İkinci konumuz vadesi geçmiş borçların denetimi konusu var. Orada biliyorsunuz Avrupa’ya giden kulüplerimiz senede dört defa temiz kağıdı almak zorundayız. Gitmeyen kulüplerimiz bize nazaran daha farklı bir takvimde raporlanıyorlar vadesi geçmiş borçları. Bunun daha UEFA standartlarına Avrupa kupaları takvimine uygun bir şekilde yapılması düşünüldüğünü anlattılar bize. Takım harcama limitleri, takım harcama limitlerinde de yeni bir model ile çalışıyorlar ki bence çok doğru. Şu an nasıl model? Gelirin üzerinden yapıyorsun. Bir de onun üstüne yüzde otuz bir çarpan koyuyorlar. Ama mesela Kasımpaşa gibi Samsunspor gibi Göztepe’nin durumunu bilmiyorum tahmin ediyorum. Sıfır borcu olan kulüplerin çok düşük harcama limitleri. Yani sağlıklı bir finansal fair-play raporlarının olmasının faydasını onlar göremiyor. Dezavantajını görüyorlar. Yeni modelin de şöyle olması düşünülüyor. Yurt dışına da bu var. Gelirin, borcun, borcun gelirini ne kadar olur? Yüzdeler. Öyle oran sağlandı. Yani öyle sınıflandırılıyorsun. Ona göre de bir harcama limiti veriyor. Çok hoşumuza gitti. Enteresan bir durum. Bir futbol gelişim fonu üzerinde çalışılıyor. O teknik konu. Onları konuştuk. Son olarak da son iki federasyonun konuştuğu Sayın Büyükekşi zamanında ciddi bir şekilde ilerletilen ama federasyon değiştiği için, uygulamaya alınamayan bu federasyonda benimsediği federasyon başkanımızın zaman zaman gündeme getirdiği MHK yapısı, kulüpler ortak olsun. Bir şirket kuralım. Bütün hakem işleri öyle yönetilsin. O konuları konuştuk” ifadelerini kullandı.
‘TÜRK FUTBOLUNA YAPABİLECEĞİMİZ EN İYİ İYİLİK PROFESYONEL TAKIM SAYISINI İNDİRMEK’
Profesyonel liglerdeki takımların azalması gerektiğini aktaran Ali Koç, “Dün Avrupa’dan gelmişler. Birkaç federasyonu ziyaret etmişler. Bunlar tamamen ham. Ne olur sizden şu anlattıklarımız bunlar oldu bitti. Kulüplere anlatılıyor bunların üzerine çalışılıyor. Bu aşamada bizden geri bildirim isteniyor. Sonuçta bunlar tamamen bizi etkileyecek konular. Ona da teşekkür ediyorum federasyona. Çünkü bizim görüşlerimize başvuruyorlar. Nihai haline getirmeden önce? Geçmişte bir sürü konu nihai haline getirildikten sonra dikte ediliyordu. Sonra yolda tedavi etmeye çalışıyordu. Düzeltmeye çalışıyordu bu süreçleri. O yüzden yani iyi bir diyalog içinde toplantımızı yaptık. Daha çok çalışmamız var, yapmamız lazım. Bence Türk futboluna yapabileceğimiz en iyi iyilik profesyonel takım sayısını indirmek. Şimdi inceledik. Sayın Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya bunu gündeme getiriyor. Hatta bir adım öteye gidiyor. Futbolun anayasasını yazmamız lazım diye. Şu an yanılmıyorsam Türkiye’de yüz elli dokuz adet profesyonel kulüp var. Avrupa’nın hiçbir liginde bu yok. Her lige yirmi takım deseniz birinci lig, ikinci lig Süper Lig. Hadi bilemediniz bir grup da üçüncü lig. Maksimum 80, bize göre 60 olması gerekiyor bunun. Onun üzerine de çalışmalarımız olacak. Yani bizim Türk futbolunu tekrar, yeniden pozisyonlamamız yeniden icat edilebiliriz. Her anlamıyla, her paydaşıyla, her süreciyle, her katmanıyla inşallah bir şeyler yapabiliriz. Bu şekilde gidemez” sözlerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşil-beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Kayacık Tesisleri’nde, teknik direktör Recep Uçar yönetimindeki antrenmanda futbolcular, pas, taktik ve çabukluk çalıştı.
İdmanı, kulüp başkanı Ömer Korkmaz ve yöneticiler de izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Manisa Futbol Kulübü, Trendyol 1. Lig’in 15. hafta mücadelesinde 7 AralıkCumartesi günü saat 16.00’da Manisa 19 Mayıs Stadyumu’nda Ahlatcı Çorum Futbol Kulübü’nü konuk edecek. Manisa FK, mücadelenin hazırlıklarını Teknik Direktör Çağdaş Çavuş yönetiminde gerçekleşen ter antrenmanıyla noktaladı. Siyah-beyazlılar, kampa girerek maç saatini beklemeye başladı.
Karşılaşmayı Mehmet Ali Özer yönetecek
Manisa Futbol Kulübü ile A. Çorum FK arasında oynanacak mücadeleyi hakem Mehmet Ali Özer yönetecek. Karşılaşmada Özer’in yardımcılıklarını Kemal Mavi ve Ömer Lütfü Aydın yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Abdullah Volkan Aydın.
A. Çorum FK maçının biletleri satışta
Öte yandan A. Çorum FK maçının bilet satışları devam ediyor. Mücadeleyi tribünden takip etmek isteyen taraftarlar, www.passo.com.tr ve Passo mobil uygulaması ile biletlerini kolaylıkla temin edebilecek.
Kadın ve 18 yaş altı taraftarlara ücretsiz maç
Kadın ve 18 yaş altı tüm taraftarlar Manisa FK’nın iç saha maçlarını ücretsiz izleyebilecek. Maçları tribünden takip etmek isteyen kadın ve 18 yaş altı taraftarlar Passolig kartı sahibi olması gerekiyor.
Kadın ve 18 yaş altı tüm taraftarlar, ücretsiz biletlerini maç günü Manisa 19 Mayıs Stadyumu’nda bulunan Passolig gişelerinden tanımlayabilecek. Karşılaşmanın bilet fiyatları ise şöyle: “Kapalı Alt Tribün: 30 TL, Misafir Tribünü: 39 TL.” – MANİSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FENERBAHÇE, TÜRKİYE KUPASI’NDA YOK
Sarı-lacivertlilerin 29 Kasım 2024 tarihinde federasyona yaptığı bildirimde “2024/25 futbol sezonunda oynanacak Ziraat Türkiye Kupası müsabakalarına katılım sağlanmayacağını bildiririz.” ifadeleri kullanıldı.
TFF söz konusu bildirimle ilgili federasyonun ilgili kurullarının gerekli değerlendirmeleri yapacağını duyurdu.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeni Zelanda’da kadınlara seçme hakkı 1893 yılında, seçilme hakkı 1918’de verildi.

Avustralya’da 1902 yılında kadınlar seçme hakkı kazandı.

Finlandiya, 1906 yılında kadın vatandaşlarına seçme ve seçilme hakkı tanıdı.

Norveç 1913’te, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıdı.

Danimarka ve 1915’te kadınlara oy hakkı vermiştir.

Kanada’da (Quebec bölgesi hariç) kadınlar, 1917’de seçme ve 1920’de seçilme hakkı elde etti.

1917 yılında Rusya’da kadınlar seçme ve seçilme hakkı elde ettiler.

1918’de Avusturya, kadınlarına oy hakkı vermiştir.

30 Kasım 1918’de Almanya’da kadınların seçme ve seçilme hakkı verildi.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 1920 yılında yürürlüğe giren anayasa değişikliği ile ülke genelinde kadınlara oy verme hakkı tanındı.

Türkiye’de kadınlar, 20 Mart 1930 günü belediye seçimlerinde seçme hakkı kazandı. 1933 yılında ise Köy Kanunu’nda muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı düzenlendi. Kadınlar, milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına 5 Aralık 1934’te yapılan anayasa değişikliğiyle kavuştular. 8 Şubat 1935’de ilk defa meclis seçimlerine katılan kadınlar, mecliste 18 sandalye elde etti.

Fransa’da 4 Ekim 1944’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi.

İtalya, 1945 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıdı.

Japonya’da 1945 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi.

Yunanistan’da kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1949 yılında tanındı.

İsviçre’de 1971 yılında kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahip oldu.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Atiye ve Erol Sebebci çiftinin kızlarının adı Rumi
Rumi: Anadolu’ya bağlı, Anadolu’da yaşayan.

Yılmaz Erdoğan – Belçim Bilgin çiftinin oğulları Rodin
Rodin: Işığın müjdecisi, pozitif enerji veren.

Gülşen ve Ozan Çolakoğlu çiftinin oğlu Azur Benan
Azur: Yardım eden, yardımcı.
Benan: Parmakla gösterilen, ünlü, tanınmış.

Tarkan ve Pınar Dilek Tevetoğlu’nun kızları Liya.
Liya: Sabrın en güzeli, beyaz tenli kadın.

Zeynep – Volkan Demirel çifti ve kızları Yade ve Yeda
Yade: Anılan, zihinde kalan, hatıra.
Yeda: Tanınan bilinen, tanınmış, ünlü.

Işın Karaca ve kızı Sasha Mia
Sasha: Koruyucu melek, insanlığın koruyucusu
Mia: Parlayan, parıldayan, parlak.

Sinem Kobal – Kenan İmirzalioğlu ve kızları Lalin
Lalin: Eski dilde kırmızı renkli olan anlamına gelmektedir.

Şeyda Coşkun ve oğlu Arat
Arat: Cesaret, yüreklilik.

Irmak Ünal kızı Kayla ve oğlu Vadi
Kayla: Pür, saf, katıksız
Vadi: Geçit

Fahriye Evcen – Burak Özçivit çiftinin oğlu Karan
Karan: Kahraman, yürekli

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bayraklı Belediyesi, kadınlara yönelik sosyal ve kültürel faaliyetler kapsamında “Gelenekten Geleceğe Kadın Buluşmaları” adıyla semt merkezlerinde etkinlikler düzenleyecek. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü tarafından organize edilecek etkinliklerde kadınlar, el emeği gerektiren becerileri öğrenecek, geçmişten gelen değerleri gelecek nesillere aktararak kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayacak. Etkinlikler, kadınların sosyal hayat içinde daha aktif bir rol almasını desteklerken ürettikleri el emeği ürünleri de sergileyerek ev ekonomisine katkıda bulunmalarına yardımcı olacak. Gelenekten geleceğe kadın buluşmalarına katılmak isteyen kadınlar, Bayraklı Belediyesinin semt merkezlerine veya Osmangazi Mahallesi’nde bulunan Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne başvurarak kayıt yaptırabilecek. 477 20 00 telefon numarasından dahili 2806 tuşlanarak bilgi alınabilecek.
Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Kadınların sosyal hayata katılımını artırmayı ve kültürel değerlerin korunmasını önemsiyoruz. Bu kapsama semt merkezlerimizde düzenleyeceğimiz kadın buluşmaları, kadınlarımızın bir araya gelerek üretkenliklerini ortaya koyduğu, sosyalleştiği ve el sanatlarını yaşattığı bir ortam sunacak. Bu buluşmalarla, kültürel değerlerimizin kaybolmamasını sağlarken aynı zamanda kadınlarımıza destek olmaktan mutluluk duyacağız. Tüm kadınlarımızı semt merkezlerindeki buluşmalara davet ediyorum” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik Valisi Şefik Aygöl, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü İlkay Türkoğlu ve beraberinde kurum müdürleri ile Rabia Efe ve ailesine ziyarette bulunarak ailenin her zaman yanında ve destek olacaklarını vurguladı. Ziyaret sırasında aileyle sohbet eden Vali Aygöl, özel gereksinimli bireylerin toplumun vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurgulayarak, “Farklılıklarımızla güçlü, birlikte daha iyiyiz. Özel her birey, toplumumuzun değerli bir üyesidir” dedi.
Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, Rabia Efe’nin başarıları ve hayalleri hakkında konuşuldu, aileye destek olma konusundaki kararlılık bir kez daha ifade edildi. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 90’ıncı yılını kutladı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türk kadınının, 1934’te yapılan anayasa değişikliğiyle seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 90’ıncı yıl dönümünü büyük bir gururla kutluyoruz. Türkiye, birçok ülkeden yıllar önce kadınlara seçme ve seçilme imkanını getirerek, o yıllar için dünyaya çağın çok ötesinde bir demokrasi dersi vermiştir. Toplumsal hayattaki güçlü varlığı ile daima öne çıkan kadınların, Türkiye’nin geleceğindeki rolünü daha fazla artırmak için çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Göktaş, bazı kadın milletvekilleri ve beraberindeki heyetle Aslanlı Yol’dan Atatürk’ün mozolesine yürüdü.
Bakan Göktaş’ın, mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu.
Beraberindekilerle Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen ve Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Göktaş, deftere şunları yazdı:
“Bugün, ülkemizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 90. yıl dönümü vesilesiyle hayatın her alanında eşsiz başarılara imza atmış kadınlar olarak huzurunuzdayız. Demokratik toplumun bir yansıması olan bu hak, kadınlara toplumu şekillendiren ve geleceğe yön veren aktörler olarak önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bu anlamda, 5 Aralık 1934 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınlarının pek çok ülkeden daha önce seçme ve seçilme hakkını kazandığı önemli bir dönüm noktasıdır. Kadınların eşit haklarla hayata katılımını teşvik eden bu adım, tüm bireylerin daha adil, eşitlikçi ve katılımcı bir yaşam sürmesinin yolunu açmıştır.
Elde edilen bu kazanım, güçlü bir toplumun temellerini oluşturmuş, Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasına büyük katkı sunmuştur. Bu anlayışla, ülkemiz kadınları, kadim geçmişimizi, yüksek inanç ve değerlerimizi, bilim ve teknolojinin imkanlarıyla harmanlayarak, medeniyetimizi ihya etmeyi sürdüreceğiz. ‘Güçlü Kadın, Güçlü Türkiye’ anlayışıyla gelecek nesillere ilham veren, öncü kadınlarla dolu bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefimiz doğrultusunda, kadınların her alanda daha etkin, daha güçlü ve daha üretken olmaları için büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, manevi huzurlarınızda sizleri bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, şahsım ve ülkemizin tüm kadınları adına şükranlarımı sunuyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Bakan Göktaş, daha sonra beraberindeki heyetle Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsüne önceki yıl İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin girişimiyle kazandırılan “Yarı Değerli Taşlar Atölyesi”nde altın, gümüş ve bakırın yanı sıra doğada bulunan taşlar da değerlendiriliyor.
Üretimleriyle kentin ve bölgenin geleneksel el sanatlarını yaşatan kadın ustalar, mesailerinin bir bölümünde çizme ve yağmurluk giyinerek kar kış, yağmur çamur demeden doğada takıya dönüştürülecek taşların izini sürüyor.
Kadınlar, buldukları taşları atölyede özel işlemlerden geçirdikten sonra Türk Patent ve Marka Kurumunca tescillenen Diyarbakır hasır bileziği ve kişnişli kolye ile buluşturup farklı tasarımlarda aksesuarlar hazırlıyor.
“Patent çalışmasına başlıyoruz”
Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ufuk Yakut, AA muhabirine, Enstitü bünyesinde kurulan atölyenin kadim kentin el sanatları alanındaki güzelliklerini ortaya çıkarmanın yanı sıra kadınlara yeni fırsatlar da sunduğunu söyledi.
Atölyede görev alan kadınların erkek personelin de desteğiyle arazide topladıkları yarı değerli taşları özenle işlediklerini ifade eden Yakut, bu taşların atölyede kentin geleneksel, tescillenmiş zanaat ürünleri olan kişniş ve hasırla buluşturulduğunu belirtti.
“Benzersiz, güzel takılar ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Yeni ürünlerimizin patent çalışmalarına da başlıyoruz. Ortaya çıkan bu eserler enstitünün kendi mağazasında ve Türkiye genelindeki olgunlaşma enstitülerinin ‘Bohça’ mağazalarında satışa sunuluyor.” diyen Yakut, Diyarbakır’ın zengin, kültürel mirasını ve el sanatları geleneğini yaşatmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.
Bu tasarımların daha çok ilgi gördüğünü anlatan Yakut, alışılmışın dışında olduğu için kadınlar tarafından daha çok sevildiğini, beğenildiğini vurguladı.
Yakut, kadınların enstitüde ustalık öğrenmekle kalmadığını aynı zamanda kendi işlerini kurarak, hayallerini de gerçekleştirmiş olduğunu dile getirerek, “Kurum olarak bu topraklardan doğan sanatı geleceğe taşımak için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.
“Çok farklı ürünler ortaya koyduk”
Enstitüde kuyumculuk teknolojisi öğretmeni Sevcan Aydoğan, atölyeyle doğada bulunan ancak bugüne kadar çok da farkında olmadıkları yarı değerli taşlarla tanıştıklarını söyledi.
Bu taşlardan birinin de “kalsedon taşı” olduğunu belirten Aydoğan, topladıkları taşları atölyeye getirdiklerini ve burada takı ve aksesuarlara göre damla, oval gibi farklı şekillerde işleyip değerlendirdiklerini anlattı. Aydoğan, şunları kaydetti:
“Diyarbakır’da geçmişten günümüze gelen kuyumculuk sanatı var. Bunlar Diyarbakır kişnişi ve hasırı. Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsünde bu katıları yeni bir tasarımla birleştirdik. Doğanın büyüsüyle, takının büyüsünü bir araya getirdik. Çalışmalarımız daha önce karşılaşabileceğiniz takılar değil, çok farklı ürünler ortaya koyduk.”
Tescilli Diyarbakır hasır bileziği ve kişnişli kolyenin tamamen el işçiliğiyle hazırlandığına işaret eden Aydoğan, taşın arazide aranması ve toplanması ile atölyede işlenmesi sürecinin de bir o kadar zorlu olduğunu, emek gerektirdiğini belirtti.
Aydoğan, hazırladıkları özgün tasarımların da tescillenmesini istediklerini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nilüfer Belediyesi, Türk Kadınlar Birliği (TKB), Nilüfer Kent Konseyi ve Bursa Barosu iş birliğinde düzenlenen “İnsan Kadın” başlıklı konferansın 3’üncüsü Nilüfer Nikahevi Safir Salon’da yapıldı. Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin 90. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, TKB Bursa Şubesi Başkanı Tijen Sözleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile kadınlar katıldı.
Programın açılışında konuşan TKB Bursa Şubesi Başkanı Tijen Sözeri, Cumhuriyetin bir kadın devrimi olduğunu belirterek, aynı zamanda eşit yaşamanın da bu yönetim şeklinde yer aldığını hatırlattı. Cumhuriyetin en büyük kazanımlarından birisinin kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi olduğunu vurgulayan Sözeri, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü minnetle andı.
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ise kadınlar, dezavantajlı gruplar ve gençlerin hakları ile tarım alanlarının korunmasında hassas olduklarının altını çizdi. Kadınların yer aldığı çalışmalarda güzel neticeler alındığını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Kadınların olmadığı yerde hiçbir şey güzel olmaz. Bir yerde, bir işte kadınlar varsa orada her zaman her şey çok güzel olur” dedi.
Türkiye’de kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesinden 11 yıl sonra Fransa ve İtalya’da, İsviçre’de ise 36 yıl sonra bu hakkın tanındığını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, bugün ise bu ülkelerin demokratik şartlarının konuşulduğunu dile getirdi.
Kadınların özgürlük alanlarını genişletebilmek için kreş sayısını 25’e çıkarmayı hedeflediklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, kadınları her alanda desteklediklerini belirterek, iş ve sosyal hayata daha fazla katılmalarını istedi.
Bugün Türkiye’de 81 ilin 11’inin kadınlar tarafından yönetildiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Bu sayı yavaş yavaş artıyor. Kadın büyükşehir belediye başkanlarının sayısı hızla artıyor. Aydın, Eskişehir, Tekirdağ gibi önemli kentleri kadınlar yönetiyor. Kıymetli ilçelerimizde de kadın yönetimi var. Nilüfer Belediyesi’nde de 45 meclis üyemizin 15’i kadın. Bu oranın çoğalması lazım. Nilüfer’de 64 muhtarın 19’u kadın. Bir sonraki dönem fazla olacak” diye konuştu.
Belediyedeki çalışmalardan da bahseden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nde ‘Eşitlik Birimi’ kurduklarını da hatırlatarak, bu birimin kadınlara destek olabilmek için çalıştığını aktardı. Başkan Şadi Özdemir, Kadın Dayanışma Merkezi’nde de kadınlara sosyolog ve psikolog desteği verdiklerini dile getirdi.
Kadınların seçme hakkını kullanırken, seçilme hakkını ne kadar kullanabildiğini sorgulayan Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun ise bu sorunun eğitim ile aşılabileceğini vurguladı. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, kadın temsilinin birçok alanda yeterli boyutta olmadığını dile getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi de toplumda kadın erkek olarak değil insan olarak değerlendirilmenin önemini vurgularken, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız ise dünyada kadının adı yokken bu konunun önemi ve değerini ortaya koyan Mustafa Kemal Atatürk’ü minnetle andı.
Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen konferansta, TKB Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Tokman “Mobbing ve İLO 2019/190 Nolu Şiddet ve Taciz Sözleşmesi” konulu önemli bir sunum gerçekleştirdi. Günümüzde kadınların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri olan mobbing ve iş yerindeki şiddet konularına değinen Tokman, uluslararası sözleşmeler ve yasal düzenlemeler çerçevesinde bu sorunlarla mücadele yollarını katılımcılarla paylaştı. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi, 5 Aralık 1934’te Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 90. yıldönümü ve Dünya Kadın Hakları Günü dolayısıyla Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı.
Delikliçınar Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törene, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Başkanvekili ve Kent Konseyi Başkanı Ali Marım, Kadın Meclisi Başkanı Meral Alten, Büyükşehir Belediyesi kadın çalışanları, davetliler ve öğrenciler katıldı.
Kadın Meclisi Başkanı Alten’in Atatürk Anıtı’na çelenk bırakmasıyla başlayan törende saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Daha sonra basın açıklamasında bulunan Kadın Meclisi Başkanı Alten, Atatürk önderliğinde kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınmasının kadınlar için taşıdığı önemi bir kez daha anlatmak istediklerini söyledi. Alten, “Atatürk’ün vizyoner liderliği ile kadınlarımıza verilen bu hak sadece seçmen olarak değil, aynı zamanda karar alma mekanizmalarının bir parçası olarak da topluma katkıda bulunmalarını sağlamıştır. Adil bir gelecek için kadınlarımızın her alanda seslerini duyurmalarını desteklemeliyiz. Ata’mız sayesinde pek çok Avrupa ülkesinden önce, 1934 yılında bu hakkı kadınlarımız almıştır. Bugünü, bu önemli hakkın kazanılmasında emeği geçen tüm kadınlarımızı ve Atatürk’ü onurlandırmak, eşitlik mücadelesini devam ettirmek için bir fırsat olarak görüyoruz” dedi.
Konuşmanın ardından kadınlarla bir süre sohbet eden Başkan Çavuşoğlu, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıldönümünü ve Dünya Kadın Hakları Gününü kutladı. – DENİZLİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AİLE ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını elde etmesinin 90’ıncı yıl dönümü dolayısıyla, siyaset ve iş dünyasından kadınlar ile Anıtkabir’i ziyaret etti.
Bakan Göktaş’ın başkanlığında kadın milletvekilleri, rektörler, akademisyenler, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve bakanlık çalışanlarından oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyüp, Atatürk’ün mozolesine geldi. Göktaş’ın mozoleye çelenk bırakmasının ardından heyet, saygı duruşunda bulundu. Tören daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’nde devam etti.
‘5 ARALIK 1934, ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR’
Burada Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Göktaş, şunları yazdı: “Bugün, ülkemizde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının 90’ıncı yıl dönümü vesilesiyle hayatın her alanında eşsiz başarılara imza atmış kadınlar olarak huzurunuzdayız. Demokratik toplumun bir yansıması olan bu hak, kadınlara toplumu şekillendiren ve geleceğe yön veren aktörler olarak önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bu anlamda 5 Aralık 1934 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınlarının pek çok ülkeden daha önce seçme ve seçilme hakkını kazandığı önemli bir dönüm noktasıdır. Kadınların eşit haklarla hayata katılımını teşvik eden bu adım, tüm bireylerin daha adil, eşitlikçi ve katılımcı bir yaşam sürmesinin yolunu açmıştır. Elde edilen bu kazanım, güçlü bir toplumun temellerini oluşturmuş, Türkiye’nin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınmasına büyük katkı sunmuştur. Bu anlayışla ülkemiz kadınları; kadim geçmişimizi, yüksek inanç ve değerlerimizi, bilim ve teknolojinin imkanlarıyla harmanlayarak, medeniyetimizi ihya etmeyi sürdürecek. ‘Güçlü kadın, güçlü Türkiye’ anlayışıyla gelecek nesillere ilham veren, öncü kadınlarla dolu bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefimiz doğrultusunda, kadınların her alanda daha etkin, daha güçlü ve daha üretken olmaları için büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu duygularla, manevi huzurlarınızda sizleri bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, şahsım ve ülkemizin tüm kadınları adına şükranlarımı sunuyorum. Ruhunuz şad olsun” dedi.
Haber-Kamera: Samet ÖKSÜZ/ANKARA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Birbirimizin başarısını kutlayalım
Kadınların başarıları, yalnızca bireysel kazanımlar değildir; aynı zamanda birer ilham kaynağıdır. Bir arkadaşınız, meslektaşınız ya da tanıdığınız bir kadın başarıya ulaştığında, onunla gurur duyduğunuzu gösterin. Küçük bir tebrik mesajı, bir övgü sözü veya samimi bir alkış, büyük bir motivasyon yaratabilir.

Rekabet yerine dayanışmayı seçelim
Toplumun dayattığı “kadın kadının kurdudur” algısını yıkmanın tam zamanı. Rekabet yerine birbirimize destek olmayı, zorlukları birlikte aşmayı öğrenmeliyiz. Unutmayalım ki, hepimizin yolu farklı ve birbirimize engel değil, destek olduğumuzda çok daha güçlü bir topluluk oluşturabiliriz.

Güçlü iletişim kurup dinleyelim
Bazen bir kadının ihtiyacı olan tek şey, birinin onu gerçekten dinlemesidir. Dertleşmek, fikir alışverişi yapmak ya da sadece duygularını paylaşmak isteyen bir kadına zaman ayırın. Onun söylediklerine değer verdiğinizi hissettirmek, duygusal bir destek sağlar ve özgüvenini artırır.

Fırsatlar yaratıp imkanları paylaşalım
Eğer bir kadın için iş, eğitim ya da sosyal hayatta bir kapı açabiliyorsanız, bunu yapmaktan çekinmeyin. Bir iş fırsatını paylaşmak, bir mentorluk önerisinde bulunmak ya da sahip olduğunuz bilgi ve tecrübeleri aktarmak, başka bir kadının hayatını değiştirebilir.

Zorluklar karşısında yanında olalım
Kadınlar, iş yaşamından aile hayatına kadar birçok alanda zorluklarla karşılaşabiliyor. Bir kadının hayatındaki kriz anlarında onun yanında olmak, gerektiğinde bir omuz, gerektiğinde bir yol arkadaşı olmak önemlidir. Şiddet gören, ayrımcılığa uğrayan ya da zor durumda olan bir kadına destek sunarak onun hayatına dokunabilirsiniz.

Birlikte öğrenelim ve güçlenelim
Kadınların birlikte daha güçlü olduğunu unutmamalıyız. Kitap kulüpleri, eğitim seminerleri, atölyeler veya kadın dayanışma grupları gibi etkinlikler düzenleyerek birbirimizden öğrenebiliriz. Bilgi ve tecrübelerimizi paylaşmak, hepimizi bir adım ileri taşır.

Kadınları savunalım ve haklarını korumalarına yardımcı olalım
Kadınların haklarına yönelik saldırılar ya da haksızlıklar karşısında sessiz kalmamalıyız. Yanımızdaki kadınların sesi olmak, toplumsal cinsiyet eşitliğine olan katkımızı artırır. Şiddete uğrayan bir kadını ilgili mercilere yönlendirmek ya da bir haksızlık karşısında onun yanında durmak, dayanışmanın en güçlü göstergelerindendir.

İlham vermekten çekinmeyelim
Her kadın, bir başkası için ilham kaynağı olabilir. Deneyimlerinizi, başarılarınızı ve mücadelelerinizi paylaşarak başka kadınlara cesaret verebilirsiniz. Unutmayın, sizin hikayeniz bir başkasının yeniden başlaması için ihtiyaç duyduğu şey olabilir.

Kadınların var olma mücadelesini görünür kılalım
Kadınların başarılarını ve mücadelelerini çevrenizde duyurun, görünür kılın. Sosyal medya paylaşımları, destek kampanyaları ya da basit bir sözlü destek bile fark yaratabilir.

Sevgi ve şefkatle birbirimize sarılalım
Unutmayalım ki, her kadının zaman zaman bir sarılmaya, bir destek sözüne ya da sadece yanında birinin olduğunu hissetmeye ihtiyacı vardır. Sevgi ve şefkat, dayanışmanın en güçlü unsurlarından biridir.

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sofralarımızda görmeye alışık olduğumuz, turşusundan kavurmasına çeşit çeşit versiyonunu yaptığımız o devasa lahanaları neredeyse 100 kat küçültün, işte brüksel lahanası! Ceviz kadar boyu olan brüksel lahanalarının sağlığa etkisi ise dev gibi… Gelin, kış aylarında brüksel lahanası yemekten kendinizi alıkoyamayacağınız o nedenlere bakalım.
Biri antioksidan mı dedi?
Brüksel lahanası içerdiği yüksek antioksidan seviyesi nedeniyle hem cildinizin daha aydınlık, daha parlak görülmesini sağlar. Hasarlı hücrelerinizi iyileştirir.
Vitamin ve mineral deposu
Bu küçük yeşil topların içine hem A, B, C, K, E vitaminleri, hem selenyum, potasyum ve kalsiyum mineralleri sğıyor desek? Göz sağlığınız, kemik ve kas sisteminiz, hem bağışıklığınız brüksel lahanasıyla bayram edecek!
Kilo vermeye yardımcı
Brüksel lahanası lüf oranı yüksek sebzelerin başında gelir. Oldukça düşük kalorilidir yani ne kadar yerseniz yeyin hem kalori almazsınız hem de lifli yapısı sayesinde uzun süre tok kalırsınız. Ayrıca yüksek besin değerleri sayesinde kilo verirken güçten düşmenizi de engeller.
Hamilelikte de faydalı
Hamilelerin beslenme listesi normal listelere göre daha dikkatli hazırlanıyor. Besin değeri yüksek gıdalar tüketilmesi bebeğin sağlığı için de öneriliyor. Brüksel lahanası, hamilelerin listelerine rahatlıkla girebilir çünkü içerdiği yüksek folik asit değeri, vitamin ve mineraller besin değeri yüksek bu sebze hamile kadınların günlük folat ihtiyacını büyük oranda karşılar.
Sindirime yardımcı
Sİndirim problemleri yaşayanlar, kabızlık ve şişkinlikten şikayet edenler, brüksel lahanası burada da yardımınıza koşuyor. Lifli yapısıyla sindimi kolaylaştıran brüksel lahanası, bağırsak florasının düzenlenmesinde etki gösterir.
Kalp sağlığına faydalı
İçeridği omega 3 yağ asitleri, potasyum ve lif miktarı brüksel lahanası kalp dostu sebzelerden biri yapıyor. Özellikle kandaki LDL kolestrolün düşürülmesinde etkisi olan brüksel lahanası damar sertliğini önlemede ve kan basıncını dengelemede de oldukça faydalıdır.
Kan şekerini dengeler
Brüksel lahanası sadece lif açısından değil glisemik endeks açısından da kayda değer bir öneme sahip. Özellikle diyabet riski bulunanlar brüksel lahanasını rahatlıkla tüketebilir çünkü hem kan şekerinde meydana gelecek dalgalanmaları önlemekle uğraşacak hem de diyabet riskini en aza çekecektir.
Kemik sağlığını korur
Özellikle çocuklarda kemik gelişimini desteklemesiyle öne çıkan brüksel lahanası içerdiği K vitamininden aldığı yetkiye dayanarak yaşlıların da kemik erimesi gibi hastalıklarla mücadele etme riskini azaltır. Kireçlenme, kemik erimesi ve kemik sağlığı için oldukça önemlidir.
Brüksel lahanasını isterseniz etli ya da tavuklu tencere yemeği olarak, ister portakallı zeytinyağlı meze olarak ister baharatlayıp fırına atarak tüketebilirsiniz. Sağlığınız için mevsim sebzelerini tüketmenin ne kadar önemli olduğunu unutmayın!
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KIKIRDAK SORUNLARINI ÖNLEYİCİ ÖNERİLER
Uzmanlar koşu bandı kullanacaklara öncelikli olarak koşu öncesi “5 dakika ısınma” önerisinde bulunuyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Azboy; “Koşu bandı ile aynı hız ve düzeyde koşmak, eklemin aynı noktasına fazla yük binmesine ve zorlanma nedeniyle kıkırdak sorunları oluşumuna yol açabilir. Bu nedenle hareket esnasında hızın ve derecenin değiştirilmesi çok yararlıdır” diyor. Azboy, koşu bandında özellikle koşma sırasında aşil tendonuna fazla yük bindiği için bu eylemin “aşil germe egzersizi” yapıldıktan sonra gerçekleştirilmesi gerektiği uyarısında da bulunuyor.
REKLAM
HANGİ SPOR AYAKKABI?
Seçilecek ayakkabının şekli ve özelliği de koşu bandını kullanacaklar açısından büyük önem taşıyor. Prof. Dr. İbrahim Azboy, “Tabanı, arka tarafı yüksek spor ayakkabı kullanımı aşile binen yükü azaltacaktır. Bu nedenle kaliteli tabanlı bir spor ayakkabısıyla koşulmasını öneriyorum. Bir de koşu bantlarını çıplak ayakla kullananlar var. Bu şekilde koşulmasına kesinlikle taraftar değilim” diyor.
KOŞU BANDI HIZ AYARI VE DİZLERE BİNEN YÜK
Dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de dizlerinde kıkırdak hasarı bulunan ve diz ağrısı çeken kişilerin, koşu bandını eğimli zeminde kullanmalarının doğru olmadığı yönünde. Bu kişilerin koşu bandını düz zeminde kullanmaları öneriliyor. Eklem sağlığını korumak için diz ve kalça çevresi kaslarının güçlendirilmesi, esneme ve güçlendirme egzersizlerinin yapılması ise şart görülüyor.
DÜŞMEDEN KORUNMAK İÇİN BUNU YAPIN
Diz sağlığını korumak için en önemli faktörlerden biri de yürüyüş. Uzmanlar yürüyüşlerin mümkün olduğunca açık ve güneşli havada yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Güneşli havada yürüyüş yapmak hem D vitamini kazanımı hem de D vitamini sentezi için yararlı bulunuyor. Hava yağışlı ve soğuk olduğunda ise koşu bandında değişken hız ve değişken derecelerde yürüyüp koşulabileceği belirtiliyor. Prof. Dr. İbrahim Azboy önemli bir noktaya daha dikkat çekerek: “Baş dönmesi veya baygınlık durumunda koşu bandının durdurulabilmesi için emniyet çubuğunun tişörte tutturulması, düşmelerden korumayı engellemek açısından çok önemlidir” diyor.
Prof. Dr. İbrahim Azboy
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MASAJ SIRASINDA ELİN TOPUĞUNUN DOĞRU KONUMLANDIRILMASINA OLANAK SAĞLIYOR
Masaj sırasında elin topuğunun doğru konumlandırılmasına da olanak sağlayan tasarım, TÜRKPATENT tarafından tescillendi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen İskilip Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Ayşe Çalmaz, aparatı kalp masajı etkinliğini baştan sona kadar korumak üzere tasarladıklarını bildirdi.
REKLAM
Aparat üzerinde bulunan etkinlik şeridinin hastanın iman tahtasının altında bulunan çıkıntı üzerine yerleştirildiğini, bu sayede aparatın göğüs duvarına yapıştığını belirten Çalmaz, şöyle devam etti:
“Yapıştıktan sonra kenarındaki dik olan alanda uygulayıcının el pozisyonunu kavrayarak omuzdan bası yapmasını sağlamak, aynı zamanda bombeli kısmının da baskının uygulayıcının tüm eline yayılmadan sadece elin topuğunda kalmasını sağlamak amacıyla planlandı. Bu şekilde birinci dakikadan itibaren hastadan yanıt alana kadar aynı etkinliği sürdürmek amaçlanıyor.”
Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülay Yılmazel de Türkiye’de ölümlerin önemli bir kısmının kalp durması nedeniyle olduğunun altını çizerek, “Hızlı ve etkili şekilde başlatılan kalp masajının her bir dakikasının hayatta kalma oranını yüzde 10 ila 13 arttırdığı belirtilmektedir.” ifadelerini kullandı.
KALP MASAJI SIRASINDA YAPILAN HATALARI EN AZA İNDİRMEK AMAÇLANIYOR
Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Erenler ise duran kalbin çalıştırılmasında kalp masajının önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Gerek temel, gerek ileri yaşam desteğinde kalp masajının etkin olabilmesi için doğru yere, doğru frekansta, doğru derinlikte ve doğru el pozisyonunda yapılması önem arz etmektedir. Kalp masajı yapılırken elin topuk kısmı kullanılmalı, el ayası ve parmak uçları hastanın göğsüne mümkün mertebe temas etmemeli. Ancak uygulamada bu pozisyonun anlaşılmasında bazı hatalarla karşılaşıyoruz. İşte bu hataları en aza indirmek için Ayşe ve Gülay hocalarımızın önderliğinde hem halka hem de sağlık çalışanlarına yönelik bir aparat geliştirmeyi düşündük.”
Erenler, geliştirdikleri kalp masajı aparatının TÜRKPATENT tarafından tasarım tescili aldığını kaydetti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kocaeli Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan, henüz HIV tanısı almamış kişiler nedeniyle bu sayıların gerçek enfekte bireyleri tam olarak yansıtmadığını ifade ederek, “Türkiye’de HIV vakalarında inanılmaz derecede artış var” dedi.
Prof. Dr. Akhan, HIV’in kronik bir RNA virüsü olduğunu ve erken tanının, enfeksiyonun seyri açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
REKLAM
Prof. Dr. Sıla AkhanHASTALIK 10 YIL SİNSİCE İLERLEYEBİLİYOR
Türkiye’de HIV ilk kez 1985 yılında teşhis edildi. Prof. Dr. Akhan, o dönemde sadece bir tane ilaç olduğunu belirterek, sınırlı ilaç sebebiyle hastaların büyük çoğunluğunu kaybettiklerini söyledi.
Akhan, günümüzde ise tedavinin büyük ölçüde geliştiğini belirterek şu bilgileri verdi: “Artık erken tanı ve düzenli tedaviyle HIV ile yaşayan bireyler normal ömürlerini yaşayabiliyorlar. Ancak hastalığın sinsi bir dönemi var. 10 yıl kadar vücut virüsü tolere edebiliyor ve kişinin şikayetleri olmuyor, normal bir şekilde hayatını sürdürüyor ama 10 yıldan sonra artık vücut bu döngüyü tolere edemez hale geliyor ve normalde enfekte etmeyecek olan etkenler o kişiyi enfekte edecek hale geliyor. Biz de hastalığa ya son devrede ya da hemen en başında tanı koyabiliyoruz. Ancak HIV’de erken tanı diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLARDA HIV GÖRÜLMESİ SIRA DIŞI”
Çocukluk dönemi HIV vakalarında da artış görülüyor. Çocukların bu dönemde enfekte olmasının tamamen sıra dışı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Akhan, “Eskiden HIV enfeksiyonu olan bir kadının, virüsü çocuğuna bulaştırmaması söz konusu değildi. Ancak şu an kullanılan ilaçlarla HIV’i çocuğuna bulaştırmaması gerekiyor; çünkü elimizde her türlü ilaç var. HIV pozitif kişiler sağlıklı çocuk sahibi olabilirler. Virüs kan ve kan ürünleri ile cinsel temasla da bulaşıyor. Dolayısıyla çocuğun isteği dışında bir istismar olabilir. Bu konulara çok dikkatli yaklaşmak gerekir, tüm bunların engellenmesi gerekir” dedi.
COVID-19 PANDEMİSİ TANI ALMAYI ENGELLEDİ
COVID-19 pandemisinin HIV tanısı üzerindeki etkisine değinen Dr. Akhan, pandemide sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanmasının tanı oranlarını olumsuz etkilediğini ifade etti.
REKLAM20’Lİ YAŞLARDAKİ GENÇLER RİSK ALTINDA
Son yıllarda HIV enfeksiyonunun daha çok genç yaş grubunda görüldüğünü belirten Akhan, bu durumun farkındalık eksikliğinden kaynaklandığını söyledi: “20’li yaşlardaki gençlerin HIV ile enfekte olmaları, koruyucu önlemlerin yeterince anlatılamadığını gösteriyor. HIV’den korunma oldukça basit ve etkili. Ancak bu bilgilerin daha etkili bir şekilde yaygınlaştırılması gerekiyor.”
HIV ile ilgili en büyük sorunlardan birinin toplumsal stigma olduğunu vurgulayan Dr. Akhan, bu durumun bireylerin hayatlarını zorlaştırdığını söyledi: “HIV pozitif bireyler, iş hayatında, özel ilişkilerinde ve sosyal çevrelerinde ciddi bir ayrımcılıkla karşılaşıyorlar. Halbuki HIV, diyabet veya hipertansiyon gibi kronik bir hastalık. Tedaviyle virüs baskılandığında bulaşıcılığı da ortadan kalkıyor.”
“ÖNYARGILAR YÜZÜNDEN İNSANLAR GEREKSİZ BİR MUTSUZLUK YAŞIYOR”
Dr. Akhan, HIV ile yaşayan bireylerin sağlıklı bir hayat sürdürebilmesi için erken tanı ve tedaviye erişimin önemine dikkat çekti: “HIV’li bireylerin normal bir aile sahibi olma, çocuk sahibi olma, bir partner sahibi olma kısımlarıyla ilgili sıkıntı yaşamamaları gerekiyor. Bu kişiler belki de en güvenilir partnerler; çünkü HIV RNA’ları takip ediliyor ve ilaçlarını sürekli kullanan bir kişinin HIV’i bulaştırma ihtimali yok. O yüzden yanlış bilinenler, kişilerin hayatlarını zorlaştırıyor. Onları sosyal aktivitelerden ya da gerçeği söyleme özgürlüğünden alıkoyuyor. Bu da insanları baştan korkutuyor. Önyargılar yüzünden insanlar gereksiz bir mutsuzluk yaşıyor ve tanı-tedavi süreçlerinde sorunlar yaşıyor. HIV, ölümcül değil, takip ve tedavisi olan bir hastalık. Bu nedenle bireylerin toplum dışına itilmemeleri gerekir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Buna göre, Bakanlığa bağlı, ilçe hastanelerini içine alan ikinci ve şehir hastanelerini de kapsayan üçüncü basamak sağlık tesislerinde, sağlık hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla farklı unvan ve branş personelinin yer aldığı Hastane Koordinasyon Kurulları oluşturulacak.
En az 3, en fazla 7 üyeden oluşacak kurul, üye çoğunluk sayısı ile her ayın ilk haftası toplanarak hizmet sunumunun her alanında istişarede bulunarak icrai kararlar alabilecek.
Hasta ve çalışan hakları konusunda denetimler gerçekleştirerek taleplerin değerlendirilmesi, gerekli işlemler ile düzenlemelerin yapılmasını sağlayacak kurul, Bakanlığın politika ve hedeflerine uygun şekilde, her sağlık tesisinin rolü, büyüklüğü ve kapasitesine göre hazırlanacak “hastane gelişim planı” çerçevesinde sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde yetkili olacak.
Kurul, hastanelerdeki akademik personelin sözleşmeli çalışması ile sözleşmede belirtilen yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip edilmesi ve sözleşme yükümlülükleri kapsamındaki ikaz işlemlerinde, üye çoğunluğuyla işlem gerçekleştirebilecek.
Hastane Koordinasyon Kurullarınca yapılan işlemlerin takibi, güncel sağlık politikalarına uygun şekilde yürütülmesinin sağlanması, kontrol edilmesi, raporlanması ve denetlenmesi “Hastane Koordinasyon Kurulu Yönetim Sistemi” isimli bilişim sistemi üzerinden gerçekleştirilecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği”ne karşı Büyük Ankara mitingi ve 3 gün iş bırakma eylemi gerçekleştirilmesine rağmen “Sağlık Bakanlığı bizleri görmemeyi, sesimizi duymamayı tercih etti” dedi.
Dr. Kandemir, “Türkiye genelinde görev yapan Aile hekimliği çalışanları olarak; meslek onurumuz, ülke ve halk sağlığının geleceği için 5 gün daha iş bırakma kararı aldık” dedi.
Kandemir, bu eylemler sırasında vatandaşların mağdur olmasının tek sorumlusunun Sağlık Bakanlığı olduğunu iddia etti.
REKLAM
Bahsi geçen yönetmeliğin uygulanması halinde sadece hekimlerin değil hastaların da büyük mağduriyetler yaşayacağının altını çizen Kandemir, “Yönetmeliği okuyan hastalarımız da yapılacak olan eylemler de bizlerle olacak” ifadelerini kullandı.
2-6 Aralık tarihleri arasında 5 günlük ortak iş bırakma kararı alan STK’lar arasında AHESEN, AHEF, ASEF, BDS, Genel Sağlık İş, Hürriyet Sağlık Sen, Sahader, Sahimsen, SES, TTB ve TÜMRAD-DER bulunuyor.
AİLE HEKİMLERİ NE İSTİYOR?
İş bırakma eylemi nedeniyle aile hekimleri, ebe ve hemşireler illerin sağlık müdürlüğü önünde toplanarak seslerini duyurdular. İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Balıkesir, Mersin’de basın açıklaması yapan aile hekimleri, artık sadece yönetmeliğin değil yeni kanun teklifinin de geri çekilmesi gerektiğini söyledi.
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Mengücük, “Bakanlık kanun teklifiyle sağlık raporlarını ücretli hale getiriyor. Bu şiddet ve karmaşayı daha da artıracak” dedi.
19 Ekim tarihinden bu yana tepkilerini açıklamalarına rağmen, Sağlık Bakanlığı’nın Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğini 1 Kasım’da yürürlüğe koyduğunu hatırlatan Mengücük, bu yönetmeliğin çalışanları bezdirip tüketeceğini, halkın sağlığına hiçbir faydası olmayacağını ifade etti.
REKLAM
Dr. Mengücük, Sağlık Bakanlığının sağlık raporlarının ücretli hale getirmesini de eleştirerek aile hekiminden sevkli olmazsa katkı payı indirimi uygulanmayacağını, aile hekimlerinin ek ücret alabilmesi için mesai sonrası hacamat, fitoterapi, sülük gibi GETAT uygulamaları yapmasını önerildiğini söyledi.
Mengücük, “Biz birinci basamakta, aile hekimliğinde para söz konusu olamaz, sağlık raporları zaten aile hekimliğinde verilmemesi gerekir diyoruz. Aile hekiminden sevkle katkı payı indiriminde saklanmış sevk zinciri ile şiddet, karmaşa daha da artacak diyoruz” dedi.
Meslek onuru ve halkın sağlığı için 5 gün iş bıraktıklarını dile getiren Dr. Derya Mengücük, “Sağlık Bakanlığı bu tavrını sürdürür ve hem yönetmeliği hem de kanun teklifini geri çekmezse meslek örgütleriyle ortak mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
“BİZİ HASTAYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKIYORSUNUZ”
Dr. Ahmet Mehlepçi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu eziyet yönetmeliğiyle bizi daha fazla değersizleştiriyor, meslek onurumuzu ayaklar altına alıyorsunuz. İzne çıkmayın, hasta olmayın, daha çok çalışın, daha az kazanın. Yaratığınız tükenmişlik sarmalı yüzünden gencecik meslektaşlarım canlarına kıyıyorlar, duymuyorsunuz. Hastalarımıza antibiyotik, ağrı kesici ,grip ilacı, mide ilaçlarını artık ödemiyoruz diyemiyorsunuz, yazarsanız aile hekiminin maaşından keseriz diye bizleri tehdit ediyorsunuz. Hem hasta ile bizi karşı karşıya bırakıyor, hem de gariban halkın sağlık hakkını gasp ederek, ekonomik krizin faturasını vatandaşlarımızın tedavisinden çıkarıyorsunuz.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“3-4 AY İÇİNDE NE OLACAĞI ORTAYA ÇIKACAK”
Memişoğlu, buradaki hekimlere yaptığı konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Mevzuatı çıkarttık. 3-4 ay içinde ne olacağı ortaya çıkacaktır. Ama şu anda biz bunu uygulayacağız. İncelesinler, görsünler. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu fark edecekler. Doktor adam zeki adamdır, pratik adamdır. İnşallah hep beraber üstesinden geleceğiz. Aynı zamanda 1. basamak, 2. basamak entegrasyonu yapmaya çalışıyoruz. Hastamıza gerekli zaman randevu alabilir hale getiriyoruz. Ama topluma da şunu ifade edeyim, aile hekimliği, kendilerinin danışacağı bir aileden bir hekim. Onun dediklerine göre hareket etmeleri gerektiğini toplumun bilmesi lazım.”
REKLAM
“AİLE HEKİMLERİNE ÇOK GÜVENİYORUM”
Aile hekimlerinin, hastalanmadan sağlığın korunacağını bilen, insanların sağlıklı kalması için uğraşan en önemli hekim olduğunu belirten Memişoğlu, topluma gereksiz ilacın, gereksiz tedavinin talep edilmemesi gerektiği mesajının verilmesine işaret etti.
Memişoğlu, “Hastalandıkları zaman 2. basamaklar, 3. basamaklar çok iyi. Ben size çok güveniyorum, aile hekimlerine. Onun için sizlerden de destek istiyoruz. İnşallah bunun üstesinden geleceğiz.” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da Isparta ziyaretinde, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında AK Parti İl Başkanlığının düzenlediği etkinliğe katılarak, gözünü bağlayıp bastonla görme engellilerin durumuna dikkati çekti.
*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kış mevsiminin iyice kendini belli ettiğini, özellikle yaşlıların, kalp rahatsızlığı olanların soğuk havalarda daha dikkatli olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Narin, şöyle konuştu: “Soğuk havada kan damarları büzülerek daralır. Bu da kan akışının azalmasına, dokulara daha az oksijen gitmesine yol açar. Tansiyon ve nabız yükselir, dalgalanmalar olur. Bu dalgalanmalar ve kalbe giden kanın azalması kalbin iş yükünü artırır.
Kalp sağlığına ciddi olumsuz etkileri olur, kalp krizi riski artar. Soğuklarda vücut ısısını koruyacak şekilde giyinerek kalbinizin daha az çalışmasını sağlayabilirsiniz.
Sıcak çay ve ya çorba gibi içecekler vücudunuzu ısıtacaktır. Kalp sağlığını güçlendirmek için egzersiz önemlidir. Ancak soğuk havalarda egzersiz yaparken dikkatli olun, aşırıya kaçmayın.”
“KALP SAĞLIĞI İÇİN STRES YÖNETİMİ ÖNEMLİ”
Doç. Dr. Narin, kalp krizi riskini artıran bir diğer faktör olan ‘kronik stres’ ile ilgili de önemli bilgiler verdi.
Kalp sağlığınızı korumak için stres yönetimi önemlidir. Düzenli egzersiz yapın. Egzersiz, stres hormonlarını azaltmaya ve kalp sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur. Sağlıklı beslenin. Dengeli ve sağlıklı beslenme, kalp krizi riskini azaltmada önemli faktördür. Yeterli uyku uyuyun. Uyku, stres etkilerini azaltmada ve vücudun kendini onarmasında kritik rol oynar. Stresinizi yönetin. Meditasyon, yoga ve derin nefes alma gibi teknikler stresle başa çıkmanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, stres yönetimi kalp sağlığınız için bir yatırımdır.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zamanında doğumların böbrek sağlığı açısından önem arz ettiğini belirten Üstündağ, şöyle devam etti: “Böbreklerimizdeki hücrelerin gelişimi, anne karnında doğuma yakın tamamlanıyor. Doğduktan sonra yeni bir böbrek hücresi oluşturamıyoruz. Dolayısıyla tıbbi bir olumsuzluk, anne ve bebek sağlığını tehlikeye atacak bir durum yoksa bebeklerin zamanında doğumunun sağlanması böbrek hastalığının önüne geçmek için çok önemlidir. Doğumlar vaktinden önce olursa özellikle böbreğe zarar veriyor. Böbreklerin daha az nefronla (böbreğin en küçük yapısal birimi) doğmasına neden oluyor.”
REKLAM
Üstündağ, Türkiyede normal doğumun özendirilmesi için Sağlık Bakanlığı öncülüğünde önemli çalışmalar yapıldığını dile getirdi.
Anne ya da bebek sağlığını tehlikeye atmayacak durumların dışında yapılan erken sezaryenden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Üstündağ, şunları kaydetti: “Yakın zamana kadar Türkiyede sezaryen doğumlar yüzde 70 civarındaydı. Şu sıralar çok şükür yüzde 50lere kadar düştü. Ekim ayında bir seferberlik başlatıldı. Normal doğumu, zamanında doğumu özendirme seferberliği. Sağlık Bakanımız bu programı tanıttı. Temel amacın normal ve zamanında doğumları özendirmek olduğunu söyledi. Bu başarılabilirse ve erken doğumlar önlenirse bebekler daha sağlıklı böbreklerle dünyaya gelecektir. Böylece ileriki yıllarda böbrek hastalığı sayısının azalması sağlanabilecektir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son yapılan çalışma, kahvenin hayata yıllar eklemenin ötesinde, bilişsel işlevleri koruduğu ve yaşa bağlı hastalıklara karşı koruduğunu gösterdi.
Yeni araştırmanın yazarları Catia R. Lopes ve Rodrigo A. Cunha, “Kahve tüketimi, zararlı bir alışkanlıktan insan sağlığını gerçekten koruyan güvenli bir yaşam tarzına evrilerek derin bir değişime uğradı” açıklamasında bulundu.
Büyük ölçekli epidemiyolojik çalışmalar, orta düzeyde kahve tüketimi ile Parkinson, bazı kanserler ve tip 2 diyabet gibi kronik hastalık risklerinin azalması arasındaki korelasyonları ortaya çıkardı.
Araştırmacılar, son verilerin kahve tüketiminin sağlık açısından çeşitli faydalara sahip olduğuna dair güçlü kanıtlar sağladığını söylüyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kornea körlüğü tarih oluyor…
Kornea, gözün en ön kısmında yer alan, ışığı odaklama ve gözü dış etkenlerden koruma görevine sahip, görme işlevinde büyük rolü olan, gözün eğimli saydam tabakası.
MİLYONLARCA KİŞİDE KÖRLÜĞE NEDEN OLABİLİYOR
Gözün en dıştaki şeffaf tabakası olan kornea, aynı zamanda dünya çapında on iki milyondan fazla kişide körlüğün nedeni.
Çevresel faktörlere karşı açık bir yapıya sahip olan bu doku, enfeksiyonlar, yaralanmalar ve alerjik reaksiyonlar nedeniyle hasar görebiliyor.
Bu tür hasarlar görme kayıplarına yol açabileceği gibi, ilerleyen evrelerde kornea nakli gibi ileri tedavi yöntemlerine ihtiyaç duyulmasına neden olabiliyor.
TÜRK UZMANLAR YENİ YÖNTEM GELİŞTİRDİ
Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Yıldırım, kornea hastalıklarının erken teşhis ve tedaviyle kontrol altına alınabileceğini belirterek, keratokonus gibi genç yaşlarda görülen hastalıkların doğru müdahalelerle ilerlemesinin durdurulabileceğini ifade etti.
Ayrıca Prof. Dr. Yıldırım, kök hücre tedavileri ve gelişmiş cerrahi teknikler sayesinde görme kaybı yaşayan hastalara umut olunduğunu vurguladı.

ERKEN TANININ ÖNEMİ
Prof. Dr. Yıldırım, keratokonus hastalığının özellikle genç erişkin bireylerde görülen ciddi bir sorun olduğunu ifade ederek, “Bu hastalık çocukluk çağında başlayabilir ve ilerleyerek düzensiz astigmatizma ile kalıcı görme kaybına yol açabilir. Erken tanı koyduğumuz hastalarda ‘vitaminli ışık tedavisi’ gibi yöntemlerle hastalığın ilerlemesini durdurabiliyoruz.” dedi.
KORNEA NAKLİNDE YENİ DÖNEM
Kornea naklinin ileri evre kornea hastalıklarında uygulandığını aktaran Prof. Dr. Yıldırım, günümüzde kullanılan modern tekniklerin başarı oranını artırdığını belirtti.
Prof. Dr. Yıldırım, “Artık dikişsiz ameliyat teknikleri ile astigmatizmanın artışını önleyebiliyor, hastaların görme seviyelerini yüzde yüzlere ulaştırabiliyoruz. Ayrıca, kornea hastalıklarının tedavisinde kök hücre uygulamalarının başarıyla kullanılmaktadır. Özellikle kimyasal yaralanmalarda ve kök hücre kayıplarında, hastanın sağlıklı gözünden ya da birinci derece yakınlarından alınan doku ile başarılı sonuçlar alıyoruz.” diye konuştu.
“KONTROLLERİ İHMAL ETMEMEMİZ GEREKİYOR”
Prof. Dr. Yıldırım, kornea hastalıklarının tedavisinde erken tanının ve düzenli takibin önemine vurgu yaparak, “Enfeksiyon ve keratokonus gibi hastalıkların erken teşhis edilmesi, kornea nakli gereksinimini ortadan kaldırabilir. Hastalarımızın düzenli göz kontrollerini ihmal etmemesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

KORNEA BAĞIŞI VE GÖZ BANKALARININ ÖNEMİ
Kornea naklinin başarıyla uygulanabilmesi için organ ve doku bağışının hayati bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Yıldırım şöyle devam etti:
Ülkemizde göz bankaları sistemi sayesinde hastaların ihtiyaç duyduğu kornea dokularına erişim daha düzenli ve hızlı bir şekilde sağlanabiliyor. Ancak bağış oranlarının artması, daha fazla hastanın görme yetisini geri kazanmasına olanak tanıyabilir. Özellikle kornea naklinin yüzde yirmilerin altına düşen görme kayıplarında etkili bir tedavi yöntemi olduğunu düşünürsek, organ bağışının yalnızca bir iyilik değil, birçok kişi için bir umut ışığı olduğunu unutmamalıyız.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şehir turu, Menteşe Cumhuriyet Meydanı’ndan start aldı. Ekip araçlarının siren eşliğinde katıldığı etkinlikte, sağlık ve acil hizmetlerin önemine dikkat çekildi.
Ambulanslar, itfaiye araçları, jandarma ve polis ekip araçları ile AFAD’a ait araçların yer aldığı konvoy, Menteşe’nin sokaklarında tur atarak vatandaşlara 112 Acil Sağlık Hizmetleri’nin hayati önemi konusunda farkındalık mesajı verdi.
1-7 Aralık tarihleri arasında düzenlenen 112 Acil Sağlık Hizmetleri Haftası kapsamında çeşitli farkındalık etkinliklerinin devam edeceği belirtilirken, yetkililer acil durumlarda 112’yi doğru kullanmanın önemine bir kez daha dikkat çekti.
Şehir turu, Menteşe’nin sokaklarını dolaştıktan sonra sona erdi. – MUĞLA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Geçtiğimiz 3 sezonda 126 maçta görev alan 26 yaşındaki futbolcu, bu karşılaşmaların 118’ine 11’de başlayarak istikrarıyla öne çıkmıştı.
Bu sezon eski formundan oldukça uzak kalan Nelsson, şu ana dek beklenen katkıyı veremedi. Tüm kulvarlarda 12 maçta süre alan Danimarkalı futbolcu, bu maçların 6’sında ilk tercih oldu.
Galatasaray, Victor Nelsson’un 11’de oynadığı karşılaşmalarda istediği sonuçları alamadı. Sarı-kırmızılılar, 6 maçta 3 mağlubiyet 2 beraberlik ve 1 galibiyet elde etti.
Okan Buruk’un ekibi bu süreçte Turkcell Süper Kupa’da Beşiktaş’a, Şampiyonlar Ligi play-off maçlarında ise Young Boys’a yenildi. Cimbom ligde Kasımpaşa, Avrupa Ligi’nde ise AZ Alkmaar ile berabere kaldı.
Sarı-kırmızılılar, Nelsson’un 11’de başladığı maçlardaki tek galibiyetini ise Tümosan Konyaspor’a karşı 2-1’lik sonuçla aldı.
Nelsson’un performansını yetersiz gören yönetim, gelecek teklifleri değerlendirmeye alacak. Avrupa’dan bazı kulüplerin, Danimarkalı futbolcuya ilgisi olduğu öğrenildi.
G.Saray’la 2026’ya kadar sözleşmesi bulunan 26 yaşındaki Danimarkalı stoperin güncel piyasa değeri ise 16 milyon Euro…
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gurbetçi isim, sarı-lacivertlilerin ilk hafta Kadıköy’de Adana Demirspor’u 1-0 yendiği maçın son dakikasında oyuna girdi.
Oğuz Aydın bu maçın ardından Süper Lig’deki ikinci şansını 10’uncu hafta Sipay Bodrum Futbol Kulübü karşısında buldu.
Genç futbolcu sarı lacivertlilerin İstanbul’da 2-0 kazandığı maçta son 21 dakikada forma giydi.
Oğuz, Jose Mourinho’nun kendisine ilk kez 11’de görev verdiği Bellona Kayserispor deplasmanında ise yıldızlaştı.
Başarılı oyuncu bu karşılaşmada 2 gol, 1 asistle 6-2’lik galibiyetin mimarı oldu.
Genç futbolcu bu çıkışını Gaziantep Futbol Kulübü karşısında da sürdü.
Milli oyuncu Kadıköy’deki 3-1’lik galibiyette, takımının ilk golünü atarak büyük sevinç yaşadı.
Gurbetçi yıldız böylece Süper Lig’de sahada kaldığı 201 dakikaya 3 gol, 1 asist sığdırdı.
Bu arada Oğuz Aydın Şampiyonlar Ligi Elemeleri’nde Fransa’nın Lille takımıyla oynanan iki maçta toplam 21 dakika forma giydi.
Sarı lacivertliler bu karşılaşmalarda 1 mağlubiyet, 1 beraberlik aldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Realme, geçtiğimiz ay 6.500 mAh pile sahip Realme GT 7 Pro’yu tanıtmıştı. Şimdi ise şirket, bir sonraki amiral gemisi Realme GT 8 Pro’da daha da büyük bir pil kullanmayı planlıyor.
Güvenilir sızıntı kaynağı Digital Chat Station’a göre, Realme GT 8 Pro, 8.000 mAh pil ile gelebilir.
Realme, yeni amiral gemisi için üç farklı pil seçeneğini test ediyor. Bu seçenekler arasında 8.000 mAh, 7.500 mAh ve 7.000 mAh pil kapasiteleri yer alıyor. Her prototip farklı şarj hızları destekliyor.
8.000 mAh pil seçeneği, 80W şarj ile gelecek. Bu seçenek, en uzun pil ömrünü sunacak, ancak şarj süresi biraz daha uzun olacak.
7.500 mAh pil seçeneği, 100W şarj ile gelecek. Bu seçenek, pil ömrü ve şarj süresi arasında denge kuracak.
7.000 mAh pil seçeneği ise 120W şarj ile gelecek. Bu seçenek, en hızlı şarj süresini sunacak, ancak pil ömrü diğer seçeneklere göre biraz daha kısa olacak.

SİLİKON-KARBON PİLLERİN YÜKSELİŞİ
Akıllı telefon üreticileri, son dönemde silikon-karbon pilleri kullanmaya başladı. Bu piller, aynı boyutta daha yüksek kapasite sunuyor.
Realme GT 7 Pro’nun 6.500 mAh pili ve 8.55 mm inceliği, bunun bir örneği. Oppo gibi diğer BBK grubu şirketlerinin de bu teknolojiyi kullanması bekleniyor.
REALME GT 8 PRO NE ZAMAN ÇIKACAK
Realme GT 8 Pro’nun piyasaya sürülmesine daha aylar var. Realme GT 7 Pro ise yakında küresel lansmanını gerçekleştirecek.
Realme GT 8 Pro hakkında daha fazla bilgiye ilerleyen günlerde sahip olmayı umuyoruz.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Siber güvenlik araştırmacıları, Netflix abonelerini hedef alan yeni bir SMS kimlik avı kampanyası tespit etti.
Dolandırıcılar, Netflix’ten gönderilmiş gibi görünen sahte SMS mesajlarıyla kullanıcıların hesap bilgilerini ve kredi kartı bilgilerini ele geçirmeye çalışıyor.
Dolandırıcılar, Netflix abonelerine hesaplarının askıya alındığını veya ödemelerinde sorun olduğunu belirten sahte SMS mesajları gönderiyor.
Mesajlarda, kullanıcıları bilgileri güncellemek veya ödeme yapmak için bir bağlantıya tıklamaya yönlendiriyorlar.
Bu bağlantı, gerçek Netflix web sitesine çok benzeyen sahte bir sayfaya yönlendiriyor. Kullanıcılar bu sayfaya giriş yaptıklarında, hesap bilgilerini ve kredi kartı bilgilerini dolandırıcılara kaptırmış oluyor.
NETFLIX’TEN AÇIKLAMA
Netflix, kullanıcıların kişisel bilgilerini SMS veya e-posta yoluyla asla talep etmediğini ve üçüncü taraf bir satıcı veya web sitesi aracılığıyla ödeme talep etmediğini açıkladı.

NASIL KORUNABİLİRSİNİZ?
Netflix’ten geldiğini iddia eden şüpheli SMS veya e-postaları dikkatlice inceleyin. Dil bilgisi hataları, yazım hataları veya garip ifadeler, mesajın sahte olduğuna işaret edebilir.
SMS veya e-postalardaki bağlantılara tıklamadan önce, bağlantının gerçekten Netflix web sitesine ait olup olmadığını kontrol edin.
Hiçbir zaman SMS veya e-posta yoluyla kişisel bilgilerinizi veya kredi kartı bilgilerinizi paylaşmayın.
Netflix hesabınızla ilgili herhangi bir sorun olup olmadığını öğrenmek için doğrudan Netflix web sitesine veya uygulamasına giriş yapın.
Cihazınızda güvenilir bir antivirüs ve güvenlik yazılımı kullanın.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OnePlus’ın merakla beklenen yeni telefonu OnePlus 13R, lansman öncesinde Geekbench’te görüldü. Benchmark sonuçları, telefonun bazı önemli özelliklerini ortaya çıkardı.
Geekbench listesi, OnePlus 13R’nin Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 yonga setinden güç alacağını doğruluyor.
Bu güçlü işlemci, telefona yüksek performans sağlayacak. Ayrıca listeleme, telefonun 12 GB RAM ile geleceğini gösteriyor. Ancak OnePlus’ın farklı RAM ve depolama seçenekleri sunması bekleniyor.
ANDROID 15 VE OXYGENOS 15
OnePlus 13R, kutudan çıkar çıkmaz Android 15 tabanlı OxygenOS 15 ile çalışacak. OnePlus’ın OxygenOS 15’i kısa süre önce OnePlus 12R’ye yayınladığını düşünürsek, bu sürpriz değil.

ONEPLUS 13R’NİN BEKLENEN ÖZELLİKLERİ
OnePlus 13R’nin, OnePlus 13’ün biraz daha uygun fiyatlı bir versiyonu olması bekleniyor.
Telefonun, OnePlus 12 ile aynı yonga setini kullanması da bunu doğrular nitelikte. OnePlus 13R’nin, OnePlus 13’ten farklı olarak Snapdragon 8 Gen 3 yonga setiyle gelmesi bekleniyor. OnePlus 13, Çin’de Qualcomm Snapdragon 8 Elite yonga setiyle piyasaya sürülmüştü.
OnePlus 13R’nin, OnePlus 13 ile benzer bir tasarıma sahip olması, ancak daha iyi kamera, pil ve farklı bir ekran gibi bazı iyileştirmeler içermesi bekleniyor.
ONEPLUS 13R NE ZAMAN ÇIKACAK
OnePlus 13R’nin, OnePlus 13’ün global versiyonuyla birlikte 2025’in başlarında tanıtılması bekleniyor. OnePlus 13R, şirketin gerçek amiral gemisi OnePlus 13’ün daha uygun fiyatlı bir alternatifi olacak.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
POCO, yeni amiral gemisi telefonu POCO F7 Ultra’yı piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
Telefon, yakın zamanda FCC veritabanında görüntülendi. FCC listesi, POCO F7 Ultra’nın bazı önemli özelliklerini ortaya koydu.
FCC listesine göre, POCO F7 Ultra üç farklı konfigürasyonda satışa sunulacak: 12 GB RAM + 256 GB depolama, 12 GB RAM + 512 GB depolama ve 16 GB RAM + 512 GB depolama.
Telefon, Android 15 tabanlı Xiaomi HyperOS 2 ile çalışacak. POCO F7 Ultra, 5G, 4G LTE, Bluetooth BR/EDR/LE, NFC ve Wi-Fi 7 gibi gelişmiş bağlantı özelliklerini destekleyecek.
REDMI K80 PRO İLE BENZERLİKLER
Daha önceki raporlar, POCO F7 Ultra’nın Redmi K80 Pro’nun yeniden markalanmış bir versiyonu olabileceğini öne sürmüştü.
Redmi K80 Pro, bu hafta başında Çin’de tanıtıldı. Ancak POCO F7 Ultra’nın K80 Pro ile aynı olup olmayacağı henüz kesin değil.

POCO F7 ULTRA’NIN MUHTEMEL ÖZELLİKLERİ
Eğer POCO F7 Ultra, Redmi K80 Pro’nun yeniden markalanmış bir versiyonu olursa, aşağıdaki özelliklere sahip olması bekleniyor:
6.67 inç TCL M9 OLED 2K ekran (3200×1440 çözünürlük)
120Hz LTPS yenileme hızı
12 bit renk derinliği
Snapdragon 8 Elite işlemci
LPDDR5X RAM
UFS 4.0 depolama
50 MP ana kamera (OIS destekli)
32 MP ultra geniş açılı kamera
50 MP telefoto lens (2.5x optik zoom)
20 MP ön kamera
6000 mAh batarya
120W kablolu şarj
50W kablosuz şarj
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tatil sezonu yaklaşırken online alışveriş sitelerindeki hareketlilik de artıyor. Ancak bu yoğunluk, dolandırıcılar için de fırsat anlamına geliyor.
FBI, online alışveriş yapanları olası dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. İşte FBI’ın güvenli online alışveriş için önerileri:
Online alışveriş yaparken güvenilir ve bilinen web sitelerini tercih edin. Adres çubuğunda güvenli bağlantı asma kilidi ve “https” ibaresinin olduğundan emin olun.
Güvenli olmayan sitelerden alışveriş yapmaktan kaçının. Daha önce alışveriş yapmadığınız bir siteyse, öncelikle biraz araştırma yapın ve kullanıcı yorumlarını inceleyin. Ancak FBI, bu tür yorumların sahte olabileceği konusunda da uyarıyor.
EBAY VE DİĞER AÇIK ARTIRMA SİTELERİNDE DİKKATLİ OLUN
eBay gibi açık artırma sitelerinde alışveriş yaparken satıcıların geri bildirim puanlarına dikkat edin.
Olumsuz veya hiç geri bildirim puanı olmayan satıcılardan uzak durun. Yüksek geri bildirim puanına sahip ve çok sayıda işlem tamamlamış güvenilir satıcıları tercih edin.

YETKİLİ SATICI DOLANDIRICILIĞINA DİKKAT!
FBI, yetkili satıcı veya fabrika temsilcisi gibi davranan dolandırıcılara karşı da uyarıyor. Bu tür dolandırıcılar, genellikle popüler ürünleri çok düşük fiyatlarla satıyormuş gibi göstererek müşterileri kandırmaya çalışırlar.
FBI, bu tür satıcılardan alışveriş yapılmaması gerektiğini vurguluyor. Çünkü çoğu zaman ürünler hiç gönderilmiyor veya sahte çıkıyor.
GÜVENİLİR KARGO SEÇENEKLERİNİ TERCİH EDİN
Garip kargo seçenekleri sunan web sitelerinden alışveriş yapmayın. Örneğin, şüpheli bir satıcı gümrükten kaçınmanın bir yolunu olduğunu söyleyebilir.
Ayrıca, doğrudan para transferi yoluyla ödeme yapmanızı isteyen satıcılardan kaçının. Kredi kartı kullanmak size daha fazla güvenlik sağlar.
ÖN ÖDEMELİ HEDİYE KARTLARIYLA ALIŞVERİŞ YAPMAYIN
Ön ödemeli hediye kartlarıyla online alışveriş yapmayın. Dolandırıcılar, sizden hediye kartı numarası ve PIN’ini isteyerek parayı çalıp ürünü göndermeyebilir.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çıkan tartışma büyüyerek kavgaya dönüşünce polis memuru H.Ş. yanındaki silahıyla 4 kişiye ateş etti. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. İş yerine gelen sağlık ekipleri ilk müdahalenin ardından yaralıları hastaneye kaldırılırken polis memuru H.Ş.’nin kaçtığı öğrenildi. Olayda yaralanan S.E. ve Y.A.E. kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken diğer iki yaralıdan birinin ise durumunun ağır olduğu öğrenildi. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SON KİRA ARTIŞ ORANI NE OLDU?
Ekim ayı enflasyon (TÜFE) rakamları ile kasım ayı kira artış oranı da ortaya çıktı. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre kira artış oranı Kasım 2024 için yüzde 62,02 oldu.

ARALIK KİRA ARTIŞ ORANI NE ZAMAN AÇIKLANACAK, YÜZDE KAÇ OLACAK?
3 Aralık günü TÜİK tarafından açıklanacak enflasyon oranı ile kira artışı da ortaya çıkacak.
Peki kira zammı nasıl hesaplanır?


KİRA ARTIŞ ORANI HESAPLAMA FORMÜLÜ
ÖRNEK HESAP
Mevcut Kira Bedeli: 10.000,00 TL
Örnek Artış Oranı: %25
Kira Artış Tutarı: 2.500,00 TL
Aylık Yeni Kira Tutarı: 12.500,00 TL
Yıllık Yeni Kira Tutarı: 150.000,00 TL

ENFLASYON BEKLENTİSİ BELLİ OLDU
Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi ile beklenti ortaya çıktı. Buna göre, geçen ay yüzde 1,96 olan kasım ayı TÜFE artışı beklentisi, bu anket döneminde yüzde 2,01’e çıktı.

Cari yıl sonu TÜFE artışı beklentisi de yüzde 43,11’den yüzde 44,81’e yükseldi.
TÜFE’de artış beklentisi 12 ay sonrası için yüzde 27,44’ten yüzde 27,20 gerilerken, 24 ay sonrası için yüzde 18,08’den yüzde 18,33’e çıktı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çarpışmanın etkisiyle B.A’nın kullandığı otomobil devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan devrilen otomobilin sürücüsü ile araçtaki M.E.B. ile E.A. sağlık ekiplerince Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kaza nedeniyle bölgede ulaşım bir süre kontrollü sağlandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ankara’da bir kişi, 2015’te sıfır araç satın aldı. Aracı kullanmaya başladığından itibaren elektrik bağlantısı kesilmesi, ateşleme arızası gibi sorunlar yaşayan araç sahibi, sorunun giderilmesi için aracı servise götürdü ancak bakımlarının yapılmasına rağmen araçtaki arızalar devam etti.

Araç sahibi, 2016’da, kullanımı esnasında aracın aniden yanması üzerine servisten aracın yenisiyle değiştirilmesi istemiyle dava açtı. Servis, araçta gizli ayıp olmadığını, servise getirildikten sonra araç üzerinde yapılan kapsamlı incelemede herhangi bir sistem arızasına veya soruna rastlanmadığını savundu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Yakıt deposundan alınan numune üzerinde yapılan incelemede, “içerikte aseton tespit edildiğini” belirten servis, asetonun motor içerisindeki egzoz sıcaklıklarını artırdığını, ABS etrafında bulunması gereken braketin bulunmaması sebebiyle hidrolik ünite kablolarında yanmaya sebep olduğunu savunarak, davanın reddini talep etti.

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu tespit edilen aracın yapılacak tamiratta değer kaybına uğrayacağı gerekçesiyle açılan davanın kabulüne karar verdi ve aracın yenisiyle değiştirilmesine hükmetti.

İstinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince reddedilen servis, kararı temyiz etti. Dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, oy birliğiyle yerel mahkeme kararlarını onadı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Henüz belirlenemeyen bir nedenle meydana gelen kazada, traktörün altında kalan M.D.’nin hayatını kaybettiği, köylülerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından tespit edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gençlik ve Spor Bakanlığının önemli görevlerinden birinin gençlere yurt hizmeti vermek olduğu ifade edilen açıklamada, Türkiye’de 2002’de 182 bin 258 yatak kapasiteli 190 yurt bulunuyorken; bugün 993 bin 720 yatak kapasiteli 862 öğrenci yurdu bulunduğu aktarıldı.
Bakanlığın, 2024-2025 eğitim öğretim dönemi için yurt başvurusunda bulunan her 100 öğrenciden 98’ini yurtlara yerleştirdiği, öğrencilerin sabah kahvaltısı ve akşam yemeğinin ücretsiz karşılandığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarında barınan ve başvuru yapan öğrencilere bu yıl yaklaşık 20 milyar lira öğrenim kredisi ve 15 milyar lira da burs ödemesi yapılmıştır. Öğrenim kredisi geri ödemeleri, herhangi bir enflasyon farkı veya faiz uygulaması olmaksızın, sadece alınan kredi üzerinden yapılmaktadır.
Bakanlık, öğrencilere burs/kredi ödemesinin yanında beslenme yardımı da yaparak bütçelerine katkıda bulunmaktadır. Yurt içindeki yurtlarda barınan öğrencilere sabah kahvaltısı için 55 lira, akşam yemeği için 110 lira olmak üzere toplam 165 lira, KKTC’deki yurtlarda barınan öğrencilere sabah kahvaltısı için 60 lira, akşam yemeği için 115 lira olmak üzere toplam 175 lira beslenme yardımı verilmektedir.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ELİ VE YÜZÜ YANDI
Yaşadığı dehşet dolu dakikaları anlatan B.Ç; “arkadaşlarımla maç yaptıktan sonra fırına gittik. Burada bir süre sohbet ettikten sonra arkadaşlarımdan biri fırının içine girip tekrar çıktı. Bende merak edip içeri girince arkadaşlarım kapıyı üzerime kapattı. Açmak istesem de kapı açılmadı. Daha sonra fırın çalıştı ve dönmeye başladım. Sonra kapüşonumu kafama çekip ellerimi cebime soktum. Fırının ısısı artınca tekrar kapıyı açmaya çalıştım. Bu sırada elim ve yüzüm yandı” dedi.

“HASTANEDE ÜZERİME ÇAY DÖKÜLDÜ DE”
Bir süre sonra arkadaşlarının kendisini fırından çıkardığını ve hepsinin telaşlandığını belirten B.Ç; “Fırından çıkınca bir süre kendimden geçmişim. Arkadaşlarım hastaneye giderken beni ‘üzerime çay döküldü de’ diye tembihlediler. Bu olay nedeniyle bir kaç gün kendime gelemedim. Hastanede ellerimi ve yüzümü sardılar” diye konuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karşılaşma uzun süre Borussia Dortmund’un üstünlüğü ile devam ederken Bayern Münih, 85. dakikada eşitliği buldu. Bu dakikada Jamal Musiala sahneye çıktı ve Bayern’e beraberliği getirdi.
Karşılaşmada başka gol olmadı ve mücadele 1-1 sona erdi.

1-1’lik beraberlik sonrası Borussia Dortmund 20, Bayern Münih ise 30 puana yükseldi.
Borussia Dortmund, ligin bir sonraki haftasında Borussia Mönchengladbach deplasmanına gidecek. Bayern Münih, sahasında Heidenheim’i ağırlayacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BİZİM İÇİN KIRILMA MAÇIYDI”
Müsabakanın ardından Başakşehir Teknik Direktörü Çağdaş Atan, basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Üst üste maçlar oynadıkları için bu maç öncesi fazla saha çalışması yapamadıklarını dile getiren Atan, “Maçı iyi analiz ettiğimiz söyleyebilirim. Bizim için kırılma maçıydı. Özellikle bu maça ihtiyacımız vardı. Puan tablosunda birebir rakibimiz olarak gözüküyorlar. Ligde 6, Avrupa’da 4 maçtır kazanamamak. Bunlar kolay değil. Umarım bunun pozitif yanlarını alıp, yere daha sağlam basıp, tempolu, güçlü oyunumuza devam ederiz. Hatay maçı final niteliğinde olacak. En iyi şekilde hazırlanıp, yukarıdaki yerimizi daha sağlamlaştırmak istiyoruz. Oyuncularıma fiziksel mücadelelerinden dolayı teşekkür ediyorum. Umarım bu kırılma maçının ardından bunu devam ettirebiliriz” ifadelerini kullandı.
“PATRİCK SZYSZ, ÇOK İSTEKLİ VE ÇALIŞKAN BİR FUTBOLCU”
Patrick Szysz’in uzun bir sakatlığın ardından sahalara geri döndüğünün hatırlatılması üzerine Çağdaş Atan, “Szysz’i oynatabildiğimiz için çok mutluyum. Ben Kayseri’de çalışırken de beğendiğim bir oyuncuydu. 14 ay sonra antrenmanlara başlayabildi. Antrenmanlara başladıktan sonra ufak sakatlıklar yaşadı. Bugün açıkçası ona süre verebileceğimiz ortam oluştu. Oyuncu tarzı olarak kendisine ihtiyacımız var. Çok istekli ve çalışkan bir futbolcu. Serdar Gürler ise 3 hafta aramızda olamayacak. Tempolu maçlar oynadık. İyi bir kadromuz var. Daha iyisini arıyoruz açıkçası. Kış transfer dönemine ihtiyacımız var. Değişimimizin süratle devam etmesi gerekiyor” diye sözlerini tamamladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF VE MHK YOK HÜKMÜNDEDİR! pic.twitter.com/55UkFCqpUd
— Trabzonspor (@Trabzonspor) November 30, 2024
“TFF VE MHK YOK HÜKMÜNDEDİR” başlığıyla yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu akşam Alanya’da, Türk futbolunun onuruna bir darbe daha indirilmiştir. Adaletin tecelli etmesi gereken müsabakada alınan kararlarla yalnızca maçın değil, futbolun değerleri de ters yüz edilmiştir. Ancak bu yaşananlar bireysel hatadan ziyade, köklü bir sistem sorununun aynasıdır.
Trabzonspor Kulübü olarak artık gerçekleri yüksek sesle dile getiriyoruz. Bu çarpık düzen, sadece hakemlerin yetersizliklerinden kaynaklanmamaktadır. Kararların arkasındaki yapılar, Türk futbolunun temel ilkelerini hiçe sayan TFF ve MHK’dır.
REKLAM
* TFF ve MHK, Türk futbolunun adaletini sağlama görevini tamamen yitirmiştir. Bu akşam yaşananlar; liyakatsizlik, tutarsızlık ve organize çıkar düzeninin ne kadar derinleştiğini bir kez daha göstermiştir.
* VAR teknolojisi gibi adalet için kullanılan sistemler, bugün güç odaklarının oyun alanına dönüşmüştür. Hakem Burak Pakkan ile VAR hakemi Direnç Tunusluoğlu’nun performansı, yalnızca ihmal değil, adaletin sistematik şekilde engellendiğinin kanıtıdır.
* Bu yapıların tek başına Trabzonspor’un değil, tüm Türk futbolunun bütünlüğüne zarar verdiği açıktır.
Artık çok net söylüyoruz: TFF ve MHK, bizim için hiçbir hüküm ifade etmemektedir. Bu kurumlar, adaleti sağlamak bir yana, Türk futboluna duyulan güveni tamamen yok etmişlerdir. Trabzonspor olarak, alın terimizin böylesine hoyratça harcanmasına asla izin vermeyeceğiz.
Bu çağrı yalnız bugüne değil, geleceğe de yöneliktir. Adaletin olmadığı bir düzende, düzen diye dayatılan şey yalnızca kaostur. Trabzonspor, Türk futbolunda hakkaniyet ve liyakat mücadelesinin bayraktarı olmaya devam edecek, bu çürümüş yapıyla kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir.
Tüm futbol kamuoyunu, bu adaletsizliğe karşı ortak bir irade sergilemeye ve Türk futbolunun hak ettiği şeffaf geleceği inşa etmeye çağırıyoruz. Çünkü futbol, yalnızca bir oyun değil, adaletin sahada hayat bulduğu bir meydandır.
Trabzonspor Kulübü”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>28 yaşındaki tenisçi, Yankı Erel ile oynadığı yarı final esnasında beyin kanaması geçirdi. Hastaneye kaldırılan tecrübeli sporcu, yarın sabah yapılacak kontrollerin ardından sonuçların iyi çıkması halinde Türkiye’ye getirilecek ve ameliyat edilecek.
Türkiye Tenis Federasyonu Başkanı ve Tunus Büyükelçiliği süreci yakından takip ediyor.
Türkiye Tenis Federasyonu, konu ile yaptığı açıklamada;
“Tunus’ta düzenlenen M15 Monastir turnuvasında maç esnasında rahatsızlanan milli sporcumuz Altuğ Çelikbilek’in sağlık durumu Federasyonumuzca ve Tunus Büyükelçiliğimizce yakından takip edilmekte olup sporcumuza ve ailesine gereken tüm destek sağlanmaktadır. Sporcumuza acil şifalar diler, tenis kamuoyuna saygıyla duyururuz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maça hızlı başlayan Şenol Güneş’in öğrencileri, 8. dakikada Denis Draguş’un golüyle öne geçti: 0-1.
Alanyaspor bu gole 44. dakikada Florent Hadergjonaj’ın penaltı golüyle yanıt verdi ve taraflar soyunma odasına 1-1 beraberlikle gitti.

İkinci yarıya hızlı giren Akdeniz ekibi, 50. dakikada Antonio Augusto’nun golüyle 2-1 öne geçti: 2-1.
Alanyaspor’da Yusuf Özdemir, 70. dakikada çift sarıdan kırmızı kartla oyundan atılıp takımını 10 kişi bıraktı.
REKLAM
Eksik rakibi karşısında kalan dakikalarda gol bulamayan Trabzonspor, mücadeleyi 2-1 kaybedip üst sıralara tırmanma şansını değerlendiremedi.
Bu sezon deplasmanda henüz galibiyeti bulunmayan son 5 maçta 4. mağlubiyetini alan Karadeniz Fırtınası, 15 puanda kaldı.
Ligde 3 maçlık galibiyet hasretine son veren Alanyaspor ise puanını 14’e çıkarıp düşme hattından kurtuldu.

Stat: GAİN Park
Hakemler: Burak Pakkan, Serkan Çimen, Mehmet Akıncık
Corendon Alanyaspor: Ertuğrul Taşkıran, Hadergjonaj, Lima, Aliti, Yusuf Özdemir, Richard, Makouta, Efecan Karaca (Dk. 62 Hwang), Janvier (Dk. 72 Balkovec), Augusto, Cordova (Dk. 86 Fatih Aksoy)
Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Malheiro, Hüseyin Türkmen, Batagov, Arif Boşluk (Dk. 65 Eren Elmalı), Mendy (Dk. 85 Poyraz Efe Yıldırım), Umut Güneş (Dk. 62 Lundstram), Cihan Çanak (Dk. 46 Visca), Cham, Draguş (Dk. 62 Enis Destan), Banza
Goller: Dk. 8 Draguş (Trabzonspor), Dk. 41 Hadergjonaj (Penaltı), Dk. 50 Augusto (Corendon Alanyaspor)
Kırmızı kart: Dk. 70 Yusuf Özdemir (Corendon Alanyaspor)
Sarı kartlar: Dk. 33 Lima, Dk. 45 Ertuğrul Taşkıran, Dk. 82 Richard) (Corendon Alanyaspor), Dk. 37 Mendy, Dk. 87 Lundstram, Dk. 90+8 Uğurcan Çakır (Trabzonspor)
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“İLK YARIDA PENALTI HARİÇ OLUMSUZ BİR ŞEY YOK”
Mücadeleyi değerlendiren Şenol Güneş: “Oyun öyle bir hale geldi ki… Her şey bizim kontrolümüzde, gol de bulduk, arkasından pozisyonlar da bulduk. Hiç gereksiz bir pozisyonda penaltı. İlk yarıda ortada penaltı dışında olumsuz bir şey yok. İkinci yarıya daha iyi başlayacağımızı düşünürken, rakibin atak yaptığı 10-15 dakika var, golü de yedik. Ondan sonra oyunu dengeledik” dedi.
“BİZİMKİLER PANİKLE OYNAMAYA BAŞLADI”
Böyle bir sonuç beklemediklerini söyleyen Güneş, “Rakip 10 kişi kaldı ama ondan sonra oyun yok, bizimkiler panikle oynamaya başladı. Tedaviler, sakatlıklar, atılmayan fauller, taçlar. Eğer bu maçta 10 dakika veriyorsa, diğer maçlarda neden 12-15 dakika verilmiyor onu anlamıyorum. Pozisyonlarımız var ama telaşımız daha fazla pozisyona engel oldu. Oyunun akılcı tarafının dikkatini kaybedince rakip 3 puanı aldı. Böyle bir sonucu beklemiyorduk.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Arsenal’e galibiyeti getiren golleri 10. dakikada Gabriel Magalhaes, 27. dakikada Leandro Trossard, 34. dakikada penaltıdan Martin Odegaard, 36. dakikada Kai Havertz ve 45+5. dakikada penaltıdan Bukayo Saka kaydetti.
West Ham’ın golleri ise 38. dakikada Aaron Wan-Bissaka ve 40. dakikada Emerson Palmieri’den geldi.
7 GOL DE İLK YARIDA GELDİ
Mücadelede atılan 7 gol de ilk yarıda geldi. Maçın ikinci yarısında gol sesi çıkmadı.
Bu sonuçla birlikte Arsenal, 25 puana ulaştı. West Ham ise 15 puanda kaldı.
Ligde bir sonraki hafta Arsenal, Manchester United’ı konuk edecek. West Ham ise deplasmanda Leicester City ile karşılaşacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beşiktaş’ta üst üste gelen istifaların ardından Hasan Arat da 3 Aralık 2023’te seçildiği başkanlık görevinden ayrılırken arkasında bir enkaz bıraktı.

Yaklaşık 1 yılda harcanan rekor bonservisler ve maaşlara rağmen Siyah-Beyazlılarda gelinen nokta hayal kırıklığı oldu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

ÖNCE MUÇİ, SONRA MUSRATI REKOR KIRDI
Geçen sezon kış ve bu yaz transfer döneminde 12 transfer yapılırken 7’sine bonservis ve kiralama bedeli olarak 31.1 milyon Euro ödenmesi taahhüt edildi.

2023-24’ün ara transfer sürecinde Legia Varşova’ya 10 milyon Euro verilerek alınan ve hâlâ tartışılan Ernest Muçi, Beşiktaş’a gelen tarihin en pahalı ismi oldu.

Aynı dönemde 1 milyon Euro’ya Braga’dan kiralanan Al-Musrati’ye sezon başında 11 milyon Euro bonservis bedeli ödendi ve Libyalı orta saha, Muçi’den kulübün en çok bonservis ödediği isim ünvanını devraldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Beşiktaş haftayı mağlubiyetiyle kapatırken an itibarıyla bu sezon topladığımız ülke puanına (6.500) en çok katkı veren takım, 1.700 puanla Sarı-Lacivertliler oldu. Fenerbahçe’yi. 1.600 ile Galatasaray ve 1.500’le Başakşehir takip etti. Beşiktaş 1.100, Trabzonspor ise 600 puan kazandırdı. (Fanatik)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Serdar Topraktepe’nin yardımcılığını ise U19 takımı teknik direktörü Veli Kavlak yaptı. Haberde, van Bronckhorst ile kısa süre içinde yolların ayrılacağı ifade edildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son haftalarda kazanılan puanlarla birlikte takımda yaşanan iyileşmeye dikkat çeken Atıç, “Ligin 14. haftasında oynayacağımız Beşiktaş maçı bizim için çok önemli. Hatayspor olarak lige istediğimiz şekilde başlayamadık. Geçtiğimiz her gün takımdaki iyileşmeye hep beraber şahit oluyoruz. Çok mutluyuz ve Hataysporumuzdan ümitliyiz. Gaziantep galibiyeti sonrası geçen hafta da iyi oynayarak deplasmanda berabere kaldık. Deplasmanda berabere kalmakta takımın geldiği nokta açısından iyi bir durum. Beşiktaş ile oynayacağız, galibiyet için ümitliyiz ve takımımıza inanıyoruz. Beşiktaş maçına galibiyet parolasıyla çıkacağız ve inşallah kazanacağız. Taraftarlarımızda Mersin’de oynadığımız hissiyatını vermeden, takımımızı sahiplenecektir” dedi.
Hatayspor Teknik Direktörü Rıza Çalımbay ve Kamerunlu golcü Vincent Aboubakar’ın, eski takımı Beşiktaş’a karşı oynayacaklarının hatırlatılması üzerine Ahmet Atıç, “Geçmişte görev yaptığı takımlara karşı oynayan teknik ekip ve futbolcuların farklı duyguları olabilir, bu da ayrı bir motivasyon kaynağı olabilir. Ben bu motivasyonun bizi Beşiktaş maçında galibiyete taşıyacağı inancındayım. Önümüzdeki birkaç maçı da alarak, düşme potasından kurtulmak istiyoruz. Elde edeceğimiz puanlarla özlediğimiz yerlere geleceğiz. Hatay halkının yüzünü hep beraber güldüreceğiz. Aboubakar antrenmanlarda çok iyi çalışıyor. Teknik ekip, Aboubakar’ın takımı sahiplenmesini ve antrenman bilinciyle ilgili disiplinini beğeniyor. Ancak son zamanlarda başarısını sahaya yansıtamıyordu. Konyaspor maçında Aboubakar’ın şanssızlığını kırdığını düşünüyorum. Aboubakar’ın yüzümüzü güldüreceğini ve gerekli güzel golleri atacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
PETROCUB OFSAYTA TAKILDI
Karşılaşmaya hızlı başlayan konuk takım, 4. dakikada Lungu’nun golüyle 1-0 öne geçti. VAR’da incelenen pozisyon golden önce topla buluşan Ambros’un ofsaytta olduğunun tespit edilmesiyle geçerlilik kazanmadı ve iptal edildi.

PIATEK PENALTIDAN ATTI
RAMS Başakşehir, karşılaşmanın 41. dakikasında Piatek’in şutunun Douanla’nın eline çarpmasıyla penaltı kazandı. Penaltıda topun başına geçen Piatek, fileleri sarstı ve takımını 1-0 öne geçirdi. Bu gol, ilk yarının da skorunu belirledi.

RAKİBİN KIRMIZI KARTI VAR’DAN DÖNDÜ
Müsabakada dakikalar 50’yı gösterdiği Kemen’in savunma arkasına sarktığı pozisyonda kalesini terk eden Şmalenea’nın ceza sahası dışında topu elle kontrol ettiğini tespit eden hakem Nuza, genç file bekçisine kırmızı kart gösterdi. VAR’dan gelen uyarı sonrasında pozisyonu inceleyen Kosovalı hakem, pozisyonun öncesinde Kemen’in Douanla’ya faul yaptığını belirterek kırmızı kartı iptal etti.

PETROCUB UZATMALARDA ATTI
Konuk takım, 7 dakika uzatma verilen maçın 90+6. dakikasında Bors ile golü buldu ve karşılaşma 1-1 beraberlik sonuçlandı. Böylelikle RAMS Başakşehir, sahadan 1’er puanla ayrılmaya razı oldu.

GALİBİYET HASRETİ 10 MAÇA ÇIKTI
Bu sonuçla birlikte RAMS Başakşehir’in galibiyet hasreti 10 maça çıktı. Ligde 6 maçtır kazanamayan (3M-3B) turuncu-lacivertliler, UEFA Konferas Ligi’nde ise 4 maçtır 3 puan alamıyor. (2M-2B) Puanını 2’ye yükselten RAMS Başakşehir, 5. haftada 12 Aralık Perşembe günü Alman ekibi Heidenheim’i konuk edecek.
UEFA Avrupa Konferans LigiBaşakşehirKonferansMoldovaFutbolSporSon Dakika
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KENDİ KALESİNE ATTI
Öte yandan 1-1 berabere biten Celtic-Club Brugge karşılaşmasında enteresan anlar yaşandı. Celtic‘in 26 yaşındaki stoper oyuncusu Cameron Carter-Vickers’ın kendi kalesine attığı gol, geceye damga vurdu.
TOPLANTI YAPTILAR
Maçın 26. dakikasında ceza sahasında sağ çaprazda topu kontrol eden Carter-Vickers, kalecisine geri pas atmak istedi. Ancak kaleci Schmeichel o esnada kalenin sağ tarafındaydı. Bu yüzen top direkt olarak ağlarla buluştu. Golün ardından Celtic oyuncuları saha içinde kısa bir toplantı yaptı.
UEFA Şampiyonlar LigiClub BruggeCelticFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maçın ardından Angel Di Maria ile Kerem Aktürkoğlu‘nun görüntüsü ise ekranlardan kaçmadı. Hakemin son düdüğünün ardından Kerem Aktürkoğlu kendisine yere bıraktı.
KEREM’İ YERDEN KALDIRDI
90+2. dakikada yerini Rollheiser’e bırakan ve galibiyeti getiren son iki golün asistini yapan Angel Di Maria, hakemin bitiş düdüğüyle birlikte hemen sahaya girdi ve Kerem Aktürkoğlu’nun yanına gitti. Güler yüzlü bir şekilde Kerem’i tutup ayağa kaldıran Arjantinli efsane, yıldız oyuncunun kulağına bir şeyler dedikten sonra diğer takım arkadaşlarına doğru yöneldi. Bu anlar kameralara an be an yansıdı.
İşte o anlar;


Kerem AktürkoğluAngel Di MariaBenficaFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mücadeleye damga vuran an ise Liverpool karşısında forma şansı bulan Arda Güler’in bir pozisyonda çektiği isabetsiz şut sonrası Ancelotti’nin verdiği tepki oldu.
“ARDA” DİYE BAĞIRDI
Ancelotti’nin Arda Güler’e iki elini yana açarak tepki gösterdiği görüldü. İtalyan çalıştırıcının bu sırada “Arda” diye bağırması yayına yansıdı. Arda Güler, 56. dakikada yerini Lucaz Vazquez’e bıraktı.


Carlo AncelottiReal MadridArda GülerLiverpoolFutbolSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>5 TÜRK SAHNE ALDI
Real Madrid forması giyen milli futbolcu Arda Güler, Liverpool karşısında deplasmanda oynanan maçta ilk 11’de sahaya çıktı ve 57. dakikaya kadar oyunda kaldı.
Benfica forması giyen milli futbolcular Kerem Aktürkoğlu ve Orkun Kökçü, Monaco deplasmanında ilk 11’de oynadı. Juventus forması giyen milli futbolcu Kenan Yıldız, Aston Villa deplasmanında ilk 11’de yer aldı ve 82. dakikada oyundan çıktı.
Sturm Graz forması giyen milli futbolcu Erencan Yardımcı ise konuk ettikleri Girona’yı 1-0 yendikleri maçta 65. dakikada oyuna girdi.
Gecenin sonuçları şöyle;

Real MadridSpor
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TİKA’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Cezayir’in doğusundaki Annebe şehrinde kurulan “Geleneksel Kıyafet Eğitim ve Üretim” atölyesinin açılışına Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Muhammet Mücahit Küçükyılmaz’ın yanı sıra Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri, Vilayet Meclisi üyeleri ve kentteki yöneticiler katıldı.
Büyükelçi Küçükyılmaz, açılışta yaptığı konuşmada, “Geleneksel Kıyafet Üretim ve Eğitim Atölyesinde üretilen kıyafetleri görünce Anadolu’da bir yerde olduğumu düşündüm. Çünkü kıyafetler ve özellikle desenler hemen hemen aynı özelliklere sahip” diyerek, iki ülke arasındaki kültürel benzerliğe işaret etti.
TİKA tarafından kurulan atölyenin gençlere meslek öğretmenin yanı sıra kültürel değerlerin yaşatılmasına da yardımcı olacağına dikkati çeken Küçükyılmaz, “Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman ve her konuda kardeş Cezayir halkının yanında olmaya devem edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Annebe’deki atölyede, genç kızlara geleneksel kıyafetlerin dikişi konusunda eğitim verileceği ve aynı zamanda bu kıyafetlerin üretiminin yapılacağı ve elde edilen gelirin üretimde görev alanlara dağıtılacağı kaydedildi.
“Hurma Mumülleri” atölyesi
TİKA, başkentin güneydoğusunda bulunan ve ülkenin önemli hurma üretim merkezlerinden biri olan Biskra kentinde ise “Hurma Mamulleri Üretimi ve Eğitimi Atölyesi” kurdu.
Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Küçükyılmaz, TİKA Cezayir Program Koordinatörü Gökçen Kalkan, Cezayir Turizm ve Geleneksel El Sanatları Bakanlığı yetkilileri ve ildeki bazı kurum yöneticilerinin katıldığı bu törende de yaptığı konuşmada, Biskra’da Cezayir’in “en kaliteli hurmalarının yetiştiğini” vurgulayarak, atölyede bölgedeki hurmaların işlenerek yüzden fazla ürüne dönüştürüleceğini ve böylece ekonomik değerinin artırılacağını ifade etti.
Hurma mamullerini üretmek için kurulan atölyenin aynı zamanda AR-GE ve eğitim merkezi olarak işletileceğini aktaran Küçükyılmaz, kurulan atölyede verilecek eğitim ve yapılması planlanan üretimin bölgede ve Cezayir genelinde örmek teşkil edeceğine inandığını kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ŞenobaSpor Salonu’nda düzenlenen konsere, öğrenciler ve vatandaşlar ilgi gösterdi.
Marş ve türküleri seslendiren bandoya dinleyiciler zaman zaman eşlik etti.
Konseri, Uludere Kaymakamı Ekrem Ender Ergün, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı İbrahim Halil Çiftçi ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Mikail Demirtaş da izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Sosyal medyada yasakçı bir zihniyette değiliz”
Komisyonda sosyal medya platformları ile ilgili açıklamada da bulunan Bakan Uraloğlu, Avrupa Birliği’nin Facebook, YouTube, Twitter, TikTok ve Instagram gibi büyük sosyal medya platformları kullanıcılarının güvenliğini sağlama amacıyla önlemler aldığını belirtti. Bakan Uraloğlu, bahsi geçen tedbirlilerin yasa dışı içerikleri önlemeyi hedeflediğini bildirdi.
Amerika, Birleşik Krallık, Avustralya gibi ülkelerde sosyal medyaya ilişkin alınan tedbirler hakkında bilgi veren Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
“Sosyal medyada biz gerçekten yasakçı bir zihniyette değiliz; ama herkesin de gerçekten haddini bilmesi lazım. Oraya koyulan her şeye susacak mıyız? Bütün milli manevi değerlerimize hakaret eden hiçbir disiplini olmayan bir mecraya hiç müdahale etmeyelim mi? Ama ben size şunu söyleyeyim sosyal medya platformları sağlayıcılarından kesinlikle çok daha özgür yaklaşımımız var.”
“Gerekirse Rekabet Kurumu ile bu konunun üzerine gideceğiz”
Bakan Uraloğlu, Google’ın algoritma değişikliğinin bazı haber sitelerinin görünürlüğünü düşürdüğü sorusu hakkında da açıklamada ve değerlendirmede bulundu. Bakan Uraloğlu, “Google Türkiye ile bu konuyu takip ediyoruz, gerekirse Rekabet Kurumu ile bu konunun üzerine gideceğiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA muhabirine açıklama yapan Gedik, kodlamanın bir bilgisayarın veya elektronik cihazın belirli bir işlemi yapabilmesi için verilen komutlar dizisi olduğunu belirterek, robotik kavramının ise robotların tasarımı, üretimi, programlanması ve kullanımıyla ilgili mühendislik dalı olduğu bilgisini paylaştı.
Bir robotun hareket etmesi, bir iş yapması veya çevresine tepki vermesi için kodlanması gerektiğini aktaran Gedik, “Örneğin, bir robot kolunun bir nesneyi alıp yer değiştirmesi için motorlara ve sensörlere uygun komutlar yazılmalıdır. Sonuç olarak, kodlama bir robotu ‘hareket ettirir’ ve ona ne yapması gerektiğini söyler, robotik ise robotun bu komutları fiziksel dünyada hayata geçirebilmesi için gerekli mühendislik süreçlerini içerir.” ifadelerini kullandı.
Gedik, eğitimin öğrencilere yalnızca teknik bilgi kazandırmakla kalmadığına, aynı zamanda problem çözme, yaratıcılık, eleştirel düşünme ve işbirliği gibi becerilerini de geliştirdiğine vurgu yaptı.
Bu becerilerin, öğrencilerin 21. yüzyılda iş hayatına ve günlük yaşama başarılı bir şekilde uyum sağlamalarına olanak tanıdığını söyleyen Gedik, eğitim sürecinin sonunda, öğrencilerin sadece teknolojiyi kullanmakla kalmayarak aynı zamanda bu teknolojiyi geliştiren, iyileştiren ve topluma değer katacak projeler üreten bireyler olarak yetiştiğinin altını çizdi.
Teknolojinin doğru kullanımını ve güncel teknoloji becerilerini öğrencilere kazandırmak üzerine içerik geliştirdiklerine dikkati çeken Gedik, kodlama ve robotik dersinin anasınıfı 5 yaş itibarıyla başlayıp 11. sınıfa kadar devam ettiğini dile getirdi.
Gedik, tüm sınıflarda “Dijital Vatandaşlık” konusunu önemsediklerini kaydederek, “Çünkü bu konu teknolojide donanımlı ve bilinçli bir altyapı oluşturma sürecinin bir başlangıcı. Müfredatımızda öğrencilerimize algoritma becerilerini, problem çözme becerilerini kazandırıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
Tüm sınıflarımızda 3 boyutlu tasarım geliştirme, yazılıma giriş, oyun ve mobil uygulama geliştirme, arduino, grafik tasarım oluşturma becerileri kazandıklarına işaret eden Gedik, şöyle devam etti:
“Bu beceriler oluşturulduktan sonra proje odaklı bir içeriğimiz ortaya çıkıyor. Devamında öğrencilerimizin kendi içeriklerini, uygulamalarını, oyunlarını, kodlarını ve robotlarını geliştirmelerini amaçlıyoruz. Derslerimizde öncelikli hedefimiz öğrencilerimizin teknolojiyi tüketen değil üreten bilinç ve deneyimde olmalarıdır.”
“Öğrencilerimiz, teknoloji firmalarını tanıma ve staj imkanlarına sahip”
Bölüm Başkanı Reşit Şafak Gedik, müfredatlarında birçok araç ve yazılım dili bulunduğuna değinerek, örnek olarak Python, C ve Java’yı verdi.
Öğretim araçlarında ise Microsoft ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü gibi kurumların araçlarını kullandıklarına dikkati çeken Gedik, “Günümüz teknoloji gelişmelerini de ele aldığımızda Python yazılım dilleri arasında hem kolay öğrenilebilir hem de güçlü ve çok yönlü bir dil olduğundan, okullarda programlama öğretimi için uygun bir dildir.” açıklamasını yaptı.
Gedik, Python’ın öğrencilerin sadece teknik becerilerini geliştirmekle kalmadığını, aynı zamanda problem çözme, mantıksal düşünme ve yaratıcılık gibi becerileri de kazanmalarına yardımcı olduğunu anlatarak, “Aynı zamanda yapay zeka alanında da çokça kullanılan bir dildir. Bu sebepleri ele aldığımızda yazılım dilleri arasında Python’ı bir adım öne çıkarmaktayız.” dedi.
Üniversite hayatlarında teknoloji alanında devam etmek isteyen öğrenciler için Uluslararası Robotik Turnuvalarında gösterdikleri başarılardan dolayı İstanbul Bilgi Üniversitesi, MIT, Yale, Georgia Tech gibi üniversitelerden burs imkanları sağlandığını aktaran Gedik, “Öğrencilerimiz, Doğa Koleji tarafından gerçekleştirilen Yerli Teknoloji Zirvelerinde ülkemizin en önde gelen teknoloji firmaları yöneticileriyle tanışma, firmaları tanıma ve staj imkanlarına sahip.” dedi.
Gedik, eğitimlerin Doğa Kolejinde olduğu gibi projeler, turnuvalar ve etkinliklerle uygulamalı bir hal aldığında, öğrencilerin yeri geldiğinde bir mühendis veya mimar tecrübesini deneyimlediklerine vurgu yaparak, deneyimler sonucunda da geri bildirimlerin, daha fazla keşfetme ve meslek seçiminde teknolojinin ön plana çıkması şeklinde gözlemlendiğini kaydetti.
Velilerin, çocuklarının gelişen becerilerinden memnuniyet ve gurur duyduğuna işaret eden Gedik, yeri geldiğinde kendilerinin de öğrencilerle birlikte deneyim ve tecrübeleri paylaştığını sözlerine ekledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyecilik anlamında geliştirdiği farklı uygulamalarla adından söz ettiren Nilüfer belediyesi, dijital belediyecilik anlamında da geliştirdiği Mobil uygulama “Nilüfer Her Yerde” ile örnek oluyor. Nilüfer’deki her mahalle sakininin oyunu dijital ortamda kullanıp komite üyelerini belirleyeceği “Nilüfer Her Yerde” mobil uygulamasını Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir Nilüfer’lilere tanıttı.
25 Kasım’da başlayan adaylık başvuruları 6 Aralık tarihine kadar devam edecek. Adaylar uygulamadan kişisel bilgilerini ve fotoğraflarını yükleyip başvurularını yapmaya başladı. Mernis sisteminden sorguları yapılan aday adayların komite üyesi olmak istedikleri mahallede oturup oturmadıkları belirlendikten sonra başvuruları otomatik olarak onaylanıyor.
Tüm başvuruların tamamlanmasının ardından 9 Aralık’ta adaylar ilan edilecek. 15 Aralık ve 22 Aralık tarihleri arasında dijital ortamda yapılacak seçimde ise tüm Nilüfer’liler kendi mahallelerinde görmek istedikleri komite üyeleri için telefonlarına yükledikleri “Nilüfer Her Yerde” uygulamasına girip oylarını kullanabilecek. 24 Aralık tarihinde ise seçimlerin sonuçları ilan edilip Mahalle komiteleri açıklanacak.
Bursa ve Nilüfer’de bu güne kadar ilk defa yapılacak olan dijital seçim öncesi “Nilüfer Her Yerde” uygulamasını basına tanıtan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer Her Yerde” uygulaması ile dijital ortamda yapacağımız Mahalle Komitesi seçimleri için her 500 kişide bir kişi aday olabiliyor. 25 kasımda başladı 6 aralık tarihinde adaylık süreci tamamlanmış olacak. Sonrasında o mahallede oturan vatandaşlarımız kendi mahallesinde kendi haklarını savunacak yönetici arkadaşları dijital platform üzerinden seçerek belirleyecek. Seçimlerin dijital platformalar üzerinden yapılması Türkiye’de gündem oldu ama, burada herhangi bir güvenlik sorunu yok. Zaten mahallede oturan kişilerin TC numaralarından belediye üzerinden Mernis üzerinden sorgulamaları yapılıyor. O mahallede oturuyorsa o mahallede aday olma ve oy kullanma hakkına da sahip oluyor. Her bir kişi 1 tek oy hakkına sahip oluyor. Türkiye’de ilk defa denenen bir uygulama biz dijital katılım süreçlerini arttırmak çoğaltmak istiyoruz. Bu bir başlangıç oldu bu yüzden Nilüfer’li hemşerilerimizin buralara katılıp hem adaylık, hem de adayları seçme süreçlerinin içinde olmalarını istiyoruz. Bu dijital platformu Nilüfer’li hemşerilerimizin görüşlerini almak içinde daha sonrasında aktif olarak kullanmayı planlıyoruz. Bu uygulama Türkiye’de ilk kez deneniyor. Halkın katılımcılığını doğrudan sağlayacak yeni bir yaklaşım olarak bu uygulamayı devreye aldık. Diğer belediyelerimizin de dijital katılımcılık konusunda vatandaşlarımızla iletişim kurmalarını öneriyoruz” diye konuştu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>???????Rosatom’dan yapılan açıklamaya göre, şirket, nükleer farkındalığı küresel düzeyde artırmak amacıyla aralarında Türkiye’nin de olduğu 100 ülkede Global Atomic Quiz ve belgesel gösterimi etkinlikleri düzenledi.
Dünya Bilim Günü kapsamında yapılan Atomic Quiz’e 25 bin kişi katılırken, Türkiye katılan ülkeler arasında katılımcı sayısı ve ilgi düzeyi açısından 3’üncü sırada yer aldı. Rosatom’un, Türkiye’de düzenlediği etkinlik kapsamında Hacettepe Üniversitesi, Sinop Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ve Tarsus Üniversitesi olmak üzere 4 üniversitede öğrencilerle bir araya gelindi. Üniversitelerde dünyaca ünlü yönetmen Oliver Stone’un “Nuclear Now” belgesel gösterimi ile akademisyen ve uzmanların katılımıyla söyleşiler yapıldı.
Hacettepe Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi’nde çoğunluğu geleceğin nükleer enerji mühendislerinden oluşan 150’den fazla öğrenci, Atomic Quiz’de yer alan farklı zorluk ve kategorilerdeki 25 soruyu yanıtladı. Nükleer enerji hakkındaki bilgilerini test etmelerinin yanı sıra yeni şeyler öğrenmelerine olanak sağlayan testi çözen öğrenciler, etkinlik kapsamında soruların doğru yanıtları üzerine tartışma fırsatı da buldu.
Nükleer İletişim Uzmanı ve Nükleer Sanayi Derneği (NIATR) Yönetim Kurulu Üyesi Nesrin Sevimli moderatörlüğünde öğrencilerle buluşan Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, Atomic Quiz’de yer alan soruların doğru yanıtlarını nedenleri ve ayrıntılı açıklamalarıyla katılımcılara aktardı. Öğrenciler, Ergün’ün anlatımıyla hem nükleer enerji hakkında yeni şeyler öğrenme hem de kendi yanıtlarını değerlendirme fırsatı buldu.
Tarsus Üniversitesi
Tarsus Üniversitesi’nde farklı mühendislik fakültelerinden 110’u aşkın öğrenciyi bir araya getiren etkinlik çerçevesinde öğrenciler Atomic Quiz’de yer alan soruları yanıtladı. Rektör Vekili Prof. Dr. Ali Özen, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Deran ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Murat Özkendir’in de katıldığı etkinlikte soruları cevaplayan öğrenciler, yanıtlarının doğruluğunu Akkuyu Nükleer AŞ Ticari Operatörler Grubu Baş Uzmanı Ahmet Yasin Öner’le değerlendirme fırsatı buldu. Öner, bazı sorular için detaylı açıklamalar yaptı.
NIATR Yönetim Kurulu Üyesi Sevimli’nin yönettiği söyleşide, Türkiye ve Rusya arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde Rusya’da eğitimlerini tamamlayarak Akkuyu’da görev yapan Türk mühendisler arasında yer alan Öner, Türkiye’nin ilk nükleer santrali Akkuyu projesi hakkında da bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
Panelin ardından Tarsus Üniversitesi öğrencileri de nükleer enerjinin dünyadaki yolculuğunu benzersiz bir şekilde aktaran Nuclear Now belgeselini izledi.
Sinop Üniversitesi
Hacettepe Üniversitesi’nden sonra Türkiye’nin ikinci Nükleer Enerji Mühendisliği Bölümü’ne ev sahipliği yapan Sinop Üniversitesi’nde düzenlenen etkinliğe 80’e yakın öğrenci katıldı. Etkinliğe, Sinop Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rıza Bayrak ve Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Meryem Seferinoğlu’nun da aralarında olduğu pek çok öğretim görevlisi de katıldı. Etkinlikte belgesel gösteriminden önce Seferinoğlu ve Öner’in katılımıyla söyleşi yapıldı.
Öğrencilerle Akkuyu NGS’de görev yapmak için Rusya’da aldığı eğitimin ayrıntılarını paylaşan Öner, kendisiyle aynı yolu izlemek isteyen öğrencilere deneyimlerini aktardı.
Hacı Bayram Veli Üniversitesi
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Nuclear Now belgeselinin gösterildiği ve söyleşi yapılan bir diğer durak oldu. Belgesel, İletişim Fakültesi öğrencileri ve öğretim üyeleri tarafından büyük ilgiyle izlendi. Belgeselin ardından Ergün, katılımcılara nükleer enerji hakkında bilgi verdi, soruları yanıtladı. Ergün, geleceğin iletişimcileri, gazetecileri ve sinemacıları tarafından ilgiyle dinlendi.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özge Güven Akdoğan da belgeseli sinematografik açıdan ele aldı ve Stone’un belgeselciliği hakkında bilgi verdi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Rosatom Orta Doğu ve Kuzey Afrika Direktörü ve Bölge Başkan Yardımcısı Alexander Voronkov, yönetmenin karmaşık bir konuyu basit bir dil kullanarak ele aldığını, böylece izleyici ile kolayca iletişim kurduğuğunu belirterek, “‘Nuclear Now’ hem nükleer enerjinin günümüzde geldiği noktayı göstermeyi vadediyor hem de insanlığın nükleer enerjiye ihtiyacı olduğuna dair bir eylem çağrısında bulunuyor. ‘Yeniden düşünme vakti’ sloganı, izleyicileri, özellikle günümüzün çevresel zorlukları ve aşırı enerji tüketimi bağlamında, nükleer enerjiyi temiz bir enerji alternatifi olarak yeniden düşünmeye teşvik ediyor. İzleyicilerin belgeseli izledikten sonra bu bakış açısını benimseyeceklerini umuyorum.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İLETİŞİM Başkanı Fahrettin Altun, “Bir yandan ülkemizin küresel itibarını, marka değerini arttırmak için çabalıyoruz, daha da güçlendirmek için çabalıyoruz, öte yanda hakikat odaklı iletişim anlayışını hakim kılmaya çalışıyoruz” dedi.
İletişim Başkanı Altun, İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda ‘Stratcom Youth 2024 Küresel İletişimde Gençlik ve Teknoloji: Yeni Dönem’ programında konuştu. Altun, İletişim Başkanlığı olarak küresel iletişim konusunu farklı boyutlarıyla ele aldıklarını söyledi. Altun, bugün karşılarında sömürü ilişkilerini meşrulaştıran bir küresel iletişim rejimi bulunduğunu belirterek, “Nasıl ki karşımızda adaletsiz bir küresel düzen varsa aynı şekilde bu düzene dayanak oluşturan bir küresel iletişim düzeni var. Bu adaletsiz iletişim üzerinden gerçek anlamda adil bir iletişim düzenine geçmek için mücadele ediyoruz. Elbette bir yandan ülkemizin küresel itibarını, marka değerini arttırmak için çabalıyoruz, daha da güçlendirmek için çabalıyoruz, öte yanda hakikat odaklı iletişim anlayışını hakim kılmaya çalışıyoruz. ve bu doğrultuda ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğü küresel adalet mücadelesine katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu süreçte bizler gençlerimizin öncü bir rol oynadığına inanıyoruz. Bu nedenle küresel iletişim alanında yaşanan eşitsizlikleri, adaletsizlikleri, sorunları ve çözüm ödevlerini gençlerimizle birlikte konuşalım, müzakere edelim istiyoruz ve bu toplantıyı da tam da bunun için düzenliyoruz” diye konuştu.
‘GÖKYÜZÜ ARTIK SINIR DEĞİL’
Gençlerin günden güne uzay çalışmaları alanına daha fazla ilgi gösterdiğini söyleyen Altun, “Bir diğer başlığımız, Milli Teknoloji Hamlemiz. Milli Teknoloji Hamlemiz; gençlerimizin, genç beyinlerin ülkemize armağanıdır. Genç mühendislerimiz, genç bilim insanlarımız sayesinde bu hamle başarılı sonuçlar üretmiştir. İnsansız otonom araçlar alanındaki ilerlemeler ve savunma sanayimizde gelinen yüksek teknolojik düzey, yerli otomobilimizin, yerli uydularımızın imalatı gibi kilometre taşları, az önce de altını çizdiğim uzay yolculuğumuz gibi başarılar ve elbette TÜBİTAK başta olmak üzere kurumlarımızın ilköğretimden doktora düzeyine kadar verdiği proje destekleri, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’nin somut tezahürleridir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da dediği gibi tüm bu ilerlemelerin katalizarü, ‘TEKNOFEST gençliği’ olarak adlandırılan, dinamik yeni nesildir. TEKNOFEST markasının bu yıl 1 milyon 630 bin yarışmacının başvurusuna kucak açması da ülkemizin gelecek nesillere verdiği değerin, gençlerimizin dinamizminin somut göstergeleridir. Karşımızdaki bu gençlik, çok şükür öz güvenlidir ve sınırların aşılabilirliğine dair farkındalığa sahiptir. Bu ülkenin gençliği için gökyüzü artık sınır değil, sadece başlangıçtır. Ülkemiz merkezinde gençlerin olduğu 21’inci yüzyıl Türkiye’sini bilim ve teknoloji ile inşa etmenin gayreti içerisindedir” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Teknolojiyle beraber gelişerek son yıllarda insanların hayatına giren yapay zeka, eğitim alanında birçok kolaylık sağlıyor.
Geçmiş yıllarda kütüphanelerde indeksler kullanılarak yürütülen araştırmalar, yapay zeka aracılığıyla kısa sürede zamandan tasarruf edilerek yapılabiliyor.
Araştırmaları için vakit bulamayan kişiler, yapay zeka desteğiyle geliştirilen çeşitli uygulamalarla bilgiyi kısa sürede ve kolayca buluyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Bıçakcı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda yapay zeka araçlarının iyiden iyiye günlük hayata girdiğini söyledi.
Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekayı artık öğrencilerin ve akademisyenlerin de kullandığını dile getirerek, “Devrim niteliğinde, eğitim ve istihdam da dahil, her şeyi değiştirme potansiyeline sahip yeni bir teknoloji olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Eskiden biz bir konuyu araştırırken kütüphanelere gidiyorduk.” dedi.
Kütüphanelerde indekslerin yer aldığını anlatan Bıçakcı, şöyle devam etti:
“Bayağı bir zaman kaybı da yaşanıyordu. Şimdi İTÜ’de kütüphanemiz var. Eski günleri anıp, orada kitap karıştırmayı ve araştırmayı çok seviyorum. Ancak kütüphanelerimiz günümüzde daha çok ders çalışma mekanları olarak kullanılıyor. Bir taraftan bu eleştirilebilir ama öbür taraftan da bir kütüphanede edinilecek bilgilerin tamamı yapay zeka araçlarıyla daha öncesinde de internet teknolojisi yardımıyla her öğrencinin, her araştırmacının elinin altında. Dolayısıyla ‘Yapay zeka araştırmayı azaltıyor, araştırma ihtiyacını azaltıyor.’ demekten daha çok ‘Araştırmayı kolaylaştırıyor ve verimliliğini artırıyor.’ demek çok daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.”
“Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez”
Prof. Dr. Bıçakcı, yapay zekanın büyük bir ilerlemeyi kaydetmek ve araştırmayı tetiklemek için büyük fırsat olduğunu dile getirdi.
Geçmişte kişiler arasında coğrafi konumlardan dolayı kütüphane kaynaklarına erişme konusunda adaletsizlikler yaşanabildiğini ifade eden Bıçakçı, “Artık internete bağlı cihaza sahipseniz, bir cep telefonunuz veya bilgisayarınız varsa yapay zeka araçlarına, internet kaynaklarına erişebiliyorsunuz. Araştırma yapmanız eskisine göre çok daha kolay oluyor. O yüzden bu işin birazcık fırsat boyutuna belki vurgu yapmak gerekiyor.” diye konuştu.
Bıçakcı, öğrencilerin araştırmalarında yapay zekadan faydalandığını fark edebildiklerini anlattı.
Yapay zeka araçlarının da bir üslubu olduğuna değinen Bıçakcı, “O üslubu kendi gözümle, okumamla tespit ediyorsam elbette bu araçların kullanılıp kullanılmadığını tespit eden araçlar geliştirebilir. Bu araçların varlığını kabul edip öğrencilerin erişiminin olacağını her zaman için kabul edip, ‘Biz eğitimi nasıl şekillendireceğiz, ölçme ve değerlendirmeyi nasıl yapacağız?’ konusunu düşünmemiz gerekir.” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin bilinçli oldukları takdirde yapay zekadan olumsuz etkilenmeyeceklerini ifade eden Bıçakcı, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çok muazzam bir tehlike var tabii. Sen bunu ölçümlemezsen, dersen ki ‘Al sana ödev, bunu nasıl yaparsan yap getir, ben de sonuçlarını değerlendireyim. Netice de sonuçlar doğruysa, cevapları doğru verdiysen sen bu dersten geçersin.’ mantığıyla biz eğitimciler olarak konuya yaklaşırsak öğrencileri de tembelliğe itmiş oluruz. Dolayısıyla iş birazcık eğitimcilerde. Öğrenci bilinçliyse tabii ki olumsuz etkilenmez. Öğrenci bilinçli değilse bu araçları kullanıp kısa vadeli düşünüyorsa, öğretim üyeleri de üniversitede eski geleneksel klasik yöntemlerle eğitime devam ediyorsa o zaman olumsuz etkilenme kaçınılmazdır.”
“Yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor”
İTÜ Bilişim Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Melih Gül ise yapay zekanın tüm dünyada çok fazla etki oluşturduğunu söyledi.
Özellikle tüm dünyada ChatGPT’nin etkisiyle beraber çok fazla ses getirmeye başladığına değinen Gül, “Aslında yapay zekaya baktığımız zaman meta sezgisel algoritmalardan itibaren hayatımızda on yıllarca kullanılmaktaydı. Fakat insanların son yıllarda sorduğu esas soru şu: Biz yapay zekayı insan yerine kullanabilir miyiz, yani insanların yerini alabilir mi? İşte bu insanları çok daha fazla heyecanlandırıyor.” dedi.
Doç. Dr. Gül, yapay zekanın her yeni popüler oluşum gibi dikkatle kullanılması ve değerlendirilmesi gereken bir kavram olduğunu dile getirdi.
Dikkatle kullanıldığında ülkenin gelişimi için verimli bir kaynak olabileceğine dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:
“Eskiden insanların elinde hesap makinesi yoktu. Hesapları kendileri yapıyorlardı. Hesap makinesi çıkınca hesaplama kapasitesi olmayan öğrenciler de bunu yapabilmeye başladı. Baktığımız zaman yapay zeka da aslında standart işlerin daha kolay yapılmasını sağlıyor. Bizim ülkemizde de dünyada da insanlar eğitime aynı ölçekte erişemiyorlar. Bu, her zaman bir sorun. İşte yapay zeka bazen eğitim ve bazı yetileri elde etmede bazen eğitime ulaşmada bazen de yeteneklerinden dolayı sıkıntı yaşayan öğrencilerin bazı görevleri daha rahat yapabilmesine imkan sağlıyor.”
Akademisyenlerin de yapay zekadan faydalandığını aktaran Gül, bu teknolojinin iyi yönde kullanılmadığı takdirde öğrencileri ve akademisyenleri tembelliğe iteceğini anlattı.
Gül, yapay zekanın insanların çok temel fonksiyonları yapmasına engel olacağını vurgulayarak, “Bence neyin, nereden geldiğini insanların bilmesi lazım. Zamandan kazanmak ve hızlı sonuç alabilmek için işleri yapay zekaya aktarmak bana biraz daha verimli gibi geliyor.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nden (UEZ) yapılan açıklamaya göre, Türkiye ile bölgedeki iş ve ekonomi temsilcilerini bir araya getiren zirve, gelecek yıldan itibaren yoluna yeni ismi ve geliştirilen kurgusuyla devam edecek.
Bu yılın teması, zirvenin yeni ismine uygun olarak “Değişen Küresel Gerçekler ve Gelecek 5.0” olarak belirlendi.
Capital, Ekonomist, Start Up ve CeoLife dergilerince 17-20 Nisan’da Sapanca’da düzenlenecek UEZ’ye, ulusal ve uluslararası çok sayıda konuşmacı ve iş insanının yanı sıra alanında önde gelen akademisyenler, sivil toplum önderleri ve sektörel liderler katılacak.
UEZ 2025’te “Eğitimden sağlığa, endüstriden tarıma her alanda ‘Gelecek 5.0’ yaratılabilir mi?”, “Adil ve kapsayıcı bir enerji geçişini sağlayarak jeopolitik şokları ve gerilimleri azaltmak mümkün mü?”, “Gelecek 5.0 ve Ekonomi 5.0 hedefine dünya nasıl ulaşabilir?” gibi sorulara yanıt aranacak.
Zirve, 2012’de 50 iş insanı ve 650 izleyicinin katılımıyla yola çıkarken, yıllar içinde gelişerek Türkiye ve dünyadan üst düzey 110 konuşmacı ve 2 bin katılımcıya ev sahipliği yaptı.
UEZ, 2021’de salgın döneminin hızlı değişen gündemi ve dinamiklerini yakalamak üzere bahar ve güz olmak üzere iki kez hibrit formatta İstanbul’da hayata geçirildi.
Zirve, tamamen yenilenip Sapanca’da 6-9 Ekim 2022’de 80’den fazla konuşmacı ve 1000 üst düzey katılımcıyla düzenlendi. Eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande da programa “özel konuşmacı” olarak iştirak etti.
Geçen sene 27-30 Nisan’da “Tek Dünya, Ortak Bir Gelecek: Yeni Nesiller İçin Yarını Şekillendirecek Politikalar ve İş Stratejileri” ana temasıyla düzenlenen zirveye, “özel konuşmacı” olarak eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un yanı sıra eski İtalya Başbakanı Enrico Letta, İngiltere’de Cameron, May ve Johnson hükümetleri eski Devlet Bakanı Jo Johnson katıldı.
Bu yıl ise zirve, “Sorumlu ve Duyarlı Liderlik: Yenilik, Teknoloji ve Yapay Zeka Çağında Gezegen ve İnsanlıkla Uyumlu Bir Sisteme Öncülük Etmek” temasıyla, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eski İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis, Uber Başkan Yardımcısı Anabel Diaz, yapay zeka uzmanı ve girişimci Daniel Doll Steinberg, HSBC Baş Ekonomisti Janet Henry, Missouri Üniversitesi İktisat Tarihi Profesörü Max Gillman gibi çok sayıda yerli ve yabancı konuğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Zirveye “www.uluslararasiekonomizirvesi.org” internet adresinden kayıt yapılabiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Siber Suçların gerçekleşmeden engellenmesi, maddi manevi zararların en aza indirgenmesi, farkındalık ve bilinçlendirme faaliyetleri yapılması amacıyla oluşturulan SİBERAY Programı kapsamında; vatandaşlar Çevrimiçi Dolandırıcılık, Yasadışı Bahis, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Yöntemleri, Siber Zorbalık, İnternette Kişisel Güvenlik ve Bilinçli İnternet Kullanımı, Sosyal Medya Kullanımı ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar, Siber Suçlar konularında bilgilendirildi.
Yapılan çalışma kapsamında TRT Radyosunda, Kazım Karabekir Stadyumu’nda, Erzurum Büyükşehir Belediyesine dijital panolarda ve alışveriş merkezlerine ait dijital panolarda halkın bilinçlendirilmesi için yayınlar yapılarak, Kıraathane, çay evleri ve iş yerlerinde, Üniversiteler ve halkın yoğun olduğu alanlarda stantlar kuruldu, broşür dağıtımı yapılarak halkın görebileceği uygun yerlere afişler asıldı. Palandöken Kaymakamlığı paydaşlığında sinema etkinliği düzenlenirken kentte bulunan kurum çalışanları, muhtarlar ve imamlara, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite düzeyindeki okullarda öğrenci, öğretmen ve velilerin katılımı ile seminerler düzenlendi.
Yapılan etkinlikler kapsamında toplam 67 bin 267 vatandaşa ulaşılırken, Siberay Programı kapsamında halkı bilgilendirme faaliyetlerinin kararlılıkla devam edeceği belirtildi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri AŞ çatısı altında hayata geçirilen anlaşma kapsamında MetLife, Vodafone Sigorta müşterilerinin, Vodafone Sigorta’nın yeni internet sitesi üzerinden kullanıcı dostu bir deneyimle Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ürünlerini kolayca satın alabilmesini sağlayacak. Vodafone Sigorta müşterileri, ayrıca MetLife’ın 0-18 yaş arası katılımcılara yönelik tasarladığı “İlk BES’im” veya TSS ürünlerini aileleri için satın alabilecek.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Vodafone Sigorta Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Aysal, Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri ile sigorta pazarının dijitalleşmesine katkıda bulunmayı ve müşterilerine dijital ortamda ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Aysal, bu hedefle müşteri içgörüleri doğrultusunda, güvenilir sigorta sağlayıcılarının müşteri ihtiyaçlarına cevap verebildiği ürünlerin satışına aracılık ettiklerini aktararak, şunları kaydetti:
“Bu ürünleri dijital servislerimizle entegre ederek, müşterilerimizin ihtiyaç duydukları anlarda doğru sigorta ürünleriyle buluşmasını sağlıyoruz. Vodafone Sigorta’nın yeni internet sitesi üzerinden Türkiye’deki en iyi sigorta şirketleriyle çalışarak müşterilerimizin sigorta ihtiyaçlarını tek noktadan karşılamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, 2021’den beri birlikte çalıştığımız MetLife ile işbirliğimizi geliştirmekten memnuniyet duyuyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu güvencelere uçtan uca bir dijital deneyimle erişebilmesi için çalışmaya devam edeceğiz.”
“Daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz”
MetLife Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Deniz Yurtseven de müşterilerini işlerinin odak noktasına alan bir kurum olduklarını, değişen ihtiyaç ve beklentilere en iyi şekilde yanıt vermek için dijitalleşmenin sunduğu fırsatları değerlendirerek projelerimizi tasarladıklarını aktardı.
Yurtseven, “Vodafone müşterilerine sunduğumuz ‘CepFaturam Güvende Sigortası’nın ardından Vodafone ile olan başarılı işbirliğimizi bir adım daha ileriye taşımaya karar verdik. Bu anlaşma kapsamında, katılımcılarımızın emeklilik dönemleri için birikim yapmalarını teşvik ettiğimiz ‘BES’ ve müşterilerimizin sağlık ihtiyaçlarına yanıt vermenin yanı sıra birbirinden değerli ek hizmetlerle yaşam kalitelerini koruma imkanı sunduğumuz ‘TSS’ ürünlerimizi Vodafone Sigorta internet sitesi üzerinden Vodafone Sigorta müşterilerine sunarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz. Yeni iş birliğimizin her iki taraf için de hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.
En uygun sigorta ürünleri ve özel faydalar
Vodafone, teknoloji üretimindeki avantajıyla müşterilerinin ihtiyaç duyduğu güvencelere uçtan uca bir dijital deneyimle erişebilmesi için sigorta sektörüne de adım atarak müşterilerine ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunmak amacıyla Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri AŞ’yi kurdu.
Böylece, faaliyet alanlarına “sigorta acenteliğini” de eklemiş oldu. Vodafone, “Güvencem Yanımda” anlayışıyla hayata geçirdiği Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri üzerinden, müşterilerine dijital ortamda ayrıcalıklı sigorta teklifleri sunuyor. Vodafone Sigorta Aracılık Hizmetleri çatısı altında, bir yandan sigorta pazarının dijitalleşmesine katkıda bulunurken, bir yandan da müşterilerini dijital ortamda en uygun sigorta ürünleri ve özel faydalar ile buluşturuyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, her yıl, HackZone Open Insurance ve Hackzone Scale Up Accelerator isimli açık inovasyon programlarını geliştirmeye devam eden Allianz Türkiye, bu yıl itibarıyla iki programını birleştirerek, HackZone markası altında 6 aylık hızlandırma program formatıyla devam edecek.
Program ortağı Tenity ile birlikte düzenlenen ve startuplarla birlikte sigorta sektöründe yenilikçi iş modelleri geliştirerek, girişimleri hızlandırmaya odaklanan programın yeni dönemi için başvurular başladı.
Programın 5. döneminde yerini almak isteyen startuplar, Üretken Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesi, Dijital Sağlık Çözümleri, Finansal Danışmanlık ve Küresel İklim Kriziyle Mücadele kategorilerinde başvuru yapabilecek.
Programa katılacak startuplar, bu alanlarda sigorta çözümleri geliştirerek, sektöre yenilikçi ürün ve hizmetler kazandırmayı hedefleyecek.
Sigorta sektöründe yenilikçi gelişmelere öncülük etmek isteyen startuplar için son başvuru tarihi ise 12 Aralık olarak belirlendi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Allianz Türkiye Pazarlama ve Dijital Sigortalar Genel Müdür Yardımcısı Onur Kırcı, programın önemli bir ilerleme kaydettiğini belirterek, sektöre pek çok yenilikçi çözüm kazandırıldığını aktardı.
2020’den bu yana Tenity ile işbirliğiyle 450’den fazla startupı değerlendirdiklerini kaydeden Kırcı, “35’ten fazla girişimle işbirliği yaparak girişimlerinin hızlanmasına katkıda bulunduk. Programda yer alan startupların ekosistemden şimdiye kadar aldığı yatırım tutarı ise 12 milyon doları geçti. Startupların kurumsal işbirlikleri gerçekleştirerek büyümelerini hedefleyen Hackzone programımızla dört yılda 34 farklı PoC çalışmasına imza attık. Programımıza olan ilginin her geçen yıl artarak devam ettiğini görmekten ve sigorta sektörüne odaklanan startup sayısının artmasından memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>RUSYA Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından Mersin’de inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinde yer alan Bayramoğlu Endüstriyel Çelik’in Yönetim Kurulu Başkanı Burak Çeliktaş, proje sayesinde edindikleri deneyimi, “Santral sayesinde hem istihdam artışı sağlandı hem de eğitim ve sertifikasyon konusunda yetkinlik kazanıldı” sözleriyle ifade etti.
Türk firmalarının Akkuyu NGS projesinde inşaat ve altyapı işlerinin yanı sıra çelik ve metal üretimi alanında da önemli tedarikçiler arasında yer aldığını belirten Çeliktaş, “Akkuyu projesi ile Türk mühendis ve teknisyenlerinin teknolojik ilerlemedeki yetkinlikleri artmış, bilgi ve deneyim paylaşımı için fırsatlar oluşmuştur. İhracat ve yatırım fırsatlarına baktığımızda ise Türk firmaları önemli bir oyuncu konumuna gelmiştir. Ekonomik katkıları düşünüldüğünde yerel işletmeler desteklenerek, bölgesel kalkınmada fırsatlar yaratılmıştır. Tüm bu deneyimlerin dünya çapındaki nükleer santral projelerinde kullanılabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
1960’tan bu yana faaliyet gösteren Bayramoğlu’nun, Akkuyu NGS projesinde gömülü eleman üretiminin yanı sıra boru spool, buhar ve yağ hatları imalatı ve ekipman imalatı gibi pek çok kritik aşamada görev aldığının altını çizen Çeliktaş, projede yer alan ilk 10 firmadan biri olduklarını belirtti. Burak Çeliktaş şunları söyledi:
” Türkiye’nin Akkuyu NGS de dahil nükleer güç santrali kurma hedefleri ve küçük modüler reaktör (SMR) projeleri, Türk sanayisine büyük katkılar sağlayabilir. Bu projeler sadece enerji üretimiyle ilgili değil, aynı zamanda sanayinin modernleşmesi, teknolojik gelişimi ve yeni ihracat fırsatları anlamında da kritik bir rol oynayacaktır. Hem ekonomik büyüme hem de küresel rekabetteki güçlenme açısından önemli fırsatlar sunan bu projeler, Türkiye’yi sadece bölgesel bir enerji oyuncusu değil, aynı zamanda nükleer enerji teknolojileri konusunda önemli bir aktör haline getirebilir.”
Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda hayata geçirmeye hazırlandığı yeni nükleer santral ve SMR inşa etme hedeflerinin sanayinin teknolojiye erişimini artırmak ve yerli üretimi teşvik etmek açısından çok önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Çeliktaş, Türk sanayicisinin bu projelerde çelik ve metal üretimi, elektrik ekipmanları, kontrol sistemleri, soğutma ve ısı transfer teknolojileri gibi alanlarda önemli bir roller üstlenebileceğini belirtti.
‘NÜKLEER ENERJİ, HEDEFLERE ULAŞMADA ÖNEMLİ BİR YER TUTUYOR’
Çeliktaş, “Yerli firmalar, SMR teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretim süreçlerinin yerelleştirilmesiyle büyük bir potansiyel kazanabilir. Bu durum, nükleer enerji sektöründeki yerli tedarik zincirinin güçlenmesini sağlayacaktır. Enerji Güvenliği ve Sıfır Karbon Hedefine baktığımızda ise Türkiye, enerji güvenliği açısından dışa bağımlılığı azaltmayı ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegre bir enerji sistemini oluşturmayı hedefliyor. Nükleer enerji, bu hedefe ulaşmada önemli bir yer tutmaktadır. Yüksek teknoloji altyapıları, Türk sanayisinin verimliliğini artırma, dijital dönüşümünü hızlandırma ve global tedarik zincirlerine entegrasyonunu sağlama konusunda önemli bir itici güç olabilir” diye konuştu.
‘AKKUYU NGS’DE EDİNDİĞİMİZ TECRÜBEYLE YENİ NÜKLEER PROJELERDE AKTİF ROL ALABİLECEĞİZ’
Akkuyu NGS projesinde 1 ve 2 numaralı pompa istasyonlarının kurulumunu üstlenen Aydıner İnşaat’ta Kıdemli İnşaat Mühendisi olarak görev yapan Ferhat Türker de ‘ilklerin projesi’ olarak tanımladığı Akkuyu NGS’nin inşasında yer almaktan gurur duyduklarını söyledi. Akkuyu NGS’nin Türk sanayisine önemli katkılarda bulunduğunun altını çizen Türker, “Akkuyu ile biz de bir ilki yaşıyoruz. Burada edindiğimiz tecrübeyle gelecekte yeni nükleer projelerde aktif rol alabileceğiz” dedi.
Nükleer Düzenleme Kurumu’ndan verilen bir imalatçı onay belgesine sahip olduklarını vurgulayan Türker, “Diğer bir deyişle, bir nükleer santral inşasında yer alma yetkimiz bulunuyor. Dolayısıyla, Türkiye’de yeni bir nükleer enerji santrali yapılacaksa hem devletimizin hem de Nükleer Düzenleme Kurumu’nun referansıyla bu işe uygun ve yeterli olduğumuzu kanıtladık” ifadelerini kullandı.
“PROJE SÜRECİNDE HIZLA İLERLİYORUZ”
Aydıner İnşaat A.Ş. olarak 2021 yılında Akkuyu NGS projesinde, çalışmaya başladıklarını söyleyen Türker, “Şu anda 1 numaralı pompa istasyonunun kaba inşaatını bitirdik ve 2 numaralı istasyonda ise kaba inşaatı yüzde 80 oranında tamamladık. Bölge halkından istihdam sağlamak, projeye olan katkımızı artırıyor. Personel sayımız, inşaat sürecinin hızına göre aylık olarak artıyor. Projede toplam 19 taşeron firmayla çalışıyor, 2 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Akkuyu NGS projesi, sadece bizim değil, taşeron firmaların da gelişimine katkı sağlıyor” diye konuştu.
“AKKUYU NÜKLEER ENERJİYE GEÇİŞİN ANAHTARIDIR”
Akkuyu’nun Türkiye için bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Türker, şunları kaydetti:
“Akkuyu, ülkemize nükleer enerjinin girmesine olanak tanıyan, yani; nükleer enerjiye geçişin anahtarı bir proje. Sektördeki köklü firmalardan biri olarak burada çalışmaktan gurur duyuyoruz. İlkler daima zor ve sancılıdır. Fakat bu ilk eşik aşıldığında süreç daha profesyonel ve hızlı ilerliyor. Akkuyu ile biz de bir ilki yaşıyoruz ve gelecekte yapılacak diğer nükleer projelerde daha aktif rol alarak büyük projelerde yer alabileceğimizi kanıtlıyoruz.”
“AKKUYU İLE İŞ BİRLİĞİMİZ, BİZİ NİTELİKLİ NÜKLEER SANTRAL TEDARİKÇİSİ YAPIYOR”
Akkuyu NGS projesinde aktif rol alan SMS Sanayi Malzemeleri Üretim ve Satış A.Ş. de, ‘TORK’ markasıyla nükleer sektörde önemli bir oyuncu haline geldi. Akışkanlığı kontrol eden endüstriyel vanaların imalatını yapan şirket, 2016 yılında Varnasan isimli firmayı bünyesine katarak küresel vana üretiminde imalat hacmini artırdı. SMS-TORK, emniyet valfleri gibi farklı alanlarda üretim yapıyor.
SMS-TORK Genel Müdürü Ömer Kaya, “Sektördeki 39. yılımızda 180 kişilik kadromuzla 80 ülkeye ihracat yapıyoruz. Akkuyu NGS ile iş birliğimiz, bizi nitelikli nükleer santral tedarikçisi konumuna getiriyor. Böylece bu alanda tecrübemizi artırırken, gelecekte diğer nükleer projelerde de yer alma şansı bulacağız. Şirket olarak, tanındıkça ve güvenilirliğimiz arttıkça bu alanda daha önce çalışmış olan firmalarla ortaklık yapma şansı yakaladık. Nükleer enerji alanında tecrübe edindikçe, şu anda diğer ülkelerde inşası süren nükleer tesislerde yer alma şansımız olduğuna da inanıyoruz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sosyal belediyecilik anlayışıyla takdir toplayan çok sayıda projeyi kısa sürede hayata geçiren Ataşehir Belediyesi, bütçesinde de vatandaşın menfaatlerini gözetecek sürdürülebilir adımlar atıyor. İlçe genelinde daha hızlı ve etkin hizmet sunabilmek için araç filosunu güçlendiren belediye yönetimi, kiralama modeli yerine 59 yeni aracı doğrudan bünyesine katarak bütçesindeki yükleri hafifletiyor. Bu stratejik hamle ile belediye bütçesinde uzun vadeli büyük bir tasarruf elde edilmesi planlanırken, belediyenin öz kaynaklarının da çeşitlendirilmesi hedefleniyor.
Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı alanda sergilendi
Belediye filosuna katılan 59 yeni aracın tanıtımına ilişkin Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in ev sahipliğinde, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin’in de katılımıyla ‘Kiralamadık Filomuza Kattık’ sloganıyla bir lansman düzenlendi. Lansmanda, kiralama yerine satın alma modeliyle filoya katılan yeni araçlar Ferhatpaşa Mahallesi’ndeki Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı alanda sergilendi. Belediye bütçesine ciddi anlamda tasarruf sağlayacak modelle bünyeye dahil edilen araçlar, altyapı hizmetlerinden çevre sağlığına kadar pek çok alanda büyük kolaylık sağlayacak. Aralarında çok sayıda otobüs, minibüs, kamyon ve kamyonet ile iş makinesinin de yer aldığı araçlar ilçedeki çeşitli faaliyetlerin etkinliğini artırmak ve vatandaşlara daha hızlı ve verimli bir şekilde hizmet verebilmek için tasarlandı.
“Bir yıllık kiralama maliyetleriyle araçları filomuza kattık”
Lansmanda konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sürdürülebilirlik ve ekonomik yönetim odaklı projelerle halkın güvenini kazanmaya devam ettiklerini belirtti. Yeni araç filosunun da bu anlayışın somut bir göstergesi olduğunu ifade eden Başkan Adıgüzel, “Hizmet kalitesini artırmak için her alanda sürdürülebilir çözümler üretiyoruz. Kiralama yerine satın alma modeline geçerek, halkımızın vergilerini en verimli şekilde kullanmayı hedefledik. Bu adım, hem maliyetleri düşürdü hem de belediyemizin operasyonel gücünü artırdı. Göreve geldiğimiz ilk günden beri akıllı belediyecilik anlayışıyla daha kaliteli, daha verimli hizmetleri Ataşehir’e nasıl sunarız diye çalışıyoruz. Kaynaklarımızı israf etmeden Ataşehir’de şeffaf, hesap verebilir, katılımcı belediyeciliği ayağa kaldırmak için ciddi bir tasarruf ediyoruz. Bu kapsamda bir yıllık kiralama maliyetleriyle bu araçları filomuza kattık” dedi.
Çöp toplamada yapay zekalı çözüm
Öte yandan “Akıllı Belediyecilik” vizyonuyla projelerini hayata geçiren Ataşehir Belediyesi faaliyetlerini teknolojik yeniliklerle buluşturmaya da devam ediyor. Bu kapsamda verimli atık yönetimini sağlamak amacıyla yeni bir teknolojik sistemi devreye alan Ataşehir Belediyesi, lansmanda ‘Akıllı Atık Toplama Sistemi’nin entegre edildiği araçları da tanıttı. Kısa adı ÇAÇA olan Çok Amaçlı Çöp Aracı’na entegre edilen sistem, atık türlerini ve yoğunluklarını izlemek için konteyner ve atık tankına kolayca monte edilebilen sensörler aracılığıyla çalışıyor. Sistem, yapay zeka ile rota optimizasyonu sağlayarak çok sayıda alanda tasarrufun da önünü açıyor.
Maliyetleri yüzde 50 azaltacak
Çöp konteynerlerine yerleştirilen sensörler sayesinde, hangi konteynerin dolu hangisinin boş olduğunun anlık olarak belirlenebildiği yenilikçi teknoloji sayesinde, Ataşehir Belediyesi’nin temizlik ekipleri, trafikte harcadıkları zamanı önemli ölçüde azaltarak daha hızlı ve etkili bir hizmet sunabilecek. Ayrıca, sistemin sağladığı operasyonel verimlilik, ekiplerin performansını artırırken, yakıt tüketimini de yüzde 50’ye düşürecek ve bu sayede karbon emisyonlarını da azaltarak çevreye duyarlı bir atık yönetimi sağlamış olacak.
300 konteynerden sensörlerle veri toplanıyor
Ataşehir Belediyesi Akıllı Atık Toplama Sistemi’nde yer alan sensörleri, ilçe genelindeki 300 konteynere yerleştirerek, aldığı veriler üzerinden denetlemelerini sürdürüyor ve dolum sınırına ulaşan konteynerleri takip ederek, atıkları topluyor. Bu projeyle yerleştirilen sensörlerden alınan sinyaller sayesinde; ekipler, daha az zaman kaybıyla daha fazla atık toplama kapasitesine ulaşarak temizlik faaliyetlerini daha etkin kılmayı, doğal kaynakları ise daha verimli kullanmayı başarıyor.
‘Teknolojik belediyecilik anlayışını bir adım daha ileri taşıyoruz’
Akıllı Atık Toplama Sistemi ile çevreye duyarlı teknolojik belediyecilik anlayışını bir adım daha ileri taşıdıklarını vurgulayan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, “Ataşehir Belediyesi olarak, çevreyi koruma ve kaynaklarımızı verimli kullanma konusunda yenilikçi adımlar atıyoruz. Akıllı Atık Toplama Sistemi, bu anlayışımızın en güzel örneklerinden biri. Bu sistem sayesinde atık toplama süreçlerini gerçek zamanlı olarak takip ediyor, doluluk oranlarına göre hareket ederek hem maliyetleri azaltıyor hem de karbon salınımını düşürüyoruz. Bu proje, yalnızca çevre dostu bir uygulama olmakla kalmıyor; aynı zamanda şehir genelinde daha düzenli, temiz ve yaşanabilir bir ortam sağlıyor. Amacımız, Ataşehir’i hem bugünün hem de geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir şehir haline getirmek” dedi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HACETTEPE Teknopark’ta yer alan BenPetto, evcil hayvan sağlığının dijital platformdan takip edileceği ‘Pet Nabız’ Sistemi’ni hayata geçirdiğini duyurdu. Sistem, evcil hayvan sağlığını dijital bir platformda yöneterek hem evcil hayvan sahiplerine hem de veterinerlere büyük kolaylık sağlıyor.
BenPetto’nun sunduğu sistem, insanlardaki e-Nabız sistemine benzer şekilde evcil hayvanların tüm sağlık bilgilerini dijital ortamda topluyor ve kullanıcıların erişimine açıyor. Aşı geçmişlerinden tedavi notlarına, muayene kayıtlarından acil durum müdahalelerine kadar her bilgi, evcil hayvan sahiplerinin ve veterinerlerin parmaklarının ucunda olacak şekilde düzenleniyor.
‘HEM EVCİL HAYVAN SAHİPLERİNE HEM VETERİNERLERE DESTEK’
Firma Yetkilisi Gökhan Hocaoğlu, “BenPetto’nun Pet Nabız Sistemi, toplumun her kesimi için önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor. Evcil hayvan sahipleri, sevdikleri dostlarının sağlığını güvenle takip ederken; veterinerler de hasta geçmişine daha hızlı ulaşarak daha kapsamlı sağlık hizmetleri sunabiliyor. Bu sistemle birlikte, Türkiye’de evcil hayvan sahiplenmenin daha bilinçli ve sorumlu bir şekilde yapılması da teşvik ediliyor. Türkiye genelinde büyük ilgi gören bu yenilikçi sistem, yalnızca bir teknoloji uygulaması değil; aynı zamanda toplum sağlığına, hayvan haklarına ve refahına hizmet eden bir girişim olarak geniş bir yankı uyandıracağa benziyor” dedi.
Şirketten yapılan açıklamada uygulama ile ilgili şu bilgilere yer verildi:
“Sağlık bilgilerine kolay erişim imkanı, hayvanların doğru bakım almasını ve ihtiyaç duyduklarında en hızlı şekilde tedavi edilmelerini mümkün hale getiriyor. Veterinerler, anlık verilere ulaşarak daha etkili tedavi kararları alabiliyor ve evcil hayvan sahipleri de dostlarının sağlık durumunu düzenli olarak takip edebiliyor.
Bu dijital yenilik sayesinde, hayvan refahı konusunda farkındalık artarken, özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda veterinerler hayati önem taşıyan bilgilere anında ulaşabiliyor. Böylece evcil hayvanların yaşam kalitesi yükseliyor ve toplumda evcil hayvan sahiplenme oranlarının artmasına da katkı sağlanıyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAYSERİ’de evli ve 4 çocuk babası Yaşar Gülcü (67), 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Gülcü, ” Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum” dedi.
Kayseri’de yaşayan Yaşar Gülcü, okulu bıraktıktan sonra sanayide çırak olmaya başladı. Sanayideki işini beğenmeyen Gülcü, 6 ay sonra kentteki bir matbaada ciltçi olarak işe başladı. 15 yaşından beri Kayseri’de ciltçilik yapan, evli ve 4 çocuk babası Gülcü, 42 yıldır tarihleri 200-500 yıl arasında değişen farklı kitaplar ile Kur’an-ı Kerimleri ciltleyip, onarıyor. Şehrin tek ciltçisi olan Gülcü, işletmesine getirilen kitapların arasında tarih kitaplarını görünce sevindiğini belirterek, “Ortaokulu bırakıp, ciltçiliğe başladım. Bu işi, 42 senedir yapıyorum. Eskiden çok cilt yaptıran olurdu ama şimdi azaldı. Bilgisayar çıktığından dolayı azaldığını düşünüyorum. Bu işe 15 yaşında başladım. Okulu bırakınca önce sanayiye gittim. Sanayiyi sevmedim. Oradan matbaaya geldim. Matbaada cilt işi vardı. Askere gitmeden yaptım. Askerden gelince devam ettim” dedi.
‘MUTLU OLUYORUM’
Kitapları çok sevdiğini belirten Yaşar Gülcü, “Kitapları sevdiğim için ciltliyorum. Bu işe elimden geldiği kadar, ömrüm yettikçe devam etmek istiyorum. Tarih kitapları geldiğinde severek yapıyorum. Bu kitaplar önemli olduğu için zarar görmüş halde kaybolmasını istemiyorum. Eski kitaplar geliyor. 100- 200 yıllık tarih kitapları, Kur’an’ı Kerimler ve Osmanlıcalar geliyor. Onları ciltleyerek müşterilerime veriyorum. Cilt yaptığım için çok mutlu oluyorum. Bu kitapları müşterilerimize yenilenmiş halde verip, kütüphanelerine kazandırmak istiyorum” diye konuştu.
‘MESLEĞİMİZ YOK OLMAK ÜZERE’
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte kitapların eski değerini görmediğini kaydeden Yaşar Gülcü, “Meslek yok olmak üzere. Bu kitaplardan yapan yok. Gençler şimdi hazır alıp okuyor. Bilgisayardan, cep telefonundan okuduğu için kitap okuyan da azaldı. Cilt yapan da kalmadı. Bu meslek belli bir zaman sonra yok olacak diye üzülüyorum. Bu kitapların tamiri eskiliğine, dağınıklığına göre eğer az eskiyse 2 gün yoksa 3-4 gün sürüyor. Tamir ediyoruz, eksikleri varsa aynı kitaptan bulup fotokopi çektirip içine renkli ise renkli siyah beyazsa siyah beyaz koyarak, o kitabın eksiğini tamamlayıp 1 hafta içinde yapıp, müşteriye teslim ediyoruz” dedi.
‘SEVEREK BU İŞİ YAPIYORUM’
Yaşar Gülcü, “Kitap tamiri mesleğinin geleceği için üzülüyoruz. Bu işleri yapacak çırak yok. Zaten yaptığımız meblağlarda 1 ayda asgari ücretin yarısı kadar kazanıyoruz. Bununla ev falan geçinmez. Emekli olduğum için bu işi yapıyorum. Hem hobi olarak hem de severek bu işi yapıyorum. Çok büyük bir para kazandırmasa da tarih kitapları, dini kitapları ve Kur’an-ı Kerim yok olmasın diye yapıyorum. İnşallah devam ettiren gençlerden olur ama zor. Para kazanmadığı için bu işi gençlerden yapan kalmadı. Bu işleri yapmaya elimden geldiği kadar gayret ediyorum. Kayseri’de benden başka eski kitap tamir eden yok. Olsa iyi olurdu ama merak eden yoktur. Sevdiğim için bu işi yapıyorum. İnşallah ileride başka tamirciler de çıkar” diye konuştu.
‘KUYUMCU TİTİZLİĞİ İLE KİTAPLARA ÇOK HASSAS DAVRANIYORUM’
Eski kitaplara daha çok emek verdiğini söyleyen Gülcü, şöyle konuştu:
“Bir müşterim 3 tane kitap getirdi. 1 tanesi Osmanlıcaydı. Çok eskiydi ona 2-3 gün emek verdim. Tek tek sıraya dizdim. Forma haline getirip, ciltledim. Bu eski kitapları kıymetli olduğu için deriden ciltliyorum. Eski kitaplara daha çok özen gösteriyorum. Bu mesleğin kaybolmaması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Kitap bana geldiğinde çok dağınık ve eskimiş haldeydi. Özenle kenarından tıraş almadan orijinalliğini koruyarak yeniden ciltledim. 3 gün uğraştım, 4’üncü gün okunur hale getirdim. 200 yılık Osmanlıca bir kitap olduğu için bunun zayi olmasını istemedim. Kuyumcu titizliği ile kitaplara çok hassas davranıyorum. İnce ince işleyip okunur hale getiriyorum.”
Haber-Kamera: Nuray Uzatmaz-Samed Aydın SUN/KAYSERİ,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Trendyol 1. Lig’in 13. haftasında Iğdır FK, sahasında Amed Sportif Faaliyetler ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Iğdır FK Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, lider takım ile arayı kapatabilecekleri bir maç olduğunu belirterek, “Maçın önem değeri haftanın son maçı olması ve dünkü maçların sonuçları bakımından bizim için çok değerliydi. Yukarıyla puan farkımızı çok rahat kapatabileceğimiz bir maçtı. İşte futbol böyle, rakip size fırsatı verdi mi maçı öldürmeniz gerekiyor, öldürmediniz mi rakip canlı kalıyor, bu fırsatlar gelmese anlayabileceğim” dedi.
Yalçın Koşukavak: “Geçiş hücumlarında problem yaşıyoruz”
Geçiş hücumlarında problem yaşadıklarını söyleyen Koşukavak, “İlk yarı itibarıyla çok net 3-0 devreyi bitirebileceğimiz bir maçtı. Rakip bize geçiş hücumundan çok fırsat verdi. Geçiş hücumlarında haftalardır buna benzer problemler yaşıyoruz, maçı öldürmediğimiz için rakip sürekli canlı kalıyor” ifadelerini kullandı.
“Anlam veremediğim durum var”
Bazı kişilerin Iğdır FK’nın gol yemesini istediğini dile getiren Koşukavak, “Çok üzülüyorum. Sonuçta biz Iğdır şehrine hizmet ediyoruz, profesyoneliz, benim anlam veremediğim bir durum var, kulübenin arkasında uzun zamandır var. Bu takım 20 transferle yeni kurulmuş, bir alt ligden çıkmış, bugünkü rakibiniz sizden çok daha fazla maliyetle bir kadro kurmuş, ligde şu anda kırmızı alanda, siz beşinci sıradasınız, ben anlamlandıramıyorum. Arkadaki arkadaşlar Iğdır FK’nın gol yemesini bekliyor” dedi.
Servet Çetin; “Takviye yaparsak çok iyi bir takım olacağız”
Amed SF Teknik Direktörü Servet Çetin ise kazanmak için geldiklerini söyleyerek; “Aslında biz buraya kazanmak için geldik, beraberliği hiç düşünmedik. Maçın başından sonuna kadar sürekli oynayan taraf olduk, topa hakim olmaya çalıştık. Bence 2 haftadır da bunu iyi gösteriyoruz. Gol bölgelerinde sıkıntılarımız var, oraya kadar getiriyoruz topu hem sonuçlandırma hem de son paslarda sıkıntılarımız var, bunu geliştirmemiz gerekiyor. İnşallah devre arasına kadar o bölgelere de biraz takviye yaparsak çok iyi bir takım olacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.
“Kazanmaya çalışan ekip olacağız”
Oyuncularını tebrik eden Çetin, “Bugün 1-0 mağlup duruma düştük, oynamaya devam ettik, 1-1’i yakaladıktan sonra da golü düşündük. Tamamen yaslanıp da 1 puan alalım gayesinde olmadık olmayız da. Çünkü biz içeride, dışarıda oynayan, kazanmaya çalışan ekip olacağız. İnşallah bu oyunumuzun üstüne koyacağız. Çok kısa süredir çalışıyoruz ama oyuncu arkadaşlarımızı gerçekten çok tebrik ediyorum” diye konuştu. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğukent Sahası’nda oynanan karşılaşmada Ağrı temsilcisi, başından sonuna kadar üstün bir oyun sergileyerek sahadan galip ayrıldı. Sinan Sünbül, Kadriye Akgül ve Ekin Demirkol’un yönettiği mücadelede Ağrı ekibi, disiplinli futboluyla göz doldurdu. İlk yarıda bulduğu gollerle rakibini zor durumda bırakan Ağrı, ikinci yarıda da etkili oyununu sürdürdü ve farkı artırarak karşılaşmayı 4-0 kazandı. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar Gençlik ve Spor Kulübü Teknik Direktörü Önder Tunay, oyuncularını tebrik ederek, “Hedefimiz üst lige çıkmak. Bu galibiyet bize moral oldu. Ligin kalanında da aynı disiplinle çalışarak Ağrı’yı daha üst seviyelerde temsil etmek istiyoruz” dedi.
Kulüp Başkan Yardımcı Ertuğrul Alp ise, “Bu galibiyetle birlikte ligde 2 maçta 6 puan aldık. Takımımızın gösterdiği mücadeleden dolayı çok mutluyuz. Ağrı’mızı en iyi şekilde temsil etmeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. – AĞRI
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Maçın ardından açıklamalarda bulunan Cham, takımla birlikte başardıklarından gurur duyduğunu ve önemli bir galibiyet aldıklarını söyledi.
Cham, mental olarak galibiyetin büyük destek olacağını ifade ederek, “Dolayısıyla böyle bir maçta hat-trick ile katkıda bulunmak benim adıma çok önemliydi. Ben aslında bu anı çok uzun süredir beklemiştim. Çünkü kulübün ve taraftarın benden beklentilerinin farkındayım. Ben de bu beklentilere karşılık verebilmek için uzun aylardır sıkı çalışıyorum. Çok mutlu hissediyorum kendimi.” diye konuştu.
Adaptasyon sürecinin kolay olmadığını belirten Cham, “Kolay olmayan bir süreçti ancak Trabzonspor’a katılmak burada olmak beni çok mutlu ediyor. Burası farklı bir ülke, buraya alışabilmek için bir süreye ihtiyacınız var. Daha önceden de belirtmiştim aslında ama sanırım bugünle birlikte döndüm ve o adaptasyon sürecini aştım diyebilirim.” ifadelerini kullandı.
Cham, transfer sürecinin uzun sürdüğünü hatırlatarak, şunları kaydetti:
“7-8 aylık bir transfer sürecinden bahsediyoruz aslında. Taraftarımızdaki o sevgiyi ve beklentiyi hissettiğimi söyleyebilirim. Başka tekliflerde vardı ama ben Trabzonspor’u tercih etmek istedim. Bugün benim için çok önemliydi tekrar döndüğümü hissettim. Bu sevgiye layık olabilmek için çalışmaya devam ediyorum.”
Teknik direktör Şenol Güneş’in kendine güvendiğini vurgulayan Cham, şöyle devam etti:
“Hocamıza teşekkür ederek sözlerime başlamak istiyorum. Benimle hocam uzun süren görüşmeler yaptı. Neler istediğini, neleri yapmam gerektiğini, neleri yanlış yaptığımı ya da neleri daha iyi yapabileceğimi ifade etti. Yeteneğime her zaman inandığını, belki de gördüğü en yetenekli oyunculardan biri olduğumu söyledi. Aynı zamanda yardımcı hocalarımıza da teşekkür ediyorum. Onlar da bana inanmışlardı, goller atabileceğimi biliyorlardı.”
Cham, sahada sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçmadığını belirterek, “Tam bu tarzda biriyim aslında. Sahada sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçan birisi olmadım. Her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya, örnek biri olmaya çabaladım. Trabzonspor dev bir kulüp. Ben de buraya geldiğimde bu karakterimi, kendi özelliklerimi yapabileceğim en iyi şeyleri yapmaya çalışıyorum her zaman. Ben futboldan zevk alan biriyim. Belki aslında saha içerisinde çok konuşabilen birisi değilim aslında ben konuşmayı ağzımla değil ayaklarımla yapmaya çalışıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Önlerinde zorlu bir fikstür olduğuna ilişkin gelen soru üzerine de Cham, “Galibiyetten öteydi bizim adımıza, mental olarak da bize büyük katkılar sağlayacak, önümüzü açacaktır. Bugün kazanmak önemliydi ama bu şekilde kazanmak belki bizi daha da mutlu etti. Bizim adımıza gerçekten kolay olmadı. Biz de şehir için, kulübümüz için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu şekilde doğru yoldayız diye düşünüyorum.” ifadesini kullandı.
Arif Boşluk: “Formayı bırakmak istemiyorum”
Defans oyuncusu Arif Boşluk da alınan galibiyete ihtiyaçları olduğuna işaret ederek, “Bugün çok mutluyum, galibiyete ihtiyacımız vardı. Bugün sahada mutlu olduğum bir şey vardı. Altyapıda beraber oynadığım arkadaşımla beraber sahayı paylaştım, zaten Trabzonspor altyapısında olmak büyük bir şey. Orada oynuyorsanız kaliteniz var demektir. Bugün onları sahada görmek, onlarla oynamak çok duyguluydu.” şeklinde görüş belirtti.
Formayı almak için çok çalıştığını kaydeden Arif, “Son zamanlarda çok iyi çalışıyordum. Yılmadık, bıkmadık. Oynama fırsatı bekliyordum. Antrenmanlarda en iyisini yapmaya çalışıyordum. Hocama da teşekkür ediyorum bana güvendi ve bana formayı verdi. İnşallah bundan sonra da formayı bırakmak istemiyorum.” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tip 2 diyabetin kontrolü ve tedavisinde kullanılan metmorfinin kan şekeri üzerindeki etkilerine değinen Dr. Ralph A. DeFronzo, diyabet hastalarıyla yapılan çalışmalardan örnekler vererek uygulanan tedavi sonuçlarını değerlendirdi. Tip 2 diyabet hastalarının sadece yüzde 15-20’sinde kardiyovasküler veya böbrek hastalığının olduğunu belirten DeFronzo, böbrek yetersizliği ve kalp yetersizliğinin birlikte olduğu ve birbirini etkilediği kardiyorenal metabolizma sendromunda kombine tedavi uygulamalarının önemini vurguladı.
REKLAMÜLKEMİZDE DİYABETLİ ORANI NEDEN YÜKSELİYOR?
Ülkemizde ve dünyada diyabet artışının nedenlerinin sorulduğu Dr. DeFronzo, “Diyabetin artışının başlıca nedenleri arasında genetik yatkınlık, obezite, fiziksel aktivite eksikliği ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının olmaması yer alır. Özellikle fast food tüketiminin artması, işlenmiş gıdaların yaygınlaşması ve şekerli içeceklerin tüketimi, insülin direncinin artmasına ve dolayısıyla diyabetin yaygınlaşmasına yol açmaktadır” diye konuştu.
ÇOCUKLAR VE GENÇLERDE DİYBET ARTIŞI
Çocuklar ve gençlerde diyabetin artışının, obezite oranlarının yükselmesi ve hareketsiz yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu vurgulayan Dr. Ralph A. DeFronzo, “Ayrıca genetik faktörler ve çevresel etmenler (örneğin beslenme alışkanlıkları) de önemli rol oynamaktadır. Erken yaşta başlayan insülin direnci, diyabetin gelişiminde belirleyici bir faktördür” uyarısında bulundu.
SAĞLIKLI YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ TEŞVİK EDİLMELİ
Dünya genelinde diyabetin önlenmesi için alınabilecek önlemleri değerlendiren DeFronzo, “Diyabetin önlenmesi için sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri teşvik edilmelidir. Bu, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, kilo kontrolü ve düzenli sağlık taramaları ile sağlanabilir. Ayrıca toplumda diyabet farkındalığını artırmak ve eğitim programları düzenlemek de önemlidir” diye konuştu.
REKLAMERKEN TEŞHİS VE ÖNLEYİCİ TEDBİRLER DİYABETİN ETKİLERİNİ AZALTABİLİR
Dr. Ralph A. DeFronzo, “Diyabetin gelecekte tamamen ortadan kalkması mümkün olabilir mi?” sorusu üzerine “Diyabetin tamamen ortadan kalkması, zorlu bir hedeftir ancak erken teşhis ve önleyici tedbirlerle hastalığın etkileri azaltılabilir. Genetik faktörler nedeniyle bazı bireyler risk altında olsa da yaşam tarzı değişiklikleri ile diyabetin gelişimi önlenebilir veya geciktirilebilir” yanıtını verdi.
DİYABET İLAÇLARI DOKTOR GÖZETİMİNDE KULLANILMALIDIR
Son yıllarda en çok tartışılan konuların başında gelen diyabet ilaçlarının zayıflama yöntemleri ve üzerindeki etkilerini de değerlendiren Dr. Ralph A. DeFronzo, bu ilaçların mutlaka hekim gözetiminde olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Diyabet ilaçları, özellikle GLP-1 agonistleri ve SGLT2 inhibitörleri, kilo kaybı üzerinde olumlu etkilere sahip olabilir. Ancak bu ilaçların kullanımı, doktor gözetiminde olmalıdır. Yan etkileri arasında gastrointestinal rahatsızlıklar, hipoglisemi ve böbrek sorunları yer alabilir. Bu ilaçların obezite tedavisinde kullanımı, dikkatli bir değerlendirme ve bireysel sağlık durumu göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.”
Dr. DeFronzo’nun diyabet alanındaki çığır açan çalışmaları, insülin direnci ve metabolik sendromun diyabet üzerindeki etkilerini anlamak için temel bilgiler veriyor. DeFronzo, bireylerin sağlık durumlarına yönelik kişiselleştirilmiş yaklaşımlar geliştirmenin kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Engin Gülal’ın plaket takdim ettiği Dr. Ralph A. DeFronzo, akademisyenlerle beraber hatıra fotoğrafı çektirdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avustralya İletişim Bakanı Michelle Rowland, parlamentoya Çevrim İçi Güvenlik Yasası’nda değişiklik yapılmasını öngören tasarıyı sundu. Rowland, “Bu reform, gençleri korumak ve ebeveynlere onların yanında olduğumuzu göstermek için yapılıyor” dedi.
Bakan Rowland, düzenlemenin sorumluluğu çocuklara veya ebeveynlere değil, sosyal medya platformlarına yüklediğini de belirtti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Prof. Dr. Ahmet Özkara, Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, Prof. Dr. Binnur Şimşek, Prof. Dr. Çağatay Öztürk, Prof. Dr. Erdal Karaöz, Prof. Dr. Erdem Koçak, Prof. Dr. Erden Ertürer, Prof. Dr. Halil İbrahim Canter, Prof. Dr. İhsan Yılmaz, Prof. Dr. Kadriye Kılıçkesmez, Prof. Dr. Nebil Yıldız, Prof. Dr. Oğuz Acar, Prof. Dr. Pelin Kaynak, Prof. Dr. Rıfat Eralp Ulusoy, Prof. Dr. Tevfik Ecder, Doç. Dr. Ali Baran Budak, Doç. Dr. Batur Gönenç, Doç. Dr. Birkan İlhan, Doç. Dr. Murat Zor, Doç. Dr. Ömer Kays Ünal, Op. Dr. Ayça Ergan Şahin, Op. Dr. Ece Gürol Kars, Op. Dr. Miraç Turan, Uzm. Dr. Muhsin Doran, Uzm. Dr. Refik Cihnioğlu, Psk. Belgin Arslantaş, Dt. Bora Murat ve Dr. Hamid Aydın tarafından kaleme alınan kitaptaki makaleler, 50 yaş üstü erkeklerin kalp, böbrek, karaciğer, göz ve prostat sağlığı için pek çok başlıkta önemli bilgiler veriyor.
REKLAM
İşte “50 ve Ötesi Erkekler İçin Gerçek Reçeteler” kitabından tavsiyeler…
GENÇ KALARAK YAŞLANMAK MÜMKÜN MÜ?
Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Merkezi Direktörü Prof. Dr. Erdal Karaöz: Günümüzde pek çok ülke, kök hücre tabanlı hücresel tedavileri longevity, anti-aging ve yaşlanmayı geciktirme ya da yavaşlatma amacıyla araştırma aşamasında sürdürüyor. Son zamanlarda, eksozom adı verilen ve kök hücreler tarafından salgılanan nanopartiküllerin, yani içerisine birçok büyüme hormonu ve yararlı molekül barındıran çok küçük nano topçukların yaşlanmaya karşı olumlu etkileri üzerine bilimsel çalışmalar yayımlandı. Eksozom teknolojisi, tıbbın geleceği olarak, birçok bilim insanı tarafından büyük bir umutla takip ediliyor. Kök hücrelerle birlikte ya da tek başına kullanıldığında yaşlanmaya karşı olumlu etkiler sunduğuna dair bilimsel çalışmalar hız kesmeden devam ediyor.
REKLAMADIM ADIM CİNSELLİK: HER YAŞTA SAĞLIKLI BİR YAŞAM
Üroloji Uzmanı Op. Dr. Miraç Turan: 50 yaş sonrası erkeklerde cinsellik, yaşla birlikte değişen bir deneyimdir. Hormonal değişiklikler ve sağlık durumları, libido ve performansı etkileyebilir. Ancak bu dönem iletişim ve anlayışla zenginleştirilebilir. PRP, kök hücre, ESWT gibi yenilikçi tedaviler ve düzenli egzersiz, enerjiyi ve kan dolaşımını artırabilir. Partnerinizle açık diyaloglar kurmanız cinsel yaşamınızı canlandıracak yeni yollar keşfetmenize yardımcı olabilir. Cinsellik, yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edilmeli ve uyum sağlanarak keyifli bir şekilde yaşanmalıdır.
ADIM SAYISINA DİKKAT!
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Alp Burak Çatakoğlu: Araştırmalar günde 5 bin adım üzeri yürüyenlerde kalp hastalıklarının azaldığını gösteriyor. Yüzme ve bisiklet gibi aerobik egzersizlerin haricinde; ağırlık kaldırmak, cross-fit gibi kas gücünü arttırabilecek egzersizlerin de kalp ve damarları için faydalı olduğu biliniyor. Yine de bu yüksek yoğunluklu egzersizler için doktorunuza danışmanızı öneririm. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda, dikkatli olunması gereken dövüş sporları ve düşme riski olan sporların kanama ve morarma gibi sorunlara yol açabileceği ve tedbir alınması gerektiği göz ardı edilmemelidir. Ayrıca kalbinde kapatılmamış deliği olanların, tüplü dalışlarda vurgun yeme riskinin olabileceğinin akılda tutulması gerekir.
İLERİ YAŞ İLE GELEN KORKULAR
Psikiyatri Uzmanı Dr. Refik Cihnioğlu: 50’li yaşlar hayatımızda yeni bir evreye geçtiğimiz dönemdir. İnsanlar her yeni aşamada uyum problemleri yaşamışlardır ama her zaman da hızlı bir şekilde uyum sağlamayı başarabilmişlerdir. Kaygı ve korkularımız genelde kendiliğinden sönümlenme eğilimindedir. Ama uzun sürmesi çok yıpratıcı olabilir. Eğer bu sürecin çok yorucu olduğunu düşünüyorsanız yardım alma konusunda tereddüt etmemenizi öneririm. Bu süreçte sizinle yürüyecek bir destek her zaman iyi gelir ve kaygıları paylaşmak üstünüzdeki yükü hafifletir.
KRONOLOJİK YAŞA DEĞİL, BİYOLOJİK YAŞA ODAKLANIN
İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Birkan İlhan: Yaşla beraber hipertansiyon, diyabet, kalp ve beynin damarsal hastalıkları gibi kronik hastalıkların ortaya çıkma riski artmakta olup bu kronik hastalıklar biyolojik yaşlanmayı da hızlandırır. Ancak bu hastalıkların ortaya çıkmasında yaşam tarzının etkisinin çok büyük olduğu da unutulmamalıdır. Bir insanın 50’nci yaş gününde sigara ve alkol alışkanlığı varsa bırakarak yeni bir egzersiz programını yaşamına dahil etmesi kendisine vereceği en güzel ve paha biçilmez hediye olacaktır.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>M çiçeği virüsünü ele almak üzere DSÖ’nün Acil Durum Komitesi’nin bugün toplandığını kaydeden Ghebreyesus, “Komite bana, M çiçeği virüsü vakalarındaki artışın uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturmaya devam ettiğini bildirdi. Bu tavsiyeyi kabul ettim” ifadelerini kullandı.
Ghebreyesus, bu kararın, vakaların artan sayısına, coğrafi yayılımına, sahadaki operasyonel zorluklara, ülkeler ile ortaklar arasında tutarlı bir yanıt oluşturma ve bunu sürdürme ihtiyacına dayandığının altını çizdi.
REKLAM
DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, virüsten etkilenen ülkelere müdahalelerini artırma ve salgını sona erdirmek için uluslararası topluma da dayanışma çağrısında bulundu.
DSÖ, “maymun çiçeği virüsü (Monkeypox)” ifadesini, 2022’de ırkçılık ve ayrımcılık kaygısıyla M çiçeği virüsü (Mpox) olarak değiştirmişti.
M çiçeği virüsü, 14 Ağustos’ta DSÖ tarafından “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” olarak ilan edilmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türk sinemasının en sert ve gerilim dolu filmlerinden biri olarak tanımlanan ‘Barda’, 17 yıl sonra günümüz gerçekleriyle yeniden yorumlayan filmin yönetmeni Hande Türkel görüşlerini paylaştı.

Kült hale gelmiş bir filmi, 17 yıl sonra yeniden yorumlayan Hande Türkel, ‘Barda’ hakkında ‘Şiddet hayatın içinde olduğu sürece sinemada da var olacak. Spesifik tek bir olay değil ne yazık ki yaşadığımız dünyada sürekli olan olaylar örgüsünü anlatıyoruz. İçeriği gerçek hayatı yansıttığı için de sert’ şeklinde açıklamada bulundu.
REKLAM‘İLK KEZ BİR SETTE ‘KESTİK’ DEDİKTEN SONRA KİMSENİN KIPIRDAMADAN KAYITTAN ÇIKTIĞINI GÖRDÜM’
Çekim ortamı ve atmosferi hakkında detaylar paylaşan Hande Türkel; “En önemlisi izleyicilere izlediğinin gerçek olduğunu hissettirmekti. Bu yüzden çekim ortamını oyuncular için içine kapatıldıkları ve çıkamayacakları bir yer haline getirdik. Oyuncuları kurduğumuz dünyaya inandırdık ve onlarda bana teslim oldular. Bundan sonrası akışa güvenmek oldu’ dedi. Ekip olarak oyunculara ve onların içinde oldukları duygulara saygı duyduklarının altını çizen Türkel ‘İlk kez bir sette kestik dedikten sonra kimsenin kıpırdamadan konuşmadan sadece kayıttan çıktığını gördüm . O duygu hiç kesilmedi hiç bozmadan ikinci plana geçtik” dedi.

Oyuncuların müthiş bir sinerji yakaladığından bahseden Hande Türkel; “Filmi beğenmeye bilirsiniz ama sadece oyunculuk performanslarını izlemek için izlemelisiniz’ şeklinde konuştu.
Filmin oyuncu kadrosunda; İdris Nebi Taşkan, Melisa Berberoğlu, Cem Söküt, Burak Can Doğan, Alperen Aldanmaz, Melissa Değer, Yalım Danışman, Alperen Çavdar, Doğa Yiğit, Ender Hacımustafaoğlu, Hilmi Ahıska, Kıvanç Baran Arslan, Berkan Şal, Ertan Saban, Fatih Al, İlker Kızmaz, Ejder Özkarslıgil yer alıyor.

Geçmişin günümüze kıyasla masum kaldığı, eskisinden daha vahşi, daha karanlık, daha acımasız sosyal çevremizde, dokunsak patlayacak gibi duran toplumsal kutuplaşmaların tam ortasında, şehrin bambaşka bir yerinde bambaşka bir barda, tüm kabuslarınızın ötesinde bir gece adım adım ilerliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Elon Musk’ın kurucuları arasında yer aldığı Neuralink, geliştirdiği beyin implantlarıyla tıp dünyasında devrim yaratmayı amaçlıyor.
Şirket, ABD dışında ilk kez Kanada’da klinik deneyler gerçekleştirmek için onay aldı. Toronto Western Hastanesi, bu deneyler için “ilk ve özel cerrahi merkez” olarak seçildi.
Neuralink, Kanada’daki hasta kayıtlarını mart ayında açmıştı ve şimdi aktif olarak potansiyel katılımcılar arıyor.
Şirket, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada “İşe alım artık açık” duyurusunda bulundu.
Kanada’da gerçekleştirilecek klinik deneyler ile Neuralink implantı katılımcının beynine yerleştirilecek ve implant, katılımcının sinirsel aktivitesini yorumlayarak düşünceleriyle bir bilgisayarı veya akıllı telefonu kontrol etmesini sağlayacak.

Denemelerden elde edilecek veriler, şirketin implantı beyne yerleştirmenin daha güvenli yollarını bulmasına ve teknolojinin yeteneklerini geliştirmesine yardımcı olacak.
İLK İNSAN DENEMESİ ABD’DE YAPILDI
Neuralink, ilk insan hastasına implantı bu yılın başlarında ABD’de yerleştirmişti. Hasta, implantın ipliklerinin beyninden geri çekildiği bazı sorunlar yaşamış olsa da şu anda sağlık durumu iyi.
Neuralink, Kanada’daki klinik deneyler için “servikal omurilik yaralanması veya amiyotrofik lateral skleroz (ALS) nedeniyle her iki elini kullanma yeteneği sınırlı veya hiç olmayan” hastaları arıyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
WhatsApp, sesli mesajları yazıya dökme özelliğini duyurdu. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, sesli mesajları dinlemek yerine okumayı tercih ettiklerinde veya gürültülü bir ortamda olduklarında mesajları rahatlıkla takip edebilecekler.
Sesli mesaj transkriptleri, cihaz üzerinde işlendiği için uçtan uca şifreleme ile korunmaya devam ediyor ve gizliliğinizden ödün vermiyor.
Sesli mesaj transkriptleri özelliğini kullanmak için öncelikle ayarlardan etkinleştirmeniz gerekiyor. Bunun için şu adımları izleyebilirsiniz:
Ayarlar > Sohbetler > Sesli mesaj transkriptleri bölümüne gidin.
Özelliği açık konuma getirin.
Tercih ettiğiniz dili seçin.
Ayarları yaptıktan sonra, herhangi bir sesli mesaja uzun basarak “yazıya dök” seçeneğine dokunarak mesajı yazıya dökebilirsiniz.

ÖZELLK NE ZAMAN KULLANIMA SUNULACAK
WhatsApp, sesli mesaj transkriptleri özelliğinin önümüzdeki haftalarda küresel olarak kullanıma sunulacağını açıkladı.
Ancak özellik, başlangıçta yalnızca “birkaç belirli dilde” desteklenecek. Şirket, önümüzdeki aylarda daha fazla dil desteği eklemeyi planlıyor.
WhatsApp’ın ana şirketi Meta, bu hafta mesajlaşma özelliklerine odaklanmış gibi görünüyor.
Çarşamba günü Messenger, bir çağrı cevapsız kalırsa sesli veya görüntülü mesaj bırakma özelliğini ekledi.
Messenger’daki diğer yenilikler arasında ise yapay zeka destekli görüntülü arama arka planları, HD görüntülü arama, arka plan gürültüsü bastırma ve ses izolasyonu yer alıyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muratpaşa Belediyesi’nin düzenlediği 9. Antalya Edebiyat Günleri, ödül gecesi ile başladı. Türkan ŞorayKültür Merkezi’nde gerçekleşen gecede En İyi Öykü Kitabı ödülü “Ne Yeni Ne Başka” adlı eseriyle Ayşen Işık’a, En İyi İlk Öykü Kitabı ödülü “Kıran Yeli” adlı eseriyle Gülser Kut Arat’a ve Onur Ödülü ise kadın edebiyatının öncülerinden Ayla Kutlu’ya takdim edildi.
Gecede konuşma yapan Başkan Uysal, “iyi kitapların çok az satıldığı bir dönemde” başlattıklarını söylediği Antalya Edebiyat Günlerinin 9’uncu yılına girmesinin önemine vurgu yaptı. Uysal, bunu bir tip ‘direniş’e benzetti.
Türkiye’nin kültür ve sanat alanında yeni bir merkez inşasının arifesinde olduğunu aktaran Uysal, şöyle konuştu:
“Benim sadece çağrım şu. İnsandan yana, bilimsel, düzgün, akli, samimi, sahici, otantik, kişilikli, kimlikli bir sanat için merkez inşa etme konusunda herkesi göreve ve yardıma davet ediyorum. Çünkü bu olmadan diğer kaostan bir demokrasi asla çıkmıyor. Doğrunun, güzelin bir merkezinin inşası önümüzdeki süreçte mutlaka sanatta ve kültürde de toplumların, ülkelerin gündeminde olacak diye düşünüyorum.”
Gecede onur ödülü alan Ayla Kutlu, “Yazarlık çok zor bir iştir gerçekten ama Türk kadını güçlüdür, nihayetinde bir aslan, bir kaplandır” dedi. En İyi Öykü Kitabı ödülünün sahibi Ayşen Işık, “Edebiyat bize yoldaşlık ediyor. Acılarımızı, kederimizi belki kurtaramıyoruz ama. Minnettarım. Öykü kitabıma verilen bu ödül benim için çok kıymetli. Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin yaptığı bu etkinlikler, eminim burada bir sürü kişinin hayatlarında fark yaratacak” diye konuştu.
Gülser Kut Arat ise aldığı En İyi İlk Öykü Kitabı Ödülü’ne ilişkin “Ben bu ödülü daha iyi, daha güzel, daha insanca bir yaşama inanan ve bu uğurda kendini feda eden devrimin çocuklarına ve unutamadığım arkadaşlarıma gönderiyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İbrahim Erkal Kültür Merkezindeki, Öğretmenler Müzik Topluluğunun, Öğretmenler Günü Konseri, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Öğretmen olan Ruşen Hattatoğlu Ece ile eşi Bilal Ece’nin sunduğu programda, ERSANDER Başkanı olan eğitimci Ümit Gergit, açılış konuşması yaptı.
Programın ilk bölümünde; ERSANDER Kadın Kolları Başkanı ve eğitimci Sevnur İçyar, Cumhuriyet dönemi edebiyatının önemli şairlerinden Ceyhun Atuf Kansu’nun ‘Dünyanın en güzel çiçekleri’ şiirini seslendirdi.
Ardından Türk Halk Müziği Sanatçısı, ERSANDER Genel Sekreteri Vahit Alkır’ın yönetmenliğini yaptığı programda öğretmenlerden oluşan solistler Yasemin Deniz Akköse, Uğur İdem, Berna Kılıç, Hayrullah Yabatu, saz sanatçıları Ahmet Erdoğan, Bekir Karamollaoğlu, Burhanettin Kaya, Burhan Yakut, Cihangir Koşapınar, Çağatay Çapan, Eda Alemdar Çankaya, Gönül Kürkçüoğlu, Murat Yakut, Rıdvan Şanlı sahne aldı.
Vahit Alkır, ERSANDER yönetiminde görev alan Gazeteci- Fotoğraf sanatçısı Öztürk Akkök ve Ahşap Yakma sanatçısı Canip Cihangir’in hastanede tedavi gördüklerini dile getirdi, izleyicilerden alkış göndermelerini istedi.
Sonra birer ses sanatçısı gibi öğretmenler, Vahit Alkır’la birlikte Türk Sanat ve Türk Halk Müziği eserlerini, okudular. Vahit Alkır’ın isteği üzerine sahneye çıkan Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız da öğretmenlerle beraber ‘Eski Dostlar’ şarkısını söyledi.
Programın son bölümünde Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız, seyirciler tarafından alkışlanan sanatçı öğretmenlere çiçek verdi ve teşekkür etti. Yakup Yıldız, “Öğretmenler Gününü bir günle sınırlamamak gerekir. Öğretmenler her gün hatırlanmalı ve anılmalı” diye konuştu. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnsanlık tarihi boyunca ellerden hiç düşmeyen ve insanoğlunda özel bir yeri bulunan tespihler bazen duaların ve yakarışların aracı kimi zaman erkeklerin aksesuarı kimi zaman da koleksiyoncuların vazgeçilmezi oldu. Birbirinden özel taşlar ve bin bir emek ile yapılan tespihler özellikleri kadar fiyatlarıyla da hep dikkat çekiyor. Elazığ’da bir tespih dükkanında satılan Osmanlı sıkma kehribarı da hem fiyatı hem de görüntüsüyle görenlerin ağzını açık bırakıyor. Osmanlı döneminden kalma taşların özel ellerde işlenmesi ile elde edilen kehribar tespih, görüntüsü kadar fiyatı ile de dikkat çekiyor. Yaklaşık 200 yıl önce yapılan ve bugüne kadar orijinalliğini koruyan Osmanlı kehribarı tespih Elazığ’da 330 bin liraya satılıyor.
Tespih ustası Hadin Bulut yaptığı açıklamada, “Bu tespih Osmanlı sıkma kehribardır. Ortalama 150-200 yıllık bir tespihtir. O dönemde tespihe çevrilmiş bir üründür. Bu yıla kadar vişne rengi olarak gelmiş. Bazı müşterilerimiz var tekrar tıraşlayalım iç rengi ortaya çıksın dediklerinde tıraşlandı ve kayısı rengine doğru gitti. Ortalama 10-15 yıl sonra tekrar vişne rengine dönecek. Bu tespih kıymetli ve antika üründür. Genelde kıymetini bilenler alıyor. Yatırım için alıyorlar. Şu an istediğimiz rakam 300 bin lira. Altın püskülü ile 330 bin liraya buluyor. Çok nadir bir üründür. Mesela koleksiyoncular ya da tespihçiler bilir, imamenin ve habbenin temizliği ve o dönemden bu güne kadar çatlak olmamış yani değişen olmamış bir üründür. Osmanlının ham döküm fabrikası 1900’lü yılların sonunda kapandı. Ortalama 150-200 yıllık bir tespihtir. Tam yılını bilemeyiz ama kokusuna ve özelliklerine baktığımız da o kadar bir yılı olduğunu düşünüyoruz. Talep oldukça fazla. Özellikle Araplar ilgi gösteriyor. Son zamanlarda ülkemizde de ilgi görmeye başladı. Yatırımlık alanlar oluyor. Koleksiyon için alanlar oluyor” dedi. – ELAZIĞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziyarette, resim bölümü öğrencilerinin Bilecik Valiliği iş birliğiyle sürdürülen ‘Bilecik İlinin Tarihi ve Kültürel Mirası’ teması kapsamında tuval üzerine ürettikleri eserler incelendi. Aynı zamanda, Aralık ayında açılması planlanan ‘Kent Belleği-Kent İzlenimleri’ sergisi için hazırlanan çalışmalar da değerlendirildi.
Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, öğrencilerle bir araya gelerek projeleri ve eserlerin üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Öğrencilerin sanatsal bakış açısı ve çalışmalarına duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Kaplancıklı, bu tür iş birliklerinin üniversitenin sanatsal ve kültürel katkılarını artırdığına dikkat çekerek, yapılan çalışmalara desteklerinin devam edeceğini ifade etti. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Adana’da yaşayan 4. sınıf öğrencisi Ada Mila Irmak, sergide yer alan 28 eserini Mersinli sanatseverlerin beğenisine sundu
MERSİN – Adana’da yaşayan 9 yaşındaki Ada Mila Irmak, sulu boya, kuru boya, akrilik ve pastel boya çalışmalarıyla yaptığı resimleri, Mersinli sanatseverlerin beğenisine sundu. Küçük yaşta açtığı ikinci sergi ile sanatseverlerin dikkatini çeken 4. sınıf öğrencisi Irmak, yazmayı planladığı öyküleri kendi resmetmek istiyor.
Adana’da yaşayan 9 yaşındaki Ada Mila Irmak, özel bir okulda eğitimini sürdürmenin yanında kitap okumayı ve piyano çalmayı seviyor. Adana Atlı Spor Kulübü’nde lisanslı tenis oyuncusu olan Irmak, 3 yaşından itibaren resim yapmaya başladı. Annesi de amatörce resimle uğraşan Irmak’ın yaptığı resimleri gören dede İhsan Toksöz, torununa destek oldu. Irmak, zamanla yaptığı resimleri geliştirmesi üzerine, dedesinin de desteğiyle geçen yıl ilk kişisel resim sergisini açarak, gelirini de depremzedelere bağışladı. Yaklaşık 2 yıldır Bilimsel Sanat Merkezleri öğrencisi olarak sanata olan ilgisini geliştiren Irmak, serbest şekilde çalışarak özgün eserler ortaya koyuyor. İleride yazacağı öyküleri kendisi resimleyerek sanatını birleştirmek isteyen Irmak, sulu boya, akrilik, kuru boya, pastel boya ile çalışmalarını sürdürüyor. Sanatını, yönlendirilmeden kendi seçtiği konular ve malzemelerle geliştiren genç ressam, geçen yıl İçel Sanat Kulübü’nde açtığı ilk kişisel sergisinin ardından, bu kez ikinci sergisini Mersin’de sanatseverlerle buluşturdu. İSK’da açılan ve 28 eserin yer aldığı sergi, 28 Kasım’a kadar gezilebilecek.
“İleride hikayeler yazıp bunları resimlendirmek istiyorum”
Özel bir ilkokulda eğitimini sürdüren Irmak, 3 yaşında çizmeye başladığını, bir süre sonra dedesi İhsan Toksöz’un bu yeteneğini keşfettiğini söyledi. Dedesinin kendisini bu konuda sürekli desteklediğini dile getiren Irmak, böylelikle ilk kişisel sergisini geçen yıl açtığını ifade etti. Sergideki eserlerin beğenilmesi üzerine bu yıl da ikinci sergisini açmaya karar verdiğini belirten Irmak, her türlü resim çizmeyi sevdiğini kaydeti. İleride iyi bir ressam olmayı hedeflediğini vurgulayan Irmak, “İleride hikayeler yazıp bunları resimlendirmek istiyorum” dedi. Irmak, çevresinden de olumlu tepkiler aldığını kaydetti.
“İleride inşallah Mersin ve Türkiye bir sanatçı kazanacak”
Dede İhsan Toksöz ise torununu küçük yaştan beri takip ettiklerini belirterek, “Çok ilginç resimler ortaya çıkardı. Şu anda da BİLSEM’de okulun yanı sıra eğitim görüyor. Resim yeteneğinin yanında tenis sporunda lisanslı oyuncu. Piyano çalıyor, öyküler yazıyor” diye konuştu. İSK yöneticilerinin geçen seneki serginin ardından bu yıl için de söz aldıklarını ifade eden Toksöz, torununun bütün yaz çalışarak bu sergiyi açtığını aktararak, “Onun adına çok mutluyum. İleride inşallah Mersin ve Türkiye bir sanatçı kazanacak” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Konak Belediyesi’nin Umurbey Mahallesi’ni sanatın merkezi haline getiren Darağaç Kolektifi’yle ortaklaşa hayata geçirdiği “Darağaç Fermantasyon” Projesi, kamusal ve özel alanlarda farklı yöntemlerle çalışan sanatçıları konuk etmeye başladı. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) yürütücülüğünde, Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirilen ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen projenin ilk sergisi Oksidasyon, 1519 ve 1532 Sokak’ta ziyarete açıldı.
Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergide fermantasyonun çift yönlü doğasına vurgu yapıldı. “Fermantasyon sürecin ilk adımı Oksidasyon” adıyla duyurulan etkinlikte sergilerin yanı sıra canlı performans ve enstalasyonlar da yer aldı. Etkinlik programında ilerleyen günlerde film gösterimi, konser ve söyleşiler de yapılacak.
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’ndan hibe alan 10 proje arasında yer alan ‘Darağaç Fermantasyon’ Projesi’nin kente değer kattığını vurguladı. Bir yıl sürecek projenin sanatçıları ve sanatın her boyutuyla yaşatıldığı Umurbey Mahallesi’ni her geçen gün daha yaratıcı ve üretken kıldığını belirten Başkan Mutlu, “Ne şanslıyız ki Konak’ımızda sanatla yoğrulmuş, sanatla yol almış, kolektif üretimi başarmış bir mahallemiz var. Yıllardır çalışmalarını hayranlıkla takip ettiğimiz Darağaç Kolektifi ile bu yıl, Konak Belediyesi olarak ortak bir proje içinde olmaktan dolayı mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilirliği gibi konuların ele alınacağı Tarihi Kentler Birliği toplantısı Muğla’nın Marmaris ilçesinde Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başkanlığında toplandı.
Toplantının açış konuşmasını Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras yaptı. Aras şunları söyledi:
“Memleketimiz Muğla, kesintisiz insan yerleşimiyle 8 bin yıllık geçmişe sahip, Akdeniz’in en önemli kentlerinden biridir. Bir Akdeniz kenti olarak Muğla, antik çağlardan günümüze kadar birçok farklı kültüre ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde bu kültürel çeşitliliğin mirası, günlük yaşamımızın pratiklerinde yaşamaya devam etmektedir.
“Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir”
Muğla, içinde bulunduğumuz dünyayı şekillendiren paha biçilemez düşüncelerin oluştuğu bir şehirdir. Bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz ‘demokrasi’ gibi sosyal yeniliklerin ortaya çıktığı bir tarihe Muğla’da ev sahipliği yapmaktayız.
Muğla gibi dinamik bir şehre hizmet etmek ve dünya çapında şehirlerle güçlü bağlar kurma geleneğini sürdürmek müthiş bir ayrıcalık. Ege’nin incisi kentimiz doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle insanları kendine çekerken, her biri ayrı güzelliklere sahip 13 ilçesi ve keşfedilmemiş yönleriyle ziyaretçilerini adeta büyüler. Böylesine eşsiz bir coğrafya ve fırsata sahip olmanın verdiği sorumlulukla çalışmalarımıza hızlıca başladık. Bugün, 8 bin yıllık kültürel mirasıyla şehrimiz, dünyayla bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşıyor. Oluşturduğumuz yol haritası ile Muğla’nın kültürel mirasını dünyaya tanıtma yolculuğuna büyük bir heyecanla çıktık.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, uluslararası ve bölgesel bağlarımızı güçlendirmeye ve hem şehirlerimiz hem de küresel topluluğumuz için fayda sağlayacak iş birliği yollarını keşfetmek için büyük bir kararlılıkla çalışmalarımıza başladık. Ortak fayda sağlayan girişimlerle, karşılıklı öğrenmeyi, en iyi uygulamaların değişimini kolaylaştırabileceğimize ve toplumlarımızın ilerlemesine önemli ölçüde katkıda bulunabileceğimize inanıyorum. Kentsel planlama, iklim krizi, sürdürülebilir kalkınma, tarım, turizm, kültür ve kültürel miras gibi alanlarda birçok ortak proje ve iş birliği gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANKARA) – CHP Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyon ihalesini gündeme getirerek, “Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinde konuşan CHP AntalyaMilletvekili Aykut Kaya, “Kültürel ve tarihi mirasımızın korunmasını ve ortaya çıkartılmasını amaçlayan çalışmaların doğru olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu çalışmaların kamu yararını gözeterek yapılıp yapılmadığı, birim fiyatlarının doğru hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda ciddi endişelerim var” dedi. Kaya, “Bu konuyu size somut olarak örnek bir olay üzerinden resmi belgelerle anlatmak istiyorum” diyerek, şu ifadelere yer verdi:
“296 bin liralık iş için 8.2 milyon TL ödenmiş”
“2023 yılında ihalesi yapılan Side Antik Kenti Anıtsal Çeşme Yapısı 2. Etap Restorasyonu işinin birim fiyat teklif cetveline baktığımız zaman, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün yaptığı maliyet cetveline uygun hareket edilmediği görülmektedir. Örneğin, 9 numaralı harcama kaleminde ‘imitasyon yapılması pozu’ işi için Rölövö ve Anıtlar Müdürlüğü 423 metrekare işin 700 TL birim fiyat üzerinden yapılmasını öngörmüşken yüklenici ise bu iş için 19 bin 415 TL birim fiyat teklifiyle almış. Yani 28 kat daha fazla bir bedel üzerinden işi almış. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü bu kalem iş için 296 bin TL toplam harcama öngörürken yüklenici aynı iş için 8 milyon 214 bin 913 TL harcama öngörmektedir.
Yine aynı şekilde 44 numaralı harcama kalemindeki enjeksiyon harcında, Rölöve ve Anıtlar Kurulu birim fiyat olarak 62 ton kalem iş için 30.81 TL belirlerken, yüklenici aynı iş için 130 TL birim fiyatı vermiş. Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’ne göre bu kalem iş için 1 milyon 916 bin 998 TL harcama öngörülmüşken yüklenici 8 milyon TL olarak işi almış. Aradaki farka bakın ve sadece bu iki kalemde metrekareler arttıkça yüklenicinin karını siz düşünün. Hakediş raporlarında da bu gözükecektir.”
“Yapılacak işe yüksek, yapılmayacak işe düşük fiyat”
Aynı ihale kapsamında, 7 numaralı iş kalemindeki montaj işini, Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün birim fiyatını 4 bin 268 TL olarak öngördüğü işi, yüklenici 250 TL birim fiyat üzerinden yapmayı taahhüt ettiğine dikkat çeken Milletvekili Aykut Kaya, “Sayın Bakan, yüklenici bu kalem iş için birim fiyatını neden düşük vermiş, hiç düşündünüz mü? Çünkü bu işi yapmayacağı için düşük fiyat vermiş. Yapacağı kalemlerin birim fiyatını yüksek vermiş. Yani Birim Fiyat teklif cetveli ile kamu adına 15-20 milyon TL’ye imal edilecek bir iş, nasıl oluyor da 75 milyon TL’ye yapılıyor? Lütfen bu konuları araştıralım” diyerek Kültür ve Turizm BakanıMehmet Nuri Ersoy’a seslendi.
“Devlet kaynakları israf olacak”
Aykut Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Elimdeki resmi belgeleri de sizlerle paylaşıyoruma ama işin sonunda siz de göreceksiniz ki yüklenici karlı olan kalemleri yapmış, karı düşük olanları yapmamış ve ödeneğin tümünü kullanmış, ancak iş bitmemiş. Siz diğer yüklenicinin düşük karlılık sebebi ile yapmadığı işler için ikmal ihalesine çıkacaksınız ve devletin kaynaklarını israf edeceksiniz. Lütfen Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü’nün hazırladığı yaklaşık maliyetlere uygun ihale yapın ve ihale sürecini ona uygun yönetin. İhaleyi alanların hesap oyunlarıyla kamu kaynaklarını haksız yere edinmelerine izin vermeyin. Kanaatimce bu tür ihalelerde bu kötü niyet uygulamalarının yaygın olduğunu düşünüyorum. Bu konuları siz hiç takip etmiyor musunuz? Bugüne kadar herhangi bir tespitte bulundunuz mu? Merak ediyorum, bulunduysanız, sorumlulardan hesabını sordunuz mu?”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ara transfer dönemine göre Galatasaray’da hem takımdan gidecek oyuncular için hem de takviye edilecek yıldız isimler için düğmeye basan yönetim, çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Öncelikle Mauro Icardi’nin sakatlığıyla birlikte forvet hattına yıldız isim arayışına geçen Cimbom, ManU’nun yıldızına kancayı taktı. Öte yandan Takımdan ayrılması beklenen Hakim Ziyech düğümü çözülüyor. İşte detaylar…

Ligde ve Avrupa’da yoluna emin adımlarla devam eden Aslan’da bir yandan da transfer çalışmaları sürerken takımdan ayrılacak isimler de netlik kazanmaya başladı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Bu doğrultuda dünyaca ünlü isim için flaş bir iddia ortaya atıldı.

ZIYECH İÇİN KATAR EKİBİ DEVREDE
Foot-africaa.com’da yer alan habere göre; Al-Arabi, Hakim Ziyech’i ikna etmek için yoğun bir çalışma içerisine girdi.

Haberin ayrıntılarında Katar ekibinin, Faslı oyuncu ile 2026 yılına kadar sözleşme imzalamak istediği belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>PROSINECKI, MONTELLA’YI OYUN OLARAK YENDİ
Maçı kazanan Karadağ zeminin gerçeklerini bilerek oynadı. Hiç pas yapmadı ve geriye çekilerek Türkiye’yi eksik adamlarla yakaladı. Çünkü Türkiye inatla bu zeminde yüksek frekansta sürekli olarak pas yapmaya çalıştı. Zaten %71’le topa sahip olmuşuz. Karadağ sadece 207 pas yapmış. 133’ü isabetli. Biz ise 523 ve 434 pas isabeti. Sonuç? Kalenizde 3 gol görmeniz. Çünkü o zemin pas oyununu kabul etmedi.
Bu oyun anlayışı sizi fazla adamla rakip yarı sahada olmanıza sebep olur. Ama aynı zamanda sizin geride eksik adamlarla yakalanmanıza da neden olur. Karadağ Teknik Direktörü Prosinecki de bunu bilerek yüksek frekanslı uzun toplar yaptırdı ve sonucunu da aldı. Sağ kanattan çok stratejik iki gol attı takımı.
Son dönemine en kötü mağlubiyetiydi. Ancak bana kalırsa Türkiye bu gibi maçları kaybederek final maçlarını kazanmasını öğrenecek. Çünkü hala çok genç ve uluslararası maç tecrübesi yeni yeni oluşan oyuncu grubuna sahibiz.
Bir futbolcuyu veya bir teknik direktörü kötü oynadığı bir maçla genelleme yaparak yerden yere vurmak yapıcı bir eleştiri olmaz. Örneğin, dünkü maçta hatalı goller yiyen Mert Günok, gününde olmayan Kerem veya temposu düşük Arda Güler kötü oyuncu mu? Hayır, kesinlikle değil. Bu yüzden Montella da bu yenilgi sonrası kötü bir hoca değil ancak kötü bir maç geçirdi diyebiliriz. Fakat Karadağ maçı için neredeyse tüm oyuncularımız ve Montella kötü bir performans ortaya koydu. Karnesine kırık bir puan yazdı. Bunda da en büyük faktör tabi ki de zemin ve oyun/oyuncu tercihleri oldu. Bu zemine alışkın olmayan bir takım ve bu gibi bir rakibe karşı çıkarılan dezavantajlı oyuncu tipleri…
MONTELLA BİR OYUN İNŞA ETMEK İSTİYOR – YANLIŞ VEYA DOĞRU
Montella maç sonunda oyun anlayışını da betimleyen bir açıklama yaptı. “Belki biraz teknik kapasiteyi düşürüp fiziksel kapasiteyi artırabilirdik. Ama benim felsefeme karşı olurdu” dedi. Yani bu oyun, bir tercih ve hoca takımının böyle oynamasını istiyor ve yanında iyi bir teknik ekip var. Bu elbette tartışılır ve eleştirilir bir şey ancak sonuç olarak bu takımı yöneten bir hoca ve belli bir oyun kimliğini inşa etmek istiyor. Buna da bu açıdan saygı duymak gerekiyor. Yanlış veya doğru bu kesinlikle eleştirilir. Ancak bazı final maçlarını da şartlara göre oynamak gerekiyor. Dünkü maç çok ders çıkarılacak bir maçtı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Milli Takımımızda karşılaşmanın en skorer ismi 25 sayı üreten Şehmus Hazer olurken, Macaristan’da Zoltan Perl 16 sayıyla oynadı.
MİLLİLER 2.GALİBİYETİNİ ALDI
Grupta oynadığı ilk karşılaşmada İtalya’ya deplasmanda 87-80’lik skorla mağlup olup, 2’nci maçta evinde İzlanda’yı 76-75 yenen Ay-yıldızlılar, sahasında Macaristan’ı da 92-66 mağlup ederek 2’nci galibiyetini aldı.
Ay-yıldızlılar, gruptaki 4’üncü maçında 25 Kasım Pazartesi günü TSİ 20.00’de Savaria Arena’da Macaristan’a konuk olacak.
Başantrenör Ergin Ataman yönetimindeki Ay-yıldızlılar, parkeye; Şehmus Hazer, Cedi Osman, Furkan Haltalı, Ercan Osmani ve Kenan Sipahi ilk beşiyle başladı. Sloven başantrenör Gasper Okorn yönetimindeki Macaristan ise Benedek Varadi, Szilard Benke, Gyorgy Goloman, Zoltan Perl ve Nate Reuvers beşiyle sahadaki yerini aldı.
MİLLİ TAKIM 26 SAYI FARKLA KAZANDI
Mücadeleye savunmada ve hücumda etkili başlayan Ay-yıldızlılar, ilk periyodu 27-20 önde kapattı. İkinci çeyrekte de farkı koruyan milliler, ilk yarıyı 43-37 önde geçti. Üçüncü çeyrekte farkı 12’ye kadar çıkaran A Milliler, son çeyreğe 62-49 önde girdi. Etkili oyununu bu çeyrekte de sürdüren A Milliler, mücadeleyi 92-66 kazandı.
BAKAN BAK’TAN MİLLİLERE DESTEK
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, mücadeleyi tribünden takip etti. Bakan Bak’a, Basketbol Federasyonu (TBF) Hidayet Türkoğlu ve TBF Başkan Vekili Harun Erdenay da eşlik etti.
Ayrıca Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan da karşılaşmayı izleyenler arasındaydı.
TÜM BİLETLER SATILDI
A Milli Erkek Basketbol Takımı’nın 29 Eylül’de resmi açılışı gerçekleştirilen Basketbol Gelişim Merkezi’nde oynadığı ilk maçta bütün biletler satıldı. Tribünleri dolduran taraftarlar, tezahüratlar ve ellerindeki Türkiye bayraklarıyla milli basketbolculara büyük destek verdi.
SALON: Basketbol Gelişim Merkezi
HAKEMLER: Yohan Rosso (Fransa), Michal Proc (Polonya), Sergii Zashchuk(Ukrayna)
TÜRKİYE: Şehmus Hazer 25, Cedi Osman 21, Furkan Haltalı 8, Ercan Osmani 17, Kenan Sipahi 10, Yiğitcan Saybir 2, Göksenin Köksal, Sarper David Mutaf 7, Muhsin Yaşar, Erkan Yılmaz, Melih Tunca 2, Yiğit Arslan
BAŞANTRENÖR: Ergin Ataman
MACARİSTAN: Benedek Varadi, Szilard Benke 8, Gyorgy Goloman 11, Zoltan Perl 16, Nate Reuvers 10, Marko Filipovity 5, David Vojvoda 9, Marcell Pongo, Akos Keller 4, Adam Hanga 3,
BAŞENTRENÖR: Gasper Okorn
1. PERİYOT: Türkiye 27-20 Macaristan
2. PERİYOT: Türkiye 43-37 Macaristan
3. PERİYOT: Türkiye 62-49 Macaristan
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Transfermarkt verilerine göre Türkiye’de en çok taraftar çeken stadyumlar belli oldu. Listede 8 Süper Lig, 4 de 1.Lig takımı yer aldı. İşte en çok takımına koşan taraftarları ve sayıları…

12 – Gaziantep FK – 7.466

11 – Sakaryaspor – 9.655

10 – Kocaelispor – 12.692

9-Konyaspor – 13.637
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fenerbahçe, ocak ayı transfer çalışmalarına hız verdi. Sarı Lacivertliler, hücum bölgesine takviye yaparak teknik direktör Jose Mourinho’nun elini rahatlatmayı hedefliyor.

Bu doğrultuda Kanarya’da ana hedef ise Al Nassr formasını terleten Anderson Talisca…
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Fenerbahçe, Talisca’yı bir numaralı gündem maddesi yaparak transferini bitirme adına çalışmalara hız verdi.

Fenerbahçe’de yetkililer, bütün önceliğini bu transfere vererek Başkan Ali Koç’un talimatıyla Al Nassr Külübü ve oyuncuyla iletişime geçmeye başladı.

SIKI PAZARLIK SÜRÜYOR
Hem oyuncunun yüksek maaşı hem de kulübünün istediği bonservis ücreti üzerinden çok ciddi sıkı pazarlıklar yapılıyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bordo Mavililer, maçın hazırlıklarına bu akşam 15.00’te yaptığı antrenmanla devam etti.
Teknik Direktör Şenol Güneş yönetiminde Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nde yapılan antrenmanda oyuncular dinamik ısınmanın ardından pas çalışması gerçekleştirdi. Dar alanda geçişli oyun ile devam eden antrenman, taktik çalışması ile sona erdi.
Fırtına, yarın saat 11.00’de yapacağı antrenmanla Adana Demirspor maçı hazırlıklarına devam edecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2’nci set ise büyük bir çekişmeye sahne oldu ve toparlanan konuk ekip bu seti 26-24 galip tamamladı. 3’ün seti 25-22 ve 4’üncü seti de 25-16 önde tamamlayan Eczacıbaşı maçtan 3-1 galip ayrıldı.
Bu sonuçla Siyah Beyazlılar, ligdeki 6.mağlubiyetini alırken, Eczacıbaşı 10’uncu maçta 9’uncu galibiyeti ile liderliğini sürdürdü.
SALON: Beşiktaş Fibabanka Spor Kompleksi
HAKEMLER: Ebru Kaya, Sadettin Kıral
BEŞİKTAŞ: Rozanski, Bengisu Aygün, Canzian, Saliha Şahin, Maglio, Merve Tanıl, (Alara Altundağ)
ECZACIBAŞI DYNAVIT:Gray, Rettke, Boşkoviç, Yaprak Erkek, Jack, Elif Şahin, (Şebnem Simge Akoz)
SETLER: 25-13, 24-26, 22-25, 16-25
SÜRE: 1 saat 49 dakika
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karara göre, Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı Mete Vardar’ın para cezasında indirime gidildi. TFF’den yapılan açıklamada, Vardar’ın sportmenliğe aykırı açıklamaları nedeniyle verilen 600 bin liralık para cezasında takdiri indirim uygulanarak 450 bin liraya indirildiği kaydedildi.
Açıklamada, Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna sevk edilen Göztepe Kulübünün itirazlarının ret edildiği ve toplamda 468 bin lira para cezası verildiği belirtildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İbrahim Hacıosmanoğlu, Süper Lig’de sık sık gündeme gelen yabancı VAR hakemiyle ilgili çarpıcı sözler kullandı.
“YABANCI HAKEM GELMEYECEK”
Hacıosmanoğlu, “Bugün milli takım arasından dolayı hakem semineri vardı. Gerekli konuşmaları yaptık. Söylememiz gereken her şeyi söyledik. Onlara da aynı şeyi söyledim. Yabancı konusu en çok sizi rahatsız etmesi lazım diye. Pırıl pırıl gözlerinize bakıyordu gençler. Tecrübe olanları da var. Ben burada olduğum sürece yabancı hakem gelmeyecek. Ben olduğum sürece yabancı hakem gelmeyecek. Seçimden önce de aynı şeyi söyledim. Orada asıl konu şu; arkadaşlara söyledim ‘sizin bu konudaki tartışma polemiklere son verecek olan sizsiniz’ dedim. Kulüplerimiz illa ki yabancı hakem istiyorlarsa doğal haklarıdır.” dedi.
“İNSANLAR BİZE İNANIYOR”
“Herkes bizim samimiyetimize, tarafsızlığımıza inanıyor.” diyen TFF Başkanı, “Kulüpler kurullarla ilgili açıklama yaparken ‘Başkana güveniyoruz’ dediler. Kurullar benim uhdemde. Ona ne kadar güveniyorsanız bana da o kadar güvenin. İnsanlar bize inanıyor. Hiçbir Federasyon elindeki gücü başkalarına devretmek istemez. Kötü niyetle olursan istediğini düşürürsün, istediğini şampiyon yaparsın. Ben birçok kulüp başkanı arkadaşımıza da söyledim. Buradan kamuoyuna söyledim; samimi bir şekilde mücadele ediyoruz ama baktığınız zaman bunlar aynı şirketin ortaklarıdırlar. Marka değeri için kavga etmeyin diyoruz. Tamamını Kulüpler Birliği’ne verelim, MHK’yı kendileri yönetsinler.” diye konuştu.
“MACARİSTAN’I ELERİZ”
Öte yandan TFF Başkanı Hacıosmanoğlu, A Milli Takım’ın Uluslar Ligi play-off turundaki rakibinin Macaristan olmasını da değerlendirdi.
Hacıosmanoğlu, “Macaristan’ı eleriz. İstediğimiz kuralardan bir tanesiydi. Çok daha büyük işler yapacağız. Okyanusları geçtik ırmakta boğulduk Karadağ’dak. Cenab-ı Allah nasip etmedi, herhalde ‘play oflarla uğraşma’ dedi. Galler maçında iki maçın sonucunu da söyledim arkadaşlara. İzlanda Galler maçlarını. Şimdi Galler maçının 0-0 olması hayal kırıklığına uğratmadı beni. Olmayacak şeyler oldu. Yenildik, yapacak bir şey yok. Dünyanın sonu değil. Oyuncu kardeşlerimize inanıyoruz, onlar çok şeyi başaracak.” ifadelerini kullandı. (HT Spor)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sık sık birlikte tatile çıkan ünlü çift, bu kez rotalarını Mısır’a çevirdi.
Her tatilinde sosyal medyada aktif olan ünlü oyuncu, Mısır tatilinden de kareler paylaşmayı ihmal etmedi.
Erçel, Mısır’ın başkenti Kahire’de bir müzeyi ziyaret ederek buradan çektiği fotoğrafları takipçileriyle paylaştı.
Paylaşımları arasında dikkat çeken bir detay da sevgilisi Hakan Sabancı’nın fotoğraflara dahil olmasıydı.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Manavgat ilçesi Side Mahallesi’nde 2006 yılında ailesi tarafından kayıp başvurusu yapılan Ayhan Ağgedik’e ulaşılamayınca dosya kapatıldı. Geçen yıl kasım ayında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Ayhan Ağgedik’in öldürüldüğü ihbarı geldi. Başsavcılığın yeniden açtığı soruşturma kapsamında İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri araştırma başlattı. Ekipler, 2006 ve 2024 yılları arasında ilçe genelinde bulunan ve kimliği tespit edilemeyen cesetlerle ilgili bilgileri yeniden inceledi.

DNA EŞLEŞTİ
Ayhan Ağgedik’in kaybolduğu dönemde ailesinin verdiği bilgileri değerlendiren ekipler, 18 Ağustos 2013’te Aksaz Mahallesi’ndeki boş arazide ağacın altında bulunan cesetten toplanan delillerin eşleştiğini tespit etti. Yarısı toprağa gömülü bulunan kemik parçalarındaki kıyafetle cesedin yanındaki eşyaların Ağgedik hakkında verilen bilgilerle uyuşması üzerine, yakınlarından DNA örneği alındı. İncelemede, cesedin Ağgedik’e ait olduğu belirlendi.

ŞÜPHELİLERDEN 4’Ü TUTUKLANDI
Polis, Ayhan Ağgedik’in öldürülmesi olayına karışanların 2022’de yaşamını yitiren Abdurrahman Aykut, Bilal Okudan, Mustafa Ağnar, İbrahim Kıskaç, Mehmet Kaplan ve Yılmaz Aykut olduğunu tespit etti. Gözaltına alınan şüphelilerden Yılmaz Aykut, Mustafa Ağnar, İbrahim Kıskaç ve Bilal Okudan ‘Töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürmek’ suçundan tutuklandı. Mehmet Kaplan ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
40 BİN LİRAYA ÖLDÜRDÜ
Cinayetle ilgili Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Manavgat 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede; Ayhan Ağgedik’in, başka bir erkekle görüştüğü için eski eşi Aynur Aykut’tan ayrılmak istemesi üzerine Aynur’un babası Abdurrahman Aykut ve ağabeyi Yılmaz Aykut’un bu durumu namus meselesi olarak görüp Ayhan Ağgedik’i öldürtmeye karar verdikleri, köylüleri Mustafa Ağnar ile iletişime geçerek Ayhan Ağgedik’i öldürtmesini istedikleri, Mustafa Ağnar’ın geldiği Manavgat’ta İbrahim Kıskaç’a ait depoda kalmaya başladığı, Ayhan Ağgedik’i öldürtmek için birini bulmaya çalıştığı esnada Bilal Okudan ile tanıştığı, Bilal Okudan’ın o dönem paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine Mustafa Ağnar’ın Manavgat’a geliş amacını söyleyerek, Ayhan Ağgedik’i öldürmesi karşılığında 40 bin liraya anlaştığı, daha sonra Okudan’ın Ağgedik’i öldürdüğü anlatıldı.

BAŞSAVCILIK KAYIP CENAZE İÇİN SORUŞTURMA BAŞLATTI
Yeniden başlatılan soruşturma sonunda 2013 yılında bulunan kemiklerin Ayhan Ağgedik’e ait olduğunun ortaya çıkması üzerine çocukları Manavgat Belediyesi’ne başvurarak mezar yerinin kendilerine bildirilmesini istedi. Belediyeden verilen yanıtta ise kimsesiz cenaze olarak defnedilen Ayhan Ağgedik’in mezar yerinin belirlenemediği kaydedildi. Belediyeden gelen yanıtın ardından Ayhan Ağgedik’in yakınları, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’na sorumlular hakkında ‘Görevi ihmal’ suçlamasıyla suç duyurusunda bulundu. Cumhuriyet Başsavcılığının ayrıca başlattığı soruşturma kapsamında, Manavgat Belediyesi’ne yazı yazılarak Ayhan Ağgedik’e ait 29 parça kemiğin Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerinin ardından belediyeye teslim edildiği hatırlatılarak, mezar yerine ait bilgi talep edildi. Geçen mart ayında dönemin Belediye Başkanı Şükrü Sözen imzasıyla başsavcılığa gönderilen yanıtta ‘İlgili yazıya istinaden belediyemizce yapılan inceleme neticesinde defin işlemiyle ilgili herhangi bir kayda rastlanılmamıştır. Araştırmalarımız devam etmektedir’ denildi.
29 KEMİK PARÇASI, MONT, TESBİH VE AYAKKABILARI BULUNDU
Ailenin avukatı Ayşe Paytar, Ayhan Ağgedik’in 2006 yılında eski kayınpederinin azmettirmesi sonucu 4- 5 kişinin fikir ve eylem birliği sonucu hunharca öldürüldüğünü belirterek, cinayetin aile için çok acı, elem ve ızdırap verici bir durum olduğunu, ardından yaşanılanların ise bir devlet kurumunun işleyişinin vahametini ortaya koyduğunu söyledi. Olayın 2006 yılında cenazenin bulunmaması sebebiyle kayıp şahıs dosyası olarak tutulduğunu anlatan Avukat Ayşe Paytar, “2013 Ağustos ayında Aksaz Mahallesi Bizimköy Tatil Sitesi yakınlarında bir çoban, ağacın dibindeki cesedin parçalarını bulmuş. O cesede ait olduğu değerlendirilen 29 kemik parçasıyla beraber mont, tesbih ve ayakkabıları Adli Tıp Kurumu’na verilmiş. Yapılan işlemlerin ardından 2 Aralık 2013’te kimsesizler mezarlığına gömülmek üzere Manavgat Belediyesi’ne cenazenin defini için teslim edilmiş” dedi. Cenazenin Manavgat Belediyesi’nce teslim alındığına dair belgeler olduğunu dile getiren Avukat Paytar, “2024 yılındayız ama cenazenin nereye gömüldüğü bilinmiyor. Ayhan Ağgedik’in şu an bir mezar yeri yok” diye konuştu.

‘SORUMLULUKTAN KAÇAN BİR CEVABİ YAZI’
Manavgat Belediyesi’ne 2 defa başvurduğunu söyleyen Avukat Ayşe Paytar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“En son 22 Nisan tarihli gelen yazı ‘Belediyemizce yapılan araştırmamız neticesinde defin işlemiyle ilgili herhangi bir sonuca ulaşılamamıştır’ diye sorumluluktan kaçan bir cevabi yazıdır. Sonuçta 2013 yılında büyükşehir belediye yasası çıkmamıştı. Manavgat Belediyesi bu konudan sorumludur. Defin işleminin o dönemde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün sorumluluğu dahilinde olduğunu öğrendik. Ama o dönemki çalışanların şu an olmadığını, ‘O yüzden de biz bilmiyoruz’ şeklinde bir cevap aldık. Ama kurumlar kişilere bağlı değildir ve Manavgat Belediyesi’nin mezar yerini bize gösterme zarureti vardır. Bunun hem insani hem vicdani hem de hukuksal olarak yapmak zorundadır.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şüphelilerin, mağdurların internet bankacılığı hesaplarına erişip kredi çektiği ve bu paraları kripto varlık hesaplarına aktardığı belirlendi. Aktarılan paraların çete üyeleri arasında paylaştırıldığı da tespitler arasında yer aldı.

11 İLDE DEV OPERASYON
Yapılan teknik ve fiziki takiplerin ardından düğmeye basıldı. Ankara merkezli operasyon; Çorum, Malatya, Eskişehir, Muğla, Gaziantep, Bartın, İzmir, Bayburt, Manisa ve Afyonkarahisar olmak üzere toplam 11 ilde eş zamanlı düzenlendi.
25 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Operasyon kapsamında 25 şüpheli gözaltına alınırken, yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Bu materyaller üzerinde uzman ekiplerce yapılan incelemelerde dolandırıcılık faaliyetlerine ilişkin delillere ulaşıldı. Yakalanan şüpheliler hakkında adli işlem başlatılırken, işlemlerin tamamlanmasının ardından zanlıların mahkemeye sevk edileceği öğrenildi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İki Bakan GAPTAEM’de düzenlenen GAP Hassas Tarım 2. Faz Tanıtım Törenine katılım sağladı. Bakan Yumaklı ve Kacır burada kurulan standları tek tek gezerek bilgi aldı. Programa Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve Kurum Müdürleri katılım sağladı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Olay, dün Diyarbakır’da meydana geldi. Recep Aydoğdu, kaldırımda yürürken bir an duraksadıktan sonra yola inerek tekrar yürümeye başladı.

Aydoğdu, birkaç adım attıktan sonra yere kapaklandı. O anlar kameraya yansıdı.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Hastaneye kaldırılan ve kalp krizi geçirdiği belirlenen Aydoğdu, burada yapılan tüm uğraşlara rağmen hayata gözlerini yumdu.

Aydoğdu’nun cenazesi, yakınlarına teslim edilerek Dereli Mahallesi’nde toprağa verildi.

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Aziz vatanımız için terör ve teröristle mücadeleye tüm gücümüzle devam ediyoruz! Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde tespit ettiği 5 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hâle getirdi. Mehmetçik, kahramanca ve fedakârca mücadeleyi sürdürecek!
Aziz vatanımız için terör ve teröristle mücadeleye tüm gücümüzle devam ediyoruz!
Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde tespit ettiği 5 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hâle getirdi.
Mehmetçik, kahramanca ve fedakârca… pic.twitter.com/M4JRA9cEdS
— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) November 22, 2024
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri: Son dakika haberleri: Meteoroloji Genel Müdürlüğü, hafta sonuna ilişkin hava durumu raporunu paylaştı. Raporda, Ankara, İstanbul ve İzmir’in de aralarında olduğu birçok ilde kar ve sağanak bekleniyor. Peki İstanbul’a ne zaman kar yağacak? Uzmanlar o tarihi işaret etti. İşte son dakika hava durumu haberinin detayları…

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son tahminlere göre, ülke genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın batısı, Kıyı Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Orta Karadeniz bölümü, Doğu Karadeniz kıyıları ile Gümüşhane çevrelerinin yağmur ve sağanak, Kıyı Ege ile Akdeniz kıyılarının yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Antalya’nın doğu ilçelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor.

HAVA SICAKLIĞI VE RÜZGAR
Önemli bir değişiklik olmayacağı, yurt genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Genellikle güneyli yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Ege ile Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde kuvvetli olarak (40-70 km/saat) esmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belirlenen adreslere düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda şüphelilerin tamamı gözaltına alındı. Şüphelilerin iş yerleri, evleri ve araçlarında yapılan aramalarda 8 ruhsatsız tabanca, 3 kuru sıkı tabanca, 1 av tüfeği,1 pompalı tüfek, 307 adet fişek ele geçirildi.

3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Gözaltına alınan 20 şüpheli, gerekli adli işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. C.S., U.Ö. ve Y.E.D. isimli 3 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

POLİSİN KARARLILIĞI SUÇ AĞLARINI ÇÖKERTİYOR
Ankara Emniyeti, organize suçlara karşı yürüttüğü etkin mücadelesiyle bir kez daha büyük bir başarıya imza attı. Suç örgütlerine nefes aldırmayan ekipler, kent genelinde silah ticareti ve diğer yasa dışı faaliyetlere yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu operasyon, Ankara polisinin titiz çalışmaları ve kararlı duruşunun bir kez daha altını çizerken, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamaya yönelik mücadelede önemli bir adım oldu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Feci kaza, 15 Kasım Pazar günü İzmir’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta oyun oynayan 6 yaşındaki Muhammed Talha Öner, bir otomobilin altında kalarak sürüklendi.

Küçük Muhammed Talha’yı kucaklayan sürücü, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdü.

BİR DAHA GERİ DÖNMEDİ
Çocuğu sağlık görevlilerine teslim edip aracı park edeceğini söyleyen sürücü, bir daha geri dönmedi. Polis, sürücünün kimliğinin belirlenerek yakalanması için çalışma başlattı.

Yoğun bakımda tedavi altına alınan Muhammed Talha Öner’in hayati tehlikesi sürerken, Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri güvenlik kameraları ve görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda sıkı bir çalışma yürüttü.

YAKALANDI
Yapılan incelemelerde sürücünün 17 yaşındaki M.A. olduğu belirlendi. Ehliyetsiz olduğu belirlenen M.A., pedagog eşliğinde ifadesi alınmak üzere Konak Çocuk Büro Amirliği ekiplerine teslim edildi.
Küçük Muhammed Talha’ya çarpan sürücü ehliyetsiz çocuk çıktı
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kasım ayı indirimlerini fırsat bilen dolandırıcılar, bilişim teknolojileri uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık’ı da sahte linkle dolandırmaya kalkıştı.

Uyarılarda bulunan Prof. Dr. Kırık, “‘Siparişiniz iade edilecektir, adresinizi güncelleyin’ gibi mesajlar, sahte ya da kopyalanmış e-ticaret sitelerine yönlendirme yapıyor” dedi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

‘Kasım fırsatları’, ‘Muhteşem kasım’ ve ‘Efsane kasım’ adı altında uygulanan indirim kampanyalarını fırsat bilen dolandırıcılar, kişileri ağına düşürmeye çalışıyor.

Kullandıkları sistemlerle kişileri tuzağa çekmek için her türlü yönteme başvuran dolandırıcılar, bu kez de bilişim teknolojileri uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık’ı hedef seçti. Sahte ‘Sipariş iadesi için adres güncellemesi’ linki gönderen dolandırıcıların oyununu ortaya çıkaran Prof. Dr. Kırık, uyarılarda bulundu.

“GALERİNİZE VE VİDEOLARINIZA ULAŞABİLİRLER”
Kasım indirimleri döneminde dolandırıcılık olaylarının arttığını belirten Prof. Dr. Kırık, “Siparişinizle ilgili bilgi eksikliğinin olduğunu söylüyorlar. Bu sayede sahte sitelere yönlendirme işlemi gerçekleştiriyorlar. Vatandaşların tuzağa düşmesi ve oltaya gelmesine sebep oluyor. ‘Siparişiniz iade edilecektir, adresinizi güncelleyin ya da formu doldurun’ gibi mesajlarla, tamamen sahte ya da kopyalanmış kargo, e-ticaret sitelerine yönlendirme yapıyor. Bu sayede dolandırıcılar sizin banka hesaplarınızı boşaltabiliyor. Hatta adınıza her türlü işlemi gerçekleştirebiliyor. Uygulamalar aracılığıyla sizin kimlik bilgilerinize ulaşıyor. Galerinize ve videolarınıza da ulaşabilme durumu söz konusu oluyor” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçtiğimiz salı günü Rize’nin Çayeli ilçesinde meydana gelen heyelanda hayatını kaybeden Yakup Özcan Bayraktar’ın vefatından sonra ortaya çıkan detay kahretti.

Çarşamba günü toprağa verilen Bayraktar’ın ailesinin Güzeltepe köyündeki evleri heyelan riski nedeniyle oturulmaz hale gelince şimdiki evlerine taşındığı öğrenildi. 2015 yılında mahallelerine yeni yapılan yolda tedbir alınmayınca Bayraktar ailesinin evinin bulunduğu bölgede 2018 yılında heyelan meydana geldiği öğrenildi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Heyelandan kaçan ailenin 2016 yılında baba Kasım Bayraktar’ın emekli olarak hak kazandığı ikramiye ve biraz da kredi ile 2013 yılında teslim aldıkları ilçe merkezindeki eve taşındığı, ara ara köyde kalsalar bile her yağmurda heyelan korkusu ile ilçe merkezindeki eve geldikleri belirtildi.

Binalarının arka kısmındaki istinat duvarının çökmesi ile eve giren moloz yığınlarının altında kalan ailenin 35 yaşındaki oğulları Yakup Özcan Bayraktar hayatını kaybederken, ortaya çıkan bu detay herkesin yüreğini dağladı.

“KÖYDEKİ EVİMİZDE DE HEYELANDAN KAÇTIK”
Köydeki evlerinde heyelandan korktukları, ilçe merkezindeki evlerinde ise heyelan olduğu için oturamayan aile, diğer oğullarının kiracı olduğu eve sığındı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Fikret Ersöz, konuşmasında şunları söyledi,”Hastamız 35 haftalık 1 kilo 800 gram olarak doğmuştu. Anne karnındayken çocuğun yemek borusunun olmaması şüphesi vardı. Hastanede doğduktan sonra hastamız yeni doğan yoğun bakıma alınıyor. Yeni doğan yoğun bakımda yapılan muayenede hastamızın yemek borusunun olmadığı tanımlanıyor. Bize haber verildi. 12. saatinde çok güzel bir cerrahi yaptık. Hastamızdaki yemek borusu olmama tipi klasik tip idi. Yüzde 87 oranında görünen yemek borusunun üst yüzünün kapalı olması, alt ucunun da nefes borusuna bağlantılı olması şeklindeydi. Hastamızın ameliyatta alt ucunu nefes borusundan ayrıldıktan sonra kör sonlanan üst ucuyla birleştirip ameliyatını tamamladık. Bu sevincin hiçbir karşılığı olamaz. Bu bebek normal bebekler gibi büyüyecek. Bebeğimizi şu anda besliyoruz, annesi besliyor. Büyüyecek, bize kontrole gelecek ve biz onun büyüdüğünü göreceğiz. Normal bir birey olarak yaşayacak. Biz de bu durumdan büyük zevk alacağız” dedi.

Bebeklerinin sağlığına kavuşmasından dolayı mutluluklarını dile getiren baba Umut Tanas da “Başta doktorlarımız Fikret hoca, Meral hocam ve İlkay hocama çok teşekkür ederim. Özellikle yoğun bakımda çalışan hemşirelerin ilgisinden dolayı onlara da çok teşekkür ediyoruz. Bayağı bir ilgilendiler, her sorduğumuzda net bir şekilde bize cevap verdiler. İçimiz bayağı rahat buradan ayrılıyoruz. Onlara çok çok teşekkür ediyorum. Hepsinin eline ve emeğine sağlık” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
1800 YILLIK ARA
Tunç Çağı döneminde kurulduğu düşünülen ve Helenistik dönem boyunca en zengin ve en güzel şehirler arasında sayılan, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ndeki antik kentin en görkemli tarihi çeşmesi Kestros’tan bin 800 yıl sonra yeniden su aktı.
“YENİDEN SUYA KAVUŞTU”
Perge’nin ilk kazı başkanı Prof. Dr. Arif Müfid Mansel döneminden itibaren su akması hedeflenen Kestros Çeşmesi’nde yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Perge Antik Kenti Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Aytaç Dönmez, şu ifadelere yer verdi:
“Kestros Çeşmesi’nde ilk kez su akıtma denemesini 2022 yılında gerçekleştirmiştik. Acaba su aksa nasıl olacak ve kaçaklar nerelerde gerçekleşiyor bağlamında bir çalışma gerçekleştirdik, bu çalışma sonucunda da yapıda suyun akmasının herhangi bir problem doğurmayacağını ve projenin gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunu anladık. 2022 yılından bu döneme kadar çalıştığımız proje, bu sene Kültür ve Turizm Bakanlığımızın da ‘Geleceğe Miras’ projesi destekleriyle hayata geçti. Kestros Çeşmesi, bin 800 yıl sonra yeniden suyuna kavuşmuş oldu.”
“BAŞKA BİR ROMA KENTİNDE ÖRNEĞİYLE HENÜZ KARŞILAŞMADIK”
Perge Antik Kenti’nin eşsiz yapılardan birinin Kestros Çeşmesi olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Aytaç Dönmez, çeşmenin kentteki diğer yapılara göre farklı olduğunu şu sözlerle anlattı:
“Kestros, Perge için en ünik yapılardan biri, antik kentte daha farklı çeşme yapılarının olduğunu biliyoruz ancak bu yapıda karşımıza çıkan en önemli özellik; suyun bir havuza akması ve ardından o havuzla bağlantılı bir kanal boyunca kentin kuzey-güney doğrultu caddelerinin tamamını kat etmesi, hatta yapılan kazı çalışmalar sonucunda kentin dışında da devam ettiğini gördük. Böylesine özel lüks görünümlü, havuz şeklindeki kanalın Roma imparatorluk döneminde başka bir Roma kentinde örneğiyle henüz karşılaşmadık. Bu bağlamda aslında yapı oldukça lüks ve özel bir statüye sahip.”

Kültür SanatAntalyaTurizmKültürSanatÇeşmeRoma
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe merkezine 19 kilometre mesafedeki Durmuşlar Mahallesi’nde bölgeye hakim noktada yer alan Hazreti Ukkaşe’nin makamının da bulunduğu türbe depremde yıkıldı.
Nurdağı Belediye Başkanı Mehmet Yıldırır, türbenin yapımında sona yaklaşıldığını belirtti.
Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmının bittiğini aktaran Yıldırır, “6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Hazreti Ukkaşe Türbesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden yaptırılan proje kapsamında hayırsever Nadir Yağ Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yeniden yapılıyor. Kendilerine buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. Depremden sonra hemen başlatılan çalışmalar sonunda tadilatın türbe kısmı bitti. Caminin kaba kısmı da tamamlandı. İçerisindeki ince işçilik kısmında çalışılıyor şu anda. İnşallah 2 ay gibi süre içinde hizmete açılır diye düşünüyorum.” diye konuştu.
Mehmet YıldırırKültür SanatgaziantepNurdağıGüncelDepremYaşam
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NAZAR BÜYÜM NEDEN ÖLDÜ?
Adam Yayınları, Merkez Ajans ve Anadolu Yayıncılık kurucusu, çevirmen, şair ve yazar Nazar Büyüm hayatını kaybetti. Agos gazetesinde yer alan bilgiye göre Büyüm, hastalığı nedeniyle bir süredir tedavi görüyordu.
NAZAR BÜYÜM KİMDİR?
Nazar Bu¨yu¨m 1944’te dogˆdu. I·stanbul Üniversitesi’nde I·ngiliz Dili ve Edebiyatı okudu. 1975’te iki arkadas¸ıyla kurdugˆu Ajans Ada’dan 1981’de ayrılarak Adam Yayınları’nı, Merkez Ajans’ı ve Anadolu Yayıncılık’ı kurdu. Adam Yayınları’nda edebiyat-sanat kitapları ve dergiler, Anadolu Yayıncılık’ta Yurt Ansiklopedisi, Tu¨rk ve Du¨nya Ansiklopedisi gibi kaynak kitaplar yayımladı. 1985’te Osman Kavala ve Selahattin Beyazıt’la birlikte kurdugˆu Ana Yayıncılık, Britannica Ansiklopedisi’nin Tu¨rkc¸e versiyonu AnaBritannica’yı, Britannica Compton’s’u ve Temel Britannica’yı yayımladı. Büyüm’ün çevirileri, derlemeleri, s¸iir kitapları bulunuyor.
Agos gazetesi yazarlarından Büyüm gazetedeki yazılarını “Dönük Baktığımda” başlıklı kitapta toplamıştı. Yazılar bir yandan kendisinin 1960’ların başlarından itibaren merkez noktalarında yer aldığı kültür, sanat, edebiyat ve yayıncılık dünyasından eşi bulunmaz tanıklıklar, portreler, galeriler sunuyor, bir yandan da Kayseri-Develi’de başlayan, İstanbul’da süren bu hayatın bir Ermeni gencinde, bir Ermeni ailesinde bıraktığı izleri renkli satırlarla canlandırıyor.
Osman DEMİRHaberler.com – GündemKültür SanatSoğuk HaberEğitim
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turistlerin Türk mutfağına ilgisi artıyor
NEVŞEHİR – Binlerce kilometre uzaktan gelen turistler, Nevşehir’de önce mantı doldurdu, sonra yöresel ekmek yaptı.
Fas‘tan Kapadokya bölgesine gezmeye gelen Karouay ailesi, Ürgüp ilçesine bağlı Ortahisar beldesinde bulunan Hereni Kadın Kooperatifi’nin de önce hamur yoğurarak mantı doldurdu, daha sonra da tandırda yöresel ekmek pişirdi. Türk kültürünü ve Türk mutfağını çok merak ettiğini söyleyen 31 yaşındaki Faslı turist Rabii Karouay, bu merakını gidermek için eşi Lamyae Karafay ile Kapadokya’da mutfağa girdi. Rabii Karouay yaptığı açıklamada; “Fas’tan geliyorum. Ailem ile birlikte bu yerel yemekleri tecrübe etmek istedik. Türk yemekleri çok zengin. Burada da bunu deneyimlemek istedik. Tandır ocağında ilk defa ekmek yapıyoruz. Hayatımız boyunca bunu bir daha deneyimleyebilir miyiz bilmiyorum. Buradaki yerel insanlardan bunu öğrenmek bizim için unutamayacağımız bir tecrübe oldu” şeklinde konuştu.
Hereni Kadın Kooperatifi Başkanı Raşide Gök de yaptığı açıklamada; “Kooperatifimizde yöresel ürünler üretiyoruz. Belirli dönemlerde de yabancı misafirlerimizi ağırlıyoruz. Onlarla birlikte yemek yapıyoruz. Yaptığımız yemekleri de kendilerine tekrar ikram ediyoruz. Çoğunlukla Ortahisar’a özel ekmek yapıyoruz, dolma mantı yapıyoruz. Tatlı olarak da asede, dolaz, köftür kavurması gibi yöresel tatlılar yapıyoruz. Kendi yaptıkları yemekleri kendileri tekrar yiyince bundan çok memnun kalıyorlar. Gelen yabancı turistler Türk yemeklerini ve bizlerin neler yediğini çok merak ediyorlar” dedi.

Kültür SanatGastronomiKapadokyaturistKültürTurizmEkmekYaşamFas
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İSKENDERUN ilçesinde denizcilik öğrencilerine hizmet verecek ‘Köprü Üstü Simülatör Atölyesi’ ile ‘Denizde Canlı Kalma Uygulama Eğitim Tesisi’ törenle açıldı.
Sefa Atakaş Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde ve Madenli Yat Limanı’nda düzenlenen törenlere, Vali Yardımcısı Can Atak, İskenderun Kaymakamı Muhammet Önder, Payas Kaymakamı Kürşad Karaca, İskenderun Teknik Üniversitesi Rektörü Tolga Depci, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Denizcilik Daire Başkanı Özer Özbey, İl Milli Eğitim Müdürü Harun Tüysüz, hayırsever iş insanı Recep Atakaş, kurum müdürleri ve öğrenciler katıldı.
Sefa Atakaş Denizcilik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne öğrencilerin gemi manevra eğitimini sağlamak ve deniz trafiği hakkında bilgi verebilmek için simülasyon kurulduğunu söyleyen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Denizcilik Daire Başkanı Özer Özbey, mesleki ve teknik anadolu liselerinin çok değerli olduğunu belirtti.Gençlerin denizcilik sektörüne devam etmelerine katkı sağlamak istediklerini anlatan Özbey, “Bu genç kardeşlerimizi, denizcilik camiasının içine çok daha etkin bir şekilde katmak, öncelikli hedeflerimizden. Bizim stratejik hedeflerimiz arasında, birinci sırada gelen meslek liselerimizin ve meslek yüksek okullarımızın sahaya inmeleri var. Bu genç arkadaşlarımızın denize devam etmelerini istiyoruz. Hangi ehliyetle hangi seviyede başladığından ziyade, denizde kesinlikle devam etmesini istiyoruz. Yani burada yapılan yatırımın, hem onlar için hem memleket için faydalı olmasını istiyoruz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından ‘Köprü Üstü Simülatör Atölyesi’nin kurdelesi kesildi ve incelemelerde bulunuldu. Daha sonra, Milli Eğitim Bakanlığı ve Hatay Valiliği tarafından Madenli Yat Limanı’nda oluşturulan ‘Denizde Canlı Kalma Uygulama Eğitim Tesisi Açılış Töreni düzenlendi.
Törende öğrenciler duman kandili yaktı ve ardından sahil güvenlik ekipleri gösteri gerçekleştirdi.
Haber-Kamera: Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN,(Hatay),
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BÜYÜK KAHİRE, 20 Kasım (Xinhua) — Çinli otomobil üreticisi Chery’nin yan kuruluşu seçkin otomotiv markası Exeed, Exeed RX ve Exeed VX olmak üzere iki SUV modelini Mısır pazarına sundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilişim Vadisinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan ve sektörlere özel veri sağlayan “Startups.watch”un ekimde yayımladığı “v3.7 Gaming Snapshot” raporuna göre, DIGIAGE 2024’te en fazla erken aşama yatırım yapan oyun fonu olarak öne çıktı.
“Most Active Gaming Investors in 2024” bölümünde ilk sırada yer alan DIGIAGE, gerçekleştirdiği 6 erken aşama yatırımla Türk oyun ekosistemine güçlü katkı sağladı.
Albaraka Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından kurulan ve yönetilen Girişim Sermayesi Yatırım Fonunun desteğiyle düzenlediği oyun geliştirme kampının ardından 6 ekibe erken aşama yatırım gerçekleştiren DIGIAGE, yatırımlarda oyun geliştiricilere sadece finansal destek sağlamakla kalmayarak muhasebe, hukuk, finans ve girişimcilik gibi alanlarda da kapsamlı destek veriyor.
Fiziksel ihtiyaçlardan ofis desteğine kadar geniş yelpazede çözümler de sunan DIGIAGE, oyun girişimcilerinin başarıya ulaşmaları için gerekli altyapıyı sağlıyor.
“DIGIAGE Türkiye’nin en büyük oyun ekosistemi olmak için yola çıktı”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen, Türkiye’nin en büyük oyun ekosistemini inşa ettiklerini belirterek, “Bu anlamda DIGIAGE Türkiye’nin en büyük oyun ekosistemi olmak için yola çıktı. 2019 yılında başlayan yolculuğumuzda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın da desteğiyle binlerce gencin hayatına dokunduk ve onların oyun sektöründe yerini almasını sağladık.” ifadelerini kullandı.
Albaraka Portföy Yönetimi AŞ. Fon Yöneticisi Mustafa Keçeli de DIGIAGE’e yatırım yaparken yüzlerce erken aşama oyun stüdyosuna değer katmayı ve hikayelerine ortak olmayı hedeflediklerini aktararak, “Bugün bu hedefimizi gerçekleştirmek için ilk adımlarımızı atıyoruz. DIGIAGE’in oyun girişimciliği alanında sunduğu katkıları, finansman desteğiyle genişleterek girişimcilerin yanında yer almasından mutluluk duyuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
DIGIAGE Direktörü Emre Yıldız ise oyun geliştirme kampları hakkında şu bilgileri paylaştı:
“2019 yılında Oyunla Gelecek ekipleriyle başlayan ve her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen oyun geliştirme kamplarına 71 ayrı şehir ve 30 ayrı ülkeden 18 binin üzerinde başvuru yapıldı. Çevrimiçi olarak 3 bin 200 ve fiziki olarak 1440 genç, bu kamplara katılarak oyun geliştirme süreçlerini deneyimledi. Bakü’de bu sene ikincisini düzenlediğimiz oyun geliştirme kampında da potansiyel taşıyan ekiplerle erken aşama yatırım görüşmeleri gerçekleştiriyoruz. Ayrıca ekosistemimizi ulusallaştırmak amacıyla Erasmus+ projelerimize de devam ediyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEİJİNG, 20 Kasım (Xinhua) — Çin’de salı günü Chongqing, Guiyang ve Yibin kentlerinden ayrı ayrı hareket eden lityum bataryalarla yüklü üç tren, ülkedeki demiryolu taşımacılığında bu bataryaların ilk büyük ölçekli testini gerçekleştirdi.
Taşıma sırasında olası riskleri etkili bir şekilde azaltmak amacıyla, duman algılama ve basınç boşaltma gibi bir dizi güvenlik önlemiyle donatılmış yeni tip konteynerler kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediye Başkanı Mustafa Erkut Ekinci, akıllı durak sisteminin, toplu taşıma araçlarının yoğun hizmet verdiği güzergahlara yerleştirileceğini belirtti.
Ekinci, “Akıllı duraklarımız için ilk adımı attık. Kabinler yerleştirildi. Akıllı durak sistemi ile vatandaşlarımız, LCD ekranından yayınlanan görsel ve sesli uyarılar ile durağa yaklaşmakta olan araçlar hakkında bilgi edinebilecek. Akıllı durak sistemi, kullanıldığı bütün araçların hızlarını, bulundukları hatları, gidecekleri durakları ve o duraklara varmak için geçecek süreyi bir merkezde gerçek zamanlı izlemekte ve yolcu bilgilendirme göstergeleri aracılığıyla yolculara sunmaktadır.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçeye bağlı Mutluca köyünde hayvanlarını otlatan çoban Burhan Adıyaman’dan (43), haber alamayan yakınları ve vatandaşlar, arama çalışmalarında bulunarak durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Vatandaşlarla birlikte arama çalışmalarına dron ile katılan İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri Serdar Gökçe, Adıyaman’ı baygın halde buldu. Adıyaman, sağlık ekipleri tarafından sedye ile traktöre alınarak ambulansa taşınıp hastaneye sevk edildi.
İHA muhabiri Serdar Gökçe, ihbar üzerine vatandaşın kaybolduğu bölgede dron uçurduğunu söyledi. Dron ile vatandaşın baygın halde olduğunu görünce jandarma ve sağlık ekiplerine bilgi verdiklerini belirten Gökçe, “Daha sonra vatandaş sedye aracılığıyla dağdan indirilip hastaneye kaldırıldı. Durumunun iyi olduğunu öğrendim. Çok mutlu oldum” dedi. – ŞIRNAK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muşlu lise öğrencisi, geliştirdiği yenilikçi SİHA (Silahlı İnsansız Hava Aracı) projesiyle savunma sanayisinde devrim yapmaya hazırlanıyor. Başarılı öğrenci, sahip olduğu üstün özellikler ve yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Subaşı’nın tasarladığı SİHA, sessiz motor teknolojisi, radara yakalanmama, hafif malzeme kullanımı, uzun menzil kapasitesi ve yüksek enerji verimliliği gibi nitelikleriyle sektörde fark oluşturmaya hazırlanıyor.
Savunma Sanayi Başkanlığı ve sektörün önde gelen firmalarının projelerine sahip çıkılması çağrısında bulunan Subaşı, ülkemizin güvenliği ve savunma gücü açısından kritik bir adım atmak için destek beklediğini ifade etti. Projenin gizliliğini koruyacağını belirten Subaşı, gerekli desteği bulana kadar çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı. Subaşı, “SUBAŞ” adlı insansız hava aracını geliştirme sürecinde önemli bir aşamaya geldiğini belirterek, projeyi hayata geçirebilmek için desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bu proje ile Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltmayı ve yerli üretim kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Subaşı, “Geliştirmiş olduğum ve ‘SUBAŞ’ adını verdiğim SİHA projem, Türkiye’mizin savunma sanayisine önümüzdeki yıllarda güç katacak bir projedir. Projeme SUBAŞ ismini vermenin temel amacı, SUBAŞ’ın anlamı olarak eski Osmanlı dilinde, süvari anlamına geliyor. Amacım dünyadaki diğer İHA ve SİHA’lardan farklı bir proje yapmaktır. İlgili kurumlardan davet bekliyorum. Benim küçüklüğümden beri zaten bu konulara bir ilgim var. Mesela 2016’dan beri sınır ötesinde faaliyetler oluyor. Ben de bu eksikliği kapatmak için, kendim üstünde çalıştığım bu SİHA projesini ortaya attım ve çok da beğenildi. Ben de bu projeyi okulumuza anlattım. Okulumuzdan sonra kolluk kuvvetlerimize anlattım. Onlar da beni üniversiteye yönlendirdi, buradaki İHA bölümüne. Ben de projemi aktararak bu seviyeye gelmesini sağladım. Selçuk Bayraktar’dan etkilendim. Biliyorsunuz ülkemizin İHA, SİHA ve Kızılelma’nın tasarımcısı Selçuk Bayraktar’ı örnek alıyorum. Neden Muş’tan da bir Selçuk Bayraktar çıkmasın. Ayrıca SİHA uçağım radara yakalanmama özelliğine sahip olup, sistemlerde gözükmeme gibi bir potansiyeli de var” dedi.
9. sınıftayken sınıf arkadaşı Sedat’ın derslere geç geldiğini fark ettiğini söyleyen Sultan Yılmaz ise “Arkadaşım Sedat’ın yorgun olduğunu, gözlerinin şiştiğini fark ettim ve bir gün ona sordum. Hani neden yorgunsun diye. Arkadaşım bana bu projeden bahsetti. Başta pek ciddiye almadım. Bir hayal ürünü zannettim. Ama daha sonradan böyle biraz düşününce durumun ciddi olduğunu fark ettim. Ona yardımcı olmak istedim. Ben de Sedat’a inandım ve bu projeyi geliştirmek için ona yardımcı oldum. Hedefimiz, savunma sanayisine yardımcı olmak ve ismimizi altın harflerle yazdırmak istiyoruz” şeklinde konuştu. – MUŞ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk, Ankara Opera Binası Sahnesi’nde basın toplantısı düzenleyerek, ‘1’inci Anadolu Opera ve Bale Festivali’nin tanıtımını gerçekleştirdi. Sağtürk, operadan baleye, müzikalden modern dansa, çocuk oyunlarından konserlere geniş bir yelpazede temsillerin sunulacağı 23 ili kapsayacak festivalin 7 Aralık’ta, Şırnak’ta başlayacağını belirtti. Sağtürk, “Bu festival ile Anadolu’nun zengin kültürel dokusunu evrensel sanatlarla buluşturmayı hedefliyoruz. Festivalimizin ilk döneminde Şırnak, Erzincan, Kırklareli, Ardahan ve Hatay olmak üzere 5 şehirde 14 temsil sunulacak. Bale, müzikal, modern dans, çocuk oyunları ve konserlerden oluşan 13 farklı eserle sanatseverlerle buluşacağız.” dedi.
Sağtürk, festival kapsamında çocukların yeteneklerini ‘Yetenek her yerde’ sloganıyla düzenleyecekleri etkinliklerle keşfedeceklerini ifade ederek şöyle konuştu:
“ÇOCUKLARIMIZ FESTİVALİN ÖZEL PARÇASI”
“Çocuklarımız da bu festivalin özel bir parçası. Onlar için hazırlanan oyunlarla, küçük yaşlardan itibaren sanata olan sevgilerini artırmayı ve hayal dünyalarını zenginleştirmeyi amaçlıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki sanatla büyüyen bir nesil, aydınlık geleceğimizin en önemli temellerinden birini oluşturacaktır”

1’inci Anadolu Opera ve Bale Festivali’nin sanat ve kültür arasında yeni köprüler kuracağını dile getiren Sağtürk, şunları dedi:
“ANADOLU’NUN HER KÖŞESİNE ULAŞACAĞIZ”
“2025 yılında bu heyecanı 18 şehre daha taşıyacağız. Edirne’den Kars’a, Osmaniye’den Manisa’ya kadar geniş bir coğrafyada opera ve baleyi sanatseverlerle buluşturacağız. Devlet Opera ve Balesi olarak; Aspendos, Efes, Bodrum ve İstanbul gibi uluslararası festivallerde yaşadığımız gururu, şimdi Anadolu’nun her köşesine taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz.”
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Gazeteci-Yazar Sema Akkoyun Özbay, uzun bir süredir İstanbul’la ilgili yayınlara imza atıyor.
Sevdiği ve yaşadığı kentin görünmeyen yüzünü kitaplara konu yapan Akkoyun, son eserinde de çocuklara İstanbul’u tanıtıyor.
Sema Akkoyun Özbay’ın tüm kitapları Türkçe-İngilizce olarak basılıyor.
“HEDEFİM İSTANBUL’U FARKLI AÇILARDAN TANITMAK”
Özbay, Ensonhaber’in sorularına yanıt vererek, “Güzel olumlu övgü dolu sözlerin geldiğini görünce çok mutlu oluyorum. Çünkü hedefim dünyaya güzeller güzeli İstanbul’u tanıtmak.” dedi.
DENEYİMLERİNDEN YOLA ÇIKARAK ÇOCUKLAR İÇİN KAYNAK KİTAP YAZDI
Öğretmenlik yıllarında, Özbay çocukların böyle bir kaynak kitaba ihtiyaç duyduğunu birebir yaşadığı için son çalışmasını “Haydi Çocuklar İstanbul’u Tanıyalım Tanıtalım” ismi ile kitaplaştırdı.
NEDEN İSTANBUL?
Özbay, yazarlık sürecini ve seçtiği konuların içeriğini şöyle anlattı:
İngiltere’den Boğaziçi Üniversitesi’ne Turizm bölümüne yatay geçiş yaptım. İngiltere’de yaşadığım zamanlarda İstanbul’a olan özlemim ve İstanbul aşkı birleşince ortaya özlem ve sevgi dolu İstanbul kitapları çıktı.
“KÖŞE YAZILARIMI KİTAPLAŞTIRDIM”
Daha sonra İstanbul Sanat Haber’de İstanbul ilçelerini yazmaya başladım. Buradaki köşe yazılarımı kitap haline getirip, ilk kitabımı yazdım.

“İLK KİTABIMDA İSTANBUL’UN İLÇELERİNİ TANITTIM”
‘İlçelerinde İstanbul’u Arıyorum’ Benim ilk göz ağrım. Annem Müzeyyen Akkoyun ve Babam Ahmet Akkoyun anısına yazdım. 39 ilçeyi ve Bizans Osmanlı Cumhuriyet dönemi ve şimdiki İstanbul’u kaleme aldım.
DİĞER KİTAPLARIM
İkinci kitabım ‘İstanbul’un Türbeleri’ oldu. İçinde en çok ziyaret edilen türbeler bulunuyor. Üçüncü kitabım ise İstanbul’u süsleyen ‘Yalılar ve Köşkler’ oldu. Dördüncü kitabım ‘İstanbul’da Birlikte Yaşamak’ta ise 3 kutsal dinin mabetleri ibadethaneleri bulunuyor. “Kiliseler Sinagoglar ve Camiler.”

“SON KİTABIMI TÜM DÜNYA ÇOCUKLARI İÇİN YAZDIM”
Son kitabımda 21 senelik İngilizce öğretmenliği tecrübem ve çocuklara olan sevgimi birleştirip, çocuklara da İstanbul’u tanıttığım kitabımı büyük babam Tahir Akkoyun ve babaannem Asiye Akkoyun anısına ve tüm dünya çocukları için yazdım çok mutluyum.
“KİTABI OKUYAN ÇOCUK İSTANBUL REHBERİ OLUYOR”
Bu kitabı okuyan çocuk İstanbul Rehberi oluyor ve kitabın içinde bir sertifika bulunuyor. Sadece çocuklar değil velilerin de severek okuduğu bir kitap oldu. Son kitabım ‘Haydi Çocuklar İstanbul’u Tanıyalım Tanıtalım’ çok beğenildi.

ÇOCUKLAR İÇİN KAYNAK KİTAP
Yazar Özbay, ayrıca son kitabı ile ilgili “Çocuklar doğduğu büyümeye başladığı büyüdüğü şehri tanımalı ve tanıtmalı yaklaşımından yola çıkarak yazdım. 8-14 yaş ve üzeri çocuklar için böyle bir kaynak kitaba ihtiyaç olduğunu da gözlemledim. Geçmişteki hafıza duraklarını ve şimdiki İstanbul’u zevkle kaleme aldım.” diyor.

Dora İşsever
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan tarihi Evliya Kasımpaşa Camisi’nin restorasyon ihalesi tamamlanarak, projeyi üstlenen firmaya teslim edildi. Restorasyon çalışmalarına başlamadan önce şantiye kurulumları yapılarak caminin çevresinde düzenlemeler gerçekleştirildi. Uygulama aşamasına geçilen restorasyon; caminin rıhtımı, hazire alanı ve çevresini kapsayacak şekilde planlandı.
20 YILLIK RESTORASYON PROJESİ BAŞLADI
Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, caminin geçmiş yıllarda farklı taşıma ve yükseltme projeleriyle gündeme geldiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
Uzun bir süreci geride bıraktık. 20 yıldır Edirne’deyim ve ilk geldiğim günden bu yana caminin restorasyonu hep konuşuluyordu. En nihayetinde ‘taş yerinde ağırdır’ dedik ve camimizi yerinde onarmaya karar verdik. Çünkü bu cami, rıhtımı ve geniş haziresiyle bir bütün oluşturuyor, içinde pek çok mezar taşı barındırıyor. Bu anlayışla camimizin restorasyonuna başlamış olduk.

EVLİYA KASIMPAŞA CAMİSİ
Kirişhane semtinde, 1478 yılında 2. Murad ve Fatih Sultan Mehmet’in veziri olan ve “Evliya” olarak da anılan Kasım Paşa tarafından yaptırılan, kare planlı ve tek minareli bu tarihi cami, avlusu ve kubbesiyle klasik Osmanlı mimarisinin bir örneğini oluşturuyor. Zamanında kenti taşkınlardan korumak amacıyla yapılan setle Tunca Nehri arasında kalan cami, nehrin taşkınları nedeniyle defalarca sular altında kalarak büyük zarar gördü. 1950 yılında ibadete ve ziyarete kapatılan yapı, yıllar boyunca çeşitli projelerle yeniden gündeme geldi. Bölgede gerçekleştirilen kanal çalışmalarıyla su taşkınlarının önlenmesinin ardından, camiyi aslına uygun olarak restore etme süreci nihayet başladı.





Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul’da sahaflık mesleğiyle tanışan ve 64 yaşında, bu geleneği memleketi Yalova’ya taşıyan Mehmet Salih Girengir, 1987’de bir arkadaşıyla açtığı sahaf dükkanını yıllardır tek başına işletiyor. Dükkanında on binlerce kitap barındıran Girengir, mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ve yığınlar halindeki kitaplar arasında zorlukla hareket ettiğini belirterek, dükkanını kitap tutkunu genç birine devretmeyi düşünüyor.
Girengir, yılların birikimiyle dükkanında yaklaşık 55 bin kitap bulunduruyor. Adeta bir kütüphane görünümündeki dükkanında nadir eserler de yer almakta. Girengir,
37 yıldır amacım iş yapmak değil, kaliteli kitapları ucuza öğrencilere, halkımıza ve okuyan kesime ulaştırmak. Her tür kitaba yer verdiğimiz için sayısı da bir hayli fazla. Popüler kültür kitapları çok satsalar da ben klasiklerden, edebiyat eserlerinden her türlü kitaba yer vererek çeşitliliği artırıyorum.
dedi.
Müşterilerinin aradıkları kitapları bulduğunda yaşadıkları mutluluğu paylaşan Girengir, bu durumun kendisini de sevindirdiğini ifade etti.

3 BİNDEN FAZLA KİTAP OKUDU
Yalova’da özellikle çocuklar ve gençler arasında kitap okuma alışkanlığını yaygınlaştıran Girengir, bu konuda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Anlatısına şöyle devam etti:
Yaklaşık 15 yıl önce, bir beyefendi bana Zagor çizgi roman serisinin tüm setini sordu ve o zamanlar seriyi 10 bin liraya satın almak istedi. Bu teklif o kadar büyüktü ki, o dönemde dükkanımı 200-300 bin liraya satabilirdik. Ancak ben bu seriyi temin edemedim. Birkaç tane vardı ama tüm seti bulamadım. Çocukken okumayı kaçırmış, şimdi zenginleşince 10 bin lira vererek almak istemişti. Ayrıca, Fransa’da basılan 1876 tarihli bir kitap da elime geçmişti. Elimden sayısız eser geçti. Eskiden Atatürk’ün orijinal Osmanlıca basım ‘Nutuk’ eserleri de çok gelirdi ama son yıllarda artık o tür eserler gelmiyor çünkü koleksiyoncular bu kitapları aldıkça piyasada bulunmuyor.
Girengir, dükkanına gelen bazı ünlü isimlerden de bahsetti; aralarında merhum Nejat Uygur’un da bulunduğu sanatçılar, kendi alanlarında ilgili kitapları almak için dükkanına uğramış.
Dijital çağın etkilerine de dikkat çeken Girengir, cep telefonları ve tabletler aracılığıyla dijital kitaplara ulaşmanın, basılı eserlere olan ilgiyi azalttığını belirtti. Ancak, kitap kokusunu sevenlerin hâlâ basılı kitaplara ilgi gösterdiğini de ekledi:
Kitapları sevip kokusunu almak isteyenler var, okuma devam ediyor. Ailemde bu işi yapacak kimse yok ama burada gelip gidenlerden birilerine devredebilirim. En büyük amacım bu işi sürdürebilmek. Çünkü böyle yerlerin çoğalması, gençlerin okumaya teşvik edilmesi çok önemli. Bir ülkenin kalkınmasında kitap okumanın katkısı büyük. Bu, bir ülkenin olmazsa olmazıdır.
Girengir, çocukluk yıllarından itibaren kitaplara olan tutkusuyla neredeyse her eseri incelediğini, 3 binin üzerinde kitabı ise dikkatlice okuyarak özümseyip üzerinde derinlemesine düşündüğünü anlattı. Felsefeye olan ilgisini de dile getiren Girengir, “Bizim işimizi yapanların her türden kitap okuması gerekir çünkü müşterilere yardımcı olabilmek için bu önemlidir.” dedi.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 86 yıl önce bugün hayata gözlerini yumdu. Gazi Mustafa Kemal, Her yıl 10 Kasım’da çeşitli gösteriler ve törenlerle yadediliyor…
Müzikseverleri her ay birbirinden güzel şarkılarıyla ağırlayan Şef Hakan Talu yönetimindeki Cemal Reşit Rey Müzik Topluluğu, 10 Kasım münasebetiyle Atatürk’ün sevdiği şarkıları repertuvarına taşıdı. ATA’nın sevdiği şarkıları müzikseverlerle buluşturdu.
Atatürk ve Müzik
Türkolog Reyhan Çınar’ın metinleri eşliğinde sunulan konser, Atatürk’ün Beyaz Trende dinlediği Taşplaklardan eserlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Konser öncesinde Prof Dr Namık Sinan ve Prof Dr. Bilen Işıktaş’ın katılımıyla , Atatürk’ün müzikle olan derin bağını ele alan ‘Atatürk ve Müzik’ başlıklı bir sohbet gerçekleştirildi.







Rabia Ceren Nas
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 86. yıl dönümünde çeşitli etkinliklerle anılıyor.
Bu vesileyle bazı müzeler de ücretsiz gezilebilecek.
İSTANBUL HAVA MÜZESİ ÜCRETSİZ
Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 86’ncı yılı dolayısıyla İstanbul Hava Müzesi’nde Atatürk fotoğrafları sergisinin ziyarete açıldığı ve müze girişlerinin 10 Kasım’da tüm ziyaretçiler için ücretsiz olduğu belirtildi.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>JACC akademik dergisinde yayımlanan çalışmada, Birleşik Krallık biyobankasındaki 90 bin katılımcının sağlık verileri değerlendirildi.
Katılımcılar, bileğe takılan bir ivmeölçerle 7 gün boyunca takip edildi. Ortalama yaşı 62 olan katılımcıların yüzde 56’sı kadın ve günlük ortalama hareketsizlik süreleri yaklaşık 9,5 saat olarak belirlendi.
Araştırma, atriyal fibrilasyon (AF), miyokard enfarktüsü (ME) ve kalp yetmezliği (KY) gibi kalp hastalıkları riskinin, hareketsiz sürelerin artmasıyla yükseldiğini gösterdi.
Çalışmaya göre, önerilen haftalık 150 dakikalık fiziksel aktiviteyi gerçekleştiren bireylerde AF ve ME riskleri azalsa da KY ile kalp hastalığına bağlı ölüm riski yüksek kalmaya devam ediyor.
Araştırmanın yazarlarından Shaan Khurshid, halk sağlığı politikalarının hareketsizliği azaltmaya odaklanması gerektiğini söyleyerek, günde 10,6 saatten fazla hareketsiz kalmamanın kalp sağlığı için asgari bir hedef olabileceğini aktardı.
Brown Üniversitesi Aile Hekimliği Bölümü’nden Charles Eaton ise araştırmanın hareketsiz yaşamın sağlık üzerindeki tehlikelerine dair güçlü kanıtlar sunduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Araştırma kapsamında, katılımcıların yarısına “izledikleri duygusal videolara tepki vermemeleri” gibi otokontrol gerektiren görevler verildi.
Öz kontrol uygulayan katılımcıların, beynin karar verme ve dürtü kontrolüyle ilgili bölgelerindeki “delta beyin dalgası” aktivitelerinde artış gözlendi.
Araştırma ekibi, bunun ardından 403 katılımcıyı iki gruba ayırarak katılımcılara EEG başlığı takmadan testi tekrarladı. Bu çalışmanın ardından ise öz kontrol yapan katılımcıların, daha agresif tepkiler verdiği saptandı.
Araştırmanın makalesi “Proceedings of the National Academy of Sciences” dergisinde yayımlandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ev hapsindeki ünlü şovmeni, eski menajeri Stelyo Pipis ziyaret etti.
Erbil, birlikte yer aldıkları fotoğrafa; “35 yıllık dostum” notunu düştü.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAM“SAĞLIKTA ŞİDDETE SIFIR TOLERANS”
Ardından sağlıkta şiddet olaylarına değinen Bakan Memişoğlu, “Sağlıkta şiddete anlam veremiyoruz ve üzülüyoruz. Onun için biz Sağlık Bakanlığı olarak hep şunu söylüyoruz; sağlıkta şiddete sıfır tolerans. Çünkü bizim sağlık çalışanlarımız, bizim hekimlerimiz, bizim hemşirelerimiz dünyanın en özverili ve en çalışkan insanları” ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasına ilişkin de “Özellikle son zamanlarda malum üzüntü verici yenidoğanla ilgili olaylar oldu. Burada özellikle bir şey ifade etmeyi istiyorum. Her meslek grubunda maalesef insani duygulardan nasibini almamış insanlar çıkabiliyor. Sağlık çalışanları arasında da bu çok az da olsa çıkabiliyor. Bizlerin görevi bu çürük elmaları, bu yanlış insanları ayıklamaktır. Bu tür çetelerle, bu tür yanlış davranışlar içinde olan insanlarla mücadelemizi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Bu yolda bu kadar iyi sağlık hizmeti sunan, toplumu sağlıklı kılmak için gecesini gündüzüne katan sağlık çalışanlarımızı bu tür çürük elmalarla birleştirmeyi ve eşleştirmeyi kabul etmiyoruz. Bunlarla mücadeleye devam ediyoruz. Bunu unutmamanızı istiyorum” diye konuştu.
“TOPLUMUN SAĞLIK ÇALIŞANLARINA SAHİP ÇIKMASINI İSTİYORUM”
Toplumun sağlık çalışanına sahip çıkması gerektiğini vurgulayan Bakan Memişoğlu, “Özellikle prematüre bebeklerin aileleri, bu insanların nasıl çalıştığını hepimizden daha iyi biliyor. O küçücük bebekleri yaşatmak için neler yaşadıklarını, nasıl özveriyle hareket ettiklerini hepimiz biliyoruz. Bu sadece sağlıkçıların değil, bütün toplumun bilmesi gereken bir husustur. O nedenle bizim hekimimizi, sağlık çalışanımızı, hemşiremizi el üstüne tutmamız lazım” ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, Dünya Prematüre Günü’nü kutlayarak konuşmasını tamamladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Güngör, ‘Fatih’ karakteri için açılan ‘tokat sitesi’ ile ilgili yaşadığı ilginç bir anıyı paylaşarak büyük ilgi topladı.
‘Fatih Ünal’ karakteri izleyicilerin tepkisini çeken hareketleriyle çok konuşulurken, geçtiğimiz yıl ‘Fatih’i Tokatla’ adında bir site açılmış ve bu durum çok konuşulmuştu.
REKLAM
Doğukan Güngör, programda Burcu Taflanoğlu’nun sorularını yanıtladı. Tokatlama sitesiyle ilgili paylaştığı anısı dikkat çekti.
Güngör, “Bir bayan, çok sakin bir şekilde yanıma gelip ‘Bir kere kendinizi tokatlar mısınız?’ diye sordu. Telefonunu önüme koydu. Ben de ona baktım, cesaretini takdir ettim ve kendimi tokatladım” dedi.
İşte o anlar;
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>REKLAM“MAMA VERMEYİN DEMEMİZE RAĞMEN VERDİLER”
Hastanedeki görevlilere mama verilmemesini söylemelerine rağmen verildiğini iddia eden Ali İmran Utku, şu anda 4 yaşında olan oğlunun sezaryenle sağlıklı doğduğunu belirterek şunları söyledi: “Oğlum, 40 haftalık, yani normal zamanında doğdu. Erken veya özel bir çocuk değildi. Sağlıklı şekilde taburcu ettiler hastaneden. 5’inci gün rutin kontrollerine geldiğimizde, işitme testinden geçti. Normal kontrollerden geçti. Doktor çocukta hafif sarılık olduğunu, kan testleri almamızı istedi. Bu kan testlerinden sonra da çocuğun fototerapi alması gerektiğini, mavi ışık verilmesi gerektiğini söyledi. Biz de annesiyle birlikte katta yatacaklar diye beklerken, ‘Yenidoğan yoğun bakıma yatıracağız’ dediler. Biz de nedenini sorunca, doktor, ‘Ben nöbetçiyim bugün. Hem ben yenidoğan yoğun bakıma yakınım. Gidip, gelmesi kolay olur. Hemen, 2-3 saatte çıkartırız’ diyerek, yenidoğan yoğun bakıma yatışını yapmamızı söyledi. Biz de saat 15.30 gibi çocuğun yatışını yaptık. Çocuğumu teslim ederken de kesinlikle mama vermemelerini, çocuğun emdiğini, annesinin sütünün olduğunu belirttik. Yani, ‘Kesinlikle mama vermeyin’ dedik. Saat 19.00’a kadar çocuğu göremedik. Saat 19.00’daki ziyaret saatinde içeriye girdik. Bebeği, yüzüstü yatar pozisyonda gördük ve kolunda damar yolu vardı ve uyuyordu. Oradaki görevlilere, çocuğun annesini emeceğini söyledik. Onlar da ‘Biz mama verdik, gerek yok’ dediler. Biz de ‘Neden mama verdiniz? Annesini emiyordu. Biz emmesini istiyoruz demiştik’ dediğimizde, ‘Bize kimse bir şey söylemedi. Biz rutin işimizi yaptık, verdik’ dediler.”
SARILIK TEDAVİSİ SIRASINDA KALBİ DURMUŞ
Saat 22.00’a kadar hastanede çocuklarını beklediklerini belirten Utku, “Bu sırada doktor çıkageldi ve ‘Saat 21.40 gibi bebeğin aniden kalbi durdu’ dedi. Oğlumun sağlıklı bebek olduğunu belirterek, ‘Niye kalbi duruyor?’ dedim. Doktor da bana ‘Metabolik bir şey olabilir. Şu an için ne olduğu belli değil. Ben adrenalin verip, kalp masajıyla geri getirdim. Şu an başka bir hastaneye sevk için uğraşıyorum. Boşta hastane arıyorum’ dedi. ‘Neden böyle bir şey oldu? Çocuğun başına bir şey mi geldi?’ diye sorduğumuzda, doktor bize herhangi bir sebepten dolayı kaynaklanmadığını, kalbinin aniden durduğunu, kalbin anlık da durabileceğini söyledi. Bizi gece yarısına kadar beklettiler. Bir süre bekledikten sonra, arabamızın olduğunu belirterek, ‘Hemen götürelim. Niye bekliyoruz?’ dedim. Çok iyi hatırlıyorum o günü. Kapıda 2 tane özel ambulansları vardı, bekliyordu. Bizi sevk etmediler. Dediler ki, ‘112’den biz ambulans istedik. Onu bekliyoruz’. Saat 21.40’ta olay olmuş. Yaklaşık 2,5-3 saat bizi orada beklettiler. Tam 3 saat sonra, biz diğer hastaneye sevk olduk” diye konuştu.
REKLAM“BOĞULMA NEDENİYLE 10 DAKİKA KALBİ DURMUŞ”
Hipotermi makinesi olmadığı gerekçesiyle başka bir hastaneye sevk edildiklerini söyleyen Ali İmran Utku, “Bu hastanede, ani kalp durmalarında beyin hasarı alan hastaların vücudunu, aynı sıcaklıkta tutabilmek için hipotermi makinesi yokmuş. Başka bir özel hastanede varmış. O özel hastaneyi ikna edip, oraya gitme çalışmaları süresi ve ambulans olmadığı için bizi 3 saat beklettiler. Oraya gittiğimizde de biz çocuğun boğulduğunu, akciğerine mama kaçtığını, gittiğimiz özel hastanede öğrendik. Oradaki doktor, ‘Sizin bebeğiniz boğulmuş. Doktorunuz size anlatmadı mı başına geleni?’ dedi. Bize 3 dakika kadar kalbinin durduğunu söylediler. Gittiğimiz hastanede onlara bildirilen 10 dakikaymış. Aslında geçen sürenin net bir zamanı yok. Çocuğu ne zaman buldukları ve kaç dakikadır uğraşıp da kalbinin geri döndürüldüğü şüpheli. 2 epikriz raporu da birbirleriyle çelişkili zaten. O hastanede 40 gün yoğun bakımda yattı. İlk 3 günü komada, 72 saat uyutmayla, hipotermi makinesinde gerçekleşti. 40 günün ardından biz oğlumuzu o hastaneden, 4 cihazla, makineyle ve yüzde 99 engelli olarak çıkardık. Hem beyin hem de fiziksel olarak hasarıyla çıkarttık” ifadelerini kullandı.
“ADLİ TIP, DOKTOR VE HEMŞİRENİN İFADELERİNİ DİKKATE ALMAMIŞ”
Feramis Emin’i taburcu ettikten sonra, savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını belirten Ali İmran Utku, şöyle konuştu: “Savcılık o günkü görevli personelin doktorun, hemşirenin ifadelerini alıyor. Hemşire ve doktorun ifadeleri, birbirleriyle tamamen çelişkili. Zaten sağlıklı bir bebek neden yoğun bakıma yatırılıyor. En büyük sıkıntımız o. Doktor ifadesinde diyor ki, ‘Beni 21.40’ta çağırdılar. Ben geldiğimde hemşireler ağzına balon maske bağlamış. Aspire etmiş ve kalp masajı yapıyorlardı’. Hemşire de ‘Ben çocuğu bulduğumda, ağzından burnundan kusmuk geldiğini gördüm ve hemen doktora haber verdim’ diyor. Aslında kendisi müdahale etmediğini, ifadesinde de gösteriyor. Biz bunları şikayet ettiğimizde, savcılık bunların ifadelerini alıyor ve Adli Tıp’a da bir yazı yolluyor. Buradaki olayın, epikriz raporlarıyla, bilirkişi gözünden incelenmesi için. Adli Tıp ise raporunda tam geçiştirme yapıyor. Yani ne hemşire ve doktorun ifadelerini ele almış, ne de buradaki yaşanan olayı. Raporun en bariz bir şekilde dikkat çeken yeri, taburculuğu sırasında arrest olduğu, yani ani kalp durması olduğu. Biz çocuğu teslim ettiğimizde sapasağlamdı. İfadelerle net şekilde hastanenin gözetimindeyken kalbi duruyor ve Adli Tıp bize taburculuğu sırasında, ‘Arrest geçirdi’ diye bir rapor sunuyor. ‘Yeterli kayıt ve tutanak tutulmadığı için, kayıt altına alınmadığı için, fototerapi sırasında mama kaçtığına dair bir delil bulunamamıştır. Bu yüzden değerlendirilememiştir’ diye Adli Tıp’ın raporunda yazıyor.”
“İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ DE SEVK SIRASINDA NEDEN 3 SAAT BEKLEDİĞİNİ SORGULUYOR”
Savcılığa suç duyurusunda bulunduktan sonra, İl Sağlık Müdürlüğü’ne de başvurduğunu belirten Utku, “İl Sağlık Müdürlüğü de ‘Burada bir olay var. Bir çocuğun başına, bebeğin başına bir olay gelmiş. Fakat bu çocuk niye 3 saat bekliyor’ diye değerlendirmiş. İl Sağlık Müdürlüğü orayı ele almış. Yetkili bir tabip atayıp, İl Tabipler Odası’yla değerlendirerek, bekletme suçu, yani görevini yerine getirmeme suçundan kusurlu bulmuş ve o zamanki görevli mesul müdür hakkında, ‘Görevi kötüye kullanmak’ suçundan soruşturma başlatmıştır. Bize de dava yolumuzun açık olduğunu beyan eden bildirimleri yapmıştır” ifadelerini kullandı.
HASTANE KUSURLU BULUNMADI
Mahkemenin 4 yıl sonra, hastanenin herhangi bir kusurunun olmadığı yönünde karar verdiğini söyleyen baba, davanın Tüketici Mahkemesi’nde görülmesine tepki göstererek, “3 saatte sevk edilmesi, bebeğin boğulmuş olması veya sağlıklı bebeğin, yoğun bakımda neden yatırıldığı es geçilerek, ‘Hastanenin hiçbir kusuru yoktur. Davanın reddine’ diye kapatılmıştır. Üstelik en önemli nokta da özel hastanelerin şikayetleri, Tüketici Mahkemesi’nde görülüyor. Yani bir içecek aldım da bozuk çıktı dercesine, Tüketici Mahkemesi’nde görülüyor. Mobilyası bozuk çıkan biri seninle aynı kefeye koyulurken, canla başla uğraştığın, ölümle sonuçlanan vakalar da aynı kefeye koyuluyor ve aynı hakimin değerlendirmesi bekleniyor” dedi.
“SAĞLIKLI BEBEĞİ ALIP, BİZE ÖLÜ VERDİLER”
Hukuk mücadelelerini, Bölge İdare Mahkemesi’ne yaptıkları temyiz başvurusuyla sürdüreceklerini belirten Ali İmran Utku, “İstinaf sürecine devam edeceğiz. Hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Çünkü, sağlıklı doğmuş, 5 günlük bir bebeği bizim elimizden alıp, öldürüp, bize ölü teslim ettiler. Biz o hastaneye güle oynaya girdik. Çocuğum şu anda yüzde 99 engelli. Midesinden besleniyor, başını tutamıyor, konuşamıyor, yürüyemiyor, yaşıtları gibi gelişemiyor. Sadece bıraktığınız yerde kalıyor. Yani gelişimi tamamen durdu. Fizik tedaviyle, emme yutmayla, bir yerlere bir şeyleri yerine getirmeye çalışıyoruz. Yaşatmaya çalışıyoruz tabiri caizse ve bize bunu yaşatanların hem bu dünyada hem öbür dünyada adaletle yerini bulmasını istiyoruz. Tek temennimiz o” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Tanıtıma Timur ve Efsun’un yakınlaşması damga vurdu. Bahar ve Evren’in romantik anlarının ekrana geldiği tanıtımda Efsun’un Timur’la dertleşmesi ve ikilinin öpüşmesi herkesi şaşırttı. Salı akşamlarına damga vuran dizide bu sürpriz yakınlaşma ve ikili arasında yaşanacak gelişmeler merakla bekleniyor.
Salı günlerinin en çok izlenen dizisi ‘Bahar: Kalbini Dinlemeye Var Mısın?’ sürpriz gelişmeleri ve heyecan dolu olaylarıyla bu akşam saat 20.00’de Show TV’de.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>GENETİK YATKINLIĞA DİKKAT!
Mide bulantısı, iştahsızlık, ağız kokusu, kusma ve karın ağrısı gibi belirtilerin çocuklarda mide sorunlarının belirtileri olduğunu aktaran Doç. Dr. Başaran, şunları ekledi: “Genetik yatkınlık, çocuklarda sindirim sistemi rahatsızlıklarının gelişiminde önemli rol oynar. Ailede mide problemleri yaşayan bireylerin bulunması, çocuklarda da benzer sorunların görülme olasılığını artırabilir. Beslenme alışkanlıkları mide problemlerinin yaygın nedenleri arasında. Bakteriyel, viral ve parazitik enfeksiyonlar, çocuklarda mide sorunlarına yol açabilir. Toplumda sık gördüğümüz helikobakter pilori midede gastrit ve ülsere yol açar, tedavi edilmediği takdirde bu kişilerde mide kanseri riski yüksektir.”
REKLAM“ÜLSERATİF KOLİT VE CROHN HASTALIĞININ HABERCİSİ OLABİLİR”
Çocuklarda mide problemlerinin ileri yaşlarda daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini de aktaran Doç. Dr. Başaran, ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi iltihabi bağırsak hastalıklarının da mide problemleriyle belirti gösterebileceğini söyledi.
Çevresel ve psikolojik etmenlerin de çocuklarda mide problemlerine neden olduğunu aktaran Doç. Dr. Başaran, “Stres, kaygı ve duygusal sorunlar olarak kendini gösterebilir. Çocuklar, stresli durumlarla başa çıkmakta zorlandıklarında, sindirim sistemleri olumsuz etkilenebilir. Stres, mide bulantısı, karın ağrısı ve sindirim güçlükleri ortaya çıkabilir. Gastrit ve ülser nedeniyle karın ağrısı ve bulantı yaşayan çocukta okul başarısı ve performans dikkatinin dağılması nedeniyle düşebilir” dedi.
“BÜYÜME VE GELİŞİMİNİ ETKİLİYOR”
Doç. Dr. Başaran, mide ülseri ve gastritin beslenmeyi olumsuz etkileyeceğinden çocukta büyüme ve gelişimin yaşıtlarına göre geri kalmasına yol açabileceğini de söyledi.
Demir ve B12 vitamini gibi besinlerin yetersiz emilmesi sonucu çocukların nörolojik gelişiminin ve bilişsel fonksiyonlarının etkilenerek, halsizlik, unutkanlık ve bitkinlik sorunlara neden olacağını da belirten Doç. Dr. Başaran, “Gastrit gibi sağlıksız mideye sahip olan çocuklarda erken doyma, yemek sonrası şişkinlik ve iştahsızlık görülür. Midenin sağlığına kavuşmasıyla şikayetler azalır iştahı düzelir” dedi.
“ÇOCUKLARIN DENGELİ BESLENMESİNE ÖZEN GÖSTERİMELİ”
Mide sağlığını korumanın en önemli yolunun düzenli ve dengeli beslenme olduğunu söyleyen Doç. Dr. Başaran, ebeveynleri de uyararak, şunları söyledi: “Çocukların sindirim sistemi aldıkları besinlerin kalitesine ve miktarıyla doğrudan bağlı. Ebeveynler, çocukların beslenme alışkanlıklarını takip ederek, sindirim problemlerini önlemek için sağlıklı gıdalarla beslenmelerini sağlamalılar. Yetersiz ve dengesiz beslenme, sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Bu yüzden protein, yağ ve karbonhidrat gibi besin öğeleri ve vitamin, mineral açısından dengeli bir beslenme uygulanmalıdır. Fazla miktarda işlenmiş gıda, şeker, aşırı acı baharat ve yağ içeren yiyeceklerin tüketimi midede gastrite, sindirim sorunlarına, aşırı gaz üretimine ve şişkinlik gibi sorunlara neden olabilir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
‘Hayat’ın ilk 5’e kalıp 2 Mart’ta düzenlenecek olan törede Oscar için aday olup olmayacağı önümüzdeki günlerde belli olacak. Filmin tanıtım çalışmalarına Los Angeles’ta devam ediliyor.

Cem Davran – Miray Daner – Zeki Demirkubuz – Burak Dakak
Zeki Demirkubuz, Sinema Genel Müdürü Birol Güven ve filmim oyuncuları Cem Davran, Burak Dakak ile Miray Daner, düzenlenen basın toplantısına katılarak soruları cevapladı.

Etkinliğin ikinci günü ise Dilan Çiçek Deniz’in yapımcılığını üstlendiği ‘Dilan Hakkında Konuşmalıyız’ adlı kısa filmin gösterimiyle başladı. Dilan Çiçek Deniz, etkinliğe sevgilisi Rafael Cemo Çetin ile birlikte katıldı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bazı TikTok kullanıcıları, eski One Direction grubu üyesinin cenazesinden olduğunu iddia ettikleri sahte görüntüleri sosyal medyada yayarak Payne’in hayranlarını hayal kırıklığına uğrattı ve öfkelendirdi.
31 yaşında hayatını kaybeden Payne’in bu hafta toprağa verilmesi planlanıyor. Ancak TikTok kullanıcıları çeşitli cenazelerden klipler yayınlıyor ve bunların Payne’e ait olduğunu öne sürüyor.
Dikkat çekmeye yönelik bu sosyal medya akımını ‘saygısızlık’ olarak nitelendiren Payne hayranları, İngiltere’nin Wolverhampton şehrindeki St. Peter’s Kolej Kilisesi’nin önüne çiçekler ve notlar bırakarak şarkıcıyı anmaya devam ediyor.
Payne’in cenazesiyle ilgili ayrıntılar gizli tutulsa da şarkıcının cenazesinin bu hafta, doğduğu yer olan Wolverhampton’da yapılması bekleniyor. Payne’in son uğurlama töreninin, büyüdüğü eve yakın olan Pendeford’daki St. Peter’s veya St Paul’s Kilisesi’nde yapılacağı söyleniyor.
Ünlü şarkıcının babası Geoff Payne, trajik olayı duyunca Arjantin’e gitti ve oğlunun cenazesiyle birlikte İngiltere’ye dönmesine izin verilene kadar ülkede kaldı. Acılı baba, cenazeyle birlikte geçen perşembe İngiltere’ye döndü.
Arjantin’de olayla ilgili soruşturma sürerken, Payne’in otopsi ve toksikoloji raporları daha önce açıklanmıştı. Otopsi raporunda, Payne’in otel odasının balkonundan “yarı veya tam bilinç kaybı” halinde düşmüş olabileceği belirtilirken, toksikoloji raporunda, ölüm anında ünlü şarkıcının kanında kokain olduğu tespiti yer almıştı.
Soruşturmayı yürütenler, Payne’in otel odasında kırık nesneler ve mobilyalar arasında narkotik maddeler ile alkolün saçılmış olduğunu tespit etmişlerdi. Bu durum, savcılığın Payne’in düştüğü sırada madde bağımlılığının neden olduğu bir kriz yaşadığını tahmin etmesine yol açmıştı.
Payne’in ölümünden kısa bir süre önce otel müdürünün 911 acil yardım hattını arayarak, agresif davranan, uyuşturucu ve alkolün etkisi altında olan bir misafiri ihbar ettiği öğrenilmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KRONOLOJİK YAŞ İLE BEYİN YAŞI ARASINDAKİ FARK BÜYÜDÜKÇE…
Bu hesaplamalarla beyin yaşı delta faktörünün belirlendiğini belirten Öztürk, “Kronolojik yaş ile beyin yaşı arasındaki fark büyüdükçe beynin daha erken yaşlandığını söyleyebiliriz. Son dönemde yapılan çok önemli bir çalışmada uyku kalitesi ve uyku problemleriyle beyin yaşlanması arasındaki ilişki araştırıldı. Bu çalışmanın önemli olmasının nedeni 589 kişinin toplamda 15 yıl boyunca takip edilmesiyle bu rakamların elde edilmesi. Çalışmaya göre uyku kalitesi bozuk olan bireylerde veya uykuyu sürdürmede güçlüğü olan bireylerde ortalama 3 yıl civarında beynin daha hızlı yaşlandığı belirlendi” dedi.
REKLAMDÜZENLİ OLMAYAN UYKU BEYNİ 3,8 YIL DAHA HIZLI YAŞLANDIRIYOR
Öztürk, beyin yaşlanmasını en olumsuz etkileyen durumun uykuya dalma güçlüğü ve kişinin sabah istemediği halde erken saatte kalkması olduğunu, bu etkenlerin beynin ortalama 3,8 yıl daha hızlı yaşlandırdığının çalışmayla ortaya konduğunu dile getirdi.
Tüm bu verilerin uyku sorunlarının beyni erken yaşlandırdığını gösterdiğini aktaran Öztürk, “Bunun getirdiği sonuçlar da bir takım dejeneratif hastalıkların, Alzheimer, Demans ya da Parkinson gibi hastalıkların riskinin artması anlamına geliyor. Böyle bir hastalık ortaya çıkmasa da bilişsel süreçlerde yavaşlama veya öğrenme güçlüğü, dikkati toplama güçlüğü ya da konsantrasyon sorunları, odaklanma problemleri ortaya çıkabilir” dedi.
“YATMA VE KALKMA SAATİNİ MUTLAKA SABİTLEMELİYİZ”
Öztürk, uyku sağlığına dikkat etmenin beynin erken yaşlanmasının önüne geçebilmede önemli bir etken olduğunu belirtti.
Kişinin uyku hijyeni kurallarına uyarak bununla ilgili engelleri ortadan kaldırması gerektiğini ifade eden Öztürk, şunları kaydetti: “Yatma kalkma saatini mutlaka sabitlemeliyiz. Yeteri kadar uyuduğumuzdan emin olmalıyız. Bu genç erişkin bireyler için yedi saatin altına düşmemeli. Bunun haricinde akşam geç saatlerde alkol alınmaması uykuya dalmayı ve sürdürmeyi kolaylaştırır. Rahat bir kıyafet giyilmesi ya da yatak odasında tam karanlıkta olunması, özellikle mavi ekrandan uzak kalma son bir saat içerisinde önemli önlemler olacaktır.
Uyku süresi son derece önemli. Çünkü ihtiyaç duyduğumuzdan daha uzun uyumak ya da daha kısa uyumak ömrü kısaltıyor. Bunu çok büyük epidemiyolojik çalışmalar göstermiş durumda. İdeali ihtiyaç duyduğumuz kadar uyumak. Burada yeteri kadar uykuyu aldığımızdan emin olmalıyız. Daha sonra bu süreyi nerede geçirdiğimiz önemli. Bizim için gece, karanlıkta kendi yaşam koşullarımıza uygun saatlerde bunu planlamak daha doğru olacaktır. Örneğin 11-12 gibi yatıp sabah 6-7 gibi kalkmak, iyi bir yol olabilir.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezine başvuran Atan, nakil listesine alındı. Beyin ölümü gerçekleşen kişinin bağışlanan kalbi, dokuları uyumlu çıkınca Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid ve ekibi tarafından nakledildi.
Sağlığına kavuşan Atan, 2009’da enfeksiyona yakalanarak rahatsızlandı. Dört ay yoğun bakımda kalan Atan, bu süreçte hızla kilo verdi. Taburcu edildikten sonra kullandığı ağır ilaçlar ve beslenmesine dikkat etmemesi nedeniyle böbrek rahatsızlığı başlayan Atan, 7 yıl diyalize girdi.
REKLAM
Dayısının oğlundan 2016’da böbrek nakledilen Atan’ın, bu süreçte iki oğlu üniversiteden mezun oldu. Oğullarını evlendiren Atan, bekledikleri ilk torunun sevinci yaşamaya başladı.
Atan, nakil olmadan önce çok zorlu bir hayat yaşadığını, her kalp krizi geçirdiğinde hastaneye yetişmek için zamanla yarıştığını söyledi.
“7 KEZ KALP KRİZİ GEÇİRDİM”
Kalp krizinin belirtilerini iyice öğrendiğini vurgulayan Atan, şunları kaydetti: “7 kez kalp krizi geçirdim. Bu konuda profesyonel olmuştum, ya taksi tutuyor ya da ambulans çağırıyor hastaneye yetişmeyi başarıyordum. 2001’de kalp nakledildikten sonra rahata kavuştum. Yiyecek ve içeceklere çok dikkat etmeyince 2009’da hastalandım. Mikrop kapmışım. Hafıza kaybı yaşamışım, 4 ay yoğun bakımda kalmışım. İyileşip çıktım, sonra tekrar rahatsızlandım. 5 ay daha yoğun bakımda kalmışım, bu süreçte 108 kilodan 48 kiloya düştüm.”
Hem kalbinin hem böbreğinin emanet olduğunu dile getiren Atan, “Hayat bir şekilde devam ediyor. Beş, altı kat merdiven çıkarım, çok uzun yol yürürüm. İki oğlum var, biri bilgisayar mühendisi oldu, diğeri gümrük müdürlüğünde memur, ikisini de evlendirdim. Hiçbir zaman hasta gibi yaşamadım, hep aktif oldum. Nakiller sayesinde çocuklarımı büyüttüm, okuttum, evlendirerek mürüvvetlerini gördüm. Şubatta ilk torunum doğacak” diye konuştu.
Atan, “Bence insanlar, toprak olacak organlarını hayattayken bağışlasın, başka insanlar yaşasın. Ben bu nakiller sayesinde hayattayım” ifadesini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
MÜNCİ KALAYOĞLU KİMDİR?
Ağustos ayında beyin kanaması geçiren 84 yaşındaki Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, karaciğer nakli yapan ilk Türk doktor. Kalayoğlu, 1940’da doğdu. Ankara Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Genel Cerrahi Ana Bilim Dalında uzmanlık eğitimi aldı. 1967- 1968 yılları arasında Mount Sinai Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’nda, 1968-1971 yılları arasında Pittsburgh Çocuk Hastanesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalında çalıştı. Yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1972’de doçent, 1977’de profesör oldu.
Prof. Dr. Münci Kalayoğlu hayatını kaybetti
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Programa; 2018- 2023 yılları arasında TEKNOFEST yarışmalarında finalist olmuş takım üyeleri ve projesini şirketleştirmiş girişimler başvurabilir. Başvurular 20 Mart 2024 saat 23:59:59 tarihine kadar https://t3gm.t3vakfi.org/tr/basvuru/teknofest-girisim-programi/ adresinden yapılabilecek.
TEKNOFEST Girişim Programının 3. Dönem İçeriği
TEKNOFEST Girişim Programı 3. dönem sürecini başarıyla tamamlayan ön kuluçka girişimlerine 250 bin TL, hızlandırma girişimlerine ise 500 bin TL’ye kadar maddi destek sağlayacak. Seçilen ekiplere maddi desteğin yanı sıra girişimcilik eğitimleri, alanında uzman ve yönetici mentor görüşmeleri, ofis ve patent desteği, yatırımcı ve işbirliği görüşmeleri desteği verilecek.
TEKNOFEST Girişim Programı 1. ve 2. Dönem
2022 yılında başlayan TEKNOFEST Girişim Programı, ilk döneminde 24 girişime 3 Milyon TL, ikinci döneminde ise 16 girişime 3.6 Milyon TL maddi destek sağladı. İlk iki döneminde mezun olan 40 girişime toplam 6.6 Milyon TL maddi destek sağlanırken 5 girişim son 1 yıl içerisinde yatırım aldı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEKNOLOJİNİN SINIRLARI ZORLANACAK
Bu yarışmalar, katılımcılara teknolojiyle yakından ilgilenme ve uygulama fırsatı sunar. Yarışmaların bitiminde ödüller verilerek katılımcıların başarıları ödüllendirilecek. Drone yarışları, robot yarışmaları, yapay zeka yarışmaları, insansız hava araçları yarışmaları gibi birçok farklı yarışma düzenlenecek. TEKNOFEST’in yanı sıra, teknoloji fuarı, konferanslar, atölye çalışmaları, seminerler ve paneller gibi birçok etkinlik de yer alacak. Bu etkinlikler, katılımcıların teknoloji dünyasındaki son yenilikleri yakından takip etmelerine ve yeni teknolojiler hakkında bilgi edinmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, etkinliklerde yer alan paneller ve konferanslar sayesinde, teknolojinin geleceği hakkında fikir alışverişinde bulunmak, sektördeki uzmanlarla tanışmak ve yeni iş fırsatları yaratmak mümkün.

BAŞVURULAR AÇIK
Cumhuriyetimizin 100. yılında, İstanbul’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2023’ün Teknoloji Yarışmaları için başvurular açıldı. Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturarak Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’te bu sene tamamı geleceğin teknolojileri üzerine kurgulanmış, Türkiye tarihinin en büyük ödüllü 41 farklı teknoloji yarışması olacak.

HERKESE ÜCRESTSİZ
Teknofest Havacılık ve Uzay Festivali’ne yaş ya da meslek grubu ayrımı olmaksızın herkes ücretsiz şekilde ziyaretçi olarak katılabilecek. 13 yaşından küçük ziyaretçiler etkinlik alanına ebeveynleri ya da öğretmenleri ile girebilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
5G ve potansiyel olarak gelişmiş 6G teknolojileri afetlerle mücadeleden iklim sorunlarına, trafikten enerji ve sağlığa kadar akıllı şehirlerin yönetiminde kritik bir rol oynayacak. İşte 5G ve 6G’nin akıllı şehirlerdeki önemli katkıları:
Hızlı İnternet Bağlantısı: 5G ve 6G, akıllı şehir uygulamalarının daha hızlı ve güvenilir bir şekilde çalışmasını sağlar. Büyük miktarda veri, sensörler aracılığıyla toplandığından, hızlı veri iletimi şehir altyapısının daha etkili yönetilmesine yardımcı olacak.
Nesnelerin İnterneti (IoT): 5G ve 6G, milyonlarca cihazın aynı anda bağlanmasına ve iletişim kurmasına olanak tanır. Bu da akıllı trafik, enerji, atık yönetimi gibi çeşitli uygulamaların daha etkili bir şekilde çalışmasına imkân sağlar.
Düşük Gecikme Süresi (Low Latency): 5G ve 6G, düşük gecikme süreleri sağlar. Bu, acil durum müdahaleleri, trafik yönetimi gibi hızlı tepki gerektiren uygulamalar için kritik öneme sahiptir.

Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR): Akıllı şehirlerde AR ve VR gibi gelişmiş teknolojiler, eğitim, turizm, şehir planlama gibi alanlarda kullanılabilir. 5G ve 6G, bu teknolojilerin daha geniş kitlelere daha yüksek kalitede ve gerçek zamanlı olarak sunulmasına yardımcı olabilir.
Analitik Veri İşleme: Akıllı şehirler, büyük miktarda veri üretir. 5G ve 6G, bu veriyi hızlı bir şekilde işleyerek anlamlı bilgilere dönüştürme kapasitesini artırır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ’Nİ TEMSİL EDECEKLER
Milli Savunma ve Teknoloji Topluluğu ile Robot Topluluğundan oluşan ROTEK CAR Takımı, başta motor ve batarya dengeleme sistemi olmak üzere birçok parçasının yerli olarak üretildiği araçları ile şasi ve gövde sayesinde yarış alanının en hafif araçlarından biri olma yolunda ilerleyen Balıkesir Üniversitesi Uluslararası Elektrik Elektronik Mühendislik Topluluğu da ürettikleri araçla 25-29 Nisan tarihlerinde yapılacak olan 2023 yılı Uluslararası Efficiency Challenge elektrikli araç yarışlarında Balıkesir Üniversitesini temsil edecekler.

ROKET YARIŞMASINDA FİNALİST OLDULAR
Roket yarışmasında finale kalan Balıkesir Üniversitesi Elektrik-Elektronik, Makine ve Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerinden oluşan Misya Havacılık ve Uzay Teknolojileri Topluluğu Roket Takımının da Bilgisayar Mühendisliği Teknofest Laboratuvarında ürettikleri mekanik parçalar, aviyonik devreler ve kompozit gövdeden oluşan roketinin atışı 27 Nisan 2023 tarihinde Aksaray’da gerçekleştirilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş, “Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Karşı Politika Belgesi”ni güncelledi. Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, güncelleniş belgeyi sendikanın genel merkezinde düzenlenen törenle imzaladı. Törene, sendikanın Genel Sekreteri Ali Çeltek, Kadın Komisyonu üyeleri ve genel merkezde çalışan kadınlar katıldı.
Törende yaptığı konuşmada, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ile şiddet, taciz ve kadın cinayetlerinin önlenmesinin sendikanın başlıca hedefleri arasında olduğunu söyleyen Özkan Atar, “Kadınların toplumsal yaşamın her alanında, aile yaşamında ve çalışma yaşamı içerisinde eşitlik ve özgürlük temelinde hak ettikleri yeri alması, hak ettikleri yaşama kavuşması, hepimizin önünde duran en önemli görevlerden. Türkiye bu anlamda hiç kolay bir ülke değil. Eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesini her alanda kararlılıkla sürdürmemiz gerekiyor” dedi.
“Yol gösterecek, önümüzü açacak bir belge”
Kadın Komisyonu’ndan Naz Şakar ise belgeye ilişkin şunları söyledi:
“Şiddet ve taciz kadınları evde, sokakta, yolda, her yerde bulabiliyor. Maalesef iş yerlerinde de karşımıza çıkabiliyor. Şiddet ve tacize karşı kadınları koruyan yasalar etkin şekilde uygulanmıyor bu ülkede. ILO 190 gibi sözleşmeler onaylanmıyor, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılıyor. Bizim aslında şiddete ve tacize karşı güvencemiz, örgütlülüğümüz ve sendikamız. Bu sendika, kadınların şiddet ve tacize karşı güvencesi. Bu yüzden biliyoruz ki Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacize Karşı Politika Belgemiz, bize bu mücadelede yol gösterecek, önümüzü açacak bir belge. Bizler, çalışma yaşamının şiddetten, tacizden, mobbingden arındırılması için, ILO 190’ın onaylanması için sendikamızla beraber mücadele etmeye devam edeceğiz.”
“Sendikamızın bu politikayı hayata geçirerek fabrikalarda farkındalığı yaratıyor”
Kadın Komisyonu’ndan Gamze Fırat ise “Şiddet ve tacize karşı mücadelemizde hep yanımızda olan, önümüzü açan ve öncülük eden bir sendikamızın olması bizi güçlendiriyor. Örgütlüysek güçlüyüz. Sendikamızın bu politikayı hayata geçirerek fabrikalarda bu farkındalığı yaratıyor olması çok kıymetli. Teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı. İmza töreni, politika belgesinin imzalanmasının ardından hep bir ağızdan atılan “Kadın, yaşam, özgürlük” sloganıyla son buldu.
PolitikaSendikaGüncelHukukKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Uygulamalı Sosyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aysel Günindi Ersöz, üniversitenin Psikoloji, İletişim, Türk Akademik Hukuk ve Sosyoloji topluluklarınca, Itri Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansta yaptığı konuşmada, kadına ve çocuğa yönelik şiddetin genellikle çevresindeki tanıdık kişilerce gerçekleştirildiğini söyledi.
Silahlı çatışmalarda en çok kadın ve çocukların öldüğünü, tecavüzlere maruz kaldığını anlatan Ersöz, şunları kaydetti:
“Kadınlar gözden çıkarılıyor ama çocuklar ne olacak, onlar da mağdur. Şiddet, ailede öğrenilen ve silsile halinde giden bir şey. Şiddet gelecek nesillere sirayet ediyor. Sadece kadın değil kadın, çocuk, toplum ve toplumun geleceği de bu şiddetten etkileniyor. Şiddet ortamında büyüyen çocuklar şiddete eğilimli oluyor. Şiddet aileden, medyadan ya da başka araçlardan öğreniliyor, ilerleyen zamanlarda artık o sorun olarak algılanmıyor ve sıradanlaşıyor. Şiddet hiçbir zaman bir çözüm yolu değil.”
Konferansa, dekanlar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
KonferansEğitimGüncelankaraŞiddetKadın
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Odunpazarı ilçesi 75. Yıl Mahallesi’ndeki ev hanımları, yaşadıkları mahallede kendilerine iş imkanı oluşturabilmek için bir araya geldi. Yaklaşık 1 yıl önce planlamasına başladıkları hayallerini gerçeğe dönüştüren kadınlar, Tomris Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’ni kurdu. Çalışma saatlerini de çocuklarına ve aile hayatlarına göre ayarlayabilecekleri bir iş düzeni oluşturdular. Çanta, yastık kılıfı, işyeri üniformaları ve çeşitli dikimlerin yapıldığı kooperatifte daha fazla kişiye istihdam sağlamayı amaçlayan girişimci kadınlar, artık işlerini daha fazla büyüterek ilerlemeyi amaçlıyor. Açılıştan kısa bir süre geçmesine rağmen, farklı işletmelerden gelen dikim işlerini yapan kadınların çalışmaları her geçen gün yoğunlaşıyor.
“Mahalledeki kadınlarında ilgisini çekmeye başladı
Kooperatif Başkanı Özlem Değirmenci, kısa sürede beklediklerinden daha fazla iş aldıklarını ifade etti. Mahalledeki kadınların kooperatife gelmek isteklerinin arttığını ifade eden Değirmenci, “Kurulmamızın üzerinden çok geçmedi. Beklediğimizden daha fazla firmaların ilgisi ile karşılaştık. Yaşadığımız yoğunluk kadınlarımızı memnun ediyor. Mahalledeki diğer kadın arkadaşlarımız da kooperatifimize ilgi gösteriyorlar. İlerde hedefimiz büyüterek daha fazla kadını istihdam etmek. Kendi kumaşlarımızı alarak ürünleri oluşturacağız” dedi. – ESKİŞEHİR
Yerel HaberlerOdunpazarıEkonomiKadınYerel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Sınırlı Sorumlu Bitlis Merkez Mahalleri-2 Tarımsal Kalkınma Tarım Kooperatifi üyeleri, hazırladıkları yöresel ürünlerin yanı sıra serada yetiştirdikleri ürünlerle kışlık yiyecekler yaptı. ???????
???????Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, kadın emeğine dayalı projelerin hem yerel ekonomiye hem de kadın istihdamına önemli katkı sunduğunu belirtti.
Belediyenin bu projeyle kadınların iş gücüne katılımının artırmayı hedeflediklerini ifade eden Tanğlay, “Proje alanı 5 dönümlük bir araziye yayıldı ve şu anda 2 dönümünde üretim yapılıyor. Bu proje sayesinde kadınlarımız hem ekonomik özgürlüklerini kazanıyor hem de ürettikleri doğal ve lezzetli ürünleri Bitlis halkıyla buluşturuyor.” dedi.
Kooperatif Başkanı Nazlı Bölükbaşı ise kadınların organik tarım, yöresel yemek yapımı ile sebze ve meyve kurutmacılığı alanlarında 7 ay gibi kısa sürede önemli çalışmalara imza attığını söyledi.
Bölükbaşı, “Kadınlarımız burada sadece üretmiyor, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerini sergiliyor. Belediyemizin sağladığı imkanlar sayesinde kadınlarımız üretkenliklerini ve dayanışma ruhunu ortaya koyuyor. Başkanımıza verdikleri destekten dolayı teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Yerel YönetimEkonomibitlisGüncelKadınTarım
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CANSIZ BEDENLERİ YATAK ODASINDA BULUNDU
Olay, Polatlı ilçesi Zafer Mahallesi Gordion Caddesi Sivrikaya apartmanında bulunan Ali Osman Er ve eşi Medine Er’in yaşadığı dairede meydana geldi. Er çiftinden haber alamayan komşuları tarafından eve itfaiye ekipleri çağırıldı. Camı kırarak içeri giren itfaiye görevlileri çiftin yatak odasında cansız bedeni ile karşılaştı.
BALIK YEDİKTEN SONRA ZEHİRLENMİŞLER
Olay yerinde polis ekipleri tarafından yapılan ilk incelemede, çiftin dün akşam yemeğinde balık yedikten sonra yattıkları ve gıda zehirlenmesi yüzünden hayatını kaybettikleri belirlendi. Haymana Demirözü köyü nüfusuna kayıtlı olan çiftin cenazeleri, otopsi yapılmak üzere adli tıp kurumuna gönderildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GüvenlikPolatlı3-sayfaSağlıkGüncelAnkara
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
OnePlus, yeni amiral gemisi telefonları Ace 5 ve Ace 5 Pro’yu aralık ayında Çin’de piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
Güvenilir sızıntı kaynağı Digital Chat Station’a göre, her iki telefon da birçok ortak özelliğe sahip olacak.
ORTAK ÖZELLİKLER
Hem Ace 5 hem de Ace 5 Pro, 1.5K çözünürlüklü ekranlar, optik parmak izi sensörleri, 100W kablolu şarj desteği ve metal çerçeveler gibi özelliklerle gelecek. Batarya kapasitesinin ise 6.200-6.300 mAh civarında olması bekleniyor.
İki telefon arasındaki en büyük farklardan biri, kullandıkları işlemci olacak. Ace 5’in Qualcomm’un Snapdragon 8 Gen 3 işlemcisinden güç alması beklenirken, Ace 5 Pro’nun Snapdragon 8 Elite işlemcisini kullanacağı söyleniyor.
KAMERA ÖZELLİKLERİ
Kamera tarafında da bazı farklılıklar olabilir. Ace 5’in 50 megapiksel ana kamera, 8 megapiksel ultra geniş kamera ve 2 megapiksel kameraya sahip olması bekleniyor.
Ace 5 Pro’nun ise periskop telefoto kamera da dahil olmak üzere daha gelişmiş bir kamera kurulumu sunması muhtemel.

Ace 5 ve Ace 5 Pro’nun yalnızca Çin’de piyasaya sürülmesi bekleniyor. Ancak OnePlus’ın, bu telefonları daha sonra farklı isimler altında ve bazı değişikliklerle küresel pazarda da sunması olası.
Önceki modellere bakıldığında Ace 5/Pro’nun, küresel olarak OnePlus 13R olarak piyasaya sürülebileceği tahmin ediliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung’un uygun fiyatlı telefon serisi Galaxy A’nın yeni üyesi Galaxy A26, tanıtılmadan önce render görselleriyle ortaya çıktı. Sızdırılan görseller, telefonun tasarımına dair ipuçları veriyor.
Render görsellerine göre Galaxy A26, düz bir tasarıma sahip olacak. Telefonun yan tarafında güç düğmesi ve ses açma/kapama tuşları bulunurken, arka tarafta flaşın yanında dikey olarak yerleştirilmiş üçlü kamera kurulumu dikkat çekiyor.
ANDROİD 15 VE DAMLA ÇENTİK
Telefonun Android 15 ile kutudan çıkacağı söyleniyor. Ancak, üst taraftaki damla çentik tasarımının bazı kullanıcılar tarafından eleştirilebileceği belirtiliyor.

6 GB RAM VE EXYNOS İŞLEMCİ
Galaxy A26’nın 6 GB RAM ve Exynos işlemci ile geleceği iddia ediliyor. Plastik bir gövdeye sahip olması beklenen telefonun, Galaxy A25 ile aynı fiyat etiketine (299 dolar) sahip olması bekleniyor.
Sızdırılan bilgilere göre Galaxy A26, 6,64 inç büyüklüğünde bir ekrana sahip olacak. Ancak ekranın, önceki uygun fiyatlı Galaxy telefonlarında olduğu gibi, yüksek bir görsel deneyim sunması beklenmiyor.
Galaxy A26’nın, yakın zamanda piyasaya sürülen Galaxy A16 gibi altı veya daha fazla yıllık yazılım desteği alması bekleniyor.

Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ALÂN
Her sene olduğu gibi, bu yıl da programa seçilen gruplar İstanbul Caz Festivali’nin Parklarda Caz konserlerinde sahne aldı. Seçilen gruplardan Mojo 5 ayrıca festivalin ödül gecesinde, Saint Privat konseri öncesinde sahneye çıktı. Gruplar eylül ayında stüdyoya girip, müzik tarzlarına göre eşleştirildikleri deneyimli müzisyenlerin prodüktörlüğünde Genç Caz+ 24 albümü için kendi bestelerini kaydettiler.
Blue Kiss Collective
Bu süreçte Boba Quartet’e Kıvılcım Konca, Zozeï’ye Çağıl Kaya, ALÂN’a Volkan Öktem, Mojo 5’e Selen Gülün, Blue Kiss Collective’e Kamucan Yalçın ve Zekeriya Şahiner Quartet’e Korhan Futacı prodüktör olarak destek oldu. Albümün kayıt, miks ve masteringini Sinan Sakızlı yaptı; grup fotoğrafları ise Muhsin Akgün’e emanet edildi.
Boba Quartet
Hayyam Stüdyoları’nda gerçekleştirilen kayıtlarda, gençliğin tutku ve heyecanının ustalığın bilgeliğiyle dengelendiği, özgür ve dinamik bir albüm ortaya çıktı. Albümün tanıtım konseri, 19 Kasım 2024’te, saat 21.00’de Pera 77’de düzenlenecek.
Mojo 5
Genç Caz+’nın bu seneki Seçici Kurulu’nda müzisyen Ayşe Tütüncü, müzisyen Selen Gülün, müzisyen Volkan Öktem, radyo programcısı Dr. Hakan Rauf Tüfekçi, yazar Yekta Kopan, müzisyen Okan Kaya, Sony Music Türkiye Genel Müdürü Özden Bora, Akra Caz Festivali Direktörü Kadir Dursun, müzisyen Çağıl Kaya, Pozitif ve Babylon’un kurucularından Ahmet Uluğ ve İstanbul Caz Festivali Direktörü Harun İzer yer aldı.
Zekeriya Şahiner Quartet
Genç Caz+ 24,15 Kasım’da Spotify, Apple Music, Deezer, YouTube Music, Fizy ve Muud gibi çeşitli platformlarda yerini alacak.
ZOZEÏ
Genç Caz+ 24 Albüm Şarkıları
BOBA Quartet / “güneş kaçta doğuyor”
ZOZEÏ /“Bir Oda”
ALÂN/ “DUDUDA”
MOJO 5 / “SIMPLE LIFE”
BLUE KISS COLLECTIVE / “Answers”
ZEKERİYA ŞAHİNER QUARTET / “intricate-bop”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Pandemi döneminde yapılan araştırmalara göre sanat galerilerinin dünya çapında yüzde 70’in üzerinde gelir kaybına uğramasıyla birlikte sanat alanına olan destekler arttı.
UNESCO verilerine göre bu dönemde kültür-sanat sektöründe 10 milyona yakın insan da işsiz kaldı. Anadolu Efes Art Space platformu da bu bağlamda pandemi döneminin ardından Kazakistan’da genç yeteneklere ve dezavantajlı sanatçılara destek olmak amacıyla kuruldu.

Platform Kazakistan’da 2.5 yıl içinde 21 sergiye ev sahipliği yaptı. Genç yeteneklerin ve dezavantajlı sanatçıların sergilerinin yer aldığı platform, İstanbul’da Kazakistanlı dört sanatçı, Sh. Guliyev, G. Askarova, A. Amirkhanova ve A. Malaeva’nın eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor. Kazakistan’ın mistik ve zengin kültürünü yansıtan eserlerin yer aldığı sergi ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yapımcılığını Broadway Entertainment Group’un üstlendiği Küçük Prens, içerdiği derin mesajların yanı sıra iç içe geçmiş karakterler ve gösteride kullanılan renkli kostümlerle dikkat çekiyor.

Dansın, müziğin, projeksiyonların ve akrobasinin uyumlu birleşimi olan Küçük Prens gösterisi, izleyicilerin hayal gücünün sınırlarını zorlayacak. Paris, Sidney, Dubai, Graz gibi şehirlerde kapalı gişe oynanan gösteride, Küçük Prens’in farklı gezegenlerde karşılaştığı karakterler ve onların temsil ettiği değerler, tiyatro, dans, akrobasi ve ileri teknoloji video haritalama ile canlandırılıyor
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Akademi CEO’su Bill Kramer, “Conan O’Brien’ın bu yıl Oscar’ları sunmasından büyük heyecan ve onur duyuyoruz. Muhteşem mizahı, filmlere sevgisi ve canlı yayın tecrübesiyle törene liderlik etmek için mükemmel bir kişi” dedi.

O’Brien Cuma günü yaptığı açıklamada, “Amerika bunu istedi ve şimdi gerçekleşiyor” açıklamasını yaptı.
2002 ve 2006 yıllarında Emmy Ödülleri’ni sunan O’Brien ilk Oscar sunuculuğunu gerçekleştirecek.
Oscar Ödülleri, Türkiye saatiyle 3 Mart’ta ABC kanalında canlı olarak yayınlanacak.
Ünlü komedyen, en çok Late Night with Conan O’Brien, The Tonight Show with Conan O’Brien ve Conan adlı gece şovlarının sunucusu olarak tanınıyor.
O’Brien televizyon sunuculuğu kariyerinden önce ise Saturday Night Live şovu ve The Simpsons dizisi için yazar olarak çalışmıştı.
O’Brien, 2021’de gece şovlarından ayrıldı ve o zamandan beri Conan O’Brien Needs a Friend adlı bir podcast ve Conan O’Brien Must Go adlı bir seyahat programı hazırladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Göçün acısını Batılılaşmanın coşkusuyla harmanlayan “Batı Ekspresi”, bir yandan batının bolluk ve tüketim toplumu cazibesine kapılırken diğer yandan kendi kültürlerini cebine doldurup türlü sebeplerle gurbet yollarına düşen ve Şark Ekspresi’ne binenlerin hikâyesi…
REKLAM
Özgürlüğün, batılılaşmanın ve kapitalizmin çarpıcı etkilerini işlerken öte yandan göç edenlerin, doğdukları topraklara duyduğu özlemi ironik ve düşündürücü bir yaklaşımla ele alan oyun, kültürel değerlerin Batı’nın sunduğu “vaha” ile çatışmasını gözler önüne seriyor. “Batı Ekspresi”, yolculuğun sadece gidişini değil, aynı zamanda dönüşünü de sorgulatan bir tecrübe sunuyor.

Matéi Visniec’in kaleme aldığı, Elvin Beşikçioğlu’nun yönettiği oyun “Batı Ekspresi”nde sahneyi Adem Aydil, Derin Beşikçioğlu, Fatih Sönmez, Selin Tekman, Selin Zafertepe ve Ünsal Coşar paylaşıyor. Oyunun etkileyici dekor tasarımı Barış Dinçel’in, kostümleri Başak Özdoğan’ın, müzikleri Utar Dündar Artun’un imzasını taşıyor.

25 Kasım 2024 Pazartesi ve 26 Kasım 2024 Salı akşamları saat 20.30’da Ses 1885 – Ortaoyuncular Tiyatrosu’nda sahnelenecek tek perdelik “Batı Ekspresi”nin biletleri Biletix’ten ve gişeden temin edilebilir
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Nâzım Hikmet, Özdemir Asaf, Ümit Yaşar Oğuzcan ve daha birçok şairin eserlerini özgün caz besteleriyle buluşturan proje, Selçuk Yöntem’in yorumu ve quartet’in müzikalitesini bir araya getiriyor.

Tiyatro, dizi, sinemadaki başarılı oyunculuğuyla dikkat çeken Selçuk Yöntem’e sahnede Viyana’da yaşayan Türk kemancı Efe Turumtay, Çek basçı Tomáš Liška’nın lirik sesi ve Macar perküsyoncu András Dés’in eğlenceli ritimleri eşlik ediyor.
Uluslararası üne sahip Türk perdesiz gitar virtüözü Cenk Erdoğan da melodilerini quartet’e taşıyor.
Selçuk Yöntem’in güçlü yorumuyla seslendireceği şiirler, caz müziğinin ritmiyle birleşerek dinleyenlere farklı bir deneyim sunacak.
Sezon boyunca sahnelenmeye devam edecek Biletler Biletix, Bubilet, Biletinial ve Passo’da satışta.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ASELSAN, çığır açan teknolojileriyle dünyanın en büyük savunma sanayii şirketleri arasında yerini alırken, 49. kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyor.
Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Türkiye’ye uygulanan ambargoların ardından, ülkenin savunma gücünü yerli üretimle güçlendirme hedefiyle 14 Kasım 1975’te kurulan ASELSAN, bu anlamlı gün dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol liderliğindeki heyet, Anıtkabir’in Aslanlı Yolundan geçerek Atatürk’ün mozolesine ulaştı. Çelenk sunumunun ardından saygı duruşunda bulunan ASELSAN ekibi, İstiklal Marşı’nı coşkuyla okudu. Ziyaret sırasında, kuruluş yıl dönümüne özel kokartlar taşıyan ASELSAN heyeti, törenin ardından Misak-ı Milli Kulesi’nde Şeref Defteri’ni imzaladı.
“ASELSAN, BUGÜN ÜLKEMİZİN ÖVÜNÇ KAYNAĞIDIR”
Şeref Defteri’ne düşüncelerini aktaran Ahmet Akyol, Atatürk’e hitaben, ASELSAN’ın bugün 49. yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşadığını belirtti. Akyol, şu ifadeleri kullandı:
Kuruluş amacımız olan güvenlik güçlerimizin haberleşme ihtiyaçlarını yerli üretimle karşılamak misyonuyla yola çıkan ASELSAN, bugün ülkemizin övünç kaynağıdır. Türkiye’nin her platformunda, denizlerin altından uzayın derinliklerine kadar ASELSAN teknolojileri yer alıyor.

90’A YAKIN ÜLKEYE İHRACAT
ASELSAN’ın başarılarının sınırları aştığını ve 90’a yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini vurgulayan Akyol, geçen yıl ASELSAN’ın dünyanın en hızlı büyüyen savunma sanayii şirketlerinden biri olma unvanını kazandığını belirtti. Bu büyümeyi sürdüreceklerini ifade eden Akyol, şunları söyledi:
2030 yılı sonunda dünyanın en büyük 30 savunma şirketinden biri olma hedefiyle kararlılıkla ilerliyoruz. İhracat odaklı büyümemizi sürdürürken, en yenilikçi ve oyun değiştiren teknolojileri geliştirmeye devam edeceğiz. ASELSAN, kendine güvenen bir milletin neler başarabileceğinin canlı örneğidir. Milli mücadelenin ruhu ve değerleri, aynı zamanda ASELSAN’ın da değerleridir.
“CUMHURİYET’İ DEMİR KUBBE İLE ZIRHLANDIRACAĞIZ”
Akyol, 50. yıla bir kala ASELSAN’ın yeni başarılarla ülkenin gurur kaynağı olmaya devam edeceğini vurgularken, Cumhuriyet’i savunmada en ileri teknolojilerle destekleyeceklerini dile getirdi. Akyol Atatürk’e ithafen, şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
Cumhuriyet’i demir ağlarla ördüğünüz gibi, bizler de onu Çelik Kubbe ile zırhlandıracağız. Emanet ettiğiniz Cumhuriyet’i hak ettiği noktaya taşımak için daha fazla çalışacağız. Ruhunuz şad olsun
2030 HEDEFLERİNE ADIM ADIM
Açıklamada yer verilen bilgilere göre, ASELSAN, Türk Silahlı Kuvvetlerinin haberleşme ihtiyaçlarının milli imkanlarla karşılanması için 1975 yılında ambargolara yanıt olarak kuruldu. Türkiye’nin en büyük savunma elektroniği kuruluşu olan ASELSAN, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına (TSKGV) bağlı anonim bir şirket olarak başarı grafiğini her geçen gün yükseltiyor.
ASELSAN, 49 yıldır denizlerin altından uzayın derinliklerine her alanda oyun değiştirici etkiye sahip ileri teknolojiler geliştiriyor. Dünyanın ilk 100 savunma sanayisi şirketi listesinde 42’nci sırada yer alan ASELSAN, 2030 yılında global ölçekte en büyük 30 firma arasına girmeyi hedefliyor. AselsaneXt vizyonu doğrultusunda alanında en iyi ürünleri üreten, oyun değiştirici teknolojiler geliştiren ve ihracat odaklı büyüyen bir dünya markası haline gelen ASELSAN, 49 yıldır Türkiye’nin ileri teknolojide dışa bağımlılığının azaltılmasına katkı sağlıyor. En önemli gücü, sahip olduğu nitelikli insan kaynağı olan ASELSAN’ın, 11 bini aşan çalışanının büyük kısmı mühendislerden oluşuyor.
Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google, Aralık 2023’te Google Haritalar’daki Zaman Çizelgesi konum geçmişi özelliğinde değişikliğe gideceğini duyurmuştu.
Bu değişiklikle birlikte, Google Haritalar’ın bulutta yıllarca sakladığı konum geçmişi artık cihazda kaydedilecek.
ÜÇ AYDAN ESKİ VERİLER SİLİNECEK
Kullanıcılar, aksi yönde bir tercihte bulunmadıkları takdirde üç aydan eski Google Haritalar Zaman Çizelgesi verilerinin silineceği konusunda Google’dan e-postalar alıyor.
Bazı kullanıcılara kararlarını vermeleri için 19 Kasım, bazılarına ise 1 Aralık son tarihi veriliyor.
E-postada konum geçmişini saklamak için bir bağlantı yer alıyor, ancak bazı kullanıcılar bu seçeneği seçmelerine rağmen Zaman Çizelgesi verilerinin silindiğini bildiriyor.

Android Authority’nin haberine göre, bazı kullanıcılar değişikliklerin 19 Kasım’dan itibaren gerçekleşeceğini belirten bir e-posta aldı.
Daha önce, bu değişiklik için son tarihin 1 Aralık olacağı bildirilmişti. Ancak, farklı kullanıcılara farklı tarihlerin verildiği anlaşılıyor.
VERİLERİNİZİ KAYDEDİN
Son tarihten önce işlem yapılmazsa, Google’ın son 90 günlük Zaman Çizelgesi verilerini son tarih geçtikten sonra kullanılan ilk oturum açılmış cihaza aktarmaya çalışacağı belirtiliyor.
90 günden eski veriler ise silinecek. Yeni konum geçmişi, son tarihten sonra mevcut cihaza kaydedilecek.
Zaman Çizelgesi verilerini kaybetmemek için Google Takeout kullanarak verileri dışa aktarmak mümkün. Bunun için takeout.google.com adresine gidip “Konum Geçmişi (Zaman Çizelgesi)” dışındaki her şeyin işaretini kaldırmak gerekiyor. Ardından “Sonraki adım” ve “Dışa aktarma oluştur” seçenekleri izlenmeli.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Apple, 40 milyon İngiliz iCloud kullanıcısını haksız uygulamalarla mağdur ettiği iddiasıyla karşı karşıya.
Tüketici hakları grubu “Which?”, Apple’ın kullanıcıları iCloud hizmetine kilitlediğini ve bu hizmet için fahiş fiyatlar talep ettiğini öne sürerek hukuki işlem başlattı.
APPLE, KULLANICILARI TUZAĞA MI DÜŞÜRDÜ
Which?, Apple’ın 2015 yılından beri kullanıcıları kendi hizmetlerine kilitlediğini ve bu durumdan haksız kazanç sağladığını iddia ediyor.
Kurumun CEO’su Anabel Hoult, “Apple gibi büyük şirketlere, İngiliz tüketicilerini sonuçlarına katlanmadan dolandıramayacaklarını gösteriyoruz.” dedi.
Hoult, bu davanın tüketicilerin hak ettikleri tazminatı almalarına yardımcı olabileceğini ve gelecekte benzer davranışları caydırabileceğini umuyor.
3 MİLYAR STERLİNLİK TAZMİNAT ÖDEMESİ
Which?’in başlattığı hukuki işlemin başarılı olması halinde Apple, 3 milyar sterlinlik bir tazminat ödemek zorunda kalabilir. Bu da ortalama bir iCloud kullanıcısının yaklaşık 70 sterlin alabileceği anlamına geliyor.

APPLE İDDİALARI REDDEDİYOR
Apple ise Which?’in iddialarını reddediyor. Şirket, yaptığı açıklamada iCloud uygulamalarının rekabete aykırı olmadığını ve iddialara karşı kendilerini savunacaklarını belirtti.
Apple, kullanıcıların iCloud’u kullanmak zorunda olmadığını ve birçok kullanıcının üçüncü taraf alternatifleri tercih ettiğini söyledi.
Which?, hukuki işlemi başlatması için uluslararası hukuk firması Willkie Farr & Gallagher’ı görevlendirdi. İşlemin Litigation Capital Management adlı bir başka firma tarafından finanse edildiği belirtiliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Google, her yıl insanların telefonlar aracılığıyla dolandırıcılık ve sahtekarlık yoluyla 1 trilyon dolardan fazla para kaybettiğini belirtiyor.
Bu suçlular, karmaşık yöntemler kullanarak insanları kandırıyor ve dolandırıyor. Google, bu soruna çözüm olarak yapay zeka destekli Dolandırıcılık Algılama özelliğini geliştirdi.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ DOLANDIRICILIK ENGELLEME
Dolandırıcılık Algılama, gerçek zamanlı olarak aramaları analiz ederek dolandırıcılık olup olmadığını tespit ediyor.
Özellik, daha önceki dolandırıcılık vakalarında görülen konuşma kalıplarını arıyor. Örneğin, arayan kişi bankanızdan olduğunu ve bir hesap ihlali nedeniyle acil para yatırmanız gerektiğini söylerse, Dolandırıcılık Algılama devreye giriyor ve aramanın dolandırıcılık olup olmadığını kontrol ediyor.
Eğer arama dolandırıcılık olarak değerlendirilirse, kullanıcı sesli, görsel ve dokunsal uyarılarla bilgilendiriliyor. Bu sayede, kullanıcılar dolandırıcılık girişimlerine karşı anında uyarılıyor ve korunuyor.

GİZLİLİK ÖN PLANDA
Dolandırıcılık Algılama varsayılan olarak kapalı. Kullanıcılar, istedikleri zaman veya belirli bir arama sırasında Telefon uygulaması ayarlarından özelliği etkinleştirebiliyor.
Tüm yapay zeka işlemleri cihaz üzerinde gerçekleştiği için bilgiler Google sunucularına gönderilmiyor.
GOOGLE PLAY PROTECT CANLI TEHDİT ALGILAMA
Google, Android kullanıcılarını kötü amaçlı yazılımlardan ve tehlikeli uygulamalardan korumak için Google Play Protect ile gerçek zamanlı koruma sunuyor.
Bu özellik, uygulamaların talep ettiği hassas izinleri ve diğer uygulamalar ve hizmetlerle nasıl etkileşime girdiğini analiz ediyor.

Eğer bir uygulama tehlikeli olarak değerlendirilirse, kullanıcı gerçek zamanlı olarak uyarılıyor. Bu sayede kullanıcılar, tehlikeli uygulamaları telefonlarına yüklemeden önce uyarılıyor ve kişisel verilerini koruyabiliyor.
PIXEL 6 VE SONRAKİ MODELLERDE KULLANILABİLİR
Gerçek zamanlı uyarılarla canlı tehdit tespiti şu anda Pixel 6 ve sonraki modellerde mevcut. Önümüzdeki aylarda bu özelliğin diğer Android telefonlarda da kullanıma sunulması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Qualcomm, gelecek yıl piyasaya süreceği Snapdragon 8 Elite 2 işlemcisinin üretimi için TSMC ile anlaştı.
Bu karar, Samsung Foundry’nin düşük verim oranları nedeniyle alındı. Samsung Foundry’nin 2nm işlem düğümünü kullanarak Snapdragon 8 Elite 2’yi üretmesi bekleniyordu.
Ancak, verim oranlarının düşük olması ve maliyetlerin yüksek olması, Qualcomm’u TSMC’ye yönlendirdi.
SAMSUNG FOUNDRY ZOR DURUMDA
Samsung’un çip üretim bölümü Samsung Foundry’nin düşük verim oranları, son yıllarda şirketin işine mal oluyor.
3nm yongalar için yüzde 20 verim oranına sahip olan Samsung Foundry, 500 yonga ürettiğinde sadece 100 işlevsel yonga elde edebiliyor. Bu durum, Qualcomm gibi yonga tasarımcıları için ek maliyet anlamına geliyor.

TSMC, VERİM ORANLARIYLA ÖNE ÇIKIYOR
TSMC’nin 3nm’deki veriminin yüzde84 olduğu söyleniyor. Bu, Qualcomm’un kararını daha da mantıklı kılıyor.
TSMC, daha yüksek verim oranlarıyla daha fazla işlevsel yonga üretebiliyor ve bu da maliyetleri düşürüyor.
Snapdragon 8 Elite 2’nin Geekbench’teki test sonuçları, Snapdragon 8 Elite’e göre yüzde20’lik bir CPU performans artışı göstereceğini ortaya koydu.
4000’lik tek çekirdek puanı, MediaTek’in gelecek yılın sonlarında duyurması beklenen Dimensity 9500 SoC ile eşleşiyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ABD’li milyarder Elon Musk’a ait olan sosyal medya platformu X, daha önce birçok kez güvenlik endişeleri nedeniyle tepkilerin odağı olmuştu.
Kullanıcıların gizlilik ve güvenlik haklarını ihlal ettiği ileri sürülen uygulama, birçok ülke ve kurum tarafından para cezasına çarptırıldı.
Tekrar bu kuralları ihlal ettiği ortaya çıkan X’e, bu kez Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) tarafından ceza uygulandı.
İNCELEME BAŞLATILDI
KVKK, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında X’in internet sitesinde yayınladığı “güvenlik ve emniyet amacıyla kullanıcılarından temin edilen e-posta adresi veya telefon numaralarının, kendilerine ait reklamcılık sistemlerinde yanlışlıkla reklam amaçlı kullanıldığı” duyurusu ve konuya ilişkin haberler üzerine resen inceleme başlattı.

BİRÇOK İLKEYİ İHLAL ETTİĞİ TESPİT EDİLDİ
İşlenen kişisel verilerin üçüncü kişilerin eline geçmiş olabileceğini ve Türkiye’de X kullanıcı sayısının çok fazla olduğunu dikkate alan KVKK, güvenlik amacıyla temin edilen kişisel verilerin reklam faaliyetleri amacıyla işlenmesinin, kanunda yer alan “hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma” ve “işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma” ilkelerine aykırı olduğunu tespit etti.
1 MİLYON 470 BİN LİRA CEZA UYGULANDI
KVKK, kişisel verileri hukuka aykırı olarak işleyen ve 6698 sayılı kanunda yer alan uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almayan, veri güvenliğine yönelik yükümlülüklerini yerine getirmeyen X’e 1 milyon 470 bin lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Meta, Instagram ve WhatsApp’ı satın almasıyla ilgili olarak ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) tarafından açılan antitröst davasıyla karşı karşıya.
FTC, Meta’nın bu şirketleri rekabeti engellemek ve sosyal medya pazarındaki hakimiyetini sürdürmek amacıyla satın aldığını iddia ediyor.
DAVA YENİDEN GÜNDEMDE
Bu dava yeni değil. FTC, davayı ilk olarak 2020 yılında açmıştı. Bir yargıç 2021 yılında davayı reddetmişti, ancak FTC daha güçlü bir argümanla geri döndü.
Meta, nisan ayında davayı tekrar reddetmeye çalıştı, ancak yargıç FTC’nin tarafını tuttu ve davanın devam etmesine karar verdi.
Meta, eylemlerinin yasal olduğunu savunuyor. Şirket sözcüsü Christopher Sgro, The Verge’e yaptığı açıklamada, davanın Instagram ve WhatsApp satın almanın tüketiciler için iyi olduğunu kanıtlayacağından “emin” olduklarını söyledi.

Bu satın almaların on yıldan uzun bir süre önce gerçekleştiğini ve o dönemde FTC tarafından incelendiğini belirtti.
Sgro, ayrıca YouTube, TikTok, X (eski adıyla Twitter) ve Apple’ın iMessage gibi platformları rakip olarak göstererek sosyal medya pazarının rekabetçi ortamını vurguladı.
DAVANIN SONUCU TEKNOLOJİ SEKTÖRÜNÜ ETKİLEYEBİLİR
Bu dava, büyük teknoloji şirketlerini çevreleyen düzenleyici ortamın değişimine işaret ettiği için önemli.
FTC’nin davası, birleşme ve satın almalar konusunda daha şüpheci bir yaklaşım sergileyen Trump yönetimi döneminde açılmıştı.
Ancak, yeni yönetimle birlikte antitröst yasalarının nasıl uygulanacağı konusunda değişiklikler olabilir.
Davanın sonucu, teknoloji sektörü üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir. FTC kazanırsa, Meta’nın parçalanmasına yol açabilir ve büyük teknoloji şirketlerinin gelecekte nasıl faaliyet göstereceği ve satın almalar yapacağı konusunda emsal oluşturabilir.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Nvidia, GeForce Experience uygulamasının yerini almak üzere tasarlanan yeni Nvidia uygulamasını resmen tanıttı..
Bu yılın başlarında beta sürümüne giren uygulama, artık beta etiketinden kurtuldu ve GeForce sürücüleriyle birlikte paketlenmeye hazır hale geldi.
GELİŞMİŞ ÖZELLİKLER VE YENİ DENEYİM
Yeni Nvidia uygulaması, 4K 120 fps AV1 video çekimi, Nvidia’nın yapay zeka destekli RTX oyun filtreleri ve özelleştirilebilir istatistik katmanı gibi gelişmiş özellikler sunuyor.
Ayrıca, ekran yapılandırma, G-Sync etkinleştirme ve GPU performans ayarları gibi Nvidia Denetim Masası’nda bulunan birçok seçeneği de içeriyor.
Nvidia, Denetim Masası uygulama özelliklerinin çoğunu ana Nvidia uygulamasına getirmek için çalışmalarını sürdürüyor.
GeForce ekibi, gelecek güncellemelerde Surround ve Çoklu Ekran Modu ayarları gibi kalan Nvidia Denetim Masası seçeneklerinin de ekleneceğini duyurdu.
Yakın zamanda uygulamaya ekran ayarları, RTX Video HDR kaydırıcıları ve RTX Video Süper Çözünürlük desteği eklendi.

SÜRÜCÜLERLE BİRLİKTE SUNULACAK
Yeni Nvidia uygulaması, Nvidia’nın GeForce sürücülerinin bir parçası olarak isteğe bağlı bir yükleme şeklinde sunulacak. Uygulamayı kullanmak için bir Nvidia hesabına giriş yapmak gerekmeyecek.
Nvidia, yeni uygulamanın resmi olarak piyasaya sürülmesiyle GeForce Experience ve Nvidia RTX Experience özelliklerinin geçişinin tamamlandığını ve uygulamanın yakında Game Ready Sürücü ve Studio Ready Sürücülerin bir parçası olarak isteğe bağlı olarak paketleneceğini açıkladı.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İklim değişikliğiyle mücadele için yeni ve tartışmalı bir teknoloji olan “güneş blokajı” planı, Microsoft’un kurucusu Bill Gates ve diğer teknoloji devlerinin desteğini alarak büyük bir proje haline geldi.
Planın temel amacı, güneş ışığının bir kısmını Dünya’nın atmosferinden yansıtarak küresel ısınmayı yavaşlatmak.
Ancak bu girişimin çevresel etkileri, bilim insanları ve hükümetler arasında ciddi endişelere yol açıyor.
AMAÇ GÜNEŞ IŞINLARINI ENGELLEMEK
Girişim sermayesiyle desteklenen “Make Sunsets” isimli yeni bir şirket, bu vizyonu gerçeğe dönüştürmeye çalışıyor. Şirket, Meksika’nın Baja şehri üzerinde balonlar kullanarak stratosfere sülfat bazlı aerosoller saldı.
Bu aerosoller, güneş ışığını yansıtarak Dünya yüzeyine ulaşan ısı miktarını azaltmayı hedefliyor.
Ancak jeomühendislik biliminde “stratosferik aerosol enjeksiyonu” olarak bilinen bu teknik, çevresel ve sosyal riskleri nedeniyle tartışmalı bir çözüm olarak görülüyor.

ÜNLÜ İSİMLER DESTEKLİYOR
Bill Gates’in yanı sıra OpenAI CEO’su Sam Altman gibi isimler de projeye finansal destek sağlıyor.
Güneşi kapatmak üzerine çalışan bu ve benzeri girişimler, hızlı ve piyasa odaklı çözümler arayan büyük teknoloji yatırımcılarından önemli miktarlarda fon topluyor.
Örneğin, benzer bir firma olan İsrailli Stardust Solutions, 15 milyon dolar fon toplayarak bu alanda büyümeyi hedefliyor.
TEPKİLER BÜYÜYOR
Make Sunsets’in çevre dostu şirketlere sattığı “soğutma kredileri,” projeyi finanse etme amaçlı bir gelir modeli olarak sunuluyor.
Ancak birçok uzman, bu modelin iklim krizine uzun vadeli çözüm sunmadığını, aksine potansiyel tehlikeler doğurduğunu savunuyor.
İklim bilimciler, bu tür projelerin bölgesel iklim değişikliklerine yol açabileceği, hatta Atlantik jet akımlarını değiştirebileceği konusunda uyarıyor.
Bu durumun mahsul kıtlığı, kuraklık, kasırga gibi felaketleri tetikleyebileceği ve bazı tropikal hastalıkların kuzey bölgelerine yayılabileceği kaydediliyor.

Amerikan Üniversitesi’nde iklim teknolojisi araştırmacısı olan Dr. Shuchi Talati, şirketin iş planını “spekülatif ve değeri düşük bir ‘çöp kredi’ şekli” olarak nitelendirerek eleştirilerini dile getirdi.
Talati, iklim krizinin ticari çözümlerle çözülemeyeceğine, bu tür projelerin daha çok geçici önlemler sunduğuna inandığını söyledi.
Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden araştırmacı Adrian Hindes ise bu küçük çaplı projelerin küresel sıcaklıkları anlamlı bir şekilde düşürmek için yetersiz kaldığını belirtiyor.
MEKSİKA’DAN SERT TEPKİ
Geçtiğimiz yıl Meksika Çevre Bakanlığı, Make Sunsets’in kendi sınırları içinde izinsiz deneyler yürütmesine sert tepki gösterdi.
Ülke yönetimi, bu tür deneylerin çevresel ve sosyal etkileri konusunda topluma bilgi verilmediğini belirterek projeyi yasa dışı ilan etti.
Buna rağmen şirket, projeyi çevre dostu bir çözüm olarak sunmaya ve ‘soğutma kredileri’ satarak faaliyetlerini sürdürmeye çalışıyor.

DOĞAL DENGELERİ BOZABİLİR
Jeomühendislik araştırmacıları, stratosferik aerosol enjeksiyonu (SAI) gibi yöntemlerin atmosferdeki doğal dengeleri bozabileceğini, böylece kuraklıklar ve düşük tarımsal verim gibi sorunlara yol açabileceğini düşünüyor.
Dr. Hindes, atmosferdeki CO2 seviyesinin yükselmesiyle bitkilerin su tutma kapasitelerinin arttığını ve bu durumun daha az nemli bir atmosfer yaratarak kuraklık riskini artırdığını ifade ediyor.
Bununla birlikte, iklim değişikliğine yönelik bu tür müdahalelerin, halen bilimsel belirsizliklerle dolu olduğuna dikkat çekiyor.
Jeolog Dr. David Kitchen, bu tür jeomühendislik projelerinin uzun vadeli çözüm getirmediğini vurguladı.
Kitchen’a göre, güneş blokajı gibi projeler, karbon ekonomisinin yönetimindeki başarısızlıklarımızın bir göstergesi.
Kitchen, bu projelerin okyanus asitlenmesi gibi küresel sorunları çözmeyeceğini, aksine yalnızca geçici bir rahatlama sunacağını dile getirdi.

Bill Gates ve diğer teknoloji liderlerinin desteklediği bu tür projeler, iklim krizine yönelik piyasa bazlı yaklaşımlar olarak ele alınırken, birçok eleştirmen bunun sadece iklim değişikliği krizine yanıt olarak alınan bir geçici çözüm olduğunu savunuyor.
Güneş blokajı gibi yöntemlerin yaratacağı uzun vadeli etkiler belirsizliğini korurken, bilim insanları ve hükümetler arasındaki tartışmaların daha da alevlenmesi bekleniyor.
Güneş ışığını yansıtma, okyanuslardaki mikro kabarcıklar ve daha parlak bitkiler gibi başka jeomühendislik teorileri de gündemde.
Ancak bu yaklaşımların Dünya’nın doğal dengesini nasıl etkileyeceği konusunda bilimsel görüş ayrılıkları devam ediyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
YouTube, yapay zeka teknolojilerini kullanarak içerik üreticilerine yeni olanaklar sunmaya devam ediyor. Platform, içerik üreticilerinin lisanslı şarkıları “Kısa Videolar” için remikslemesine olanak tanıyan yeni bir yapay zeka destekli özellik üzerinde çalışıyor.
DREAM TRACK İLE MÜZİKLERİ KİŞİSELLEŞTİRİN
“Dream Track” adı verilen bu özellikle, içerik üreticileri bir şarkının ruh hali, tarzı veya türü gibi farklı yönlerini değiştirerek kısa videolarına uygun hale getirebilecek.
Seçkin bir grup içerik üreticiyle test edilen bu özellik sayesinde, kullanıcılar bir şarkıyı seçtikten sonra yapmak istedikleri değişiklikleri bir komut olarak yazabilecek.
Daha sonra yapay zeka devreye girerek, belirtilen özelliklere göre şarkıyı yeniden düzenleyip 30 saniyelik bir müzik parçası oluşturacak.

YOUTUBE, TELİF HAKLARINA ÖNEM VERİYOR
YouTube, remikslenen müziklerde orijinal eserin telif haklarına uygun bir şekilde kaynak gösterilmesi gerektiğini vurguluyor.
Remikslenen parçaların “Kısa Videolar” platformunda hem orijinal müziğe hem de yapay zeka katkısıyla oluşturulan yeni sürüme ait bilgileri içermesi zorunlu tutuluyor.
YouTube, “Dream Track” deneyimiyle yapay zeka temelli sesleri de bu sürece dahil ederek kullanıcılarına zengin içerik seçenekleri sunmayı hedefliyor.
Test aşamasında yer alan sanatçılar arasında Charlie Puth, Charli XCX, Demi Lovato ve John Legend gibi isimler bulunuyor.
Kullanıcılar, bu sanatçıların yapay zeka ile yeniden oluşturulmuş seslerini kısa videolarında kullanarak müziğe farklı bir yorum katabilecek.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Baikie ve Wilhelm’in bulgularına göre, duygusal deneyimler hakkında yazmak, fiziksel sağlık üzerinde belirgin iyileşmeler sağlayabilir. Örneğin, astım veya romatoid artrit gibi hastalıkları olan bireyler, bu tür bir yazı aktivitesi sonrasında, hastalıklarının şiddetinde azalma ve genel sağlık durumlarında iyileşme rapor etmişlerdir. Ayrıca, bu tür yazı aktiviteleri, katılımcıların ruh halini ve psikolojik refahını artırma potansiyeline de sahip.
Bu yazar sizi günlük tutmaya ikna edecek!
Yazmanın iyileştirici gücü
Araştırma bulgularına göre düzenli yazan kişilerde bu etkiler görülüyor:
Duygusal yazmanın faydalarının tam olarak nasıl elde edildiği tam olarak anlaşılmış değil. Ancak, duygusal rahatlama, önceden bastırılmış duyguların ifadesi, bilişsel işleme ve tekrarlı maruz kalma gibi çeşitli mekanizmaların etkili olduğu düşünülüyor.
Araştırmacılar, duygusal yazının, kişilerin duygusal sağlıkları üzerinde de pozitif etkilere sahip olduğunu vurguluyor. Araştırmaya katılan denekler, yazma sürecinden sonra kendilerini daha iyi hissettiklerini ve travmatik olayları işleme konusunda daha fazla yetenek kazandıklarını belirtiyorlar. Bu süreç, bireylerin yaşadıkları olayları daha sağlıklı bir şekilde işlemelerine ve duygusal olarak daha dirençli hale gelmelerine olanak tanıyor.
Kaynak: Karen A. Baikie. “Emotional and physical health benefits of expressive writing”. Şuradan alındı: https://www.cambridge.org/core/journals/advances-in-psychiatric-treatment/article/emotional-and-physical-health-benefits-of-expressive-writing/ED2976A61F5DE56B46F07A1CE9EA9F9F. (02.01.2018).


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tüketici şikayetleri nereye yapılır? Fahiş fiyat nereye şikayet edilir?
Fahiş fiyat, aldığımız ürünün iadesi, garantili ürün sonrası ve satış sonrası hizmetler ile ilgili bir problem yaşıyorsak Tüketici Hakem Heyetleri veya Tüketici Mahkemeleri’ne başvuruda bulunabiliriz. Tüketici hakem heyeti kurulmayan ilçelerde Bakanlıkça o ilçe için belirlenen hakem heyeti yetkilidir. Buna ek olarak “Alo 175 Tüketici Danışma Hattı”na da başvurulabilir. Bu hat tüketicilerin, karşılaştıkları sorunlara ilişkin çözüm yollarının sunulduğu ve tüketici uyuşmazlıklarının çözülmesi amacıyla başvurmaları gereken ilgili makamlara yönlendirildiği “bir çağrı merkezi” olarak hizmet vermektedir. Tüm bunlara ek olarak e-devlet üzerinden “Haksız Fiyat Artışı Şikayet Bildirimi”nde bulunabilir, CİMER’e başvurulabilir.
Apartman yöneticisi, site yönetimi, komşu nereye şikayet edilir? Gürültü yapan kişi nereye şikayet edilir?
Apartman veya site yönetimine ilişkin bir sorun yaşıyorsanız bu sorunu çözmek için bazı adımlarda bulunmanız gerekir.
Apartman veya site yönetim kuruluna başvuru: Öncelikle, yönetimle yaşadığınız sorunu çözmek için yönetim kuruluna yazılı bir başvuruda bulunabilirsiniz. Bu başvuru, yönetim kurulu üyelerinin konuyu ele alması için resmi bir yol olabilir.
Sulh Hukuk Mahkemesi: Eğer yönetim kuruluna yapılan başvuru çözüm getirmediyse, bulunduğunuz yerdeki sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz. Apartman veya site yönetiminde kanuna veya yönetim planına aykırı bir durum varsa, mahkemeye başvurarak konunun çözülmesini talep edebilirsiniz.
Kaymakamlık ve belediyeye şikayet: Apartman veya site yönetiminde sağlık, güvenlik veya çevre gibi kamu düzenini ilgilendiren bir sorun varsa, kaymakamlık veya belediyeye başvurarak durumu bildirebilirsiniz. Özellikle gürültü, hijyen gibi konularda belediye yetkilidir.
CİMER Üzerinden Şikayet: Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden şikayet edebilirsiniz. CİMER, kamu hizmetlerinde yaşanan sorunları dile getirebileceğiniz bir platformdur ve gerektiğinde ilgili kurumlara yönlendirme yapar.
Polis veya Jandarma: Güvenlik ihlalleri ya da huzuru bozacak durumlar için polis veya jandarmaya başvurabilirsiniz.
Trafik ihlalleri nereye şikayet edilir?
Hatalı park, kırmızı ışık ihlali gibi şikayetler bulunduğunuz bölgeye bağlı olarak ALO 155 Polis İmdat Hattı veya ALO 156 Jandarma İhbar Hattı’na yapılabilir.
Trafik ihlalleri nasıl şikayet edilir?
Trafikte tehlikeli davranışlar veya ihlaller gördüğünüzde bu numaraları arayarak ihbarda bulunabilirsiniz. Şikayet sırasında olay yeri, araç plakası ve ihlal türü gibi bilgileri paylaşmanız önemlidir. Bazı bölgelerde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün mobil uygulaması üzerinden de ihbarda bulunabilirsiniz.
Yapılan ihlali kamera ile kayıt altına aldıysanız…
Eğer bir trafik ihlalini telefon kamerası ile kaydettiyseniz, görüntüyü ve bilgileri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne veya e-devlet üzerinden Şikayet Modülleri’ne yükleyerek şikayette bulunabilirsiniz. Özellikle kırmızı ışık ihlali, hatalı sollama gibi durumlarda görsel kanıt sunmak etkili olacaktır.
Toplu taşıma şikayetleri (özellikle belediyeye bağlı araçlar için) nereye yapılır?
İlgili belediyenin Beyaz Masa Hattı (Örneğin, İstanbul için 153 Beyaz Masa)’na başvurabilirsiniz. Toplu taşıma araçlarıyla ilgili şikayetlerde, belediyenin şikayet hattını arayabilir ya da mobil uygulamaları üzerinden (Örneğin İstanbul’da İBB CepTrafik uygulaması) doğrudan şikayette bulunabilirsiniz.
Şehirlerarası trafik sorunlarında ise Karayolları Genel Müdürlüğü veya Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne başvurabilirsiniz.
Sağlık ile ilgili şikayetler nereye yapılır?
Hastane hizmetleri, doktor davranışları, yanlış tedavi uygulamalarından sebep bir sorun yaşıyorsanız Sağlık Bakanlığı’na bağlı SABİM (Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi) veya Alo 184 hattına başvurabilirsiniz.
Aile içi şiddet / kadına yönelik şiddet nereye şikayet edilir?
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan ALO 183 hattı, şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan ve desteğe gereksinimi olan kişilere psikolojik, hukuki ve ekonomik alanda danışmanlık sunmakta ve yararlanabilecekleri hizmet kuruluşları konusunda bilgi vermektedir. Buna ek olarak mağdur kişi sizseniz KADES uygulaması ile telefon görüşmesi yapmadan bir tek butona basarak polise konumunuzu gönderebilir ve ekipleri çağırabilirsiniz.
ALO 183 ücretsizdir ve Türkiye’nin her yerinden 7 gün 24 saat ulaşılır.
Acil telefon hatları ise şu şekildedir:
ALO 183 dışında acil durumlarda başvurulabilecek telefon hatları şunlardır:
ALO 155 Polis İmdat
ALO 156 Jandarma İmdat
112 ACİL
0212 656 96 96 / 0549 656 96 96 Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı
444 43 06 Ankara İçin Gelincik Hattı
İlginizi çekebilir: Şiddet gören kadınlar ne yapmalı?
Bankalar nereye şikayet edilir?
Finansal ve bankacılık şikayetlerini BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu), TBB (Türkiye Bankalar Birliği)’ye iletebilirsiniz.
İnternet ve iletişim hizmetleri, GSM operatörleri nereye şikayet edilir?
İnternet hızı sorunları, mobil operatörlerle ilgili problemler, haksız faturalandırma gibi problemler için BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) veya CİMER’e başvurabilirsiniz.
Emniyet ve güvenlik ile ilgili şikayetler nereye yapılır?
Emniyet Müdürlüğü veya Jandarma, ayrıca Acil Durumlarda Alo 112’yi arayabilirsiniz.
Kamu kurumları ve devlet dairesi şikayetleri nereye yapılır?
Kamu hizmetleriyle ilgili sorunlar, bürokratik engeller, memur davranışları CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi)’e yapılabilir.
İş hukuku ve çalışma hayatı şikayetleri nereye yapılır?
İşçi hakları, iş güvenliği sorunları, maaş ödemesiyle ilgili problemler ALO 170 (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı), SGK, İŞKUR’a iletilebilir.
Uygunsuz reklam ve içerik, yanlış bilgilendirme içeren medya içerikleri nereye şikayet edilir?
Bu tarz şikayetler RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu)’e iletilebilir.
Çevre ile ilgili şikayetler nereye yapılır?
Gürültü, hava kirliliği, doğaya zarar veren faaliyetler için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve Alo 181 hattına başvuruda bulunulabilir.
CİMER’e şikayette bulunmam halinde kişisel bilgilerim görünür mü?
CİMER’e yapılan başvurularda kimlik ve iletişim bilgileri, başvurunuza işlem yapmak üzere kimlik
bilgilerinize ihtiyacı olan ve kurumu adına “kimlik bilgilerini görme yetkisi”ne sahip sınırlı sayıda CİMER personeli tarafından görülebilmektedir. Sistemde tanımlı olan her kamu personeli bu yetkiye sahip değildir.
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antigua Guatemala, Guatemala

Bangkok, Tayland

Barbados

Braşov, Romanya

Cerrado, Brezilya

Doğu ve Oryantal Ekspresi, Malezya

Grönland

Guadalajara, Meksika

İtalya

Kanazawa, Japonya

Los Angeles, Amerika

Northland, Yeni Zelanda

Ocala Ulusal Ormanı, Florida

Raja Ampat, Endonezya

Senegal

Abu Dabi, Birleşik Arap Emirlikleri

Avustralya

Boise, Idaho

İrlanda

İskoçya

İsveç

Kwazulu Natal, Güney Afrika

Saraybosna, Bosna-Hersek

Tunus

Suru Vadisi, Hindistan

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gelecek kaygısının kaynağı nedir?
Gelecek kaygısı, aslında kontrol edemediğimiz şeyler hakkında düşünmekten kaynaklanır. Bize belirsiz gelen şeyler, iş veya ilişkilerdeki hedefler, sağlık endişeleri veya finansal kaygılar… Bu düşünceler, zihnimizi meşgul ederken şu anı deneyimlememizi zorlaştırır. Kaygı, geleceğe dair endişe dolu bir kurgu yaratır, bu da bizi bugünden koparır. Sonuçta zihnimiz sürekli gelecekte yaşar, bedenimiz ise bugünde kalır; böylece içsel bir uyumsuzluk yaşarız. Bu uyumsuzluk zamanla hem zihinsel hem de fiziksel sağlığımıza zarar verebilir.
Anı yaşamanın önemi
Anı yaşamak, bizi geçmişin pişmanlıklarından ve geleceğin endişelerinden özgürleştirir. Anı yaşadığımızda, zihin şu anın farkına varır, her şeyin daha net, daha anlaşılır olduğunu görür. Şu an sahip olduklarımızın değerini anlamaya başlarız ve geleceğin kaygısını taşımak yerine bu anın içinde rahatça nefes alabiliriz.
Peki, anı yaşamak bize ne sağlar?
Daha fazla huzur: Gelecekte olan bitenleri kontrol edemeyeceğimizin farkına vardığımızda, bir rahatlama yaşarız. Kaygının yerini huzur alır.
Anı yaşamak: Hayattaki en değerli anları, ilişkilerimizi, günlük rutinlerimizi gerçekten fark ederek yaşamak, yaşamdan aldığımız tatmini artırır.
Daha sağlıklı zihinsel bir durum: Anı yaşamak zihnimizi sakinleştirir, stresi ve kaygıyı azaltır, dolayısıyla sağlıklı bir ruh hali sağlar.
Gelecek kaygısını azaltmak ve anda kalmak için teknikler
Gelecek kaygısını azaltmak, anı yaşamanın güzelliğini keşfetmek için bazı basit ama etkili teknikleri hayatınıza katabilirsiniz:
Nefes egzersizleri yapın
Anı yaşamanın en kolay yolu nefesinize odaklanmaktır. Gözlerinizi kapatın, derin bir nefes alın ve birkaç saniye nefesinizi tutun. Sonra yavaşça verin. Nefes alışverişinizi izlemek, zihninizi an’a getirir, sizi düşüncelerden arındırır. Bu egzersizi günde birkaç kez tekrar ederek, endişeli olduğunuz anlarda kendinizi sakinleştirebilirsiniz.
Günlük tutun
Duygu ve düşüncelerinizi yazmak, onları düzenlemenize ve endişelerinizin farkına varmanıza yardımcı olur. Her gün sabah veya akşam, birkaç dakikanızı kendinize ayırın ve o gün nasıl hissettiğinizi, neler düşündüğünüzü yazın. Bu, zihninizi sakinleştirir ve anı yaşamanıza yardımcı olur.
Dikkatinizi küçük detaylara verin
Güne başlarken veya gün içerisinde, çevrenize bakın. Etrafınızdaki nesneleri, renkleri, sesleri fark edin. Bu küçük detaylara odaklanmak, zihninizi ana çeker ve düşünce akışını yavaşlatır. Örneğin, sabah kahvenizi içerken kahvenin kokusuna, sıcaklığına, her bir yudumun tadına odaklanın. Bu küçük farkındalık anları, gün boyunca zihninizi şimdiye getirir.
Meditasyon yapın
Meditasyon, günümüzün en popüler anı yaşama tekniklerinden biridir. İlk başta zorlayıcı gibi görünse de, her gün birkaç dakikanızı meditasyona ayırarak zihninizi sakinleştirebilir ve ana odaklanabilirsiniz. Meditasyon yaparken düşüncelerinizi durdurmaya çalışmayın; onları yargılamadan gözlemleyin ve geçip gitmelerine izin verin.
Minnettarlık pratiği yapın
Her sabah veya akşam, sahip olduğunuz şeyler için şükredin. Sağlığınız, sevdikleriniz, sahip olduğunuz imkanlar… Bu basit alışkanlık, zihninizin gelecekteki olumsuzluklara değil, şu an sahip olduğunuz güzelliklere odaklanmasını sağlar. Şükran duygusu, sizi anda tutar ve hayatınıza pozitif bir bakış açısı kazandırır.
Geleceğe güvenle bakmak için düşünce yönetimi
Zihninizde kaygılı düşünceler belirdiğinde, “Bu düşünce şu an benim işime yarıyor mu?” diye sorun. Çoğu zaman geleceğe dair endişeler, şu an yapabileceğiniz bir şey olmadığında sadece kaygı üretir. Kontrol edebildiğiniz şeylere odaklanın ve geri kalanını akışa bırakmayı öğrenin. “Her şeyin bir zamanı var” düşüncesini benimsemek, zihninizi rahatlatacaktır.
Anı yaşamak bir yaşam biçimidir
Anı yaşamak, sadece kaygıdan kurtulmak için değil, hayata daha tatmin dolu bir bakış açısı geliştirmek için de önemlidir. Her gün yapacağınız küçük farkındalık çalışmalarıyla anı yaşamayı bir alışkanlık haline getirebilir, hayatınızda daha fazla huzur ve mutluluk hissedebilirsiniz. Unutmayın, geçmiş geçti, gelecek henüz gelmedi. Sadece bugünü gerçekten yaşamak mümkün.
Şimdi bir dakikanızı ayırın ve etrafınıza bakın; o anın güzelliklerini fark edin. Çünkü hayat, gelecekte değil, tam da bu anda var.
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Günümüzde birçok gastroenterolog, yaptığı çalışmalar ve araştırmalar neticesinde aynı sonuca ulaşıyor: Sağlığımızın başlangıç noktası bağırsaklarımızdır ve bağırsaklarımız vücudumuzun her bölgesini etkileyebilir, ki buna vajina da dahil. Bilindiği üzere bağırsaklarımızda iyi ve kötü bakteriler mevcuttur ve fakat kötü bakteriler, bağırsak dengemizi bozacak yönde artarsa; bu durum çeşitli sorunların oluşmasına yol açabiliyor. Bağırsaklardaki kötü bakteriler, çeşitli kötü beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam tarzı, stres ve kullanılan ilaçlarla artış gösterebiliyor. Böyle bir durumda, vücudunuz sağlıklı hücreler üretmeye çalışsa da kötü bakteriler nedeniyle bunu yapamayabilir; bu da hücrelerinizi ve organlarınızı olumsuz etkileyebilir.
Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden Dr. Sara Twogood: “Bağırsaklar gibi, vajina da normal florasını oluşturan milyonlarca, milyarlarca veya hatta trilyonlarca mikrop barındırır” açıklamasında bulundu. Ancak Dr. Twogood, bağırsak ve vajina florasının her ne kadar ortak bakterilere sahip olsalar da; farklı yapılarda olabileceklerini de özellikle belirtiyor.
Bir başka Amerikalı gastroenterolog Dr. Liz Cruz da, kötü bağırsak sağlığı nedeniyle çeşitli sorunlar yaşayan kadınların ortak özelliğinin, vajinal mantar problemleri olduğunu belirtiyor. Bağırsaklarla ilgili sorunlar sonucunda meydana gelebilecek bir diğer istenmeyen sağlık problemi de, idrar yolu enfeksiyonudur. Cruz, bağırsakların ‘steril bir ortam olmadığını’ ve idrar yolunun belirli bakterilere maruz kalması durumunda ‘bu bakterilerin mesaneye çıkabileceğini ve idrar yolu enfeksiyonuna neden olabileceğini’ açıklıyor. Bu, özellikle ishal yaşayanlar ve/veya uygun hijyen uygulamayanlar için özellikle sorunlu hale gelebilir. İdrar yolunun herhangi bir dışkıya maruz kalmasını en aza indirmek için, önden arkaya silmenin önemli olmasının bir nedeni de budur.
Dr. Twogood, eğer vajinanızda yanma, ağrı veya rahatsızlık yaşıyorsanız, bir jinekolog tarafından muayene edilmeniz ve değerlendirilmeniz gerektiğini söylüyor. “Birçok kadın vulvovajinal sorunlarını yanlış teşhis ediyor ve bu da etkisiz tedavilere yol açıyor ve bölgenin daha fazla tahriş olma potansiyelini artırıyor” diyerek de durumun ciddiyetini vurguluyor.
İyi bir bağırsak ve vajina sağlığı nasıl korunur?
Dr. Liz Cruz, iyi hijyen uygulamalarına ek olarak, yapabileceğiniz en iyi şeylerden birinin, özellikle milyonlarca ve milyarlarca canlı kültür içeren probiyotiklerden almak olduğunu söylüyor. “Bu durum, bağırsaklarınıza iyi bakteriler yerleştirir ve dolayısıyla bağışıklık sisteminize yardımcı olur” diyor. Ne yediğiniz, bağırsak sağlığınız üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir; bu noktada turşu, lahana turşusu, miso ve daha kombucha gibi fermente gıdalar ve içecekler bağırsak sağlığınıza gerçekten yardımcı olabilir.
Dr. Twogood ise, yoğurdun, özellikle bağırsak ve vajina sağlığında oldukça önemli bir gıda olduğunu vurguluyor. Çünkü yoğurdun içindeki probiyotiklerin sağlıklı bir vajinayı korumaya yardımcı olduğunun düşünülüyor. Tüm bunların yanında süt veya şekerle ilgili sorunlarınız varsa, sizin için en iyi yoğurdu seçerken etiketleri dikkatlice okumanız gerekmektedir.
Probiyotiklerin yanı sıra probiyotik açısından zengin gıda ve içeceklerin, vücudunuza sağlıklı hücreler oluşturmak için ihtiyaç duyduğu besin maddelerini verebilir. Eğer bağırsak sorunlarınız varsa, vücudunuz iyi besinlerin rezervlerini tüketmeye başlamış demektir ve bu durum semptomların ortaya çıkmaya başladığı zaman olabilir. Bağırsak sorunlarının sağlık problemlerine yol açtığını düşünüyorsanız, sağlığınızı değerlendirebilecek ve konunun köküne inmek için gerekli testleri yapabilecek bir gastroenteroloğa gitmek en iyisidir. Dr. Cruz, kötü bir durumda olduğunuzu hissetseniz de, doğru tedavi ve bakım ile “her zaman umut var” diyor.
Kaynak: Aly Semigran. “What Your Gut Health Means For Your Vaginal Health. Şuradan alındı: https://cora.life/blogs/blood-milk/what-your-gut-health-means-for-your-vaginal-health
Sağlıklı bir vajina için yapılması gereken 7 şey
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>2025 yılı sınav takvimine göre 2025-KPSS A Grubu (Genel Yetenek-Genel Kültür) uygulaması 7 Eylül’de, 2025-KPSS A Grubu Alan Bilgisi testleri ise 13-14 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek.
ÖSYM 2025 yılı sınav takviminde yer alan bazı sınav tarihleri şöyle:
e-YDS 2025/1 İngilizce
Sınav Tarihi: 18.01.2025
Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı (2025-YÖKDİL 1)
Sınav Tarihi: 16.02.2025
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (2025-TUS 1. Dönem)
Sınav Tarihi: 23.03.2025
Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (2025-YDS 1)
Sınav Tarihi: 09.03.2025
Yükseköğretim Kurumları Sınavı 1. Oturum (TYT)
Sınav Tarihi: 21.06.2025
Yükseköğretim Kurumları Sınavı 2. Oturum (AYT)
Sınav Tarihi: 22.06.2025
2025-YKS Yükseköğretim Kurumları Sınavı 3. Oturum (YDT)
Sınav Tarihi: 22.06.2025
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı 2025-ALES/1
Sınav Tarihi: 13.04.2025
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı 2025-ALES/2
Sınav Tarihi: 06.07.2025
Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı 2025-ALES/3
Sınav Tarihi: 23.11.2025
Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS) 2. Dönem
Sınav Tarihi: 16.11.2025
Bu besinler sınav başarısı için!
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Deneyimli teknik adam, merak edilen birçok konu hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Şenol Güneş’in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
“TARAFTARDAN ÖZÜR DİLİYORUM”
“İki ay bir haftadan fazla oldu. İlk geldiğimde verdiğim sözler vardı. 5 maçta 5 puan aldığımızda da söylediklerimde de benzer şeyler vardı. Bugün de baktığımızda ona benzer sözleri söylediğim için üzgünüm. Takımın oynadığı oyundan ve aldığımız sonuçlardan dolayı hem biz hem oyuncular hem başkan hem yönetim hem taraftar üzgün. Oynadığımız oyun ve sonuç bizi üzmesi yanında o günkü söylediğimiz, 5 maçta 5 puan alınca söylediğimiz konuların aynı yerde olması nedeniyle başkan, yönetim ve taraftardan özür diliyorum. Yetkilisi ve sorumlusu benim. Daha iyisini yapabilmek için buradayız. Mazeretler için burada değiliz. Tabii ki tespitler yapacağız. 11 maçta 12 puan Trabzonspor’a yakışmıyor. Büyük takım büyük oyunlar oynamalı. Herkes gurur duymalı. Beklentilerimize ulaşamadık.”
REKLAM“ÖZGÜVEN SORUNU YAŞIYORUZ”
“Moral bozukluğu ve özgüven sorunu, o gün de konuştuk, bugün de devam ediyor. En büyük sorunlardan biri bu. Bir takım fizik, teknik, taktik olarak da problem yaşar, psikolojik, sosyal olarak da sorun yaşar. Bizimki fizik, teknik, taktikten daha çok fizik, teknik, taktiği kullanacak özgüven sorunu yaşıyoruz. Beklentilere cevap verememek de bunu artırıyor. İstikrarlı da gitmiyoruz. İlk maçlardaki savaşmamız, Kayserispor ve sonraki maçlarda olmadı. Konyaspor maçını kazandık, berabere kaldık, Başakşehir’i yendik, ardından kazanmayı düşündüğümüz 3 maçta, Göztepe maçı ilginç, 3 maçta da kazanacak durumlar ortaya çıktı. Göztepe maçında rakip 30. dakikada 10 kişi kalmış, rakip ikinci yarı bize 2 gol attı. Fenerbahçe maçında iyi oynayıp kaybettik. Rize maçında öne geçip kaybettik. Oyuna iyi başlasak da istikrarlı devam etmiyoruz. Oyunları etkileyen faktörler benden önce de vardı, benim dönemimde de var.”
“PES ETMEDEN SAVAŞACAĞIZ”
“Kahrolacağız! Bize yakışan bir oyun, bir sonuç değil bu. Acı çekeceğiz, pes etmeden savaşacağız. Bu durumdan kurtulmak zorundayız.”
“GİTMEK İSTEYEN VARSA DEĞERLENDİRİRİZ”
Şenol Güneş, kadro dışı bırakılan oyuncular ve takımdan ayrılacak oyuncularla ilgili soruya ise, “Gitmek isteyen varsa değerlendiririz. Biz de bu kararı verebiliriz. Bazı oyunculara, o zaman da kulüp bulma durumları vardı, diğerlerine de şansını kullanırsan kullan, yine de kulüp bul, hazırlıklı ol dedik. Takıma katkı yapamayacağını düşündüğümüz, kadro dışı kalan oyuncular değil. Oynayan da gidebilir. Takım da iyi oynayıp da transfer oluyor. Bizde de olabilir. Burada yaptığımız uygulamada, gitmek isteyen olursa, bizim de istemediklerimiz de gidebilir. Şimdi sadece bu 4 arkadaş olmuştur. Devreye kadar 7 maç var. 5 tane oynadıktan sonra bir boşluk olacak ve sonra 2 maç olacak. 13 Ocak’ta transfer var. Bu kadroyla oraya kadar gidebiliriz. Sayıyı azaltıp özgüven kaybını gidererek yarışmaya devam etmek istiyoruz.” şeklinde yanıt verdi.
REKLAM
“F.BAHÇE, G.SARAY VE BEŞİKTAŞ’IN HARCAMALARINI YAPAMAYIZ”
“Hiçbir zaman Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın harcamalarını yapamayız. Özellikle son dönemlerde yapılan harcamalarına akıl erdiremeyiz.”
“MUCİZEVİ GOLLER YİYORUZ”
“Başarı sonrası başarısızlık da zaman zaman olur. Tüm Avrupa takımlarında da bu olur. Şampiyonlar Ligi’nde, kendi liginde başarılarıyla örnek olan Manchester City zorluk yaşıyor. Kötü örnekle teselli için değil ama paniğe gitmeden doğruları tartışalım. Hiçbir takımda olmayan goller yiyoruz. Mucizevi goller yiyoruz. Akılla izah edemezsin.”
FATİH TEKKE SORUSUNA YANIT!
Güneş, ”Fatih Tekke teknik ekibe katılacak mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:
”Fatih Tekke benim oyuncumdu, başarılı da bir hocalık yapmıştır. Umarım çok daha başarılı olur. Şu an için yardımcı olarak ekibe katılması konusunda bir şey konuşulmadı.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) ise geçtiğimiz dönemlere kıyasla daha çok genç hakemlere şans verdi.
EN FAZLA DÜDÜK ÇALAN CİHAN AYDIN VE MEHMET TÜRKMEN
Ligin geride kalan bölümünde en çok düdük çalan hakemler Cihan Aydın ve Mehmet Türkmen oldu. Aydın ve Türkmen, 9’ar maçta hakem olarak sahada yer aldı. Bu iki ismi 8 kez ile Zorbay Küçük izledi. Kadir Sağlam, Direnç Tonusluoğlu, Muhammet Ali Metoğlu ve Oğuzhan Çakır da 7’şer defa düdük çaldı.
VAR KOLTUĞUNA EN ÇOK MUSTAFA İLKER COŞKUN OTURDU
Süper Lig’in ilk 12 haftasında Video Yardımcı Hakem (VAR) görevini en fazla üstlenen isim Mustafa İlker Coşkun’du. Coşkun, MHK tarafından 13 müsabakaya VAR olarak atandı. Özgür Yankaya 12, Onur Özütoprak da 11 defa bu görevi üstlendi.
Volkan Ahmet Narinç ise 9 kez Video Yardımcı Hakem Asistanı (AVAR) unvanıyla VAR odasına girdi. Deniz Caner Özaral, Serkan Olguncan ile Süleyman Özay da 8 defa AVAR oldu.
SARI KARTLARDA ZİRVEDE MUHAMMET ALİ METOĞLU VAR
Muhammet Ali Metoğlu, 52 sarı kartla bu alanda zirvede yer aldı. Metoğlu, 1 kez de çift sarı karttan kırmızı karta başvurdu. Ligde en fazla sarı kartına başvuran hakem olan Muhammet Ali Metoğlu’nu 40 kartla Kadir Sağlam takip etti.
MEHMET TÜRKMEN KIRMIZIYI SEVİYOR
Süper Lig’de oynanan 12 mücadelede 9 defa düdük çalan Mehmet Türkmen, aynı zamanda en fazla kırmızı kartına başvuran isim. Türkmen, 3’ü çift sarıdan, 1’i de direkt olmak üzere toplam 4 kez kırmızı kart gösterdi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Takıma cumaya kadar izin veren başarılı teknik direktör önceki gün Çizme’ye uçtu.
Buruk’un Sportif AŞ Başkan Vekillerinden Abdullah Kavukcu’yla transfer görüşmelerinde bulunacakları öğrenildi.
Victor Osimhen için kolları sıvayan sarı-kırmızılılar, aracı menajer George Gardi ile fikir alışverişinde bulunacak.
Diğer yandan Fernando Muslera’nın sezon sonu futbolu bırakma ihtimali için de çalışmalar sürüyor.
Galatasaray daha önce Fransa ve İtalya’dan bazı kalecileri gündemine almıştı.
Yine sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Paulo Dybala da Galatasaray’ın gündemine gelmişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz gibi genç oyuncularıyla masaya oturan sarı-kırmızılılar, Victor Nelsson’la da nikah tazeleme niyetindeydi.
2026’da bitecek olan mukavelenin yenilenmesi için yapılan görüşmeler çıkmaza girdi. Galatasaray yönetimi Nelsson’a yüzde 40’lık zam teklif ederken Danimarkalının talebi ise yüzde 100’e yakın bir zam oldu.
Sarı-kırmızılılar, Nelsson’un yılda 1,9 milyon Euro net ücret talep etmesi üzerine beklemeye geçti.
Kazanılan son iki şampiyonlukta ciddi payı olan Nelsson, bu sezon gösterdiği performansla gözden düşmüştü. Sezona yavaş başladığı için eleştiri alan Danimarkalı son zamanlarda 11’e girmekte zorlanıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Jake Paul ile Mike Tyson’ın karşılaşacağı profesyonel ağır sıklet boks müsabakası, 16 Kasım Cumartesi günü TSİ 04.00’te başlayacak ve dijital yayın platformu Netflix’ten canlı yayımlanacak.
Jake Paul ile Mike Tyson’ın karşılaşacağı profesyonel ağır sıklet boks müsabakası, 16 Kasım Cumartesi günü TSİ 04.00’te başlayacak ve dijital yayın platformu Netflix’ten canlı yayımlanacak.
ÖNCESİNDE ÜÇ MÜSABAKA DAHA YAPILACAK
Sporseverler, gecenin ana etkinliği Jake Paul-Mike Tyson maçından önce üç karşılaşma daha izleme fırsatı bulacak.
AT&T Stadı’nda merakla beklenen müsabaka öncesi süper orta sıklette Neeraj Goyat-Whindersson Nunes, yarı orta sıklette Mario Barrios-Abel Ramos ve süper hafif sıklette Katie Taylor-Amanda Serrano maçları yapılacak.
Bu üç müsabakanın ardından gecenin ana etkinliğinde ise Jake Paul ile Mike Tyson ringe çıkacak. Müsabaka, iki dakikalık 8 raunt üzerinden gerçekleştirilecek.
RİNGLERİN HIRÇIN BOKSÖRÜ MIKE TYSON
Aktif kariyeri boyunca ringdeki hırçın tarzıyla rakiplerinin korkulu rüyası haline gelen Mike Tyson, tarihin en iyi boksörleri arasında gösteriliyor.
Kariyerinde 44’ü nakavt olmak üzere 50 galibiyet ve 6 yenilgisi bulunan 58 yaşındaki Tyson, 1986’da 20 yaşındayken karşılaştığı Trevor Berbick’i nakavt ederek “en genç ağır sıklet şampiyonu” ünvanını aldı.
Tyson, aynı anda Dünya Boks Birliği (WBA), Dünya Boks Konseyi (WBC) ve Uluslararası Boks Federasyonu (IBF) ünvanlarına sahip ilk ağır sıklet boksör oldu.
Kariyerine 2005’te son veren ABD’li boksör, 15 yıl aradan sonra 2020’de gösteri maçı için ringlere dönerek sporseverleri ekran başına kilitledi.
Ringlerin asi boksörü Tyson, sporseverlerin aklında Evander Holyfield ile 1997’de yaptığı maçla yer etti. Ünvan maçında Holyfield’ın kulağını ısırarak koparan ve diskalifiye edilen Tyson, spor dünyasının yıllar geçse de unutamayacağı bir ana tanıklık etmesine sebebiyet verdi.
Yumrukları kadar özel hayatındaki çalkantılar ve yasa dışı olaylarla da anılan Tyson, İngiliz spor kanalı Sky Sports tarafından “Belki de profesyonel ringe adım atan en vahşi dövüşçü” olarak tanımlandı.
JAKE PAUL, BOKSA 2018’DE BAŞLADI
YouTube’da 20,8 milyon takipçi ve yaklaşık 7,7 milyar izlenmeye sahip Jake Paul, 2018’de boks kariyerine başladı.
Kendisi gibi YouTuber olan ve daha sonra boksa başlayan Deji Olatunji karşısında ringlere ilk kez amatör maçta adım atan Paul, sonrasında profesyonel kariyere geçiş yaptı.
Profesyonel olarak 11 dövüşe çıkan 27 yaşındaki ABD’li boksör Paul, 7’si nakavtla olmak üzere 10 galibiyet ve bir mağlubiyet yaşadı. Paul’ün dövüştüğü isimler arasında Amerikan Basketbol Ligi’nin (NBA) eski oyuncularından Nate Robinson da yer aldı.
Paul, tek yenilgisini ise Şubat 2023’te Suudi Arabistan’da yapılan müsabakada Büyük Britanyalı boksör Tommy Fury karşısında yaşadı.
MAÇIN BİLETLERİ 2 MİLYON DOLAR!
Teksas eyaletine bağlı Arlington şehrindeki 80 bin kişilik AT&T Stadı’nda yapılacak olan dev mücadelenin biletileri 10 bin ile 50 bin dolar arasında değişen fiyatlara satıldı.
VIP bilet sahibi olan 2 kişi ringe 1.8 metre mesafe uzaklıktaki bir kabinden mücadeleyi seyredebilecek.
Karşılaşmanın VIP biletleri ise 2 milyon dolardan satışa sunuldu.
Öte yandan bu bileti alanların boksörlerle tanışabilme şansları da bulunuyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Futbolun dünya ve Avrupa’daki patronları FIFA ile UEFA, Ekim 2023’te İsrail tarafından Gazze’ye yönelik başlatılan ve daha sonra Orta Doğu coğrafyasının önemli bir bölümüne yayılan çatışmalar nedeniyle söz konusu bölgede uluslararası karşılaşmaların oynanmasına izin vermiyor.
İsrail ekiplerinin uluslararası karşılaşmalarını Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde oynamasına izin veren FIFA ve UEFA, Ukrayna ile savaş halinde olan Rusya’yı ise futboldan süresiz men etmişti.
İsrail lehine uygulanan bu çifte standart, söz konusu Türkiye olduğunda ise aleyhimize sonuçlanıyor…
REKLAM
Türk takımları, İsrail ekipleriyle evinde oynayacağı karşılaşmaları tarafsız sahalarda oynamaya mecbur bırakılırken, taraftar desteğinden de faydalanamıyor. Son olarak UEFA Avrupa Ligi’ndeki Beşiktaş-Maccabi Tel Aviv mücadelesi güvenlik gerekçesiyle İstanbul’dan alınıp Macaristan’a verildi.
İşte FIFA ve UEFA’nın geçmiş yıllarda verdiği skandal kararlar…
SKANDAL ‘ASKER SELAMI’ KARARI!
UEFA, Fransa’nın talebi sonrasında, Milli futbolcularımızın Arnavutluk ve Fransa maçlarındaki gol sevinci sırasında verdikleri asker selamının siyasi provokasyon içerebileceği gerekçesiyle disiplin soruşturması başlattı.

Ancak Griezmann’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un karşısında asker selamı vermesi, siyasi bir mesaj ya da siyasi bir provokasyon olarak değerlendirilmedi. Ronaldo da Real Madrid forması giyerken gol sevincini asker selamı vererek kutladı.
BOZKURT İŞARETİ YAPAN MERİH DEMİRAL’A 2 MAÇ CEZA!
UEFA, futbolcuların siyasi ve ideolojik davranışlarına genellikle para cezası verirken, milli futbolcu Merih Demiral’a EURO 2024’teki Avusturya maçının ardından yaptığı bozkurt işareti nedeniyle 2 maç ceza verdi.
BELLINGHAM’A EURO 2024’TE CEZA ÇIKMADI!
Aynı turnuvada İngiliz futbolcu Jude Bellingham’a etik kuralları ihlali nedeniyle sadece para cezası ve ertelemeli maç cezası verildi. Ayrıca, diğer siyasi jestlerde, Sırp futbolcuların çetnik selamı ve Arnavut asıllı futbolcuların çift başlı kartal hareketi gibi olaylarda genellikle sadece para cezası uygulandı.
REKLAMRUSYA’YI MEN ETTİLER
İsrail’in işlediği insanlık suçunu görmezden gelen uluslararası spor kuruluşlarının, Ukrayna’yı işgal eden Rusya için aldığı kararlar ise dikkati çekti.
Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), Rusya’nın Ukrayna işgalinin daha ikinci gününde, “Uluslararası toplumda, Avrupa’nın güvenliği konusunda endişeler bulunmaktadır. Ukrayna’da devam eden Rus askeri saldırısını şiddetle kınıyoruz. UEFA, olimpik ruha uygun, barış ve insan haklarına saygı gibi Avrupa’nın ortak değerleri çerçevesinde futbolu geliştirmek için çalışmaktadır.” ifadeleri kullanılan bir mesaj yayımladı.
Aynı gün toplanan Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), Rusya’da uluslararası futbol maçlarının oynanmayacağını, karşılaşmalarda Rusya bayrağı ve marşının kullanılmayacağını açıkladı. Rus takımları, o günden bu yana uluslararası alanda müsabakalara katılamıyor.
İSRAİL’E YAPTIRIM YOK!
UEFA ve FIFA, önce İsrail’in milli takım ve kulüp takımlarının oynaması gereken tüm uluslararası maçları erteledi. Akabinde İsrail’in talebi doğrultusunda, ülkede oynanması gereken müsabakalar, yine İsrail’in belirlediği başka ülkelere alındı. Bu karar alınırken diğer takımların fikstürü ve yerel lig maçları dikkate alınmadı.
REKLAM
Öte yandan futbolda Rus takımları için verilen men kararı, basketbolda da uygulanırken, Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) ve Avrupa Basketbol Ligleri Birliği (ULEB), insan hakları, olimpik ruh, fair play ve barış kelimelerini içeren cümlelerle Rus takımlarının uluslararası müsabakalara katılımını durdurmuştu.
Aynı kurumlar, Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından ise İsrail takımları için herhangi bir yaptırımda bulunmazken, İsrail ekipleri maçlarını Avrupa’da kendi belirlediği ülkelerde oynamaya devam ediyor.
FİLİSTİN DESTEKÇİSİ SPORCULARA BASKI
Filistin’i desteklediği için sözleşmeleri dondurulan ya da mahkemelik olan sporcular, uluslararası spor organizasyonlarından dışlanan Rusya ve İsrail’e yönelik farklı muamele de dikkat çekiyor.
Almanya Bundesliga takımlarından Mainz 05, Fas asıllı Hollandalı futbolcu Anwar El Ghazi’nin Filistin’e destek içerikli sosyal medya paylaşımları nedeniyle oyuncunun sözleşmesini askıya alırken, eski kulübüne karşı açtığı davayı kazanan El Ghazi, elde ettiği tazminatın 500 bin avrosunu Gazzeli çocuklar için harcadı.
Şu anda Manchester United’da foıma giyen Fas asıllı Hollandalı futbolcu Noussair Mazraoui, Bayern Münih forması giydiği dönemde Filistin’e destek içerikli paylaşımları nedeniyle Alman ekibi tarafından kadro dışı bırakılmıştı.
Kulüp CEO’su Jan-Christian Dreesen, “Oyuncularımızın kulübümüzün duruşuna uygun davranmasını bekliyoruz.” şeklindeki açıklamaları nedeniyle tepki çekmişti.
Rusya’ya başka İsrail’e başka! Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 16 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu’na götürüldü. Şüpheliler, ifade işlemleri tamamlandıktan sonra tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
Mehmet Ali Erbil ile Serdar Ortaç, ev hapsi ve adli kontrol şartıyla akşam saatlerinde serbest bırakıldı.
REKLAM
Mehmet Ali Erbil’in savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Erbil, ifadesinde, Serdar Ortaç ile ortak arkadaşları olan Barış isimli kişinin Malta’da bir otel açılışına davet edildiklerini belirterek; “Stand-up şeklinde bir şov hazırlamışlardı, orada bizi davet ettiler, çekim yapmaya başladılar. Sahibi bana bir tişört giydirmeye çalıştı, bu tişörtün bahis reklamı içerdiğini olaydan sonra öğrendim. Buna karşı çıktım, misafir olmamızdan dolayı davet edenlerle ters düştüm. O sitede yayınlananlarda da kumarın sakıncalı olduğunu ve hayatımda hiç oynamadığımı belirttim” diye konuştu.

“HERHANGİ BİR MADDİ KAZANÇ ELDE ETMEDİM”
Mehmet Erbil, ifadesinin devamında yayının yarım saat sürdüğünü belirterek; “Yayından sonra durumu anlayarak, avukatlarım aracılığıyla basın açıklaması yaptık. Ünal isimli şahıs, beni arayarak kandırmaya çalıştı. YouTube’da bir yayın var diyerek, tekrar bir davette bulundu. Ancak ben durumu anlayarak bu daveti kabul etmedim. 3 ay boyunca teklifini sürdürdü. Bu şahısla detaylı bir tanışıklığımız bulunmuyor. Bu olaydan sonra arkadaşımız Barış da kayboldu. Kendisiyle bir daha görüşmedim. Bu videolarda yer almam karşılığında herhangi bir maddi kazanç elde etmedim. Ancak, Ünal isimli şahıs, 3 ay boyunca beni arayarak, birlikte yayın teklifinde bulunurken, 20 – 25 bin Euro ücret teklifinde bulundular, ben bunu da kabul etmedim. Belirttiğim gibi sonrasında bu şahıslarla yüz yüze görüşmedim” ifadelerini kullandı.
“BİZİ TUZAĞA DÜŞÜRMEYE ÇALIŞTILAR”
Sorgu sırasında Mehmet Ali Erbil’e, yasadışı bahis sitelerinin yayınında Ünal Orhan ile aralarında geçen para karşılığı bahis oyununda 64 bin lira kazandığını bunun emekli maaşı kadar olduğunu belirttiği ifadeleri soruldu.
Erbil; “Bu muhabbetti, gırgır ortamında gerçekleştirdik. Ancak bu olayla bizi tuzağa düşürmeye çalıştılar. Ben bahse konu ifadeleri hatırlamıyorum. Ben bir şovmenim, yaptığım iş gereği sohbet havasında geçen bir nevi gırgır ortamında bu söylemlerde bulunmuştum, art niyetim yoktu, konuya vakıf olduktan sonra bu kişilerle bir daha iletişime geçmedim” ifadelerini kullandı.
Ünlü isimlere yasa dışı bahis operasyonu Haberi Görüntüle
“Kimseye tavsiye etmiyorum” Haberi Görüntüle
“Yine kötü örnek oldum” Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Faruk Peker’e, Cem Yılmaz da sosyal medya hesabı üzerinden destek verdi. Yılmaz; “YouTube kanalında ne de güzel anlatıyor. Çok yaşa ağabeyim” dedi. Bunun üzerine Faruk Peker de “Seni seviyorum Cem Yılmaz” yazısıyla yanıt verdi.
Cem Yılmaz’ın kendisine destek vermesiyle açıklama yapan bir dönemin ünlü oyuncusu, “Çok az takipçim varken, Cem Yılmaz’ın beni görmesi çok mutlu etti. Jestini çok anlamlı buluyorum. Yeşilçam ekolüne saygısı var. Sinema tutkunu biri, kendisiyle yan yana çok gelmek isterim” dedi.
İnsanların gündelik sıkıntılarından biraz da olsa uzaklaştırmak için videolar çektiğini ifade eden Faruk Peker ayrıca; “Cem Yılmaz’ın bir projesinde yer almak çok isterim. Eski bir basketbolcuyum. Cem Yılmaz bana pas verdi, ya smaç vuracağım ya da 3’lük atacağım” açıklamasını yaptı.
Faruk Peker, son röportajını 2022’de Habertürk’ten Aytekin Teker’e vermişti…
Uzun süredir gözlerden uzaksınız neler yapıyorsunuz bu dönemde?
Senaryo ve kitap yazıyorum.
Kitap derken?
Yaşadıklarımı yazıya döküyorum. 1973’ten beri tuttuğum anılarımı anlatan bir kitap yazıyorum. Normalde senaryo yazmaya alışık bir insandım. Daha önce yazdığım senaryoları çektim ve oynadım. Senaryo yazmak kolaymış. Nasıl kolay; Yer, zaman, oyuncu diye ayırıyorsun, sayfaya diyalogları döküyorsun. 60-100 kişi bir araya geliyor ve canlandırıyor. Bu 60-100 kişinin canlandıracağı olayı sadece beyaz bir sayfaya dökmek her baba yiğidin harcı değilmiş. Sonra baktım çevreden güzel tepki alıyorum yazdıklarımı bir macera romanına çevirmeye karar verdim. 300 sayfayı tamamladım. Kahramanı kim; Faruk Peker…
Hala çok fitsiniz…
Genetiğin ve sporun etkisi. Babam tenisçi olmamı isterdi ama basketbol oynadım. Önce Ankara Koleji’nde başladım, ardından da Galatasaray’da kariyerim devam etti. Babam da iyi bir tenisçiydi. Hatta beni Wimbledon’da oynayan ilk Türk yapmak isterdi. Hayaliydi.
Sektörden neden uzaklaştınız?
Sektörden uzaklaşmadım. Kim mesleğinden uzaklaşmak ister ki. Herkes mesleğini icra etmek ister ama bana ilgi yok. Benim işim sinema ama maalesef yapamıyorum. Teklif gelirse hazır durumdayım.
Neden teklif gelmiyor sizce?
Bir şeyler söylerim ama çok can yakar. Usturuplu gitmeye çalışayım. Bu sorunun muhattabı aslında ben değilim. Ben her zaman demişimdir ki; Keşke müzisyen olsaydım. Sokakta oturur, önüme bir mendil açar gitar çalardım. Sokak müzisyenliğinden star olan insanları görüyoruz. Avrupa’da ve Amerika’da yaşarken bizzat gördüm. Gitar çalmak ne ister; bir amfi, bir gitar, iyi-kötü kafanda da melodiler, elinde de ustalık. Ama film çekmek böyle değil. En az 60 kişilik ekip lazım. Ekibin başında kim oturuyor prodüktör. Senaryolar yazdım, prodöktürlere götürdüm ama kimse geri dönmedi. Kimse de oyunculuk için de çağırmadı.
Ambargolu olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?
Evet, düşünüyorum açıkçası. Hollywood ve Avrupa sineması benim yaşıma gelmiş aktörlerini dibine kadar kullanmaya devam ediyor. Onlardan maksimumunu alıyor. Beni kullanmak istemiyorsa adam ben ne yapabilirim ki? Karar verici prodüktörler.
Oyunculuk serüveni nasıl başladı? Sizi biri mi keşfetti?
‘Keşfeden’ desek mi aslında… (Gülüyor) Yılmaz Duru keşfetti ama keşfinin zevkini sürmekten kendini men etti. Hayatta değil kendisi. Allah rahmet eylesin. Ferhat ile Şirin (Bir Aşk Masalı) için bana teklifte bulundu. Yaşım tutmuyordu o dönem ailemle görüştü. Verdiği sözleri tutmadı, tutmadığı gibi adımı da spekülasyonlara karıştırdı. Yazdığım kitapta da bunu belgeliyorum zaten.
Ne gibi spekülasyonlar?
Moskova’ya gitmişiz Türkan Şoray ile ‘Bir Aşk Masalı’ filmini çekiyoruz. Aslanlar gibi oynuyorum. Sonra ben filmi bırakmışım ekstra para istemişim. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Eski Başbakanlarından Recep Peker’in torunuyum. Babama ve anneme karşı sorumluluğum var. 20 yaşındayım o zamanlar. Babamı o dönem tanıyanlar bilir nasıl bir insan olduğunu. Bu filmin gizli ortaklarından bir tanesi Allah rahmet eylesin ünlü bir kabadayı idi. Ben öyle bir şey yapsam, o filmi Moskova’da bıraksam neler olurdu. Bir kere sen bir yalan atarken senaryonu sağlam yazacaksın. Babam git oyna demiş bu şartlarda biz de gidip oynamışız. Niye uydurdular bu yalanı; çünkü ben seninle 5 yıllık anlaşmaya imza atmamışım. Bütün sebebi bu… Bana yar olmadı, başkasına da yar olmasın… Birisi de ‘Gel bakayım sen böyle bir terbiyesizlik yaptın mı?’ demedi…
Sinemadan kazandığınız parayla yatırım yaptınız mı?
Hiç yatırım yapmadım. Kazandığım parayla dünyayı gezdim. Set biter bitmez yurt dışına giderdim. Turistik geziler değildi. İki aylığına çıkardım dokuz ay kalırdım. İyi İngilizcem olduğu için de yurt dışında çevre edindim.
Sektörden görüştüğünüz kişiler var mı?
Hayır. Nedenini anlatmak için psikoloji, sosyoloji, tarih ve antropoljiye girmek lazım. Türkiye’de oyuncular dost olamıyor. Benim samimiyetle açıldığım, dost olmaya uğraştığım oyuncular oldu. Ağabey dedik, saygılı davrandık fakat film bitti, dizi bitti, ortaklık da bitti. Belki başkalarının dostluğu vardır tabi. Ben beceremedim, benimle beceremediler. Kimseyi suçlamıyorum.
Çok filmde rol almadınız ama akıllara kazındınız…
Hakan Ural’ın beni uyandırdığı bir konu. Hakan dedi ki; Türkiye Cumhuriyeti’nde en az filmi ve diziyi çekip en çok tanınan adam sensin.
23 tane filmim, 6-7 tane dizim var. Bunların bazılarında da misafir oyunculuk yaptım.
Rol arkadaşınızla hiç aşk yaşadınız mı?
Hayır. Şöyle dersen; Kendini aşık sandın mı ya da rol arkadaşın kendini sana aşık sandı mı… Öyle şeyler oldu. Rol yapıyorsun. ‘Gibi’ yapmıyorsun ki… Yoksa kamera denen şey seni yakalar. Kamera seyircidir. Ne yapman lazım. Aşığı oynuyorsan aşık olacaksın. Ama nasıl aşık olursun. Fanusun içinde aşık olursun. O fanus da kameradır. Fanusun dışında bunu devam ettiriyorsan iş ahlakına ters düşersin.
‘İffet’ filmi hala akıllarda…
Efsaneyi yaratan rahmetli Kartal Tibet’tir. O sahne de Kartal Tibet’in aklına geldi. Kartal Tibet’in dehası.
O sahneyi nasıl anlattı?
Sabah 08:00 Belgrad Ormanı’ndayız. Rahmetli Kartal Ağabey dedi ki; “Faruk öyle bir şey yapacaz ki, 50 sene konuşulacak”. Taşı 50 seneye attı. Ben de yeni yetmeyim, 25 yaşındayım. “Nasıl olacak ağabey?” dedim. Ahmet Sezerel de asistanı. Daha Müjde sete gelmemişti. Hemen provayı yaptık.
Müjde Ar o sahneyi duyunca ne dedi?
Müjde’nin ne dediğini açıkça söylemem, yayınlayamazsın çünkü. (Gülüyor) İlk yorumundan sonra kahkahalarla güldük.
Peki siz bu sahnenin bu kadar konuşulacağını düşünüyor muydunuz?
Kartal Ağabey söyleyince bir 10-15 sene diye düşündüm. Zaman geçtikçe, bu sahnenin vuruculuğu yerleştikçe Kartal Ağabey’e olan saygım daha da arttı. 40 yıldır konuşuluyor, 10 senesi daha var.
Yavuz Turgul ne dedi, senarist oydu?
En ufak bir fikrim yok. Kartal Ağabey ile ikisi arasındadır. Hatırladığım, senaryoda o sahnenin boş bir sayfa olduğuydu. Yani yazılmamıştı senaryo. Standart bir sahne olmamasını Kartal Tibet en başında düşünmüştü sanırım.
‘Cemil’ karakteriyle üzerinize ‘kötü adam’ karakterinin yapıştığını düşünüyor musunuz?
Hiç düşünmüyorum. ‘Cemil’ kötü bir adam değildi ki… Zamanının genç bıçkınıydı. Hemen sonraki sahneyi açıp izleyin. ‘İffet’ ne diyor sazlıkların arasında; ‘Ben bambaşka bir şekilde hayal ediyordum.’ O sahne tecavüz değil, ‘Cemil’in seksüel bir fantezisiydi…
Kartal Tibet’in sizde yeri çok ayrı sanırım…
Oyuncu ve aktör dediğin vahşi bir at olmaktır. Semeri de vurmayacaksın. Semer vurduğun zaman o at idare edilir olur. Semer vurulmamış haliyle oyuncuyu role getirmek lazım. Vahşi atı filmin yolunda tutabilene yönetmen denir. Kartal Ağabey böyle birisiydi. Kartal Ağabey hiçbir zaman semer vurmadı ama kontrolümü tatlı dille tutup performansımı aldı. ‘İffet’de ben kimim ki? Beni oynatan Kartal Ağabey’dir. Aktör normal bir adam değildir, kafadan çatlaktır. Normal adam olsa 9-5 işi olur. Aktör dediğin biraz hastadır. Kartal Tibet gibi raya oturtacaksın, lokomotif olacaksın, oyuncular da vagon olacak. Bunu becerdiğin zaman ‘İffet’ ve Kartal Ağabey’in çektiği diğer filmler gibi yapımlar çıkar. Osman Sedenler, Orhan Aksoylar çıkar…
‘Şöyle bir rol gelse de oynasam’ diyor musunuz?
Çoğu aktör ‘şöyle bir rol gelse de’ diye bir tarifte bulunabilir. Ama aktör dediğin macun gibidir. Ben isterim ki zor bir rol gelsin, titreyeyim, gece uykularım kaçsın. ‘Becerebilecek miyim?’ diye yönetmeni arayayım. Oyunculuk heyecanı hala kanımda. Şu anda düşündüğüm gibi bir rol gelse, heyecanla saldırırım, önüme çıkanı da yerim. Bir aktör sete çıkarken, semer vurmayan bir yönetmenle birlikte önüme çıkan mesafeyi soluksuz yutacağım demesi gerekir.
Eşinizden boşandınız sanırım…
Evet, 96 yılında ayrıldık. 4 sene 11 ay evli kaldık.
Neden ayrıldınız?
Geçimsizlik. Uymadı, olmadı. Ben evlilik adamı değilim. Doğru insanla evlilik adamıyım ama yanlış olunca evlilik düşmanı da olabiliyorsun. Yanlış filmde olursam çok kötü bir aktör olurum, yanlış evlilikte de çok kötü bir koca olurum. Eski eşim ‘çok kötü bir eşti’ dese haklı olabilir. Çünkü onunla olan evliliğimde başarısızdım.
Şu an hayatınızda biri var mı?
Var gibi ama yok. (Gülüyor) Artık yaşlandık, bakış açımız değişti, beklentiler değişti. İlişki yaşamak çok zor oldu. Aşk, bulursan dört elle yapışacağın, bırakmayacağın bir şey oldu ama bulması da çok zor oldu.
Tekrar evlenmeyi düşünür müsünüz?
Tabii ki düşünmüyorum. Artık beni kimse almaz deyip topu taça atayım. (Gülüyor)
Büyükbabanız ve eski başbakanlardan Recep Peker’in fotoğrafının önündeyiz, kendisiyle hiç zaman geçirebildiniz mi?
Maalesef. O 1950’de vefat etti ben ise 1956’da doğdum.
Çocuğunuzun olmasını ister miydiniz?
İnsanlar yanlış anlayabilir ama iki tane köpeğim oldu. Ben onlara baktıktan sonra bir çocuğum olmadığı için haklı gördüm hayatı. Bir çocuğum olsaydı eğer, o çocuğa kan kustururdum herhalde. Çünkü benim babam da bana kan kusturdu bir nevi. Örf, adet, terbiye, bilgi, görgü aksettireceğim diye tabiri caizse işkenceye tabi tutardı. Onun içindir ki Allah böyle uygun gördü.
Pişmanlıklarınız var mı?
Var tabi, çok ciddi pişmanlıklar… Benim için derin bir konu, kitapta da yazdım. Çok ciddi olanları burada paylaşmam zor. Halbuki bundan iki sene öncesine kadar ‘yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim’ tribindeki bir adamdım.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sky Films, ONK Content ve Birleşik Heyecanlar ortak yapımı olan ‘Takıntılar’ın yapımcıları Emre Oskay, Mehmet N. Karaca ve Levent Güneri…
Fransız yazar Laurent Baffie’nin ‘Toc Toc’ adlı tiyatro oyunundan uyarlanan ‘Takıntılar’ı yönetmenliğini Yunus Nihat Özcan, senaryo uyarlamasını ise Ferhat Ergün üstlendi.
REKLAM
Seda Bakan
Obsesif kompulsif bozukluklarından ötürü içlerine kapanmış 6 kişi, dünyaca ünlü psikiyatr Orhan Kerim Baykal’dan tam bir yıl öncesinden randevu alırlar. Hepsinin beklentileri yüksektir, tedavileri konusunda çok umutludurlar.
Çizgilere basamayan, simetri ve düzen takıntılı ‘Efe’; hayatında her şeyi defalarca kontrol etmekten kendini alamayan ve batıl inançlardan kaynaklı sayısız takıntısı olan ‘Kumru’; adeta nefes alan bir hesap makinesi gibi yaşayan, hesap yapmadan bir saniye bile duramayan ‘Birol’; tahammülleri zorlayacak kadar temizlik takıntısı olan ‘Işıl’; ağzından çıkan her sözü tekrarlama takıntılı ‘Defne’ ve özünde bir İstanbul beyefendisi olan ama yakalandığı Tourette sendromu yüzünden tiklerine hakim olamayan ve durmadan küfreden ‘Hikmet’ ….
Her nedense bu 6 kişinin randevuları çakışmıştır. Efsane doktor ise ortalarda yoktur. Birbirini tanımayan her biri farklı takıntılardan muzdarip altı kişi terapi merkezinde doktoru beklemeye başlar.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Başkan Arat, görüşme sonrasında açıklamalarda bulunacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kulüpten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı;
“Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımımızın oyuncusu Devon Hall, 12 Kasım Salı günü (dün) oynanan Bayern Münih karşılaşmasında sol elinden sakatlık yaşamıştır. Sporcumuzun Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde yapılan kontrollerinin ardından sol el tarak kemiğinde kırık tespit edilmiş olup tedavisine başlanmış ve ameliyatı planlanmıştır.
Devon Hall’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede takıma katılmasını temenni ediyoruz.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kariyeri başarılarla dolu Spoelstra, bugüne kadar 2 NBA şampiyonluğu kazandı. Deneyimli coach bu yılki Paris Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan ABD takımında da yardımcı antrenörlük görevi üstlenmişti. Ayrıca NBA.com tarafından yapılan bir ankette yüzde 69’luk oy oranıyla ‘NBA’in en iyi antrenörü’ olarak gösterilmişti.
REKLAMHAKKI OLMAYAN MOLAYI ALMAK İSTEDİ, TEKNİK FAUL ALDI
Ancak başarılı antrenör Spoelstra, salı gecesi Detroit Pistons’la oynadıkları maçı kaybetmelerine yol açan ciddi bir hata yaptı.
Miami uzatmaya giden maçta periyodun bitmesine 1.8 saniye kala 121-119 öne geçti. Bu basketten sonra mola alan Detroit Pistons, mola dönüşü bulduğu 2 sayıyla skoru 121-121’de eşitledi. Bu sayı sonrası ise Spoelstra’dan tarihi bir hata geldi. Spoelstra bitime 1.1 saniye kala hakkı olmayan bir mola istedi ve teknik faul alarak Detroit’e 2 serbest atış hakkı verdi. Serbest atışları sayıya çeviren Detroit Pistons, böylece salondan 123-121 galip ayrıldı.
Spoelstra karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada, “Ciddi bir zihinsel hata yaptım” diyerek kendini suçladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Federasyondan yapılan açıklamada, “Ismail Jakobs’un kulübü Galatasaray tarafından 11 Kasım 2024 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen MR taramalarında oyuncunun sağ bacak soleus kasında 3. derece yırtık tespit edilmiştir. Acil şifalar dileriz.” ifadeleri kullanıldı.
Ismail Jakobs’un 2-3 hafta aralığında sahalardan uzak kalması bekleniyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Japonya’nın Kyodo haber ajansı, bu hafta “Kral Kazu” lakaplı efsanenin, gelecek sezon da dördüncü lig takımı Atletico Suzuka’da forma giymeyi planladığını bildirdi.

Japon forvet Miura, dünyanın en yaşlı aktif profesyonel futbolcusu olarak kabul ediliyor.
57 yaşındaki sporcu, 89 maçta 55 gol atarak 1990’lı yıllarda Japonya Milli Takımı’nın yıldızı olmuştu.

İlk maçına 1986’da Brezilyalı yıldız Pelé’nin ünlendirdiği takım olan Santos ile çıkan Miura, ayrıca İtalya, Hırvatistan, Avustralya ve Portekiz’de profesyonel olarak forma giydi.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yönetim ve teknik ekip çalışmalarını sürdürürken, İspanya’dan flaş bir transfer iddiası ortaya atıldı.
İspanyol basınında çıkan haberlere göre; Sarı-lacivertli ekip, Barcelona’nın genç oyuncusu Ansu Fati’ye göz dikti.
Fenerbahçe Sportif Direktörü Mario Branco’nun, yıldız futbolcuyu kiralık olarak takıma katmak için Katalan ekibinin yetkilileriyle temasa geçtiği öğrenildi.
Fenerbahçe Sportif Direktörü Mario Branco’nun, yıldız futbolcuyu kiralık olarak takıma katmak için Katalan ekibinin yetkilileriyle temasa geçtiği öğrenildi.
Sarı-lacivertlilerde teknik direktör Jose Mourinho’nun, Ansu Fati’yi çok istediği öne sürüldü.
MESSI’NİN VELİAHTIYDI!
La Masia’da yetişen genç yetenek, Lionel Messi’nin veliahtı olarak gösteriliyordu.
Fakat beklentileri karşılayamayan İspanyol oyuncu, geçtiğimiz sezon Premier Lig ekiplerinden Brighton’da kiralık olarak forma giydi.
SEZON KARNESİ
Ansu Fati, bu sezon 7 maçta 158 dakika süre buldu.
Yıldız futbolcu, bu maçlarda gol veya asist katkısı sağlayamadı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ebru Şallı ve Uğur Akkuş cephesinden kötü haber geldi.
7 yıldır birlikte olan ve 5 yıl önce hayatlarını birleştiren ikilinin boşanacakları öğrenildi…
İlk olarak Uğur Akkuş, Ebru Şallı’ya boşanma davası açtığını duyurdu ve yaptığı açıklama, herkesi şaşırttı.
“BOŞANMA DAVASI AÇTIM”
Boşanma dilekçesini paylaşan Akkuş şu ifadeleri kullandı:
Bugün 7 yıldır beraber olduğum çok severek çok aşık olarak ve çok emek vererek evlendiğim eşim Ebru Şallı’dan boşanmak için Beykoz 1. Aile Mahkemesine başvurdum ve avukatım aracılığıyla boşanma davası açtım.
Boşanmak isteme sebebimle ilgili yakın çevrem, beni seven ailem ve tanıyan herkes bir şeyler yazıp çizecek, konuşacak. Bunu bildiğim için buradan yazmak istedim.

MADDİYAT DETAYI
Akkuş sözlerine “Boşanma davası açmamın ve boşanma isteğimin tek sebebi artık ‘mutsuz olmamdır’. Bu ilişkiyi aşk ve sevgi evliliği zannetmiştim ama meğer her şey para ve maddiyatmış!
Bunu çok geç ve zor anladım. Artık mutllu ve huzurlu bir hayat yaşamaya karar verdiğim için boşanmaya karar verdim” diye devam etti.

ŞALLI DA SESSİZLİĞİNİ BOZDU
Şallı “Uğur Bey ile 4 yıllık evliliğimizi bitirme kararı aldık. Ben 8 ay önce boşanma vekaletimi avukatlarıma verdim. Dolayısıyla sürecimiz devam ediyordu.
Evlilik birliğine saygımdan dolayı sadece boşanmayı onaylamak için sizlere bilgi vermek istedim. Her iki tarafın da özelidir. Anlayışınızı rica ederim” açıklamasında bulundu.

Adile Topçu
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk pop müziğinin unutulmaz isimlerinden Emel Müftüoğlu, sosyal medya hesabından yakın dostu ve meslektaşı Sezen Aksu’nun son halini paylaştı.
Arkadaşıyla beraber yeni bir karesini yayınlayan Müftüoğlu, yaptığı o paylaşımda, Aksu’nun yeteneğini övdü:
“HER ŞEYE YETENEĞİ VAR”
“Öyle oturuyor gibi göründüğüne bakmayın; şarkı yapmaktan söz yazmaya, şarkı aranjesinden ayakkabı ve takı tasarımına, dekorasyondan hiç düşünülmemiş teknolojik buluşlara… Hangi birini sayayım ki?”

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü oyuncu Emre Kınay ile Emine Ün’ün 19 yaşındaki kızları Duru, İstanbul Beylikdüzüspor futbolcusu Emirhan Çalışkan ile aşk yaşadığını duyurdu
Sosyal medyadan aşkını ilan eden Duru Kınay gündem oldu.
ANNESİ AŞKA DESTEK VERDİ
Aşka, anne Emine Ün’den de destek geldi. Ün, kızının ve sevgilisinin fotoğraflarının altına kalp emojisi koydu.
Duru Kınay, sevgili paylaşımına “Her şeyim” şeklinde yorum yaptı.

Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Galatasaray’ın yıldız oyuncusu Mauro Icardi, boşanma aşamasında olduğu kızlarının annesi eşi Wanda Nara yüzünden zor günler geçiriyor.
Wanda Nara, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabının canlı yayınında yeni sevgilisi L-Gant’ı dudaklarından öpmüştü.
ZÜRAFA ÖPTÜ
Daha sonra Icardi ile ilişkisini bittiğini ve çok mutlu olduğunu açıklayan Nara, herkesi şaşırtmıştı.
Icardi sessizliğini bozdu. Ünlü futbolcu, Nara’ya sosyal medya üzerinden dikkat çekici bir gönderme yaptı.
Zürafayı öperken çekilmiş eski bir fotoğrafını paylaşan Icardi, Nara’nın yeni sevgilisi rapçi L-Gante ile olan ilişkisine imalı bir cevap verdi.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzun zamandır boşanacakları iddiasıyla gündeme gelen hatta şiddet haberleriyle bile konuşulan magazinin ünlü yüzleri Ebru Şallı ile Uğur Akkuş çiftinden kötü haber geldi.
İş insanı Akkuş, eşi eski manken Şallı’dan boşanma kararı aldığını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu.
Sosyal medya hesabından boşanma dilekçesini paylaşan Akkuş, şunları yazdı:
“BOŞANIYORUM”
“Boşanma davası açtım. Tek sebebi mutsuz olmamdır, ben bu ilişkiyi aşk sevgi evliliği zannetmiştim ama meğer her şey para ve maddiyatmış.”
Şallı, şiddet, aldatma ve dolandırıcılık içeren iddialar için hep sessiz kalmıştı.
Sıkıntılı günler geçirdiklerini kabul eden Ebru Şallı, evlilik süreciyle ilgili şu açıklamayı yapmıştı:
“Çıkan haberlere istinaden bunları yazmak istedim. Henüz açılmış, herhangi bir boşanma davası yoktur. Her evlilikte olduğu gibi zaman zaman biz de fikir ayrılıkları yaşıyoruz. Hepsi bu! Her şeyin hayırlısı olsun.”



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çanakkale Boğazı’nda, Ezine ilçesi Dalyan köyü yakınındaki 2 bin 400 yıllık liman kenti Alexandria Troas Antik Kenti’nde, bu yıl ki kazı çalışmaları, 25-30 kişilik bir ekibin katılımıyla devam ediyor.
Kazı çalışmaları kapsamında heyecan verici yeni gelişmeler yaşanıyor.
Bu yılki kazılarda, kentin 2 bin 200 yıllık çarşı yapısında yeni mekan gün yüzüne çıkarıldı.
“MEKAN, BİZE ÇARŞI YAPISININ İKİNCİ KATIYLA İLGİLİ BİLGİ VERECEK NİTELİKTE”
Temmuz ayı itibarıyla kazı çalışmalarının saha aşamasının devam ettiğini söyleyen Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, çalışmalara ilişkin şöyle konuştu:
Kazı çalışmalarının 4’üncü ayını doldurmak üzereyiz. Birkaç farklı noktada araştırmalarımızı yürüttük. Polygonal yapı ve podyumlu salon çevresindeki çalışmalar büyük ölçüde tamamlandıktan sonra Helenistik çarşı yapısında çalışmaya başladık.
Helenistik çarşı yapısında olasılıkla dükkan olarak kullanılmış olan yeni bir mekanı açmaya başladık. Ana kayanın güneye doğru yükselmesi nedeniyle 1 katlı, kuzeye doğru alçalması nedeniyle 2 katlı olduğunu düşünüyorduk. Bu alanda açığa çıkardığımız, üzerinde sıvaları, harcı korunmuş olan mekan bize çarşı yapısının ikinci katıyla ilgili bilgi verecek nitelikte.
Dışarıdan bakıldığında dönemsel olarak geç bir dönem oluşumu gibi gözüküyor. Daha aşağıya indiğimizde özgün evresini yakaladığımızda çarşının belki uzunca bir süre, tadilatlarla, onarımlarla kullanımda olduğunu bize söyleyecek özellikleri barındıracak.
Bu konuda çalışıyoruz.

“10-15 GÜNLÜK SÜRE İÇERİSİNDE ZEMİNE KADAR İNMİŞ OLACAĞIZ”
10 gündür bu alanda çalıştıklarını belirten Prof. Dr. Öztepe, devamında şu ifadelerde bulundu:
Oldukça hızlı ilerliyoruz. Bir mekanı duvarlarıyla, hatıl yuvalarıyla açığa çıkardık. Bu hatıl yuvaları 2’nci kata işaret ediyor olmalı. Önümüzdeki 10-15 günlük süre içerisinde zemine kadar inmiş olacağız.
Yapının inşaat tarihini buluntulara bağlı olarak milattan önce 2’nci yüzyılın ortası olarak düşünmüştük. Bu da yapıyı tarih olarak yaklaşık 2 bin 200 yıl öncesine kadar geriye götürür. Ama biraz daha derine indiğimizde, yeni mimari detayları yakaladığımızda yapının ne kadar sürede kullanıldığı konusu hakkında bilgi sahibi olacağız.

YAPI 13 YA DA 14’ÜNCÜ YÜZYILDA TERK EDİLMİŞ
Kentin büyük olasılıkla 13 ya da 14’üncü yüzyılda terk edilmiş olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Öztepe, “Ondan belki birkaç yüzyıl öncesinde yapının kullanımının tamamlanmış olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü doldurulmuş. Doldurulduğu için şu anda, o son dönemde yaşayanların üzerinde yaşam sergiledikleri alanın altını kazıyoruz. Belki milattan sonra 9 ya da 10’uncu yüzyıla kadar yapı kullanılmış olmalı. Bu da bin yılı aşkın bir süre, fonksiyon değişiklikleriyle de olsa yapının kullanımda olduğunu göstermesi bakımından önemli.” sözlerini sarf etti.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Küratör Robinson McClellan, 2024 yılının ilkbaharında Chopin’in kendi el yazısıyla adını yazdığı bir kağıdı fark etti. McClellan, müzik notalarını ilk gördüğünde tanıyamadığını belirtti. Kağıdın fotoğrafını çekip evde çaldıktan sonra bile eserin Chopin’e ait olup olmadığından emin olamayan küratör, notaları hem Polonyalı besteci üzerine uzman bir akademisyene iletti hem de kağıdın ve mürekkebin test edilmesini sağladı. Yapılan incelemeler sonucunda eserin Chopin’e ait olduğuna dair kesin bir kanıya varıldı.
“SONUÇTAN EMİNİZ”
McClellan, el yazmasının kaleme alınış biçiminin de Chopin’in tarzına uygun olduğunu belirterek, “Bu sonuçtan artık tamamen eminiz” dedi. Ancak New York Times, klasik müzik tarihinde sahte keşiflerin sıkça yaşandığını hatırlatarak bu buluşa şüpheyle yaklaşanların da olduğunu belirtti.

ZOR BULUNAN KAYIP ESERLER
1849’da, 39 yaşında hayatını kaybeden Chopin’in bugüne kadar 250 civarında eseri biliniyor ve yeni bir eserin keşfi oldukça nadir bir olay olarak görülüyor. Müze, Chopin’in bu eseri muhtemelen 20’li yaşlarının başında yazdığını tahmin ediyor.
Dünyaca ünlü Çinli piyanist Lang Lang, Chopin’in yeni keşfedilen eserini değerlendirerek, eserin “Çarpıcı karanlığı pozitif bir şeye dönüştürdüğünü” ifade etti. Chopin’in bu kayıp eseri, klasik müzik dünyasında büyük ilgi uyandırmış durumda.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’den Romanya’ya giden bir grup iş adamı ve gazeteciyi Romanya-Türkiye Sanayi ve Ticaret Odası’nda ağırlayan Başkan Tamer Atalay, verdiği brifingde, Türkiye ve Romanya ilişkileri üzerinde durdu.
“Odamız 40 yılı aşkın bir süredir Romanya’ya yatırım yapan Türk iş insanlarına destek oluyor. Romanya’da güven veren ve üretime katkıda bulunan Türk şirketleri için her türlü kolaylığı gösteriyor.”diyen Atalay, Romanya’nın hem yönetim olarak hem de vatandaşları nezdinde, Türklerle örnek bir dostluk anlayışı içinde olduğunu vurguladı.
“AMACIMIZ TÜRK-ROMEN İŞ BİRLİĞİNİ VE DAYANIŞMASINI ARTIRMAKTIR”
Tamer Atalay şunları söyledi:
Amacımız Türk-Romen iş birliğini ve dayanışmasını artırmaktır. AB üyesi olan Romanya ve Türkiye arasında mevcut dostluk ve kardeşliği ekonomik yatırımlarla karşılıkla artırıp ilişkileri daha da fazla anlamlandırmak istiyoruz. Şu anda Romanya’da yaklaşık 17 bin Türk şirketi faaliyet gösteriyor. İş adamlarımızı sık sık Romanya’ya davet edip buradaki iş imkanlarını, yatırım olanaklarını kendilerine anlatıyoruz. Romanya ile aramızdaki kültürel bağlar ve devletlerimiz arasındaki sıcak ilişkiler Türk iş adamlarına olan güveni artırıyor.
ATTİLA’NIN MEZARI ROMANYA’DA MI?
Tamer Atalay, kendi girişimleri sonucu, Romanya’nın Başkenti Bükreş’e Mustafa Kemal Atatürk ve Haydar Aliev’in büstlerinin konulduğunu söyledi.
Atalay, Büyük Hun İmparatoru Attila’nın mezarının, araştırmalar sonucunda Moldova’nın Nou Kasabası’nın karşısındaki Yasak Ada’da olabileceği ihtimaline dikkat çekti.
Bu konuda oda olarak bir belgesel hazırlattıklarını ve bu belgeselin araştırmacılara kaynak teşkil edeceğini belirten Atalay, ayrıca Şair Nazım Hikmet’in Romanya’daki anılarını derlediklerini de bildirdi.
6 ŞUBAT DEPREMİNDE ONLARCA TIR YARDIM GÖNDERİLDİ
Romanya-Türkiye Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Atalay, amaçlarının Türk-Romen iş birliğini artırmak olduğunun altını çizerek, 6 Şubat depreminde oda olarak, deprem bölgesine onlarca tır yardım gönderdiklerini, bu konuda Romen halkının da büyük destek sağladığını vurguladı.
Atalay, zor günlerinde Türkiye’nin yanında olan Romanya halkına ve hükümetine de teşekkür etti.
ADIYAMAN’A DAVET ETTİ
Tamer Atalay’ın konuğu olarak Bükreş’te bulunan GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz ve birlik üyeleri de Atalay’dan bilgi aldı.
Merkezi Adıyaman’da bulunan GAP Gazeteciler Birliği Başkanı Kıymaz, uzun yıllardan beri Başkan Atalay ile tanıştıklarını, Romanya-Türkiye Sanayi ve Ticaret Odası’nın başarılı çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi.
Kıymaz, Adıyaman Valisi Dr.Osman Varol ve belediye başkanı Abdurrahman Tutdere’nin selamlarını ileterek “Sizleri ve odanız yönetimini de Adıyaman’a davet ediyorum.” dedi.
Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şehir Tiyatrolarında 6-9 Kasım’da Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde “Bir Halk Düşmanı”, Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde “Oscar”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde “Yatak Odası”, Müze Gazhane Meydan Sahne’de “Sivrisinekler”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Savaş ve Barış”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ise “Yaftalı Tabut” eserleri tiyatroseverlerle buluşacak.
“Uçurtmanın Kuyruğu” oyunu FSM Kültür Sanat Merkezi Rasim Öztekin Sahnesi’nde, “Gidiş Dönüş Moskova (Retro)” oyunu ise Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde 9 Kasım’da izlenebilecek.
“Bekçi ile Postacı”, “Fındıkkıran”, “Herkes Sihirbaz Olacak”, “Bir Gece Masalı” ve “Çöpsüz Dünya” adlı çocuk oyunları ise 10 Kasım’da sahnelenecek.

DEVLET TİYATROLARI’NDAN BEŞ OYUN
İstanbul Devlet Tiyatrosu; “Kapıların Dışında”, “Bir Nefes Dede Korkut” ve “Her Şey Yolundaymış Gibi” eserlerinin yanı sıra “Masal Yolu” ve “Çöp Canavarı” adlı çocuk oyunlarını sanatseverlerin beğenisine sunacak.
Yeni oyunlardan “Kapıların Dışında”, 5-9 Kasım’da Mecidiyeköy Büyük Sahne’de, “Bir Nefes Dede Korkut” 5-8 Kasım’da Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de, “Ölüler Diyarı”, “Bir Mutluluk Anı” ve “Karmakarışık” adlı üç kısa oyundan oluşan “Her Şey Yolundaymış Gibi” 8-10 Kasım’da Garibaldi Sahnesi’nde izlenebilecek.
Çocuk oyunu “Masal Yolu” 10 Kasım’da Mecidiyeköy Büyük Sahne’de, “Çöp Canavarı” da 9 Kasım’da Mecidiyeköy Stüdyo Sahne’de izlenebilecek.
KONSERLER
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, klasik müziğin güncel yorumcularını konuk ettiği Pera Klasikleri konserlerinde flüt, klarnet ve fagotun uyumunu müziğin farklı renkleriyle harmanlayan Anemos Trio’yu 9 Kasım’da müzikseverlerle buluşturuyor. Anemos Trio, flütte Aysu Zehra Şanyer, klarnette Ebru Mine Sonakın ve fagotta Onur Üzülmez’den oluşuyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda bu akşam 20.00’de, Murcia İspanyol Balesi ve Carmen & Matilde Rubio topluluğu “Pasion Flamenca” gösterisiyle izleyicilerle buluşacak.
Leyla Diana Gücük ve Nazlı Toprak moderatörlüğünde 7 Kasım’da 18.30’da CRR’de gerçekleştirilecek “Geçmişten Geleceğe Türkiye’de Caz Vokalinin Yolculuğu” söyleşisinde, Türkiye’de caz vokalinin gelişimi ele alınacak. Aynı gün 20.00’de CRR Caz Orkestrası, caz sahnesinin genç yetenekleri Barış Alp Dönmez ve Cansu Nihal Akarsu’ya eşlik edecek.
Halk müziğini caz ve klasik müzik unsurlarıyla harmanlayarak özgün bir şekilde yorumlayan 5 Quartet ile güçlü sesiyle tanınan Özge Arslan, 8 Kasım’da CRR’de olacak.
CRR Türk Müziği Topluluğu, 9 Kasım’da “Ata’nın Sevdiği Şarkılar” konserinde müzikseverlerle buluşacak. Hakan Talu yönetiminde gerçekleştirilecek konserde, genç sanatçılar Işıl Meriç Ayata ve Ayşe Ebru Şahinbaş misafir solist olarak yer alacak.

SERGİLER
Beyoğlu’ndaki Tokatlıyan Han’da bu yıl ikincisi düzenlenecek “Açık Kapılar Sergisi”, yarın ziyarete açılacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi ve Beyoğlu Üç Horan Ermeni Kilisesi Vakfının katkılarıyla hazırlanan sergide, 40’ı aşkın sanatçının farklı sanat disiplinlerinden eserleri görülebilecek. Sergi 30 Kasım’da sona erecek.
Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılına özel düzenlenen “Ay-Yıldız ve Güneş-Yüz Yıllık Dostluğun Hatırası” sergisi, iki ülkenin köklü dostluğunu ve iş birliğini vurgulamak amacıyla Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) açıldı. Japonya Araştırmaları Derneği, Boğaziçi Üniversitesi Asya Çalışmaları Merkezi ve Japon Sanat Merkezi iş birliği ile hayata geçirilen sergi, 24 Kasım’a kadar görülebilecek.
İtalyan ressam Fausto Zonaro’nun eşi fotoğraf sanatçısı Elisa Zonaro’nun eserlerine odaklanan “Elisa Zonaro’nun İstanbul”u sergisi, Kazlıçeşme Sanat’ta 31 Ocak 2025’e kadar ziyarete açık olacak.
Türkler arasında İslamiyet’in ve tasavvufun yaygınlaşmasına öncülük eden Hoca Ahmet Yesevi’nin tasavvuftaki inceliklerini, tarikat adabını, usulünü, erkanını anlattığı “Fakrname” adlı eserinin minyatür sanatıyla buluştuğu “Minyatürlerle Fakrname” sergisi, yarına kadar Taksim Camii Kültür Sanat Merkezi’nde görülebilecek.

DİĞER ETKİNLİKLER
Mehmet Birkiye’nin küratörlüğünde gerçekleştirilen 28. İstanbul Tiyatro Festivali izleyicilerine klasik eserlerden yenilikçi tiyatro yorumlarına, uluslararası gösterilerden yerli prömiyerlere uzanan zengin bir program sunuyor. 19 Kasım’a kadar sürecek festivalin programı “tiyatro.iksv.org/tr/program”, ücretsiz yan etkinlik takvimi ise “tiyatro.iksv.org/tr/yan-etkinlikler” adresinde görülebilir.
TÜYAP Fuarcılık Grubu tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle düzenlenen 41. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 10 Kasım’a kadar kitapseverleri konuk edecek. Öğrenci, öğretmen, çocuk, emekli ve engelliler için ücretsiz giriş imkanı sunan fuar, hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu 10.00-20.00 saatlerinde ziyaret edilebiliyor. Fuarla ilgili etkinlik listesi, imza günleri ve detaylı bilgiye “www.istanbulkitapfuari.com” adresinden erişilebiliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Genç Öncüler Gençlik Spor ve Eğitim Derneği tarafından düzenlenen “9. Kısa’dan Hisse Kısa Film Festivali”, genç sinemacılarla usta isimleri bir araya getiriyor. Festival etkinliklerine ve film gösterimlerine “www.kisadanhisse.org” adresinden ulaşılabilir.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bursa’nın Nilüfer ilçesinde, turistik Gölyazı Mahallesi’ndeki Kız Adası’nın Helenistik dönemdeki kutsal alan profili, arkeolojik kazıyla gün ışığına çıkarılıyor.
Avrupa’nın en güzel kasabaları arasında gösterilen ve antik adı “Apollonia ad Rhyndacum” olan Gölyazı’nın kıyısından yaklaşık 500 metre uzaklıktaki adada, 2022 yılında başlatılan kazı, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni, Nilüfer Belediyesinin desteğiyle Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) başkanlığında yürütülüyor.
Her yaz sular altında kalan, sonbaharda suların çekilmesiyle ortaya çıkan adaya kayıklarla ulaşan arkeologlar, ot temizliği yapılmasının ardından arkeolojik çalışmalara başlıyor.

ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR
Etrafı Helenistik dönemde yapılmış temenos adlı kutsal duvarla çevrili, tapınak, sunak, stoa (sokak ya da agoranın yanında yer alan, üstü kapalı, sütunlu galeri) ve eksedraların (avlu, salon ya da meydana açılan yarım daire ya da dikdörtgen çıkıntılı niş benzeri mekan) bulunduğu yapı kompleksinin olduğu tahmin edilen adada, öncelikle tapınağın tam mimari planının belirlenebilmesi için çalışmalar devam ediyor.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Edebiyat ve yayın dünyasına çocuklar ve ebeveynler de düşünülüyor.
Seslendirme Sanatçısı-Yazar Şeyma Ayık ile Eğitimci-Yazar Hurihan Yıldırım Kurtaran’ın bir araya gelerek oluşturdukları platformda, aynı zamanda anne olan yazarlar, kendi çocukları için de uyku öncesi masallar anlatıyor.
YAZARLAR AYNI ZAMANDA BİRER ANNE
Aynı zamanda anne olan yazarlar, kendi çocukları için de uyku öncesi masalların büyüsünden faydalandılar.
Şimdi bu masalları, “Masalcı Anneler” aracılığıyla tüm yetişkinlerin kullanabilmesi için paylaşıyorlar.
OKUL ÖNCESİ ÇOCUKLARA ÖZEL
“Uykulu Masalların” amacı, okul öncesi dönemi çocuklarının uykuya huzurla geçişini kolaylaştırmak.
Yayınlanan masallar özgün oluşturuluyor ve seslendirilerek sunuluyor.

“AMAÇ ÇOCUKLARA OKUMA ALIŞKANLIĞI OLUŞTURMAK”
Kurtaran, konuyla ilgili şunları söyledi:
Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak herkesin her dönemde gündeminde olan bir konu. Dinleme dil becerisi ise okuma alışkanlığını destekleyen ve anne karnından başlaması gereken bir yolculuk. Masallar, bu yolculukta başta gelen edebi ürünlerden. Bebeklik döneminden itibaren çocukların hayal dünyasını zenginleştiren masallar, uykuya hazırlıkta da en büyük yardımcımız.

“MASAL DİNLEMEK KADAR MASAL SEÇİMİ DE ÖNEMLİ”
Ayık da yaptıkları çalışmalarla ilgili şu ifadeleri kullandı:
Ne demiş büyük şair Cemal Süreya? ‘Masal dinlememiş çocuklar, büyüyünce kedi resmini bile cetvelle çizerler. Masal dinlemek de dinletmek de çok güzel.’ Fakat hangi masalları? Bu seçimleri yaparken biz yetişkinlere önemli bir görev düşüyor.
Dora İşsever
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kazakistan’ın başkenti Astana’da bulunan Türk Akademisi, Türk dünyasına yeni eserler kazandırmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Lev Gumilyov Avrasya Milli Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Dil ve Edebiyat Mirası; Birliğin Temeli” adlı bilimsel seminerde, Türk Akademisi tarafından yayımlanan yeni eserler tanıtıldı.
HER BİRİ 5 BİN TERİM İÇERİYOR
Etkinlikte Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Ashat Kesikbayev, Lev Gumilyov Avrasya Milli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Ardak Beysenbay, Azerbaycan’ın Astana Büyükelçisi Agalar Atamoglanov, Kırgızistan’ın Astana Büyükelçisi Dastan Düyşekeyev, Türkmenistan’ın Astana Büyükelçisi Batır Recepov ve Türkiye’nin Astana Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Ömer İnan yer aldı. Burada, Türk Akademisi’nin “Türk Dillerinin Terminolojik Sözlükleri” projesi çerçevesinde yayınlanan, her biri 5 bin terim içeren dil bilimi, ekonomi ve askeri alanlardaki terminoloji sözlüklerinin kurdelesi kesildi.
İLGİLİ HABEROrtak Türk Alfabesi kabul edildi
TANITILAN ESERLER
Tanıtılan eserler arasında, Kazak Türkçesinde basılan Kırım Tatar yazarı ve Türkolog Bekir Çobanzade’nin Türkoloji alanındaki önemli araştırmaları ile Ahmet Boran’ın Türkmenlerin milli şairi Mahtumkulu üzerine kaleme aldığı monografi ve Azer Turan’ın “Ali Bey Hüseyinzade” adlı eseri, ayrıca Azerbaycanlı şairler Muhammed Hüseyin Şahriyar ve Bulud Karaçorlu’nun şiirleri de bulunuyor.
TÜRK HALKLARININ BİLİMSEL ENTEGRASYONU GÜÇLENDİRİLECEK
Kesikbayev, yaptığı açıklamada, Türk Akademisi olarak 37 alanda Türk dillerinde terminoloji sözlükleri hazırlamayı planladıklarını belirtti. İlk etapta dil bilimi, ekonomi ve askeri alanda sözlükler hazırlayarak yayımladıklarını ifade eden Kesikbayev, bu çalışmaların Türk halklarının bilimsel entegrasyonunu güçlendirmeyi amaçladığını vurguladı.


Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Dünya rock müziğinin önemli gruplarından olan Oasis, 2025 yılında bir dizi turneye çıkacak. Bunun için hazırlıklarını yapan efsanevi grup, 50 bin bileti iptal etti. İngiltere ve İrlanda’da yapılacak konserler için satılan biletlerde usulsüzlük tespit eden müzik grubunun haksızlıkların önüne geçmek için yasa dışı yollarla satılan 50 bin bileti iptal etmesi, herkesi şaşırttı.
Grup, biletlerin Ticketmaster ve Twickets gibi resmi kanalların dışındaki platformlarda yüksek fiyatlara yeniden satılmasını engellemek amacıyla bu kararı aldı.
GRUP HAKKINDA
Oasis, gerek yakalayıcı melodiler barındıran hit şarkıları, gerekse de sex, drugs ve rock’n’roll yaşam tarzlarıyla her dönem gündemde kalmayı başarmıştır. Grubun, diğer gruplara sataşmaları da özellikle İngiliz basını için hep iyi malzemeler niteliğindedir.

DAĞILDILAR, TEKRAR BİRLEŞTİLER
Grup, kardeşler arasında yaşanan anlaşmazlık nedeniyle 2009’da dağıldı. Daha sonra tekrar bir araya gelen grup üyeleri, konserler vermeye ve turnelere çıkmaya karar verdi.
Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Söz yazarı, besteci ve yorumcu ABD’li şarkıcı John Maus, 3 Kasım’da Blind Sahnesi’nde lo-fi, synth pop ve deneysel pop karması parçalarıyla İstanbullu hayranlarının karşısına çıkacak.
Müzik kariyerinde 40 yılı tamamlayan ve bugünün en iyi gitaristleri arasında yer alan Al Di Meola, 7 Kasım akşamı Epifoni Events organizasyonuyla Volkswagen Arena’da sevenleriyle buluşacak.
Rock’dan swing’ine, klasik müzikten triphop’a kadar uzanan geniş bir yelpazeden ilham alan Fransız techno yıldızı ve yapımcı DJ NTO, 9 Kasım’da Flexanima sunumu ile Volkswagen Arena’da olacak.
İranlı ünlü sanatçı Anoushiravan Rohani ile Homayoun Shajarian, Epifoni organizasyonuyla 9 Kasım akşamı Ülker Sports Arena’da aynı sahneyi paylaşacak.
Soul-pop, indie electronica, R&B, caz gibi birden fazla müzik türünden ilham alan Charlotte Cardin, ikinci albümü 99 Nights Tour kapsamında, Charm Music Türkiye organizasyonuyla 21 Kasım akşamı Volkswagen Arena’da performans sergileyecek.

ÖDÜLLÜ SANATÇIDAN KONSER
Flütü rock müziğine kazandıran Grammy ödüllü Jethro Tull, dünya çapında 60 milyondan fazla albüm satışı ve 55 yıllık müzikal mirasıyla 23 Kasım’da Volkswagen Arena’da konser verecek.
Kod Müzik organizasyonu ve Pozitif deneyimiyle müzikseverlerle buluşacak olan grup, Ian Anderson’ın önderliğinde rock, folk ve progresif müziği harmanlayarak unutulmaz bir performans sunmaya hazırlanıyor.
Konserde Ian Anderson’a gitarda Jack Clark, davulda Scott Hammond, klavyede John O’Hara ve bas gitarda David Goodier eşlik edecek. Grup, klasikleşmiş hitlerinden son albümü RökFlöte’e uzanan geniş bir repertuvar sunacak.

2025’TEKİ KONSERLER
Bu yıl sonunun yanı sıra 2025’te de çok sayıda ünlü müzisyen ve grup, İstanbul’da sahne alacak. Norveçli sinematik folk ve pop grubu Kalandra, seneye ilk kez İstanbul’da konser verecek. Grup, 7 Şubat 2025 gecesi IF Beşiktaş’ta hayranlarıyla buluşacak.
Manowar’un eski gitaristi Ross Friedman, “Ross The Boss” adıyla 5 Nisan 2025’te IF Beşiktaş’ta sevilen parçalarını seslendirecek.
Rock müziğin ünlü sopranolarından Tarja Turunen, Nightwhish grubunda birlikte çalıştığı solist ve bas gitarist Marko Hietala ile birlikte 10 Nisan’da JJ Arena’da dinleyiclerin karşısına çıkacak. Accept’in eski solisti Udo Dirkschneider, solo grubu UDO ile 11 Nisan’da IF Beşiktaş’ta konser verecek. Glam rock türünün öncülerinden White Lion da IF Beşiktaş’ta 14 Mayıs’ta sahne alacak.
Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Ergül Tosun
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ağrı Dağı Efsanesi’ni tiyatro sahnesinde görmek isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir uyarlamayla sahneye geldi.
İstanbul Şehir Tiyatroları’nın sahnelediği oyun, yönetmen Yiğit Sertdemir’in ellerinde bir peri masalına dönüşüyor.
Bu başarıda dekor tasarımını yapan Barış Dinçel’in ve ışık tasarımı sorumlusu Osman Aktan’ın katkısı yadsınamaz.
Oyunda geçen Küp Gölü’nün sahnedeki tasviri ise unutulmayacaklarının arasına şimdiden girdi.
Oyunculukların ötesinde kostüm ve koreografi de oyuna ivme katıyor.
OYUNUN KONUSU
Tiyatro oyunu, kapısının önüne gelen beyaz atı sahiplenen ve töre gereği sahibine geri vermeyen bir dağlı ile atın sahibi olan beyin arasındaki çatışmayı konu alıyor.
Oyunun içinde bir aşk hikayesi ve Ağrı Dağı’nın yaşam şartlarının zorluğu işleniyor.
Konuyu destanlaştıran, iki aşığın beklenmeyen ve içleri sızlatan sonu.
OYUNA ÖZEL ŞARKI
Oyuna özel olarak yazılan “Gül diyem bahar diyem” şarkı ve gazeli oyunun bütünlüğüne değer katıyor.
AT KOSTÜMLÜ OYUNCU
Oyunun dekoru içinde üzerindeki at kostümü ile bir oradan bir buraya hiç yorulmadan koşturan, ritmik hareketlerle at figürüne hayat veren Özge Midilli’nin canlandırması ise kritik öneme sahip.
Oyunun iki perdeden oluştuğunu ve toplam 165 dakika sürdüğünü de hatırlatalım.



Dora İşsever
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UEFA Avrupa Ligi’nde Fenerbahçe, deplasmanda AZ Alkmaar’a 3-1 yenilerek büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Teknik direktör Jose Mourinho, cezası nedeniyle maçı tribünden takip etti.

Portekizli çalıştırıcının Trabzonspor ile oynanan maç sonrasında, “Türkiye Ligi’ni kim izlesin” ifadeleri gündeme oturmuştu. AZ Alkmaar maçı sonrası taraftarlar, Avrupa’da oynanan oyuna isyan ederek tepki gösterdiler.

Sabah Spor’un usta yazarları Ömer Üründül, Gürcan Bilgiç ve Murat Özbostan, Fenerbahçe’nin AZ Alkmaar maçı performansını ve Mourinho’yu değerlendirdi.

SORU: F.Bahçe, genç bir takıma yenildi. Mourinho, “Türkiye Ligi’ni kim izlesin” demişti. AZ Alkmaar maçı sonrası taraftarlar, “Bu F.Bahçe’yi kim izlesin” yorumu yaptı. Siz ne dersiniz?

Ömer Üründül: Mantığımla bağdaşmıyor
Fenerbahçe’de takımın fizik kondisyonu yetersiz. Orta sahanın performansı iyi değil. Fred düşüş yaşıyor. İsmail çok formsuz. Szymanski koşuyor ama üretemiyor. Amrabat da ön liberoda idare ediyor. Dzeko belli bir yaşa geldi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>28 futbolcunun bulunduğu A Milli Takım aday kadrosunda, Doğan Alemdar, İrfan Can Kahveci, Ozan Kabak ve Yusuf Yazıcı sakatlıkları sebebiyle yer almadı. Doğucan Haspolat ve Deniz Gül ise ilk kez A Milli Takım aday kadrosuna çağırıldı.
A Milli Takım’a davet edilen oyuncular, 11 Kasım Pazartesi günü saat 12.00’de TFF’nin Riva’daki Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde toplanacak. İlk çalışmasını da aynı gün saat 18.30’da yapacak ay-yıldızlılar, Galler karşılaşmasının hazırlıklarını hafta boyunca bu tesiste sürdürecek.
A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’nın belirlediği aday kadro şöyle;
“Altay Bayındır, Mert Günok, Muhammed Şengezer, Uğurcan Çakır, Abdülkerim Bardakcı, Çağlar Söyüncü, Emirhan Topçu, Eren Elmalı, Ferdi Kadıoğlu, Merih Demiral, Mert Müldür, Samet Akaydin, Zeki Çelik, Doğucan Haspolat, Hakan Çalhanoğlu, İsmail Yüksek, Okay Yokuşlu, Kaan Ayhan, Orkun Kökçü, Ahmed Kutucu, Arda Güler, Barış Alper Yılmaz, Deniz Gül, Enes Ünal, Kenan Yıldız, Kerem Aktürkoğlu, Semih Kılıçsoy, Yunus Akgün”
A Millî Takımımızın, UEFA Uluslar B Ligi’nde Galler ve Karadağ ile oynayacağı maçların aday kadrosu açıklandı. #BizimÇocuklar
pic.twitter.com/Mc4C5ymgod
— Türkiye #BizimÇocuklar
(@MilliTakimlar) November 8, 2024
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zafer Meydanı’nda açılan pazarda ev kadınları tarafından hazırlanan ürünler görücüye çıktı. Yiyecek ve içecekler ile birlikte evlerde yapılan el emeği göz nuru kıyafet ve aksesuarlar büyük ilgi gördü. Pazarda çocuklarda unutulmazken, ev kadınları tarafından yün ip ile yapılan oyuncak figürler çocuklar tarafından ilgi ile karşılandı. Pazarın hafta sonu da açık olacağı öğrenildi. – AFYONKARAHİSAR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TDV Espiye Kadın Kolları Başkanı Bahar Küçükaydın ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Turgut ve Cansever Sarıkaya çiftine ziyarette bulundu.
Bahar Küçükaydın, “Ali Rıza”, “Akif” ve “Asel” adlı bebeklere çeşitli hediyeler verdi.
Sarıkaya ailesinin her zaman yanında olacaklarını belirten Küçükaydın, “Çocuklarımızın bahtı açık olsun. Allah analı babalı büyütsün, ömürleri uzun olsun.” dedi.
Anne Cansever Sarıkaya ise ziyaretleri dolayısıyla misafirlerine teşekkür etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çocuklarda stres ve endişenin bazı yaygın görünen özellikleri şöyledir:
Stresli çocuğun davranışsal ya da duygusal özellikleri:
Stresli çocuğun fiziksel özellikleri:
Bu belirtilerin, belirli bir aktivite öncesi veya sonrasında mı olduğunu ve ağrı, ateş, kaşıntı ya da ishal gibi tıbbi bir problemi işaret eden fiziksel belirtilerin olup olmadığını gözlemlemek önemlidir.
Çocukların kazanması gereken 15 beceri
Çocukluk dönemindeki stresin yaygın nedenleri nelerdir?
Çocuklarda stres ve endişeye sebep olan şey bazen okuldaki bir problem, ailedeki değişiklikler ya da bir arkadaşla yaşanan çatışma gibi dış etkenlere bağlı olabilir. Ancak endişe hisleri, çocuğun okulda başarılı olma ya da akranlarıyla iyi geçinebilme kaygısı ve kendi içsel baskılarından da kaynaklanabilir. Çocuklarda strese neden olan bazı yaygın nedenler şunlardır:
Ailedeki büyük değişiklikler
Boşanma, aile üyelerinden birinin ölümü, taşınma ya da yeni bir kardeşin olması gibi büyük yaşam değişiklikleri çocuklarda strese neden olabilir. Bu sarsıcı değişiklikler çocuğunuzun dünyasını alt üst edebilir. Büyük yaşam değişiklikleri kafa karışıklığı ve endişeye sebep olarak çocuğunuzun güven duygusunu sarsabilir. Örneğin yeni doğmuş bir kardeş çocukta tehdit ve kıskançlık duygusu uyandırabilir. Ailede gerçekleşen bir ölüm onda panik ve yas duygularına yol açıp, ölüm ve ölmekle ilgili korkuları tetikleyebilir.
Aile içi dengesizlikler
Para ve iş endişeleri, aile içindeki karmaşa ve gergin ebeveynler, çocuklarda yardım etmek isteyip edemedikleri hissiyatı yaratan bir güçsüzlük duygusuna neden olabilir.
Aşırı yoğun programlar
Durmadan bir aktiviteden diğerine koşuşturmak, hiç boş vaktinin olmadığı bir tempo çocuklarda ciddi anlamda stres oluşturabilir.
Akademik baskı
Birçok çocuk endişe duygusuyla, okulda başarılı olmak istemesi yüzünden tanışır. Akademik baskı, yanlış yapmaktan çekinen ya da herhangi bir şeyde yeterince iyi olamamaktan korkan çocuklarda özelikle yaygındır.
Popülerlik
Çocuklar büyüdükçe yaşıtlarına uyum sağlamak ister ve popüler olmak isterler. Bu istek bazen bir baskıya dönüşür. Arkadaş gruplarına ait olma ya da dışlanma hissiyatı çocuklar okula başladıkları zaman endişeye yol açan sebeplerden olabilir.
Zorbalığa maruz kalma
Zorbalık pek çok çocuk için çok ciddi bir sorundur. Zorbalığa uğrayan çocuklar hedef alınmış olduklarından dolayı utanç duyabilir ve kendi güçsüzlüklerinin fark edileceği korkusuyla bunu ailelerinden veya öğretmenlerinden saklayabilirler.
Haber bültenlerindeki felaket haberleri
Doğal felaketler, terör ve şiddet içeren haber ya da görüntüler çocuklar için sarsıcı olabilir. Çocuklar bu haberleri görüp duyduklarında, onlara ya da sevdiklerine kötü bir şey olacağı endişesine kapılabilirler.
Korkunç bir film ya da kitap
Kurgusal öyküler de aynı zamanda çocuklarda endişe ve strese neden olabilir. Çocuklar genelde, filmlerdeki ya da kitaplardaki korkunç, dehşet verici ya da sarsıcı bir sahneden ya da bir bölümden oldukça etkilenirler. Bazı çocuklar diğerlerine göre daha hassas olabilir ve bu durumda çocuğu olumsuz etkileyen görsel medya içeriğini kısıtlamak ve çocuğun yaşına uygun içeriklere, kitaplara, bilgisayar oyunlarına ve filmlere yöneltmek iyi bir fikir olacaktır.
Bağırmak çocukları korkutur
Stresli çocuğunuza nasıl yardımcı olabilirsiniz?
Çocuğunuzun stresle başa çıkmakta yararlanabileceği pek çok sağlıklı yöntem vardır. İhtiyaçları olan tek şey biraz yardım ve rehberliktir. Şu yöntemleri kullanarak onlara yardımcı olabilirsiniz:
Evdeyken
Onları her şeye dâhil edin
Sizin davranışlarınız
Tavsiye
Söz konusu çocukluk döneminde yaşanan endişe olunca, yaşça küçük çocuklar kendi hislerini tam anlamıyla anlayıp aktaramayabilir. Yaşça daha büyük çocuklar onları rahatsız eden şeyleri anlayabilirler ancak bu yine de endişelerini anne babasıyla paylaşacakları anlamına gelmeyebilir. Çocuğunuzun davranışlarındaki değişiklerden haberdar olmak, onları daha fazla etkilemeden önce problemi çözmek hem size hem ona daha iyi yardımcı olacaktır. Bu da ilgi ve dikkat gerektirir. Çocuğunuzu görün. Onu duyun. Söylemediklerini de duyun.
Kaygılı çocukların ebeveynleri için 8 ipucu
Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>UEFA Avrupa Ligi’nin 4. haftasında Galatasaray sahasında karşı karşıya geldiği İngiliz temsilcisi Tottenham’ı 3-2 mağlup etti. Avrupa Ligi’nde 3. galibiyetini alan sarı-kırmızılı futbolcular ve teknik heyet galibiyeti tribünlere giderek kutladı. Kale arkasındaki tribüne karşı kol kola giren sarı-kırmızılılar, taraftarlarla beraber marşlar söyledi.
Ayrıca müsabakada 2 gol kaydeden Nijeryalı futbolcusu Victor Osimhen de, taraftarların isteğini kırmadı ve kale arkasındaki tribünlere karşı 3’lü çektirdi. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“BİR YENİSİ DAHA EKLENDİ”
Cimbom, “Avrupa’da dize getirdiğimiz takımlar arasına bir yenisi daha eklendi” notuyla bir video paylaştı. Videoda Galatasaray’ın Avrupa’da yendiği takımları sembolize eden askerler ve teknik direktör Okan Buruk ile sarı-kırmızılı futbolcular yer aldı.
KISA SÜREDE VİRAL OLDU
Galatasaray’ın yaptığı bu paylaşım, kısa süre içerisinde sosyal medyada viral oldu. Söz konusu video özellikle sarı-kırmızlı taraftarlar tarafından beğeni, yorum ve paylaşım yağmuruna tutuldu.
MAÇ BİTİNCE ALİ SAMİ YEN PAYLAŞIMI
Öte yandan Cimbom’un maçın bitiş düdüğünün ardından skorbord’a sarı-kırmızılıların bir numaralı kurucusu ve ilk başkanı olan Ali Samiyen’insözünün yansıması dikkatleri çekti. Tabeladaki “Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmektir” sözleri RAMS Park’taki taraftarlardan büyük alkış aldı.

Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sakarya’nın değerleri kampüste kariyer söyleşileri ilk bölümünde 2 kez dünya şampiyonluğu bulunan Toprak Razgatlıoğlu, Teknik Direktör ve eski Milli futbolcu Tuncay Şanlı, sunucu Merve Toy, gazeteci ve spor yorumcusu Şansal Büyüka ile eski uluslararası futbol hakemi ve futbol yorumcusu Fırat Aydınus özel konuk olarak, üniversitede öğrenciler ve vatandaşlarla bir araya geldi. Üniversitenin Turgut Özel Kültür ve Kongre Merkezi Nevzat Kor Salonu’nda gerçekleşen söyleyişinin sunuculuğunu Merve Toy üstlendi. Saygı duruşunun bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması sonrasında başlayan programda katılımcılar başarı hikayelerini ve hayatlarındaki dönüm noktalarını anlattı. İnteraktif bir şekilde devam eden söyleyişi de katılımcılar gelen soruları yanıtladı.
“Ben hayatım boyunca çalışmanın saati olduğuna inanmadım”
Gençlere öğütlerde bulunan Şansal Büyüka, “Hangi işi yaparsanız yapın en iyi şekilde yapmaya çalışın ve pes etmeyin. Kolay işi yaptığınızda sıradanlaşıyorsunuz, zor işi yaptığınızda sıra dışı oluyor, fark ediliyorsunuz ve öne çıkıyorsunuz. Ben hayatım boyunca çalışmanın saati olduğuna inanmadım. Hele ki genç yaşta daha da fazla koşmak lazım. Güç ve mantık yerindeyken, akıl çok iyi çalışırken bunların hakkını vermek lazım” dedi.
“Yarıştığım motor en iyi motor değil”
2 kez dünya şampiyonluğu bulunan Toprak Razgatlıoğlu ise yarışlarda sağladığı motivasyon süreçlerini anlatarak, “BMW ile yola devam etmemizin neticesine vardık ve bir sürü, “Kariyerini bitireceksin, şampiyon olamayacaksın, şampiyon olamayacak bir motorla kendi kariyerini riske atıyorsun” diye haber oldu. Bu durum bizi strese soktu aslında bir yanda da farklı kafa yapısı ve mantaliteyle sezona başlamış oldum. Öyle bir şeye imza attım ki kimsenin bize inanmadığı, güvenmediği bir durumdu ve bu zamana kadar hiçbir başarısı olmayan bir takımdı. Burada bizim bir şey yapmamız gerekiyordu insanlara veya o dünyaya bir şey göstermemiz gerekiyordu. Kimi çok iyi sürüyor kimi çok iyi yarışıyor ama kafa yerinde olmadığı zaman bence her şey tamamen boş ben onu gördüm bu sene. Yarıştığım motor en iyi motor değil ama ben psikolojik olarak kendimi o kadar hazırlamışım ki o motor ile başka seviyelere geldim. Çok beklenmedik bir dünya şampiyonluğu elde ettik. Dünyaca ses getirdik aslında ama bizim ülkemizde pek fazla kıymeti bilinmiyor. Futbol daha fazla öne çıktığı için. Benim aslında kariyerimin değiştiği yer 2019’da dünya şampiyonasında ilk aldım birincilik. Fransa’da almıştım bunu 17’nci sırada başlayıp birinci sırada bitirmem aslında benim Yamaha ile anlaşmamı sağlamıştı ve 2021 de de dünya şampiyonu olmuştum” diye konuştu.
“Biz ileriye doğru gideceğimize 15 yıl geriye döndük, futbol kültürümüzü kaybettik”
Kariyer planlaması hakkında konuştuktan sonra futbolun bir oyun olduğunu ve hatalar zincirinde olduğunu aktaran teknik direktör Tuncay Şanlı, “Ben oynarken de hakemler ile hiçbir problemim olmadı evet kırmızı kart yedim ama oda bilinçsiz bir şekilde ve seyircisiz oynan bir maçtı. Ben hiçbir zaman hakem hususuyla alakalı konuşmadım konuşmakta istemiyorum. Bizim gayemiz şu olmalı; ülke futbolunu nereye getirebiliriz? Daha iyi ne olabilir? Biz ileriye doğru gideceğimize futbolda 15 yıl geriye döndük. Hakemler üzerinden konuşuyoruz hep ama biz hakemlere hiç yardımcı olmuyoruz ki olamadık ta o yüzden bu problemi konuştuğumuzda hiçbir yere gitmiyor. Hakem hata yapmıştır, art niyet vardır ben bilemem onu oyunuma bakarım, oyun bize keyif veriyor mu? Vermiyor maalesef futbol kültürümüzü kaybettik onu geri kazanmalıyız diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.
“20 sene sonra yapay zeka futbolu ele geçirecek ve insansız futbol oynanacak””
‘VAR’ sistemi ve futbolun teknolojiyle birleşmesi hakkında konuşan eski uluslararası futbol hakem ve yorumcusu Fırat Aydınus, “Hakemken bile ‘VAR’ destekleyen bir insan değildim. Çünkü kurallarda hakemin takdirine göre aşağıdakiler olur ise cezalandırılır 10 kusurlu hareketten bahsediyorum. Dolayısıyla yoruma açık pozisyonlarda 47 hakemin içinden bile farklı farklı yorumlar çıkar. O zaman salt doğruyu bulabilme imkanı yoktur ve futbol yoruma açık bir oyundur. Kuralları yazılmış yorumlanan bir oyundur. ‘VAR’ sadece teknolojik anlamda topun içeri girip girmemesi, ceza sahası içinde mi? Dışında mı? veya ofsayt pozisyonu bunun haricinde herkese göre pozisyonlar değişebilir. Eğer teknolojiyi bu kadar içeriye sokarsak bir yerden sonra hakeme, futbolcuya kameralar takılacak, droneler, sensörler olacak formaların üzerinde. 20 sene sonra yapay zeka futbolu ele geçirecek ve insansız futbol oynanacak. Futbol hatalar oyunudur, zevki temaşa ve gösterisi buna dayanır. O yüzden ‘VAR’ın ve teknolojinin kullanılmasının tarafındayım ama bu kadar futbola sirayet edilmesine karşıyım teknoloji ilerleyen bir şey” ifadelerini kullandı. – SAKARYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi’nin 4. haftasında Hollanda ekibi AZ Alkmaar’a konuk oldu. Sarı-lacivertliler, ilk yarıyı golsüz eşitlikle geçilen maçı 3-1 kaybetti. Fenerbahçe’nin tek golü Youssef En-Nesyri’den geldi. Faslı forvet 62. dakikada bir de penaltı atışından yararlanamadı.
Avrupa Ligi’nin ilk maçında Union Saint- Gilloise’yi 2-1 mağlup ederek 3 puan alan Fenerbahçe, sonrasında Twente ve Manchester United takımları ile aynı skorla (1-1) berabere kaldı. Kanarya, bugün aldığı mağlubiyetle 5 puanda kaldı. AZ Alkmaar ise organizasyondaki 2. galibiyetini elde etti ve 6 puana yükseldi.
Fenerbahçe, Avrupa Ligi’nin 5. haftasında 28 Kasım Perşembe günü Çekya ekibi Slavia Prag’a konuk olacak.
3’lü orta sahadan 3’lü forvete
Teknik Direktör Jose Mourinho cezası nedeniyle müsabakayı tribünden takip etti. Fenerbahçe, Hollanda ekibine karşı üçlü orta saha ile başladı. Sofyan Amrabat, İsmail Yüksek ve Fred aynı anda 11’de yer alırken, Szymanski maça yedek başladı. Kaptan Edin Dzeko tek forvet başlarken, 58. dakikada Youssef En-Nesyri’nin oyuna girmesiyle sarı-lacivertliler çift forvete döndü. Ev sahibi ekibin 2. golü bulmasıyla teknik heyet, Cenk Tosun’u oyuna sürdü ve takım son 10 dakikada 3 forvetle oynadı.
Becao cezalı duruma düştü
Mücadeleye 11’de başlayan Brezilyalı stoper Rodrigo Becao, 63. dakikada rakibine yaptığı müdahale sonrası sarı kart gördü. Bu sezon 3. kartını gören Becao, cezalı duruma düştü. 28 yaşındaki futbolcu Slavia Prag ile oynanacak karşılaşmada forma giyemeyecek. Becao, AZ Alkmaar’a karşı 79. dakikada yerini Mert Hakan Yandaş’a bıraktı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zirve, son Darfur Sultanı Ali Dinar’ın torunu Ahmet Ali Dinar, eski Kolombiya Devlet Başkanı Andres Pastrana Arango, Ürdün Senato Başkanı Faisal Al-Fayez, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Maliye Bakanı Özdemir Berova, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak, UİP Kurucusu ve Başkanı Cengiz Özgencil ile Onur Kurulu Başkanı Rona Yırcalı ve akademi ile iş dünyasından birçok ismin katılımıyla gerçekleştirildi.
Zirvede, UİP Onursal Başkanı Talal Abu Gazaleh de gönderdiği video mesaj ile katılımcılara hitap etti.
KKTC Maliye Bakanı Berova, açılışta yaptığı konuşmada, insanlığın başlangıcından bugüne kadar toplumlar arası ticaretin ekonominin temellerini attığını belirterek, bu yöndeki ekonomik gelişmelerin tüm dünyayı etkileyen küresel bir ekonomi haline geldiğini anlattı.
Geçmişten bugüne dünya ekonomisinde krize neden olan önemli olaylar yaşandığını aktaran Berova, 2020’nin başından itibaren dünya ekonomisini olumsuz etkileyen Kovid-19 salgınının küresel ekonomide daralmaya neden olduğunu ve yeni düzenlemeleri getirdiğini kaydetti.
Berova, zirvenin işbirliklerinin artırılması bağlamında çok önemli olduğunu vurguladı.
“Böylesi bir dünya ortamında sürecin kazananları arasında olmak temel hedefimiz”
DEİK Başkanı Olpak da faaliyetlerini 39 yıldır tüm dünyaya yayılmış 152 iş konseyiyle ticari diplomasi mottosuyla yürüttüklerini söyledi.
Amaçlarının iş dünyasının küresel ekonomiyle daha fazla entegre olmasını sağlamak olduğunu anımsatan Olpak, dış ticareti, Türkiye’ye gelen doğrudan yatırımları ve yurt dışındaki yatırımları arttırmayı hedeflediklerini kaydetti.
Olpak, son beş yıldaki küresel gündeme bakıldığında birçok çatışma ve savaşın olduğuna dikkati çekerek, “Salgınla başlayan izolasyonlar, küresel tedarik zincirinde bozulmalar, tek kaynağa bağlı olmanın riskleri, artan küresel enflasyon ve düşen büyüme, uluslararası yatırım ve ticarette ivme kaybı, artan ticaret savaşları gibi farklı sınamalar önümüzde. Ticarette serbestleşmeyi konuşurken yeni ticaret kampları ve bloklarını görüyoruz.” diye konuştu.
Çin’in “Bir Kuşak Bir Yol”, ABD’nin “Daha İyi Bir Dünyayı Yeniden İnşa Et”, AB’nin “Küresel Geçit” projelerinin iş dünyası olarak iyi analiz edilmesi gerektiğine vurgu yapan Olpak, şöyle devam etti:
“Tüm bu gelişmeler etkisinde küresel ticaretin nasıl bir seyir izleyeceği belirsizliğini korurken, hizmet ihracatı ve çevreci ürünlerin ticareti ise gündemde yerini arttırarak koruyor. Çevreci ürünlerden bahsetmişken, bu süreçte ortaya çıkan yeni fırsat ve tehditlere de kısaca değinmek isterim. Yeşil ekonomi bir taraftan getirilen uygulamalar sebebiyle ciddi tehditler içerirken, diğer taraftan kimileri içinde yatırım ve büyüme fırsatları, yeni ticaret kanalları imkanları da açabilir. Benzer şekilde dijital ekonomi, elbette sadece artan e-ticarette sınırlı olmayan, alışılmamış iş modellerini ortaya çıkarttı. Bu sürece uyamayanlar için bir tehdit, süreci lehine kullananları için ise yeni fırsat alanları demek.”
Olpak, DEİK olarak bu gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve sürecin etkilerine değil, yönlendirenleri arasında olmak için çalıştıklarını ve böylesi bir dünya ortamında sürecin kazananları arasında olmanın temel hedefleri olduğunu sözlerine ekledi.
“Bölgesel ortaklıklar her zamankinden daha büyük önem kazandı”
UİP Kurucusu Özgencil de bu yılki zirvenin temasının yalnızca bir kelime oyunundan ibaret olmadığını, küresel sorunlara çözüm arayışlarında yollarını aydınlatan bir rehber niteliğinde olduğunu dile getirdi.
Dünyanın tarih boyunca belki de hiç bu kadar hızlı bir dönüşümden geçmediğine dikkati çeken Özgencil, bu dönüşümün merkezinde insanın ve insanı geliştiren, yeniden tanımlayan, insan potansiyelini dönüştüren yeni teknolojiler olduğunu kaydetti.
Özgencil, “Bu nedenle Boğaziçi Zirvesi olarak yalnızca bugünün sorunlarına çözüm üretmek değil, yarının potansiyelini birlikte keşfetmek için bir aradayız. Özellikle yapay zeka devrimi bu potansiyelin merkezinde duruyor. Yapay zeka yalnızca sanayi ve ekonomi alanında değil, eğitimden sağlığa, sanattan tarıma, hayatın her alanında yeni ufuklar açıyor.” ifadelerini kullandı.
Ekonomik kalkınmanın ve istikrarın bugünkü çalışmaların başka bir vazgeçilmez ayağı olduğunu anlatan Özgencil, küresel ekonomilerin yeni dengelere ve dönüşüm süreçlerine girerken ortaklıkların ve sürdürülebilir büyüme stratejilerinin her zamankinden daha büyük önem kazandığını vurguladı.
Özgencil, “Türkiye’nin GCC ve Afrika kıtasıyla geliştirdiği ticari ilişkiler bu çerçevede değerlendirilmeli. Ortak büyüme stratejileri sayesinde bölgemizdeki tüm ülkeler için daha güçlü bir gelecek inşa edebiliriz. Sınırları aşan işbirlikleri, ortak güven ve barışın güçlendirilmesinde kilit bir rol oynayacaktır.” açıklamasında bulundu.
Şehirlerin de dönüştürülmesi gerektiğini aktaran Özgencil, kentleri sürdürülebilir bir yaşamın merkezi haline getirmenin iklim değişikliğiyle mücadelenin temelini oluşturduğunun altını çizdi.
“Geleceğe doğru köprüler inşa etmek için bir araya geldik”
UİP Onur Kurulu Başkanı Yırcalı da zirvenin temasına işaret ederek, barış, teknoloji ve sürdürülebilirlik yoluyla geleceğe doğru köprüler inşa etmek için bir araya geldiklerini söyledi.
Fintek gibi yeni gelişen finansal teknolojilerin bugünün finansal görünümünü nasıl yeniden şekillendirdiğini de bu zirvede inceleyeceklerini kaydeden Yırcalı, “Şehir plancıları ve uzmanlar, bizim için son derece önemli olan şehirlerimizin kentsel dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma zorluklarına değinecek.” dedi.
Yırcalı, finansal sistemlerin mevcut ekonomi zorluklarına nasıl uyum sağlayabileceğine odaklanan sermaye piyasalarını da tartışacaklarını sözlerine ekledi.
Gün içinde gerçekleştirilecek panellerle devam edecek zirve, yarın sona erecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Whittaker, AA muhabirine Dünya Bankası’nın Türkiye deniz üstü rüzgar enerjisi alanındaki potansiyelini değerlendirmek amacıyla hazırladığı “Türkiye için Deniz Üstü Rüzgar Enerjisi Yol Haritası”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bankanın, küresel deniz üstü rüzgar enerjisini geliştirmeye yönelik bir programının olduğunu, kendisinin de bu programın kurucu ortağı ve eş lideri olduğunu belirten Whittaker, “Türkiye için deniz üstü rüzgar enerjisi yol haritasını da bu program çatısı altında geliştirdik.” dedi.
Whittaker, Vietnam, Filipinler, Sri Lanka, Kolombiya, Brezilya, Romanya ve Azerbaycan’da gerçekleştirilen programın sekizinci ülkesinin Türkiye olacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Deniz üstü rüzgar enerjisini finanse etmeyi çok istiyoruz. Şu anda Çin dışında hiçbir gelişmekte olan pazarda deniz üstü rüzgar enerjisi yok. Dolayısıyla bu programı ülkelerin finanse edilebilir projelere sahip olmaları adına gereken süreyi hızlandırmalarına yardımcı olmak için kurduk. Şu ana kadar 24 ülke ile çalıştık.”
Söz konusu yol haritasında, Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisi alanını geliştirirken takip etmek isteyebileceği 2 yolun ortaya konulduğunu aktaran Whittaker, “Bu yol haritası, ‘işte fırsatlar, işte zorluklar, bunlar ise gerekecek finansman’ diyor. ‘Üretim maliyeti, tedarik zinciri geliştirme ve altyapı gelişimi açısından sonuçları bunlar’ diyor. Çünkü deniz üstü rüzgar enerjisi çok karmaşık. Dolayısıyla tüm bunları bir arada değerlendirmek gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Whittaker, yol haritasının Türkiye’nin yapması gerekenleri söylemediğini ancak önündeki 2 seçeneğe işaret ettiğini belirterek, “Yüksek büyüme senaryosuna göre, Türkiye 2050 yılına kadar 27 gigavat kurulum, düşük büyüme senaryosuna göre de 16 gigavat kurulum yapabilir. Yol haritasının amacı hükümetin karar alma sürecinde bilgilendirmek.” diye konuştu.
“Türkiye deniz üstü rüzgar enerjisi için uygun koşullara sahip”
Yol haritasının Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisi için uygun koşullara sahip olduğunu gösterdiğini vurgulayan Whittaker, ülkenin deniz üstü rüzgar enerjisini takip etmek istemesinin birkaç motivasyonu olduğunu anlattı.
Whittaker, bunlardan birinin büyük ölçekli enerji üretimi ya da karbonsuzlaştırma olduğunun altını çizerek, “Türkiye çok fazla enerji ithal ediyor. Türkiye enerjide bağımsız olmayı ve bunu yenilenebilir enerji kaynaklarıyla temiz bir şekilde yapmayı amaçlıyor. Büyük ölçekli yenilenebilir enerji kaynakları açısından çok fazla seçenek yok. Dolayısıyla deniz üstü rüzgar enerjisi harika bir seçenek.” değerlendirmesinde bulundu.
Tedarik zincirinin geliştirilmesinin de Türkiye için başka bir motivasyon kaynağı olduğunu kaydeden Whittaker, “Türkiye’nin karasal rüzgar enerjisi tedarik zinciri oldukça sağlam. Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisine geçmesi, bu tedarik zincirini geliştirmesine olanak sağlayacaktır. Bu da istihdam ve doğrudan yatırım getirecektir.” dedi.
Whittaker, bir diğer motivasyon kaynağının ise bu alandaki ihracat potansiyeli olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’nin bu alandaki kapasitesini artırması diğer piyasalarda da lider olmasına fırsat sunacaktır. Türkiye’nin bazı yüzer rüzgar çiftlikleri geliştireceğini ve yüzer rüzgar endüstrisi büyüdükçe bu alandaki uzmanlığını ihraç etmek için iyi bir konumda olacağını düşünebiliriz. Türkiye, dünyanın en büyük 12. karasal rüzgar pazarıdır. Çok fazla kanat yapıyor, kule yapıyor. Gerçekten iyi bir endüstrisi var ve çok rekabetçi. Türkiye’nin ürettiği bileşenlerin çoğu ihracata yönelik. Dolayısıyla deniz üstü rüzgar enerjisinde de aynı rekabet avantajına sahip olması mantıklı.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Vestel, Türkiye’nin güneş enerjisi ve enerji depolama sektörlerine yönelik tek fuar organizasyonu konumundaki Solar+Storage NX’te yer alıyor. Bugün başlayan ve 9 Kasım’a kadar sürecek olan fuarda 88 metrekarelik bir alanda, hall 11/A5 standında enerji depolama için geliştirdiği ürün ve teknolojiler, ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Vestel Mobilite Genel Müdürü Hakan Kutlu, dünya genelinde güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik depolama çözümlerinin hızla yaygınlaştığını kaydetti.
Kutlu, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede gündüz güneş panelleri aracılığıyla depolanan enerjinin akşam evlerde kullanıldığını belirterek, “Bu kullanıcılar batarya çözümleri sayesinde enerji maliyetlerinde önemli tasarruf elde ediyorlar. Vestel olarak biz de bu bakış açısıyla dünya kaynaklarını daha verimli kullanmayı sağlayacak çözümler üretiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Vestel Mobilite’nin bugün konut, ticari ve endüstriyel alanlarda, yenilenebilir güneş ve rüzgar enerjisi santrallerinde, ayrıca telekomünikasyon sektöründe kullanılan enerji depolama sistemleri geliştirdiğini ve ürettiğini vurgulayan Kutlu, “Güneş ve rüzgar gibi kesintili yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretmediği durumlarda, bu kaynakların enerji depolama teknolojileri ile desteklenmesi gerekiyor. Bu ihtiyaca yanıt olarak 3 ila 5 MWh kapasiteli konteyner boyutunda enerji batarya depolama üniteleri tasarlayıp üretiyoruz.” açıklamasında bulundu.
Kutlu, çalışmaları kapsamında yakın zamanda Türkiye’nin ilk yerli batarya enerji depolama sistemini devreye aldıklarını kaydederek, ” Bilecik’in Bozüyük ilçesinde bulunan SARAR Outlet tesislerinde kurduğumuz ticari ve endüstriyel işletmeler için çözüm sunan enerji batarya depolama sistemi 400 Kilowatt (kW) gücündeki dört adet EVC’ye aynı anda kesintisiz enerji sağlıyor.” bilgisini paylaştı.
Dünyada çok az EVC arkası kullanım örneği olduğunu belirten Kutlu, şunları kaydetti:
“Vestel mühendisleri tarafından geliştirilen sistemimiz 300 Kilowatt saat (kWh) kapasite ve 200 kW maksimum çıkış gücüne sahip. Enerji yönetim sistemi (EMS) ile uzaktan kontrol edilebilen enerji batarya depolama sistemi, tesiste bulunan 400 kW gücündeki EVC’lere aynı anda aynı performansla enerji sağlıyor. Batarya enerji depolama sistemi, hibrit olarak solar panelleri vasıtasıyla şarj oluyor, solar panellerin kullanılamadığı durumlarda ise şebekeden şarj olabiliyor.”
Kutlu, EVC-batarya-solar-şebeke entegrasyonu sağlanan sistemde, güneş panelleri üzerinden depolanan enerjinin, ihtiyaç duyulduğu anda şebekeye destek vererek elektrikli şarj istasyonlarının kullanılmasını sağladığını aktararak, “NextGen Mobility Expo & Summit kapsamında gerçekleştirilen Solar+Storage NX, güneş enerjisi ve enerji depolama teknolojilerinin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla düzenleniyor. Fuar, yatırımcılarla proje geliştiricileri, tüketicilerle tedarikçileri, karar vericilerle enerji sektörünü aynı ağda buluşturarak uzun vadeli kalıcı işbirlikleri ve ticari anlaşmalar yaratan fırsatlar sunuyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YAPAY ZEKA ANALİZİ
Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhlis Cem Ar, “Kanserden anemiye kadar geniş bir hastalık yelpazesini kapsayan hematoloji alanında, yapay zeka uygulamaları 2024’te çığır açıyor. Yenilikçi yapay zeka platformları sayesinde kanser hücreleri saniyeler içinde tespit ediliyor, klinik deneylere erişim hızlandırılıyor ve hastaların tedavi süreçleri kişiye özel hale getiriliyor” dedi.

HAYAT KURTARAN MÜDAHALE
Yapay zeka destekli bu sistemlerin, kan örneklerinde anormal hücrelerin ayırt edilmesinde büyük bir hassasiyet sağladığını, yüzde 90’a varan doğruluk oranlarıyla geleneksel yöntemleri geride bıraktığını söyleyen Prof. Dr. Ar, “Böylece doktorlar hızlı karar alarak tedaviye en erken aşamada başlayabiliyor ve bu da yüzlerce hastaya hayat kurtarıcı bir müdahale fırsatı sunuyor” dedi. Prof. Dr. Ar, tanı ve tedavi programlı bir yazılım olarak, yapay zekânın da kullanıldığı bir program oluşturduklarını belirterek, “Gelen hastayı hematolojik açıdan hangi hastalık grubuna yönlendireceği kısmı tamamlandı. Şimdi her hastalık grubu için, bilimsel alt komiteler çalışıp, ona özgü algoritmaları oluşturacak. Böylece hasta geldiğinde önce tanıya götürecek, sonra nasıl bir risk sınıflaması yapılacağı konusunda bize yol gösterecek” dedi.

‘DEMİR GİBİ TÜRKİYE’ PROJESİ
TÜRK Hematoloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Şule Ünal Cangül de demir eksikliğinin, Türkiye’de ve dünyada bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, şöyle dedi: “Demir dünyada ve ülkemizde çocuklarda en sık görülen besinsel eksikliktir. DSÖ verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 24.8’inde anemi vardır. Anemik olguların yarısında altta yatan neden demir eksikliğidir. Ülkemizde ve dünyada demir eksikliği özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlılar arasında daha sık görülmektedir. Ülkemizde doğurganlık çağındaki kadınlar arasında yüzde 30’un üzerine çıkan oranlarda demir eksikliği görülmektedir.” Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan “Demir Gibi Türkiye” projesiyle, çocuklara demir desteği sağlandığını belirten Prof. Dr. Cangül, “Bu program, bebekler arasında demir eksikliği sıklığını düşürmede etkili olmuş ve ailelerin bu konuda farkındalığını artırmıştır. Bunun dışında gebelere de demir desteği verilerek, demir eksikliğinin önlenmesi amaçlanmaktadır” dedi. Beslenmenin düzenlenmesinin demir eksikliğinin önlenmesinde önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Cangül, “İlk 1 yaşta bebeklere inek sütü verilmesi önerilmez. Demirden zengin besinler arasında kırmızı et, kuru baklagiller, kümes hayvanları, balık, kuru üzüm, koyu yeşil yapraklı sebzeler sayılabilir” dedi.

TEDAVİ BAŞARISINI CİDDİ ORANDA ARTIRIYOR
TÜRK Hematoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Emin Kaya, yapay zeka destekli mikroskop analizlerinin, kan hücrelerinin detaylı ve hızlı incelemesini sağladığını belirterek, “Özellikle lösemi gibi hücre çoğalmasının hızlı olduğu kanser türlerinde, erken tanı, hastaların tedavi şansını ciddi oranda artırıyor” dedi. Her hastanın biyolojik yapısının benzersiz olduğu için, biyoinformatik analizlerle kişiye özel tedavi seçenekleri geliştirilebildiğinin altını çizen Prof. Dr. Kaya “Geçtiğimiz günlerde Avrupa Hematoloji Kongresi’nde tanıtılan bu yöntemle, hastalara yan etkileri minimumda tutan ve en etkili sonucu sağlayan tedavi planları oluşturuluyor. Yapay zeka, her hastanın genetik profiline göre en uygun tedaviyi belirlemede kritik bir rol oynuyor” dedi.
‘CAR-T’ TEDAVİSINDE YAPAY ZEKA
Klinik araştırmalarda CAR-T hücre tedavisi gibi kişiye özel tedavi seçeneklerinin de yapay zeka ile daha hedefli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Kaya, “Özellikle tekrarlayan kanserlerde kullanılan bu yöntemle, hastalar için tedavi süreçleri daha etkili ve yönetilebilir hale geliyor. Yapay zeka, hastaların tedaviye yanıt verebilme potansiyelini önceden tahmin ederek, sonuçları optimize ediyor” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gündelik paranoya hallerimiz üzerine, şehir ile iki kişi arasında geçen “endişe dolu bir sevgi hikâyesi” anlatan performansta Esme Madra ve Ozan Çelik, kendilerine çeşitli seslerle eşlik eden Tophane Noise Band ile birlikte sahnede ses, söz ve hareket parçalarını öyküleştiriyorlar.
REKLAM
15 Kasım 2024 Cuma ve 16 Kasım 2024 Cumartesi akşamları saat 20:00’de Arter’in performans salonu Karbon’da sahnelenecek “Geçen Gün” için biletler, giriş katında yer alan Danışma ve Bilet Gişesi’nden, Biletix’ten ya da Mobilet’ten temin edilebilir.

OYUNUN KONUSU
Birbirleriyle sürekli karşılaşan, geçişen, çarpışan, ama birbirlerini gerçek anlamda hiçbir zaman görmeyen iki kişi. Dünyaya karşı iki kişi. Şehrin içinde hareket ediyorlar. Ezilmemeye çalışıyorlar. Şehirle başa çıkmaya çalışıyorlar. Herkes onlara karşı, onlar tek başına. Kâh seksen yaşındalar, kâh on sekiz. Bir bakmışsın mağdur durumdalar, bir de bakmışsın suçluluk duygusu içlerini kemiriyor.
Biz tanıyoruz onları. Onlar da bizi tanıyor. Şehir değişiyor. Şehir sürekli farklı rotalar çiziyor. Şehir onları itip kakıyor. Diğer insanlar, şehirle bir olmuş, sürüklüyorlar onları. Her an başka bir tehdit altındalar. Sesler sarmalıyor hepsini. Kâh rahatsız edici bir kakofoni, kâh büyüleyici bir sükûnet. Kâh bir gürültü yumağı, kâh bir müzik.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sanatçı, “Ambiguous Polarities – İkilem ve Denge” başlıklı sergisinde, insan ruhunun derinliklerine inerek varoluşsal soruları ve duygusal çelişkileri sanat aracılığıyla keşfe çıkıyor. Arslan’ın eserleri, figüratif biçimleri parçalayarak dekonstrüktif bir estetik sunarken, izleyiciye sıradanın ötesinde bir bakış açısı sunuyor. Onun resimlerinde yalnızca figürler değil, insan doğasının karmaşıklığı, belirsizlikler ve zıtlıklar da güçlü bir biçimde hissediliyor.
Serginin küratörü Burak Fidan, Arslan’ın eserlerindeki bu çok katmanlı yapıyı ön plana çıkararak, izleyicinin eserler ile derin bir bağ kurmasını hedefliyor: “Sanatçı bu sergideki resimleri boşluklar, kutuplaşmalar ve belirsizlikler kavramları üzerinden sorgulanan çelişkileri, kullanılan malzemelerin karakteristik özellikleri çerçevesinde, farklı boyutlardaki eserlerin harmonisi – disharmonisi üzerinden bir araya getiriyor.”
REKLAM
Ercan Arslan, çalışmalarında yalnızca bir görsel anlatım sunmakla kalmıyor, aynı zamanda insanın kimlik arayışını, varoluşsal çıkmazlarını ve ruhsal karmaşasını ortaya koyuyor. Sanatçının eserlerinde, figürlerin gözlerinin sabit bakışları, izleyiciyi adeta hipnotize edercesine kendisine çekiyor. Bu gözler aracılığıyla izleyici hem kendi varoluşunu sorgulama fırsatı buluyor, hem de dış dünyayla olan ilişkisini yeniden değerlendirme sürecine giriyor. Arslan’ın eserlerinde sıklıkla kullanılan mavi arka plan, dinginliği simgelerken, figürlerin içsel çalkantılarını yansıtan turuncu ve kırmızı tonlar, sanatçının insan doğasındaki ikilemleri nasıl ustalıkla ele aldığını gösteriyor.

Sergi, izleyicilere yalnızca sanatla buluşma fırsatı değil, aynı zamanda kendileriyle ve insan doğasının en temel sorularıyla yüzleşme alanı yaratıyor. Figürlerin eksik ve dağınık yapısı, bireyin ruhsal karmaşasına ve kendini tanıma çabasına ayna tutarken, bu sergi izleyiciyi sanatın felsefi boyutlarında derin bir yolculuğa çıkarıyor.
Sergi 8 Aralık’a kadar CerModern’de görülebilecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İş Kuleleri Salonu, Levent-İstanbul
“PAT PAT PATARA”
16 Kasım Cumartesi, 15.00 / 17 Kasım Pazar, 15.00
Yaş grubu: 4 yaş ve üzeri
İş Sanat’ın geçtiğimiz sezon büyük bir ilgiyle karşılanan müzikli çocuk oyunu özel yapımı “Pat Pat Patara” bu sezon da İş Kuleleri Salonu’nda sahneleniyor. Yekta Kopan’ın kaleme aldığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyun, Likya uygarlığının en önemli şehirlerinden Patara Antik Kenti’nde geçiyor. Sürprizlerle dolu bu macerada Efe, Defne ve sınıf arkadaşları, arkeolog Aslı önderliğinde, gizemli bir bilmecenin cevabını arıyor: “Geçmişin bilgilerini, bulup çıkarır. Eski değerleri, günümüze taşır.”
Genç izleyicilerin tarihe duydukları merakı eğlenceyle harmanlarken bir yandan da onları ülkemizin zengin kültürel mirasıyla tanıştıran “Pat Pat Patara”da oyuncular sahneyi canlı bir orkestra ile paylaşıyor. Özge Fışkın, Şeyla Halis Çiçekdemir, Baran Güler, Mert Aydın, Derman Çinkılıç, Elif Gizem Aykul, Emrecan Karakum, İrem Kayakököz, Mehmet Berker Korkmaz’ın rol aldığı oyunun müzikleri Tolga Çebi’ye ait.
REKLAM
***
Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi (Beyoğlu-İstanbul) Ücretsiz Çocuk Atölyeleri
HAYVANLAR ÂLEMİ: KOLAJLA HİKÂYE ATÖLYESİ
9 Kasım Cumartesi, 16.30 / Yaş grubu: 5-9 yaş
Müzenin “Hayvanlar Alemi” başlıklı tematik odasından ilham alan bu atölyede sanatçıların resimledikleri veya hayatlarında önemli bir yeri olduğu bilinen hayvanlarla hikayelerini ve anılarını öğrenecek olan çocuklar, atölye alanında bu hayvanların dekupe kesimlerini kolaj, boyama ve metin aracılığıyla bir araya getirip birbirleriyle ilişkilendirecek.
KAT KAT DUYGULAR
10 Kasım Pazar, 12.00 / 14 Kasım Perşembe, 11.00
Yaş grubu: 6-9 yaş
“Türk Resmini İzlemek” isimli kalıcı sergide yer alan soyut eserler aracılığıyla çocuklar, soyut kavramlar dünyası ile tanışacak. Sanatçıların hayal dünyalarını ve ilham kaynaklarının keşfedileceği bu atölyede kendi duygularını tıpkı bir sanatçı gibi renkler, şekiller ve çizgiler aracılığıyla betimleyecekler. Atölyenin sonunda her çocuk kendi yaptığı soyut sanat çalışmasını özel bir katlama tekniği ile akordiyon kitap tasarımına dönüştürecek.
REKLAM
GÜNÜMÜZDEN ATATÜRK’E KARTPOSTALLAR
10 Kasım Pazar, 14.00 / Yaş grubu: 7-12 yaş
Bu atölyede çocuklar, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü’nde Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde düzenlenecek sergi turunun ardından, Mustafa Kemal Atatürk için kendi tasarımlarının yer aldığı bir kartpostal hazırlayacak.
FIRÇALAR GEZİYOR, İMGELER KONUŞUYOR: GÖRSEL OKUMA ATÖLYESİ
12 Kasım Salı, 11.00 / Yaş grubu: 8-10 yaş
Seçilen bir resmin görsel okumasının çocuklarla sohbet ederek yapılacağı bu atölyede jest, mimik, ses ve titreşimle çeşitli ifade yolları aranacak. İmge tiyatrosu tekniği ile görselin hikâyesinin doğaçlanacağı çalışmada çocuklar oyun, drama teknikleri, nesne temelli düşünme, görsel okuma ve yaratıcı düşünme tekniklerini kullanacak.
BENİM KUMBARAM
12 Kasım Salı, 14.00 / Yaş grubu: 6-9 yaş

Bu atölyede çocuklar, Edip Hakkı Köseoğlu’nun Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde sergilenen 1957 tarihli “Kumbaralı Çocuk” eserinden yola çıkarak İş Bankası’nın ikonik kumbarasını konuşacak ve müzenin kalıcı sergisi “Türk Resmini İzlemek”teki eserlerden ilhamla kendi kumbaralarını tasarlayacak.
REKLAM
GURME MİMARLAR
12 Kasım Salı, 16.00 / Yaş grubu: 8-12 yaş
Çocukların “Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler” sergisindeki lokantaları konu alan eserleri inceleyerek başlayacağı bu atölyede eserlerdeki mekanların onları nasıl hissettirdiği, hangi lezzetleri menülerinde bulabilecekleri, o mekânın bir kokusu ya da tadı olsa nasıl olabileceği üzerine sohbet edilecek. Ardından her çocuk, ölçek ve boyut kavramlarını deneyimleyerek hayalindeki lokantanın maketini tasarlayacak.
KAHVALTI SOFRASI
13 Kasım Çarşamba, 11.00 / Yaş grubu: 6-9 yaş
“Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler” sergi turuyla başlayacak bu atölyede çocuklar, natürmortlar başta olmak üzere yeme-içme temasının işlendiği resimleri ve heykelleri inceleyecek. Ardından mutfak dünyasından lezzetli bir tarifi üç boyutlu bir sanat eserine dönüştürerek kendi pasta heykellerini yapacak.
HAYAL BAHÇESİ
13 Kasım Çarşamba, 14.00 / 15 Kasım Cuma, 15.00 / 16 Kasım Cumartesi, 16.00
Yaş grubu: 9-12 yaş
“Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler” sergisinin Cömert Doğa bölümünde yer alan, ülkemizin farklı şehirlerinden tarla, bağ ve bahçe görünümlerini konu alan eserlerin incelenmesi ile başlanacak atölyede çocuklar, kentleşme ve yeşil alan kavramları üzerine tartışacak. Ardından da sanatçı Yalçın Gökçebağ’ın “Çay Bahçesi” isimli eserinden ilhamla kendi mini hayal bahçelerini tasarlayacak.
REKLAM
ZÜHTÜ MÜRİDOĞLU’NDAN İLHAMLA YARATICI HEYKEL ATÖLYESİ
14 Kasım Perşembe, 13.00 / 17 Kasım Pazar, 16.30
Yaş grubu: 9-12 yaş

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde sergilenen heykelleri inceleyerek atölyeye başlayacak olan çocuklar, sanatçıları tanıyacak ve kullandıkları teknikler hakkında fikir sahibi olacaklar. Sergi turunun ardından çocuklar, heykeltıraş Zühtü Müridoğlu’ndan ilham alarak alüminyum folyolar ve tellerle kendi heykellerini üretecekler.
TABLODAKİ MEYVELER, ŞAŞIRTICI FIRÇALAR
15 Kasım Cuma, 11.00 / Yaş grubu: 3-5 yaş (bir yetişkin eşliğinde)
“Tat ve Sanat: Lezzetli Resimler” sergisinden natürmortların ilham verdiği bu atölyede çocuklar önce eserlerde karşılarına çıkan farklı mevsimlere ait meyve ve sebzeleri keşfedecek. Ardından bu meyveler ellerindeki birer fırçalara dönüşecek ve baskı tekniğiyle beyaz kumaş üzerinde kendi motif ve desenlerini oluşturarak masa örtülerini hazırlayacaklar.
REKLAM
BURHAN DOĞANÇAY’DAN İLHAMLA KOLAJ ATÖLYESİ
16 Kasım Cumartesi, 12.00 / Yaş grubu: 6-9 yaş
Bu kolaj atölyesinde minik sanatseverler, sanatçı Burhan Doğançay’ın renkli ve dinamik dünyasına davetli! Çocuklar, sanatçının müzede yer alan eserlerindeki canlı renkleri ve farklı formları keşfederken kendi yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini geliştirme fırsatı da bulacaklar.
***

Türkiye İş Bankası Müzesi (Eminönü-İstanbul) Ücretsiz Çocuk Atölyeleri
Bilgi ve kayıt için: tibm.atolye@issanat.com.tr
MÜZE HATIRAM
9 Kasım Cumartesi, 11.00 / Yaş grubu: 5-6 yaş
Müzenin birbirinden eğlenceli bölümlerini bir eğitmen eşliğinde gezecek olan çocuklar, bankacılık nesnelerini eski-yeni, geçmiş-gelecek ve benzerlik-farklılık kavramları üzerinden inceleyecekler. Keşfettikleri nesne ve mekânları, bilmece-bulmaca oyunuyla pekiştirecekler.
DÜNYANIN PARASI
9 Kasım Cumartesi, 14.30 / Yaş grubu: 8-10 yaş
Paranın tarihinin ve paranın üzerindeki simgelerden yola çıkarak paraların özelliklerinin keşfedileceği bu atölyede Türkiye ve çeşitli dünya ülkelerinin paraları tanıtılacak. Çocuklar Türk lirasının güvenlik özelliklerini, üzerinde yer alan kişileri ve sembolleri yakından tanıyacak, paranın üretimi hakkında bilgi sahibi olup dünyadaki farklı para tasarımlarını inceleyecekler. Öğrendiklerini interaktif bir sunum eşliğinde pekiştirecek olan çocuklar kendi para tasarımlarını da hazırlayacak.
REKLAM
YARATICI DRAMA ATÖLYESİ: MUTLULUK
12 Kasım Salı, 11.00 / Yaş grubu: 9-12 yaş
Mutluluk temalı bu yaratıcı drama atölyesinde çocuklar drama teknikleri ile bedensel farkındalık ve özgüven kavramlarına eğilecek; grup çalışması yaparak kendini farklı sanat disiplinleri ile ifade etmeyi, hayal güçlerini ortaya çıkarmayı, duyularını ve duygularını keşfetmeyi öğrenecek.
YARATICI DRAMA ATÖLYESİ: 5 KURUŞA 5 HİKÂYE
12 Kasım Salı, 14.00 / Yaş grubu: 7-8 yaş
Çocuklara tasarruf bilincini aşılamayı hedefleyen bu atölye, atasözlerini, müzik eşliğinde doğaçlamayı ve heykel çalışmasını bir araya getirecek. Ebeveynle birlikte paylaşım ve yaratım sürecini ön plana çıkaran atölyede her aileye temsili 5 kuruş verilerek tasarruf üzerine en fazla üç dakikalık bir hikâye, bir skeç ya da bir anlatı üretmeleri istenecek. Katılımcılar aktarılan hikâyelerin figürlerinden yola çıkarak toplu bir tuval çalışması ile atölyeden ayrılacak.
REKLAM
YARATICI DRAMA ATÖLYESİ: SAKAR CADI VİNİ
12 Kasım Salı, 16.00 / 14 Kasım Perşembe, 16.30
Yaş grubu: 4-6 yaş
Masal anlatıcısı Deniz Soruklu Evren’in hayat verdiği Sakar Cadı Vini, maceralarını masalsı bir dille katılımcılarla paylaşacak. Atölyede müzik eşliğinde doğaçlamalar ve Vini’nin kitaplarından yola çıkarak dinozor konulu resim yarışması yapılacak.
YARATICI DRAMA İLE OKUMA ATÖLYESİ: MİNİ BUGÜN ÖFKELİ Mİ?
13 Kasım Çarşamba, 11.00 / Yaş grubu: 5-6 yaş
Oyun ve şiddetsiz iletişimi bir araya getiren bu atölyede çocuklar yaratıcı düşünme teknikleri ile duygularını Mimi’nin hikâyesi üzerinden keşfedecek. Mimi ve arkadaşlarının verdiği tavsiyelerden ilhamla kendi duygularına yargısız bir şekilde bakmayı kavrayacaklar.
YARATICI DRAMA İLE OKUMA ATÖLYESİ: PAMUK İLE TOPAK – ARKADAŞIM OLUR MUSUN?
13 Kasım Çarşamba, 12.30 / Yaş grubu: 4 yaş
Çocuklar bu atölyede arkadaşlık ve dostluğun buluşmasını Pamuk ve Topak’ın hikâyesi üzerinden öğrenecek. İkilinin fiziksel, kişisel ve yaşamsal özelliklerini tanırken mevsimlerin geçişlerini imge tiyatrosuyla canlandıracak; duygu ve ihtiyaçlarını çeşitli oyunlar aracılığıyla paylaşacak.
REKLAM
ROBOTİK KODLAMA ATÖLYESİ: BAYRAK SALLAYAN ROBOTLAR
13 Kasım Çarşamba, 14.00 / Yaş grubu: 7-9 yaş
13 Kasım Çarşamba, 16.30 / Yaş grubu: 10-12 yaş
Çocuklar bu atölyede havacılık tarihinde önemli bir yeri olan Leonardo da Vinci’den esinlenerek kanat mekanizmasına sahip bir robotik Lego modeli inşa edecekler. Havacılık tarihi hakkında bilgiler edinecek, aynı zamanda Lego ve robotik STEAM modeli ile tanışma fırsatı bulacaklar. Kendi icatlarını geliştirerek modelin iki robotik kolunda Türk bayraklarını sallayabileceği bir tasarım yapacaklar.
ROBOTİK KODLAMA ATÖLYESİ: YEL DEĞİRMENİ
13 Kasım Çarşamba, 15.30 / Yaş grubu: 5-6 yaş
Çocuklar bu atölyede değişik enerji türlerini öğrenerek rüzgârın günlük hayatımızdaki ve doğadaki önemini çeşitli örnekler üzerinden pekiştirecek. Rüzgârın aynı zamanda enerji üretimini sağlayan bir araç olduğunu keşfederken, resimli yönergelerle bir yel değirmeni tasarlayacaklar.
ÇORAP KUKLA ATÖLYESİ
14 Kasım Perşembe, 11.00 / Yaş grubu: 5-6 yaş
REKLAM
El becerilerinin geliştiği ve hayal gücünün desteklendiği bu kukla tasarım atölyesinde çocuklar birlikte üretmenin önemini kavrayacak. Kendi çorap kuklalarını tasarlarken bir yandan da hayali kahramanlarını yaratarak kukla arkadaşlığının eğlenceli yanlarını birlikte keşfedecekler.
KÂĞIT KUKLA ATÖLYESİ
14 Kasım Perşembe, 12.30 / Yaş grubu: 7-8 yaş
El becerilerinin geliştiği ve hayal gücünün desteklendiği kukla tasarım atölyesinde çocuklar birlikte üretmenin önemini kavrayacak. Kendi kâğıt kuklalarını tasarlayacak olan çocuklar renkli boyalar, düğmeler, kumaş ve yün gibi geri dönüştürülebilir malzemeler ile tasarımlarını süsleyecek.
YARATICI DRAMA ATÖLYESİ: İŞİM DÜŞÜM OYUN
14 Kasım Perşembe, 14.00 / Yaş grubu: 9-12 yaş
Katılımcıların hayal güçleri ile tasarım ve yaratım süreçlerini bir araya getiren bu atölyede Müze’nin kasa dairelerine kısa bir yolculuk yapılarak insanların eskiden kasalarda saklamış olabileceği nesneler üzerine sohbet edilecek. Kasada karşılaşılan nesneler üzerinden anlatılan bir hikâyeden hareketle çocuklar tasarruf, ileri dönüşüm, tüketim, üretim ve değer gibi kavramlar üzerine düşünerek kendi hikâyelerini tasarlayacak.
REKLAM
YARATICI DRAMA İLE OKUMA ATÖLYESİ: AİLENİZİN TİMSAHI TİMO
15 Kasım Cuma, 11.00 / Yaş grubu: 5-6 yaş
Çocuklar bu atölyede aile olmanın güzel yanlarını timsah Timo ve kuş ailesinin hikâyesi ile birlikte keşfedecek. Yaratıcı düşünme teknikleri ile yaşamı daha eğlenceli hâle getirmenin yollarını öğrenirken duygu ve ihtiyaçlarıyla bağ kurma ve şiddetsiz iletişim tekniklerini de pekiştirecekler.
YARATICI DRAMA İLE OKUMA ATÖLYESİ: KAÇ PUNTO KAÇ
15 Kasım Cuma, 12.30 / Yaş grubu: 7-8 yaş
Çocuklar, müziğin oyunla, yaratıcı düşünme tekniklerinin fotoğraf okuma ile birleştiği bu atölyede sayıların doğadaki gizemlerini keşfedecek. Sayılarla yıldızı bir türlü barışmayan Punto’ya, matematiğin doğasını bazen bir salyangozun kabuğunda bazen de bir balkabağı turtasının dilimlerinde aradığı eğlenceli yolculuğunda eşlik edecekler.
ROBOTİK KODLAMA ATÖLYESİ: ÜRETİM BANDI
15 Kasım Cuma, 14.00 / Yaş grubu: 10-12 yaş
15 Kasım Cuma, 16.30 / Yaş grubu: 7-9 yaş
REKLAM
Çocuklar bu atölyede üretim bandının işlevini ve günlük kullanımdaki yerini keşfedecek, özel motorize yapı taşlı Lego kitler ile kendi 3 boyutlu üretim bandı modellerini inşa edecekler. Mühendislik, matematik ve teknolojiyi bir araya getiren çalışmada kendi tasarımlarının yanı sıra plan ve zaman yönetimi ve yaratıcı düşünme gibi edimleri geliştirme fırsatı bulacaklar.
ROBOTİK KODLAMA ATÖLYESİ: JİP YAPIMI
15 Kasım Cuma, 15.30 / Yaş grubu: 5-6 yaş
Çocuklar bu atölyede K’nex eğitim setlerindeki bağlantı parçalarıyla bir Jip tasarlarken bir yandan da arazi araçlarını daha yakından tanıyacak. Hayal güçleriyle ince motor becerilerini geliştirecekler bu atölye aynı zamanda yönerge takibini öğrenebilmelerini destekleyecek.
***

İktisadi Bağımsızlık Müzesi (Ulus-Ankara) Ücretsiz Çocuk Atölyeleri
Bilgi ve kayıt için: ibm.atolye@issanat.com.tr
RENGARENK VİTRAYLAR
9 Kasım Cumartesi, 11.00 / 17 Kasım Pazar, 11.00 / Yaş grubu: 4-6 yaş (bir yetişkin eşliğinde)
12 Kasım Salı, 11.00 / Yaş grubu: 8-10 yaş
REKLAM
Çocuklar bu atölyede İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin ana holünde yer alan, İtalyan sanatçılar Salvatore Corvaya ve Carlo Bazzi’nin imzasını taşıyan, mitolojide para ve ticaretle ilişkilendirilen Hermes tasvirinin bulunduğu ünlü vitrayı tanıyacak, yapım aşamaları deneyimleyecek ve kendi vitray tasarımlarını oluşturacaklar.
İSTANBUL’UN RESMİ
9 Kasım Cumartesi, 13.00
Yaş grubu: 7-11 yaş
İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nde kısa süre önce açılan “İstanbul’un Resmi” sergisini gezecek olan çocuklar İstanbul’u sanatçıların gözünden inceleyecek ve sergiden aldıkları ilhamla kendi eserlerini oluşturacaklar.
ZEUGMA’NIN İLHAM PERİLERİ
9 Kasım Cumartesi, 15.00 / 13 Kasım Çarşamba, 11.00 / 17 Kasım Pazar, 15.00
Yaş grubu: 8-10 yaş
İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin “İstikbalinizin Emniyeti-Türkiye’nin Bankasıyla Bir Asır” sergisindeki antik kentler ve arkeolojik kazılar bölümüne odaklanan bu atölyede çocuklar Türkiye’nin en önemli antik kentlerinden biri olan Zeugma’yı ve mozaiklerini keşfedecek. Mozaiklerin ünlü ilham perileri “müz”lerle tanışarak kendi mozaiklerini tasarlayacaklar.
REKLAM
CUMHURİYET POSTASI
10 Kasım Pazar, 11.00 / 13 Kasım Çarşamba, 15.00
Yaş grubu: 8-10 yaş
Bu atölyede çocuklar Cumhuriyet’in ilanı sonrası ülkemizin gelişimi için atılan adımları bir eğitmen eşliğinde inceleyecek ve o dönemin pullarının replikalarıyla birlikte kendi kartpostallarını tasarlayacak.
KARTPOSTALLARDA SAKLI İSTANBUL
10 Kasım Pazar, 13.00 / 14 Kasım Perşembe, 11.00
Yaş grubu: 8-10 yaş

İktisadi Bağımsızlık Müzesi’ndeki “İstanbul’un Resmi” sergisinde önce keyifli bir İstanbul turuna çıkacak olan çocuklar, İstanbul’un simge yapılarını tanıyacak ve şehre özgü pek çok unsuru keşfedecek. Çocuklar bu sergiden ilhamla, sevdikleri birine göndermek üzere, İstanbul’a dair izlenimlerini işledikleri kartpostallarını tasarlayacak.
KIPIR KIPIR KUKLALAR
10 Kasım Pazar, 15.00 / 17 Kasım Pazar 13.00
Yaş grubu: 5-7 yaş (bir yetişkin eşliğinde)
İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nin en eğlenceli figürü, 1930’lu yıllarda üretilen sergi maskotu Sigorta Adam’a odaklanan bu atölyede çocuklar, Sigorta Adam ve onun koruyan kalkanı hakkında hikâyeler üretecek ve kendi kıpır kıpır hareketli kuklalarını tasarlayacaklar.
REKLAM
MÜZEDE MASAL: DENİZ ÇAYIRLARINDA YAŞAYAN ÇEVRECİ FOK
12 Kasım Salı, 13.00 / Yaş grubu: 4-6 yaş
İktisadi Bağımsızlık Müzesi’ndeki “İstikbalinizin Emniyeti-Türkiye’nin Bankasıyla Bir Asır” sergisini gezecek çocuklar çevreyi korumanın önemini öğrenirken, deniz çayırlarında yaşayan çevreci bir fokun hikâyesini dinleyecekler.
MÜZE HATIRAM
12 Kasım Salı, 15.00 / 14 Kasım Perşembe, 15.00
Yaş grubu: 4-6 yaş
Müzenin birbirinden eğlenceli bölümlerini bir eğitmen eşliğinde gezecek olan çocuklar, bankacılık nesnelerini eski-yeni, geçmiş-gelecek ve benzerlik-farklılık kavramları üzerinden inceleyecekler. Keşfettikleri nesne ve mekânları, bilmece-bulmaca oyunuyla pekiştirecekler.
MÜZEDE MASAL: KONUŞAN AĞAÇLAR
13 Kasım Çarşamba, 13.00 / 14 Kasım Perşembe, 13.00
Yaş grubu: 3-4 yaş
REKLAM
İktisadi Bağımsızlık Müzesi’ndeki “İstikbalinizin Emniyeti-Türkiye’nin Bankasıyla Bir Asır” sergisini gezecek olan çocuklar sergideki ağaç türlerini inceleyecekler. Konuşan Ağaçlar masalını dinlemelerinin ardından da kendi tohumlarını ekecekler.
YARATICI DRAMA ATÖLYESİ: MUTLULUK
15 Kasım Cuma, 11.00 / Yaş grubu: 9-12 yaş
Mutluluk temalı bu yaratıcı drama atölyesinde çocuklar drama teknikleri ile bedensel farkındalık ve özgüven kavramlarına eğilecek; grup çalışması yaparak kendini farklı sanat disiplinleri ile ifade etmeyi, hayal güçlerini ortaya çıkarmayı, duyularını ve duygularını keşfetmeyi öğrenecek.
YARATICI DRAMA ATÖLYESİ: İŞİM DÜŞÜM OYUN
15 Kasım Cuma, 13.00 / 16 Kasım Cumartesi, 11.00
Yaş grubu: 9-12 yaş
Katılımcıların hayal güçleri ile tasarım ve yaratım süreçlerini bir araya getiren bu atölyede Müze’nin kasa dairelerine kısa bir yolculuk yapılarak insanların eskiden kasalarda saklamış olabileceği nesneler üzerine sohbet edilecek. Kasada karşılaşılan nesneler üzerinden anlatılan bir hikâyeden hareketle çocuklar tasarruf, ileri dönüşüm, tüketim, üretim ve değer gibi kavramlar üzerine düşünerek kendi hikâyelerini tasarlayacak.
REKLAM
YARATICI DRAMA ATÖLYESİ: SAKAR CADI VİNİ
15 Kasım Cuma, 15.00 / 16 Kasım Cumartesi 15.00
Yaş grubu: 4-6 yaş
Masal anlatıcısı Deniz Soruklu Evren’in hayat verdiği Sakar Cadı Vini, maceralarını masalsı bir dille katılımcılarla paylaşacak. Atölyede müzik eşliğinde doğaçlamalar ve Vini’nin kitaplarından yola çıkarak dinozor konulu resim yarışması yapılacak.
YARATICI DRAMA ATÖLYESİ: 5 KURUŞA 5 HİKÂYE
16 Kasım Cumartesi, 13.00 / Yaş grubu: 7-9 yaş
Çocuklara tasarruf bilincini aşılamayı hedefleyen bu atölye, atasözlerini, müzik eşliğinde doğaçlamayı ve heykel çalışmasını bir araya getirecek. Ebeveynle birlikte paylaşım ve yaratım sürecini ön plana çıkaran atölyede her aileye temsili 5 kuruş verilerek tasarruf üzerine en fazla üç dakikalık bir hikâye, bir skeç ya da bir anlatı üretmeleri istenecek.
Detaylı bilgi için: issanat.com.tr
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAVAŞ VE BARIŞ
1805 ve 1820 arasında geçen, tarihsel bir anlatı özelliği de taşıyan “Savaş ve Barış” Napolyon’un 1812’de Rusya’yı işgalinin hemen öncesinde hayatları tümüyle değişen Rus aristokrasisini konu edinir. Bir yanda aşk ilişkileri, aile ve salon hayatını anlatılırken, savaş ve savaşın geri dönülemez yıkımı da devam etmektedir. Savaş ve Barış, birçok yönüyle bir tarih anlatısının özelliklerini taşırken, aynı zamanda yaşama, inançlara, insanın yaşama amacına dair felsefi düşünceleri barındıran, politik ve sosyolojik çıkarımların yer aldığı destansı bir eserdir. Savaş ve muharebelerin, Napolyon ve Kutuzov gibi tarihi şahsiyetlerin arka fonu oluşturduğu oyunda, aşk hikâyeleri, kişisel zaaflar, aile içi çatışmalar ve kayıplar toplumun genelinden oyundaki her bir karaktere kadar uzanan bir panorama oluşturur.
Lev Tolstoy’un yazdığı, Eva Mahkovic’in uyarladığı, Aslı Önal’ın çevirdiği, Aleksandar Popovski’nin yönettiği oyunda Ayşegül İşsever, Berfin Berber, Can Başak, Defne Gürmen Yüksel, Deran Özgen, Dilara Demirdüzen, Doğan Altınel, Ersin Bağcıoğlu, İpek Uğuz, Melisa Demirhan, Mesut Çırak, Murat Bavli, Mutlu Güney, Ogeday Erkut, Osman Kaba, Salih Şimşek, Sefa Turan, Yağmur Topçu, Ali Rıza Kubilay, Ahmet Kahvecioğlu, Boran Bağcı, Cem Eyüpoğlu rol alıyor. Oyun, 6-9 Kasım 2024 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
YATAK ODASI KOMEDİSİ
Oyun, evliliklerinin farklı aşamalarında olan dört çiftin iç içe geçmiş hayatlarını sıra dışı ama komik bir bakışla ortaya koyuyor. Evlilik kavramı, çiftlerin tuhaf nedenlerle sarsılan ve yeniden kurulan ilişkileri üzerinden, geleneksel, alışılagelmiş kalıpların ve kuralların dışına çıkılarak irdeleniyor.

Alan Ayckbourn’un yazdığı, Mert Dilek’in çevirdiği, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Aslıhan Kandemir, Ayşen Sezerel, Buket Kubilay, Engin Gürmen, Gökçer Genç, Mert Aykul, Nurdan Kalınağa, Özgür Atkın rol alıyor. Oyun, 6-9 Kasım 2024 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.
BİR HALK DÜŞMANI
Kentin yegâne gelir kaynağı olan kaplıcalarla ilgili araştırmasından şüphelerini haklı çıkartan bir sonuç alan Dr. Stockman’ın mücadelesi, Ibsen’in güçlü kalemiyle, “halkın yararı” sayılan şeyin, çıkar prizmasında şekil değiştirmesini anlatan bir “mesel”e dönüşüyor.
Henrik Ibsen’in yazdığı, Dilek Başak Carelius’un çevirdiği, Orhan Alkaya’nın yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Burçak Çöllü, Cem Baza, Derya Yıldırım, Gökhan Mete, Hakan Arlı, Hazal Uprak, Mert Tanık, Müge Akyamaç, Rahmi Elhan, Tankut Yıldız rol alıyor. Oyun, 6-9 Kasım 2024 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
REKLAM
AĞRI DAĞI EFSANESİ
Kapısına kadar gelen bir atı geri vermeyerek geleneğine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan Ahmet’le, hem atın hem de bölgenin yönetiminde sözün sahibi olan Mahmut Han’ın kızı Gülbahar’ın hikâyesi, Yaşar Kemal’in usta kaleminde hem kültürün rengi, hem tarihin izi, hem halkın yükünü taşıyan Ağrı Dağı Efsanesi’ne dönüşmüştür.
Yaşar Kemal’in yazdığı Yiğit Sertdemir’in uyarlayıp yönettiği oyunda Arda Alpkıray, Ayşe Günyüz Demirci, Besim Demirkıran, Can Tarakçı, Cihan Kurtaran, Emrah Can Yaylı, Emre Yılmaz, Ertan Kılıç, Hakan Örge, Murat Üzen, Özge Midilli, Serkan Bacak, Uğur Dilbaz, Yeliz Şatıroğlu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 6-9 Kasım 2024 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.
YAFTALI TABUT
Adına tarihin dipnotlarında rastlayabildiğimiz, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarı, kuramcı, aktivist, sosyal ve siyasi yaşamın her alanında öncü Fatma Nudiye Yalçı’nın hikâyesi. 1920’lerde başlayan mücadelesine Dr. Hikmet Kıvılcımlı ve Nazım Hikmet de eşlik ediyor.

Bilgesu Erenus’un yazdığı Yelda Baskın’ın yönettiği oyunda Bensu Orhunöz, Ceren Hacımuratoğlu, Lale Kabul, Nazan Yatgın Palabıyık, Selin Türkmen, Şenay Bağ, Mana Alkoy rol alıyor. Oyun, 6-9 Kasım 2024 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.
OSCAR
Christian Jacqueline’e aşıktır, Colette ise Oscar’a. Christian uzun süredir sevdiği kızı Mösyö Bernard’dan isteme niyetindedir. Colette ise babası Mösyö Bernard’a söylediği yalanla sevgilisi ile evlenme planları yapmaktadır. Ancak ne Christian doğru kızı ister ne de Colette doğru adamla evlenmek üzeredir. Birkaç dakikada sarpa saran olaylar hiç de kolay çözülecek gibi gözükmemektedir. Claude Magnier’in yazdığı, Asude Zeybekoğlu’nun çevirdiği, Ersin Umulu’nun yönettiği oyunda Abdullah Topal, Aslı Aybars, Cem Karakaya, Ceylan Çete, Çağrı Büyüksayar, Aslı Şahin, Hakan Gümüş, Hüseyin Emre Şen, İrem Erkaya, Neslihan Ayşe Öztürk, Oğuzhan Oğuz rol alıyor. Oyun, 6-9 Kasım 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
REKLAM
SİVRİSİNEKLER
Alice, Cenevre’de Higgs Bozonu’nun varlığını kanıtlamak için yapılan “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” projesinde çalışan bir bilim insanıdır. Kendisi gibi bilim insanı olan kocası, çocukları Luke küçükken ortadan kaybolmuştur ve bu onların hayatındaki kara deliktir.
Lucy Kirkwood’un yazdığı, Ali Gökmen Altuğ’un yönettiği oyunda Ayşin Atav, Yeliz Gerçek, Senan Kara, Özgür Dereli, Ahhan Şener, Pınar Demiral, Volkan Öztürk, Ümran İnceoğlu, Pınar Pamuk rol alıyor. Oyun, 6-9 Kasım 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
UÇURTMANIN KUYRUĞU
Çocukluğu babası tarafından otoriteyle bezenmiş, sıkı bir disiplinle yetiştirilmiş, bu disiplin ve otorite kendisi için saplantıya dönüşmüş bir adam, hayatına son vermeye karar verir. İntihar mektubunu yazıp bitirdiği an kapı çalar. Karşısında ilk defa gördüğü, tanımadığı bir misafir vardır. Gelen adam hayatına ve tüm çocukluğuna dair her şeye hakimdir. Zaman geçtikçe sohbet ilgi çekici bir hal alır. Etkileyici bir iç hesaplaşma başlar.
Savaş Dinçel’in yazdığı, Barış Dinçel’in yönettiği oyunda Gün Koper, Ali Yoğurtçuoğlu rol alıyor. Oyun, 9 Kasım 2024 tarihinde Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
GİDİŞ DÖNÜŞ MOSKOVA (RETRO)
Eşinin ölümünden sonra Moskova’da kızı ve damadının yanında yaşamaya başlayan Nikolai Mihayloviç Çmutin, sakin ve huzurlu bir yaşam sürmek umuduyla köyüne gitmek istemektedir. Babasının köyde tek başına yaşayamayacağını düşünen kızı Ludmilla ve bir türlü anlaşamadığı damadı Leonid ise onu evlendirme planları yapmaktadır. Leonid, Çmutin’in birini eş olarak seçmesini umut ederek üç yalnız kadını eve davet eder. Üç gelin adayının da aynı anda eve gelmesiyle planlar karışacaktır.
Alexander Galin’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Aybar Taştekin, Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Esra Ülger, Hikmet Körmükçü, Mahperi Mertoğlu, Zihni Göktay rol alıyor. Oyun, 9 Kasım 2024 tarihinde Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde.
REKLAM
ÇÖPSÜZ DÜNYA (3+ Yaş)
İklim değişikliği ve hava kirliliğinden dolayı bulutların renginin, rüzgârın yönünün değiştiği günlerden bir gün; umutlu, mutlu ve bilinçli bir uçurtma olan Uç Uç kuyruğu koptuğu için bir çöplüğe düşer. Çöplükte, bez bir bebek olan Püsküllü ve atılmış bir koli olan Koli Koli ile tanışır. Çöplüğün kontrolünü elinde tutan Çöpten Kral ve yardımcısı Sinek ile kurulu düzenlerini değiştirmeye çalışan Uç Uç arasında bir mücadele başlar.

Çöpsüz Dünya oyunu sevimli karakterler aracılığıyla tüketim kültürünün bilinçsizce yaygınlaştığı günümüzde “geri dönüşüm, tamir, sıfır atık ve renklerle ayrılmış atık kutuları’’ gibi konuları ele alarak atıklardan arındırılmış bir dünya nasıl mümkün olabilir sorusuna cevaplar arıyor. Arzu Yurtseven’in yazdığı, Nihat Alpteki’nin yönettiği oyunda Eylül Soğukçay, Pınar Demiral, Engin Akpınar, Samet Silme, Mehmet Soner Dinç rol alıyor. Oyun, 10 Kasım tarihinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.
REKLAM
BEKÇİ İLE POSTACI (3+ Yaş)
Postacı Piero ile Gece Bekçisi Marcello adlı çocuk kitabından uyarlanan eserde bir bekçi ile bir postacı ev arkadaşlarıdır. Biri gece diğeri gündüz çalıştığından hiç görüşemezler. Soğuk bir kış günü ikisi de hastalanınca, evi aynı anda paylaşmaları gerekir.
Lodovica Cima, Gabriele Clima’nın yazdığı Ceylan Özçapkın’ın çevirdiği, Derya Yıldırım’ın oyunlaştırıp yönettiği oyunda Melisa Demirhan, Besim Demirkıran, Cafer Alpsolay, Fatma İnan, Reyhan Karasu, Zeynep Ceren Gedikali rol alıyor. Oyun, 10 Kasım 2024 tarihinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ve Beylikdüzü Rasim Öztekin Sahnesi’nde.
HERKES SİHİRBAZ OLACAK (3+ Yaş)
Ünlü sihirbaz Zubi’nin öğrencileri “usta”lığa geçip onun sihirli şapkasını almanın hayalini kurarlar. Zubi, sihirli şapkanın yeni sahibini belirlemek için bir yarışma düzenler. İllüzyon gösterileriyle ilerleyen oyunda, hedefe ortaklaşa ilerlemenin önemi anlatılıyor.
Kubilay Tuncer’in yazıp yönettiği oyunda Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Cihat Faruk Sevindik, Damla Cangül Yiğit, Zeliha Bahar Çebi rol alıyor. Oyun, 10 Kasım 2024 tarihinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.
FINDIKKIRAN (7+ Yaş)
Minik Clara, yılbaşı hediyesi olarak aldığı Fındıkkıran isimli oyuncağıyla özel bir bağ kurar. Görünenin ardındaki güzelliğin ortaya çıkacağı o gece hayalle gerçek arasında, başka dünyalarda büyük serüven başlar. 1800’lerden günümüze birbirinden farklı versiyonlarıyla operada, sinemada büyük ilgi gören bu halk öyküsü, tüm görkemiyle şimdi Şehir Tiyatrosu’nda sahneleniyor.
E.T.A Hoffmann’ın masalından Dilşad Çelebi’nin uyarladığı, Lerzan Pamir’in yönettiği oyunda Asrın Gurur Kuyucak, Gözde İpek Köse, Cihan Kurtaran, Çağrı Büyüksayar, Derya Keykubat, Dolunay Pircioğlu, Emel Bertan, Esra Ede, Emrah Derviş Soylu, Gürkan Başbuğ, Hakan Gümüş, Osman Kaba, Pelin Budak, Salih Şimşek, Sefa Turan, Selen Nur Sarıyar, Ümit Bülent Dinçer, Yılmaz Aydın rol alıyor. Oyun, 10 Kasım 2024 tarihinde Ümraniye Sahnesi’nde.
BİR GECE MASALI (5+ Yaş)
Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası isimli oyunundan uyarlanan Bir Gece Masalı, arkadaşlık kavramı üzerine kuruludur. Oyun, ailesinin istediği gençle değil kendi istediği kişi ile arkadaşlık kurmak isteyen Şirin Kız’ın Yakışıklı Delikanlı, Güçlü Delikanlı ve Selvi Kız ile ormanda geçirdiği bir gecede yaşananları anlatır.
William Shakespeare’in yazdığı Musa Arslanali’nin yönettiği oyunda Ayşe Nurseli Tırışkan Akpınar, Burhan Yeşilyurt, Çağlar Ozan Aksu, Güzin Alkan, Hüseyin Emre Şen, Mehmet Emre Ertunç, Oğuzhan Oğuz, Ömer Naci Boz, Seda Yılmaz, Serap Doğan rol alıyor. Oyun, 10 Kasım 2024 tarihinde Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde.
Oyun biletleri, gişelerden ve biletinial.com’dan temin edilebilir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Özcan’ın “Twin Rocks” albümü dinleyenleri Likya Yolu’nun derinliklerine doğru etkileyici bir müzik yolculuğuna çıkarıyor. Albümündeki eserleri oluştururken bu yol boyunca karşılaştığı manzaralardan esinlenen Özcan, doğadan farklı seslerle derinleştirdiği albümünü Borusan Müzik Evi’ndeki dinleyicilerle canlı olarak ilk kez paylaşacak.
Klasik müzikten caza, dünya müziklerinden çağdaş müziğe kadar geniş bir yelpazede programlar oluşturan Borusan Müzik Evi, açılış konserinin hemen ardından 3. Noise İstanbul Festivali ile programına tüm hızıyla devam edecek.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yeni Alman Sineması, savaş sonrası Almanya’nın toplumsal ve politik dönüşümlerini ele alarak, bireylerin bu değişimler karşısındaki mücadelelerini derinlemesine inceliyor. Programda yer alan filmler; suçluluk, hafıza, kimlik ve toplumsal eleştiri konularını işlerken, bireylerin içsel yolculuklarını ve topluma karşı duruşlarını öne çıkarıyor. Seçki, bir ülkenin ve toplumun geçirdiği derin değişimlerin yanı sıra, hızla değişen bir toplumda bireylerin kimlik ve anlam arayışlarını da gözler önüne serecek. Tüm gösterimler ücretsiz olarak gerçekleştirilirken, 120 kişilik kontenjan ile sınırlı olacak. Çağdaş sanatın önde gelen isimlerinden Alman ressam, baskı sanatçısı ve heykeltıraş Georg Baselitz’in Georg Baselitz: Son On Yıl sergisi, 2 Şubat 2025 tarihine kadar Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM) ve Akbank Sanat’ta sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.
Program:

12 Kasım 2024, Saat: 19:00
THE PATRIOTIC WOMAN
Almanya, 1979, Almanca, İngilizce Altyazılı, 118 dakika
Yönetmen: Alexander Kluge

19 Kasım 2024, Saat: 19:00
THE MARRIAGE OF MARIA BRAUN
Almanya, 1979, Almanca, Türkçe Altyazılı, 120 dakika
Yönetmen: Rainer Werner Fassbinder

26 Kasım 2024, Saat: 19:00
YESTERDAY GIRL
Almanya, 1966, Almanca, Türkçe Altyazılı, 88 dakika
Yönetmen: Alexander Kluge

3 Aralık 2024, Saat: 19:00
ALI: FEAR EATS THE SOUL
Almanya, 1974, Almanca, Türkçe Altyazılı, 94 dakika
Yönetmen: Rainer Werner Fassbinder

10 Aralık 2024, Saat: 19:00
WINGS OF DESIRE
Almanya, 1987, Almanca, Türkçe Altyazılı, 128 dakika
Yönetmen: Wim Wenders

17 Aralık 2024, Saat: 19:00
ALICE IN THE CITIES
Almanya, 1974, Almanca, Türkçe Altyazılı, 110’
Yönetmen: Wim Wenders
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşayan Semanur’a 6 yıl önce orak hücre anemi hastalığı teşhisi konuldu.
Uzun yıllardır hastalığıyla ilgili sıkıntı yaşayan Semanur’un tedavisi devam ederken Kazım ile Zeliha Güneş çiftinin 3 yıl önce Ali Emre adında bir erkek çocuğu daha dünyaya geldi.
Ali Emre’nin, ailenin isteğiyle özel bir ekip tarafından alınan kordon bağı 3 yıl boyunca kordan kanı bankasında saklandı.
Bu süreçte Güneş ailesinin kızı Semanur’un da hastalığıyla ilgili şikayetleri her geçen gün arttı.
Yapılan tetkiklerde Semanur’un ilik nakli olması gerektiğinin belirtilmesi üzerine Güneş ailesi nakil için Adana’ya geldi.
REKLAM
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakil Ünitesi’nde yapılan tetkiklerin ardından Semanur’a 3 yaşındaki kardeşi Ali Emre’nin göbek kordonundan alınan kök hücre nakledildi. Semanur, gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu.
“OĞLUM 3 YAŞINDA İSTENİLEN KİLO VE BOYA ULAŞINCA NAKİL GERÇEKLEŞTİ”
Anne Zeliha Güneş, oğlunun küçük yaşlardan bu yana hastalıkla mücadele eden ablasına umut olduğunu söyledi.
Oğlu Ali Emre’nin doğumunda kordon bağının saklanmasına eşiyle karar verdiklerini belirten Güneş, “Kordan kanıyla naklin yapılmasıyla ilgili araştırmalar yaptım. Ali Emre’nin doğumunda özel bir ekiple kordon kanı alınarak özel tüplere alınıp kordon kanı bankasında beklettik. Oğlum 1 yaşına geldikten sonra testlerini yaptırdık. Ali Emre’nin testi temiz çıkınca, doktorlar oğlumun boyu ve kilosunun istenilen seviyeye gelmesini beklenilmesini istediler. Oğlum 3 yaşında istenilen kilo ve boyu alınca nakil gerçekleşmiş oldu” diye konuştu.
Kızı Semanur’un rahatsızlığı nedeniyle birçok sıkıntı çektiğini anlatan Güneş, bu kötü günlerin nakil sayesinde geride kaldığını söyledi.
REKLAM
Semanur’un hastalığının genetik olduğunu ifade eden anne Güneş, “Oğlum Ali Emre’nin hasta olmadığını öğrendik. Ondan alınan iliği Semanur’a verdiler. Çok şükür başarıyla sonuçlandı. Çok mutluyum. Allah tüm doktorlarımızdan razı olsun” dedi.
Semanur Güneş de kardeşi sayesinde çektiği acıların sona erdiğini belirtti.
Artık sağlığına kavuştuğu için çok heyecanlı ve mutlu olduğunu anlatan Semanur, “Doktorlara çok teşekkür ederim. Benim için çok çaba sarf ettiler. Benimle çok ilgilendiler, her zaman başımda durdular” şeklinde konuştu.
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakil Ünitesi Sorumlu Hekimi Doktor Öğretim Üyesi Defne Ay Tuncel, 1 Eylül 2023’te açılan ünitelerinde ilk kordon kanı naklinin gerçekleştirildiğini söyledi.
Semanur’un 2 yaşından itibaren takibini yaptıklarını anlatan Tuncel, naklin başarılı geçtiğini ve küçük kızın sağlık durumunun çok daha iyi olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BURSA’da, otoyolun karşısına geçmeye çalışırken yolcu otobüsünün çarpması sonucu hayatını kaybeden 2 çocuk annesi Elif Kanderun’un (52), alzheimer hastası olduğu ve ailesinin 2 hafta önce polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi.
Kaza, saat 00.30 sıralarında Gebze-Orhangazi- İzmir Otoyolu Alaşar Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İzmir istikametine seyir halinde olan Şeref G. (26) yönetimindeki 46 AJS 600 plakalı şehirlerarası yolcu otobüsü, otoyolda yolun karşısına geçmeye çalışan Elif Kanderun’a çarptı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla kaldırıldığı BursaŞehir Hastanesi’nde, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
AİLE 2 HAFTA ÖNCE KAYIP BAŞVURUSUNDA BULUNMUŞ
Elif Kanderun’un Alzheimer hastası olduğu ve 2 hafta önce Osmangazi ilçesi Alemdar Mahallesi’ndeki evinden çıktıktan sonra, kendisinden haber alınamadığı ve ailesinin polise kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi. 2 çocuk annesi Kanderun, bugün Hamitler Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Öte yandan otobüs şoförü Şeref G., ifadesinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, eğitim faaliyetleri kapsamında Ferizli Tekstil İşverenler Sendikası Halit Narin Ortaokulu öğrencileriyle bir araya geldi.
Öğrencilere trafikte uyulması gereken kuralları anlatan ekipler, uyuşturucunun zararları hakkında da bilgilendirme yaptı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HATAY’ın Arsuz ilçesinde dün çıkan orman yangını, ekiplerin havadan ve karadan müdahalesiyle 20 saat sonra kontrol altına alındı. Yangında 95 hektar alan zarar gördü.
Arsuz ilçesi Kozaklı Mahallesi’ndeki ormanda, dün saat 11.00 sıralarında bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Alevler, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede yayıldı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve orman bölge müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Alevlere 2 helikopterle havadan, 152 araç ve 479 personelle karadan müdahale edildi. Güvenlik amacıyla yangın bölgesindeki evler tahliye edildi. Alevler, Harlısu mevkisinde 4 eve sıçradı. Alınan önlemler sayesinde ölen ya da yaralanan olmadı. Adana, Osmaniye, Kilis ve Gaziantep’ten de bölgeye takviye ekipler sevk edildi. Dün havanın kararmasıyla helikopterle müdahale durdu.
Bugün sabahın ilk ışıklarıyla havadan müdahale yeniden başladı. Ekiplerin yoğun çabası sonucu yangın, 20 saat sonra, saat 07.00 sıralarında kontrol altına aldı. Yangında 95 hektar alan zarar görürken, bölgedeki soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Juriliğini yaptığı moda programı sayesinde ünlenen modacı Gülşah Saraçoğlu, özel hayatı, tarzı ve açıklamalarıyla gündemde gelen isimlerden.
ÇORAPLI GÜLŞAH
Sosyal medyayı aktif kullanan modacı son paylaşımıyla olay oldu. Sosyal medyayı sallayan ünlü isim, baştan aşağı çorap giydi.
Gülşah Saraçoğlu, görünmesini istemediği yerlerini de taşlarla kapattı. Fotoğraflarını yayınlayan modacıya takipçileri yorum yağdırdı.



Çağla Pınar Yılmaz
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İsrail ordusuna bağlı işgalci askerler, yerinden edilmiş Lübnanlı kadınların kıyafetlerini giyerek kameralara poz verdi. Fotoğrafa binlerce kullanıcıdan tepki yağdı.
Öte yandan bölgede ateşkes yapılacağı konuşulurken, İsrail ordusu dün Lübnan’ın Baalbek kenti ve çevresindeki köyleri vurdu. İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılarda 8’i kadın 19 kişi hayatını kaybetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Merkez Şafak Mahallesi’nde 7 yaşından beri marangozluk yapan babasının yanında zanaat öğrenen Sima Elhilali, açık öğretimden lise eğitimini de sürdürüyor. Liseyi bitirdiğinde askeri alanda veya hukuk eğitimi almak istediğini söyleyen Elhilali, dükkanda matkap, tutkal vurma, bant ve freze gibi işler yaparken insanların şaşkın bakışlarıyla karşılaştığını belirtti. Elhilali, “Genellikle inşaata babam gidiyor, ben gitmiyorum. Babam diyor ki, ‘Ağır iş olduğu için yapmana gerek yok, başka masaüstü işlerde çalışabilirsin.’ Kadınların bu meslekte daha fazla yer alması gerekiyor. Kadının değdiği her yer güzelleşiyor. Kadınlar ve erkekler birlikte çalışabilir” dedi.
Babasının neredeyse 40 yıldır marangozluk yaptığını anlatan Elhilali, “10 yıldır çocukluğumdan beri buraya gidip geliyorum. Bu meslekte ilerlemek istiyorum. Gelecekte kendi işimin içinde aktif olmak, çalışabilmek istiyorum. Bir kadın olarak bu mesleği bilmek bile yeterli. Meslek, genellikle erkekler tarafından yapıldığı için kadın görünce insanlar şaşırıyor. Genç yaşta insanlara örnek olmak mutluluk veriyor” şeklinde konuştu. – BATMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çıldır Mahallesi Orgeneral Mustafa Muğlalı Caddesi’nde ikamet eden T.Y. (44), polis merkezine giderek boşanma aşamasındaki eşi Yasemin Y’yi (50) öldürdüğünü söyleyip teslim oldu.
Eve giden sağlık ve polis ekipleri, kadının yatak odasında darbedilerek ve bıçaklanarak öldürüldüğünü tespit etti. Yasemin Y’nin cenazesi, incelemenin ardından Marmaris Devlet Hastanesi morguna gönderildi.
Çiftin yaklaşık 1 yıldır evli olduğu öğrenildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yeşil-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, “Teknik Direktörümüz Ali Çamdalı ile karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırdık. Kulübümüze verdiği hizmetlerden dolayı Ali Çamdalı ve teknik heyetine teşekkür eder; bundan sonraki kariyerlerinde başarılar dileriz.” denildi.
Ali Çamdalı, Konyaspor’da 10 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 5 mağlubiyet alarak 1.10 puan ortalaması tutturdu.
TEŞEKKÜRLER ALİ ÇAMDALI!
Teknik Direktörümüz Ali Çamdalı ile karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırdık.
Kulübümüze verdiği hizmetlerden dolayı Ali Çamdalı ve teknik heyetine teşekkür eder; bundan sonraki kariyerlerinde başarılar dileriz. pic.twitter.com/XIhLUPQtED
— TÜMOSAN Konyaspor (@konyaspor) October 30, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İşte Lucescu’nun açıklamaları:
“İlginç oyunculardan oluşan bir jenerasyonumuz var ve benim hayalim onların gelişimine yardımcı olmak. Ama yeni Hagiler hakkında konuşmayalım. Gheorghe Hagi gibi bir şampiyon bulmak zor olacak; olağanüstü tekniğini eşsiz karizmasıyla birleştirirdi. Hagi eşsiz biriydi, bir liderdi.”
“KENAN, VINICIUS GİBİ”
“Kenan Yıldız, Del Piero gibi mi? Del Piero, Juventus tarihini yazanlardan biri, bir efsane. Kenan Yıldız’ı geçmişten bir oyuncu yerine şimdiki bazı oyuncularla kıyaslayabilirim. Kenan, Vinicius’un cesaretiyle oynuyor. Genç ama risk almaktan korkmayan biri.”
“KENAN YILDIZ’I İSTERDİM”
“Tüm dünyada, yabancı oyunculardan bir oyuncuyu Romanya Milli Takımı için oynatmak istesem Kenan Yıldız’ı seçerdim. Bunu sadece Inter’e attığı golden ötürü söylemiyorum. Türklerin harika bir ruhu var. Çalhanoğlu’nu düşünün mesela, o da öyle. Kenan Yıldız, gerçek bir pırlanta!”
“MOTTA, XABI ALONSO GİBİ”
“Thiago Motta’nın cesaretini seviyorum. Tüm Juventus’a o cesareti aktarmış. İtalya Ligi’ni kazanmak için de gereken bu. Motta, bana Xabi Alonso’yu hatırlatıyor.”
“ŞAMPİYON YA INTER YA JUVE”
“Inter ya da Juventus, şampiyonluğu kazanır. Napoli’yi unutmuş değilim ama Conte’nin Napoli ile zafere ulaşmadan önce bir yıla ihtiyacı olacağına inanıyorum.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TFF’nin resmi internet sitesinden konuyla ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Seçildiğimiz günden bu yana, futbol ailesinin tüm üyeleriyle iletişimde olup, futbol ortamında adalet ve kardeşlik iklimini oluşturmak için hassasiyetle çalışıyoruz.
Bizler Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu olarak futbolun sorunlarını çözmek adına iyi niyetle yaklaştıkça, bu iyi niyetimize karşı zaman zaman uyumsuz ve destekleyici olmayan tutumlarla karşılaştığımızı görüyoruz.
Ne yazık ki; futbolun temel sorunlarını unutturup, yüzeysel çekişmelerle futbolun marka değerini layık olduğu yere koyamayacağımızı defalarca dile getirdik. Kulüp başkanlarıyla gerçekleştirdiğimiz toplantılarda ortak kararlar alsak da bu kararların uygulanmadığını ve ortaya koyulan ilkelere sadık kalınmadığını üzülerek gözlemliyoruz. Türk futbolunun lokomotifi olan bu kulüpler, kendi taraftarlarını ve camialarını rahatlatmak adına sorumluluğu farklı yerlere yükleyerek futboldaki kardeşlik iklimine zarar vermektedir.
Özellikle vurgulamak isteriz ki; kamuoyu önünde yapılan açıklamalarla belli kazanımlar elde etmenin ya da yön vermeye çalışmanın herhangi bir fayda sağlamayacağını birçok kez ifade ettik. Bilinsin ki; bu dönem kapanmış ve geçmişte kalmıştır. Artık yeni ve temiz bir sayfa açılmıştır. Mevcut TFF yönetimi, futbolun içinden gelen ve futbolun temel sorunlarını bilen ve bu sorunlarla bizzat uzun yıllar boyunca mücadele etmiş bir yönetimdir. Futbol ailesinin teveccühüyle seçilmiş bir yönetim olarak bu temel sorunları çözecek güçlü ve kararlı bir iradeye sahip olduğumuzun altını çizmek isteriz.
Yılların birikimiyle oluşan sorunların çözüleceğine ilişkin var olan inanç ve umut, toplumda ve tüm spor camiasında ilk defa bu dönemde bu kadar yeşermişken, kamuoyu önünde yapılan bu kısır tartışmalar ve çekişmeler, oluşturulmak istenen bu kardeşlik iklimine zarar vermektedir.
Çeşitli platformlar aracılığıyla yapılan açıklamalar ve paylaşımlar üzerinden camiaları karşı karşıya getirmek, aşağılamak ya da kötülemek kimseye fayda sağlamamaktadır.
Unutulmamalıdır ki; kişiler gelip geçicidir ancak kulüpler ve futbol ailesi kalıcıdır. Kulüpler, birbiriyle rekabet ederken bu kalıcı değerleri dikkate alarak hareket etmesi ve kendilerine yakışır tavır içinde olması önem arz etmektedir.
Yola çıkarken Türk futbolunda adil, şeffaf ve herkese eşit mesafede bir yönetim olacağımızı ve tüm gücümüzle bunun için samimiyetle çalışacağımızı söyledik. Bizler bu yolu yürümekte kararlıyız. Ancak bu yolu yürürken tek başımıza değil, tüm futbol ailesinin paydaşlarıyla el ele vererek sorumluluk ve yükümlülük bilinci içerisinde yürümemiz gerektiğine inanıyoruz.”
Kamuoyuna Duyuru
pic.twitter.com/miqIzy6O4Z
— TFF (@TFF_Org) October 30, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Silivrispor, geriye düştüğü karşılaşmada rakibini 4-2 mağlup ederek bir üst tura yükseldi.
İstanbul ekibine galibiyeti getiren golleri 37 ve 44’üncü dakikalarda Mert Aktaş, 67’nci dakikada Vedat Saygı ve 88’inci dakikada Emir Hakan Patan kaydetti. Konuk Kayserispor’un karşılaşmadaki golleri ise 32’nci dakikada penaltıdan Talha Sarıaslan ve 59’uncu dakikada Bahoken’den geldi.
MAÇTAN DAKİKALAR
31. dakiakada Talha Sarıaslan, Hasan Can Çetin’in müdahalesiyle ceza sahası içinde yerde kalınca hakem Alper Akarsu penaltı noktasını gösterdi.
32. dakikada kazanılan penaltı atışında topun başına Talha Sarıaslan geçti. Bu futbolcu, topu ve kaleciyi farklı köşelere göndererek takımını öne geçirdi: 0-1.
37. dakikada Silivrispor eşitliği yakaladı. Sol kanatta topla buluşan Vedat, sağdan ceza sahasına hareketlenen Mert Aktaş’a ortaladı. Bu futbolcu, ceza sahası içi sağ çaprazından sert bir vuruşla topu filelere yolladı: 1-1.
43. dakikada Silivrispor öne geçti. Orta sahada topla buluşan Emirhan’ın savunmanın arkasına gönderdiği pasta kaleciyle karşı karşıya kalan Mert Aktaş, ceza sahasına girip düzgün bir vuruşla takımını öne geçirdi: 2-1.
59. dakikada Bellona Kayserispor beraberliği yakaladı. Sol kanatta topla buluşan Nurettin’in ön direğe gönderdiği kavisli ortada savunmanın arkasına koşan Bahoken, ayağının dışıyla meşin yuvarlağı köşeden ağlara yolladı: 2-2.
66. dakikada ev sahibi ekip yeniden öne geçti. Soldan kazanılan korner atışında Emirhan kale sahası içine ortaladı. Bu noktada müsait pozisyondaki Vedat, kafa vuruşuyla topu filelere gönderdi: 3-2.
88. dakikada atılan uzun pasta Kayserispor savunmasında Mehmet Eray Özbek ile kaleci Onurcan Piri’nin anlaşmazlığı sonrasında meşin yuvarlağı alan Emir Hakan Patan, topu boş kaleye göndermeyi başardı: 4-2.
Karşılaşma Silivrispor’un 4-2’lik galibiyetiyle sonuçlandı.
Stat: Silivri Müjdat Gürsu
Hakemler: Alper Akarsu, Ogün Kamacı, Gökmen Baltacı
Silivrispor: Enes Sancar Şahin, Oğuz Yavuz, Ramazan Kallıoğlu, Hasan Can Çetin (Dk. 46 Atakan Aksoy), Vedat Saygı, Barış Korkmaz (Dk. 64 Erdem Alper), Mustafa Durgun (Dk. 64 Emre Eser), Mehmet Aydın, Emirhan Türkmen (Dk. 81 Emre Demir), Emir Hakan Patan, Mert Aktaş
Bellona Kayserispor: Onurcan Piri, Batuhan Özgan, Kolovetsios, Kayra Cihan, Ackah, Ramazan Civelek, Baran Ali Gezek, Berat İşkol (Dk. 46 Bahoken), Nurettin Korkmaz (Dk. 69 Necip Özer), Mehmet Eray Özbek, Talha Sarıaslan (Dk. 75 Boa Morte)
Goller: Dk. 32 Talha Sarıaslan (Penaltıdan), Dk. 59 Bahoken (Bellona Kayserispor), Dk. 37 ve Dk. 43 Mert Aktaş, Dk. 66 Vedat Saygı, Dk. 88 Emir Hakan Patan (Silivrispor)
Sarı kart: Dk. 76 Batuhan Özgan (Bellona Kayserispor)
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Futbolu bıraktıktan sonra Fenerbahçe’de yardımcı antrenörlük görevini üstlenen Volkan Demirel, ilk teknik direktörlük macerasına Fatih Karagümrük’te atılmıştı.
Daha sonra Hatayspor’u çalıştıran Volkan Demirel, 3 Mayıs’ta görevinden ayrılmıştı.
Volkan Demirel, yeni takımının başındaki ilk maçına Pazar günü Alanyaspor’a karşı çıkacak.
Süper Lig’de 10 maçta 10 puan toplayan Bodrum FK, 13. sırada yer alıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’de Galatasaray – Beşiktaş derbisi geride kaldı. Mücadelede hakem Arda Kardeşler ve ekibi eleştirildi. Öte yandan Fenerbahçe Teknik Direktörü Jose Mourinho’nun Acun Ilıcalı ile yaptığı toplantı sonrası kadroda değişimler yaptığı iddiası gündeme geldi. Sabah Spor yazarları, son gelişmeleri değerlendirdi. İşte yorumlar…

MURAT ÖZBOSTAN: Galatasaray, Fenerbahçe’den sonra Beşiktaş’ı da geçti. Bu tablo Süper Lig’de bizi nereye götürür? Bu galibiyet psikolojik üstünlüğü Galatasaray’a verdi mi?
LEVENT TÜZEMEN: Okan Buruk, tam bir derbi profesörü oldu. G.Saray, Buruk ile derbilerde rakiplerine ciddi üstünlük sağladı. F.Bahçe’yi evinde yenmek, sezon başı Süper Kupa’da 5 gol atan Beşiktaş’a karşı kazanmak G.Saraylı oyunculara ciddi bir psikolojik üstünlük sağlayacaktır. Devre arasında G.Saray ihtiyaçlarını gidermek için planlama yaparken F.Bahçe ve Beşiktaş, yeni oyunculara yönelecektir.

ŞENOL USTAÖMER: G.Saray için tabii ki bir avantaj oldu. Ama daha ligin başındayız. Beşiktaş ve F.Bahçe, bu yarışta her zaman G.Saray’ın yanında olacaktır. Çünkü şu anda ikisinin de bir eksik maçı var. Onlar da alınırsa fark azalacak. F.Bahçe çok iyi oynamaya başladı. Beşiktaş da daha ilk yenilgisini aldı. 3 takım arasındaki yarış sonuna kadar devam edecektir.

ÖMER ÜRÜNDÜL: Psikolojik üstünlüğü mutlaka G.Saray’a verir. Ligimizin kalitesi düşük. G.Saray, bizim ligde bazı maçlarda iyi oynamasa da Okan Buruk maceralar arasa da kazanmayı biliyor. Çünkü bizim ligimiz Avrupa kulvarına benzemiyor. Oradaki en vasat takımlar bile fizik olarak güçlü olduklarından bizim takımlar zorlanıyorlar. Lider G.Saray, sıradan bir İsveç takımından İstanbul’da 3 gol yedi.

BÜLENT TİMURLENK: Psikolojik üstünlük G.Saray için sezon başında vardı. Son iki sezonun şampiyonu karşısında hoca değiştirmiş F.Bahçe ve ligi 46 puan önünde bitirdiği yeni hocayla yola çıkmış Beşiktaş. Okan Buruk’un takımı, geçen yıl olduğu gibi 10 maçta 28 puan topladı, ardında iki derbi galibiyeti var. Ligin çeyreği bitmişken erken ve büyük harflerle yorum yapmanın manası yok. Derbideki “kötü” Galatasaray, 6’sı isabetli 20 şut atmış, 27 kez rakip ceza sahasında topla buluşmuş, ezeli rakibine de kalesine isabetli 2 şut attırmış. Bu kötü ise rakipleri iyisine karşı hazırlıklı olmalı.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Perry’nin ölümünün üzerinden bir yıl geçerken, dizideki başrol arkadaşları Courteney Cox (Monica Geller) ve Jennifer Aniston(Rachel Green), onu anmak için sosyal medya paylaşımları yaptı.
Courteney Cox, Matthew Perry ile nostaljik bir fotoğrafını paylaşarak, “Bugün ve her zaman seni özlüyorum” notunu düştü.
Jennifer Aniston ise, diziden bazı kareleri ve Perry’nin fotoğrafını paylaşarak, “1 yıl” ifadesini kullandı. Bu paylaşımlar, Perry’nin anısını yaşatmak için yapılan duygusal bir hatırlatma oldu.
DOKTORU SUÇUNU KABUL ETMİŞTİ
Matthew Perry’nin ölümü hakkında devam eden soruşturma çerçevesinde, doktoru, ünlü oyuncunun kanında bulunan yüksek dozda ketaminden sorumlu olduğunu kabul ederek mahkemeyle anlaşma yoluna gitmişti.
Fotoğraflar: Instagram
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bezmen, sözlerine şöyle başladı: Çok eski değil, bundan sadece 2-3 hafta evvel ona da bir tabak koydum sofraya. ‘Günaydın aşkım’ demiş gibi ses duyuyorum, cevap veriyorum. Ama yas zaten böyle bir şey, uzun bir yolculuk.
REKLAM
“SABAHLARI ONUN HAZIRLADIĞI KAHVENİN KOKUSUNU DUYARAK UYANIYORUM”
Nermin Bezmen, Tolga’cığımı yolcu etmemin üzerinden 8 ay geçti. İlk 6 ay garip bir duygudaydım. Sabah kahvelerini Tolga’cığım hazırlardı. O kahvenin kokusu burnumda, ‘yetişim, beraber içelim kahvemizi’ duygusuyla uyanıyordum. Akşam olunca bir an önce uykumda göreyim diye bekliyordum. Evin dışındaysam, bir an önce yazmaya döneyim, onunla buluşmak gibi oluyordu o deftere dönmek.

“TOLGA’YI SÜREKLİ RÜYAMDA GÖRÜYORUM”
Sürekli görüyorum rüyamda; bir gece görmesem, ertesi gün görüyorum. Çok sorularım vardı, o sorularıma cevaplar alıyorum rüyalarımda. Bu çok rahatlatıyor beni. İşaret veriyor, sürekli temastayım sanki.”

Bezmen, sözlerine şöyle devam etti: Tolga ve Pamir’in acısı birbiriyle kıyaslanamaz. Ben hiçbir zaman Pamir’ciğim ve Tolga’cığımın aşkını kıyaslamadan, onların ikisi de hayatımın apayrı dönemlerinde apayrı Nermin’i mutlu ettiler.
REKLAM
“TOLGA BANA İKİNCİ BAHARI NASİP ETTİ ANİ GİDİŞİYLE BAHARIM KIŞA DÖNDÜ”
Pamir’de çok ağırdı ama Yaradan bana bir şans olarak ikinci aşkı nasip etti ve Tolga geldi hayatıma. Beni tedavi etti. Yeniden aşık olabileceğimi, yeniden güvenebileceğimi Tolga’yla yaşadım. Fakat bu çok ani gidişiyle yaşattığı bahar da kışa döndü.

“İNANILMAZ BİR AŞK MASALI YAŞADIK”
Aslı Şafak’ın sorusu üzerine Bezmen’in cevabı şöyle oldu: “Hiç isyanım olmadı. Tam aksine, hasretim çok büyük ama hayatımın ikinci baharında böyle güzel bir ruhla inanılmaz bir aşk masalı yaşadık.

Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>42 yaşındaki Prenses Kate, önleyici kemoterapisini eylül ayında bitirdiğini duyurdu. Kral Charles, daha önce kanser tedavisi görürken karşılaştığı bir yan etkiyi paylaşmıştı. 75 yaşındaki Kral’ın tat alma duyusunu kaybettiği öğrenilmişti.
Saray, tıpkı Kate Middleton gibi Kral’ın hangi kanser türü için tedavi gördüğünü hiçbir zaman açıklamadı ancak bu özel semptom, kanser tedavilerinin yanı sıra belirli kanser türlerinde de yaygın olarak görülebiliyor.
Buckingham Sarayı’ndan 2025 için umut verici bir açıklama geldi. Saray sözcüsüne göre 2025, kraliyet ailesinin yurt dışı ziyaretleri açısından daha “normal görünümlü” bir yıl olacak.
Üst düzey bir saray yetkilisi Guardian’a yaptığı açıklamada, “Şu anda gelecek yıl için oldukça normal görünümlü, tam bir yurt dışı tur programı üzerinde çalışıyoruz. Doktorların onayına bağlı olarak bu şekilde düşünebileceğimizi bilmek bizim için mutluluk verici” dedi.
Kate Middleton, kemoterapisinin bitmesinin ardından ilk kraliyet görevi olarak İngiltere’nin Southport kentindeki Southport Toplum Merkezi’ne eşi Prens William ile ziyarette bulunmuş, acil durum personeliyle bir araya gelmişti.
Prenses, şimdiye dek İngiltere dışında bir kraliyet görevinde bulunmadı.
Kral Charles ise eşi Kraliçe Camilla ile birlikte dokuz günlük Avustralya gezisine çıktı. Bu, Charles’ın kanser teşhisinden sonraki en büyük gezisi oldu.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SALGININ NEDENİ KIYILMIŞ SOĞANLAR MI?
Baird analisti David Tarantino salgının tüketici duyarlılığı ve ABD’deki satışlar üzerinde büyük bir tehdit oluşturabileceği konusunda uyardı. Tarantino sorunun ne kadar sürede çözüleceği ve medyanın ilgisinin sonuçları belirleyeceğini belirtti. Colorado Tarım Bakanlığı salgının muhtemel nedeni olarak hamburgerlerde kullanılan kıyılmış soğanları gösterdi. Soğanların, Taylor Farms tarafından tedarik edildiği bildirildi.
ÜRÜNÜN SATIŞI DURDURULDU
McDonald’s, 23 Ekim’den itibaren bazı restoranlarında Quarter Pounder satışını durdurdu ve bu hafta ürünü menüye yeniden eklemeyi planlıyor. Wedbush analistleri, salgının etkilerinin sınırlı ve kısa süreli olmasını beklerken, diğer analistler ise McDonald’s’ın önceki E. coli vakalarından daha az etkileneceğini öngörüyor.
SATIŞLARIN YENİDEN CANLANMASI ZORLAŞABİLİR
Üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, McDonald’s’ın küresel mağaza satışlarının yüzde 0,72 düşmesi ve hisse başına kazancın 3,20 dolar olması bekleniyor. Haziran ayında başlatılan 5 dolarlık yemek kampanyası, müşteri trafiğinde toparlanma sinyalleri vermişti. Ancak salgın nedeniyle olumsuz tanıtımın uzaması, satışların yeniden canlanmasını zorlaştırabilir.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ülkenin doğusundaki Beka Vadisi’nde yer alan ve “dünyanın en görkemli tapınak şehri” olarak kabul edilen Baalbek ve çevresi, AA tarafından görüntülendi.
İsrail’in, Lübnan’ın güneyinin ardından başkenti ve diğer bölgelerine yönelik geniş kapsamlı saldırılarının başladığı 23 Eylül’den bu yana Baalbek, onlarca kez İsrail savaş uçaklarının hedefi oldu.
Lübnan ile İsrail arasında 2006 yılında yaşanan savaştan da etkilenen bölgede, Zahli’den Baalbek’e uzanan ana cadde üzerindeki ve “dünyanın en görkemli tapınak şehri” kabul edilen Baalbek antik kenti çevresindeki çok sayıda bina, hava saldırıları sebebiyle yıkıldı.
Bu şiddetli saldırıların yol açtığı patlamalar, antik kentin çevresindeki, onun uzantısı bazı tarihi yapıların da tahribata uğramasına sebep oldu.
Lübnan Türkmenlerinin ağırlıklı yaşadığı Duris köyünde bulunan ve Eyyübiler döneminde devşirme Roma malzemesiyle yapılan Duris Kubbesi bu yapılardan biri.
Çok yakınındaki binaları hedef alan şiddetli hava saldırılarının ardından 13. yüzyılda inşa edilen tarihi yapının sütunları hasar görürken kubbesindeki taşlar dökülmeye başladı.
Lübnanlı yöneticiler, İsrail’in tarihi yapılara zarar vermesinden endişeli.
“İsrail’den gelecek herhangi bir taahhüde güvenmiyoruz”
Lübnan Kültür Bakanı Muhammed Murtaza, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, “İsrail’den Baalbek Kalesi ve diğer arkeolojik alanları bombalamayacağına dair taahhütte bulunmasını istemedik, zira İsrail’den gelecek herhangi bir taahhüde güvenmiyoruz.” dedi.
İsrail’in doğrudan ya da dolaylı olarak arkeolojik alanları hedef aldığını ve bu saldırıların arkeolojik yapıların hasar görmesine sebep olabileceğini belirten Bakan Murtaza, saldırıların kentteki arkeolojik alanlara şu ana kadarki etkisine dair, “Henüz bir araştırma yapmadığımız için bilmiyoruz, saldırıların durmasından sonra inceleme yapacağız. Ancak uzun vadede kent yakınlarındaki saldırıların kent üzerinde mutlaka etkisi olacağı biliniyor.” diye konuştu.
Lübnan’ın başta Sur ve Baalbek olmak üzere Dünya Mirası Listesi’nde yer alan arkeolojik sahalara ev sahipliği yaptığını dile getiren Murtaza, UNESCO’nun bu eserleri korumak için önlem alması gerektiğini vurguladı.
Lübnan makamları UNESCO’yu harekete geçmeye çağırmıştı
Baalbek ile birlikte İsrail’in en yoğun saldırıları düzenlediği bölgelerden birinde yer alan Lübnan’ın güneyindeki Sur Antik Şehri de İsrail saldırıları sebebiyle tehdit altında bulunuyor.
Lübnan Kültür Bakanı Muhammed Murtaza’nın ofisinden bu hafta yapılan açıklamada, İsrail’in arkeolojik alanlara yönelik saldırı tehditlerinin ardından, Lübnan’ın UNESCO Büyükelçisi Mustafa Adib ile temasa geçilerek UNESCO listesinde yer alan ve olağanüstü küresel değere sahip arkeolojik alanların korunması için derhal harekete geçilmesinin talep edildiği duyurulmuştu.
Murtaza, başta UNESCO olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları kentin kültürel mirasını ve Lübnan’daki sivilleri devam eden İsrail saldırılarından koruma çağrısında bulunmuştu.
Baalbek antik kenti
Lübnan’ın doğusundaki Beka Vadisi’nde yer alan Baalbek, doğudan batıya giden ticaret yolunun önemli bir merkezi olması, antik çağın Roma’dan sonraki en önemli dini merkezi kabul edilmesi ve tarih içerisinde savaşlar nedeniyle pek çok kez el değiştirdi.
Sami ırkından Akdenizli kavim olan Fenikeliler ile Roma inanç kültürünün iç içe geçtiği kent Bizanslılar, Selçuklular, Eyyubiler, Haçlılar, Moğollar, Memlukler ve Osmanlıların hakimiyetine girmiş, her medeniyet şehre yeni bir unsur eklemiştir.
Kentin adı, Fenikelilerin inanç sisteminde en güçlü tanrı kabul edilen “Baal”den gelmektedir.
UNESCO tarafından 1984 yılında koruma altına alınan kent, dünyanın “en büyük”, “en eski” ve “en gizemli” tapınak şehri gibi nitelemelerle anılmaktadır.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde yıkılan Doğanlar Apartmanı’nın enkazından eşi ve 3 kızıyla kurtarılan Perincek, hastanede hayatını kaybeden 7 yaşındaki oğlu Umut’un adını yaşatmak için kurduğu YUVA aracılığıyla aynı kaderi yaşadığı afetzedelerin yardımına koştu.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen illerde gönüllülerin desteğiyle çeşitli çalışmalar yapan vakfın son durağı Hatay oldu.
Perincek ve gönüllüler, kentteki konteyner kentlerde kalan çocuklara kitap ulaştırdı, İskenderun ilçesindeki Suçıkağı Paşakaraca İlkokulu/Ortaokulu’ndaki öğrencilere kırtasiye malzemesi hediye etti.
Vakıf tarafından Defne ilçesindeki Kazım Karabekir Ortaokulu’nda da kütüphane oluşturuldu.
Yaklaşık 2 bin kitapla donatılacak “Umut” adı verilen kütüphane, İzmir depreminin 4. yılında 30 Ekim’de düzenlenecek törenle öğrencilerin kullanımına açılacak.
“Onlardaki gülüş ve pozitif enerji bize yansıyor”
Elektrik elektronik mühendisi 48 yaşındaki Oğuz Perincek, AA muhabirine, depremden psikolojik olarak en çok çocukların etkilendiğini söyledi.
Çocukların eğitimlerine destek olmayı amaçladıklarını belirten Perincek, “Aklımıza gelen tüm kırtasiye malzemelerini getirmeye çalıştık. 100’den fazla öğrenciye ulaşma şansımız oldu.” dedi.
Perincek, öğrencilere çanta, kalem, defter, boyama kitabı gibi birçok ürün ulaştırdıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Çocuklara verebileceğimiz küçük bir çanta, kalem onlar için çok anlamlı. Onlardaki gülüş ve pozitif enerji bize yansıyor. Depremde oğlumu kaybettim ama başka çocukları mutlu ettiğimizde bir nebze olsun acımız hafiflemiş oluyor. Hatay’da elimizden gelen desteği sağladık.”
Yardım çalışmalarını sürdüreceklerini anlatan Perincek, vakıf olarak İzmir depreminin 4. yılında Hatay’da olma kararı aldıklarını söyledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Halı ve kilim dokumacısı Geyiklioğlu, 50 yıl önce Erzurum’a yaptığı ziyaret sırasında satın aldığı kilimi, 25 yıldır Cumhuriyet bayramlarında Ankaralı sanatseverlerle buluşturuyor.
Yıllara meydan okuyan renkleri ve desenleriyle geleneksel dokuma sanatının güzelliğini yansıtan kilim üzerinde TaksimCumhuriyet Anıtı, Türk bayrakları ve “Yaşasın Cumhuriyet” yazısı bulunuyor.
“Cumhuriyet” adını verdiği kilimi Ankara Samanpazarı’ndaki dükkanında, 25 yıldır her Cumhuriyet Bayramı’nda sergileyen Ahmet Geyiklioğlu, AA muhabirine, Cumhuriyet’in ilk döneminde özel kartpostallar üretildiğini, bunlardan biri olan İstanbul Taksim’deki Cumhuriyet abidesinin kartpostalındaki desenin kilime işlendiğini söyledi.
Geyiklioğlu, “Kilim, 1937 yılında Erzurum bölgesine özgü geleneksel bir el dokuması olan Bardız kilimi tekniğiyle yapılmış bir kilimdir. Bu kilimden Türkiye’de sadece bir adet var o da bende.” diye konuştu.
Geyiklioğlu, kilimi satın almak isteyenlerin taleplerini, “Cumhuriyet’i satmam.” diyerek geri çevirdiğini de aktardı.
Kilim, yarın gün boyunca sanatçının Samanpazarı’ndaki dükkanında sergilenecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antik kentte tarihi mesai
DÜZCE – Düzce’de kazı çalışmaları devam eden Konuralp Antik kentin tarihi gün yüzüne çıkarttma çalışmalarına Standard Profil fabrika çalışanları da destek verdi.
Düzce Belediyesi’nin önderliğinde Konuralp Antik Kentinde ki kazı çalışmaları aralıksız devam ediyor. Tarihin gün yüzüne çıkartıldığı bölgede ki kazı çalışmaları da yediden yetmişe herkesin destek verdiği bir olaya dönüştü. Genci, yaşlısı Düzce’nin tarihinin gün yüzüne çıkartmak için uğraşırken, Standard Profil fabrika çalışanları da eline kazma kürek alarak kazı çalışmasına destek verdi.
Standard Profil idari işler yöneticisi Olcay Özgiray, kazı çalışmalarına destek olduklarını belirterek, “Standard Profil İyilik Hareketi olarak sosyal sorumluluk projelerinde görev almaktayız. Bugün de Konuralp antik kentinde devam eden kazı çalışmalarına destek olmak için buradayız. Daha önce de bir çok sosyal sorumluluk projesine katıldık. Serebral Palsi çocukları için panayır yaptık. Kaynaşlı’da Standard Profil ormanı için ağaç diktik. Maraş depremlerinde uzman ekiplerimiz ile arama kurtarmada görev aldık. Önünüzdeki hafta gerçekleşecek büyük İstanbul maratonunda da Hataylı depremzede çocuklar için koşacağız. Standard Profil iyilik hareketine gönüllü olarak destek olan tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>36 şehit anısına 36 dalgıç Türk bayraklarıyla su yüzüne çıkarak, hep birlikte İstiklal Marşı okundu
ANTALYA – 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yıl dönümü kapsamında, Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker ve 1. Dünya Savaşı’nda Kaş’taki topçu bataryalarında ebediyete göçen 37 şehit anısına ‘Ecdadın Yolunda Cumhuriyete Saygı Yürüyüşü’ gerçekleştirildi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 101. yıl dönümüne özel, Antalya Valiliği koordinesinde Kaş Kaymakamlığı tarafından ‘Ecdadın Yolunda Cumhuriyete Saygı Yürüyüşü’ düzenlendi. Kaş ilçesine bağlı Bayındır Mahallesi, Gelibolu Mevkii’nde başlayan yürüyüş, Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker ve 1. Dünya Savaşında Kaş’taki topçu bataryalarında ebediyete göçen 37 Şehit anısına yapıldı. Düzenlenen yürüyüşe Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra, Antalya Garnizon Komutanı TuğgeneralHasan Basri Erkuzu, Kaş Kaymakamı Tevfik Kumbasar, İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Sahil Güvenlik Grup Komutanı Yarbay Tolga Coşkun, Sualtı araştırması Mustafa Aydemir ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“Bizim hedefimiz ecdadımızı tanımaktır”
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Türk gençliğinin milli bilinç ile yetişmesinin önemini belirterek, “Bugün burada milli duruşa ve milli reflekse sahip sağlam gençler var. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, “Türk genci ecdadını tanıdıkça kendisinde büyük işler yapacak kuvveti bulacaktır” diyerek bunu açıkça belirtiyor. Bizler Mustafa Ertuğrulları tanıdıkça bünyemizde daha büyük işler yapacak gücü ve kuvveti bulacağız. Siz kıymetli gençlerimizle beraber geleceğe umutla bakıyoruz. Gelecek bizimdir” diye konuştu.
“Mustafa Ertuğrul, Antalya’nın kahramanıdır”
Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul’un çok özel bir kahraman olduğunu ifade eden Vali Şahin, “Mustafa Ertuğrul, o dönemin İngiliz uçak gemisi olan, Ben My Chree gemisini üstünde ki altı tane uçak ile buradan yapılan atışlarla batırdı. Ayrıca iki yüz civarında irili ufaklı yelkenliyi ve iki büyük gemiyi daha batırmıştır. Böylece Antalya kıyılarında terör estiren, Fransız ve İngiliz zırhlılarını temizleyip Antalya’yı kurtarmıştır” şeklinde konuştu.
“Ecdadımız milletine güvenerek destanlar yazdı”
Sualtı Araştırmacısı ve ‘Ben Bir Türk Zabitiyim/ Batıktan Çıkan Kahraman: Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul’ kitabının yazarı Mustafa Aydemir ise “Yüz yedi yıl önce buraya dört tane küçük topuyla gelen Mustafa Ertuğrul, milletine güvenerek burada büyük bir destan yazdı. Birinci Dünya Savaşı’nda Türk milleti birçok cephede savaştı. Ama bu topraklarda bir cephe vardı ki, sular altında kaldığı için anlaşılmadı ve bilinmedi. Yıllar sonra bu şanlı tarihi suların altından ve arşivlerin tozlu raflarından çıkartıp gençlerimize sunmak da bizlere kısmet oldu” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların tamamlanmasının ardından Vali Hulusi Şahin ve beraberindeki heyet, Kaş limanında Sahil Güvenlik teknesine binerek 36 şehidimizin bulunduğu noktaya doğru denize açıldı. Vali Şahin, burada şehitlerimiz anısına denize çelenk bıraktı. Törenin sonunda, 36 şehidimiz anısına 36 dalgıç Türk bayraklarıyla su yüzüne çıkarak, hep birlikte İstiklal Marşı okundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZURUM – Cumhuriyet Bayramı’nın 101. Yıldönümü Kutlama törenleri, tüm Türkiye’de olduğu gibi Erzurum’da başladı.
Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, 9. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Tuncay Altuğ ve Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mehmet Sekmen Havuzbaşı Atatürk anıtındaki çelenk sunumunda bulundu. Çelenk sunumunun ardından Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Programa kamu kurum ve kuruluş amirleri, asker ve polisler, STK temsilcileri ile öğrenciler katıldı. Erzurum’daki Cumhuriyet Bayramı kutlamaları 29 Ekim 2024’de Valilik Makamında Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin kabulü ve daha sonra Hastaneler Caddesi’ndeki kutlama törenleri ile devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Program, Valilik bahçesinde bulunan Atatürk heykeline Valilik ve belediye çelengi, Garnizon Komutanlığı çelengi sunumuyla başladı. Tören daha sonra saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Vali Çelik ve beraberindekiler Güzel Sanatlar Lisesi’nin hazırladığı Cumhuriyet temalı resim sergisini gezdi. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Muş’ta Mevlana İmam Hatip Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri Fatma Betül Yıldırım, Eymen Hamza Türk ve Nudem Taşkesen, öğretmenleri Ferhan Ulu’nun rehberliğinde yangınlara hızlı müdahaleyi amaçlayan “Ormangülü Yamyass” adını verdikleri bir proje geliştirdi.
TÜRKİYE İKİNCİSİ OLDULAR
Öğrenciler, yapay zeka teknolojisinden yararlanarak, ormanlık alanlardaki elektrik direklerinin üzerine monte edilecek yangın algılama ve müdahale sistemi tasarladı. Yangınları tespit edebilen ve su bağlantısı aracılığıyla yangına anında müdahale edebilen cihaz, 17 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilen TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Türkiye ikinciliğini kazandı.

YANGIN SÖNDÜRME SİSTEMİ OLARAK TASARLANDI
Projeye dair açıklama yapan öğretmen Ferhan Ulu, bu çalışmanın yangın söndürme sistemi olarak tasarlandığını belirterek,
Yaklaşık 1,5 yıldır üzerinde çalıştığımız yapay zeka destekli bu yangın söndürme sistemi ile TÜBİTAK’ta Türkiye ikinciliği elde ettik. Finalde, diğer projeleri inceleme fırsatımız oldu; çok sayıda nitelikli çalışma vardı. Birinci olmayı elbette isterdik, ama ikincilik de bizim için önemli bir başarı
ifadelerini kullandı.

ORMAN YANGINLARINA ÇOK KISA SÜREDE MÜDAHALE EDİLEBİLECEK
Projede yer alan öğrencilerden Eymen Hamza Türk, yapay zeka tabanlı bu projeyle ormanları korumayı hedeflediklerini vurguladı.
Türk,
Projeyle, orman yangınlarının yerinin anında tespit edilmesini sağlıyoruz. Ormangülü sistemini elektrik direklerine uygun hale getirdik, çünkü bu direklerin altında su, elektrik ve internet altyapıları mevcut. Yangın durumunda, kameralar olay yerini anında tespit ediyor ve üzerindeki musluklarla suyla müdahale ediliyor. Sistemin yön kontrolü hem yapay zeka hem de uzaktan kumanda desteğiyle sağlanıyor.
diye konuştu.
Fatma Betül Yıldırım ise cihazın yangın başladığında otomatik olarak devreye gireceğini belirterek, TÜBİTAK yarışmasında Türkiye ikincisi olmanın sevincini yaşadıklarını dile getirdi.

Yavuz Yıldırım
Haber Müdürü
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milyonlarca yıl boyunca Dünya’ya hükmeden dinozorların, yaklaşık 66 milyon yıl önce gerçekleşen Kretase-Paleojen (K-Pg) kitlesel yok oluş olayı ile yok olduğu düşünülüyor.
Bu olayın en olası sebebi, Meksika’daki Yucatan Yarımadası’nda bulunan Chicxulub kraterini oluşturan bir asteroit çarpması.
10-15 kilometre çapındaki bu asteroit, Dünya’ya çarptığında 150 kilometre genişliğinde bir krater oluşturarak dinozorların yanı sıra pek çok canlı türünün yok olmasına neden oldu.
İNSANLAR İÇİN RİSK VAR MI
Bilim insanları, büyük asteroitlerin Dünya’ya çarpma olasılığının düşük olduğunu belirtiyor.
Kitlesel yok oluşa sebep olabilecek büyüklükteki bir asteroitin çarpma olasılığı, yüz milyon yılda bir gibi düşük bir ihtimal.
Yine de, gelecekte dinozorları yok eden asteroitten daha büyük gök cisimlerinin Dünya’ya çarpabileceği gerçeği görmezden gelinemez.

100 kilometre çapında bir asteroit çarpması, gezegenimizdeki yaşamın büyük bir kısmı için felaket olabilir ve insanlık da bu durumdan ciddi şekilde etkilenir.
Ancak, günümüz teknolojisi ve bilimsel çalışmaları sayesinde insanlığın böyle bir olaydan kurtulma şansı oldukça yüksek.
ERKEN TESPİT MÜMKÜN
Dinozorların aksine, insanlık teknolojik olarak gelişmiş durumda. Dünya’ya yakın asteroitlerin yer aldığı veritabanları ve WISE/NEOWISE gibi Dünya’ya yakın uzay nesnelerini izleyen uzay araçları sayesinde potansiyel tehlikeleri önceden tespit edebiliyoruz.
Bir asteroit çarpmasının yakın olduğu belirlenirse, çeşitli önlemler alınabilir. Bunlar arasında asteroiti yörüngesinden saptırmak, yok etmek veya çarpma etkisini azaltmak gibi yöntemler bulunuyor.
Hatta insanlığı Ay veya Mars gibi başka bir gezegene taşıma planları bile mevcut.

İNSANLIĞIN HAYATTA KALMA STRATEJİLERİ
Bilim insanları, olası bir asteroit çarpmasına karşı farklı hayatta kalma stratejileri üzerinde çalışıyor. Bunlardan bazıları şöyle:
Uzay kolonileri: Ay veya Mars gibi gök cisimlerinde kendi kendine yetebilen insan kolonileri kurmak.
Yeraltı sığınakları: İnsanların uzun yıllar boyunca barınabileceği, güvenli ve kendi kendine yeten yeraltı sığınakları inşa etmek.
Asteroit savunma sistemleri: Asteroitleri saptırmak veya yok etmek için teknolojiler geliştirmek.
Güneş sisteminin kaotik yapısı nedeniyle sürekli olarak yeni asteroitler keşfediliyor ve izleniyor.
Erken tespit ve hazırlık, insanlığın olası bir asteroit çarpmasından kurtulma şansını artırmak için kritik öneme sahip.
İnsanlık, dinozorların yok olmasına sebep olan asteroit çarpması gibi bir felaketten kurtulmak için gerekli bilgi birikimine ve teknolojik imkanlara sahip.
Sürekli izleme, gelişmiş teknolojiler ve etkili hayatta kalma stratejileri ile insanlık, böyle bir felakete karşı hazırlıklı olabilir.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Çinli teknoloji şirketi Xiaomi, akıllı telefonlarının yanı sıra piyasaya sürdüğü televizyonlarla da dikkat çekiyor.
Xiaomi, üstün özellikleri ve uygun fiyatlarıyla dikkat çeken yeni Redmi Smart TV X 2025 serisini duyurdu.
55, 65, 75 ve 85 inç olmak üzere dört farklı ekran boyutuyla gelen seri, 144 Hz yenileme hızı, 4K çözünürlük ve HDR desteği gibi özelliklerle öne çıkıyor.
REDMİ SMART TV X 2025 SERİSİ NELER SUNUYOR
Redmi Smart TV X 2025 serisi, oyun tutkunları ve film severler için tasarlanmış etkileyici özelliklerle geliyor.
144 Hz’e kadar yenileme hızını destekleyen 4K (3840×2160) ekran, akıcı ve net görüntüler sunuyor. 240 Hz’lik hareket bulanıklığı kontrolü ise hızlı aksiyon sahnelerinde bile mükemmel bir görüntü kalitesi sağlıyor.

HDR VE AI-SR SÜPER ÇÖZÜNÜRLÜK
HDR ve AI-SR Süper Çözünürlük teknolojileri sayesinde, düşük çözünürlüklü içerikler bile neredeyse 4K kalitesine yükseltiliyor.
MEMC hareket telafisi ise hızlı tempolu içeriklerde bulanıklığı en aza indirerek daha net bir izleme deneyimi sunuyor.
MediaTek MT9655 işlemci, 4 GB RAM ve 64 GB dahili depolama ile birleşerek akıcı bir performans sunuyor. Wi-Fi 6 desteği ise daha hızlı ve kararlı bir internet bağlantısı sağlıyor.
Dolby Vision ve DTS desteğine sahip çift 25W hoparlör, etkileyici bir ses deneyimi sunuyor. AI asistanı Xiao Ai ve Mi Home uygulaması entegrasyonu ise akıllı ev kontrolünü kolaylaştırıyor.
NFC tabanlı ekran yayınlama özelliği, uyumlu akıllı telefonlardan içerik yansıtmayı kolaylaştırıyor.

REDMİ SMART TV X 2025 SERİSİ FİYATI
Redmi Smart TV X 2025 serisi, Çin’de 55 inçlik model için 2.199 yuandan (yaklaşık 309 dolar) başlayan fiyatlarla satışa sunulacak.
65 inçlik model 2.799 yuan (yaklaşık 393 dolar), 75 inçlik model 3 bin 799 yuan (yaklaşık 533 dolar) ve 85 inçlik model ise 4 bin 799 yuan (yaklaşık 674 dolar) fiyat etiketine sahip. Serinin küresel pazarda ne zaman satışa sunulacağı henüz bilinmiyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Microsoft, Windows 11’in son büyük güncellemesi olan 24H2 sürümüyle birlikte Windows Update sürecini daha hızlı ve verimli hale getirdi.
Bu sürüm, aylık güncellemelerin yükleme süresini, yeniden başlatma süresini ve CPU kullanımını azaltan yeni güncelleme yöntemleri içeriyor.
YENİ GÜNCELLEME YÖNTEMLERİYLE PERFORMANS ARTIŞI
24H2 sürümünde, bileşenlerin paralel işlenmesi, sistem RAM’inin ölçeklenebilir kullanımı ve bileşenleri güncellemek için optimize edilmiş bir önbellek gibi yeni güncelleme yöntemleri kullanılıyor.
Bu değişiklikler sayesinde, Windows 11 sürüm 24H2, aylık güncellemeleri yüzde 45’e kadar daha hızlı yükleyebiliyor ve yüzde 25’e kadar daha az CPU kullanabiliyor.
Ayrıca, bazı sistemlerde yeniden başlatma süresi de neredeyse yüzde 40 daha hızlı hale geliyor.

ÖZELLİK GÜNCELLEMELERİNİN İNDİRME BOYUTU KÜÇÜLDÜ
Microsoft, Windows 11’e yönelik özellik güncellemelerinin indirme boyutlarını da iyileştirerek yaklaşık 200 MB azalttı.
Bu boyut azaltma, halihazırda en son sürümlere sahipseniz Windows 11 için yerleşik uygulamaların indirilmesini engellenerek elde edildi.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Teknoloji devi Apple, yazılımlarındaki hataları tespit eden ve bu hataları kendilerine ileten kişilere ödüller sunuyor.
Geçmişte bu ödüllerden birini bir Türk öğrenci kazanmıştı.
Şirket, önümüzdeki hafta uyumlu iPhone ve Mac’lere gelecek yeni yapay zeka servisi Apple Intelligence için sunucularını test sürecine açtı ve bu platformda hata bulup rapor edenlere ödül dağıtacak.
1 MİLYON DOLARI CEBİNİZE KOYABİLİRSİNİZ
Apple’ın Private Cloud Compute olarak adlandırılan özel yapay zeka bulutunun önümüzdeki hafta piyasaya sürülmesinden önce teknoloji devi, bu sistemin güvenliğini tehlikeye atabilecek açıkları bulmaları için güvenlik araştırmacılarına 1 milyon dolara kadar ödeme yapacağını açıkladı.
Şirket, blogunda yayınladığı yazıda, Private Cloud Compute sunucularında uzaktan kötü amaçlı kod çalıştırabilen açıkları bildiren herkese maksimum 1 milyon dolara kadar ödül vereceğini söyledi.

RESMİ AÇIKLAMA YAPILDI
Ayrıca kullanıcıların hassas bilgilerini ya da müşterilerin şirketin özel bulutuna gönderdikleri istemleri elde edebilen açıkları özel olarak bildiren araştırmacılar da 250 bin dolar kazanacak.
Apple, ayrıcalıklı bir ağ konumundan hassas kullanıcı bilgilerine erişebilen açıklar için 150 bin dolara kadar olmak üzere, yayınlanmış bir kategori dışında önemli bir etkiye sahip herhangi bir güvenlik sorununu dikkate alacağını söyledi:
Kullanıcı verilerini ve [özel bulut bilişim] güven sınırı dışındaki çıkarım talebi verilerini tehlikeye atan güvenlik açıkları için maksimum miktarları ödüllendiriyoruz.

PRİVATE CLOUD COMPUTE NEDİR?
Apple, Private Cloud Compute’u, müşterilerinin gizliliğini koruduğunu söylediği bir şekilde çok daha ağır yapay zeka görevlerini yerine getirebilen Apple Intelligence olarak adlandırılan müşterilerinin cihaz üzerindeki yapay zeka modelinin çevrim içi bir uzantısı olarak tanımlıyor.
Furkan Can
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’deki Apple Watch kullanıcıları, uzun süredir beklenen uyku apnesi tespit özelliğine sonunda kavuştu.
Geçtiğimiz eylül ayında yayınlanan WatchOS 11 güncellemesiyle Apple Watch’lara gelen bu özellik, sağlık kurumlarından gerekli onayları alamadığı için Türkiye’de kullanıma sunulamamıştı.
Sağlık Bakanlığı’ndan onay alan Apple, “Uyku Apnesi Bildirimleri” özelliğini Türkiye’de kullanıma açtı.
UYKU APNESİ NEDİR
Uyku apnesi, uyku sırasında solunum yollarının tıkanması sonucu solunumun tekrar tekrar durup başladığı ciddi bir uyku bozukluğudur.
Bu durum, sabahları yorgun uyanma, dikkatsizlik gibi sorunlara yol açabilir. Tedavi edilmediği takdirde ise felç, kalp krizi ve hatta ölüm gibi ciddi sonuçlara neden olabilir. Dünya çapında 1 milyardan fazla insanın uyku apnesinden etkilendiği tahmin ediliyor.

APPLE WATCH UYKU APNESİNİ NASIL TESPİT EDİYOR
Apple Watch’taki “Uyku Apnesi Bildirimleri” özelliği, siz uyurken solunumunuzu takip eder ve 30 günlük bir süre boyunca topladığı verileri analiz ederek uyku apnesini tespit etmeye çalışır.
Bu işlem için, normal solunum düzenindeki kesintilerle bağlantılı ufak bilek hareketlerini izleyen bir ivmeölçer kullanılır. Solunum bozukluğu tespit edildiğinde, kullanıcıyı bildirimle uyarır.
Solunum kesintisi verileri 30 günde bir analiz edilir ve orta veya ağır düzeyde uyku apnesi belirtilerinin tutarlılık göstermesi durumunda kullanıcı bilgilendirilir. Kullanıcılar, olası tanı ve tedavi için bir doktora danışabilirler.

UYKU APNESİ BİLDİRİMLERİ ÖZELLİĞİ NASIL ETKİNLEŞTİRİLİR?
Apple Watch’u WatchOS 11’e güncelleyin.
iPhone’unuzda Sağlık uygulamasına gidin.
Sağ üstte resminize veya baş harflerinize dokunun.
Sağlık Denetim Listesi’ne dokunun,
Uyku Apnesi Bildirimleri’nin altında Ayarla’ya dokunun, sonra ekrandaki yönergeleri izleyin.
HANGİ CİHAZLAR DESTEKLİYOR
Apple Watch Series 9, Apple Watch Series 10 ve Apple Watch Ultra 2 modelleri, “Uyku Apnesi Bildirimleri” özelliğini destekliyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Huawei, uzun süredir geliştirdiği yeni işletim sistemi HarmonyOS NEXT’i geçtiğimiz günlerde resmen duyurdu.
Android’den tamamen bağımsız olan bu işletim sistemi, Huawei cihazlarına yepyeni bir deneyim sunmayı hedefliyor.
HarmonyOS NEXT, yeniden tasarlanmış arayüzü, gelişmiş performansı ve güvenlik özellikleriyle dikkat çekiyor.
İLK ETAPTA BU CİHAZLAR GÜNCELLEMEYİ ALACAK
HarmonyOS NEXT güncellemesi, kademeli olarak farklı Huawei cihazlarına sunulacak.
HarmonyOS Next’in ilk beta sürümü yalnızca Huawei Mate 60 serisi, Mate X5 serisi ve MatePad Pro 13.2 inç serisi ile sınırlıydı.
Yeni duyuruda ise şirket, güncellemenin 8 modele daha ulaşacağını duyurdu. Bunlar Pura 70, Pura 70 Satellite Messaging Edition, Pura 70 Pro, Pura 70 Pro+, Pura 70 Ultra, Huawei Pocket 2, Huawei Pocket 2 Art Custom Edition ve Huawei MatePad Pro 11 olacak.
Şu an itibariyle, bu cihazlardan herhangi birine sahip olan kullanıcılar, “Erken Erişim” kategorisi altında bulunan “My Huawei” uygulaması aracılığıyla beta güncellemesine kayıt yaptırabiliyor.

2025 yılında ise güncellemenin aşağıdaki modellere gelmesi bekleniyor:
Huawei Mate XT Ultimate Design
Huawei Nova Flip
Huawei Nova 13 serisi
Huawei Nova 12 serisi
Huawei MatePad pro 12.2
Huawei MatePad Air 12-inç
Huawei MatePad 11.5 serisi
Genel beta sürecinin ardından, Huawei bu cihazlar için kararlı HarmonyOS NEXT sürümünü yayınlayacak. Ancak, kararlı sürümün resmi yayın tarihi henüz açıklanmadı.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Samsung, katlanabilir telefon pazarında çıtayı yükseltmeye hazırlanıyor. Güney Koreli teknoloji devi, iki noktadan katlanan bir ekrana sahip “Üç Katlanabilir Telefon” üzerinde çalışıyor.
ZDNet Korea’nın haberine göre yeni cihaz, Huawei’nin Mate XT modelinden ilham alıyor ve iki katlanabilir menteşe ile geliyor. Bu tasarım, telefon tamamen açıldığında daha geniş bir ekran ve daha fazla çok yönlülük sunuyor.
HUAWEI MATE XT’YE RAKİP OLACAK
Huawei, Mate XT modeliyle üç katlanabilir telefon pazarında önemli bir adım atmıştı. Samsung ise şimdilik Galaxy Z Fold ve Z Flip gibi tek katlama noktasına sahip cihazlarla pazarda yer alıyor.

DONANIM HAZIR, KARAR BEKLENİYOR
İçeriden gelen bilgilere göre, Samsung’un üç katlı tasarımı için donanım zaten tamamlanmış durumda.
Katlanabilir ekranlardan sorumlu ekipler ve Samsung’un tedarikçileri, gerekli bileşenler üzerinde bir süredir çalışıyor.
Ancak telefonun piyasaya sürülmesi konusunda nihai karar, Samsung’un Mobil Deneyim Bölümü’ne (MX) ait.
Şirket yönetimi, çift menteşeli katlanabilir telefon pazarında Huawei ile rekabet etmek için doğru zamanın gelip gelmediğini değerlendiriyor.
Samsung’un üç katlı telefonunun piyasaya sürülmesini engelleyebilecek en önemli faktörlerden biri de maliyet.
Huawei’nin Mate XT modeli, yaklaşık 3000 euroluk fiyatıyla dikkat çekiyor. Benzer özelliklere sahip bir Samsung cihazının da aynı fiyat aralığında olması bekleniyor.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Honor, yeni amiral gemisi serisi Magic7’nin tanıtımından önce, Android 15 tabanlı yeni işletim sistemi MagicOS 9.0’ı duyurdu.
Şirket, MagicOS 9.0’ı “dünyanın ilk tüm senaryolara göre kişiselleştirilmiş yapay zeka işletim sistemi” olarak tanımlıyor.
YOYO SESLİ ASİSTANI, DAHA AKILLI VE DAHA YETENEKLİ
MagicOS 9.0 ile birlikte Yoyo sesli asistanı da daha da geliştirildi. MagicLM dil modelini kullanan Yoyo, doğal dili ve bilgisayar görüşünü anlayabiliyor, alışkanlıklarınızdan öğrenebiliyor ve bağlamın farkında olabiliyor.
Yoyo, uygulama içi işlemleri sizin yerinize gerçekleştirebiliyor. Örneğin, sizin için kahve sipariş edebilir, satın almayı yapabilir ve ödemeyi tek bir komutla onaylayabilir.
DAHA AZ GÜÇ TÜKETİMİ, DAHA HIZLI PERFORMANS
Yeni 3B parametreli model, önceki 7B modelden daha düşük parametrelere sahip olmasına rağmen daha verimli çalışıyor.
MagicLM, yüzde 80 daha az güç tüketimi, yüzde 77 daha hızlı yükleme hızı ve yüzde 500 daha hızlı kelime çıktı hızı sağlıyor. Ayrıca, depolama alanında 1,8 GB ve RAM tüketiminde 1,6 GB azalma sağlıyor.

MagicOS 9.0, dolandırıcılıklara karşı sektörün ilk Yapay Zeka Deepfake Algılama özelliğiyle geliyor. Bu özellik, kullanıcıları deepfake içeriklerden koruyarak güvenliği artırıyor.
YENİLENMİŞ ARAYÜZ VE YENİ ÖZELLİKLER
MagicOS 9.0, tasarım açısından da yenilikler getiriyor. Versatile Desktop, Magic Lock Screen ve Magic Style gibi yeni özellikler, kullanıcı deneyimini kişiselleştirmeyi sağlıyor.
Ayrıca, AI Gallery, AI Eraser, Face Restoration ve AI Image Expansion gibi yeni yapay zeka destekli özellikler de sunuluyor.
30’DAN FAZLA CİHAZ GÜNCELLEMEYİ ALACAK
Honor, 30’dan fazla cihazın yeni güncellemeyi alacağını doğruladı. Şirket, güncelleme takvimini daha sonra açıklayacak.
Ancak, bu takvim Çin pazarı için geçerli olacak. Uluslararası kullanıcıların güncellemeyi biraz daha beklemesi gerekecek.
MagicOS 9.0’ın, Magic7 telefonlarının uluslararası lansmanıyla birlikte 2025’in ilk aylarında küresel olarak piyasaya sürülmesi bekleniyor.

GÜNCELLEME ALACAK HONOR MODELLERİ
Kasım 2024:
Honor Magic V3, Honor Magic Vs3,
Honor Magic V2 RSR Porsche Design,
Honor Magic V2 Ultimate Edition,
Honor Magic6 RSR Porsche Design Honor,
Honor Magic V2, Magic6 Ultimate Edition,
Honor Magic6 Pro, Honor Magic5 Pro,
Honor Magic5, Honor Magic5 Ultimate Edition
Aralık 2024:
Honor Magic Vs2, Honor Magic V Flip,
Honor Magic4, Honor Magic4 Pro,
Honor Magic4 Ultimate Edition,
Honor 200, Honor 200 Pro,
Honor Tablet MagicPad2
Ocak 2025:
Honor Magic Vs Ultimate Edition,
Honor Magic Vs, Honor Magic V,
Honor 100, Honor 100 Pro,
Honor 90 GT, Honor Tablet GT Pro
Şubat 2025:
Honor 90, Honor 90 Pro,
Honor 80 Pro, Honor 80 GT, Honor 80,
Honor 80 Pro Düz Ekran Sürümü
Mart 2025:
HonorX50, HonorX60, Honor X60 Pro
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Geçmişte en sıradan aktivitelerimizin bazılarının cezalandırılabilir suçlar olabileceğini hiç düşündünüz mü?
Tarih, artık hafife aldığımız eylemleri yasaklayan tuhaf yasalarla dolu. Genellikle dini inançlardan, kültürel normlardan veya yanlış yönlendirilmiş kontrol girişimlerinden doğan bu yasalar, toplumsal değerlerin zaman içinde ne kadar değiştiğini gösteriyor.
Kamusal alanda ıslık çalmaktan Noel’i kutlamaya, farklı kültürlerde ve dönemlerde bir zamanlar yasa dışı olan 10 günlük aktiviteyi listeledik.
1. KAMUSAL ALANDA ISLIK ÇALMAK (ORTA ÇAĞ AVRUPASI)
Orta Çağ Avrupası’nda, özellikle İngiltere ve Fransa’da, kamusal alanda ıslık çalmak kötü ruhları çağırmak veya suçlular arasında gizli mesajlar iletmekle ilişkilendiriliyordu.
Bu batıl inanç, özellikle geceleri ıslık çalmayı yasaklayan yasalara yol açtı.
2. BANYO YAPMAK (ORTA ÇAĞ AVRUPASI)
Kara Ölüm salgınının ardından, temizlik ortaçağ Avrupası’nda şüpheyle karşılanmaya başlandı.
Hamamlarda yıkanmanın vücudu hastalıklara açık hale getirdiğine inanılıyordu. Bu korku, 16. yüzyılda bazı Avrupa bölgelerinde kamusal hamamların yasaklanmasına yol açtı.

3. BELİRLİ RENKLERİ GİYMEK (ELIZABETH DÖNEMİ İNGİLTERE’Sİ)
Kraliçe I. Elizabeth döneminde, insanların sosyal sınıflarına göre ne giyebileceklerini belirleyen katı yasalar vardı. Örneğin, mor renk sadece kraliyet ailesine ayrılmıştı.
Altın ve kırmızı gibi renkler de soylularla sınırlıydı. Sıradan insanların bu renkleri giymesi yasaktı.
4. SATRANÇ OYNAMAK (İSLAM HALİFELİKLERİ)
9. yüzyılda, Müslüman dünyasının büyük bir bölümünü yöneten halife El-Mütevekkil, satranç oynamayı yasakladı. Bazı din alimleri, satrancın ibadetten uzaklaştırdığını ve kumarı teşvik ettiğini savunarak bu yasağı destekledi.
5. NOEL’İ KUTLAMAK (PÜRİTEN İNGİLTERE VE AMERİKA)
17. yüzyılda İngiltere ve Amerika’daki Püritenler, Noel’i pagan kökenli ve aşırı bir olay olarak görüyorlardı.
Püritenler iktidara geldiğinde, Noel kutlamalarını yasakladılar. Bu yasak, Amerika’da 19. yüzyıla kadar etkisini sürdürdü.
6. GECE YÜRÜYÜŞÜ (FEODAL JAPONYA)
Feodal Japonya’da gece yürüyüşü, suçlular ve toplum dışına itilmiş kişilerle ilişkilendiriliyordu.
Sıkı sokağa çıkma yasakları uygulanıyordu ve gece dışarı çıkan sıradan insanlar cezalandırılabiliyordu.

7. HALKA AÇIK DANS (18. YÜZYIL AVRUPASI)
Protestanlığın etkili olduğu bölgelerde, özellikle Kalvinist Cenevre’de, kamusal alanda dans etmek yasaktı.
Yetkililer, dansın şehvetli düşüncelere ve ahlaksız davranışlara yol açabileceğine inanıyordu.
8. KAHVE İÇMEK (OSMANLI İMPARATORLUĞU)
Osmanlı İmparatorluğu’nun Sultanı IV. Murad, kahvehanelerdeki siyasi tartışmaların huzursuzluğa yol açabileceğinden endişe ederek kahve içmeyi yasakladı.
9. PANTOLON GİYMEK (19. YÜZYIL FRANSA’SI)
19. yüzyıl Fransa’sında, kadınların polis izni olmadan pantolon giymesi yasaktı. Pantolonlar sadece erkek kıyafeti olarak kabul ediliyordu. Bu yasa, kadınların etek veya elbise giymesini zorunlu kılıyordu.
10. HALK İÇİNDE ÖPÜŞMEK (SÖMÜRGE AMERİKA)
Koloni dönemindeki Amerika’da, özellikle Püritenlerin yönetimi altında, kamusal alanda sevgi gösterileri yasaktı. Evli çiftlerin bile kamusal alanda öpüşmesi uygunsuz bulunuyordu.
Muhammet Karal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Antakya ilçesi Esentepe Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Çiftçiler, 30 yıldır evin damında güvercin besliyor. Uzun yıllardır süren tutkusuyla güvercinlerinin sayısı 300’ü bulan Çiftçiler, hayvanlarının yeni yuvası için ilginç bir yol izledi. Çiftçiler, depremde hasar alan ve tadilata girecek 5 katlı apartmanlarının çatısına tadilat öncesi 40 bin TL para harcayarak kümes yapmak için vinçle konteyner koydurdu. Uzun uğraş ve gayret sonucu meraklı bakışlar arasında yerleştirilen güvercinlerin kümesi olacak 5. kattaki konteyner ilginç görüntü oluşturdu. Kendisinin de konteynerde yaşadığını dile getiren Çiftçiler, güvercinlerinin de artık konteynerde yaşayacağını söyledi.
“Ben de konteynerlerde yaşıyorum şimdi güvercinlerim de benim gibi konteynerlerde yaşayacak”
30 yıllık tutkusu olan 300 güvercini için 5 katlı apartmanın çatısına 40 bin TL harcayarak konteyner koyduran Mehmet Çiftçiler, “Mahalle sakinleri hepsi izliyordu. Herkesin gördüğü gibi zorlu oldu. Konteyneri sonunda sağ salim indirdik. Konteyner 3 gündür evin önünde duruyordu. Bu konteyner sadece güvercinler için kullanılacak. Güvercinlerimi hırsızlardan korumak için bu yöntemi seçtim. Birkaç defa denedikten sonra sağlam şekilde indirdik. Bu şekilde inmeseydi konteynerleri söküp parça parça çıkartacaktık. Kazasız belasız kurtulduk bu işten. Güvercilerin yeni yuvası konteyner hayırlı olsun. 300 tane güvercinim var. 30 yıldır güvercinlere bakıyorum. Ben de konteynerlerde kalıyorum şimdi güvercinlerim de benim gibi konteynerlerde kalacak” dedi.
“Çok ilginç bir görüntü oluştu, güvercin sevgisi bir başka oluyor”
Konteynerin 5 katlı apartmanın çatısında ilginç bir görüntü oluşturduğunu dile getiren Emek Mahallesi Muhtarı Celal Sarı, “Arkadaşlar konteyneri 5’inci kata koymaya çalıştılar. Güvercin besleyen bir arkadaşımızdı. Sabah baktığımda vinç gelmişti. Çok farklı bir görüntü oluştu. Arkadaşlara yardımcı oldum. Konteyneri çıkartmak için yaklaşık 1 saat uğraştılar. Konteyner daha önce de üst yoldaydı, üst yoldan başka bir apartmanı aldılar ve başka bir apartmandan da kendi apartmanın üzerine aldılar. Konteyner çatıda şahane duruyor. Çok ilginç bir görüntü oluştu, güvercin sevgisi bir başka oluyor” ifadelerini kullandı. – HATAY
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>13.30 – İYİ Parti’nin 7’inci kuruluş yıl dönümü Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenecek etkinlikle kutlanacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ANKARA)
13.30 – Türkiye İşçi Partisi İstanbul İl Örgütü, özel hastanelerin kamulaştırması talebiyle açıklama yapacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/İSTANBUL)
14.00 – Kademeli Emeklilik Mitingi Kartal’da yapılacak. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İSTANBUL)
14.30 –17.00 – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, BeşiktaşBarbaros Meydanı’nda Teröre ve Şiddete Karşı Yaşam Hakkı Mitingi’nde vatandaşlara hatip edecek. Özel, CHP MYK’nın İstanbul İl Başkanlığındaki toplantısına başkanlık edecek. (GÖRÜNTÜLÜ – CANLI/ İSTANBUL)
13.30 – 16.00 – 19.00 –Trendyol Süper Lig’in 10. haftası Gaziantep FK – TümosanKonyaspor, Corendon Alanyaspor – Onvo Antalyaspor, Fenerbahçe – Sipay Bodrum FK maçlarıyla devam edecek. (GAZİANTEP – ANTALYA – İSTANBUL)
ANKA Haber Ajansı iyi çalışmalar diler…
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kent merkezine 45 kilometre uzaklıkta, Zigana Dağı eteklerinde yer alan Limni Gölü Tabiat Parkı adını aldığı krater gölü, çevresindeki sarıçam, ladin ve köknar ormanları yağışla birlikte beyaza büründü.
Karın ardından adeta görsel şölen sunan tabiat parkına, yerli ve yabancı ziyaretçi ilgisinin artması bekleniyor.
Limni Gölü Tabiat Parkı’ndaki tesisin işletmecisi Mustafa Eroğlu, AA muhabirine, karla birlikte tabiat parkının farklı bir güzelliğe büründüğünü söyledi.
Mevsimin ilk karının yağdığını aktaran Eroğlu, karın önceki yıllara göre daha yoğun olduğunu ifade etti.
Eroğlu, “Gölün karlı görüntüsü farklı bir boyut. Misafirlerimizi, odun ateşindeki çayımızla ısıtarak alanı gezmelerini sağlıyoruz. Yiyecek ve içecek bölümümüz açıktır, hizmetimize devam ediyoruz.” dedi.
Karın ardından ziyaretçi sayısında artış beklediklerini vurgulayan Eroğlu, tabiat parkına ulaşımı sağlayan yolların açık olduğunu sözlerine ekledi.
Ziyaretçilerden Muhammet Öztürk, “Kar ile suyun buluşması çok güzel. Donmamış bir göl ve etrafında kar olması gayet güzel. Herkesin gelip görmesi gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Öztürk, Limni Gölü Tabiat Parkı’nın sessiz ve sakin ortamının insanın dinlenmesini sağladığını da kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
ŞANLIURFA, UNESCO MÜZİK ŞEHİRLERİ TOPLANTISI İÇİN GÜÇLÜ ADAY!
UNESCO Müzik Şehri unvanını alarak Türkiye’yi gururlandıran Şanlıurfa, 2026’da düzenlenecek dünya müzik şehirleri toplantısına ev sahipliği yapma hedefiyle uluslararası bir yarışa girdi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, bu büyük hedefin tanıtımı için önemli çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Gülpınar, “Temennimiz, 2026’da yaklaşık 300’den fazla şehrin temsilcilerini burada ağırlayıp bu organizasyonu Şanlıurfa’da gerçekleştirmek” dedi.

“UNESCO DÜNYA MÜZİK ŞEHRİ UNVANI SONRASI HEDEF 2026”
2026 hedeflerinden bahseden Başkan Gülpınar, “UNESCO tarafından müzik şehri unvanıyla onurlandırılan Şanlıurfa, artık 2026 Dünya Müzik Şehirleri Toplantısı’na ev sahipliği yapmak için güçlü adaylardan biri. Gülpınar, adaylık sürecinde yapılan çalışmaları anlatarak, “Biz şu anda o yarıştayız, adaylığımızı ilan ettik, başvurumuzu Portekiz’de yapılan yaz toplantısında sunduk. Şimdi 2026 için bu adaylığı tescillemek istiyoruz,” dedi. Toplantının Şanlıurfa’da düzenlenmesinin Türkiye’nin ve Şanlıurfa’nın tanıtımı açısından önemli bir katkı sağlayacağını belirten Gülpınar, bu süreçte yoğun bir çaba göstereceklerini vurguladı.
“ŞANLIURFA, BENZERSİZ KÜLTÜREL ZENGİNLİKLERİYLE TURİZM MERKEZİ OLMAYI HEDEFLİYOR”
Başkan Gülpınar, Şanlıurfa’nın sadece müzik değil, kültürü, inanç turizmi ve gastronomisi ile de bir turizm merkezi olmayı hak ettiğini ifade etti. “Şanlıurfa, dünyada bir arada bulamayacağınız özelliklere sahip ve bunların hepsini barındıran nadir şehirlerden biri,” diyen Gülpınar, tanıtım çalışmalarına daha fazla yoğunlaşacaklarını belirtti. “Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak, kentin turizminin gelişmesi ve dünyanın tanıdığı bir destinasyon haline gelmesi için yoğun bir çaba sarf edeceğiz,” diye konuştu.
“DÜNYA ŞANLIURFA’YI TANIYACAK”
UNESCO Müzik Şehri unvanı sonrası Şanlıurfa’nın sesini daha geniş bir kitleye duyurmayı hedefleyen Gülpınar, kentin turizmdeki potansiyelini artırmak adına yeni projelerle tanıtımı güçlendireceklerini belirtti. “Önümüzdeki dönemde Şanlıurfa’nın şu andaki noktasından çok daha ileriye gideceğine, dünyanın bildiği ve tanıdığı bir destinasyon olacağına inanıyoruz” diyerek hedeflerini dile getirdi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osmangazi Belediyesi’nin Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü iş birliğinde düzenlediği Köylerde Bilim Buluşmaları’nın üçüncüsü, Soğukpınar Mahallesi’nde yapıldı.
Cumhuriyet Işığında Bilim temasıyla düzenlenen bilim buluşması, Soğukpınar Mahallesi Muhtarı Mehmet Şirin’in bölgenin tarihi ve doğası hakkında yaptığı bilgilendirme konuşması ile başladı. Etkinlik, gökyüzü meraklısı katılımcıların teleskopla Venüs gözlemi yapması ile devam etti. Venüs gözleminin ardından Emekli Bürokrat Vedat Atacan, “Atatürk ve Bilim” konulu bir sunum yaptı. Sunumun ardından tarihçi İlker Tankut, Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar’ı anlattı.
Astrofotoğrafçı Eyüphan İzmirlioğlu ise astrofotoğrafçılık hakkında kısa bilgiler vererek galaksi ve nebula gibi gök nesneleriyle ilgili çektiği fotoğrafları göstererek, hikayelerini anlattı. Amatör astronom Arif Bozdemir’in gökyüzündeki bazı yıldız ve takım yıldızları tanıttığı etkinlikte, katılımcılar soğuk havaya rağmen ateş başında bilim dolu bir gece yaşadı.
Atatürk’ün Cumhuriyeti bilimsel temeller üzerine kurduğunu belirten Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Cem Özkan, şöyle konuştu:
“Bu akşam bilimle Cumhuriyeti birleştiriyoruz”
“Bu köyü etkinlik için özellikle seçtik. Bu hafta, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlik haftası. Köylerde bilim buluşmaları etkinlik dizisinde bu hafta ‘Cumhuriyet Işığında Bilim’ teması üzerinden etkinlik yapmanın daha doğru olacağını düşündük. Çünkü cumhuriyetin felsefesiyle, bilimin kökleri aynı temelden gerçekleşiyor. Cumhuriyetin felsefesiyle, bilimin doğuşunun tarihi kökleri aynıdır. Atatürk, Cumhuriyeti bilimsel temeller üzerine kurmuştur. Bilimsel yöntemi temel almıştır. Atatürk’ün cumhuriyeti kurduğu zaman ki etkinliklerin ve devrimlerin temelini biraz incelediğiniz zaman hepsinde bilimsel yöntemi görürsünüz. Biz de bu akşam bilimle cumhuriyeti birleştiriyoruz. Atatürk’ün bilim anlayışını ortaya koyuyoruz. Soğuk havaya rağmen etkinliğe katılanlar ile bilim dolu bir akşam yaşıyoruz.”
“Bir toplum eğitimsiz ve bilimsiz olduğu müddetçe karşı kuvvetin esiri olur”
Emekli Bürokrat Vedat Atacan da “Atatürk’ü bizim toplumumuz asker, siyasetçi ve devrimci olarak tanır. Ancak O’nun bir de bilim yönü vardır. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 1922 yılında Kurtuluş Savaşı’ndan çıkmış bir ülkenin lideri olarak, Bursa’ya geliyor. Bursa’da ilk kez şunu söylüyor. ‘Ben, askeri liseden itibaren bütün fikirlerimi ve düşüncelerimi Türkiye’nin kurtuluşundan sonra açıklıyorum.’ O düşüncelerin içinde tek bir şey var diyor, o da eğitim ve bilim. Bir toplum eğitimsiz ve bilimsiz olduğu müddetçe herhangi bir karşı kuvvetin esiri olur” diye konuştu.
Köylerde Bilim Buluşmaları etkinliğini önemsediklerini belirten Astrofotoğrafçı Kazım Eyüphan İzmirlioğlu ise şunları dile getirdi:
“Bilimden giderek uzaklaşıyoruz”
“Bilimden giderek uzaklaşıyoruz. Bilimi hatırlatmak, tekrar bu ortamı yaşatacak imkanı sunmak çok önemli. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a, Bilim ve Amatör Astronomi Kulübü yetkililerine, Soğukpınar Maallesi sakinlerine çok teşekkür ediyorum. Normal şartlar altında gözle görülmeyen, ama aslında sürekli bizimle birlikte olan galaksi ve nebula gibi gök nesneleriyle ilgili çekilmiş fotoğraflarımı gösterip hikayelerini anlattım.”
Etkinlikteki son konuşmayı yapan tarihçi İlker Tankut, “Bugün köylerde bilim etkinliği kapsamında buradayız. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 101’inci yılına doğru ilerliyoruz. Cumhuriyetin hazırladığı bilim ortamının sonucu olarak ülkemize bilim alanındaki ilk NOBEL gururunu yaşatan Aziz Sancar’ı anlattım” dedi.
Etkinlik, Satürn gözlemiyle son buldu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Diyanet İşleri Başkanlığı umre organizasyonu aracılığıyla umre vazifesini yerine getirmek üzere Aydın’dan kutsal topraklara gidecek olan umreciler ‘Umre Hazırlık Kursu Eğitim Seminerleri’ ile bilgilendirildi. İl Müftülüğü Konferans Salonunda Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan seminerin açış konuşmasını yapan Hac ve Umre Hizmetleri Şube Müdürü Ali Akkoyun, Diyanet İşleri Başkanlığı nezdinde yapılan umre seminerlerinin önemine değinerek umrecilere seminerlerde verilecek derslerle ilgili bilgilendirmede bulundu.
Umrecilere yolculuklarının hayırlı olması dileğiyle sözlerine başlayan İl Müftüsü Hasan Güneş, “Umre, manevi arınma ve Allah’a yakınlaşma vesilesidir. İbadet süresince sabır, ihlas ve tevazu içinde olmalıyız. Umreye gidecek kardeşlerimiz, kutsal topraklarda geçirecekleri zamanın kıymetini bilmeli, ibadetlerine dikkat etmeli ve manevi kazanımlarını hayatlarına yansıtmalıdır” dedi.
Seminerde, ‘Hz. Peygamber (sas), Mescidi Nebevi ve Medine’ konularında umrecilere önemli bilgiler verildi. Ayrıca, İbadet Bilinci ve Umre İbadeti, Umrenin Hikmeti ve Umre ‘deki Sembollerin Anlamı, Umre Yolculuğundan Önce Maddi Manevi Hazırlık ve Temel Sağlık Bilgileri ile Kadınlara Özgü Bilgiler konulu sunumlar yapılarak umreciler bilgilendirildi. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tarafların karşılıklı şikayetlerinden vazgeçtikleri gerekçesiyle davanın düşmesine karar verildi
İSTANBUL – Şarkıcı Çağatay Akman’ın, eski sevgilisi Öykü Uslu’nun kapısına dayandığı ve Uslu ile onu uzaklaştırmak isteyen arkadaşını darp ettiği iddiasıyla yargılandığı dava, karara bağlandı. Mahkeme, Akman’ın müşteki sanıklar Öykü Uslu ve Furkan Ayaz’a yönelik ‘tehdit’ suçunu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle beraatına, diğer tüm suçlar yönünden tarafların karşılıklı şikayetlerinden vazgeçtikleri gerekçesiyle de davanın düşmesine hükmetti.
Şarkıcı Çağatay Akman’ın, 23 Temmuz 2021’de eski sevgilisi Öykü Uslu’nun evinin önüne gittiği ve Uslu’nun bu durumu arkadaşı olan Furkan Ayaz’a haber vermesi üzerine uzaklaşmak istemeyerek ikisini de darp ettiği iddiasına ilişkin görülen dava, karara bağlandı. İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya müşteki sanık Çağatay Akman ve tarafların avukatları hazır bulundu.
Öykü Uslu ve Furkan Ayaz’a yönelik ‘tehdit’ suçundan beraat talebi
Cumhuriyet Savcısı ayrıca, Çağatay Akman’ın Öykü Uslu ve Furkan Ayaz’a yönelik ‘tehdit’ suçunu işlediğine dair kamu davası açılmışsa da, suçun işlendiğine dair yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmesini istedi.
“Karşı taraftan şikayetçi değilim”
Savunma yapan Akman, “Söyleyeceğim bir şey yok, karşı taraftan şikayetçi değilim, beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı. Beyanda bulunan müşteki avukatı, müvekkilinin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle davada düşme kararı verilmesini talep etti. Savunma yapan sanık avukatı ise, Furkan Ayaz hakkındaki şikayetten vazgeçtiklerini belirterek, Akman hakkında üzerine atılı suçtan düşme ve beraat kararı verilmesini istedi. Karar öncesi son sözü sorulan sanık Akman, “Beraatımı talep ediyorum” diye konuştu.
Beraatına hükmedildi
Alınan savunma ve beyanların ardından kararını açıklayan mahkeme, Çağatay Akman’ın müşteki sanıklar Öykü Uslu ve Furkan Ayaz’a yönelik ‘tehdit’ suçunu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle beraatına, diğer tüm suçlar yönünden tarafların karşılıklı şikayetlerinden vazgeçtikleri gerekçesiyle de davanın düşmesine hükmetti.
İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki şüpheli Çağatay Akman’ın, Öykü ve Furkan’a yönelik ikişer defa ‘basit yaralama’ suçundan 8 aydan 2 yıla, ‘tehdit’ suçundan 1 yıldan 4 yıla ve ‘hakaret’ suçundan 7 aydan 4 yıl 8 aya olmak üzere toplamda 2 yıl 3 aydan 10 yıl 8 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
İddianamede ayrıca, müşteki şüpheliler Öykü Uslu ile Furkan Ayaz’ın ise ayrı ayrı ‘basit yaralama’ suçundan 4 aydan 1 yıla, ‘hakaret’ suçundan ise 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ESKİ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in Bursa’da yaşayan annesi Saniye Ateş’i evinde ziyaret etti.
Bursa’ya gelen eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i makamında ziyaret etti. Kılıçdaroğlu daha sonra CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk ile Ankara’da uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in, merkez Osmangazi ilçesi Başaran Mahallesi’nde oturan ve bir süre önce eşi Musa Ateş’i de rahatsızlığı sonucu kaybeden annesi Saniye Ateş’i evinde ziyaret etti.
Kılıçdaroğlu, yaklaşık bir saat süren ziyaretin ardından gazetecilere açıklama yapmadan evden ayrılıp İstanbul’a gitti.
Haber: Yiğithan HÜYÜK -Kamera: Barış YILMAZ/BURSA,
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yavuz Bingöl ve Nilşah Ağaoğlu, ilçeye bağlı Küçükköy Mahallesi Sarımsaklı Plajı’ndaki bir otelde düzenlenen törenle evlendi.
Sahilde gerçekleştirilen sade nikah töreninde çiftçin nikah şahitleri arasında Oktay Kaynarca ve Elif Buse Doğan yer aldı.
Törende, Yavuz Bingöl’ün babası Hüseyin Bingöl, oğluna babasının İstiklal Madalyası’nı taktı. Yavuz Bingöl’ün bu sürpriz karşısında duygulandığı görüldü.
Tören sonrası gazetecilere açıklamada bulunan Yavuz Bingöl, “Bizim aslında bugün en mutlu günümüz ama biliyorsunuz birkaç gün evvel TUSAŞ’ta o lanet saldırı oldu. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. O yüzden düğünümüzü biraz buruk bir şekilde gerçekleştirdik. Dostlar arasında sakin, sade bir organizasyon yaptık.” dedi.
Nikah törenine, iş ve sanat dünyasından çok sayıda davetli katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

Boşanmadan kısa bir süre sonra, 1999’da Combs ve Lopez, bir çift olduklarını açıklamıştı. Çift, 2001’de ayrılana kadar iki yıl birlikteydi.
Ağustosta 4. eşi Ben Affleck’e boşanma davası açan Lopez (55), Şubat 1997’den Ocak 1998’e, bir yıldan kısa bir süreliğine Noa’yla evliydi. İspanyolca sohbet programı Despierta América’nın yeni bir bölümünde konuşan Noa, “boşanmanın kısmen Diddy’nin suçu” olduğunu ileri sürdü.
“İŞ ALMAMIN ÖNÜNÜ KAPATTI”
Röportajın başka bir anında Noa, Lopez’in kendisinin televizyonda iş almasının önünü kapadığını iddia etti:
Jennifer’a ‘Sana ne yaptım da bana dava açtın, beni suçladın, yalan söyledin, benim hakkımda yanlış şeyler uydurdun ve birçok şirketi beni kovmaları ve farklı televizyon kanallarını bana iş vermemeleri için aradın?’ diye soruyorum.
Lopez, Combs’tan ayrıldıktan yalnızca birkaç ay sonra dansçı ve oyuncu Cris Judd’la evlenmiş ve ondan 2003’te boşanmıştı. 2004’teyse kendisi gibi şarkıcı olan ve 16 yaşındaki ikizleri Emme ve Max’i paylaştığı Marc Anthony’yle evlenmişti. İkili daha sonra 2014’te boşanmıştı.
Geçen ay Combs, federal suçlar olan haraç toplama, seks ticareti ve fuhuş yapmak için taşımadan tutuklanmış ve kendisine dava açılmıştı. Suçlamaları reddetmeyi sürdüren rapçi, halen Brooklyn Metropolitan Cezaevi’nde tutuklu. Combs, gelecek mayısta başlaması planlanan duruşmaları beklerken kefaletsiz olarak hapiste tutuluyor.
Gözaltına alındığından beri müzik yapımcısı, kendisini cinsel saldırıyla suçlayan bir dizi şikayetçinin dava akınıyla karşı karşıyken hakkında açılan son davada Combs, MTV Video Müzik Ödülleri’nden sonra bir partide, 13 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel saldırıda bulunmakla suçlanıyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Balıkesir’in Ayvalık ilçesi Küçükköy Mahallesi Sarımsaklı plajında bir turistik otelde sanatçı Yavuz Bingöl, Nilşah Ağaoğlu ile dünyaevine girdi. Sahilde sade bir nikah töreni gerçekleştirilirken çiftin nikah şahitlikleri arasında Oktay Kaynarca ve Elif Buse Doğan bulundu.
Yavuz Bingöl’ü Dedesi Çolak Hüseyin’e ait İstiklal Madalyası nikah töreninde babası Yılmaz Bingöl tarafından sanatçıya takıldı.
İhlas Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan Yavuz Bingöl, “Çok sağ olun. Bizim aslında bugün en mutlu günümüz ama biliyorsunuz birkaç gün evvel TUSAŞ’ta o lanet saldırı oldu. Şehitlerimize Allah’tan rahmet ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. O yüzden biraz buruk girdik. Dostlar arasında sakin, sade bir organizasyon yaptık” dedi.
Düzenlenen nikah törenine iş ve sanat dünyasında çok sayıda davetli katıldı. – BALIKESİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Osman Hulusi Ateş Eğitim Kurumlarını Koruma Derneği ve okul idaresi tarafından okulun konferans salonunda gerçekleştirilen 50’nci yıl programı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve akabinde İstiklal Marşının okunmasıyla başladı.
Açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Nazmi Değirmenci, Hulusi Efendi’nin eğitime ve gençlere verdiği önemin bir nişanesi olan okulun yarım asırdır örnek insan yetiştirdiğini söyledi.
Okulun yapımı için Hulusi Efendi’nin derneğe yardım topladığını anlatan Değirmenci, “Hayatını insanlığa vakfetmiş, önder bir şahsiyetin yaptırdığı bu binanın içerisinde, vatanına, milletine bağlı hayırlı nesiller yetiştirmesine vesile olduğu için şükranlarımızı sunuyoruz. Okulun yapımında emeği geçenlerden Allah razı olsun.” diye konuştu.
Okulun eski müdürlerinden emekli öğretmen Ömer Faruk Taşkın da hayatının en güzel dönemlerinin bu okulda çalışmak olduğunu anlatarak, “Hulusi Efendi’nin eğitime ve gençlere verdiği değeri her hatırladığımda gözlerim yaşarıyor. Bir gün okula geldi ve bizim arkadaşlardan bir tanesi duvara birşeyler asmak için çivi çakıyordu. Yanına gitti ve ‘Oğul! O çiviyi duvara değil adeta kalbime çakıyorsun’ dedi. Bu söz sonrası görev hayatım boyunca çalıştığım her eğitim kurumunu aynı hassasiyetle korudum. Rahmet ve minnetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.
Programa konuşmacı olarak katılan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hamit Demir ise okulun yapımına vesile olan Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi’nin, hayatını devlet ve millet menfaatini gözeterek sürdürdüğünü söyledi.
Osman Hulusi Ateş İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Hikmet Altınok, okulun yapımına önderlik eden Hulusi Efendiyi rahmetle ve minnetle andıklarını belirterek, programa katılan ve emek veren herkese teşekkür etti.
Programa, Darende Kaymakamı Şeref Gülyer, Darende Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Apan, okuldan mezun alarlar ile öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>(ANTALYA) – Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, kent sakinlerini 27 Ekim Pazar günü saat 20.30’da Ceylan Ertem’in sahne alacağı Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’ndaki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına davet etti.
Başkan Uysal, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusunu ve heyecanını yaşamak için tüm kent sakinlerini kutlamalara davet etti. Muratpaşa Belediyesi’nin kutlamaları, 27 Ekim Pazar günü Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’nda gerçekleşecek. Ceylan Ertem’in sahne alacağı kutlamalar, saat 20.30’da başlayacak.
Başkan Uysal, Türkiye’nin yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen geleceği yeniden inşa edecek birikim ve yeteneğe sahip olduğunu belirterek, “101 yıl önce yaptığımız gibi milletçe el ele, kol kola vererek içinden geçtiğimiz bütün sıkıntıları, şu an yaşadığımız bütün güçlükleri çözeceğiz” dedi.
Kitabını imzalayacak
Uysal, Antalya Kitap Fuarı’nda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini ve dinamizmini Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına uyarladığı yeni kitabı “21. Yüzyılda Yeniden Cumhuriyet”in imza gününü gerçekleştirecek. Cumartesi ve pazar günleri, Cam Piramit’te, saat 15.00’de Başkan Uysal, Cumhuriyet Yayınları standında Antalyalılarla buluşacak.
Toros Keçisi Antalya Tırmanış yarışı yapılacak
Bisiklet tutkunları için heyecan dolu bir macera olan Toros Keçisi Antalya Tırmanış yarışı da pazar günü gerçekleştirilecek. Bu yıl üçüncü kez düzenlenen Toros Keçisi Antalya Tırmanış Yarışı, Muratpaşa Belediyesi’nden başlayacak. 50 kilometre boyunca sürecek yarış Feslikan Yaylası’nda sona erecek. Yarışmaya resmi kayıt, yarın 14.00 ile 17.00 arasında Muratpaşa Belediyesi’nde yaptırılabilecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>YAYIMLANMIŞ en çok tercüme edilen çocuk kitaplarından biri olan Küçük Prens’in daktilo ile yazılmış bir kopyası 1,25 milyon dolara satışa çıkarılacak.
Küçük Prens kitabının yazarı Antoine de Saint- Exupery tarafından 1940’larda saklanan üç metinden biri olduğu ifade edilen kopya, Kasım ayında Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Abu Dabi Sanat Festivali’nde satışa sunulacak. Saint-Exupery, İkinci Dünya Savaşı sırasında New York’ta sürgünde yaşarken çocuklar için orijinal Fransızca Küçük Prens’i yazdı. Kitap 1943’te yayımlandı. Küçük Prens yayımlandığı günden bu yana dünya çapında milyonlarca kopya sattı. Küçük Prens’in dünyada en çok tercüme edilen kitaplardan biri olarak ‘küresel edebi mirasın’ bir parçası olduğunu söyleyen uzmanlar, “Kasım ayında Avrupa dışındaki bir müze veya kütüphanenin daktilo metnini satın alma olasılığının kitabın küresel statüsünün tanınması anlamına gelebileceğini” ifade etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fethiye Belediyesi öncülüğünde, başta Türk Hava Kurumu ile Fethiye Ticaret Odası olmak üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşunun desteğiyle gerçekleştirilen Uluslararası Ölüdeniz Hava Oyunları Festivali devam ediyor. Organizasyona 60 kadar ülkeden, bin 500’den fazla yamaç paraşütçüsünün yanı sıra dünyanın en iyi akrobasi sporcuları da katılıyor.
Festival kapsamında Babadağ’dan atlayan Başkan Karaca, iniş yaptığı Belcekız sahilinde, şunları söyledi:
“Ölüdeniz’in harika manzarasını paraşütle izlemek muhteşemdi. Ülkemizin hava sporları alanındaki en prestijli festivalinin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Bu yıl da geleneksel atlayışımızı gerçekleştirdik. Fakat dün çok üzücü bir haber aldık. Ben bugünkü atlayışı dün kaybettiğimiz beş şehidimiz için gerçekleştirdim. Ölüdeniz’in güzelliğini gökyüzünden görmek herkese nasip olmaz. Ben istiyorum ki, tüm Fethiyeli yurttaşlarımız da buradan en az bir kere atlayış yapsınlar. Fethiye’mizin ve Ölüdeniz’in tanıtımına bu şekilde büyük destek veren tecrübeli pilotlarımıza çok teşekkür ediyorum. Belediye’nin öncülüğünde Ölüdeniz’in ve Fethiye’nin daha da gelişmesi için çalışmalarımız sürüyor. Babadağ’dan Ölüdeniz’e, Belcekız’a uzanan ve gökyüzünde nefes kesen gösterilerle unutulmaz anlara sahne olan festivalimizin bu yıl da kazasız, sorunsuz tamamlanmasını temenni ediyorum.”
Festivalde, 27 Ekim gününe kadar yarasa adam ve alçak irtifa serbest atlayışları, yüksek hızlı küçük yamaç paraşütü gösterileri, Türk Hava Kurumu’nun yamaç paraşütü, ‘mosquito, microlight’ ve sıcak hava balonu gösterileri yapılacak.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ÇANAKKALE Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından 2022 yılında dalışa açık hale getirilen Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nda yapılan çalışmalar sırasında 1’inci Dünya Savaşı’nın izlerini taşıyan HMS Triumph’a ait ahşap kapı kolu ve bir alkol şişesi gün yüzüne çıkarıldı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, “Bu yıl 5 bin civarında yerli ve yabancı dalgıç, Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yaptı. Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yapmak sadece bir suyun altına yolculuk yapmak değil, aynı zaman içerisinde bir tarihi yolculuk yapmak, bir zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. Hedefimiz, burayı dünyanın en önemli dalış merkezleri arasına sokmak” dedi.
Tarihi Gelibolu Yarımadası’nın derinliklerinde bulunan savaş gemileri, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı olarak 2022 yılında dalış turizmine açıldı. Derinliklerinde pek çok hikaye saklayan Çanakkale’nin savaş batıkları, 1’inci Dünya Savaşı temalı ilk sualtı parkı özelliğini taşıyor. 109 yıl önce Seddülbahir Kalesi açıklarında batırılan İngiliz Kraliyet Donanması’na ait ‘HMS Majestic’in de aralarında bulunduğu 14 batık gemi dalış meraklılarını ilgisini çekiyor. 14 dalış noktası ve 150 kilometrelik alanda dalışa imkan veren Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı dalış noktaları; ‘HMS Majestic’, ‘Ertuğrul Koyu Massena ve Saghalien gemi kalıntıları’, ‘Helles Barçları’, ‘Tekke Koyu (W Beach) batıkları’, ‘Arıburnu Barç’, ‘Küçükkemikli Barçları’, ‘Arıburnu Layter’, ‘Lundy’, ‘HMS Louıs’, ‘S.S. Milo’, ‘Tuzla’, ‘Denizaltı Mania Ağı’, ‘Bebek Kayalıkları’ ve HMS Triumph’tan oluşuyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı tarafından Gelibolu Sualtı Parkı’nda yapılan çalışmalar sırasında savaşın izlerini taşıyan HMS Triumph zırhlısına ait ahşap kapı kolu ve bir adet alkol şişesi gün yüzüne çıkarıldı.
‘BU YIL GELİBOLU SUALTI PARKI’NA 5 BİN CİVARINDA YERLİ VE YABANCI DALIŞ YAPTI’
Gelibolu Sualtı Parkı’nın hem Türkiye’de hem de dünyanın çeşitli yerlerinden çok önemli ziyaretçilerini ağırlamaya devam ettiğini belirten Kaşdemir, “Gelibolu Sualtı Parkı’nı oluşturduğumuzda bir hayalimiz vardı. Burayı dünyanın en önemli dalış merkezlerinden ve su altı parklarından birisi yapmaktı. Çok kısa bir zaman içerisinde hem Türkiye’de hem de dünyanın değişik yerlerinden su altı meraklıları, dalgıçlar, Gelibolu Sualtı Parkı’na gelmeye başladı. Bu yıl yaklaşık 5 bin civarında yerli ve yabancı dalgıç Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yaptı. Gelibolu Sualtı Parkı’na dalış yapmak sadece bir suyun altına yolculuk değil aynı zaman içerisinde bir tarihe, bir zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. O da ilgiyi ve merakı arttırıyor. Çünkü Çanakkale’deki suyun altındaki batıkların hem tarihi hem de kültürel miras anlamında farklı bir hikayesi var. Bu hikayeler insanların dikkatini çekiyor. O nedenle Gelibolu Sualtı Parkı’na şu anda bir yöneliş var. Umudumuz çok kısa bir zaman içerisinde burayı dünyanın en önemli dalış merkezleri arasına sokmak. Dalış dendiği zaman akla Gelibolu’yu, Çanakkale’yi, Türkiye’yi getirmek var” dedi.
‘HMS TRİUMPH ZIRHLISI’NIN BİRTAKIM PARÇALARINI KEŞFETMİŞ OLDUK’
Gelibolu Sualtı Parkı’nda devam eden çalışmaları anlatan Alan Başkanı Kaşdemir, “Gelibolu Sualtı Parkı’ndaki faaliyetlerimiz esnasında Çanakkale Deniz Savaşı’nın önemli figürlerinden HMS Triumph Zırhlısı’nın birtakım parçalarını keşfetmiş olduk. Yapılan dalışlar sonrasında Triumph Zırhlısı’na ait parçalar bulundu ve envantere kaydedildi, müzemize kaldırıldı. Biz halen Gelibolu’da, Çanakkale’de suyun altını keşfetmeye devam ediyoruz. Suyun altındaki o bizi bekleyen mirası keşfetmeye, korumaya ve kollamaya devam ediyoruz. Gerçekten Çanakkale’de suyun altında büyük bir servet, hazine, bir kültürel miras yatıyor. Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu suyun altındaki kültürel mirasları, batıkları hem koruyacağız hem de gelecek kuşaklara aktaracağız. Burayı da bir dalış merkezi, bütün dalış meraklarının uğradığı bir durak haline getireceğiz. Bütün dalış meraklılarını Çanakkale’ye, Gelibolu Sualtı Parkı’na zaman tünelinde bir yolculuk yapmaya, bir tarihi yolculuk yapmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Defacto
Alt Üst Takım: 799,99 TL

Bershka
Kazak: 840,00 TL
Etek: 760,00 TL

OXXO
Kazak: 759 TL
Pantolon: 799 TL

Jimmy Key
Tişört 1.299,95 TL
Pantolon 1.699,95 TL

H&M
1.190,00 TL

Stradivarius
Kapüşonlu, fermuarlı triko hırka – 940,00 TL
Triko pantolon 1.190,00 TL

Mango
Fitilli boğazlı bluz – 1.199,99 TL
Etek – 1.299,99 TL

Trendyolmilla
Bluz-hırka triko takım: 645,99 TL

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Saç gözenekleri nedir ve ne işe yarar?
Sağlıklı ve bakımlı saçlar için kullandığımız ürünlerin, nemin ve yağın saça nüfuz etmesini yani dış tabakadan geçip iç tabakaya ulaşmasını isteriz. İşte gözenekler tam da bu noktada devreye giriyor. Dış kısmını oluşturan küçük yapıların sıklığına göre gözenekler oluşuyor ve iç kısmına ne kadar madde gideceğini etkiliyor. Bu gözenekler sıksa ürünü emmesi, seyrekse nemini tutması zorlaşıyor.
Saç dökülmesiyle başa çıkmanın 11 yolu
Saçımın gözenekli olup olmadığını nasıl anlarım?
Çok kısa ve basit bir testle saçınızı daha iyi tanımanız mümkün. Bu test için bir bardak su ve bir adet saç teliniz yeterli olacaktır.
Temiz, herhangi bir ürün uygulanmamış ve kuru olan saçınızdan bir teli alıp bir bardak suyuna içine koyun ve hareketini izleyin. Saç teli batmadan önce bir süre su yüzeyinde yüzüyorsa az gözenekli, hemen batıyorsa çok gözenekli, suda asılı kalıyorsa iste orta gözenekli diyebiliriz.
Peki, bunlar ne anlama geliyor?
Saçımızın yapısı büyük oranda genetiğimizce belirlenir ve tamamen değiştiremeyiz fakat saçımızın yapısını ve ihtiyaçlarını tanıyıp rutinimizi buna göre şekillendirebiliriz.
Az gözenekli bir saçta ürünlerin emilmesi ve saçın kuruması daha uzun sürecektir. Bu yüzden:
Çok gözenekli bir saç ise dışarıdan daha kolay ürün kabul ettiği gibi nemini de daha çabuk kaybeder. Bu nedenle:
Orta gözenekli bir saçınız varsa tebrikler, en ideal saç yapısına sahipsiniz!
Kaynak: Valencia Higuera. “What Type of Hair Porosity Do You Have?” Şuradan alındı: https://www.healthline.com/health/hair-porosity (22.08.2019).


Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü güreş sporcuları, Yıldızlar Türkiye ve Okullar Arası Türkiye Şampiyonaları için hazırlıklarına ara vermeden devam ediyor. Yağlı güreş sezonunun kapanmasının ardından minder güreş liglerinin başlamasına az bir zaman kala güreşçilerin hazırlıkları da sürüyor. Körfez Gençlerbirliği SK güreş takımları antrenörler Veysel Şirin ve Levent Gürbüz nezaretinde haftanın 4 günü 60 sporcunun katılımıyla Körfez Çok Amaçlı Spor Salonu’nda yapılıyor. Teknik, taktik ve kondisyon olarak çalışan Körfezli güreşçiler minik, yıldız ve gençler minder güreşçileri olarak ekipler halinde hazırlanıyor. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Amedspor, 27 Ekim Pazar günü sahasında Pendikspor ile oynanması planlanan karşılaşmanın stadyum zeminin futbol oynamaya elverişli olmaması sebebiyle Iğdır’a alınması için TFF heyetine başvuruda bulundu. Yapılan görüşmelerin ardından Amedspor yönetimi, maçın Iğdır Şehir Stadyumu’na alındığını duyurdu. Trendyol 1. Lig’in 10. hafta mücadelesi olan bu karşılaşmanın saati ise henüz kesinleşmedi. Maç saatinin ilerleyen günlerde açıklanması bekleniyor. – IĞDIR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>FIBA Kadınlar EuroLeague B Grubu’nda mücadele eden ÇBK Mersin, Avrupa’da kazanmaya devam ediyor. FIBA Kadınlar EuroLeague’e Fransa temsilcisi Bourges’i deplasmanda 77-66 yenerek galibiyetle başlayan ÇBK Mersin, sahasında oynadığı ikinci hafta mücadelesinde ise Çekya’nın Zabiny Brno ekibini 88-74’lük skorla mağlup ederek ikinci galibiyetine ulaştı. Yunan temsilcisi Olympiakos’u da Natasha Howard’ın 35 sayı kaydettiği karşılaşmada 81-67’lik skorla geçen Mersin temsilcisi, bu galibiyetle Avrupa’da 3’te 3 yaptı.
ÇBK Mersin iki kulvarda da iddiasını sürdürmek istiyor
Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde 26 Ekim Cumartesi günü BOTAŞ’ı ağırlayacak olan ÇBK Mersin, 29 Ekim Salı günü de FIBA Kadınlar EuroLeague dördüncü haftasında ilk maçta yendiği Fransa’nın Bourges takımı ile sahasında mücadele edecek. Her iki kulvarda da iddiasını sürdürmek isteyen ÇBK Mersin, taraftarların da desteğiyle iki maçtan galibiyetle ayrılmak istiyor. – MERSİN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gölbaşı Kaymakamlığı tarafından organize edilen koşu, kapsamında katılımcılar birinci olmak için mücadele etti.
Yarışın startını vererek tüm katılımcılara başarılar dileyen Kaymakam Tarık BuğraSeyhan, yarışmada derece elde öğrencileri tebrik etti ve ödüllerini 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın da vereceklerini belirtti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de 2024-2025 sezonu 20 Ekim’de başladı. A ve B Grubu’nda oynanan 7 maçla 1. hafta geride kalırken, 2. hafta müsabakaları ise 27 Ekim Pazar günü oynanacak. 2. haftada oynanacak olan 7 karşılaşma 5 farklı sahada oynanacak. A ve B Gruplarında bir birinden önemli maçların oynanacağı 2. hafta öncesi takımları son çalışmalarını yaparak maç saatini beklemeye başlayacak. Kayseri Şeker Mustafa Kılıç Süper Amatör Küme’de 2. hafta maç programı şu şekilde;
27 Ekim Pazar – Argıncık Stadı 1 Nolu Saha
14.00 1966 Turanspor-Argıncıkspor
16.00 İsmail Okumuş FK-Amaratspor
27 Ekim Pazar – Argıncık Stadı 2 Nolu Saha
14.00 Kayserigücü FK- Özvatan Belediyespor
16.00 Kayseri Atletikspor- Hacılar Erciyesspor
27 Ekim Pazar Erkilet Stadı 1 Nolu Saha
15.00 Kayseri Şekerspor-Kayseri Döğerspor
27 Ekim Pazar – Erkilet Stadı 2 Nolu Saha
15.00 Kayseri Esen Metal SK-Erciyes Esen Makina FK
27 Ekim Pazar – Tomarza İlçe Stadı
13.00 Tomarza Belediyespor- Kocasinan Şimşekspor – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kocaelisporlu futbolcular Mesut Can Tunalı ile Furkan Gedik, Tüysüzler mahallesinde bulunan Şehit Öğretmen Erkan Aydın İlköğretim Okulu’nda öğrenciler ile buluştu. Tüysüzler Mahalle Muhtarı Songül Yalçın ve okul müdürü Hamza Şahin’in karşıladığı oyuncular ile Kocaelispor Organizasyon Müdürü Mehmet Açık yoğun ilgiyle karşılandı.
Öğrenciler, ‘Yeşil-Siyah Şampiyon Kocaelispor’ tezahüratları ile futbolcuları karşıladı. Organizasyonda futbolcular, miniklere çeşitli hediyeler verdi. Okul müdürü Hamza Şahin ve Tüysüzler Mahalle Muhtarı Songül Yalçın, organizasyona katılan Kocaelisporlu futbolculara teşekkür etti. – KOCAELİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bozüyük Merkez Kapalı Spor Salonu’nda oynanan karşılaşmayı İlçe Kaymakamı Adem Öztürk, Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu, Kent Konseyi Başkanı Nermin Nalbantoğlu, takıma sponsor olan fabrika yöneticileri, teknik ekipler, takım taraftarları ve voleybolsever Bozüyüklüler ilgi ile izledi. Bozüyük Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu’da maç öncesinde “Bizim Kızlar”a başarılar diledi. Yoğun bir seyirci katılımı ile oynanan maçta taraftarlar maç boyunca tezahüratlarıyla takıma destek verdi. Oldukça heyecanlı geçen maçın ilk setini (21-25) kaybeden “Bizim Kızlar” 2. ve 3. seti (25-23), son seti de (25-21) alarak maçı 3-1 kazandı.
Maç bitiminde Kaymakam Adem Öztürk ve Belediye Başkanı Mehmet Talat Bakkalcıoğlu sahaya inerek “Bizim Kızlar”ı ve teknik ekibi tebrik ettiler. Başkan Bakkalcıoğlu ayrıca takımın başarılarının devamını diledi ve seyircilere takıma verdikleri destek nedeniyle teşekkür etti. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir’in plajları, festivalleri ve eşsiz Ege lezzetlerinin yer aldığı Çeşme’de Veloturk Gran Fondo rüzgarı esecek. Çocukları karne hediyesi olarak bisikletleriyle buluşturabilmeyi amaçlayan amatör yol bisiklet yarışı, spor ile sosyal farkındalık oluşturacak. “Bir Çocuk Gülerse Dünya Güler” projesine destek olmak için bisikletseverleri bir araya getiren Veloturk Gran Fondo Çeşme, bu sene 8. kez Çeşme’de 2-3 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek.
Çeşme Kaymakamlığı ve Çeşme Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenecek yarış; Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Bisiklet Federasyonu destekleri ile gerçekleşecek. Gran Fondo World Tour takvimine dahil edilen ve dünya şampiyonalarına puan veren Veloturk Gran Fondo Çeşme bu yıl da yerli ve birçok ülkeden yabancı sporcu katılım sağlayacak.
Nefesleri kesen parkurlar olacak
Üç ayrı güzergahtan oluşan amatör yol bisikleti yarışı Veloturk Gran Fondo Çeşme’de katılımcılar 91K, 67K ve 41K’lık parkurlarda kıyasıya mücadele verecek. Organizasyon UCI ve Türkiye Bisiklet Federasyonu yönetmeliklerine göre düzenlenecek.
Çeşme merkezden başlayarak adayı turlayan 91K’lık Salcano parkuru, saat 08.00’de start alacak. 1500 metrenin üzerinde bir tırmanışla pedal basacak sporcular kıyasıya mücadelenin ardından Çeşme merkezde finişi görecekler.
67K’lık Hybrid parkuru Çeşme merkezden start alacak ve aynı yerde son bulacak. 777 metrenin üzerinde bir tırmanışa sahip olan parkurda saat 08.30’da başlayacak.
41K’lık Çeşme parkurunda ise yine Çeşme merkezden start alacak. 382 metrenin üzerinde toplam tırmanışın ardından yarış, Çeşme şehir merkezinde sona erecek.
Kategoriler
Veloturk Gran Fondo Çeşme, 4 ayrı kategoride koşulacak. Yarışta erkeklerde; Genç Erkek (16-17) (Hybrid ve Çeşme parkurunda) Elit Erkek (18-34), Master Erkek (35-39), Master Erkek (40-44), Master Erkek (45-49), Master Erkek (50-54), Master Erkek (55-59), Master Erkek (60-64), Master Erkek (65+), Genel Klasman ve PRO Kategori (Genel Klasman), kadınlarda; Genç Kadın (16-17) (Yalnızca HYBRID parkurunda), Elit Kadın (18-34), Master Kadın (35-39), Master Kadın (40-44), Master Kadın (45-49), Master Kadın (50-54), Master Kadın (55-59), Master Kadın (60-64), Master Kadın (65+), Genel Klasman ve PRO Kategori (Genel Klasman), pro kategoride son 2 yıl içerisinde UCI puanı kazanmış sporcular ile bisiklet ya da triatlon federasyonu milli takımında ya da UCI’a kayıtlı bisiklet takımında yer alan sporcular, Hybrid parkurunda yer alan paralimpik kategorinin B – Genel Klasmanında görme engelli sporcular 2 kişilik tandem bisikletleri ile önde gören arkada ise görme engelli sporcunun katılımı ile C – Genel Klasmanında normal bisiklet kullanabilen ampute, uzuv kısalığı veya fonksiyonunu tam olarak yerine getiremeyen uzuv, hafif serebral palsi gibi engeli olan sporcular yer alacak.
41K’lık Çeşme parkuru ise sadece genel klasmanda koşulacak. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, minik karateciler antrenörler eşliğinde her geçen geçen gün ustalaşıyor.
Mimar Sinan Spor Salonunda çalışmalarını sürdüren sporcular, kendini savunmayı öğrenirken disiplin, özgüven ve mücadele ruhunu da kazanıyor.
Öğrenciler Musabeyli korusunda spor yaptı
Lalaşahinpaşa ilk ve orta okulu öğrencileri Musabeyli Korusu Mesire Alanı’nda spor yaptı.
İl Gençlik ve Spor Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, öğrenciler ve öğretmenler doğayla iç içe bir gün geçirirken çeşitli oyunlar, spor aktiviteleri ve kültürel etkinliklerle dolu keyifli anlar yaşandı.
Öğrenciler birlik ve beraberliği güçlendiren bu etkinlikte doğanın tadını da çıkardı.
Raşit Efendi İlkokulunda Pilav Günü etkinliği yapıldı
Keşan ilçesindeki Raşit Efendi İlkokulunda Pilav Günü etkinliği düzenlendi.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Keşan Belediye Başkan Vekili Rasim Ergene ve belediye yetkilileri etkinliğe katıldı.
Öğrencilerin talep ve önerilerini dinleyen Ergene, ülkenin geleceği gençlerin fikirlerinin çok önemli olduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“NEDEN ÇEKİYORSUN ACABA?”
Etkinliğin haberini yapan haber siteleri arasında yer alan 61 saat de muhabirini etkinliğe gönderdi. Gazetenin muhabiri konuşmalar sırasında Zehra Güneş’i kayda almaya başladığı anlarda Zehra’dan tepki gördü.
Güneş,”Neden fotoğraf çekiyorsunuz acaba” diyerek tepkisini dile getirdi. Muhabirin “Gazeteciyim” yanıtı vermesinin ardından ise önüne dönerek etkinliği takip etmeye kaldığı yerden devam etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu pislik, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme… Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme. Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs etme… Gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etme… Dolandırıcılık vs. birçok suçtan toplam 45 davada “1” numaralı sanık olarak yargılanıyordu.
Türk ordusuna kumpas kurdu, suçsuz birçok komutanın cezaevine girmesine ve bazılarının hayatlarını kaybetmesine neden oldu.

Kurduğu yapıyı deşifre eden gazeteci ve yazarlara suikast düzenletti, kendine bağlı savcı ve hakimlerin yardımıyla hapse attırdı. ABD’NİN MAŞASI!
En şeytani planı ise 15 Temmuz Darbe Girişimi’ydi. Bu girişime karşı Türk halkı gereken yanıtı verdi. 251 şehit verildi ama bu darbe girişimi şeytani örgütünün devletin tüm kademelerinde kökünün kazınmasını hızlandırdı.
Bu şerefsiz, Türkiye’nin en köklü takımlarından biri olan Fenerbahçe’yi ele geçirmeyince şike kumpası bile kurdu!
Gülen’in Türk halkına yaşattığı en büyük kötülüklerden birisi de üniversite, askeriye, polis ve KPSS sınav sorularını çalıp kendi elemanlarına vermek oldu. Yıllarca sınav sorularını çalarak milyonlarca gencin kaderiyle oynadı!
Elbette Gülen, bu şeytani planları tek başına kuracak zeka ve bilgiye de sahip değildi. Deli saçması konuşmalarına sadece çocukluktan itibaren beyni yıkanan elemanları inandı. Gülen, ABD’nin ülkemize yönelik karanlık planlarının bir maşasıydı. Yaptığı kötülüklerin cezasını öbür tarafta çeker inşallah. Ateşi bol olsun!
***
3 DAKİKADANFAZLAKUCAKLAŞMAKYASAK
Yeni Zelanda’daki Dunedin Havaalanı’nda veda kucaklaşmalarının üç dakikayla sınırlı olduğunu belirten bir tabela asıldı. Tabelada şu uyarı yer alıyor: “Maksimum sarılma süresi 3 dakika. Daha sevgi dolu vedalar için lütfen otoparkı kullanın!”

“Can sıkıntısında kural çıkarmak buna denir” diyebilirsiniz. Ayrıca üç dakika zaten uzun bir süre ve bu süreyi güvenlik görevlileri kronometre tutarak hesaplayacaklarsa komik görüntüler oluşur. Öte yandan Dunedin Havalimanı Yönetimi ise bazen yolcuların son dakika aşk maceralarına atılmak için iniş bölgesini kullandığını söyleyerek, “Havaalanları duyguların merkezidir… Çalışanlarımız yıllar içinde ilginç şeyler gördüler” diye bir açıklama yaptı. Meseleye bu açıdan yaklaşınca “Kibarca uyarmışlar” da diyebiliriz. Yeni Zelanda’da bizdeki gibi futbolcu karşılamaları ve asker uğurlamaları olsaydı ne yaparlardı acaba?
***
İLK ‘FETÖ’ DİYENLER
En güçlü olduğu zamanda terör örgütü lideri Gülen’e destek verenler, 17-25 Aralık Kumpası ve 15 Temmuz’dan sonra dümen kıranlar şimdilerde Gülen’i en çok lanetleyenler arasında yer alıyorlar.
Ancak asıl hatırlanması gerekenler Gülen’i en güçlü zamanında eleştirenler, yaklaşan tehlikeyi deşifre edenler ve ona “FETÖ”, “Fetuş” benzetmesi yapma yürekliliği gösterenler.

Bir suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybeden akademisyen ve yazar Necip Hablemitoğlu, öldürüldüğü için tamamlayamadığı ‘Köstebek’ isimli araştırma kitabında Gülen hareketinin örgütlenme biçimini yazıyordu.
Tehlikeyi en erken fark edenlerden biri de eski DGM savcısı Nuh Mete Yüksel idi. 2002 yılında Cemaat üyelerine dava açan Yüksel, dava düşmesine rağmen FETÖ’nün hedefinde kalmıştı.
Emekli Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok ise 2009 yılında TSK içinde Gülen cemaati hakkında soruşturma yürütürken görevinden uzaklaştırıldı ve sonrasında dört yıl dokuz ay cezaevinde yattı.

FETÖ’yü anlattığı ‘İmamın Ordusu’ isimli kitabı daha basılmadan toplatılan Ahmet Şık da soluğu cezaevinde almıştı.
Ergenekon Davası kapsamında tutuklanan gazeteci Nedim Şener de FETÖ üzerine araştıran isimlerdendi.
Emniyet Teşkilatının önemli isimlerinden biri olan Hanefi Avcı ‘Haliç’te Yaşayan Simonlar’ isimli kitabını yazdıktan sonra ‘Devrimci Karargah Davası’ndan tutuklanmış ve uzun süre hapishanede kalmıştı.
‘ODA TV Davası’ kapsamında tutuklanan Soner Yalçın da FETÖ üzerine kararlılıkla giden gazetecilerden biriydi. Bu durum onun da yolunun ceza evinden geçmesine neden oldu.
FETÖ’nün emniyet ve yargı içindeki illegal faaliyetleri hakkında araştırma yapan Doğan Yurdakul da ODA TV Davası kapsamında tutuklanan gazetecilerdendi.
Meclisin renkli simalarından merhum Kamer Genç de FETÖ konusunda kamuoyunu uyaran isimlerden biriydi.
Gülen’in ölüm gününün Ergenekon Davası’nın ilk duruşmasıyla denk gelmesi de ilahi adalet olsa gerek.
İlk FETÖ diyen Defne Joy Foster olmuştu ve o da şüpheli bir ölümle aramızdan ayrıldı. Rahmetli İlhan İrem, 1999 yılında Gülen’e yazdığı ‘Mektup’ başlıklı köşe yazısında ona ‘Fetuş’ deme yürekliliği göstermişti ve yüklüce bir tazminat cezası ödemek zorunda kalmıştı.
Bu cesur insanların listesi Türkan Saylan’dan Uğur Mumcu’ya kadar uzanır.
***
DOLGU YAŞLANDIRIYOR
Estetik dünyasında şimdi de yüz yapısını bozan dolguların çıkarılması trend oldu.
Konuyla ilgili İngiltere’nin ünlü estetiği cerrahı Dr. Julian De Silva şu açıklamayı yaptı:
“30’lu yaşlardaki kadınlar giderek daha fazla yüz yaşlanması şikayetiyle bana geliyor. Bunun nedeni yoğun dolgu yaptırmış olmaları. Dolgu maddesi birikebilir, her zaman doğal olarak tamamen çözünmez ve çıkarılması gerçekten zor olabilir.” Bu şikayetle gelenler de genelde genç kadınlar!

Dolguların ve botoksun genç kadınların yüz yapısını bozarak erken yaşlanmalarına neden oluyormuş.
Botoks en fazla altı ayda geçiyor ama dolgular uzun yıllar yok olmadığı için yüzlerden operasyonla çıkarılması gerekiyormuş.
Genç yaşta dudaklarını şişirenlere şaşırıyorum. Bu işlemi yaptığınızda genelde altı ayda bir tekrarlamanız gerekiyor.
Sonuç ise erken yaşlanma!
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ELİ BÖĞRÜNDE
MALZEMELER
500 gr. kuzu kuşbaşı
5 adet domates
2 adet büyük dolmalık yeşil biber
2 adet kırmızı kapya biber
10-12 diş sarımsak
Tuz
Karabiber
Kekik
Zeytinyağı
Sıcak su

YAPILIŞI: Eti; zeytinyağı, karabiber, tuz ve kekik ile karıştırın ve en az dört saat bu şekilde bekletin. Et marine olduktan sonra tepsinin bir kısmına yayın. Diğer kısma kabukları soyulup yemeklik doğranmış domatesleri, ortasına soyulmuş bütün sarımsakları koyun. Biberleri de boyuna kesip domateslerin üzerine yerleştirin. Üzerine damak tadınıza göre tuz ve karabiber ekleyin ve bir çay bardağı kadar zeytinyağı gezdirin. Son olarak bir su bardağı kadar sıcak su dökün. Tepsinin ağzını önce fırın kağıdı, sonra alüminyum folyo ile kapatın ve 200 derecelik fırında bir saat 15 dakika kadar üzerini hiç açmadan pişirin.
MARAŞ PAÇASI
MALZEMELER
1 kilo kelle eti
1 soğan
1 patates
Bir baş sarımsak
Sıvı sumak ekşisi
SOSU İÇİN
1 yemek kaşığı biber salçası
Bir tutam tuz
Bir tutam kırmızı biber
Bir tutam karabiber
Yarım çay bardağı sıvı yağ
YAPILIŞI: İlk önce kelle etimizi iyice yıkayıp düdüklü tenceremize koyuyoruz. Üzerine patates ve soğanı etin sakatat tadını emmesi için soyup tüm olarak etin üzerine atıyoruz ve tüm malzemeleri basacak kadar su koyup bir tatlı kaşığı da tuz ilave edip kapağını kapatıyoruz. 1 saat 15 dakika pişmesi çok önemli. Etin lif lif olması, kendini bırakması önemli. Bu yüzden düdüklünün ventilini kapattıktan sonra 1 saat 15 dakika kadar pişiriyoruz. Etimiz piştikten sonra bir kaba alıp ayıklıyoruz ve küçük parçalara ayırıyoruz. Bu sırada et suyunun içinden patates ve soğan parçacıklarını alıp içine dövülmüş sarımsaklarımızı, sumak ekşimizi ekleyip kaynatıyoruz ve kaynarken etleri atıyoruz. Bir yandan ayrı bir tavada sos yapacağız. Sıvı yağın içine salçayı koyup, içine tuz biber, karabiber atıp sos hazırlıyoruz ve kaynayan paça çorbasının içine bırakıyoruz.
SÖMELEK KÖFTESİ
MALZEMELER
200 gram çift çekilmiş yağsız dana kıyma
1 su bardağı köftelik ince
Yarım su bardağı irmik
2 yemek kaşığı un
1 adet yumurta
1 tatlı kaşığı biber salçası
Kimyon
Tuz
Karabiber
SOSU İÇİN:
2 yemek kaşığı tereyağı
Yarım yemek kaşığı domates salçası
2-3 yemek kaşığı su
Tuz
Nane
Üzerine çırpılmış sarımsaklı yoğurt
YAPILIŞI: Bulguru sıcak suyla ıslatıp yarım saat üzeri kapağı olarak şişmeye bırakın. Köftelik malzemelerin tamamını macun kıvamına gelecek şekilde parmak kalınlığında şekillendirin. Kaynamakta olan suda köfteleri 6-7 dakika haşlayın. Ayrı bir tencerede tereyağını eritip salçayı kavurun. Su ve baharatını ekledikten sonra pişen köftelerinizi bu sosun olduğu tencereye alın. Alt üst yapıp köftelerin sosu çekmesini sağlayın.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Başrollerinde İsmail Hacıoğlu, Çetin Tekindor, Lee Kyung-Jin, Ali Atay ve Murat Yıldırım gibi isimlerin yer aldığı Ayla filmi 2017 yılında vizyona girmiştir. 1950 yılında yaşanan Kore Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir olaydan esinlenen filmin yönetmen koltuğunda Can Ulkay oturmaktadır.
Ayla filminin minik yıldızı Kim Seol bakın şimdi ne yapıyor? Unutulmaz sahneleriyle hafızalarda yer edinen Ayla’nın Koreli minik yıldızı Kim Seol büyüdü güzel bir genç kız oldu…

Ayla filmi, Kore Savaşı sırasında görevli olan Astsubay Süleyman Dilbirliği’nin savaş meydanında annesi ve babası ölmüş bir kızı bulmasını ve ikilinin hikayesini konu ediniyor.

Gerçek yaşanmış bir olayı anlatan Ayla filmi milyonları ağlatmıştı. 2017 yılında yılında vizyona giren Ayla filmi 8 ödül almıştı. Başarılı yapımda; İsmail Hacıoğlu, Kim Seol, Çetin Tekindor, Lee Kyung-Jin, Ali Atay ve Murat Yıldırım gibi oyuncular yer almıştı.

Ayla filminin başrol oyuncu İsmail Hacıoğlu ile sahneleri hafızalara kazınan Güney Koreli Kim Seol büyüdü.

Ayla’nın Koreli minik yıldızı Kim Seol şimdilerde güzeller güzeli bir genç kız.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Şarkıcı Zara’nın kızı olduğunu biliyor muydunuz? Sosyal medyada ilgi ile takip edilen şarkıcı Zara’nın kızı Dila, herkes tarafından merak konusu oldu…

Çocuk yaşta şöhret olan isimlerden olan ünlü sanatçı Zara’nın gerçek adı ise Neşe Yılmaz.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Müzik piyasasına ilk olarak Neşecik adı ile giren Zara ilerleyen yıllarda sahne adını değiştirmiştir.

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ

Son zamanlarda sesinin yanı sıra değişimi ile de adından çokça söz ettiriyor. Sevilen sanatçı Zara geçirdiği estetik operasyonlarla adeta bambaşka birine dönüştü.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Ben dünyanın en iyi sır tutan, en ketum insanıyım. Ciddiyim, iddia ediyorum, benden iyi sır tutan yoktur” diyen Gümülcinelioğlu’nun bir özelliği de duyduğu veya okuduğu bir şeyi anında ezberlemesiymiş. Gümülcinelioğlu’nun hedeflerinin çoğu ise işiyle ilgili… “Hedefim uluslararası başarılar elde etmek.

Özellikle yurt dışında İngilizce projelerde yer almak. Ve en büyük hedefim de dönem işlerinde rol almak” diyor. Oyuncu Çağrı Çıtanak ile mutlu bir evliliği olan Başak Gümülcinelioğlu’nun özel hayatıyla ilgili hayali ise ‘anne’ olmak. “Minik minik de olsa çocuklar üzerine düşünmeye başladım. Gelecekte anne olabilecek olmak beni çok heyecanlandırıyor” diyor. Umarım bütün hayalleri gerçek olur.
800 YILLIKKERVANSARAYITURİZME KAZANDIRDI
Üç yıl önce eşi Elif Dağdeviren ile Türkiye’nin ilk sosyal sorumluluk otelini açan iş insanı Cem Kınay, yine bir ilke imza attı. Kınay, Konya’nın Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’nın desteğiyle,

180 metre genişliğinde ve 145 metre derinliğindeki Kızören Obruğu’nun yanındaki tarihi kervansarayı otele dönüştürdü. 800 yıl önce inşa edilen harabe haldeki Selçuklu kervansarayını, aslına uygun restore ettirip müze otel olarak hizmete açtı. Yüzyıllar boyunca tüccarlara hizmet eden tarihi mekan, artık müze-otel ve Rumi Tat-Koku Müzesi olarak hizmet veriyor.
‘AFİFE’ İLE BULUŞTUK!
“Beni acıyarak değil, düşünerek, severek, kucaklayarak hatırlayın. Tiyatro varsa ben varım” diyen Türk tiyatrosunun unutulmaz kadın oyuncusu Afife Jale’nin hayatı ‘Afife’ oyunuyla sahneye taşındı. Demet Evgar’ın Afife Jale’ye hayat verdiği oyununun geçen ay prömiyerine gidememiştim.

Önceki akşam seyretme imkanı bulduğum oyun, anlattıkları kadar varmış. Tek perde, 120 dakika boyunca baş döndüren bir tempoda devam eden oyunda, rolünü yaşayarak oynayan Demet Evgar başta olmak üzere; Necip Memili ve Tilbe Saran’ın da kadrosunda olduğu tüm oyuncular resmen döktürdü. Tüm ekibin emeğine sağlık.
30. YILA ANLAMLI KUTLAMA
30. yılını kutlayan Ulus’taki ikonik restoran, sanat ve sosyal sorumluluğu bir araya getirdiği bir projeye imza attı. Restoran, Türk çağdaş sanatının büyük ustası Burhan Doğançay’ın 95. yaşı anısına ve Doğançay Sanat Kültür ve Eğitim Vakfı yararına, sanatçının imzası olan porselen fincan takımı ürettirdi. Sınırlı sayıda üretilen fincan takımı, Doğançay Müzesi’nde vakıf yararına satışa sunuldu.

Restoranın sahibi Barış Tansever, “Sanatı ve değerlerimizi bu anlamlı projeyle bir araya getirmek, bizim için büyük onur” dedi. Sanat eseriyle kahve keyfi yapmak isterseniz aklınızda olsun…
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ama bir başka insafsızlık var ki, canımı en çok o yaktı. Hani kayıtlara geçen çete konuşmalarından biri “Suriyeli olmaz, bana ölecek Türk bebek lazım” demişti ya, bu lafı cımbızlayıp sosyal medyada “ırkçı” söylemlerine dayanak yaptılar. Dediler ki, “Bakın Suriyeli bebeklere dokunmuyorlar. Amaçları Türk’ün soyunu kurutup, vatanı Suriyelilere peşkeş çekmek..” Bu inanılmaz yalana rağbet edenler, prim verenler, bundan siyasi rant edinmeye çalışanlar oldu ne yazık ki…
Oysa gerçek şuydu: SSK ödemesinden yararlanmak için bebeğin mutlaka Türk vatandaşı olması gerekiyordu. Çünkü Suriyelilere böyle bir para ödenmiyordu.
Yazıklar olsun… Rezil siyasetiniz, sefil ırkçılığınız batsın!..
Bir canavarın portresi
Yenidoğan Çetesi kurarak 12 masum bebeğin canını aldığı iddiasıyla tutuklanan sözde doktor Fırat Sarı’nın fotoğrafını çektim sizler için. Çektim ki, bu caniler başka masumların canını almasın, sizler de uyanık olun diye…
1998’de PKK üyeliğinden 12 yıl kesinleşmiş cezası varmış. 2003’de Topluma Kazandırma Yasası ile cezası 2 yıla indirilmiş ve doktorluğa geri dönmüş.
Aslında felaket, yıllar öncesinden bağıra çağıra gelmiş de ruhumuz duymamış. Zira katıldığı bir YouTube programına yorum yağmış. İnsanlar onun gerçek yüzünü deşifre etmiş. Neler yazmamışlar ki?

“Şeytan. Bizim çocuğumuzu ne hallere koydun? TV’ye nasıl çıkabiliyorsun? (Ömer Karataş)
“Yazıklar olsun. Bebelerin ölümüne sebep olmuşlar. Özge hanım daha dikkatli konuk seçmeli.” (Kübra Türk)
“Ben de bebeklerin üzerinden nasıl para akladığını anlatacak sandım.” (S.Oğuz)
“Tüh sana be meslektaşım. Yazıklar olsun.” (Canan Bilge)
“Yazıklar olsun. Bebeklere yaptıklarının hesabını vereceksin. Rabbim hesabını sorar.” (Gülhanım Altunoğlu)
Diğer sayısız yorumda ise bu doktora emanet edilen bebeklerin nasıl günlerce sebepsiz yere yoğun bakımda tutulduğu, kiminin can verdiği, kiminin de son anda imza verilerek başka hastanelere sevk edilip kurtarıldığı anlatılıyor.
Bütün bunların ardından bir de dileğim var:
Umarım hayatını kaybeden yeni doğanların sayısı ifade edildiği gibi 12’de kalmıştır.
Ahlaksızlıkta son perde mi?
Dünyanın sonuna yaklaştığımızı belgeleyen dehşet verici videolardan birine sosyal medyada rastladım. Genç ve alımlı bir kadın, Dubai Mall’daki otoparkta lüks araçların üzerine “Zengin bir eş arıyorum” diye not iliştiriyordu.
Giderek “tamamen maddiyattan ibaret” bir dünyaya ne kadar hızla eriştiğimizi yüzümüze vuran bir ahlaksızlık manifestosu sanki. Ya da ruhunu şeytana para karşılığı satmaya niyetliler için garaj satışı…
Sonra biraz daha derinlemesine düşündüm. En azından bu kadın dürüsttü ve amacını açıkça beyan ediyordu. Çaktırmadan zengin adam avına çıkıp, nikah defterine imzayı bastırdıktan sonra asalak gibi adamın kanını emenlere ne demeli peki? Ama kadının unuttuğu bir gerçek var. O lüks araçların hiçbirini zenginler kullanmaz. Araçlardaki o notu ilk görecek kişi özel şoförlerdir. Yani bu girişim sadece şoförlerin telefon rehberine yarar…
Gaf’let kürsüsü
Gaziantep’te bir mağaza okul kıyafetlerini böyle tanıtınca büyük tepki aldı.

Zap’tiye
Biz Gazze’de katledilen bebeklere ağlarken meğer birileri burnumuzun dibinde bizim bebelerimizi soluksuz bırakıyormuş.
Ne demiş?
“Kedileri, köpekleri nasıl öldürüyorlar diyorduk. Meğer yeni doğan bebekleri de öldürüyorlarmış. Hem de gülerek, şakalaşarak…” (Sosyal medyadan)
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AFC Şampiyonlar Ligi Elite Batı Grubu 3. hafta maçında Suudi Arabistan ekibi Al Hilal, Birleşik Arap Emirlikleri takımı Al Ain ile deplasmanda karşılaştı.
NEYMAR SAKATLIKTAN DÖNDÜ, AL HİLAL 5-4 GALİP GELDİ
Teknik direktörlüğünü Jorge Jesus’un yaptığı Al Hilal, mücadeleden 5-4’lük skorla galip ayrıldı ve puanını 9’a yükseltti.
Brezilyalı yıldız Neymar da bu maçla birlikte formasına kavuştu.
32 yaşındaki futbolcu 18 Ekim 2023’te ülkesi Brezilya’nın 2026 Dünya Kupası Güney Amerika Elemeleri’nde Uruguay ile karşılaştığı müsabakada sakatlanarak oyundan çıkmıştı.

SOL DİZ ÖN ÇAPRAZ BAĞINDA YIRTIK TESPİT EDİLMİŞTİ
Daha sonrasında hastanede yapılan kontrollerde Neymar’ın sol diz ön çapraz bağında yırtık tespit edildiği açıklanırken, uzun süre sahalardan uzak kaldı.
Neymar, tedavisinin ardından antrenmanlara da başlarken bu sezon da ilk maçına AFC Şampiyonlar Ligi mücadelesinde çıktı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
UEFA Şampiyonlar Ligi 3. hafta maçında Real Madrid, sahasında Nuri Şahin’in ekibi Borussia Dortmund ile karşı karşıya geldi.
Santiago Bernabeu’deki mücadeleyi Real Madrid 5-2 kazandı.
MADRID’DEN İKİNCİ YARIDA MÜTHİŞ GERİ DÖNÜŞ
Borussia Dortmund, 30. dakikada Donyell Malen ve 34. dakikada Jamie Bynoe-Gittens ile devre arasına 2-0 ile gitti.
Real Madrid, ikinci yarıda geri dönüşe imza attı. İspanyol devi önce Antonio Rüdiger ile 60. dakikada farkı bire düşürdü. Real Madrid’de iki dakika sonra ise sahneye Vinicius Junior çıktı ve durumu 2-2’ye taşıdı.
2-2’den sonra da rakip kalede baskısını sürdüren Real Madrid, Lucas Vazquez’in 83’te attığı golle durumu 3-2’ye getirdi. İspanyol devinde ikinci golü atan Vinicius 86 ve 90+3’te iki kez daha fileleri havalandırdı ve Real Madrid, maçtan 5-2’lik galibiyetle ayrıldı.

ARDA GÜLER 90’DA OYUNA GİRDİ
Real Madrid’de Arda Güler, karşılaşmayı yedek kulübesinde başladı ve 90. dakikada oyuna dahil oldu.
Eyüpspor Teknik Direktörü Arda Turan, mücadeleyi tribünden takip etti.
Bu sonucun ardından Real Madrid, 6 puana yükseldi. Borussia Dortmund, 6 puanda kaldı.
Real Madrid, Şampiyonlar Ligi’nin bir sonraki haftasında sahasında Milan’ı ağırlayacak. Dortmund, Sturm Graz ile sahasında karşı karşıya gelecek.

ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDE BUGÜN ALINAN SONUÇLAR
Milan – Club Brugge: 3-1
Monaco – Kızılyıldız: 5-1
Paris Saint Germain – PSV Eindhoven: 1-1
Juventus – Stuttgart: 0-1
Arsenal – Shakhtar: 1-0
Aston Villa – Bologna: 2-0
Real Madrid – B.Dortmund: 5-2
Girona – S.Bratislava: 2-0
Sturm Graz – Sporting CP: 0-2








Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eczacıbaşı, Sultanlar Ligi’nin 4. haftasında Bahçelievler Belediyespor ile deplasmanda karşılaştı.
Karşılaşmanın tamamında oyun üstünlüğü elinden bırakmayan turuncu-beyazlılar, rakibini 25-10, 25-13, 25-11‘lik set skorlarıyla 3-0 mağlup ederek mücadeleden galibiyetle ayrıldı.
Sinead Jack-Kısal, 12 sayıyla karşılaşmanın en skorer ismi oldu. Aldığı 11 sayıyla Tijana Boskovic galibiyetin kazanılmasında önemli rol oynadı.
Eczacıbaşı Dynavit, Sultanlar Ligi 5. haftasında 26 Ekim Cumartesi günü saat 19.00’da kendi evinde Fenerbahçe Medicana ile karşılaşacak.
“SEZONUN BAŞINDAN BERİ OYNADIĞIMIZ EN İYİ OYUN”
Takımın başarılı oyuncularından Tijana Boskovic, karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada şunları dedi:
“Bugün sezonun başından beri oynadığımız en iyi oyunu oynadık. Çok fazla hata yapmadık ve taktiksel açıdan kendi seviyemizi korumaya çalıştık. Fenerbahçe maçından önce bizim için iyi bir hazırlık oldu. Derbiye hazırlanmak için birkaç günümüz daha var. Güçlü bir takıma karşı oynayacağız. Çalışmalarımıza devam ediyoruz”

“FENERBAHÇE KARŞILAŞMASINA EN İYİ ŞEKİLDE HAZIRLANACAĞIZ”
Maç boyunca rakibi kontrol altında tuttuklarına değinen Simge Aköz şu ifadeleri kullandı:
“Bugün, deplasmanda Bahçelievler Belediyespor’a karşı iyi bir takım oyunu sergilediğimizi düşünüyorum. Genel olarak etkili servis atarak, defans ve blok organizasyonumuzla rakibimizi maç boyunca kontrolümüz altında tuttuk. Özellikle son sette herkes en iyi performansını ortaya koydu. Önümüzde Fenerbahçe karşılaşmamız var. En iyi şekilde hazırlanıp, taraftarımızın desteğiyle derbiden galip ayrılmak istiyoruz”
Kaynak: İhlas Haber Ajansı (İHA)Fatih Yıldırım
Yazar
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İş kadını Caroline Koç, yılın ilk kar keyfini arkadaşlarıyla birlikte Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde yaşadı.
Arkadaşlarıyla fotoğraf çektiren Caroline Koç, o anları da sosyal medya üzerinden takipçileriyle paylaştı.
“YILIN İLK KARINA ŞAHİT OLMA ŞANSINI YAKALADIK”
Karın keyfini çıkaran Caroline Koç, paylaşımına; “Çamlıhemşin’deki son günümüzde, büyüleyici Sal ve Pokut yaylalarına çıktık ve yılın ilk karına şahit olma şansını yakaladık” ifadelerini not düştü.
“HARİKA BİR SEYAHATİN MÜKEMMEL BİR SONU”
Caroline Koç, ayrıca; “Kadir Bey’in bize gösterdiği en sıcak misafirperverlik ve harika rehberimiz bu deneyimi gerçekten unutulmaz kıldı. Harika bir seyahatin mükemmel bir sonu” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Tekniker için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. Tekniker’in ailesi ve dostlarının hazır bulunduğu törenin sunuculuğunu oyuncu Sevinç Erbulak yaptı.
“ÜZERİMİZDE ÇOK EMEĞİ VARDI”
Törene katılan sanatçının kardeşi Orhan Tekniker, büyük bir ustayı kaybettiklerini dile getirerek, “Böyle bir günde konuşmak çok zor. O iyi bir baba, ataydı. Üzerimizde çok emeği vardı. Onun hakkını ödemek gerçekten de çok zor. Bizim için bundan sonra onun olmadığı bir hayatta yaşamak hiç kolay olmayacak. Duygularımızı ifade etmekte zorlanıyorum. Geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Hepimizin başı sağ olsun” dedi.
“ONU DAİMA GÜZEL BİR ŞEKİLDE HATIRLAYACAĞIZ”
Sanatçı Uğurtan Atakan, Suphi Tekniker’in tiyatro ve sinemanın simge oyuncularından birisi olduğunu vurgulayarak, “Onun ‘Darülbedayi’ isimli bir kitabı vardı. Bu çok kıymetli bir eser ve şu anda baskısı yok. Bugünden itibaren basılması için ne gerekiyorsa yapacağım. Suphi, hep güler yüzlü ve sevecendi. Onu daima güzel bir şekilde hatırlayacağız” şeklinde konuştu.
“TİYATRONUN ÇALIŞANI DEĞİL, BİR PARÇASIYDI”
Sanatçı Mehmet Esatoğlu, duygularını şu sözlerle ifade etti: Ben 1974’te bu tiyatro sahnesine çıktığımda, bir ustam, ‘Tiyatronun sahipleri vardır.’ dedi. Suphi Tekniker de tiyatronun sahiplerinden birisiydi. Onlar, tiyatro için kavga ederler, dövüşürler, savaş verirler. En iyisini yapmak için emek sarf ederler. Suphi Tekniker, tiyatronun çalışanı değil, bir parçasıydı. Kendisini rahmetle anıyorum.

Sanatçı Bora Ayanoğlu da Suphi Tekniker ile çok güzel vakitler geçirdiklerini vurgulayarak, “Anılarla dolu bir hayatımız var. Birbirimiz için çok kıymetliydik. Onun benim kalbimde çok ayrı bir yeri oldu, olmaya da devam edecek. Benim, kadroya geçmemi o sağlamıştır. Bunu da hiçbir zaman unutmayacağım. Nur içinde yat. Seni seviyoruz. Allah taksiratını affetsin” dedi.

Sanatçı Fatih Mühürdar ise Tekniker ile 20 senelik dostlukları olduğuna işaret ederek, “Onunla her buluştuğumuzda, bizi geçmişte bir yolculuğa çıkartıyordu. Bizim için gerçekten de büyük bir isimdi. Allah gani gani rahmet eylesin. Seni seviyoruz Suphi Ağabey” ifadelerini kullandı.

Sanat yönetmeni Türkan Kafadar, büyük bir ustayı uğurladıklarını dile getirerek, “Onun en büyük derdi ‘Tiyatroya, sinemaya nasıl daha çok hizmet veririm?’ diye düşünmekti. Hep bunun kaygısını duydu. Kendisini rahmetle anıyorum” diye konuştu.
Törenin ardından usta sanatçı Tekiner için Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde öğle namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze törenine, sanatçı Yalçın Boratap, sanatçı Boya Ayanoğlu, sanatçı Erhan Yazıcıoğlu, sanatçı Salim Dündar, sanatçı Fatih Mühürdar, sanatçı Coşkun Demir, sanatçı Rıdvan Çelebi, sanatçı Salih Kalyoncu ile Tekiner’in ailesi ve sevenleri katıldı.
“ÇOK DEĞERLİ BİR SANATÇIYDI”
Hayatını kaybeden Suphi Tekiner’in değerli biri olduğunu söyleyen sanatçı Bora Ayanoğlu, “Suphi abimiz gerçekten çok değerli bir sanatçıydı, iyi bir yazardı, iyi bir senaristti, iyi bir sinema ve tiyatro oyuncusuydu. Çok başarılı bir insandı. Hepimizin kalbinde çok büyük yeri olan, çok sevdiğimiz biriydi. Ben onun sayesinde tiyatroya geçtim. Bana rolünü bırakmıştı. Bu rolü sen oynayacaksın demişti. Ve onun sayesinde ben imtihan olup kadroya geçtim. Hepimize ufak tefek çok güzel anıları olan ve güzel günler geçirdiğimiz değerli bir abimizdi” dedi.
“SUPHİ BENİM 60 YILLIK ARKADAŞIMDI”
Tekiner için dünyanın en güzel yüzlü, en güzel gülen insanıydı diyen sanatçı Yalçın Boratap, “Suphi benim 60 yıllık arkadaşım, kardeşimdi. Her biri gittiğinde bir parçamız kopuyor. Dünyanın en güzel yüzlü, en güzel gülen insanıydı. Onu özleyeceğiz” diye konuştu.

Önemli insanlara keşke göçmeden önce sahip çıkılsa diyen Sanatçı Erhan Yazıcıoğlu, “Tiyatro ve sinema dünyasının başı sağ olsun. Ama ne yazık ki önemli insanları bir bir yitiriyoruz ve gittikleri zaman anmaya başlıyoruz. Keşke göçmeden önce sahip çıkılsa. 1960 – 1970 yıllarında tiyatroya sezonunda Anadolu’dan bir film teklifi geldi. Gönlü rahat film çekimine gitti umarım gönlü rahat öbür tarafa göçmüştür” dedi.

Kılınan cenaze namazının ardından Suphi Tekiner Ayazağa Mezarlığı’na defnedildi.
Suphi Tekniker’in vefatının ardından Hülya Koçyiğit de yaşadığı üzüntüyü “Canım arkadaşım Suphi Tekniker’i kaybetmenin üzüntüsü içindeyim. Oyuncu, yönetmen, senarist, yazar Suphi Tekniker, tam bir tiyatro aşığıydı. Neredeyse 60 yıla yakın bir arkadaşlıktı bizimki… Dostluğun için, biriktirdiğimiz tüm anılarımız için sonsuz teşekkürler canım arkadaşım. Sevgili Suphi’ye Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine sabır diliyorum” sözleriyle dile getirdi.
SUPHİ TEKNİKER HAKKINDA
Suphi Tekniker, 10 Ocak 1940’ta Mersin’de 6 kardeşli bir ailede doğdu. Tekniker, Mersin Lisesi’nden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nden mezun oldu. Ancak Suphi Tekniker’in akrabası Saim Alpago’nun yönlendirmesiyle İstanbul Şehir Tiyatroları’na girdi. Tekniker, İlk yıllar küçük roller oynarken Toron Karacaoğlu’nun bir rolde hastalanması üzerine bir anda başrol oyuncusu oldu. Seyirciler arasındaki Atıf Yılmaz’ın kendisini beğenmesi üzerine Suphi Tekniker’in sinema kariyeri başladı.

Suphi Tekniker, 1960’ta senaryosunu Erdoğan Tünaş’ın yazdığı; Orhan Günşiray, Fatma Girik ve Suphi Kaner’in de rol aldıkları ‘Cici Kâtibem’ filmi ile oyunculuğa başladı. Tekniker, 1975’te başlayarak birçok filmlerin senaryosunu yazdı. Tekniker, oynadığı filmlerdeki, temiz yüzeyle hatırlanmaktadır. Suphi Tekniker’in belli başlı rolleri; Hülya Koçyiğit ile oynadığı ‘Şoför’ filminde Hülya Koçyiğit’in eniştesi, ‘Talihsiz Yavrum’ filminde ‘Şoför Reşat’, ‘Tatlı Dillim’ filminde basketbolcu, Tarkan Gümüş Eyer filminde ‘Tulga’, ‘Vukuat Var’ filminde Güllü’yü kandıran ‘Ramazan’, “Cici Katibem”de ise foto muhabirini canlandırmıştı. Tekniker, ilerleyen dönemlerde kamera arkasına geçip rejisörlük, senaristlik gibi işler yapmayı seçti. Ertem Eğilmez’e ‘Badi Ekrem’ rolü için Şener Şen’i tavsiye eden kişi oldu.

Filmografisi
Oyuncul olarak;
1960: Cici Katibem
1963: Büyük Yemin
1963: Kızlar Büyüdü
1963: Maceralar Kralı
1963: Zehir Hafiye
1964: İstanbul’un Kızları
1964: Sen Vur Ben Kırayım
1964: Yılların Ardından
1965: Cici Kızlar
1965: Hüseyin Baradan Çekilin Aradan
1965: Kolla Kendini Bebek
1965: Şıngırdak Melahat
1965: Taşralı Amca
1966: Kaldırım Meleği
1966: Karakolda Ayna Var
1966: Kenar Mahalle
1966: Şeref Kavgası
1966: Sokak Kızı
1966: Vatan Kurtaran Aslan
1967: Demir Kapı
1967: Elveda
1967: Kadın Düşmanı
1967: Kara Davut
1967: Utanç Kapıları
1967: Yaşlı Gözler
1968: İngiliz Kemal
1968: Öldürmek Hakkımdır
1969: Kanlı Aşk
1970: Kadın Satılmaz
1970: Meçhul Kadın
1970: Tarkan: Gümüş Eyer
1971: Beyoğlu Güzeli
1971: İntikam Kartalları
1971: Mavi Boncuk Lassi
1971: Üç Kızgın Cengaver
1972: Feryat
1972: Karaoğlan Geliyor
1972: Katerina 72
1972: Kopuk
1972: Oğlum İçin
1972: Oğlum
1972: Tatlı Dillim
1972: Vukuat Var
1972: Yumurcak Küçük Şahit
1973: Ezo Gelin
1973: Toprak Ana
1974: Talihsiz Yavrum
1976: Şoför
1977: Bir Tanem
1980: Durdurun Dünyayı
2006: Binbir Gece

Senarist olarak;
1975: Azgın Bakireler
1975: Bir Araya Gelemeyiz
1975: Hanzo
1976: Aile Şerefi
1976: Öyle Olsun
1976: Şoför
1979: Derya Gülü
1979: Umudumuz Şaban
1980: Şaşkın Milyoner
1981: Aşka Dönüş
1981: Su
1982: Dolap Beygiri
1983: Aşkım Günahımdır
1983: En Büyük Şaban
1983: Kahır
1983: Tokatçı
1984: Dil Yarası
1984: Kaptan
1985: Sekreter
1986: Alev Gibi
1986: Bir Düşmeye Gör
1987: Allah Allah
1987: Can Yoldaşım
1987: Sis
1989: Oyunun Sonu
1990: Yağ Yağmur
1993: Bayan Perşembe
1993: Geceler
1993: Hamuş
Yapımcı olarak;
1984: Yosma
Suphi Tekniker hayatını kaybetti Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Koordinatörlüğünü Erkan Can’ın gerçekleştirdiği festivalin son günü; jüri üyeleri Serdar Akar, Deniz Çakır, Hakan Algül ve Ercan Mehmet Erdem ‘Film Festivallerinin Sektöre Katkıları’ başlıklı söyleşisiyle başladı. Jüri üyeleri söyleşide, dijital platformların sinemaya etkileri, toplumsal konuların sinemada işlenmesi, festivallerin genç sinemacılara sunduğu fırsatlar ve alanlar gibi konulara dikkat çekti.

Gemlik Film Festivali, Şenay Gürler’in sunduğu ödül töreniyle son buldu. Festivalin üçüncü yılında, ‘Eşref Kolçak Onur Ödülü’, Türk sinemasının usta isimlerinden Menderes Samancılar’a verildi. Menderes Samancılar; “Burada olmak ve bu ödülü almak gurur verici. Eşref Kolçak abiyle çok çalıştım. Gün gelecek, onun adına verilen ödülü alacaksın, deseler; aklıma gelmezdi. Saygıyla rahmet anıyorum Eşref ağabeyi… Eşref Kolçak çok vicdanlıydı ama şu an vicdansızların ülkesinde yaşıyoruz. Bu cendereden halkla, emekçiyle, sanat ve sanatçıyla çıkacağız. Silkelenip ayağa kalkacağız, bize çok iş düşüyor. Yolumuz uzun ama atımız yorgun değil. Bu ödülü sokak hayvanları için alıyorum. Bana her zaman destek olan eşime teşekkür ediyorum. O olmasaydı belki burada olmazdım” dedi. Kendisine verilen zeytin fidanını alan sanatçı; bu konuda duygularını; “Belki büyütmek için ömrüm olmayacak ama bu ağacın gölgesinde büyüyecek çocuklar olacak elbette” şeklinde dile getirdi.
REKLAM
Türk tiyatrosu ve Türk sinemasına katkıları dolayısıyla ‘Emek Ödülü’nü alan usta isimlerden Şükrü Avşar: Herkese çok teşekkür ederim. Sinemaya katkı sunan bu festivaller çok değerli. Çok uzun yıllardır sinemacıyım ve sinemanın her dalında çalıştım. Sinemaya çivi çakan her insan benim için önemlidir. Sinema benim için tutku.

Şükrü Avşar
Serpil Tamur: Şu anda çok duygusalım. Kelimelere dökmek çok zor geliyor. Ödülü almaktan dolayı çok mutluyum. İnsanlar sona yaklaştıkça takdir görmek çok güzel. 61 yılını bu mesleğe adamış biri olarak beni bu ödüle layık gören herkese teşekkür ederim. Benim kırmızı çizgim çocuklar. Çocuklara kıymayın, ne olur.

Serpil Tamur
Altan Erkekli: Bana emek veren başta annem olmak üzere, bende emeği olan herkes adına bu ödülü alıyorum. Bu ödül benim değil, sizin.

Altan Erkekli
Ulusal Kısa Film Yarışması Kazananları Belli Oldu
Bu yıl 484 film başvurusuyla rekora imza atan Ulusal Kısa Film Yarışması filmleri; ön jüri üyeleri Ceren Şahan, Hakan Aksun, Arda Erdikmen ve Gültekin Bayır tarafından değerlendirildi. Finale kalanlar arasından ödül alanları belirleyen; jüri başkanı Serdar Akar, jüri üyeleri Deniz Çakır, Ercan Mehmet Erdem, Hakan Algül tarafından kazananlara ödülleri takdim etti.
REKLAM
Kurmaca / Deneysel dalının birincisi; ‘Eksi Bir’, ikincisi; ‘Satışçının Bir Günü’, üçüncüsü; ‘The Surrogate Girl’.
Ulusal Belgesel dalının birincisi; ‘İyi Ölüm’, ikincisi; ‘Yaren’, üçüncüsü; ‘Antroposen’.
Ulusal Animasyon dalının birincisi için jüri üyeleri bir film belirlemedi. Bu dalın ikincisi; ‘Uzak’, üçüncüsü; ‘Yetim’. Jüri Özel Ödülü’nün sahibi ise ‘Deq’ ve ‘Kota’ filmleri oldu.

Ayrıca; Altan Erkekli, söyleşide, Menderes Samancılar ise imza gününde Gemlikliler ile buluştu
Yoğun katılımla devam eden festival, Kısa Film Yarışması’nda finale kalan filmlerin ve ‘Babamın Kanatları’ filminin gösterimiyle devam etti.

Festivalin son gün programında, Eşref Kolçak Onur Ödülü’nün takdim edildiği Menderes Samancılar’ın ‘Yanmış Orman Kokusu kitabının imza etkinliği ve ‘Emek Ödülü’nün takdim edildiği Altan Erkekli’nin söyleşisi de yer aldı. Altan Erkekli sinema kariyeri, günümüz sineması ve oyunculuk hakkında gelen soruları yanıtladı.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1990’lı yılların ünlü dizisi ‘Sahil Güvenlik’te (Baywatch) David Hasselhoff, Pamela Anderson ve Carmen Electra gibi yıldızlarla birlikte rol alan ve dizideki cankurtaran rolüyle hafızalara kazınan Newman, Parkinson hastalığına bağlı komplikasyonlar nedeniyle hayata veda etti.
Newman, kendisine ilk kez Parkinson teşhisi konulduğunda 50 yaşındaydı. 18 yıldır hastalıkla mücadele eden oyuncu, gerçek hayatta cankurtaran olarak çalışan tek ‘Sahil Güvenlik’ oyuncusuydu.
11 sezon boyunca devam eden ve 2001’de final yapan dizi, Los Angeles sahillerinde devriye gezen cankurtaran ekibinin başından geçen olayları konu ediniyordu.
REKLAM
Dizinin 150 bölümünde yer alan Newman, aynı zamanda ‘Sahil Güvenlik’te oynadığı sırada tam zamanlı bir itfaiyeciydi.
‘Baywatch: Moment in the Sun’ adlı belgeselde Newman’ın Parkinson hastalığıyla mücadelesinden bahsedilmişti.

“HASTALIK BANA BİLGELİK KAZANDIRDI”
Ağustos ayında People’a konuşan Newman, “Bu ölümcül hastalık bana düşünmek için çok fazla zaman verdi. Belki de bunu istemiyordum ama bana bilgelik kazandırdı” demişti.
“Vücudum o kadar yavaş değişiyor ki, bunu neredeyse hiç fark etmiyorum” diyen oyuncu, “Parkinson’un artık hayatımın merkezi haline geldiğini kendime sürekli hatırlatıyorum” diye eklemişti.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Habertürk‘ten Eren Gürel’in haberine göre; geçtiğimiz günlerde taburcu olan Reha Muhtar, önceki gün Bebek’te görüntülendi.

Yürümekte zorlandığı görülen Reha Muhtar, basın mensuplarına; “Her şeye geri döneceğim merak etmeyin, fazlasıyla geri döneceğim. Sağlık, bu hayattaki en önemli şey. Son 40 gün içinde her şeyim varken sağlığım gitti ve hiç bir şeyim kalmadı ama şükür hâlâ sevenlerim var” dedi.
REKLAM
Reha Muhtar, hastane sürecinde çocuklarının yanında duran eski hayat arkadaşı Nilüfer hakkında da konuştu. Muhtar; “Bilmiyorum Nilüfer Hanım ne yaptı. Öğreneceğiz her şeyi, bilmiyorum henüz. Sonrasında açıklayacağız. Çocuklarımla görüşemiyorum, sadece okullarının önünde denk gelirsem görüşüyorum. Her şey elimden alındı” diye konuştu.

Reha Muhtar’ın elinde para dolu zarf dikkat çekti.

Deniz Uğur ile Nilüfer arasında gerilim Haberi Görüntüle
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AP’ye konuşan bir Arjantinli yetkili, 31 yaşında hayata veda eden İngiliz şarkıcının vücudunda kokain tespit edildiğini açıkladı.
Nihai toksikoloji sonuçlarının birkaç hafta sonra açıklanması beklenirken, ön toksikoloji raporunun, Payne’in kokaine maruz kaldığına dair kanıtlar öne sürdüğünü belirten yetkili, bu ilk sonuçların, öldüğünde kanında ne miktarda kokainin dolaşımda olduğuna dair doğru bir okuma sunmadığını vurguladı.
Arjantin kamu savcılığı davayı soruşturuyor.
Öte yandan Payne’in otopsisi, ölümüne neden olan travmatik yaralanmaların otelin üçüncü katından düşmesiyle tutarlı olduğu sonucuna vardı. Savcılar olaya başka birinin karıştığı idiasını reddetti.
Soruşturmayı yürütenler, Payne’in otel odasında kırık nesneler ve mobilyalar arasında narkotik maddeler ile alkolün saçılmış olduğunu tespit ettiler. Bu durum, savcılığın Payne’in düştüğü sırada madde bağımlılığının neden olduğu bir kriz yaşadığını tahmin etmesine yol açtı.
Otopsi raporunda, Payne’in otel odasının balkonundan “yarı veya tam bilinç kaybı” halinde düşmüş olabileceği belirtildi.
Yerel medyada yayınlanan, Payne’in otel odasından çekildiği iddia edilen fotoğraflarda, parçalanmış bir TV ekranı görülüyordu. Polis ayrıca Payne’in eşyaları arasında dağılmış halde çeşitli reçetesiz ilaçlar buldu.
Payne’in ölümünden kısa bir süre önce otel müdürünün 911 acil yardım hattını arayarak, agresif davranan, uyuşturucu ve alkolün etkisi altında olan bir misafiri ihbar ettiği öğrenilmişti.
Payne’in cenazesinin gelecek hafta ülkesi İngiltere’ye götürülmesi bekleniyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
5 milyon 300 bin liralık konser bütçesi nedeniyle sosyal medyada Konak Belediyesi ve Şevval Sam’a tepki gösterildi. Tepkilerin ardından, Şevval Sam ve çalıştığı ajans ortak bir açıklama yayımladı.

“SOSYAL MEDYADA DOLAŞAN BELGE STANDART TEKLİF BELGESİDİR”
Açıklamada; “Birkaç gündür kamuoyunu meşgul eden, Şevval Sam’ın Konak Belediyesi için gerçekleştireceği Cumhuriyet Bayramı konserine yönelik mesnetsiz ithamlar ve spekülatif değerlendirmelere ilişkin açıklama yapma gereği doğmuştur. Sosyal medyada dolaşan belge standart bir teklif belgesidir; bu belge bir fatura ya da ödeme belgesi değildir. Söz konusu rakam, toplam organizasyon bütçesini içermektedir ve ses – ışık sahne, ulaşım, konaklama, ağırlama gibi tüm prodüksiyon giderlerini kapsamaktadır. Her türlü bilgi kirliliğini önlemek amacıyla kamuoyuna duyurulur. Tüm kamuoyunu, politik amaçlar uğruna gerçeklerin çarpıtıldığı bu tür haberlere karşı dikkatli olmaya davet ediyoruz” denildi.

Fotoğraflar: X, Instgram, İHA
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esra Dermancıoğlu’nun tiyatro seyircilerileriyle buluşacağı oyun için hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Dizi projesi için Kapadokya’da sette bulunan Dermancıoğlu oyunun provalarını çevrimiçi olarak gerçekleştirdi. 22 ve 23 Ekim tarihlerinde Zorlu PSM %100 Stüdyo’da sahnelenecek oyun seyircilere 60 dakikalık unutulmayacak bir deneyim sunacak. Oyun için heyecanını dile getiren Esra Dermancıoğlu ‘Bir manifest’ dedi.
İSTANBUL’DA BİR ÖLÜM, PARİS’TE BİR GECE, HAYAL İLE GERÇEK İÇ İÇE
Muskat, yıllardır bakımını üstlendiği annesinin ölümünden sonra Yaşar’ın (Esra Dermancıoğlu) zihninin derinliklerinde yaşananları sahneye taşıyacak. Hayatı ile ilgili artık ne yapacağına dair en ufak bir fikri olmayan Yaşar’ın zihni Paris sokaklarında savrulurken İstanbul’un gölgesi onu sürekli gerçekliğe döndürecek.
IŞIK VE SES TASARIMI İLE PERFORMANSIN BİRLEŞİM
Sezonun en çok konuşulacak oyunlarından biri olan Muskat, ses ve ışık tasarımı ile seyircileri etkisi altına alacak. Görsel dünyasını dekorsuz olarak sunan Muskat, Esra Dermancıoğlu’nun performansını ışık ve ses üzerinde toplayarak hikayeyi farklı bir boyuta taşıyacak.
Muskat, OM Paparazzi, Mey|Diageo ve Arkas Holding’in katkılarıyla sahneleniyor. Etkinliğin biletleri Biletinial.com’dan temin edilebilir.
Oyun Tarih ve Saatleri:
1. oyun: 22 Ekim 19.00 – Zorlu PSM %100 Stüdyo
2. oyun: 22 Ekim 21.00 – Zorlu PSM %100 Stüdyo
3. oyun: 23 Ekim 19.00 – Zorlu PSM %100 Stüdyo
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yurt dışında oldukça tüketilen alabaş sebzesi ülkemizde yeni yeni popüler olmaya başladı. Lahana ailesine ait olan bu sebze görüntü olarak turpa benzer. İlkbahardan itibaren tezgahlardan yer almaya başlayan alabaş, lahana ve kereviz gibi tüketilir. Yeşil ve pembe gibi iki farklı renge sahip olan alabaş, vücudun günlük ihtiyacı olan lifin yüzde 52’sini karşılar. “Cennet topuzu” olarak da bilinen alabaş, A, C, B vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir gibi mineraller bakımından oldukça zengindir. Yapılan bazı araştırmalarda alabaş sebzesinin kanser hücrelerini yok etmede etkili olduğu tespit edilmiştir. Yıl boyunca yetişme özelliğine sahip olan alabaş insan sağlığına birçok fayda sağlar.

ALABAŞIN FAYDALARI NELERDİR?
– C vitamini bakımından zengin olan alabaş, güçlü bir antioksidan görevi görür. Bu özelliği sayesinde vücutta mutasyona uğrayıp tümör olmaya meyilli hücrelerin sağlıklarını korur. Kanser oluşumunu engeller. Özellikle akciğer ve bağırsakları temizleyerek buradaki kanser ihtimalini sıfırlar.
– Göz sağlığında en yaygın olan rahatsızlık kataraktır. Katarak oluşumuna neden olan durum ise göz içerisindeki A vitaminin azalmasıdır. A vitamini bakımından zengin olan alabaş bu durumun yaşanmasını önler.
– Vücuttaki potasyum dengesi tansiyon rahatsızlığı için önemli bir mineraldir. Bu mineral azalınca hormon bozukluğu ve yüksek tansiyon hatta felç gibi riskli hastalıkların yaşanmasına neden olur. Ancak alabaş içerdiği yüksek potasyum sayesinde vücuttaki oranı dengeler.
– Turp gibi alabaşta kuru öksürük ve solunum hastalıklarında olumlu etkiye sahiptir. Kaynatılıp suyu tüketildiğinde özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan enfeksiyona bağlı gelişen göğüs ağrısı ve kuru öksürüğü keser.
– Kilo aldırmadan demir oranını yükselten nadir besinlerdendir. Çünkü alabaş lif bakımından zengin olduğundan kilo vermede yardımcı olur. Metabolizmayı hızlandırır. Aynı zamanda ise demir oranını artırarak kansızlık gibi ciddi hastalıkların önüne geçer.
– Zeka gelişiminde etkili olan selenyum minerali bakımından zengin olduğundan beyin sağlığını da olumlu etkiler. Uzmanlar gelişim çağındaki çocukların ve anne adaylarının tüketmesini tavsiye eder. Ayrıca anne sütünü artıran özelliğe sahiptir.
– Sinir hücrelerini sakinleştirerek kişinin rahat bir uyku çekmesini sağlar. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun özellikle sıklıkla uyku problemi çeken hastalarına tavsiye ettiği besinler arasında yer alır. Kronik uykusuzluk için beyaz alabaşı öneren Saraçoğlu, uykudan yarım saat önce çiğ tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.
– Kalsiyum minerali kas ve kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bu sayede ileri yaşlarda görülme ihtimali olan romatizma ve kemik erimesi gibi hastalıklar önlenmiş olur. Doğada düt kalsiyum bakımından en zengin besin olmasına rağmen, alabaşta süt kadar zengindir.
– Bağışıklığı güçlendiren alabaş, vücutta biriken toksinleri atarak adete vücudu yeniler. Bu faydası da en çok cilde yarar. Hem dış etmenlerden hem de iç rahatsızlıklardan sıklıkla etkilenen cilt alabaş sayesinde yağ dengesini düzenleyerek akne ve sivilce oluşumunu engeller.
ALABAŞIN OLUMSUZ ETKİSİ NEDİR?
Vücuttaki iyotu kısa sürede tüketebilen alabaş tiroid gibi hormon sorunlarına neden olabilir. Bu yüzden tüketimine dikkat edilmelidir. En azından bir uzmana başvurularak günlük ne kadar tüketilmesi öğrenilmelidir. Bazı uzmanlar haftada en fazla iki defa tüketilmesini tavsiye ediyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Fenerbahçe, 20 Ekim 2024’te saat 19.00’da Samsunspor’a karşı oynayacağı maçta, Süper Lig’deki konumunu sağlamlaştırmayı hedefliyor.
7 maçta elde ettiği 5 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyetle toplamda 16 puan toplayan sarı-lacivertliler, ligde 4. sırada yer alıyor.
“TAKIMIN PARLAK GELECEĞİ MERT HAKAN”
Öte yandan futbol takımında da moraller yerinde. Sözleşme uzatma görüşmelerine devam eden İrfan Can Kahveci, sosyal medya hesabından paylaştığı bir videoda “Takımın parlak geleceği ve diğerleri.” ifadesini kullanarak Mert Hakan Yandaş’a gülümseten bir göndermede bulundu.
Videoda genç futbolcuların yanında görülen Mert Hakan, izleyenleri de güldürmeyi başardı.


Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1 AY BOYUNCA AÇ KARNINA…
Antiseptik ve tıbbı etkileri olan ılık limonlu suyun sağlık açısından çeşitli faydaları bulunuyor. 1 ay boyunca aç karnına ılık içilen limonlu suyun sağlığınıza olan etkilerini merak ediyorsanız işte cevapları…

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
Enfeksiyon ve hastalıklara neden olan patojenik bakterilerin büyümesini ve çoğalmasını önlemeye yardımcı olur. Bağışıklık sisteminin yükselmesine yardımcı olur. Böylece grip gibi enfeksiyon hastalıklarından korunmanızı sağlar.
ROMATİZMAYI ÖNLER
Limonlu su ürik asidi eritmeye yardımcı olur. Böylece düzenli tüketildiğinde romatizma gibi hastalıklarının önlenmesine ve tedavi edilmesine yardımcı olur..
KARACİĞERE ENERJİ VERİR
Mide ekşimesi durumunda abir bardak içilen limonlu su rahatlamanıza yardımcı olur. Aynı zamanda limonlu su karaciğerdeki kalsiyum ve oksijen seviyelerini dengelemeye yardımcı olur. Karaciğere enerji vererek kuvvetlendirir.
KANSER RİSKİNİ AZALTIR
Limonlu su içmek, kanseri önlemede faydalıdır. Araştırmalar, limonun tümör önleyici özellikleri ile kanser riskini azaltmada yardımcı olduğunu gösteriyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 9. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Samsunspor ile karşı karşıya geldi. Sarı-lacivertliler mücadeleden 2-2’lik beraberlikle ayrıldı ve 2 puan kaybetti.
Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, Fenerbahçe ile berabere kaldıkları karşılaşmayı değerlendirdi.
Yıldırım, “Fenerbahçeli basının yardımı ile bir aydır Türkiye ve Fenerbahçeli basın bu maçı konuşuyordu. Ben de bunu fırsat bildim. Anadolu takımı için böyle önem kazanmak ve konuşulmak pazarlamaydı. Akıllı bir şekilde kullandım bunu.
“BARİZ PENALTIMIZ VERİLMEDİ”
Maça gelirsek, bizim rakibimiz Fenerbahçe değil ama bugün gördünüz, biz söyledik hep, biz tüm maçlara galibiyet için çıkıyoruz. 90 dakika koşarak oynuyoruz, bugün de bunun örneğini gösterdik. Soner’in son dakikada şutu kaleyi tutsa 3-2 olacaktı. Bariz bir penaltımız verilmedi bize göre.” dedi.
“FENERBAHÇE ZAMAN ÇALMA İHTİYACI HİSSETTİ”
Sözlerine devam eden Yüksel Yıldırım, “Samsunspor, oyunu asla çirkinleştirmeyecek dedim ve bugün de bunu gösterdik. Fenerbahçe, 2-1 öne geçtikten sonra kalecinin oyunu geciktirmesi, Dzeko’nun çıkarken tavırları falan, Fenerbahçe bu maçtan 2-1 galibiyetle ayrılmak için zaman çalma ihtiyacı hissetti. Bu beni mutlu etti, Samsunspor iyi yolda gidiyor. 10 katı bir bütçe ile kafa kafaya oynadık. Yediğimiz goller, bariz bizim hatamızdan oldu. Attığımız goller, biz yaratarak attık. Herkesi kutluyorum. Mağlubiyetten gelip beraberliği yakalamak bizim için sevinç verici. Mutlu ayrılacağım. Şehir mutlu.” sözlerini sarf etti.
“FENERBAHÇE BASINI BENİ ÇOK SUÇLADI”
Yüksel Yıldırım, son olarak, “Biz Beşiktaş maçında da iyi oynadık, 10 Kasım’da İstanbul’a geleceğiz, o maçta da böyle oynayacağız. Kimsenin şüphesi olmasın. Ben Samsunsporluyum, sahibi olduğum kulüp, bu kulübü destekliyorum ve bütün takımlara aynı istekle oynuyoruz bunu açıklamak istedim. Fenerbahçe basını beni çok suçladı. Öyle bir karakterde olamam. Çok istedik kazanmayı, ikinciliğimizi korumak istedik. Fenerbahçe’ye yenilmememiz lazımdı yerimizi korumak için. Bugün yenilmedik, üçüncü olduk, keşke yenseydik ve yeniden ikinci olsaydık. Nasıl başladığımız değil, nasıl bitirdiğimiz önemli. Samsunspor, adım adım hedeflediği yere gidecek.” diye konuştu
Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hamuru için:
Üzeri için:
YAPILIŞI
Derin bir kapta tozşeker ve sütü çırpın. Tereyağı, kabartma tozu, vanilya, un ve ayçekirdeğini ilave edin. Tüm malzemeyi iyice yoğurun ve ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Hamur parçalarını iki avucunuzun içinde ovalayarak, 10 cm uzunluğunda uzun şeritler hazırlayın. 3 adet şeridi yan yana koyarak, saç örgüsü şekli verin ve diğer hamurları da aynı şekilde hazırlayın. Daha sonra yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin ve üzerine yumurta akı sürüp, ayçekirdeği serpin. Önceden ısıtılmış 190 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, Konyaspor karşısında alınan 2-0’lık galibiyeti değerlendirdi.
Hollandalı teknik adam, “Galip geldiğimiz için mutluyum. 2 gol attık, daha da fazla atabilirdik. Skordan memnunum. 3. milli araya kadar olan bölüme 3 puanla başlamak önemliydi. Özel bir atmosferde oynadık. Kırmızı formayla çıktık, herkes kırmızı giymişti. Stadyum kıpkırmızıydı. Önümüzdeki hafta Cumhuriyet Bayramı, herkesin bayramı için kutluyorum. Taraftarımız da bu önemli günde mutlu ettik.” dedi.

“REKORLAR GÜZEL”
Giovanni van Bronckhorst, “John Benjamin Toshack’tan bu yana Süper Lig’de Beşiktaş’ın başında çıktığı ilk dört iç saha maçını kazanan ilk teknik direktör oldunuz.” şeklinde gelen hatırlatmanın ardından, “Rekorlar önemli ama benim baktığım şey takımımı hazırlamak ve galibiyetler. Yaptığım şey bu, yapacağım şey bu. Rekorlar güzel. Benim için, kulüp için güzel. Bunun için çalışmıyoruz tabii ki. Ben takımımı zaferler için hazırlıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“RASHICA DÖNEBİLİR”
Giovanni van Bronckhorst, son olarak, sakat futbolcuların durumu için gelen soruya, “Bekleyip göreceğiz, uzun süredir aramızda olmayan oyuncular var. Milot belki dönebilir. Önümüzdeki günleri görmeliyiz. Lyon maçında Milot olmayacak. 3 günümüz var Lyon maçı için, hazırlanacağız. Sonra lige bakacağız. Avrupa’ya iki kayıpla başladık. Bugün yeni bir sakatlık yaşamadık, bu iyi. Umarım bu süre zarfından aramıza katılan oyuncular olur.” diye cevap verdi.
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nde perşembe günü Lyon ile deplasmanda karşılaşacak. Siyah-beyazlılar, ligde ise gelecek hafta Galatasaray deplasmanına gidecek.
Abdullah Paçal
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
SOSİS
Sosisli sandviçlerde yarı pişirilmiş sosisler aslında sağlığımız için son derece tehlikelidir çünkü çiğ sosiste listeria bakterisi bulunur. Bu tehlikeli bakteri sindirim sistemini bozarak zehirlenmeye neden olabilir. Bu ihtimali ortadan kaldırmam tek yolu ise sosisleri iyi bir şekilde pişirmektir. Uzmanlar, sosisi çiğ bir şekilde tüketmekten kaçınmanız gerektiğinin altını çiziyor.

FASULYE
Çiğ fasulye, pişirilerek çıkarılması gereken zararlı tatsız bir toksin içerir. Kırmızı ve böbrek fasulyesi özellikle toksiktir, ancak diğer tipler de zehirlenme riski taşır. Fasulyeleri kaynatmadan içerisinde bulunan toksinler yok edilemez…
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

MANYOK
Manyok, gelişmekte olan dünyada yarım milyardan fazla insan için temel bir diyet sağlayan önemli bir besindir. Ancak manyokun yanlış hazırlanmasının, akut zehirlenmelere, kısmi felce veya hatta ölüme neden olacak kadar zehirli olabileceğini unutmayın.

KARİDES
Karides çiftliklerde yetiştirilir. Enfeksiyonların, hastalıkların ve parazitlerin yayılmasını önlemek için, çiftçiler hayvanların yemini antibiyotiklerle pompalar ve suları pestisit ve fungisitlerle doldururlar. Klor da dahil olmak üzere büyük miktarda kimyasal katkı maddesi içine eklenir.

PATATES
Genel olarak, patates tamamen güvenli bir sebzedir. Patatesleri çok uzun süre aydınlık ve aşırı nemli bir ortamda bırakırsanız veya uzun süre bekletirseniz filizlenmeye başlayacaktır.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’in 9. haftasında Fenerbahçe, 20 Ekim 2024’te saat 19.00’da deplasmanda Samsunspor ile karşılaşacak.
Ligde sarı-lacivertliler oynadığı 7 müsabakada 5 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyetle 16 puanla 4. sırada bulunuyor. İyi bir çıkış yakalayan ve son 4 maçında galibiyet elde eden kırmızı-beyazlılar ise 6 galibiyet ve 2 mağlubiyetle 18 puanla 2. sırada yer alıyor.
Süper Lig’de son maçına 29 Eylül’de çıkan Fenerbahçe, Samsun’da kazanarak zirve yarışında hata yapmamak ve yoğun maç trafiğine 3 puanla girmek istiyor.
KAMPTA 2 EKSİK
Fenerbahçe, Samsunspor ile deplasmanda karşılaşacağı maçın kamp kadrosunu duyurdu.
Sarı-lacivertli takımda İsmail Yüksek ile Cengiz Ünder, kadroda yer almadı.
CENGİZ SAKATLANDI
Cengiz Ünder’in antrenmanda yaşadığı sakatlık sebebiyle Samsunspor maçı kadrosuna alınmadığı öğrenildi.
Sakatlıklarını atlatan Osayi-Samuel ile Çağlar Söyüncü kafilede yer aldı.

Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>KAVUNUN FAYDALARI
Kavun, vücudu soğutucu ve yatıştırıcı etkisinin yanında sağlık açısından da birçok faydası bulunmaktadır. Gelin kavunun faydalarını hep birlikte inceleyelim. İşte sizler için araştırıp bir araya getirmiş olduğumuz kavunun faydaları…
1. Anti-Kanser Özellikleri
Kavun meyvesindeki yüksek karotenoid içeriği, kanseri önleyebilir ve akciğer kanseri riskini azaltabilir. Bu meyvenin düzenli tüketimi, vücudunuzu istila eden kanser hücrelerinin önlenmesinde ve öldürülmesinde etkilidir. Bu yüzden bu ölümcül hastalığı önlemek için diyetinize kavun ekleyin.

2. Kalp Sağlığı
Kavun meyvesinde bulunan adenosin adı verilen bir antikoagülan, inme veya kalp hastalığına neden olan kan hücrelerinin pıhtılaşmasını durdurabilir. Kavunlar vücuttaki kanı düzleştirerek kalp hastalığı riskini azaltır. Ayrıca, kavun içindeki yüksek su içeriği, mide ekşimesini hafifletmeye yardımcı olan rahatlatıcı bir etki sağlar.
3. Böbrek hastalığını tedavi eder
Kavunun mükemmel diüretik özellikleri, böbrek hastalığını iyileştirmede yararlıdır. Kavun ve limonun kombinasyonu gut hastalığının iyileştirilmesinde etkilidir. Böylece, sabahları her gün düzenli olarak kavun tüketimi böbrek sağlığının korunmasına yardımcı olur.
4. Sindirim Sağlığı
Sindirim problemleriniz varsa, yumuşak ve kolay bağırsak hareketini kolaylaştırmak için kavun yemeyi deneyebilirsiniz. Kavunlardaki yüksek su içeriği, özellikle mide de sindirimde zorluğa neden olan asitliği ortadan kaldırırken, sindirimi başlatmak için sindirim açısından harikadır.
5. Enerji Artırıcı
Çoğu kavun vücudunuzun enerji üretiminin çoğunu oluşturan B vitaminleri içerir. Vücudunuz tarafından şekeri ve karbonhidratı işlemek için B vitaminleri gereklidir. Böylece, kavun tüketimi size önemli miktarda enerji sağlayabilir.
6. Kilo Verme
Diğer birçok meyve gibi, kavunlar da kilo kaybı için idealdir. Bu meyveler, sodyum ve kalorilerin yanı sıra yağ ve kolesterol içermez. Doğal tatlılık, şekerli yiyecekler ve yüksek kalorili tatlılar için isteklerinizi sınırlandırırken, yüksek su içeriği sizi daha uzun süre tok tutabilir.
KAVUNUN CİLDE FAYDALARI
Kavunlar sadece sağlığınız için değil; kavunun besin değeri de onları cilt için faydalı hale getirir. Cilt bakımı için kavunun faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Sağlıklı Cilt Bakımı
Kavunun inanılmaz faydalarından biri, cilt dahil tüm bağ dokularında hücre yapısının bütünlüğünü koruyan kolajen içermesidir. Aynı zamanda yara iyileşmesini hızlandırır ve cildin sıkılığını korur. Düzenli kavun tüketimi, sert ve kuru cilde sahip olanlar için faydalıdır.
2. Yaşlanma Karşıtı Yararları
Kavunlar cildinizi tonlayabilir ve A, B ve C vitaminleri sayesinde yaşlanma karşıtı faydalar sağlar. Taze kavun ince dilimlerini keserek yaşlanma karşıtı bir yüz maskesi hazırlayabilirsiniz. Bu dilimleri yüzünüze ve boynunuza yerleştirin. 15 ila 20 dakika bekletin. Soğuk su ile durulayın. Bunu yapmak cildinizi tazeler ve genç bir ışıltı sağlar.
KAVUN SAÇ SAĞLIĞINA FAYDALARI
Sağlıklı saçlar, görünümünüzü büyük ölçüde değiştirecektir. Vücudun geri kalanı gibi, saç sağlığı da saç köklerimize ürettiğimiz besinlere bağlı olarak gelişir. Vitamin ve mineral bakımından zengin meyve tüketmek saçların büyümesini teşvik edebilir ve saç problemlerini önleyebilir. Kavunlar aşağıdaki saydığımız şekillerde saçlarınız için faydalı olabilir.
1. Saç Büyümesini Teşvik Ediyor
Kavunlar, özellikle, vücutta A vitaminine dönüşen iyi bir beta karoten kaynağıdır. Bu A vitamini sağlıklı saçlar ve normal saç büyümesi için hayati öneme sahiptir.
2. Saç Dökülmesini Önler
B vitaminlerindeki eksiklikler saç dökülmesine neden olmaktan da sorumludur. Kavunlar gibi kavunlar folik asit ve inositol gibi B vitaminleri bakımından zengindir ve bu da saç dökülmesini önlemeye ve saç büyümesini teşvik etmeye yardımcı olur.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Süper Lig’de Antalyaspor, Galatasaray’ı ağırladı. Mücadeleyi konuk ekip 3-0’lık skorla kazandı.
Öte yandan maç öncesi seremonide Icardi’nin klasikleşen görüntüsü yine gönülleri fethetti.
Çocukların Icardi’nin etrafında birleşmesi sosyal medyada da gündem oldu.
İLGİLİ HABERMauro Icardi: Rekor kırmaya devam ediyoruz
Kırmızı-beyazlı kaleye kafa golü atan Galatasaray’ın yıldızı Mauro Icardi, dikkat çeken bir istatistiğe imza attı.
Sarı-kırmızılı takımın Arjantinli yıldızı, 2022/23’ten bu yana 12 kez rakip filelere kafa golü attı.
EN FAZLA KAFA GOLÜ ATAN İSİM
Bu golle birlikte Icardi, Süper Lig’deki ilk maçına çıktığı 2022/23’ten bu yana en fazla kafa golü atan oyuncu oldu.

Ercan Ertan
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Karakurt’un düştüğünü görenlerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Karakurt, olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Turgutlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Karakurt, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Fatih Karakurt’un eşi Tuğba Karakurt’un da Şehit Anıl Barış Çetin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde matematik öğretmeni olarak görev yaptığı öğrenildi.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma polis tarafından sürdürülüyor.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Beşiktaş Deniz Müzesi Deniz Tarih Araştırma Şube Müdürü Öğretmen Albay İbrahim Halil Ertürk, “Bu serginin amacı, Türk Deniz Kuvvetleri’nin geçmişten günümüze olan yolculuğunun hiç de küçümsenmeyecek bir süreç aldığını, tarihte donanmanın her zaman Türkler tarafından çok iyi algılandığını, Türklerin denizle olan ilgi ve alakalarının kısa süre önce oluşmadığını, çok önceden yani Osmanlı Devleti öncesinde de Türklerin denizle alakası olduğunu kamuoyuna duyurmak” dedi.

‘BU SERGİLER BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ’
Denizle ilgili yapılan her şeyin deniz gücünün bir parçası olduğunu ifade eden Albay Ertürk, “Türk halkının burada sergide göreceği objeleri belli bir denizcilik sevgisi ile birleştirerek, Türk Deniz Kuvvetleri’nin gücüne güç katmak. Aslında deniz gücü, denizle ilgili yapılan her şeydir. Bir resim bile deniz gücünün simgesi. Denizle ilgili balıkçılıktan tutun, olta yapımına kadar her şey deniz gücünün bir parçası. Maket de öyle. Maketler de yaşayan sergiler aslında. Bu sergiler bizim için çok önemli. Biz ne kadar iyi anlatırsak denizciliği ve deniz sevgisini Türklerin denizle ilgi ve alakasının da o derece artacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TRABZON’da karın ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede Hasan O.’nun (64) karnından 26 kiloluk tümör çıkarılan ameliyatta yer alan Genel Cerrahi Uzmanı Operatör Dr. İsmet Çelik, “Kocaman kocaman damarlarla ilintileri vardı. Sol böbrekle ilintili olduğunu görünce, tümörü sol böbrekle beraber almak zorunda kaldık. Ameliyat yaklaşık 1,5 saat sürdü. Böyle solid ve böbrek kaynaklı bir kitleyi literatürde hiç göremedim. Bu sadece Türkiye için değil, dünya çapında bir şey” dedi.
Kentte 2 hafta önce Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne karın ağrısı ve yürüme güçlüğü şikayetiyle giden Hasan O. tedaviye alındı. Genel Cerrahi Polikliniği’nde yapılan tetkiklerde hastanın karın içi organlarını baskılayan kitle tespit eden hekimler Genel Cerrahi Uzmanı Operatör Dr. İsmet Çelik ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Aydın Aktaş, ekibi ile ameliyat kararı aldı. Yaklaşık 1,5 saat süren operasyonla, hastanın karnının sol kısmından 26 kilo ağırlığında tümör çıkarıldı. Ameliyat sonrası yoğun bakımda gözlem altında tutulan hastanın durumunun iyi olduğu bildirildi.
‘DEV BİR TÜMÖR OLDUĞUNU GÖRDÜK’
Dev bir kitle ile karşılaştıklarını söyleyen Dr. İsmet Çelik, “Hastamız yaklaşık 15-20 gün önce bize müracaat etti. Hastanın müracaatının sebebi, karında gerginlik, karın ağrısı, karın şişkinliği ve yürümede zorluk nedeniyle bize başvurdu. Muayenesini yaptığımızda karına aşırı bir distansiyonu vardı; şüphelendik. Ultrasonla değerlendirdiğimizde, dev bir tümör olduğunu gördük. Kaynağını tespit etmek açısından, tomografiyle durumu değerlendirdik ve yaklaşık 55-60 santim civarında 26 kiloluk dev kitle olduğunu gördük” dedi.
‘AMELİYATI ÖYLE KOLAY OLMADI’
Hastanın riskli bir ameliyat geçirdiğini kaydeden Çelik, “Beyne pıhtı atmış olması, kalp damarının tıkanık olmasından ötürü, hastanın kalbinin yüzde 15’i çalışıyor olmasını çok yüksek riskli bir hastalık olarak değerlendirdik. Gerekli anestezi hazırlıkları yaptık ve uygun şartlarda ameliyata almaya karar verdik. Ameliyata aldığımızda da gördüğümüz, düşündüğümüz şeyle karşılaştık, kocaman, dev bir kitle. Tabii ameliyatı öyle kolay olmadı. Tabiricaizse, yüreğimiz ağzımızda ameliyat yapmak zorunda kaldık. Kocaman kocaman damarlarla ilintileri vardı. Sol böbrekle ilintili olduğunu görünce, tümörü sol böbrekle beraber almak zorunda kaldık. Ameliyat yaklaşık 1,5 saat sürdü. Böyle solid ve böbrek kaynaklı bir kitleyi literatürde hiç göremedim. Bu sadece Türkiye için değil, dünya çapında bir şey; kaynaklarda rastlamadım. İlk olması da çok değerli bir şey” diye konuştu.
‘BİR ERKEK BEDENİNDE YOK’
Dr. Aydın Aktaş da genelde bu tür büyük kitleye kadın hastalarda rastladıklarını belirterek “Bu kitle, karın arka duvarlarından, yağ dokularından kaynaklanan bir kitle. Zamanla müdahale edilmezse daha büyük boyutlara ulaşabilir. Genelde küçük boyutlarda bu hastalıklara rastlıyoruz. Ameliyat esnasında kitlenin karın arka duvarını, bütün bağırsak yapılarını ve mideyi arkaya doğru ittiğini, karaciğeri ise yukarıya doğru ittiğini gördük. Bu yapılardan ayrıldıktan sonra ana damarını bağlayıp, kitleyi çıkardık. Bu ameliyatta da önemli olan şey, bu kitlenin sağlam sınırlarla çıkartmasıydı. Hastamızdaki kitleyi sağlam sınırlarla çıkarttık. Türkiye’de bu boyutta bir kitleyle literatürde karşılaşmadım; dünyada buna bakmak lazım. Bir erkek bedeninde yok; genelde kadınlarda böyle devasa boyutlarında oluyor” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapılan işlemlerin sadece şiddet odaklı olmadığını ifade eden Aykut, rehberlik, danışmanlık, psiko-sosyal destek, barınma hizmetleri gibi çok yönlü çalışmaların yürütüldüğünü söyledi.
Aykut, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen işlemlerin niceliğinden çok niteliğine önem verdiklerine dikkat çekti.
Aykut, ŞÖNİM’in 2015-2024 yılları arasında şiddet mağdurlarına yönelik olarak 44 bin 110 farklı hizmet modelinin uygulandığını belirtti.
Yapılan işlemlerin sadece şiddet odaklı olmadığını ifade eden Aykut, rehberlik, danışmanlık, psiko-sosyal destek, barınma hizmetleri gibi çok yönlü çalışmaların yürütüldüğünü söyledi. Her vatandaş için birden fazla farklı hizmet modeli uygulanabileceğini ifade eden Aykut, “Kurumumuza başvuran bir kişi için birden fazla işlem gerçekleştirilebiliyor, bu da toplam işlem sayısını artırıyor ancak bizim için sayılar değil, verilen hizmetlerin kalitesi ve koruyucu-önleyici niteliği önemlidir.ŞÖNİM, şiddet mağdurlarına yönelik geniş kapsamlı bir hizmet sunuyor. Ekonomik destek, barınma hizmeti, rehberlik ve danışmanlık, şiddet uygulayan eşe karşı alınan tedbirler, konuk evi sonrası takip, gizlilik kararları ve iş yeri değişikliği gibi birçok alanda destek sağlanıyor. 2015 yılından bu yana toplam 44 bin 110 hizmet modeli hayata geçirilmiş durumda”dedi.
Aykut, şiddet uygulayanlara da yönelik olarak çeşitli programların uygulandığını belirterek, bu kapsamda eğitim ve rehabilitasyon programlarına yönlendirme, psiko-sosyal destek hizmeti gibi çalışmalar yürütüldüğünü ve bu hizmetlerden toplam bin 602 kişinin faydalandığını kaydetti.
Aykut, ŞÖNİM’in sadece şiddet mağdurlarına ve şiddet uygulayanlara yönelik çalışmalar yapmadığını, aynı zamanda toplumsal farkındalığın artırılması için de yoğun çaba sarf ettiğini ifade etti.
Aykut, 2015-2024 yılları arasında farkındalık hizmetleri kapsamında 26 bin 782 kişiye eğitim verildiğini belirterek, eğitimlerin vatandaşlar, öğrenciler, muhtarlar ve kamu personeline yönelik olduğunu ifade etti.
Aykut, farkındalık artırmaya yönelik toplam 289 program düzenlendiğini belirterek, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün yürüttüğü bu çalışmalar, toplumu şiddete karşı bilinçlendirmeyi ve koruyucu hizmetler sunmayı amaçladığını söyledi.
Aykut, her bir hizmet modelinin, kadınların ve şiddet mağduru bireylerin yüksek yararı için tasarlandığını belirterek, bu çalışmaların kararlılıkla devam edeceğinin altını çizdi. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Sağlık Müdürü Dr. Eser Şenkul eğitimin açılış konuşmasında, hekimlerin yürüttüğü mesleğin ve görevlerinin kutsallığına, etik değerlere ve mevzuat hükümlerinin mesleki işleyişteki önemine değinerek, yeni görev yerlerinde başarılar diledi. Göreve yeni başlayan 13 uzman tabip ve 112 pratisyen tabibe yönelik yapılan uyum eğitiminde; acil servislerde adli vakalara yaklaşım eğitimi, anayasa ve mevzuat hiyerarşisi, 657 sayılı devlet memurları kanunu ve sağlık alanındaki diğer kanunlar, yönetmelikler, ağlık Bakanlığı merkez ve taşra teşkilat yapısı, kurum işleyişi, aday memurluk ve asalet tasdik süreci, protokol ve nezaket kuralları konusunda bilgilendirme yapıldı. – AYDIN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İl Sağlık Müdürlüğünün konferans salonunda düzenlenen toplantıya paydaş kurum amirleri ve temsilcileri katıldı. Toplantıda bağımlılıkla mücadele ile ilgili bilgilendirme yapılarak önceki toplantılarda alınan kararlar ve bu doğrultuda yapılan çalışmaların değerlendirmesi yapıldı.
Toplantıda, okullarda ve üniversitede öğrencilere, halka yönelik bilgilendirme faaliyetleri, kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının bağımlılıkla ilgili çalışmaları, kolluk kuvvetlerinin almış olduğu güvenlik önlemleri, bağımlılıkla mücadelede kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonu artırmak ve bağımlılıkla mücadelede yapılacak çalışmalar için kararlar alındı. – HAKKARİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, dün akşam saatlerinde Kastamonu-Taşköprü karayolu Gömeç köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, F.K.M. idaresindeki 37 AN 228 plakalı Volkswagen marka hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce refüje çarptı, ardından karşı şeride geçerek S.Ö. yönetimindeki 67 EE 693 plakalı Fiat Tofaş marka otomobil ile kafa kafaya çarpıştı. Kazada hurdaya dönen Tofaş marka otomobilin sürücüsü S.Ö. ile hafif ticari aracın sürücüsü F.K.M. ve yanında yolcu olarak bulunan C.Y. araçlarda sıkışarak ağır yaralandı.
Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınan yaralılardan Tofaş marka otomobilin sürücüsü S.Ö.’nün, SamsunSahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda Astsubay Astçavuş olarak görev yaptığı öğrenildi. S.Ö. ile diğer yaralılar F.K.M. ve C.Y.’nin yoğun bakım ünitesinde tedavilerinin devam ettiği ve sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenildi. – KASTAMONU
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Esenyurt Belediyesi, kadınlar arasında en sık rastlanan ve erken tanıyla iyileşme ihtimali yüksek olan meme kanseri ile mücadeleye destek veriyor. Düzenlediği eğitim programlarıyla meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkati çeken belediye, kadınlar için ücretsiz radyoloji hizmeti de sunuyor. İBB iş birliğiyle gerçekleştirilen Meme Kanseri Farkındalık Hizmeti ile 40 yaş ve üzeri kadınların mamografi, ultrason ve MR gibi işlemleri ücretsiz olarak yapılıyor. Bu uygulamayla erken evrede kanser teşhisinin konulması ve kadınların doğru zamanda sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesi sağlanıyor.
Hastalığın kitle oluşturmadan 3-4 yıl önce tespit edilebildiğini söyleyen Esenyurt Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü Şefi Ersoy Lale, “Kadınların 40 yaşından itibaren yılda bir kere mamografi çektirmesi, meme ultrasonografisi ve MR incelemesi yaptırması gerekiyor. Meme kanserinde erken tanı başarıya ulaştırıyor. Bu nedenle Belediye Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Özer’in öncülüğünde ilçemizdeki 40 yaş ve üzeri kadınlara mamografi hizmeti sunuyoruz. İBB iş birliğiyle yürüttüğümüz bu çalışmada sosyal medya hesaplarımızdan duyuru yaparak vatandaşlarımıza ulaştık. Çağrı merkezlerimiz üzerinden alınan başvurular sonucu servislerimizle kadınları radyoloji merkezine getirerek tedaviden yararlanmalarını sağladık. Hizmetimiz her ay düzenli olarak devam edecek” dedi.
“Mamografi için randevu alamıyorduk”
Meme kanseri taraması için hastanelerden randevu alamadığını belirten Gülçin Kaya şöyle konuştu: “Belediyemizin sağlık hizmetlerinden çok memnunuz. Mamografi çekilmek için randevu alamıyorduk, hastaneye gidemiyorduk. Belediyemiz servislerle bizi buraya getirdi. İşlemlerimiz ücretsiz olarak yapıldı. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz.”
Meme Kanseri Farkındalık Hizmeti’nden yararlanmak isteyen vatandaşlar, Esenyurt Belediyesi’nin 444 0 411 numaralı çağrı merkezi üzerinden Sağlık İşleri Müdürlüğüne ulaşarak, kayıt yaptırabiliyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, gece saatlerinde Alaylar Bir Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Şule G. idaresindeki 42 AYD 911 plakalı motosiklet Eti Alüminyum Fabrikası civarında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Motosikletle birlikte sürüklenen sürücü Şule G. yaralanırken, kask ve koruyucu kıyafetlerin olması kazanın boyutlarının büyümesini engelledi. Kazayı görenlerin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yaralı sürücü sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Seydişehir Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.
Kazayla ilgili tahkikat sürüyor. – KONYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAÇ ekiminin en çok tercih edilen estetik operasyonların başında geldiğini söyleyen Uluslararası Saç Restorasyon Cerrahisi Derneği (ISHRS) üyesi Dr. Mehmet Erdoğan, “Ancak estetik dünyasında özgüveni artıran etkili bir yöntem olmasına rağmen, operasyon öncesi ve sonrası dikkate alınması gereken bazı riskleri bulunuyor. Uygun koşullarda yapılmayan saç ekimi operasyonlarında donör bölgedeki yetersizlik, şok dökülme, nekroz, anesteziye bağlı komplikasyonlar saç ekimi sürecini olumsuz etkileyebiliyor. Hastaların, bu süreçte bilinçli kararlar vermeleri ve uzman görüşlerine başvurmaları büyük önem taşıyor” dedi.
Saç ekimi, modern estetik çözümler arasında önemli bir yere sahip olurken, birçok insanın görünümünü ve özgüvenini olumlu yönde etkiliyor. Ancak başarılı bir saç ekimi operasyonunun gerçekleşmesi için bazı temel şartlar bulunuyor. Smile Hair Clinic Kurucusu ve Uluslararası Saç Restorasyon Cerrahisi Derneği (ISHRS) üyesi Dr. Mehmet Erdoğan, saç ekimi operasyonlarında donör bölgenin yeterliliğinin kritik bir rol oynadığını belirtiyor. Başın arka bölgesinden alınan saç köklerinin yoğunluğu ve sağlığının, operasyonun başarısını doğrudan etkilediğini vurgulayan Dr. Erdoğan, donör bölgedeki saçların çok ince ya da yetersiz olması durumunda, istenilen sonuçlara ulaşmanın zorlaşabileceğini ifade etti.
‘OPERASYON ÖNCESİ DETAYLI SAĞLIK DEĞERLENDİRMESİ YAPILMALI’
Dr. Erdoğan, lokal anestezinin genellikle güvenli olduğunu, ancak bazı hastaların alerjik reaksiyon geliştirebileceğini aktararak “Bu nedenle, operasyon öncesi detaylı bir sağlık değerlendirmesi yapılması gerekiyor” dedi. Operasyon sonrası yaşanabilecek ‘şok dökülme’ sürecinin genellikle geçici olduğunu belirten Dr. Erdoğan, saçların birkaç hafta sonra yeniden büyüyeceğini dile getirdi.
‘KLİNİKLERİN YETKİNLİĞİ VE DOKTORLARIN DENEYİMİ DETAYLICA ARAŞTIRILMALI’
Ayrıca, merdiven altı diye tabir edilen kliniklerde yetersiz eğitim ve kötü hijyen nedeniyle komplikasyonların artabileceği konusunda uyaran Dr. Erdoğan, “Saç ekimi yaptıracak kişiler, kliniklerin yetkinliğini ve doktorların deneyimini detaylıca araştırmaları hayatidir. Ayrıca, hastaların postoperatif bakım talimatlarına uymaları, yan etkileri ve komplikasyonları önlemek ve etkilerini en aza indirmek açısından kritiktir” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul vahşet haberiyle adeta dehşete düşmüştü.
Fatih ilçesinde Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner’i katleden 19 yaşındaki Semih Çelik, kendini surlardan atmıştı.
Toplum tarafından büyük tepki gören konu hakkında ünlü oyuncu Berk Oktay da bazı açıklamalarda bulundu.
Yıldız Çağrı Atiksoy ile mutlu bir evliliği bulunan Berk Oktay, yaptığı açıklamada adeta kan kustu.
“45 KİLOLUK ZİBİDİLER KADINLARIMIZI KATLEDİYOR”
Oktay, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
Ne ekonomi, ne iş güç… Konuşmak ve çözüm bulmak zorunda olduğumuz tek bir konu var…Bizler mahallelerimiz de güvenle oynayarak, arkadaşlık dostluk nedir bilerek büyüdük. Büyüğümüze saygı, küçüğümüze sevgi nedir diye büyüdük. Maalesef görüyoruz ki yozlaşmış, hayatı sadece sanal alem sanan, iki tane rapçinin, görse korkacağı ama ağzından düşürmediği silah ve uyuşturucuyu kendine siper eden, elinin tersiyle iki tane çaksan yerden kalkamayacak 45 kiloluk p*çler, z*bidiler; bunların yanında içimize doldurulan hayatında kadın görmemiş mülteci artıkları, kadınlarımızı, kardeşlerimizi göz göre göre katlediyorlar.

“POLİS MEMURU KAÇ SENE CEZA ALIRIM DİYE DÜŞÜNÜYOR”
Bitmiyor ulan sülalesini s*ktiğimin şerefs*zi bezinden mi etkilendin 2 yaşında bebek katlediliyor. Kolluk kuvvetlerinin yetkisi arttırılacak. Yıllarca özendiğiniz o ABD’deki gibi sorgu sualsiz tehlike anında şerefsizin göğsüne 17 mermi birden bırakılacak. Bir polis memuru, suçluyu suç anında yakalıyor, acaba vurursam kaç sene ceza alırım diye düşünüyor. Ama sokağın ortasında iki kişi bir kadını yere yatıran şerefsizler 3 ay yatıp çıkıyor ya da benim kolluk kuvvetim canını hiçe sayıp suçluyu yakalıyor “adalet” sistemimiz delil yetersizliği deyip salıveriyor. Siz böyle bir durumda polisten nasıl bir şey bekleyebilirsiniz?
“BÖYLE BİR ŞEY GÖRÜRSEM, YAPANIN ALNININ ÇATINA SIKMAZSAM NAMERDİM”
O ş*refsiz o surlarda bir annenin önüne kızının başını attı. Bir insanı değil tüm ailesini yok etti. Hala herkes bakıyor, sonra kendi istediği gibi geberiyor. Yok muydu bir vatan evladı, o şerefsizi alnının ortasından vurup indirecek. Son sözüm de anne babalara…Herkes çocuk yapmasın kardeşim. Sonra açıklama yapıyorsunuz; ‘ama odasına girip bıçaklarına dokununca kızıyordu’ diye. Sizler birer katil yetiştirdiniz… Allah kimsenin başına vermesin. Ama böyle bir şey görürsem aileme ya da başkasının evladına karşı, yapanın alnının çatına sıkmazsam namerdim…”






Büşra Yıldız
Muhabir
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kaza, bu sabah Malatya’nın Akçadağ ilçesinde meydana geldi. Kasımuşağı firmasına ait Volkswagen marka 44 J 1596 plakalı yolcu minibüsü, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak devrildi. Meydana gelen kazada 17 kişi yaralandı. Olay yerine çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar olay yerine gelen 112 sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastanelere götürüldü.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. – MALATYA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
AVRUPA’DA ORANLAR YÜZDE 28.9
Doç. Dr. Soysal, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sezaryen oranının yüzde 15 sınırının altında olması gerektiğini önerdiğini belirterek, “Ancak ülkemizde sezaryen oranı son veriler ışığında yüzde 60.1. Bu 10 gebenin 6’sının sezaryen olduğunu, sadece 4’ünün normal doğum yaptığı anlamına geliyor. OECD ülkelerinin içinde sezaryen oranı en yüksek olan ülke konumundayız. Dünyada bu rakamlar çok düşük değil. Ama bizim ülkemizdeki oranlara göre daha düşük. OECD ülkelerinin sezaryen ile doğum ortalaması yüzde 28, Avrupa Birliği ülkelerinin sezaryen ortalaması ise yüzde 28.9” dedi.

HEKİM KARAR VERDİYSE UYULMALI
Eğer bir endikasyon yok ise anne ve bebek sağlığı açısından normal doğumun tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Soysal, “Ancak tıbbi gereklilik nedeniyle sezaryen kararı verilen durumlarda da hekimin kararına saygı duyarak, süreci doktoruyla beraber yönetmesini öneririz. Sezaryen alternatif bir doğum yöntemi değildir. Sezaryen ile doğum, normal doğuma engel veya risk teşkil eden durumlarda hayat kurtarıcı. Sezaryen oranlarında yaşanan sürekli artış temel bir halk sağlığı problemidir. Devletimiz, hekimler, ebeler, hastalar hepimizin tek bir ortak amacı var, anne ve bebek sağlığını korumak ” dedi.

HAYATİ RİSK OLUŞTURUYOR
Sezaryen doğum oranlarının yüksek olmasının risklerini de anlatan Doç. Dr.Soysal, “Sezaryen annede kanama, enfeksiyon, emboli, karın içi yapışıklık, doğum sonrası daha fazla ağrı ve daha uzun iyileşme süresi gibi riskler oluşturabilmektedir” dedi.
HANGİ DURUMLARDA SEZARYEN TERCİH EDİLMELİ?
DOÇ. Dr.Soysal, sezaryenin ne zaman tercih edilmesi gerektiğini şöyle sıraladı:
Anne ve bebeğin hayatını tehdit eden acil durumlar. (Bebeğin kalp atışının bozulması, kordon sarkması, dekolman, uterin rüptür vs.)
Geçirilmiş sezaryen, normal doğuma engel olan enfeksiyonlar.
İri bebek, bebeğin pozisyon anomalileri, bebekte görülen anomaliler, çoğul gebelikler.
Bebeğin eşinin anomalileri.
Annenin kalça kemiğinin normal doğuma uygun olmaması.
NORMAL DOĞUMUN FAYDALARI
NORMAL doğumun faydalarını ise Doç. Dr. Soysal, şöyle sıraladı:
Normal doğum sırasında daha erken salgılanmaya başlayan oksitosin ile süt gelmesi kolaylaşır.
Oksitosin kortizol seviyesini azaltarak anksiyeteyi, kaygıyı da azaltır; endorfin seviyesini de artırır.
Endorfin vücudun doğal ağrı kesicisidir. Doğum sonrası kaygısı ve ağrısı az olan anne, ilgisini bebeğine daha kolay verebilir.
Normal doğum sırasında bebeğin kanaldan geçerek ilerlemesi, bebeğin vajen florasını almasını sağlar ve sağlıklı bağırsak florası için çok önemli bir adım atılmış olur.
Bebeğin kanaldan geçerken yaşadığı basınç ile akciğer gelişimi de olumlu etkilenmektedir.
GEBELİK OKULLARI İŞ BAŞINDA
Gebelerin, sezaryen taleplerinin altında yatan ana sebeplerden birisinin de normal doğum sırasında ağrı çekeceğinden korkması olduğunu söyleyen Doç. Dr. Soysal, “Bizler, gebe okullarında doğum korkularına yönelik daha çok çalışmalıyız. Gebelik okulunda anatomik, fizyolojik, psikolojik değişimlerden gebelikteki aşılara, hastaneye başvurulması gereken acil durumlardan riskli gebeliklere, doğumu kolaylaştırıcı egzersizlerden bebek bakımına, bebeğin banyosundan, anne sütü ve emzirmeye kadar birçok konuda dersler oluyor” dedi.
BU DERSE UZMAN HEKİMLER GİRİYOR
ETLİK Şehir Hastanesi’ndeki gebe okulunda, doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası sürece yönelik eğitim ve danışmanlık verdiklerini söyleyen Doç. Dr. Soysal, “Eğitimlerimiz 4 hafta sürüyor. Derslerimiz, kadın doğum uzmanları, çocuk doktorları, ebelerimiz, pilates ve egzersizler için fizyoterapistlerimiz, psikolog ve diyetisyenlerimizden oluşan güçlü bir ekip tarafından veriliyor. Hafta içi gebe gruplarımız, hafta sonu da eşli gruplarımız mevcut. Eylül ayında gebe okulumuzda bin 500 gebeye ders verdik” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnsanın, kendisinden başkasını anlatmadığını belirten Kesal, kendi hikayesini fark edemeyen birisinin, başka bir hikayenin parçası olamayacağını söyledi.
Kesal, bir oyuncu olarak ancak kendisi olduğunda başkasının hikayesine dahil olabildiğini işaret ederek, “Karşımızda sarsılmaz olarak duran iki unsur var, siz ve dünyayla kurduğunuz bağı anlatan hikayeniz. Dünyanın gerçek anlamda bir parçası olmak, kendinize ait olan hikayeye sahip çıkmakla mümkündür. Ben, bir oyuncu olarak, Ercan Kesal’dan başkası olamıyorum. Oynayacağım karakteri içime alıyorum ve onu kaybediyorum. Kendimi iptal ederek gerçek bir oyuncu olamam. Oynadığım bütün roller, orada hep duran, Ercan Kesal’dan başkası değil.” dedi.
“Annem, gerçekliğe ulaşmamı sağlayan ilk insandır”
“Hikaye” kavramıyla ilk temasının, annesinin aracılığıyla olduğunu vurgulayan usta oyuncu, şunları kaydetti:
“Ne zaman anneme bir şey sorsam, o, ‘Gel, otur hele şuraya.’ diyerek bana bir hikaye anlatırdı. O, hikayesini anlattığında, ben de soruma bir cevap bulmuş olurdum. Annem, gerçekliğe ulaşmamı sağlayan ilk insandır. Onun anlattıklarından öğrendiğim ise şuydu, hikaye anlatmak, gerçekliği bozup, yeniden kurmakmış. Bir çocuğun, elindeki aleti bozup yapması gibi, hikaye anlatmak da bozarak anlatma sanatıymış.”
Zor bir çocukluk geçirdiğini ve bu zaman diliminin, “adam yerine konulmaya çalışmakla” uğraştığını dile getiren Kesal, bu zor şartlardan çıkmanın ancak bir hikaye anlatarak mümkün olabildiğini söyledi.
Kesal, yaşadığının, bir hikaye anlatarak hissettiğinin altını çizerek, “Bu tuhaf zamanlarda, bozkırın ortasında, hikayelerin peşine düştüm. Hikaye anlatarak var oldum. Kendime yeni hikayeler bulmaktan da hiç çekinmedim. Edebiyat ve sinema, bu süreçteki en büyük yardımcım oldu. Böylece, içinde yaşadığınız gerçekliğin dışında kurmaca, insana daha iyi gelen ve dünyayla kurduğu ilişkiyi daha güzelleştiren bir gerçekliğin olduğunu fark ettim. Sinema ve edebiyat, sizi içinde bulunduğunuz gerçeklikten alır, sizi iyi yapar ve geri gönderir. Siz de artık bu dünyanın gerçekliğini yutmaz ve kendi gerçekliğinizin bir parçası olursunuz.” diye konuştu.
“Mimar Sinan, Dostoyevski, Kemal Tahir’in mirasçıyım”
İnsanın ölümlü olduğunu bilen tek canlı olduğunu ve bu bilginin varoluşsal bir sıkıntıyı da beraberinde getirdiğini sözlerine ekleyen usta yazar, sözlerine şöyle devam etti:
“Öleceğimizi bildiğiniz halde, dünyayla kopmaz bir bağ kurarız. Bunun farkında olmak ise bir gerilim yaratır. Hikaye anlatmak, varoluşsal sıkıntı ile baş etmenin bir yoludur. Kendi hikayenizi kurmak ve anlatmak, sizden sonrakiler için büyük bir şanstır. Onlar, bu konforun içinde yaşayacaklar. Hayatımda, daha öncekilerin anlattıkları hikayelerin rahatlığını yaşadım. Mimar Sinan’ın, Dostoyevski’nin ya da Kemal Tahir’in anlattığı hikayelerinin mirasçıyım. Onlar dünyayla kurduğum ilişkide beni sakinleştirdiler ve beni bir hafızanın parçası yaptılar.”
Yoğun bir katılımın olduğu gözlenen söyleşi, soru ve cevaplarla sona erdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
KIZLAR DAHA FAZLA ETKİLENDİ
Araştırmayı değerlendiren Medipol Acıbadem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Buse Çağla Arı, şöyle dedi: “Washington Üniversitesi’nden Dr. Neva Corrigan ve ekibinin Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan çalışmasına göre, hızlanan bu olgunlaşma nöropsikiyatrik ve davranışsal bozukluk riskini artırabilir. Çalışmada, kızlarda beyin olgunlaşma sürecinin ortalama 4.2 yıl, erkeklerde ise 1.4 yıl hızlandığı belirtiliyor. Pandemi döneminde ergenlik çağındaki gençlerin zihinsel sağlıklarının izlenmesi ve desteklenmesi önemli.”

NÖROPSİKİYATRİK SORUNLAR ARTABİLİR
Hızlı olgunlaşmanın nöropsikiyatrik sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Arı, “Ergenlik döneminde beyin gelişiminin normalden hızlı ilerlemesi, nöropsikiyatrik ve davranışsal bozuklukların ortaya çıkma riskini artırabilir. Bu bulgular, pandeminin gençlerin zihinsel sağlığı üzerindeki etkilerini anlamak açısından büyük önem taşıyor” dedi.

DERİN ETKİLERİ VAR
Sosyal izolasyonun etkilerinin cinsiyetlere göre farklılık gösterdiğini belirten Doç. Dr. Arı, “Kızlar, sosyal ilişkiler ve duygusal desteğe daha fazla ihtiyaç duydukları için pandemi sürecinden daha fazla etkilendi. Hızlanmış kortikal incelme, özellikle sosyal biliş ile ilişkili beyin bölgelerinde daha yaygın olarak ortaya çıktı. Bu izolasyonun, kızlar üzerinde daha derin bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor” şeklinde konuştu.
BU GENÇLERİN ZİHİNSEL SAĞLIĞI İZLENMELİ
Pandemi sürecinde ergenlik döneminde olan gençlerin izlenmesinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Arı, “Bu bireyler için uygun destek mekanizmalarının geliştirilmesi, onların uzun vadeli zihinsel sağlığını korumak adına kritik bir öneme sahip. Bu süreçte gençlerin yaşadığı deneyimlerin izlenmesi ve anlaşılarak desteklenmesi, ileride karşılaşabilecekleri sorunları en aza indirebilir” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Sürücüsü ve plakası henüz belirlenemeyen yolcu otobüsü, Cumhuriyet köyü mevkisinde şarampole devrildi.
İhbar üzerine kaza yerine sağlık, AFAD, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Kazada yaralanan otobüsteki 21 kişi, Afyonkarahisar’daki hastanelere kaldırıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Son 50 yılda görülme sıklığı iki katından fazla artan meme kanseri, her 8 kadından birinin karşılaştığı bir risk haline geldi. Türkiye’de, dünya ortalamasından 10 yıl daha erken yaşlarda ortaya çıkabilen meme kanseri, toplumda yaygınlaşan bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. UEDAŞ’ın Pembe Lambalar Projesi ise erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekmek amacıyla her yıl Ekim ayında sokakları pembeye büründürerek toplumsal farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Proje, bu yıl ONKODAY iş birliğiyle hayata geçirilirken, aydınlatma direklerine eklenen pembe çalar saatler erken teşhis için “Geç Kalma” mesajına vurgu yaptı.
Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da 5 milyonun üzerinde nüfusa kesintisiz enerji sağlayan UEDAŞ, 2017’den bu yana sürdürdüğü “Pembe Lambalar Projesi” ile meme kanseri hakkında farkındalık oluşturuyor. Bu yıl ONKODAY (Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği) iş birliğiyle gerçekleştirilen proje yeni bir boyut kazanarak, erken teşhisin önemini vurgulayan pembe çalar saatlerle desteklendi. Her yıl Ekim ayında hayata geçirilen proje, dünya genelinde her sekiz kadından birinin karşılaşabileceği meme kanserine dikkat çekiyor ve erken teşhisin hayat kurtarıcı etkisine dair toplumsal farkındalığı artırıyor. UEDAŞ’ın toplumsal sorumluluk anlayışını gözler önüne seren Pembe Lambalar Projesi, her yıl farklı kadın dernekleriyle yapılan iş birlikleri sayesinde daha da güçlenerek kadın sağlığı konusunda bilinç oluşturmayı sürdürüyor.
Her Ekim, erken teşhis için pembe ışıklar yanıyor
Meme kanserinde erken teşhisin hayati önemine dikkat çeken UEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı, “7 yılı aşkın süredir Pembe Lambalar Projesi ile Ekim aylarında şehirlerimizi meme kanserine karşı bilinçlendirme amacıyla pembe ışıklarla donatıyoruz. Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri, her yıl dünyada milyonlarca yeni vaka ile ciddi bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Proje kapsamında erken tanının yaşamı kurtarma potansiyelini gündelik hayata taşıyoruz. Türkiye’de meme kanserinin dünya genelindeki ortalama yaş sınırından yaklaşık on yıl daha önce görüldüğünü göz önüne aldığımızda, farkındalığın yaygınlaşması büyük bir önem taşıyor. Bu sebeple bu yıl ONKODAY ile güçlerimizi birleştirerek, Pembe Lambalar projemiz ve şehrin uğrak noktalarındaki aydınlatma direklerimize yerleştirdiğimiz çalar saatlerle meme kanser riskine dikkat çekmeyi, farkındalığı arttırmayı hedefledik. Kadınların sağlıkla dolu bir yaşam sürebilmesi için, farkındalığı artırmak ve tarama oranlarını yükseltmek adına bu projeye kararlılıkla devam ediyoruz” dedi.
Erken teşhisin gücünü topluma hatırlatıyoruz
Projenin sadece görsel bir etki oluşturmakla kalmadığını, aynı zamanda sağlık bilincini güçlendirdiğini belirten Onkoday Yönetim Kurulu Üyesi Ülkü Şimşek, “Bu projeyle, kadınların meme kanserine karşı bilinçlenmelerini ve düzenli taramaların ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyoruz. Farkındalık çalışmaları sayesinde kadınlar, erken teşhisin getirdiği tedavi avantajlarından haberdar oluyor. Ayrıca, pembe ışıklarla şehirde oluşturulan bu güçlü semboller, herkesin aklında meme kanseri konusunda kalıcı bir iz bırakıyor. ONKODAY olarak, toplum sağlığını iyileştirecek her projede var olmaktan gurur duyuyoruz ve UEDAŞ ile yürüttüğümüz bu farkındalık projesinin geniş kitlelere ulaşmasını amaçlıyoruz” açıklamasında bulundu. – BURSA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Valilikten yapılan açıklamaya göre, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyon düzenledi.
Özel harekat timlerinin de desteğiyle 8 Ekim’de Bitlis merkez, Tatvan ve Ahlat ilçeleri ile Burdur’da yapılan eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı.
Polisteki işlemlerin ardından cumhuriyet savcılığına sevk edilen 9 şüpheli, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı.
Şüphelilerin ikametlerindeki aramalarda, 142,4 gram sentetik uyuşturucu, 55 uyuşturucu hap, yarı otomatik tüfek ve ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Dosya kapsamında 22 şüpheli hakkında da işlem yapıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DÜŞÜK riskini artıran faktörlere dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, “Gebelerin kontrolsüz diyabet, hipertansiyon, tiroit ve hormonal bozukluklar gibi devam eden bir sağlık sorunları varsa, düşük yapma riski artmaktadır. ‘Yetersiz serviks’ olarak da adlandırılan bazı rahim rahatsızlıkları veya zayıf rahim ağzı dokuları, düşük yapma olasılığını artırabilir. Sigara içen kişilerin düşük yapma riski sigara içmeyenlere göre daha yüksektir. Kafein veya alkolün yoğun kullanımı da riski artırır” dedi.
İAÜ VM Medical Park Florya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, düşük konusunda açıklamalarda bulundu. Düşüğün 20’nci haftadan önce gebeliğin ani olarak sonlanması olduğunu belirten Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, “Bilinen gebeliklerin yaklaşık yüzde 10 ila yüzde 20’si, düşükle sonuçlanır. Ancak gerçek sayı muhtemelen daha yüksektir. Bunun nedeni, düşüklerin gebeliğin erken dönemde, insanlar hamile olduklarını fark etmeden önce gerçekleşmesidir. ‘Düşük’ terimi, hamilelik sırasında bir şeylerin ters gittiği izlenimi verebilir. Bu nadiren doğrudur. Birçok düşük, doğmamış bebeğin düzgün gelişmemesi nedeniyle gerçekleşir. Düşük yapmak oldukça yaygın bir deneyimdir ancak bu onu daha kolay hale getirmez. Düşük yapmaya neyin sebep olabileceğini, riski neyin artırdığını ve hangi tıbbi bakımın gerekebileceğini anlamak gerekir” diye konuştu.
‘İLK 3 AYDAKİ DÜŞÜKLERİN YARISI EKSİK YA DA FAZLA KROMOZOMLA İLİŞKİLİ’
Düşüklerin çoğunun doğmamış bebeğin düzgün gelişmemesi nedeniyle gerçekleştiğine değinen Op. Dr. Öztürk, “İlk üç aylık dönemdeki düşüklerin yaklaşık yarısı ile üçte ikisi, fazladan veya eksik kromozomlarla bağlantılıdır. Kromozomlar, insanların nasıl göründüğü ve işlev gördüğüne dair talimatları olan genleri içeren her hücrede bulunan yapılardır. Bir yumurta ve sperm birleştiğinde, iki kromozom seti (her bir ebeveynden birer tane) bir araya gelir. Ancak herhangi bir set normalden daha az veya daha fazla kromozoma sahipse, bu düşükle sonuçlanabilir” dedi.
‘DÜŞÜK RİSKİNİ ARTIRAN ETKENLER’
Düşük riskini artıran faktörleri anlatan Op. Dr. Öztürk, şu bilgileri paylaştı:
“35 yaşından büyükseniz, daha genç bir kişiye kıyasla düşük yapma riskiniz daha yüksektir. 35 yaşında, yaklaşık yüzde 20 riskiniz vardır. 40 yaşında, risk yaklaşık yüzde 33 ile yüzde 40 arasındadır. 45 yaşında ise, bu oran yüzde 57- yüzde 80 arasında değişir. Daha önce bir veya daha fazla düşük öyküsü mevcutsa, gebelik kaybı riski daha da yüksektir. Kontrolsüz diyabet, hipertansiyon, tiroit ve hormonal bozukluklar gibi devam eden sağlık sorunları varsa, düşük yapma riski artmaktadır. Bazı rahim rahatsızlıkları veya zayıf rahim ağzı dokuları, yetersiz serviks olarak da adlandırılır, düşük yapma olasılığını artırabilir.”
‘SİGARA İÇENLERDE RİSK DAHA FAZLA’
Sigara içen kişilerin düşük yapma riskinin sigara içmeyenlere göre daha yüksek olduğunu işaret eden Op. Dr. Aslıhan Alp Öztürk, “Kafein veya alkolün yoğun kullanımı da riski artırır. Yasadışı uyuşturucuların kullanımı da riski çok artırmaktadır. Düşük kilolu olmak veya obez olmak, düşük riskinin daha yüksek olmasıyla ilişkilendirilmiştir. Bazen partnerlerden biri sağlıklı olabilir ancak düşük riskini artıran genetik bir sorun taşıyabilir. Örneğin, bir partnerin iki farklı kromozomun parçaları birbirine bağlandığında oluşan benzersiz bir kromozomu olabilir. Buna ‘translokasyon’ denir. Partnerlerden biri kromozom translokasyonu taşıyorsa, bunu embriyoya geçirmek düşük olasılığını artırır” ifadelerine yer verdi.
‘BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’
Op. Dr. Öztürk, dikkat edilmesi gereken bazı belirtileri şu şekilde sıraladı:
“Vajinadan ağrılı veya ağrısız kanama, lekelenme adı verilen hafif kanamalar da dahildir.
Kasık bölgesinde veya bel ile sırt bölgesinde ağrı veya kramp.
Vajinadan sıvı veya doku gelmesi.
Hızlı kalp atışı (taşikardi).”
Op. Dr. Öztürk, “Vajinadan doku geldi ise temiz bir kaba koyarak hekime başvuru sağlanmalıdır. Düşük belirtilerini kontrol etmek için doku incelenebilir. İlk trimesterde vajinal lekelenme veya kanama yaşayan çoğu hamilenin başarılı gebelikler geçirdiği de unutulmamalıdır. Ancak kanamanız şiddetliyse veya kramp tarzında ağrılarla birlikteyse mutlaka hekime başvuru sağlanmalıdır” dedi.
‘DÜŞÜĞE NEDEN OLABİLEN BESİNLER’
Bazı yiyeceklerin kontaminasyon, bakteriyel enfeksiyonlar veya yüksek düzeyde zararlı maddeler nedeniyle risk oluşturabileceğini söyleyen Op. Dr. Öztürk, düşük riskini azaltmak için kaçınılması gereken bazı yiyecekler hakkında şunları söyledi:
“Pastörize edilmemiş süt ve peynirler, düşük veya yenidoğanlarda ciddi hastalıklara yol açabilen enfeksiyona yol açabilen bir bakteri olan Listeria’ya ev sahipliği yapabilir. Pastörize olarak etiketlenmediği sürece taze, yumuşak ve küflü peynirlerden kaçınılmalıdır. Çiğ veya az pişmiş et tüketmek, düşükle sonuçlanabilen bir enfeksiyon olan toksoplazmoza yol açabilir. Kılıç balığı, uskumru ve kiremit balığı gibi balıklar, fetüsün gelişmekte olan sinir sistemine zarar verebilecek yüksek cıva seviyelerine sahiptir. Suşi ve diğer çiğ deniz ürünleri zararlı bakteri ve parazitler içerebilir. Yüksek kafein tüketiminin düşük riskini artırdığı görülmüştür. Bazı bitki çayları ve takviyeleri, rahim kasılmalarını tetikleyebilen ve potansiyel olarak düşükle sonuçlanabilen içerikler içerir. Yapay katkı maddeleri, koruyucu maddeler ve aşırı tuz içeren yiyecekler hamilelik sağlığını olumsuz etkileyebilir. Alkol, fetal alkol sendromuna ve düşüklere yol açabilir. Tamamen uzak durmanız önerilir. Pastörize edilmemiş meyve suları da hamilelikte risk oluşturabilecek E. coli gibi zararlı bakteriler içerebilir.”
‘DUYGUSAL OLARAK İYİLEŞME ZAMAN ALABİLİR’
Bazen her ne kadar istenmese de çeşitli faktörler sonrasında yaşanabilen düşük durumu sonrasında dikkat edilmesi gerekenlerden bahseden Op. Dr. Öztükrk, “Düşük yapan bazı kişiler kendilerini suçlarlar, gebeliğin sonlanması yıkıcı olabilir ve sizi bir dizi duygu ve birçok soruyla baş başa bırakabilir. Ancak çoğu zaman düşük, kimsenin hatası olmayan rastgele bir olay nedeniyle gerçekleşir. Düşük sonrası duygusal olarak iyileşmek genellikle fiziksel iyileşmeden daha zor ve uzundur. Kaybınız için yas tutmak için ihtiyacınız olan zamanı kendinize ayırın. Duygularınız hakkında eşinizle, arkadaşlarınızla ve ailenizle konuşun, kendinizi destekleyici insanlarla çevreleyin veya kaybınızla başa çıkmanıza yardımcı olması için profesyonel danışmanlık hizmeti almalısınız” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>EN ÇOK HİLE LAHMACUNDA YAPILIYOR
Bir köfte firmasının köfte ve dönerinde domuz eti tespit edilmesi, skandalı daha da derinleştirdi. Listeye bakıldığında, en çok hilenin lahmacunda yapıldığı dikkat çekiyor. Peki, hilesiz bir lahmacunun fiyatı en az kaç lira olmalı? Ustalar, gerçek et kullanılarak yapılan bir lahmacunun en az 50-60 TL olması gerektiğini, bu fiyatın altında satılan lahmacunlardan kaçınılması gerektiğini belirtiyor.
Lahmacun, içine eklenen bol baharat, soya sosu ve tavuk taşlık gibi ürünler sayesinde müşterinin sahteciliği fark etmesinin en zor olduğu yiyeceklerden biri. Kıyma katılmadan, sanki et varmış gibi bir lezzet elde edilmesi bu yöntemlerle sağlanabiliyor. Bu durum, tüketicilerin gerçek et kullanılıp kullanılmadığını anlamasını oldukça zorlaştırıyor.
60 LİRAYA DA 250 LİRAYA DA BULMAK MÜMKÜN
Fiyatı düştükçe şüpheler artıyor. Piyasada 60 liraya da 250 liraya da lahmacun bulmak mümkün. Tarım ve Orman Bakanlığının açıkladığı tağşiş listesine göre sıklıkla kanatlı eti kullanıldığı tespit edildi. Gerçek lahmacunun fiyatı, kullanılan etin kalitesine, diğer malzemelere ve işletmenin genel maliyetlerine bağlı olarak değişir.
BU FİYATIN ALTINDAYSA SAKIN ALMAYIN
Uzmanlar, maliyetler göz önünde bulundurulduğunda gerçek et kullanılan bir lahmacunun 100 TL civarında olması gerektiğini ifade ediyorlar. Daha düşük fiyatlara satılan lahmacunlarda ise tağşiş riski olabileceği belirtiliyor.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, 25 yıl aradan sonra Adana’da Çukurova Amfi Tiyatro’da sahne aldı.
Hayranlarıyla bir araya gelen Tatlıses, vatandaşlarla sohbet etti.
DİNLEYİCİLERDEN ALKIŞI ALDI
İbrahim Tatlıses, çok sayıda kişinin katıldığı etkinlikte sevilen eserlerini seslendirirken, şarkılarına hayranları da eşlik etti.
Vatandaşlarca cep telefonlarıyla görüntülenen Tatlıses, şarkı aralarında vatandaşlarla sohbet ederek duygusal anlar yaşadı.
İlgiyle takip edilen Tatlıses’in performansı, konser alanındaki dinleyiciler tarafından alkışlandı.


Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)Öznur Kaya
Editor
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’de 9 yıl önce Özgecan Aslan cinayetinin ardından savunma amaçlı tekvando sporuna başlayan Özge Özbey (20) ile ikiz kardeşi Öykü Özbey, ulusal ve uluslararası müsabakalarda şampiyonluklar kazandı. İkizlerden Öykü Özbey, hedefinin önce Avrupa ardından dünya ve olimpiyat şampiyonluğu olduğunu söyledi.
Üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan’ın 2015 yılında cinayete kurban gitmesinin ardından Özge ve Öykü Özbey, okullarına gelen milli takım antrenörü Ercan Aldemir ile tanışıp, onun yönlendirmesiyle tekvandoya başladı. Tekvandoya kendilerini savunmak için başlayan ikizler, yıllar içinde kendilerini geliştirerek ulusal ve uluslararası arenada başarılar elde etti. İkizler önce Balkan, ardından Türkiye şampiyonu olarak milli takıma seçildi. Milli takıma katılan ikizlerden Özge Özbey 2022’de Arnavutluk’ta düzenlenen Ümitler Avrupa Şampiyonu oldu. Öykü Özbey ise aynı turnuvada kendi kategorisinde Avrupa ikincisi olma başarısını elde etti.
BU DEFA HEDEF ŞAMPİYONLUK
Son olarak Ümitler Türkiye Şampiyonası’nda rakiplerini farkla yenen Öykü, Bosna Hersek’te düzenlenecek olan Ümitler Avrupa Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Çalışmalarına antrenörü Fuat Can Aldemir ile devam eden Öykü’nün hedefi Arnavutluk’ta yarım kalan hedefine ulaşarak Avrupa şampiyonu olmak. Tekvandoya başlama hikayesini anlatan ikizlerden Öykü Özbey, “Tekvandoya 2015 yılında Özgecan Aslan’ın katledilmesinden sonra Ercan Aldemir hocamızın okullara gelip bize bu sporu tanıtmasıyla başladım. İkizimle beraber başladık 9-10 yıldır devam ediyoruz. Yaşımız küçük olduğu için öncelikle yarışmalara yıldızlar kategorisinde başladık. Yalızlarla Türkiye şampiyonu, Dünya Başkanlık Kupası şampiyonu ve Balkan şampiyonu oldum. İkimizle birlikte ülkemizi Ümitler Avrupa Şampiyonası’nda temsil ettim. Ben Avrupa ikincisi ve ikizim ise Avrupa şampiyonu oldu. Aynı salondan hem Avrupa şampiyonu hem de Avrupa ikincisi çıktı. Bu bizim için gurur verici” dedi.
‘EN BÜYÜK HEDEFİM OLİMPİYAT MADALYASI’
Arnavutluk’ta 20-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan Ümitler Avrupa Şampiyonası’nın hazırlıklarını sürdüren Özbey, “Maç döneminde çift antrenman yapıyoruz. Antrenmanlarımız iki saat sürüyor. Tabii ki bu konuda antrenörlerim bana çok destek oluyor. Ayrıca Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde antrenman yapıyorum. Önceki Avrupa Şampiyonası’nda ikinci olmuştum. İnşallah bu defa birinci olup bayrağımızı dalgalandıracağım. Sonrasında inşallah büyükler kategorisinde Avrupa ve Dünya şampiyonalarına gidebilmek. En önemlisi de olimpiyatlarda ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmek” diye konuştu. Tekvandoya savunma amaçlı başlayan ardından şampiyonluklar elden Özbey, tüm kız çocuklarının savunma sporlarına katılmasını istedi.
İkizlerin antrenörü Fuat Can Aldemir ise şunları söyledi:
“İkizler tekvandoya 2015 yılında başladı. 9 yılda ulusal ve uluslararası birçok başarı elde etti. Bu sene inşallah hedefimiz Avrupa şampiyonluğu. En büyük hedefimiz 2028 Los Angeles Olimpiyatları. Orada ülkemizi temsil edip altın madalya kazanacağız. Ama bundan öncesinde büyükler Avrupa ve Dünya şampiyonları var. İkizlerin madalya ile ülkemizi temsil edeceğine inanıyorum.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bilecik’te 13 yaşında genç yetenek Çağrı Karakuş, 3. Lig temsilcisi Eskişehir Anadolu Üniversite U-13 futbol takımına transfer oldu. Bu transfer öncesi de yine takımın 13 yaşında genç yeteneği Emir Koca’da 3. Lig temsilcisi İnegöl Kafkas Spor’un alt yapısına birçok oyuncu yetiştiren Kafkas Futbol Akademisi futbol takımına transfer olmuştu. – BİLECİK
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zeytinburnu Belediyesi’nin Zeytinburnu’nda yaşayan gençlere yönelik düzenlediği “Kış Spor Okulları”na kayıtlar başladı. 10 farklı spor branşında eğitim vermeye devem eden olan Kış Spor Okulları’ndan, Zeytinburnu’nda ikamet eden 5 -16 yaş arası tüm çocuk ve gençler ücretsiz olarak faydalanabiliyor. Zeytinburnu Belediyesi tarafından yapılan duyuruda, ön kayıtların 18 Ekim 2024 tarihine kadar www.zeytinburnu.istanbul adresinden çevrimiçi olarak kabul edileceği bildirildi. Daha sonrasında asıl kayıt ve kabullerin Zeytinburnu Belediyesi Hizmet Binası, Merkezefendi ve Beştelsiz Yüzme Havuzu’na müracaatla gerçekleşeceği öğrenildi.
10 farklı spor branşında eğitimler verilecek
Sadece cumartesi ve pazar günleri ilçedeki farklı okulların spor salonları, yüzme havuzu ve spor tesislerinde verilecek eğitimlerde yüzme, okçuluk, tenis, masa tenisi, voleybol, taekwondo, basketbol, jimnastik, buz pateni ve karate kategorileri yer alıyor. Okullara kayıt yaptıran öğrencilerin sadece tek bir branşı seçme hakkı var. Eğitimlerin tamamı alanında uzman eğitmen kadrosu tarafından veriliyor. Kış Spor Okulları’na katılan çocuk ve gençlere eğitim sırasında kullanmaları için eşofman takımı Zeytinburnu Belediyesi tarafından hediye ediliyor. Zeytinburnu Belediyesi’nin bu yıl 4’üncüsünü hayata geçirdiği “Kış Spor Okulları” projesiyle, gençlerin ve çocukların fiziksel ve ruhsal yönden gelişimine katkı sağlamasını hedeflerken, onlara sporu sevdirmek, spor yapma alışkanlığı kazandırıp, kendilerini keşfetmelerini ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarını amaçlıyor. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İzmir Spor Zirvesi, bugün saat Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) başladı. ‘İzmir Spor Zirvesi’nin açılışında İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban açılış konuşması gerçekleştirdi. Açılıştan önce İstiklal Marşı’nın okunmaması ise konuklar tarafından tepki çekti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da konuşmasından önce İstiklal Marşı’nı talep etti ve marş okunduktan sonra organizasyona kaldığı yerden devam edildi.
Mahmut Özgener: “Buluşmamızın temel sebebi Türk sporunu geliştirmek”
İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener zirvenin Türkiye’nin spor kültürünü geliştireceğini vurgulayarak, “Ülkemizin spor tarihine baktığımızda, hem ulusal hem uluslararası alanda birçok başarıya imza attığımızı görüyoruz. Ancak buluşmamızın temel sebebi sadece geçmiş başarılar değil, gelecekte neler başarabileceğimizi planlamak ve sporun toplum üzerindeki dönüştürücü gücünü daha da derinlemesine incelemektir” dedi.
Türkiye’nin İtalya ile 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacağını hatırlatan Özgener, “Bu organizasyonda ev sahibi kentler arasında İzmir’in de olması gerektiğinin altını bugün özellikle çizmek istiyorum. Avrupa Şampiyonası’ndaki maçların oynanacak kentlerle ilgili kararın gözden geçirilmesi için gerekli girişimleri hep beraber kuvvetli bir şekilde gerçekleştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Cemil Tugay: “İzmir için Spor Zirvesi çok önemli”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, zirvenin İzmir’de spor alanında yapılacaklarının planlanması açısından son derece değerli olduğunu söyleyerek, “Bir süre sonra dönüp bakıldığında İzmir Spor Zirvesi’nin ne kadar önemli olduğunu, kenti ne kadar değiştirdiğini çok daha iyi göreceğiz” diye konuştu.
İzmir’i gerçek bir spor kentine dönüştürmek istediklerini belirten Tugay, “Sporu görünür kılmak, spor kültürünü ve bilincini yaygınlaştırmak zorundayız. Avrupa Spor Haftası’nda buna dair pek çok şey yaptık. Vapur seferlerimizde egzersiz eğitimleri başlattık. Cumhuriyet Meydanı’nda ÇocukAtletizm Şenliği düzenledik. Buca ve Karşıyaka’daki yeşil alanlarda ücretsiz halk oyunları atölyesi başlattık. Spor ve sağlıklı yaşamın, kentin her yerinde hissedilmesi için gayret gösteriyoruz. Yakında, açık alanlarda spor malzemelerini ücretsiz olarak İzmirlilerle buluşturduğumuz konteynerler göreceksiniz” diye konuştu.
Mehmet Kasapoğlu: “İzmir’imizin spor yarınlarını güçlendirmek için buradayız”
İzmir’den yetişen birçok sporcunun Türkiye’nin sportif gelişimine önemli katkı verdiğini vurgulayan AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Kasapoğlu, “Bugün hep birlikte Türkiye’nin spor geleceğine yön verme noktasında, İzmir’imizin spor yarınlarını güçlendirme noktasında bir araya geldik. Türkiye’nin spor kültürünü güçlendirmek, spor kültürünü derin bir şekilde daha güçlü bir şekilde yarınlara taşımak amacıyla hep birlikte sorumluluklar üstlendik. O yüzden bugünkü bu birliktelik sadece bir etkinlik değildir. Aynı zamanda spor dünyasında nasıl bir geleceği hedeflediğimiz, nasıl bir vizyonu paylaştığımızın da göstergesidir” dedi.
Sporun bir ekonomi olduğunu da vurgulayan Kasapoğlu, “Spor denildiğinde aklımıza ilk olarak fiziksel bir aktiviteyle yapılan bir yarışma ve bir müsabaka geliyor. Sadece bu tanımlamayla sporu değerlendirdiğimizde eksik bir tanımlama yaparız. Spor eğitimidir, spor gençlerimize, spor yapanlara ahlaki değerleri öğreten bir etkinliktir. Spor bilimdir, spor bir ekonomidir. Aynı zamanda da diplomasidir. Uluslararası ilişkilerde bir güçtür. Diyaloğu, empatiyi ortaya koyma açısından, krizleri zaman zaman aşma açısından önemli bir unsurdur. Dolayısıyla spor kültürüne sahip bir ülkenin çok güçlü olması gerekir. Spor unsurunun yaşam biçimi olarak, hayat anlayışı olarak, kültür olarak hayatımızda olması gerektiğinin özellikle altını çizmek istiyorum” dedi.
Süleyman Elban: “Aru ettiğimiz başarı istediğimiz düzeyde değil”
Türkiye’de son dönemde spor altyapısının çok iyi bir duruma geldiğini dile getiren İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, “Ancak arzu ettiğimiz başarı henüz daha beklediğimiz düzeyde değil. Demek ki o zaman sporla ilgili başka şeyler de konuşmamız gerekiyor artık. Her şeyden önce sporla ilgili bir spor ahlakının oturması, Aziz Atatürk’ün sporcunun sadece zeki ve çevik olması değil, aynı zamanda ahlaklı olması vurgusu bu anlamda önemli. Spor kültürünün hem spor insanları arasında hem de tüm insanlar arasında yerleştirilmesi gerekiyor” dedi. – İZMİR
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Takım, UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta 11 Ekim Cuma günü Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda Karadağ ile karşı karşıya gelecek. 21.45’teki maç için stadyumun kapıları müsabaka saatinden 3 saat önce yani 18.45’te açılacak. Maç öncesinde TFF’nin resmi internet sitesinden yayımlanan duyuruda, “Seyircilerin stadyuma, girişlerde sorun yaşamaması adına stada erken gelmeleri önem arz etmektedir. Stadyum çevresindeki yolların trafiğe kapalı olacağı göz önünde bulundurularak, trafik yoğunluğuna sebebiyet vermemek ve maça zamanında ulaşabilmek için seyircilerin stada özel araçlarıyla gelmemeleri, toplu taşıma araçlarını kullanmaları önemle rica olunur” ifadeleri kullanıldı.
Toplu taşıma bilgileri
Maçın oynanacağı Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu çevresindeki yolların trafiğe kapatılacağı göz önünde bulundurularak yapılan uyarıda, “Müsabakaya gelecek seyircilerimizin SAMULAŞ Tramvay, SAMULAŞ otobüs gibi yerel toplu ulaşım sistemini kullanarak stadyuma ulaşımlarını sağlaması önem arz etmektedir. Tüm toplu ulaşım sistemlerinin maç sonu geç saatlere kadar seferleri ve ek seferleri bulunmaktadır. SAMULAŞ tramvay ile gelecek seyircilerimiz Stadyum durağını, SAMULAŞ otobüsü kullanacaklar da T4″nolu otobüslerle 19 Mayıs Stadı durağını kullanarak stadyuma ulaşabilirler. Stadyuma sadece Passolig kart sistemi ile yüklenmiş bileti olan seyirciler giriş yapabilecektir. Bu bilet sağlayıcıdan satın alınan biletler ile giriş yapılabilecek olup, Passo dışında farklı sitelerden alınan biletler hususunda sorumluluk kabul edilmeyecektir. Stadyum dışında Güney kale arkasında karşılıklı olan stadyum gişeleri ve AVM Passolig gişelerinden hizmet verilecektir. Gişeler saat 22.30’a kadar (1. devre sonuna kadar), kart sorunu olan seyircilerimiz için yardım masası olarak açık olacaktır. Gişelerden; Tek Geçişlik Kart ve yardım masası hizmetleri verilecektir. Müsabaka günü gişelerden kart başvurusu alınmayacaktır. Cep telefonundaki biletle girmek isteyen seyircilerimizin, cep telefonu ışığını en üst seviyede ayarlayıp, turnikede bileti okutması gerekmektedir, aksi takdirde girişleri yavaşlatacak durumlar oluşabilir” denildi.
Otopark kullanımı
Açıklamada stada araçlarıyla gelecek kişiler için yapılan uyarıda ise, “Stadyuma araç ile sadece TFF tarafından organize edilmiş araç kartı olan araçlar kabul edilecek olup, araç kartı olmayan seyircilerin araçların stadyuma yakın otoparkları kullanarak stadyuma ulaşması gerekecektir. Araç kartı olmayan araçlar Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından stadyuma yaklaşım yollarına sokulmayacaktır” ifadeleri kullanıldı.
Seyircilerin dikkat etmesi gereken hususlar ve yasaklar
TFF’den yapılan açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:
“Maça gelecek seyircilerimizin stadyuma rahat ve zamanında ulaşmaları, emniyetli ve güvenli şekilde maç atmosferini yaşamaları adına, kurallara riayet etmeleri gerekmektedir. Tribündeki sorun yaşanmaması ve emniyetli şekilde maç organizasyonunun yapılması adına; tüm tribün merdivenlerinin boş bırakılması ve merdivenlere oturulmaması, stadyuma aşağıda belirtilen yasaklı maddeler ile girilmemesi ve kesinlikle saha alanına girilmemesi ya da teşebbüs edilmemesi gerekmektedir. Stadyuma meşale, ses bombası, torpil, duman bombası sokulmaması, sokmaya çalışanların en yakın güvenlik görevlisine bildirilmesi önem arz etmektedir. Stadyuma, İl SporGüvenlik Kurulu kararı gereğince din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan, siyasi, şiddet içerikli ve rakibi küçük düşürecek pankartlar kesinlikle alınmayacaktır. Stadyuma girişlerde, İl Spor Güvenlik Kurulu kararı gereğince bayrak olarak sadece iki ülke bayrağı alınacaktır, bunun dışında herhangi bir bayrak, pankart, flama vb. malzeme stadyuma alınmayacaktır. Stadyum içerisinde tüm seyircilerimize, turnike girişi sonrası Türk bayrağı dağıtılacaktır.
Bozuk para, çakmak, selfie çubuğu, A4 boyutundan büyük çantalar, parfüm ve deodorant şişeleri, lazer pointer, kamera, fotoğraf makinası, şarj cihazı, sarj güç adaptörü (powerbank), ses çıkaran araçlar (vuvuzela, megafon, düdük), tahta, demir sopalı bayrak flamalar, ağzı kapalı (cam-kutu) içecek kutuları, sırt çantası, valiz, ruhsatlı olsa dahi ateşli silahlar, delici, kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeler, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ve ilgili mevzuatın belirlediği esaslara aykırı olarak alkollü içecekler. İçecek kutuları ağzı açık dahi olsa alınmayacaktır. Gazlı içecekler büfelerde bardakta satılacak, su ise yine büfelerde ağzı açılmış bardak su olarak satılacaktır. Acil durumlarda, tribünlerde bulunan seyirci sağlık odalarındaki ve stadyum dışındaki ambulanslarda bulunan, acil müdahale görevlilerinden, ilk yardım konusunda yardım alınabilir. Stadyum etrafında yeterli miktarda ambulans görevlendirilmesi yapılmıştır. İl Sağlık Müdürlüğü ve özel sağlık kuruluşumuz tarafından toplamda 4 adet ambulans acil durumlar için görev yapacaktır.” – SAMSUN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUNSPOR kurulduğu tarihten bugüne kadar Süper Lig’de oynadığı 19 sezonun en iyi başlangıcını yaptı. 2024-2025 Süper Lig sezonunda 8 maçın 6’sını kazanan kırmızı-beyazlı ekip, 36 yıl sonra kendi rekorunu kırdı.
Samsunspor, günümüzde Süper Lig olarak adlandırılan ancak 1962-1963 sezonundan, 2001-2002 sezonuna kadar ‘Türkiye 1’inci Futbol Ligi’ olarak bilinen Türkiye’nin en yüksel futbol ligine ilk olarak 1969-1970 sezonunda katılım sağladı. 1987-1988 sezonunda ise ilk 8 maçında 5 galibiyet, 2 mağlubiyet ve 1 beraberlik alarak 17 puan toplayan Samsunspor, daha sonra Süper Lig’de yaşadığı inişli çıkışlı dönemlerinden dolayı bu rekoru egale edemedi. 2024-2025 sezonu öncesinde transfer yasağı alan Samsunspor, Alman Teknik Direktör Thomas Reis ile ilk 8 maçta 6 galibiyet, 2 mağlubiyet alarak toplamda 18 puan ile 36 yıl aradan sonra kendi Süper Lig rekorunu kırdı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SÜPER Lig ekiplerinden Antalyaspor’un kaptanlığını yapan Veysel Sarı’nın (36) futbola başlama ve kariyerindeki yükselme hikayesi şaşırtıyor. Toprak sahada oynarken fark edilen Sarı, 16 yaşındayken diz kapağından vurulup ‘Bir daha yürüyemez’ denilmesine rağmen 2 hafta önce Süper Lig’deki 400’üncü maçına çıktı.
İstanbul’da dünyaya gelen Veysel Sarı, çocuk yaşlarında mahalle arasında futbol oynamaya başladı. Arkadaşlarıyla futbol oynadığı sırada, Beyoğlu Yeniçarşı’nın antrenörünün kendisini görüp takıma çağırmasıyla futbol hayatı başlayan 11 yaşındaki Veysel Sarı’yı ailesi de destekledi. İmkansızlıklar içerisinde büyüyen Sarı, antrenmanlara yürüyerek gidip geldi. En büyük hayali ve hedefi futbolculuk olan Veysel Sarı, bu sevdasından vazgeçmedi.
DİZ KAPAĞINDAN VURULDU
Bir yandan çalışan diğer yandan futbol hayatına devam eden Veysel Sarı, forvet mevkiinde oynarken Galatasaray’ın efsanesi Metin Kurt’un yönlendirmesiyle stoper olarak görev yapmaya başladı. Ancak Sarı, 16 yaşındayken talihsiz bir olay yaşadı. Okul çıkışı arkadaşlarıyla yürürken kimliği belirlenemeyen kişinin silahlı saldırısına uğradı. Diz kapağından vurulan Sarı, hastaneye götürülürken haberi alan anne ve babası da hemen yanına gitti.
‘BU ÇOCUK ARTIK YÜRÜYEMEZ’
İlk kontrolleri yapan doktor ailesine, ‘Bu çocuk artık yürüyemez’ dedi. Ailesi gözyaşı dökerken Veysel Sarı ise yürümeden nasıl hayatına devam edeceğini düşündü. Ancak bir süre sonra gittiği başka bir hastanenin doktoru Sarı’ya, tedaviyle yürüyebileceğini, hatta tekrar futbol oynayabileceğini söyledi. Pes etmeyen Sarı, yaklaşık 3 ay boyunca yoğun tedavi ve fizik tedavinin ardından iyileşip tekrar futbol oynamaya başladı.
20 YAŞINDA PROFESYONEL OLDU
En büyük hayali olan futbola odaklanan ve yaşadıklarıyla daha da hırslanan Veysel Sarı, kariyer basamaklarını tek tek çıkmaya başladı. Önce Beylerbeyi’ne transfer olan Sarı, gösterdiği üstün performansla 20 yaşındayken profesyonel sözleşmeye imza atarak o dönem Süper Lig’de oynayan Eskişehirspor’un kadrosuna katıldı. Burada gösterdiği başarının ardından sırasıyla Galatasaray, Kasımpaşa ve Antalyaspor’da forma giyen Veysel Sarı, 2 kez de A Milli Takım’ın formasını terletti.
ANTALYASPORUN’UN VAZGEÇİLMEZ OYUNCULARI ARASINDA
Başarılarıyla adından söz ettiren, Antalyaspor’un vazgeçilmez oyuncuları arasında yer alan Sarı, aynı zamanda takımın kaptanlığını yapıyor. Sarı, Süper Ligde 2 hafta önce Antalyaspor’un Kasımpaşa ile oynadığı karşılaşmada takımıyla 150’nci, Süper Lig’de ise 400’üncü maçına çıktı.
‘İLK DEFA ANNEMLE BABAMIN GÖZYAŞI DÖKTÜĞÜNÜ GÖRDÜM’
Süreçte yaşadıklarını Antalyaspor’un sosyal medya hesabında anlatan Sarı, “16 yaşımdayken kötü bir anı oldu benim için. Ayağımdan bir darbe aldım, diyelim. Ondan sonraki dönem benim için hem negatif hem pozitif oldu. Hastaneye gittiğimiz zaman babam ve annem doktorla konuştuklarında ben de oradaydım. Doktor babama ‘Çocuk bir daha yürüyemeyecek’ dedi. Yürüyemezsem hayatım nasıl devam edecek, diye düşündüm. İlk defa annemle babamın gözyaşı döktüğünü gördüm” dedi.
‘FİZİK TEDAVİDEN SONRA MAÇA ÇIKTIM, 2 GOL ATTIM’
Vurulmasının kendisini hem negatif hem pozitif etkilediğini belirten Veysel Sarı, “Hastanede yatarken doktor MR istedi. Sonuçları almaya giderken ben yürüyemiyordum. Annem, ağabeyim ve ben birlikte gittik. Doktor MR sonuçlarına bakarken ‘Ben de anlamadım ama şu an hiçbir şey yok ayağında. Yarın tedaviye başlasın, 3 ay sonra top oynayabilir’ dedi. Orada hayatım pozitife döndü. 3 aylık fizik tedaviden sonra maça çıktım ve 2 gol attım. O sene 35 karşılaşmaya çıktım” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ziraat Türkiye Kupası 2.Tur maçlarının programı ve bu maçları yönetecek hakemler açıklandı. Programın açıklanmasının ardından Erciyes 38 FK için ilginç bir durum ortaya çıktı. Mavi-siyahlı takım ilk olarak ZiraatTürkiye Kupası 2. Tur maçında 10 Ekim Perşembe günü kendi sahasında Orduspor 1967 A.Ş.’yi konuk edecek. Karşılaşma RHGEnertürk Enerji Stadı’nda saat 19.00’da oynanacak.Bu maçı Berat Buğra Çelik yönetirken, yardımcılıklarını Demirhan Emir ile Murathan Çomoğlu yapacak. Bu maçın da 3 gün sonrası 13 EkimPazar günü Erciyes 38 FK, bu kez Orduspor 1967 A.Ş. takımını lig maçında konuk edecek. Bu maç ise Atatürk Spor Komleksi Yan Açık Saha’da saat 15.00’da başlayacak.
Maç öncesinde Orduspor 1967 A.Ş., 3. Lig 4. Grup’ta 13 puan ile lider durumda bulunurken, Erciyes 38 FK ise topladığı 5 puan ile aynı grupta 9. sırada yer alıyor. – KAYSERİ
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>NESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Kapadokya’nın tepelerinde ve vadilerinde gerçekleşecek Salomon Cappadocia Ultra Trail’e, dünyanın dört bir yanından 2 bin 368 patika koşucusu kayıt yaptırdı. Bu yıl 11. kez düzenlenecek Cappadocia Ultra-Trail, 19-20 Ekim tarihlerinde koşulacak. Cappadocia Ultra Trail; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Nevşehir Valiliği, Ürgüp Kaymakamlığı, Ürgüp Belediyesi, TürkiyeTurizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye Atletizm Federasyonu katkılarıyla yapılacak.
Bu sene yarışa 73 ülkeden 2 bin 368 sporcu kayıt yaptırırken, yarın ise katılımcılara geç kayıt imkanı sunulacak. 119K’lık parkura 233, 63K’lık parkura 565, 38K’lık parkura 1147 sporcu kayıt yaptırdı.
Ayrıca kadın ve erkek sporculardan oluşan, kurumsal takımların yer aldığı Team Games yarışlarında ise toplam 423 sporcu mücadele edecek.
9 Ekim Çarşamba gününe özel kayıt yaptırmak isteyenler geç kayıttan faydalanırken, elde edilecek gelirler de Lösemili Çocuklar Vakfı’na (LÖSEV) bağışlanacak. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup’ta 11 Ekim Cuma günü saat 21.45’te Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda Karadağ ile karşı karşıya gelecek. Bu mücadeleyi İtalya Futbol Federasyonu’ndan Daniele Chiffi yönetecek. Chiffi’nin yardımcılıklarını Alessio Berti ve Luigi Rossi yapacak. Müsabakanın dördüncü hakemi de Matteo Marchetti olacak.
Daniele Chiffi, millilerin Avusturya’ya 6-1 kaybettiği hazırlık maçında da düdük çalmıştı. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BEŞİKTAŞ’IN AÇIKLAMASI
Siyah Beyazlı kulüp, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
“Olympique Lyon – Beşiktaş Maçı Hakkında Taraftarlarımıza Önemli Duyuru
Lyon Valisi, Futbol Takımımızla Olympique Lyon arasında 24 Ekim Perşembe günü OL Stadyumu’nda oynanacak UEFA Avrupa Ligi müsabakası ile ilgili olarak, taraftarlarımızın stadyuma ve Lyon kentine alınmamasına karar vermişti.
Kulübümüzün söz konusu kararın gözden geçirilmesi için yaptığı girişimler doğrultusunda; Lyon Valiliği, Fransız Emniyeti, UEFA Güvenlik Birimi, Türkiye Futbol Federasyonu Güvenlik Koordinatörlüğü ve Türkiye NFIP’nin katılımıyla gerçekleşen güvenlik toplantısı neticesinde, 2017 yılında yaşanan ciddi olayların tekrar etme ihtimali ve yüksek güvenlik riski nedeniyle Lyon Valiliği’nin aldığı karar kesin olarak onandı.

Olympique Lyon – Beşiktaş müsabakasında taraftarlarımızın deplasman tribününde yer alamayacağını belirtir, herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına söz konusu maç için seyahat programı yapılmaması hususunu taraftarlarımızın bilgisine sunarız.”

LYON-BEŞİKTAŞ MAÇI NE ZAMAN?
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nin 3. haftasında deplasmanda Fransız temsilcisi Lyon ile kozlarını paylaşacak. 24 Ekim Perşembe günü Groupama Stadyumu’nda oynanacak karşılaşma TSİ 22.00’de oynanacak. Siyah-beyazlılar, UEFA Avrupa Ligi’nin ilk 2 haftasında Ajax’a deplasmanda 4-0, Frankfurt’a ise sahasında 3-1 kaybetmişti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Turkcell‘in, Türkiye’nin nitelikli yazılımcı iş gücünü artırmayı hedeflediği programın dördüncüsü bu yıl gerçekleştirilecek.
Toplamda 15 bin öğrencinin çevrim içi, 150 öğrencinin de sınıf içi eğitimlerle destekleneceği program, 3 farklı teknoloji odağında düzenlenecek ve öğrenciler birebir mentörlük desteği de alacak. Süreci başarıyla tamamlayan katılımcılar, Turkcell Grup Şirketleri ve yazılım ekosistemindeki çeşitli firmalarda istihdam fırsatı elde edecek.
Program ile katılımcıların yazılım ve kodlama alanlarında uzmanlaşması, teknoloji odaklı düşünme becerilerini geliştirmeleri ve iş dünyasında fark yaratacak yetkinlikler kazanması hedefleniyor.
4 ay sürecek program, teknoloji dünyasına adım atmak ve geleceği yazmak isteyen gençleri bekliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell İnsan ve İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, program sayesinde teknolojinin geleceğine yön verecek, hayallerinin peşinden koşacak gençleri Turkcell bünyesine katmak için eğitim ve gelişim imkanları sunmaya devam ettiklerini belirtti.
Durdu, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin Turkcell’i olarak ana stratejilerimizden birisi de ‘Yarını teknolojiyle değiştiren’ yeteneklere odaklanmak. Yazılım alanında genç istihdamına katkıda bulunmayı hedefleyerek, Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır faaliyetlerimizle Türkiye’nin geleceği için gençlere bu yolculukta rehberlik ediyor, onların vizyonu ve enerjisiyle güçlü adımlar atıyoruz. Bugüne kadar binlerce gencimize kariyer fırsatı sunduk. Turkcell olarak hem gençlerimize hem de ülkemizin gücüne ve geleceğine inanıyoruz.”
Programa başvurular 13 Ekim’e kadar devam edecek.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANAYİ ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Bugün, sanayi yatırımlarını hızlandırmak için organize sanayi bölgelerinde ( Osb ) yeni bir uygulama başlatıyoruz. Bakanlığımız koordinasyonunda, 133 Osb‘de 1484 fabrika için 20,1 milyon metrekare yatırım yeri tahsisi, eş zamanlı ve çevrim içi gerçekleşiyor” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, yatırımların hızlandırılması için OSB içerisinde sahibi bulunmayan arsaların tahsisi uygulamasını hayata geçirdi. Buna göre; 133 OSB’de yer alan ve toplam büyüklüğü 20,1 milyon metrekareyi bulan 1484 sanayi parseli, ön tahsis içinse 6 OSB’de yer alan 2 milyon metrekarelik alan satışa açıldı. Yatırımcılar boşta bulunan OSB parsellerine, her ayın ilk pazartesi günü çevrim içi ortamda başvurabilecek. Düzenleme ile yatırımların hızlanması ve arsa fiyatlarında olası yükselişin engellenmesi amaçlanıyor. Yatırımcılar, ‘https://www.sanayi.gov.tr/medya/duyurular/osblerde-arsa-tahsisi-yapilacak-parsellere-iliskin-duyuru’ ve ‘https://www.sanayi.gov.tr/medya/duyurular/osblerde-on-tahsisi-yapilacak-alanlara-iliskin-duyuru’ adreslerinden başvuruda bulunabilecek.
‘ARSA FİYATLARINDA YÜKSELİŞİN ÖNLENMESİNİ AMAÇLIYORUZ’
Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bugün, sanayi yatırımlarını hızlandırmak için OSB’lerde yeni bir uygulama başlatıyoruz. Bakanlığımız koordinasyonunda 133 OSB’de 1484 fabrika için 20,1 milyon metrekare yatırım yeri tahsisi eş zamanlı ve çevrim içi gerçekleşiyor. Tahsis başvuruları 3 hafta sürecek. Ayrıca 6 OSB’de de 2 milyon metrekare alan ön tahsise sunuluyor. Geçtiğimiz ay OSB yönetmeliğinde yaptığımız değişiklikle sanayicilerin yatırım yerlerine erişiminin kolaylaşacağını duyurmuştuk. Her ayın ilk pazartesi günü henüz tahsis edilmemiş OSB parsellerinin çevrim içi ortamda yatırımcılara tahsis için sunulmasını öngören düzenlemenin ilk uygulaması ekim ayında gerçekleşiyor. Yatırım arsalarında arz yönlü artış oluşturacak düzenleme ile hem yatırımların hızlanmasını hem de arsa fiyatlarında yükselişin önlenmesini amaçlıyoruz. OSB’ler daha şeffaf yönetilecek, sanayicilerimiz yatırım yeri alternatiflerine daha kolay erişecek” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlığın konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, 3’ü Antalya’nın Gazipaşa ilçesi, 3’ü Muş’un Merkez, Bulanık, Korkut ilçeleri ve 6’sı da Van’ın Özalp ve Başkale ilçelerinde olmak üzere toplam 12 yeni YEKA, Enerji Kaynak Alanları Yönetmeliği kapsamında ilan edildi. İlanda, söz konusu alanların sınırları ile köşe koordinatlarına ilişkin krokiler ve listeler paylaşıldı.YENİLENEBİLİR ENERJİ NEDİR?
Yenilenebilir Enerji, sürekli devam eden doğal süreçlerdeki var olan enerji akışından elde edilen enerjidir. Günümüzde küresel enerjinin yüzde 80’i fosil yakıtlardan elde ediliyor. Yenilenebilir enerji kaynakları kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmada en önemli rolü üstlenmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaları Güneş, Rüzgar, Biyokütle, Jeotermal, Hidrolik, Hidrojen ve Okyanus Enerjisi (Dalga ve Gel-Git) olarak sıralanabilir. Güneş, su, rüzgar,dalga gibi kendileri bitmeden diğer enerji kaynaklarının üretiminde kullanılan kaynaklara yenilenebilir enerji kaynakları diyebiliriz basitçe. Yenilenebilir enerji kaynakları doğal kaynaklardan sağlanır ve sürdürülebilirliği mümkün olan enerjilerdir. Yenilenebilir enerji kaynakları, fosil enerji kaynakları gibi zamanla bitmez, tükenmez. Kömür, petrol, doğalgaz gibi kaynaklarımız yenilenemez enerjilere örnektirler.
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI:
Temel yenilenebilir enerji kaynakları sınıfları aşağıdaki gibidir. Aşağıda her bir kaynak için detay bilgi bulabilirsiniz.
Güneş Enerjisi
Rüzgar Enerjisi
Biyokütle Enerjisi
Jeotermal Enerji
Hidroelektrik Enerji
Hidrojen Enerjisi
Dalga Enerjisi

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>DİYARBAKIRLI yazılımcı Burak Kanat (35), online olarak aldığı İngilizce dil eğitimi kursunda Endonezyalı hemşire Jauza Zahiya (28) ile tanıştı. Yaklaşık 2,5 yıllık görüşmenin ardından Kanat’ın ailesi, telefonda görüntülü görüşerek Jauza’yı oğullarına istedi. Olumlu cevap alınınca yaklaşık 10 bin kilometre uzaklıktaki Endonezya‘dan Diyarbakır’a gelen Jauza Zahiya ile Burak Kanat yapılan düğünle dünyaevine girdi.
Mersin’de özel bir şirkette yazılımcı olarak çalışan Burak Kanat, İngilizce dil eğitimi kursunda Endonezyalı hemşire Jauza Zahiya ile tanıştı. Yaklaşık 2,5 yıl boyunca konuştuğu Zahiya’ya evlilik teklif eden Kanat, ‘Evet’ yanıtını aldı. Bunun üzerine Kanat’ın ailesi, telefonda görüntülü görüşerek Jauza’yı oğullarına istedi. Olumlu cevap alınınca Jauza Zahiya, yaklaşık 10 bin kilometrelik yolculukla Diyarbakır’a geldi. Burada kınası ve nişanı yapılan çift, Türk usulüne göre evlenerek dünyaevine girdi. Düğünde çift, telefonla görüntülü olarak Zahiya ailesiyle konuştu. Mersin’de yaşayacak Kanat ve Zahiya çifti, 6 ay sonra da Endonezya‘ya gidip Endonezya kültürüne göre tekrar düğün yapacak.
‘6 AY SONRA ENDONEZYA’DA DÜĞÜN, KINA VE NİŞAN YAPACAĞIZ’
Türk örf ve geleneklerine göre düğünlerini yaptıklarını belirten Burak Kanat, “Aslen Diyarbakırlıyım, Mersin’de yaşıyorum. Mersin’de bir firmada tekniker pozisyonunda çalışmaktayım. 2,5 yıl önce ben yazılım anlamında çalışmalar yapıyordum. Yabancı bir web site için İngilizce dil eğitimi kursu uygulaması üzerinde orada çalıştık, İngilizce konuşuyorduk. Sonrasında aramızda bir kıvılcım oldu. Birbirimizi tanımak istedik. 2,5 yıl sonrasında bugüne nasip oldu. Kendisi orada hemşirelik pozisyonunda çalışmaktaydı. Sonrasında Türkiye’ye gelmek istedi. Biz bu vesileyle tanıştık. Aileler birbirini tanıdı. Tanışmalardan sonra istemeler oldu. Mesafeler çok uzak olduğu için online üzerinden denedik. Daha sonrasında her iki aile de tamam dedikten sonra bize de bugün nasip oldu” dedi. Kanat, 6 ay sonra da Endonezya’ya gidip, bu ülkenin kültürüne göre tekrar düğün yapacaklarını söyledi.
’10 BİN KİLOMETRE MESAFEDEN BURAK İÇİN GELDİM’
Jauza Zahiya ise mutlu olduğunu belirterek, “Endonezya’dan Burak’la evlenmek için Türkiye’ye geldim. 10 bin kilometre mesafeden sırf Burak için geldim. Ben orada hemşireydim. Burada bununla ilgili bir çalışma yapacağım. Mersin’de yaşayacağız. Mutluyuz. Aynı zamanda Endonezya’da da bir düğün yapacağız” diye konuştu.
Haber ve Kamera: Gıyasettin TETİK,Seyfettin EKEN /DİYARBAKIR
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Yapımcı Ali Sacihan ile senarist İshak Tekgül, filmle ilgili soruları cevapladı.
Ali Sacihan

● ‘Pırıl’, matematik sevgisiyle öne çıkan bir karakter. ‘Pırıl’ın yaratım sürecinde nelere dikkat ettiniz?
Ben aslında bir matematik öğretmeniyim. Eşim Neslihan da meslektaşım. Pırıl eşimin hayalinden doğmuş bir karakterdir. Öğretmenlik yaptığımız dönemlerde çocukları ve matematiği bir arada gözlemleme şansımız oldu ikimizin de. Tespit ettiğimiz ana sorun, matematiğin sevilmezse anlaşılamayacağı oldu. Pırıl bu yüzden matematiğin eğlenceli yüzünü çocuklara göstermek için oyunlaştırarak ve eğlendirerek anlatıyor. En dikkat ettiğimiz husus matematikte eğlenceden taviz vermemek.
REKLAM
● ‘Pırıl’ı dizinin ardından sinema perdesine taşımanızdaki en büyük motivasyonunuz neydi?
Pırıl TRT Çocuk’ta hedef kitle seyircisini kucaklamayı başardı. Veliler de öğretmenlerimiz de çocuklar da dizimizi sevdiler. Bu da ATF ailesi olarak bizi yüreklendirdi ve sinemaya taşımaya karar verdik. Senaristimiz İshak 2. Tekgül güzel bir sinopsisle geldi bize. Uzun ve yoğun çalışmalar neticesinde senaryosuyla müziğiyle rengiyle sesiyle içimize sinen bir film oldu.
● Türkiye’de animasyon ve çizgi dizi/film sektörünü genel olarak değerlendirmenizi rica etsek…
Ülkemiz animasyon dizi/film sektörü büyük bir mücadele veriyor gerçekten. Animasyon çok maliyetli bir iş ancak şunu görebiliyoruz ki her geçen gün bu sektör ülkemiz adına ileri taşınıyor. Bugün biz de üzerimize düşeni yaptık.
İshak Tekgül
● Matematik genellikle çocukların daha az sevdiği bir alan. Pırıl ile matematiği nasıl bir açıdan ele alıyorsunuz?
Pırıl’ın gözünden matematiğe bakan çocuk onun korkulacak bir ders değil tam aksine eğlencelerle dolu tarafını görmüş oluyor. Pırıl ve arkadaşlarının matematiğe yaklaşımı çocuklara rol model oluyor. TRT Çocuk ekranlarında yayınlanan Pırıl animasyon dizimiz çocukları eğlendirirken aslında çok önemli bir ders olan matematiği oyunu seven her çocuğun kavrayabileceğini de gösteriyor.
● Yazım süreçlerinizde ilham aldığınız ve çocuklara da ilham olmasını istediğiniz şeyler nelerdir?
Pırıl’ın sinema filmini yazarken bana ilham olan şey bu evrenin ölçülebilir ve matematikle açıklanan bir yanının olmasıydı. İnsan herhangi bir şeyi kavrayabilmek için en az iki şeyi birbirine bağlaması ve hesaplayıp aklına yatırması gerekiyor. Matematik bu noktada olmazsa olmaz bir şey. Ben matematikten hiç anlamam diyen herkesin aslında sosyal hayatta matematiği ne kadar kullandığını fark etmesi gerekiyor.
● Animasyon dizi ile filmlerin senaryo açısından farklılıkları nelerdir? Aileler ve çocukların filmi izledikten sonra nasıl bir duyguyla sinemadan ayrılmasını bekliyorsunuz?
Animasyon dizimizin her bölümü belli bir noktayı aydınlatan lokal ışık ise sinema filmimiz “Pırıl Sayıların Gizemi” kocaman bir şehri Pırıl Pırıl aydınlatan daha büyük bir hikaye. Sinema filmimizde de dizide olduğu gibi çıkış noktamız matematik. Aynı matematik hem problemimiz hem de çaremiz oluyor. Film geniş bir yaş grubuna hitap etmeyi başardı. Bunu filmimizin galasında gözlemleme şansım oldu. Aileler çocuklarıyla birlikte bu gizemli macerada aynı problemi birlikte çözmeye çalışıyorlar. Seyircilerimizi filmin çıkışında matematiğe dair uzun bir sohbet bekliyor. Film çocuklarımıza mücadele ruhundan, arkadaşlıktan, ekip bilincinden bahsederken çıkışta matematiği sevmeyen bir çocuğa bile “iyi ki matematik var” dedirtmeyi başarıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

TAKI TÖRENİ 5 SAAT SÜRDÜ
Takı töreninin 5 saat sürdüğü düğünde, damada 10 milyon TL, geline ise yaklaşık 4 kilo altın takıldı. Takılan parayı yaklaşık 25 kişi sayarken, gelin Hasret Bilici’nin üzerindeki takıları taşımakta zorlandığı görüldü. Davetliler, gelin ve damatla birlikte halay çekti, söylenen Kürtçe şarkılar eşliğinde saatlerce oynadı.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>

ALANSON’UN AÇIKLAMASINDAN BİR KAÇ SAAT SONRA SERT BİR MESAJ YAYIMLADI
Alanson’dan birkaç saat sonra bir açıklama da eşi Biricik Suden’den geldi. Taziye için arayanlara önce teşekkür eden Biricik Suden, taziyeye diye arayıp Mazhar Alanson’dan çok ağlayanlara uyarı geçti.


Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Fransız yıldız Paul Pogba’nın girdiği doping testinde yüksek seviyede testosteron tespit edilmişti. CAS’ta Pogba’ya verilen 4 yıllık ceza 18 aya düşürüldü.
Paul Pogba’nın Mart 2025’ten itibaren resmi maçlara çıkabilek. Ceza düşürülmeseydi Pogba, 2027 yılından önce sahaya çıkamayacaktı.
JUVENTUS’LA SÖZLEŞMESİ DEVAM EDİYOR
Juventus’un Udinese ile Ağustos 2023’te oynadığı maçın ardından doping testinden geçemeyen Pogba’ya 4 yıllık ceza verilmişti. Fransız oyuncunun İtalyan devi 2026 yılına kadar sözleşmesi devam ediyor.
Pogba, temmuz ayında verdiği röportajda, “Pogba ölmedi. Pogba burada. Geri dönmek için büyük bir arzu duyuyorum. Profesyonel olmak isteyen çocuklar gibi heyecanlıyım. Her gün antrenman yapıyorum. Hala Juventus oyuncusuyum. Sözleşmem var ancak teknik direktör ve başkanla konuşmadım.” dedi.

Abdullah Paçal
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İnsanlar birçok nedenden dolayı içki içerler.
Kutlamak, sosyalleşmek ve hatta stresi azaltmak yaygın alkol tüketim nedenleri arasında gösterilir.
Bazı araştırmalar, kırmızı şarap gibi bazı alkollü içeceklerin sınırlı tüketiminin sağlığa iyi gelebileceğini de öne sürüyor.
Ancak Dünya Sağlık Örgütü’ne göre sağlıklı bir alkol tüketim seviyesi bulunmuyor.
BBC Dünya Servisi’nin The Food Chain isimli programı içki içmenin risklerini ve faydalarını inceledi.
DSÖ’nün araştırması
DSÖ’nün yakın tarihli bir raporuna göre, yılda 2,6 milyon kişi alkol tüketimine bağlı nedenlerle ölüyor.
Alkol, bağırsak ve meme kanseri de dahil olmak üzere en az yedi kanser türünün nedenleri arasında gösteriliyor.
DSÖ tarafından yapılan ayrıntılı bir çalışma; hafif ve orta düzeyde tüketime karşılık gelen 1,5 litreden az şarap, 3,5 litreden az biranın dahi tehlikeli olduğunu açıklıyor.
DSÖ’nün yeni kılavuzunda, güvenli bir tüketim miktarının olmadığı, “herhangi bir alkollü içeceğin ilk damlasıyla sağlık riskinin başladığı” belirtiliyor.
Tüketimde düşüş
DSÖ verileri, dünya genelinde kişi başına toplam alkol tüketiminin 2010’da kaydedilen 5,7 litreden, 2019’da 5,5 litreye hafif bir düşüş gösterdiğini ortaya koyuyor.
Alkol tüketiminde erkekler kadınların önünde geliyor. Ortalama olarak kadınlar yılda 2,2 litre, erkekler 8,2 litre alkol tüketiyor.
İngiltere’nin Berkshire bölgesinde yaşayan Anna Tait (44) alkolü tamamen bıraktı.
Tait, “Genel olarak çok fazla içtiğimi söyleyemem ama cuma olduğunda çok fazla alkol tüketiyordum. İşten sonra birkaç bira, birkaç cin içip sonra kocamla bir şişe şarabı paylaşmayı dört gözle bekliyordum” diye anlatıyor.
Tait Cumartesi günü de alkol tüketiyordu. Sonra Perşembe ve Pazar günleri de içtiğini fark etti.
Ancak bu yılın başlarında katılacağı maraton için antrenman yapmaya başladı ve antrenörü onu alkolü bırakmaya teşvik etti.
Kocası da spor yapıyordu ve ikisi de alkol tüketimini kesti.
Tait, “Çok büyük bir değişim oldu. Kendimi daha güçlü veya daha iyi hissediyorum” diyor.
Ancak sosyal ortamlarda çiftin alkol almayacağını anlayan arkadaşlarının bundan mutlu olmadığını da aktarıyor.
Almanya’nın Bavyera eyaletinden 22 yaşındaki Amelie Hauenstein, içkiyi bırakmak için arkadaş desteğini aldı.
Hauenstein, “İçmediğim zaman eğlenceli bir gece geçirmediğimi fark ettim” diyor ve devam ediyor:
“Bırakmak istedim çünkü pazar günü uyandığımda bir önceki gün ne yaptığını bilmemek çok kötü bir histi”
Hauenstein da Tait gibi yaşadığı gelişimden dolayı çok mutlu hissediyor.
Bilim yanılıyor mu?
Programa konuşan iki kadının deneyimleri, alkolü bırakmanın onlar üzerindeki sağlık faydalarını açıkça gösteriyor.
Kanada’da madde bağımlılığı üzerine çalışan Dr. Tim Stockwell, Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırma sonuçlarına katılıyor.
Stockwell, “Alkol esasen riskli bir maddedir ve risk bunu içmeye başladığınız anda başlar” diyor.
Stockwell, düşük seviyelerde alkol tüketimi ile ölüm oranları arasındaki bağlantıyı anlamak için 107 makaleyi analiz etti.
British Medical Journal isimli tıbbi yayın, yüzde bir ölüm riskini orta, binde bir ölüm riskini düşük seviye olarak tanımlıyor.
Bu seviyeler ülkeden ülkeye farklı konumlandırılıyor.
İngiltere hükümeti haftada on dört üniteden fazla içilmemesini öneriyor, bu da yaklaşık altı orta boy bardak şarap veya biraya karşılık geliyor.
Stockwell, ölçülü alkol kullanımının sağlığa iyi gelebileceği fikrinin araştırma metodolojisinin zayıf olmasından kaynaklandığını savunuyor.
Soruların olması gerektiği seviyede olmadığını, geçmiş alkol tüketimlerinin hesaba katılmadığını, bazı önemli faktörlerin göz ardı edildiğini söylüyor.
Stockwell, “Orta seviye içki tüketenler daha yüksek gelir grubundaydı. Daha iyi besleniyor, egzersiz yapıyor ve sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşıyorlardı. Daha iyi işleri ve daha ince bir bel ölçüleri vardı” diyor.
Fayda-zarar dengesi’Güvenli bir sürüşün de seviyesi yok’
Ancak herkes alkol ile ilgili risklerin endişe verici seviyede olduğunu düşünmüyor.
Profesör Sir David Spiegelhalter, “Günde bir veya iki bardak alkol tüketiminin risklerini anlamaya çalışma saplantısını gerçekten anlamıyorum” diyor.
İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’nde istatistik profesörü olan Spiegelhalter, riski nasıl anlamlandırabileceğimizi açıklıyor:
“Güvenli bir sürüşün de seviyesi yok. Güvenli bir yaşamın da öyle. Ancak bunları kesmeyi kimse önermiyor. Fayda-zarar dengelerine bakmamız gerekiyor.”
Dr. Spiegelhalte, riskleri doğru bir şekilde belirleme kapasitemiz konusunda şüpheci ve “Bence insanların sadece keyif almak için içtiğini kabul etmeliyiz.” diyor.
Spiegelhalte, ne içki firmaları için çalışan bir lobinin de ne de ölçülülük lobisinin (alkole karşı bir hareket) parçası olduğunu vurguluyor ve BBC’ye neden alkol içmekten hoşlandığını anlatıyor:
“Burada risk, ortalama yaşam süresini yüzde bir oranında azalttığı zaman anlamlı oluyor. Elli yılı aşkın süre, günde bir bardak içki içmek hayatınızdan altı ay götürebilir.
Dr. Spiegelhalte, günde bir saat televizyon izlemenin veya haftada iki kez pastırmalı sandviç yemenin de sağlık riskleri taşıdığını ekliyor.
Doktor, yetişkin bireylerin kendileri için neyin iyi olduğuna kendilerinin karar vermesi tavsiyesini yapıyor.
Dr. Tim Stockwell de içki içmekten hoşlanıyor ve alkolü kesmeyi savunmuyor:
“Eğer alkolü hayatınıza renk katan bir şey olarak görüyorsanız, bunun küçük riskler getireceğini bilerek değerlendiriyorsunuzdur”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sosyal medyada lüks harcamalarıyla ünlenen ardından da vergi kaçırma ve kara para aklama suçlamasıyla cezaevine giren Polat çifti, geçtiğimiz günlerde tahliye olmuştu.
İFADE VERDİLER
Dilan ve eşi Engin Polat’ın da aralarında bulunduğu 28 sanığın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet” suçlarından yargılaması, Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde sürüyor.
Dava kapsamında yargılanan Polat çiftinin de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında ayrıca “vergi kanununa muhalefet” suçundan ayrı bir soruşturma yürütülüyor.
Bu soruşturma kapsamında Dilan ve Engin Polat çifti ifade vermek için Anadolu Adalet Sarayı’na geldi.
Soruşturmanın yürütüldüğü Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Vergi Suçları Soruşturma Bürosu’na çıkan Polat çiftinin “şüpheli” sıfatıyla ifadeleri alındı.
4 ŞÜPHELİNİN DAHA İFADESİ ALINACAK
Dilan Polat’ın ifadesinde “vergi kanununa muhalefet” konusuyla ilgili bir bilgisinin olmadığını iddia ettiği, eşi Engin Polat’ın ise şirketlerindeki eyleme ilişkin, “gerçek ticaret yaptık” şeklinde beyanda bulundukları öğrenildi.
Soruşturmada, baba Sezgin Polat’ın da aralarında bulunduğu diğer 4 şüphelinin de ifadesinin alınacağı belirtildi.
Öte yandan, soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda, incelenen 7 şirketin kamuyu 295 milyon lira zarara uğrattıklarının tespit edildiği yer aldı.
İLGİLİ HABERDilan Polat: Tahliye olduğu gün paylaşım yaptığım için Engin duvara kafa attıSeçil Selen Balık
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu:
“ANKA-3’ün görünmezliğini geliştirme çalışmaları sürüyor”
“Hem yurt dışı, hem de yurt içinden çok ciddi ilgi var”
ADANA – Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, “KAAN, 2 test platformunda 2025 yılı sonunda hazır olacak. Esas yoğun geliştirme uçuşları o zaman başlayacak. ANKA-3’ün de görünmezlik geliştirmeleri devam ediyor” dedi.
TEKNOFEST’in açılışının ardından Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Demiroğlu, “Yarın ANKA-3, Hürjet ve Hürkuş kol uçuşlarını yapacaklar. ANKA-3 mühimmatlı atışlarını yaptı. Görünmezlik konusunda geliştirmeler devam ediyor. Görünmezliğini daha da arttıracağız. Test uçuşlarını bitirip bu sene sonlarında deneme amacıyla Türk Hava Kuvvetleri’ne vermeyi düşünüyoruz. Geliştirmeleri bitirdikten sonra seri üretimine geçeceğiz. Hem yurt dışı hem de yurt içinden çok ciddi ilgi var” dedi.
“Herkes gelsin”
Herkesi TEKNOFEST alanına davet eden Demiroğlu, “Gençlerimiz faaliyetlerini gösteriyorlar. Gerçekten bütün çocukların, kendisini genç hissedenlerin buraya gelmesi lazım. Buraya lütfen gelin. Uçaklara dokunun. Faaliyetleri görün, çocukların neler yapmaya kadir olduğunu görün” ifadelerini kullandı.
“Planlamada değişiklik yok”
Demiroğlu, Türkiye’nin önemli savunma projesi Milli Muharip Uçak ‘KAAN’ hakkında ise şunları söyledi:
“KAAN bizim mahallenin ağır abisi, büyüğü. 2025’deki uçuşunu 2 sene önce çektik. 2 test platformunda 2025 yılı sonunda hazır olacak. Esas yoğun geliştirme uçuşları o zaman başlayacak. 2028’e kadar da ilk teslimatı Türk Hava Kuvvetleri’ne yapmayı planlıyoruz. Planlamada bir değişiklik yok.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, ilk günü değerlendirdi
ADANA – TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, “‘Bir çocuk gelsin, uçağa dokunsun’ sloganıyla yola çıktık. Adana bugüne kadar online kayıt açısından en fazla kayıt alan festivalimiz oldu” dedi.
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde, kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da aralarında olduğu 128 kurumun katılımıyla Adana Havalimanı’nda düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapılarını açtı.
Açılıştan sonra gazetecilere Kızılelma’nın önünde açıklamalarda bulunan TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, “Bu yıl 1 milyon 600 binden fazla gencimiz yarışmalarımıza başvurmuştu. Artık 50 farklı kategoride olan yarışmaların sadece birkaçı devam ediyor. 25 farklı yarışmanın büyük bir kısmı Antalya’da gerçekleşti. Bunun yanında son döneme de sadece birkaç yarışma kaldı. İnanılmaz bir coşkuyla bu yıla girmiştik. Adana’nın sıcaklığıyla benzer bir şekilde muhteşem bir coşkuyla Şakirpaşa’da da Adana TEKNOFEST kapılarını açmış oldu” diye konuştu.
Bayraktar, “Çok yoğun bir katılım ve ilgi var. Bu ilgi hafta sonu daha da artacaktır. Bu nedenle tüm ziyaretçilerimize hafta içini ve toplu taşımayı kullanmalarını öneriyoruz. Teknolojinin yeni sürprizleri olacak. ‘Bir çocuk gelsin, uçağa dokunsun’ sloganıyla yola çıktık. Adana bugüne kadar online kayıt açısından en fazla kayıt alan festivalimiz oldu. On binlerce genç kardeşimizi biz buraya getiriyoruz. Onların hayallerine dokunarak nice eserler geliştirmesi için katkı sunuyoruz. Bizim amacımız genç kardeşimizin, en imkanı olmayan çocukların dahi hayallerine girebilmek” ifadelerini kullandı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Gaziantep İl Jandarma Komutanlığına bağlı Trafik Jandarması Timleri, adli makamların koordinesinde son 1 hafta içerisinde tarım işçilerine yönelik trafik bilincinin arttırılması ve tarım işçilerini taşıyan araçlar ile motosiklet ve motorlu bisiklet sürücülerine yönelik denetim gerçekleştirdi. Yapay zeka radar cihazı ile hız kontrolü yapan ekipler, diğer yandan dron ile emniyet kemeri denetimi ve alkollü araç kullanımına yönelik özel denetim faaliyeti de gerçekleştirdi. Yapılan denetimler sonucunda 930 araç ve sürücüsü, 145 traktör ve kamyonet sürücüsü, 125 motosiklet ve motorlu bisiklet sürücüsü denetlendi. 2 araç trafikten men edilirken 2 sürücünün belgesi ise geri alındı. – GAZİANTEP
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA – Adana’da düzenlenen TEKNOFEST’te SOLOTÜRK ve Akıncı’nın nefes kesen gösterisi izleyicilerden büyük alkış aldı.
Adana’da düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nin ilk gününde SOLOTÜRK ve Akıncı ilk kez gökyüzünde vatandaşları selamladı. Bayraktar AKINCI TİHA ve TB 3 kol uçuşu gerçekleştirirken, SOLOTÜRK pilotları gökyüzünde nefes kesen bir gösteriye imza attı. Akıncı ile SOLOTÜRK ilk kez gökyüzünde birlikte uçtu.
Elif Kalan, SOLOTÜRK gösterisini ilk kez izlediğini belirterek, “Muhteşem bir gösteri. Neden düşmana korku, dosta güven verdiğini anladım. Hayallerim değişti. Pilot olmak istiyorum” dedi.
Festivale katılan Semih Öğüt ise hayranlık ve gururla gösterileri izlediğini kaydederek, “Keşke havacılık okusaydım” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BİN Ulaşım ve Akıllı Şehir Teknolojileri A.Ş (BinBin) Bulls Yatırım liderliğinde halka arz oluyor. Halka arz 3-4 Ekim tarihlerinde BINBN.HE koduyla ‘Borsada Satış’ yöntemi ile gerçekleştirilecek. Her geçen gün büyüyen, yenilikçi bir teknoloji şirketi haline geldiklerini belirten BinBin Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Abdik, “Çevreci ulaşım anlayışını Türkiye’de ve Avrupa’da uygulama konusunda öncü olmayı ve büyüyen bu sektörden daha fazla pay almayı istiyoruz. Halka arz, BinBin’in teknoloji altyapısını güçlendirmesi ve uluslararası pazarlardaki varlığını pekiştirmesi için önemli bir fırsat. Yatırımcılarımızı bu heyecan verici yolculuğa ortak etmekten büyük mutluluk duyacağız” dedi.
Mikromobilite şirketi BinBin halka arz ediliyor. Bulls Yatırım liderliğinde 3-4 Ekim tarihlerinde ‘Borsada Satış’ yöntemiyle pay başına 91,85 TL sabit fiyatla gerçekleşecek arza BINBN.HE koduyla katılım sağlanabilecek. Bin Ulaşım ve Akıllı Şehir Teknolojileri’nin çıkarılmış sermayesinin 100 milyon TL’den 112 milyon TL’ye yükseltilmesi nedeniyle 12 milyon TL nominal değerli paylar sermaye artırımı şeklinde ve 1000 Yatırımlar Holding A.Ş.’nin sahip olduğu 4 milyon 750 bin TL nominal değerli paylar, Re-Pie Portföy Yönetimi A.Ş. Altun Capital Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun sahip olduğu 25 bin TL nominal değerli paylar ve Re-Pie Portföy Yönetimi A.Ş. BİNBİN Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun sahip olduğu 225 bin TL nominal değerli paylar ortak satışı şeklinde satışa sunulacak. Toplamda 17 milyon TL nominal değerli payın halka arz büyüklüğünün 1 milyar 561 milyon 450 bin TL olması hedefleniyor. Halka arz sonrası halka açıklık oranının ise yüzde 15,18 olarak gerçekleşmesi planlandı.
‘2026’YA KADAR FİLOMUZUN YÜZDE 30’UNU YERLİLEŞTİRMEYİ PLANLIYORUZ’
Kısa mesafeli yolculukları eğlenceli hale getirirken, sürdürülebilir ve ekonomik bir ulaşım alternatifi sunduklarını belirten BinBin Yönetim Kurulu Üyesi Kadir Abdik, “2019 yılında üniversite kampüslerinde başladığımız operasyonlarımızı 2020 yılı itibarıyla şehirlere taşımaya başladık. Çevreye duyarlı teknolojiler geliştirerek karbon salınımını azaltmayı ve sürdürülebilir ulaşımı yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Bugün yurt içinde İstanbul, Konya, Antalya, Eskişehir, Samsun, Adana, Kocaeli, Bursa, Gaziantep, Uşak ve Sakarya’da hizmet veriyoruz. Mikromobilite alanında yurt dışına açılan ilk Türk şirketi olarak Arnavutluk, Bulgaristan, Bosna Hersek ve Kuzey Makedonya’da faaliyetlerimize devam ediyoruz. Filomuzun yüzde 87,20’si yurt içi, yüzde 12,80’i yurt dışında konumlanıyor. Filomuzdaki skuterlerin yerlileştirilmesi ve millileştirilmesi konusunda da çalışmalarımıza devam ediyoruz. 2025 yılının sonuna kadar yurt içi filomuzun yüzde 30’unu yerli skuterler ile değiştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
‘ULAŞIMIN SUPER APP’İ OLMAYI HEDEFLİYORUZ’
Abdik, “2022 yılında 2,44 milyar dolar olan küresel bisiklet ve skuter kiralama pazarının, 2023-2030 tahmin döneminde yüzde 16,15’lik bir yıllık bileşik büyüme oranı ile büyüyerek 2030 yılına kadar 8,08 milyar dolara ulaşması bekleniyor. P&S Intelligence’ın araştırmasına göre ülkemizde ise elektrikli skuter kategorisi son birkaç yılda Türkiye mikromobilite pazarında en büyük paya sahip oldu. Önümüzdeki yıllarda elektrikli skuter ve bisiklet gibi mikromobilite çözümlerinin Türkiye pazarında daha yüksek büyüme oranı göstereceği tahmin ediliyor. Biz de çevreci ulaşım anlayışını Türkiye’de ve Avrupa’da uygulama konusunda öncü olmayı ve büyüyen bu sektörden daha fazla pay almayı istiyoruz. BinBin mobil uygulamamızı geliştirerek ulaşımın Super App’i olmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
‘HALKA ARZ İLE YENİ YATIRIM FIRSATLARINI DEĞERLENDİRECEĞİZ’
Halka arzın yeni yatırım fırsatları için önemli bir adım olduğunu belirten Abdik, “Türkiye’de ve yurt dışında, uluslararası standartlarda çözümler üreten, müşteri ve çalışan memnuniyetine önem veren, çalışanlarımızın ve süreçlerimizin sürekli gelişimini odağında tutan, güvenilir ve alanında lider bir yüksek teknoloji şirketi olmak istiyoruz. Halka arz, BinBin’in teknoloji altyapısını güçlendirmesi ve uluslararası pazarlardaki varlığını pekiştirmesi için önemli bir fırsat. Halka arzla birlikte artacak öz kaynaklarımız sayesinde başta şirket alımı olmak üzere yeni yatırımları finanse etmeyi, sektörde yer alan ve oluşacak fırsatları değerlendirmeyi hedefliyoruz. Bununla beraber elde edeceğimiz geliri mevcut e-skuter filomuzun yenilenmesi ve ihtiyaç duyduğumuz diğer taşıt, cihaz alımları gibi yatırımlarda kullanmayı planlıyoruz. Yatırımcılarımızı bu heyecan verici yolculuğa ortak etmekten büyük mutluluk duyacağız” dedi.
2024’ÜN İLK YARISINDA YAKLAŞIK 363 MİLYON TL HASILAT
2024 ilk yarısında BinBin, diğer yurt dışı bağlı ortaklıkları ile birlikte 363 milyon TL hasılat elde ederek geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 20 artış gösterdi. Yine yurtdışı bağlı ortaklıkları ile 2023 yılında 674 milyon TL, 2022’de 662 milyon TL, 2021’de ise 242 milyon TL hasılat elde etmişti. 2022 yılında yüzde 173 oran ile bir önceki yıla göre oldukça yüksek bir hasılat büyümesi gerçekleştiren BinBin, 2023 yılında bu hasılatı koruyarak yılsonunda bunun üzerine yüzde 2 daha ekledi. Hem yurt içinde hem de farklı ülkelerde büyümesini sürdüren BinBin, güçlü maliyet politikası sayesinde brüt kar marjını yüzde 45 seviyesinde tutmayı başardı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>1.5 Adana Cyberova Rover Takımı, tarım arazilerindeki yabani otları temizlemede kullanılması amacıyla 2 ay gibi kısa bir sürede “Flora V2” adlı aracı üretti.
Çapa aracının prototipi, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının “Global İletişim Ortağı” olduğu TEKNOFEST Adana’da sergileniyor.
Otonom ve manuel olarak kullanılabilen çapanın üstüne güneş paneli eklenerek de kullanım süresi arttırılabiliyor.
“Projemizi geliştirmek isteyen firmalar var”
1.5 Adana Cyberova Rover Takımı’nın kaptanı Hasan Sarıköse, AA muhabirine, takımlarının 2018 yılında kurulduğunu belirtti.
Ürettikleri çapa hakkında bilgi veren Sarıköse, “Aracımız daha önceden belirlenmiş alanı tarayarak bitkilere zarar vermeden yabanı otları tarladan ayıklıyor. Aracımız elektrikli, güneş panelimiz aracımıza entegre bir şekilde çalışıyor. Pilimizin ömrü 2 saat. Prototip olduğu için küçük bir pil tercih ettik. Güneş paneli sayesinde 2,5-3 saate kadar kullanılabiliyor.” diye konuştu.
“Toprağın altındaki engeli tespit edebiliyor”
TEKNOFEST’te Tarımsal İnsansız Kara Araçları Yarışması’na katıldıklarını belirten Sarıköse, araçlarında hem otonom hem de manuel modların bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
“Ekstra olarak çapa sırasında toprağın altındaki engeli tespit edebiliyor. Tespit edilen engelde çapayı kaldırabiliyor ve engeli geçtikten sonra çapayı indirip işlemine devam ediyor. Projemizi geliştirmek isteyen firmalar var, onlarla görüşüyoruz. Biz de ürünümüzü daha da geliştirmek istiyoruz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>HÜRKUŞ VE HÜRJET’TEN GÖSTERİ
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ana yürütücülüğünde Adana Havalimanı’nda ziyaretçilere kapılarını açan TEKNOFEST 2024’te, HÜRKUŞ ve HÜRJET gösteri uçuşu yaptı. Gösteri uçuşu cep telefonu ile görüntülenirken, katılımcılar tarafından da büyük beğeni topladı. Etkinlikte SOLOTÜRK ve ATAK helikopterleri de gösteri uçuşu sergiledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda ziyaretçilerini ağırlıyor.
Festivalde T3 Vakfınca oluşturulan “Bilim Sokağı Etkinlik Alanı”nda, 6-14 yaş grubundan çocuklara yönelik eğlenceli ve öğretici çalışmalar yapılıyor.
Alanda teknoloji, doğa bilimleri, astronomi, havacılık, tarım teknolojileri, matematik, girişimcilik, tasarım, kişisel gelişim, kimya ve insan bilimlerinin de olduğu 20 farklı atölyede çocuklara eğitim veriliyor.
Ziyaretçiler, ” Pisagor’un adalet kulesi”, “Koordinasyon” ve “Sonsuz ayna” gibi etkinliklerde hem eğleniyor hem de yeni bilgiler öğreniyor.
T3 Vakfı Eğitim ve AR-GE Koordinatör Yardımcısı Melek Yaşar, AA muhabirine, atölyelerde 40 eğitmenin görev aldığını söyledi.
Her atölyede günlük 500 öğrenci ağırlayacaklarını belirten Yaşar, “T3 Vakfı olarak çocuklarda bilim ve teknoloji alanında farkındalık yaratmak istiyoruz. Çocukların hangi konulara ilgisi varsa keşfetmelerini sağlamak için farklı atölyeler kurduk.” dedi.
Ziyaretçilerden 7. sınıf öğrencisi Ecrin Armağan da tarım teknolojileri atölyesinin ilgisini çektiğini anlattı.
8. sınıf öğrencisi Muhammet Hamza Sözer de alandaki uçak ve robotlar hakkında bilgi alma imkanı bulduğunu kaydetti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AA’nın global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST Adana, T3 Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde, kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da aralarında bulunduğu 128 kurumun katılımıyla Adana Havalimanı’nda ziyaretçilere kapılarını açtı.
TEKNOFEST alanında stant kuran AA, festival alanındaki gelişmeleri anbean abonelerine aktarıyor.
AA standını ziyaret edenler arasında bulunan minikler de haber bilgi yarışmasına katılıp, savaş muhabirliği eğitim parkurunu deneyimleyerek unutulmaz anlar yaşıyor.
Kurum personeli, ziyaretçilerine öz kaynaklarla üretilen “Haberci Drone” ürünü ile AA Kitap’tan çıkan yayınların tanıtımını yapıyor.
AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Karagöz’den minik ziyaretçilere hediye
Festival alanındaki standı ziyaret eden AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz de personelle selamlaştı, çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Haber bilgi yarışmasına katılan çocukların heyecanına ortak olan Karagöz, minik ziyaretçilere AA’nın hazırladığı çeşitli hediyeler verdi.
Karagöz, AA personelinin “Haberci Drone” ile yaptığı uçuş gösterisini de izledi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>COŞKULU SEREMONİ
TEKNOFEST 2024’ün açılış seremonisi AdanaŞakirpaşa Havalimanı’nda yapıldı. Kortej yürüyüşüyle başlayan törene, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ile kent protokolü ile paydaş kurum temsilcileri katıldı.
Törende konuşan Selçuk Bayraktar, Türkiye’nin teknoloji yolculuğunun en önemli duraklarından biri olan TEKNOFEST Akdeniz’de, Adana’nın bereketli topraklarında vatandaşlarla buluşmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu belirterek, şunları söyledi:
“TEKNOFEST sadece bir festival değil daha güvenli, huzurlu bir dünyayı amaçlayan bir gençlik hareketidir. 2018’den bu yana 27 farklı şehirde teknoloji yarışmaları düzenledik. 81 ilimizden 120 ülkeden katılımcılar oldu. Binlerce proje ürettik. Şimdiye kadar TEKNOFEST’ten çıkan150 girişim teknoloji şirketi kurdu. Aralarında 21 ülkeye ihracat yapan da var, milyonlarca liralık yatırım alan da. Geliştirdikleri uçuş kartlarıyla askeri standartlardaki testleri geçen bir girişimimiz dahi bulunuyor. Adana’nın meşhur kebabını takım adı seçen bir takımımız var; 1,5 Adana. 11 yıl önce yola çıktılar. Bugün roketten savaşan İHA’ya, su altından tarıma, hidromobilden insanlık yararına teknolojilere kadar 9 farklı alanda mücadele eden, 200 kişilik kocaman bir aile oldular. Geride kalan 7 yılda kardeş Azerbaycan’a kadar uzanan 9 farklı TEKNOFEST’i başarıyla gerçekleştirdik. Şimdi 10’uncuyu gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki yıllarda KKTC, Türk dünyası, dost ve kardeş coğrafyalarda TEKNOFEST düzenleyerek bu hareketi daha da genişletmeyi hedefliyoruz.”
‘HERKES SUSSA, BİZ GENÇLER SUSMAYACAĞIZ’
Ana teması yapay zeka olan TEKNOFEST Akdeniz’de 50 farklı yarışma olduğuna dikkat çeken Selçuk Bayraktar, şöyle konuştu:
“Aralarında Nükleer Enerji Teknolojileri, Kuantum Hackathon, Finansal Teknolojiler, Büyük Dil Modelleri, Hava Savunma Sistemleri ve Blokzincir gibi temaların bulunduğu 11 yeni yarışmamız var. Bu yıl kendi rekorumuzu kırdık. 1,6 milyon kardeşimiz yarışmacımız olarak başvurdu. 2018’den bu yana başvuru sayısı 4 milyonu aştı. Toplamda 10 milyon ziyaretçiyi ağırladık. Bir yanda bütün bu güzellikler olurken maalesef insanlık da büyük bir karanlığa doğru savruluyor. Gramsci’nin bir sözü var. ‘Eski dünya ölüyor, yenisi doğmakta zorlanıyor. Şimdi canavarların zamanı.’ Dünya kurulmaya çalışılan yeni bir düzenin sancılarını yaşıyor. Ne yazık ki bu düzen, barış, adalet ve merhamet etrafında değil; güç, şiddet ve zulüm temelinde şekilleniyor. Gazze’de masum siviller ve bebekler katlediliyor. Dünya ise bu katliamı maalesef ekranlardan izliyor. Barışı sağlaması gereken uluslararası kuruluşlar işlevsiz halde. Birleşmiş Milletler gibi yapılar, adaleti sağlamada yetersiz. İnsan Hakları Beyannamesi ve Cenevre Konvansiyonu gibi insanlığın ortak mirası olan rehber metinler ayaklar altında ve dünya, tanrısı para olan ve diğer tarafta tanrısı olmayan bir taraf arasında seçim yapmak zorunda. Adaletsizlik kol geziyor. Ne yöne baksak haksızlık ve eşitsizlik görüyoruz. Nükleer enerji geçmişte, atom bombaları ile yüzbinlerce insanı öldürmek için kullanıldı. Benzer bir süreç yapay zeka için de kullanılıyor. Yapay zekayı, eğitimi tüm insanlığa ulaştırabilmek, sağlıkta çok daha fazla insana hizmet sunabilmek için kullanmak mümkün. Yakın zamanda yaşanan canavarca terör eylemleri gösterdi ki, tedarik zincirine yerleştirilen bombalarla yanımızdan ayırmadığımız telefonlar, hatta kulaklıklar bile insanları katletmek için kullanılabilir. Yapay zekanın kundaktaki bebekleri dahi öldürmek için kullanıldığı bu düzen devam edemez. Biz TEKNOFEST olarak teknolojinin canavarca kullanımına karşı çıkacağız. Herkes sussa biz gençler susmayacağız. Teknolojiyi refah dağıtmak ve adil bir gelecek inşa etmek için kullanacağız. İnsanlık bilgiyi binlerce yıl kulaktan kulağa anlattı. Kalemi keşfettiğinde ise bilimi hurafelerden arındırarak aktardı. Yapay zeka da insanlık için bir kalem. Yapay zeka etik ve ahlaki öğelerle şekillendirilirse insanlık için bir dönüm noktası olabilir. Aksi halde insanlık için karanlık olur. Bu harekete dur diyecek bir hareket var; TEKNOFEST hareketi. Bu karanlığa, bu adaletsizliğe, bu zulme karşı ses çıkarmaktan vazgeçmeyeceğiz. Herkes sussa, biz gençler susmayacağız. Dünyayı değiştirecek projeler bu meydandan çıkacak. Memleketimizin geleceğini ve daha adil bir dünyayı burada inşa edeceğiz.”
‘BU GİDİŞATA DUR DİYECEK BİR HAREKET VAR’
Teknolojiyi insanlığın hizmetine sunmak gibi büyük bir sorumluluğun yükünün gençlerin omzunda olduğuna dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:
“İnsanlık binlerce yıl, bilgiyi sözle kulaktan kulağa aktardı. Kalemi keşfettiğinde ise bilgiyi sonraki nesillere, hurafelerden arındırarak aktarma kabiliyetine kavuştu. Söz uçtu, yazı kaldı. İşte yapay zeka da insanlık için adeta yeniden keşfedilmiş bir kalem. İnsanlığın bilgi üretme aracı haline gelecek yapay zeka, etik ve ahlaki değerlerle yönlendirilirse bir dönüm noktası olabilir. Aksi halde bu yeni kalemle, insanlık için karanlık bir geleceğin tarihi yazılacak. Bu gidişata ‘dur’ diyecek bir hareket var. TEKNOFEST hareketi. Dünyayı değiştirecek projeler işte tam bu meydandan çıkacak. Memleketimizin geleceğini ve daha adil bir dünyayı hep birlikte inşa edeceğiz. Buradan anne ve babalarımıza bir kez daha sesleniyorum. Çocuklarımız, ülkemizin ve dünyanın geleceğine işte burada yön verecekler. Türk milletinin dünyada neler yapabileceğini işte buradaki gençler gösterecek. Hep birlikte dünyanın geleceğini Türkiye’den inşa edeceğiz. Annelerimiz ve babalarımız emin olunuz, TEKNOFEST gençleri sizin gururunuz olacak. Gençler. Sizlere tüm heyecanımla, tüm samimiyetimle sesleniyorum. Dünyayı değiştirecek hayallerinizle bu yolculuğa sizler de katılın. Gelin, hep beraber dünyayı değiştirelim. Bugün Adana’dayız, Adana’dan ülkemin bütün gençlerine sesleniyorum. Diyarbakır’dan, Trabzon’a, güzel İzmir’den, Şanlıurfa’ya, gözbebeğimiz İstanbul’dan, başkentimiz Ankara’ya, ülkemin bütün gençlerine sesleniyorum. Hayallerinizle, heyecanınızla gelin.”
‘İLERLEYİŞİMİZE ENGEL OLMAYA ÇALIŞANLARA MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİYLE CEVAP VERİYORUZ’
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır ise “Türkiye 100 yılında tam bağımsız Türkiye’ye, toprağına bağlı, vatanına sevdalı, güzel Adana’yla birlikte yürüdüklerini belirterek, “Küresel tekellerin kurmak istedikleri tahakküme göğüs gererken, Adana’nın milli mücadele yıllarındaki duruşundan, direnişinden ilham alıyoruz” dedi. Bakan Kacır, şunları söyledi:
“Nasıl ki milli mücadele zamanlarında en çetin şartlarda, düşman kuvvetlerine geçit vermemiş, işgal güçlerini toprağımızdan, yurdumuzdan defetmişsek bugün de ilerleyişimize engel olmaya çalışanlara milli teknoloji hamlesiyle cevap veriyoruz. Yedi düvele, yetmiş iki millete, milli teknoloji hamlesini buradan haykırıyoruz. Artık Türkiye, eski Türkiye değil semalarında özgürce kanatlanan, çelik kanatları üreten, dosta güven ve itimat, düşmana korku, hayret ve endişe veren bir Türkiye var. Yerli ve milli otomobilini üretir, milletini 60 yıllık hayaline kavuşturan bir Türkiye var. Gözlerini ufkun ötesine diken, insanlı uzay misyonları gerçekleştiren bir Türkiye var. Kendi tasarlayıp geliştirdiği yerli ve milli haberleşme uydusuyla dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerini alan bir Türkiye var. Tüm bu saydıklarım aslında bizlere bir şeyler söylüyor. Tarih dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu toprakların sahiplerini, Türkleri yeniden çağırıyor. Özenen, beklenen, masuma, mazluma kol kanat geren, Anadolu toprakları yeniden diriliyor. Türkiye Yüzyılında, Türk milletinin devri Türk gençliğinin çağı yeniden başlıyor. Evet, insanlık adalete ve merhamete hasret. Mazlumların çığlıklarına sağır kalanların, mazlumların feryatlarını, masumların haykırışlarını duymayanların, insanlığa verecekleri hiçbir şey, sunacakları hiçbir gelecek vaadi yoktur. Hangi teknolojik üstünlüğe sahip olursa olsun uzayın derinliklerinde hangi gezegenleri keşfedecek? Yeryüzünde, gökyüzünde hangi teknik kabiliyeti kazanacak olursa olsun, hakkaniyet taşımayan, adalet üzere olmayan bir gücün insanlığa faydası yoktur, olamaz. Ahlaki temeller üzerine yükselmeyen bir teknolojik kuvvet insanlık için ancak felakettir. Kucaklarında yavrularının katledilmiş çıplak bedenlerini taşıyan annelerin hıçkırıkları üzerine asla bir medeniyet inşa edilemez. Sapkın inanışlarıyla ellerindeki kuvvete yaslanarak başkalarına ait topraklar üzerine gelecek hayali kuranlar ancak yalancı, sahte zaferler elde ederler. Zulümle abat olunmaz. Bu mezalimin hesabı belki yarına kalır ama asla yanlarına kalmaz. Tam bağımsız Türkiye’nin mimarları. Milli teknoloji hamlesinin öncüleri, sevgili genç kardeşlerim. Sizler geliştirdiğiniz teknolojilerle, sadece milletimizin istiklali için değil, insanlığın istikbali için de sorumluluk taşıyorsunuz. Sizler medeniyetimizin yeniden yükselişinin bayraktarlarısınız. Sizler milletimizin bugünkü akıncılarısınız. Sizler Türk milletini kızıl elmaya taşıyan semalara imzalarını atan gök beylersiniz. Dalgalanan bayrak kağanların mührü bugün sizlerin elinde. Gazze’nin yetimlerinin emaneti sizlerin omuzlarında. Afrika’dan Asya’ya bir damla suya muhtaç nice boynu bükük çocuğun gözlerindeki umut ışığı sizlerde bugün. Roketlerinizin yükseldiği gökler sizindir. Bastığınız toprak, uçsuz bucaksız mavi sular sizindir. Yeniden inşa edeceğiniz medeniyet sizindir. Fethettiği topraklara esenlik taşıyan Fatih sizin, adaleti kanunnamelere ilmek ilmek isteyen Süleyman sizindir. ya istiklal ya ölüm diyen Gazi Mustafa Kemal sizindir. Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü. Çatlayacak yalanın çelik kabuğu. Sizin bahçenizde büyüyecek, aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu. Biz sizlere inanıyoruz. Sizlere güveniyoruz. Bu yolculukta hiç ayrı düşmedik. Biz bizi hiç yalnız bırakmadınız. Sözü güçlü, güçlü etkili bir Türkiye için. Bu milletin evlatlarıyla beraber yürüdük, yürümeye devam ediyoruz. İşte şu meydana bakın. Şu hıncahınç kalabalığa işte Asım’ın nesli burada, işte TEKNOFEST kuşağı burada. Her ne yapıyorsak, bu meydanın coşkuyla, heyecanla kuşu direnen gençlerimiz için yapıyoruz.”
‘GIPTA EDEN DEĞİL, PROJELERİYLE YARINLARI İNŞA EDEN GENÇLİK VAR’
Artık el memleketlerine bakıp gıpta eden değil, hayalleri ve fikirleriyle projeleriyle ülkesinin güçlü yarınlarını inşa eden bir Türk gençliği olduğunu söyleyen Bakan Kacır, şöyle devam etti:
“Bize düşen işte bu gençliğin TEKNOFEST kuşağının önünü açmaktır. 2018’den bu yana TEKNOFEST’ler gerçekleştiriyoruz. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Samsun’da, Gaziantep’te, Bakü’de milyonlarca gencimizle buluştuk. Her buluşmamızda birlikte yeni rekorlar kırdık. Bu yıl da TEKNOFEST Akdeniz’de Adana’da milli teknoloji hamlesi heyecanını zirveye taşıdık. 790 bin takımla 1 milyon 650’den fazla yarışmacımız teknoloji geliştirme yolculuğunda ‘ben de varım’ dedi. Yapay zekadan kuantuma biyoteknolojiden nükleer enerjiye, fırından çevre teknolojilerine TEKNOFEST yarışmalarımızla 100 bin teknogirişim hedefimize giden yolda geleceğin teknoloji girişimleri işte burada doğuyor. Bu yarışmalar Türkiye’nin girişimcilik fabrikası haline geldi. Milli teknoloji hamlesiyle Türkiye’nin geleceği burada, bu meydanda yazılıyor. Milletimiz adına Cumhurbaşkanımızın liderliğinde üstlendiğimiz sorumluluk içinde yaptığımız en kıymetli işler TEKNOFEST kuşağı için Türk gençliğiyle birlikte yaptığımız işlerdir. Adeta bir toplumsal seferberliğe dönüşen milli teknoloji hamlesi ile savunma sanayinde ve sivil teknoloji alanlarında beşeri sermayemiz muazzam bir hızla yükseliyor. Ufku açık, hayal kuran, araştıran, geliştiren, sorgulayan, üreten bir gençlik geliyor. Yolunu kesen bir taş gördüğünde bu taşı kaldırmak üzere ‘bir teşkilat kurulmadı’ diyerek topu taca atan değil, ‘bu taşı buraya bırakan her kimse bulunmalı’ diyerek vakit kaybeden değil, sırtındaki küfeyi kenara koyup o taşı kaldıran yeri geldiğinde elini, yeri geldiğinde gövdesini taşın altına koyan bir gençlik geliyor. ya bir yol bulan ya bir yol açan bir gençlik geliyor. Yolundan dönmeyen, vazgeçmeyen, pes etmeyen, gemileri yakmasını bilen Türk gençliği geliyor.”
BÜYÜK BİR DEĞİŞİMİN PEŞİNDEYİZ’
Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de konuşmasında “Milyonlarca ziyaretçiyi tek bir ortak paydada 5 gün boyunca bir araya getirmek imkansız. Vatan sevdası ile teknoloji hayalinin birleştiği bir platform. Her yıl büyümeye devam ediyor çok şükür” dedi. Görgün, “Ayrıca TEKNOFEST etkinliğine katılan bütün paydaşlar halkımız ile bir araya geliyor. Onlarla bir araya geldikçe yaptığımız işlerin anlamını onlardan bir kere daha öğreniyoruz. TEKNOFEST’te şarj oluyoruz, milletimizin enerjisiyle. Sevgili gençler şunu unutmayın. Biz büyük bir değişimin peşindeyiz. Bu değişimin merkezinde siz varsınız. Çünkü biliyoruz ki ülkemizin geleceği sizlerin hayallerinde ve fikirlerinde gizli. Farabi’nin dediği gibi, bilgi, toplumların ve milletlerin en büyük hazinesidir. Bugün TEKNOFEST’te bu hazineyi büyütmek için buradayız. Değişim ateş yakmak gibidir. Yellemeden önce alttan tutuşturmak gerekir. TEKNOFEST gençlerin milli değerlerini tutuşturan bir festival olmanın yanı sıra zihinlerimizdeki değişimin başlatma çabasıdır. Değerli gençler, TEKNOFEST sizlere sadece teknolojiyi öğretmiyor. Aynı zamanda hayal cesareti aşılıyor. Bu festival zihinlerindeki sınırları kaldırıyor. Çünkü biz biliyoruz ki hayal edebilen, hayalinin peşinden giden herkes başarabilir” dedi.
‘ÇALIŞMALARIN GURURUNU YAŞIYORUZ’
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ise “Gençlerimizin teknolojiye olan ilgisini artırmak, bu alandaki potansiyellerini ortaya çıkarmak ve onların geleceğin liderleri olarak yetiştirmek amacıyla TEKNOFEST ile milli teknoloji hamlemizin en güzel örneklerini bugün burada olduğu gibi sahada görüyoruz. Savunma sanayimizden yapay zekaya, uzay teknolojilerden yenilenebilir enerjiye kadar pek çok alanda yapılan çalışmaların gururunu yaşıyoruz bugün” diye konuştu.
Konuşmaların ardından protokol tarafından butona basılarak festival başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADANA – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “TEKNOFEST’ler bu ateş çemberindeki zor coğrafyada Türkiye’nin tam bağımsız yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için en önemli kazanımlarımız olmayı sürdürecek” dedi.
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde, kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da aralarında olduğu 128 kurumun katılımıyla Adana Havalimanı’nda düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapılarını açtı.
“TEKNOFEST’ler birçok girişimi inşa ediyor”
Açılış sonrası GÖKBEY helikopterin önünde basın mensuplarına konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “2018 yılından bu yana TEKNOFEST’leri gerçekleştiriyoruz. TEKNOFEST Akdeniz’de bu sene de bu heyecanı yaşıyoruz. TEKNOFEST milli teknolojilerin milletimizle buluştuğu adres. 50 teknoloji yarışmasına 790 bin takımdan 1 milyon 650 bin gencimiz katıldı. Bu yılın TEKNOFEST’inde 11 yeni yarışma var. 11 yeni yarışmayı TEKNOFEST’e ilave ettik. Artık sadece araştırma, geliştirme projelerini değil, teknoloji girişimlerini de TEKNOFEST’lerde inşa ediyorlar” dedi.
2030 için Türkiye’nin 100 bin tekno girişim hedefi olduğuna dikkat çeken Bakan Kacır, daha sonra şunları söyledi:
“2030 için 100 bin tekno girişimin bu topraklardan doğup dünyaya açılmasını hedefliyoruz. TEKNOFEST’ler adeta girişimci fabrikası olarak bizi bu hedefe taşıyan en önemli unsurlar. Burada çok keyifli vakit geçireceğiz. Bilim merkezi alanlarında birçok farklı etkinlikte muhteşem hatıralar yaşatacağız. TEKNOFEST’ler bu ateş çemberindeki zor coğrafyada Türkiye’nin tam bağımsız yolculuğuna güçlü bir şekilde devam etmesi için en önemli kazanımlarımız olmayı sürdürecek. Bizler de her daim bütün teknolojik çalışmalarda Türk gençliğinin önünü açmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), dünyada ilk kez insansız hava aracı ve uydu sistemlerinden elde edilen görüntülerle değişken oranlı damla sulama sistemini hayata geçirdi. OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. EyüpSelim Köksal, “Sistemin ana amacı, uydudan ve insansız hava aracından alınan görüntülerin farklı bölgelere, farklı miktarlarda sulama yapmakta değerlendirilmesi” dedi.
Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü, Tarla Bitkileri Bölümü, Bafra Meslek Yüksek Yüksekokulu ve sanayi iş birliği ile Samsun’un Ladik ilçesinde yürütülmekte olan ve TÜBİTAK ARDEP-1001 programı kapsamında desteklenen ‘Hareketli Damla Sulama Sistemlerinde Değişken Oranlı Sulama için İnsansız Hava Aracı ve Uydu Sistemlerine Dayalı Yönetim Modelinin (DOSUYM) Geliştirilmesi’ projesinde büyük tarımsal alanlarda suyun etkin kullanılmasında, sulama otomasyonu ve değişken oranlı sulama yapılması amaçlandı.
‘İSRAFI AZALTMAK İÇİN YENİ BİR SİSTEM GELİŞTİRDİK’
Proje hakkında bilgi veren OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Selim Köksal, “Büyük tarım arazilerinde sulamada israfı azaltmak için yeni bir sistem geliştirdik. Büyük tarım arazilerinde, toprak ve bitki değişkenliğinden dolayı, farklı bölgelerde sulama suyu ihtiyaçları farklılık göstermektedir. Geliştirdiğimiz bu sistem ile hem yağmurlama sulama hem de damla sulama yapabilir ve damla sulama ile farklı bölgelere, farklı miktarlarda, su ve gübre uygulanabilmektedir. Yürütülen proje ile Ladik deneme sahasında, sistemin nasıl çalıştığını test edilmiş ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Projemiz TÜBİTAK tarafından da desteklenmektedir” dedi.
GİRDİ MALİYETİNDE DE TASARRUF
Prof. Dr. Eyüp Selim Köksal, “Sistemin ana amacı, uydudan ve insansız hava aracından alınan görüntülerin farklı bölgelere, farklı miktarlarda sulama yapmakta değerlendirilmesi. Daha sonra da bu görüntülere göre de sistemin otomatik olarak büyük arazilerde, farklı bölgelere, farklı miktarlarda su bırakabilmesidir. Böylelikle hem işçilikten tasarruf edeceğiz hem diğer girdi maliyetlerinden tasarruf edeceğiz hem sudan tasarruf edeceğiz hem de verimi arttırarak daha karlı bir üretim yapacağız” diye konuştu.
‘İLK DEFA BURADA UYGULANIYOR’
Projenin dünyada ve Türkiye’de tek olduğunu belirten Köksal, “Sistemde geliştirdiğimiz damla sulama ile değişken oranlı sulama yapabilen bir teknoloji, dünyada ve Türkiye’de ilk defa burada uygulanıyor. Ladik ilçesinde testleri devam eden sistemin eksikliklerini bu proje sayesinde belirleyip, uygulamaya aktarılabilir bir seviyeye getirme hedefindeyiz” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kamu kuruluşları, teknoloji devleri, üniversiteler ve medya kuruluşlarının da yer aldığı 128 kurumun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Atatürk Üniversitesi de J-12 numaralı peronda ziyaretçilerini ağırlıyor. Atatürk Üniversitesi standına gelen ziyaretçiler, üniversitenin inovatif projelerini yakından inceleme fırsatı bulurken, gençler de üniversitenin sunduğu eğitim ve araştırma olanakları hakkında bilgi ediniyor.
Atatürk Üniversitesinin standında; Ata-Teknokent bünyesinde yürütülen projeler ve Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından gerçekleştirilen uygulamalı gösteriler, katılımcılar tarafından büyük ilgi görüyor. Özellikle çocukların merakla gözlemlediği mini teleskop ile gökyüzü incelemeleri, festivalin öne çıkan etkinlikleri arasında yer alıyor. Stantta görevli uzmanlar, Atatürk Üniversitesinin bilimsel çalışmaları ve teknolojik projeleri hakkında detaylı bilgi paylaşımında bulunarak, üniversitenin teknolojiye ve inovasyona olan katkılarını anlatıyor.
Rektör Hacımüftüoğlu: “Geleceği İnşa Eden Gençler Yetiştiriyoruz”
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Teknofest’in teknoloji ve bilim alanında Türkiye’nin en önemli etkinliklerinden biri olduğuna vurgu yaparak, üniversite olarak bu organizasyonda yer almaktan büyük gurur duyduklarını ifade etti. Rektör Hacımüftüoğlu: “Üniversitemiz, yalnızca teorik eğitimle değil, uygulamalı ve yenilikçi projelerle öğrencilerimizi geleceğe hazırlamaktadır. Ata-Teknokent bünyesindeki çalışmalarımız ve Astrofizik Araştırma Merkezimizin gösterileri de bu vizyonumuzun bir yansımasıdır. Geleceğin mühendisleri, bilim insanları ve teknoloji liderlerini yetiştirmek için burada bulunuyoruz” dedi.
Hacımüftüoğlu, Teknofest’in gençlere teknolojiyle buluşma ve yeni projeler geliştirme konusunda büyük fırsatlar sunduğunu belirterek: “Teknoloji üretiminde öncü rol oynayan gençlerimiz sayesinde ülkemiz, dünya çapında adından söz ettiren projelere imza atmaktadır. Biz de, Atatürk Üniversitesi olarak bu sürece katkıda bulunmaktan onur duyuyoruz” şeklinde konuştu.
Teknofest’te Teknoloji Rüzgarı Esmeye Devam Ediyor
Teknofest boyunca Türk Yıldızları, SOLOTÜRK, Bayraktar Akıncı ve TB3 gibi yerli üretim hava araçlarıyla gösteriler düzenlenecek. Ayrıca, 50 farklı yarışmaya katılan 790 bin takım ve 1 milyon 650 binden fazla yarışmacı, projelerini sergileyerek dereceye girmeye çalışacak. Bu yarışmalar sonucunda başarılı olan takımlar, toplamda 31 milyon lirayı bulan ödüllerini Teknofest ana sahnesinde alacak. – ERZURUM
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AVRUPA Birliği (AB) Komisyonu, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında, YouTube, Snapchat ve TikTok’tan, öneri sistemlerinin tasarımı ve işleyişi hakkında detaylı bilgi istedi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Dijital Hizmetler Yasası (DSA) kapsamında, YouTube, Snapchat ve TikTok’tan, algoritmalarının kullanıcılara içerik önerirken kullandığı parametreler ve seçim süreci ile ruh sağlığı ve küçüklerin korunmasıyla ilgili olanlar da dahil olmak üzere bazı sistemik riskleri artırmadaki rolleri hakkında bilgi istedi.
AB, teknoloji firmalarının talep edilen bilgileri 15 Kasım’a kadar sunmaları gerektiğini, yanlış veya eksik yanıt verilmesi halinde şirketlere para cezası kesebileceği belirtildi. AB’nin teknoloji kuralları kapsamında Avrupa’da faaliyet gösteren büyük şirketler ve dijital platformların katı kurallara uyması gerekiyor. AB, kurallarını ihlal eden firmalara yüksek para cezası uygulayabiliyor. Daha önce, Facebook, Instagram, AliExpress ve TikTok gibi platformları etkileyen DSA kapsamında uyumsuzluk soruşturmaları başlatıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>BAKAN KACIR: BU COŞKUYA ORTAK OLACAĞIZ
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Adana’da ilk kez düzenlenen etkinlikle ilgili değerlendirmede bulundu. 2018’den bu yana TEKNOFEST’i gerçekleştirdiklerini kaydeden Bakan Kacır, “Daha önce İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Samsun’da, Gaziantep’te Azerbaycan’da, Bakü’de bu heyecanı hep birlikte yaşamıştık. Şimdi de TEKNOFEST Akdeniz’de, Adana’da Şakirpaşa Havalimanı’ndayız. 2- 6 Ekim tarihlerinde çarşambadan pazara burada bu heyecana, bu coşkuya hep birlikte ortak olacağız” dedi.
‘100 BİN TEKNOGİRİŞİMCİNİN DÜNYAYA AÇILMASINI HEDEFLİYORUZ’
2018’de düzenlenen TEKNOFEST kapsamında 14 yarışma gerçekleştirildiğini, 20 bin gencin yarıştığını hatırlatan Bakan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu yıl muhteşem bir rekoru gençlerimizle birlikte kırdık. 50 teknoloji yarışmasına 790 bin takımda 1 milyon 650 bin gencimiz katıldı. Dünyada eşi, benzeri olmayan, adeta bir toplumsal dip dalgaya dönüşmüş bir seferberliğe dönüşmüş bir hareket TEKNOFEST. Bu yılın TEKNOFEST’inde 11 yeni teknoloji yarışması var. Kuantum teknolojilerinden nükleer enerjiye, akıllı haberleşme ağlarından hava savunma sistemlerine, finans teknolojilerinden, blok zincir teknolojilerine 11 yeni yarışmayı TEKNOFEST’e ilave etmiş olduk. Her yıl yarışmacılarımız daha ileriye taşıyorlar. Artık sadece araştırma geliştirme projeleri değil, teknoloji girişimlerini de inşa ediyorlar. Malumunuz 2030 için önemli bir hedefimiz var. 100 bin teknogirişimin bu topraklardan doğmasını ve dünyaya açılmasını hedefliyoruz. İşte TEKNOFEST’ler adeta Türkiye’nin girişimci fabrikası olarak bizim o hedefe taşıyan en önemli unsurlar. İnanıyorum ki önümüzdeki günlerde burada çok keyifli vakit geçireceğiz. 7’den 77’ye farklı yaş grupları için hazırlanmış alanlarda çok küçük yaş grubundan misafirlerimiz için hazırlanmış Bilim Merkezi alanlarında, dijital deneyim merkezleri alanlarında yine Türkiye’nin insanlı ilk uzay bilim misyonlarını gerçekleştiren astronotlarımız Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever’in Türkiye’deki şu anda kurulmuş en büyük planetaryumunda milletimizle bu misyonların detaylarını paylaşacağı alanlarda ve pek çok farklı etkinlikle ziyaretçilerimize, misafirlerimize muhteşem hatıralar yaşatacağız. İnşallah TEKNOFEST’ten bu ateş çemberine dönmüş zor coğrafyada Türkiye’nin tam bağımsızlık yolculuğuna güçlü şekilde devam etmesi için en önemli kazanımlarımız olmayı sürdürecek. Bizler de her daim TEKNOFEST kuşağının Türk gençliğinin önünü açmaya, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milli teknoloji hamlesi için çalışmaya, sadece savunma sanayinde değil, sanayinin teknolojinin tüm kritik alanlarında haberleşme teknolojilerinde finans teknolojilerinde, sağlık, gıda, tarım teknolojilerinde tüm bu alanlarda Türkiye’nin millileşme sürecini hızlandırmaya devam edeceğiz.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>” Lübnan’da yaşanan olay bilginin silaha dönüşmesinin örneğidir”
ESKİŞEHİR – Eskişehir Anadolu Üniversitesinde ‘Hukuk Devleti ve Adalet’ konulu açılış dersini veren Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, “Lübnan’da çağrı cihazlarının aynı anda tek merkezden gönderilen elektronik mesajla patlatılması, bilginin nasıl vahşice bir silaha dönüştürüldüğünün yıkıcı bir örneği olmuştur” dedi.
Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, bugün sabah saatlerinde Eskişehir’e geldi. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı’nın açılış dersini veren Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, ‘Hukuk Devleti ve Adalet’ konusunu ele aldı.
“Lisans ve ön lisans programları doluluk oranlarında yüzde 102’ye ulaşarak rekor kırdı”
Açılış dersin öncesinde konuşan Eskişehir Anadolu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Kemal Şenocak, “1958 yılından bu yana, üniversitemiz yaşam boyu öğrenme odaklı bir dünya üniversitesi olma vizyonuyla pek çok önemli başarıya imza attı. Kentten başlayarak, bölge, ülke ve hatta dünya genelinde insan yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefleyen çalışmalarımızla; bilim, teknoloji, sanat ve spor gibi alanlarda yürüttüğümüz eğitim, araştırma ve projelerle evrensel bilgi ve kültüre katkı sağlıyoruz. Üniversitemiz örgün lisans ve ön lisans programlarının doluluk oranları ek yerleştirmelerle birlikte yüzde 102’ye ulaşarak rekor kırdı. Açıköğretim Sistemi programlarımız da yine yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Bu yıl örgün programlarımıza yeni katılan 4 bin 641 öğrencimizi ve Açıköğretim programlarımıza merkezi yerleştirme ile katılan 72.814 öğrencimizi gönülden tebrik ediyor, hepsine başarılı bir eğitim hayatı diliyorum” dedi.
“Eskişehir, her yönüyle sizi mutlu edecek bir gençlik şehirdir”
Danıştay Başkanı Zeki Yiğit’in açılış dersi öncesi Eskişehir’e gelen öğrencilere seslenen Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, “2024-2025 Akademik Yılı’nın başta öğrencilerimiz olmak üzere tüm üniversite mensuplarımız için başarılarla dolu olmasını diliyorum. Tercihim Eskişehir diyerek ilimize ve üniversitemize gelen yeni öğrencilerimize hoş geldiniz diyorum. Eskişehir, sadece üniversite okuduğunuz bir şehir değildir. Bilim, kültür ve sanat alanındaki zenginlikleri yanında her yönüyle sizi mutlu edecek bir gençlik şehirdir. Bu nedenle sizlerden, bu şehrin üniversitesinde okurken, şehri de tanımak için zaman ayırmanızı istiyorum. Mutlu mezunlar olarak üniversitemizden ve şehrimizden ayrıldığınızda, hem üniversitemizin, hem de şehrimizin elçileri olacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Üniversite eğitimi, öğretimi aşan boyutlarıyla ayrıca ele alınması gereken önemdedir”
Üniversite eğitiminin dersten daha farklı konuları öğrencilere işlediğini belirten Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, “Aslında eğitim, bilgi edinmeyi de içeren daha kapsamlı bir tekamül sürecidir. Bu sürece bilgi edinme dahil olduğu gibi sosyal, kültürel, ahlaki değerler kazandırma, mesleki beceri edindirme, sosyal davranış kurallarını benimsetme de dahildir. Bu bağlamda üniversite eğitimi, öğretimi aşan boyutlarıyla ayrıca ele alınması gereken önemdedir. Üniversitelerimiz evrensel bilginin üretildiği, öğretildiği en önemli eğitim kurumlarımızın başında gelmektedir” dedi.
“Hukuk fakültelerinden 2023 yılında mezun olan öğrenci sayısı 15 bin 744’tür”
Ülkemizdeki hukuk fakülteleri ve mezunları hakkında bilgi veren Yiğit, “Üniversite eğitiminin bir parçası da mensubu bulunduğum hukuk camiasına kaynaklık eden hukuk eğitimi ve öğretimidir. Anadolu Üniversitesi bünyesinde Türkiye’nin köklü hukuk fakültelerinden birini barındırmaktadır. Bu fakülteden mezun olmuş çok sayıda hukukçu bugün Türk yargı sisteminde hakim, savcı, avukat ve hukuk müşaviri olarak görev yapmaktadır. Yükseköğretim Kurulu verilerine göre, bugün itibariyle Türkiye’de 88 hukuk fakültesi bulunmaktadır. Yine aynı verilere göre, hukuk fakültelerinden 2023 yılında mezun olan öğrenci sayısı 15 bin 744’tür. Bu veriler düzenli olarak yayınlanmakta ise de ülkemizin ve adalet camiasının her yıl itibariyle ihtiyacı olan hukukçu sayısı, bunları eğitecek kaç hukuk fakültesi ihtiyacı olduğu, iyi bir hukuk eğitimi için nicelik ve nitelik açısından asgari öğretim elemanlarına duyuran ihtiyaç gibi konular araştırılmaya, incelenmeye ve bilimsel çalışmalara konuk edilmeye muhtaçtır” diye konuştu.
“Hukuk eğitiminin niteliğiyle, adaletin tesisi arasında doğru orantı vardır”
Adalet sisteminin düzgün işleyişi açısından hukuk eğitiminin büyük önem taşıdığını belirten Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, “Mevcut veriler ve hukuk eğitimi ile ilgili tartışmalar göstermektedir ki hukuk fakültelerinin akademik yapısı, hukuk eğitiminin akademik düzeyleri, müfredatını, süresini ve yöntemini ayrı ayrı ele alınmalı, değerlendirilmeli ve tartışılmalıdır. Zira tüm hukuk düzeninin ve hukukçuların nihai gayesi olan adalet tesisi ancak iyi yetişmiş, gerekli donanıma sahip hukukçular eliyle gerçekleşebilir. Hukuk eğitiminin niteliğiyle, adaletin tesisi arasında doğru orantı vardır. Bugün için hukuk fakültelerinden mezun olmakla hukuk bilgisi yönünden akademik yetkinlik kanıtlanmış olmakta ise de iyi bir hukukçu olmak için felsefe, mantık, iletişim, bilişim, sosyoloji, psikolojik gibi farklı disiplinlerden de yararlanılması artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Hukuk eğitiminde sadece ders dinleme ve kitap okuma şeklindeki klasik eğitim ve öğretim tarzının, mantık kurallarına uygun muhakeme yetkinliği, kendini yazılı ve sözlü olarak ifade etme ve kaynaklara erişim becerisi kazandıran, ezberlemeyi değil araştırmayı, sorun çözmeyi, analitik ve eleştirel bakış açısını içinde barındıran stratejik düşünmeyi ve üretmeye teşvik eden kısaca eğitim ve öğretim sürecinde öğrenciyi edilgen değil etkin kılan bir yönteme dönüşmesi zaruridir” dedi.
“Hukukçuların eğitimi, hukuk fakültelerindeki eğitim ile sınırlı kalmamalıdır”
Hukuk eğitiminin üniversitelerde verilen derslerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yiğit, “Sosyal ve ekonomik hayatın karmaşık bir yapı teşkil etmesi özellikle de teknolojik gelişmeler ve yaygın internet kullanımına bağlı sosyal medya ağlarıyla sanal alışveriş dünyasının etkin ve yaygın kullanımı sonucunda uyuşmazlıklar her geçen gün çeşitlenmektedir. Bu olgu hukuk fakültelerindeki eğitimin günün gereklerine göre uyarlanmasını ve geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu gerçek, hukukçuların eğitiminin hukuk fakültelerindeki eğitim ile sınırlı kalmaması gerektiğini de göstermektedir. Dolayısıyla hukukçuların mesleki eğitimlerinin, meslek hayatları boyunca sürmesi zaruridir. Hukuk eğitiminde temel prensip, ön yargılardan ve peşin hükümlerden uzak bir hukuk eğitimi verilmesidir. Hukukçular ön yargılarla ve peşin hükümlerle yetiştirilmemeli. Açık görüşlü olmalı. Hukukun farklı ideolojiler ve dünya görüşleri için araç olamayacağı bilinci kazandırılmalıdır. Zira hukuk ve hukukun uygulanması yoluyla ulaşılmaya çalışılan adalet, ekmek ve su kadar her ferdin, her topluluğun ayrım gözetilmeksizin sahip olması gereken ve ihtiyacı olan evrensel bir değerdir” diye konuştu.
“Bizler köklerini geçmişinden alan ve umutla geleceğe ilerleyen bir medeniyete sahibiz”
Açılış dersindeki konuşmasını sürdüren Danıştay Başkanı, “Evrensel bir değer olan adalet, bir toplumda insanlar arasındaki ilişkilerde huzurun temini bakımından ne kadar önemliyse belki bundan daha da önemli boyutlarda küresel huzurun ve barışın tesisi ve devamı için elzemdir. Bu bakımdan her bir insanın, her bir milletin ve devletin gözetmesi gereken evrensel ve kutsal temel değer olarak devletler ve milletler, toplumlar ve bireyler, adaleti ve birbirlerinin haklarını gözettikleri takdir takdirde küresel çapta barış tesis edilebilecek ve huzur sağlanabilecektir. Bu bilinçte olan milletimiz, tarih boyunca olduğu gibi milletlerarası camiada ve ilişkilerde bariz şekilde ortaya çıkan haksızlık ve zulüm karşısında adaleti evrensel düzeyde gerçekleştirme azim ve gayretine öncülük etmektedir. ederim. Bizler köklerini geçmişinden alan ve umutla geleceğe ilerleyen bir medeniyete sahibiz. Geçmişte büyük medeniyetler kurduk ve adaletle yönettik. Zulümle yönetilen başka devlet veya otoriterlerin halkları, zaman zaman bu adil yönetim anlayışımız nedeniyle kendiliğinden kurduğumuz imparatorluklarımızın yönetimine girmeyi kabul ettiler. Ancak geçmişimizle övünerek mesafe alınmayacağı ortada olup ileriye doğru atılacak adımların çok sağlam bir şekilde atmak zorundayız. Buna da öncülük yapacak olan kurumların başında milletimizin ve devletimizin gelecek tasavvurunun merkezinde olan üniversitelerimiz gelmektedir” ifadelerini kullandı.
“Bilim ve bilgi, başlı başına bir güçtür ve günümüzde silah olarak kullanılmaktadır”
Lübnan’da çağrı cihazlarıyla yapılan saldırının günümüzdeki bilim ve bilginin silaha dönüşmesindeki bir örnek olduğunu belirten Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, “İnsanlık tarihinin en zor anlarını, en çok çatışmaların, çekişmelerin ve zulmün olduğu zamanlarını yaşıyoruz. Bu zaman dilimi, yaşadığımız bu çağ, dijitalleşme ve bilişim çağıdır. Hikmet ve irfan yoksunu insanların elinde gelişen bu bilim ve bilgi, başlı başına bir güçtür ve günümüzde silah olarak kullanılmaktadır. Bilgiyi güç ve silah olarak kullananlar, teknoloji, ticaret, uluslararası örgütler vesair her alanda kurdukları hegemonik bir yapı ile dünyadaki mazlum ve masum milletlerin seslerinin çıkmasına mani olmaya çalışmaktadırlar. İnsanlığın hayrına olan teknoloji ve. Günümüzde silaha dönüştürüldüğünü görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde Lübnan’da çağrı cihazlarının aynı anda tek merkezden gönderilen elektronik mesajla çarşı, pazar, market, park vesaire gibi halka açık yerlerde patlatılarak yüzlerce kişinin öldürülmesi, binlerce insanın yaralanması, masum binlerce insanın temel insan hakkı olan yaşam hakkının nasıl ihlal edildiğinin, bilginin nasıl vahşice bir silaha dönüştürüldüğünün en yıkıcı bir örneği olmuştur” dedi.
“Adalet ve eşitlik anlayışına dayalı yeni bir uluslararası sistemin kurulması gerekiyor”
Uluslararası düzeyde kurulacak yeni sistemle dünya genelindeki çatışmaların ve anlaşmazlıkların sona erebileceğini belirten Danıştay Başkanı Yiğit, “Bilginin, insanlığın ve kainatın hayrına kullanılması gerekirken bir tür silah olarak kullanılmasının önüne geçecek güçlü uluslararası hukuksal mekanizmalara duyulan ihtiyaç da açıktır. Somut örneklerini Filistin’de, Gazze’de, Lübnan’da, Doğu Türkistan’da yaşananlarda gördüğümüz gibi milletlerarası ilişkilerde adalet ve eşitlik ilkelerinin görmezden gelindiği, güçlünün haklı kabul edildiği, zulme uğrayanın hakkını arayacağı mekanizmaların işlemediği bir gerçektir. Artan uluslararası anlaşmazlık ve çatışmaların temel sebebini de bu durum olduğu açıktır. Bu çatışma ve anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması ancak adalet ve eşitlik anlayışına dayalı yeni bir uluslararası sistemin kurulmasıyla mümkün olacaktır. Milletler arası ilişkilerde adalet ve eşitlik ilkelerinin görmezden gelinmesinin somut tezahürü olarak coğrafyamızda yaşanan çatışma ve savaşlar en temel insan haklarından olan yaşam hakkı ihlal edilen ve can güvenlikleri tehlike altında olan insanları sığınacakları güvenli bir yer arayışına itmektedir. Aynı coğrafyayı ortak tarihi mirası, kültürel ve manevi değerleri paylaştığımız bu insanlar, canlarını tehlikede gördüklerinde zulme uğradıklarında sığınılacak en güvenilir ülke olarak Türkiye’yi görmektedirler” diye konuştu.
“Günümüzde medeniyet ve insanlık büyük bir sınav vermektedir”
İnsan haklarının ve adaletin korunması için hukukun tüm imkanlarının kullanıldığını belirten Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, şu ifadeleri kullandı:
“Hukukun ve onu uygulamakla görevli bir yetkili yargının korumaya çalıştığı en önemli evrensel değer insan hakları ve adalettir. Geçmişte adaletle dünyayı yönetmiş bir milletin ve atalarımızın mirasçısı olarak onlardan devraldığımız bu hak ve adalet değerlerinin, dünyanın birçok yerinde sürdürülen zulüm karşısında yoksunluğunu yaşadığımız bu zaman diliminde yeniden hakim olması için mücadelesini vermek, adil bir dünya için çalışmak, sizlerin ve gelecek nesillerin en büyük sorumluluklarından biridir. Günümüzde medeniyet ve insanlık büyük bir sınav vermektedir. Bilginin silaha dönüştürüldüğü günümüzde aşırı silahlanmanın getirdiği güç dengesizlikleri, savaşları ve çatışmaları körüklemekte, bu savaşlarda sergilenen orantısız güç kullanımları, insan hakları ihlalleri boyutunun çok üstüne çıkarak, bir insanlık suçu olan soykırım olarak tezahür etmektedir. Uluslararası camiada zulmü oraya milletlerin hakkını korumanın, haklı olanı güçlü kılmanın yolu, milletlerarası adil bir düzeni hayata geçirecek yeni yapılanmadan ve bunu ayakta tutacak güçlü bir hukuki temele dair dayalı kurumların teşkilinden geçmektedir.”
Danıştay Başkanı Zeki Yiğit’in açılış dersinin ardından Eskişehir’de bulunan üniversitelerde görev yapan ve “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde yer alan akademisyenlere tebrik belgeleri verildi.
Törene, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Pek çok kişi gerçek aşkı bulmanın önemini bilir ve hayatında doğru kişiyi arar. Ancak bazen yanlış kişiyi doğru insan sanma ihtimalimiz oldukça yüksek. İşte karşınızdaki kişinin doğru insan olduğunu gösteren 7 önemli işaret…
Doğru kişiyi bulduğunuzu gösteren 7 önemli işaret!
Hemen herkes hayatı boyunca gerçek aşkın peşinde koşar. Ancak bir ilişkide uyum sağladığınız biriyle olmak her şeyden daha önemlidir. Hayatınızdaki kişinin sizin için doğru insan olup olmadığını anlamanın oldukça pratik birkaç yolu vardır. Bunlardan bazılarını sizin için derledik.
1. Her zaman ilgilenir ve sıkılmaz

Eğer sizin için doğru olan bir erkekle birlikte olursanız, size olan ilgisine dikkat etmelisiniz. Çünkü doğru insanda asla ilgi eksikliği hissetmezsiniz. Eğer size olan ilgisinin az olduğunu ve yalnızca bazı zamanlar sizinle ilgilendiğini düşüyorsanız doğru kişi ile karşı karşıya değilsiniz. Sizi gerçekten seven kişi mecbur olduğu için değil, gerçekten sizi sevdiği için ilgisini eksik etmez.
2. Sizi kaybetmekten çok korkarlar

Doğru kişi olarak ifade edebileceğimiz bu insanlar, sizi kaybetmekten çokça korkarlar. Diğer insanlar sizin kırıp dökerken, sizden ayrı olma fikri bu insanları çok korkutur ve bu sebeple size daha çok değer verirler. Hayatın anlamının siz olduğunu ve hayatın sizinle daha anlamlı olduğunu düşünürler.
3. Hem duygusal hem zihinsel ihtiyaçlarınıza kayıtsız kalmaz

Hem evlilik hem de sevgililik için eğer doğru kişiyle birlikteyseniz, duygusal, fiziksel ve zihinsel tüm ihtiyaçlarınızı karşılar. Karşıdaki kişi tarafından her zaman korunduğunuzu hissedersiniz ve güvende olma hissi doğurur. Kendinizi yalnız ya da hayâl kırıklığına uğramış şekilde hissetmezsiniz. Ayrıca sizi çok fazla önemsedikleri için o kişiyle beraberken hiçbir duygunun eksikliğini hissetmezsiniz.
4. Söz verdiğinde arkasında durur

Pek çok insan verdiği sözü tutma konusunda oldukça sıkıntılıdır. Fakat gerçekten sizi seven kişiler verdiği sözü her daim tutar ve buna hep özen gösterir. Verdiği sözleri tutmamanın sizi üzeceğini bilerek buna göre hareket eder ve sizi asla hayâl kırıklığına uğratmaz. Bu özellikleri onlara daha da fazla güvenmenizi sağlar. Böylece karşılıklı bir güven duygusu sağlanır. Ve bir evliliğin sürmesi için neredeyse en önemli özellik güven duygusudur.
5. Ailesiyle ve çevresiyle tanıştırır

Eğer ilişkinizdeki erkek sizi ailesi ile tanıştırmayı çokça istiyorsa bu kişinin sizin için doğru insan olabileceğini söyleyebiliriz. Ancak sizi ciddiye almayan ve ciddi bir ilişki ya da evlilik düşünmeyen bir insanla karşı karşıyaysanız aile ve çevresiyle sizi uzun süre tanıştırmayacaktır.
Doğru ve ciddi düşünen kişiler için ailesi ile tanışmanız oldukça önemli olacaktır.
6. Tuhaf alışkanlıklarınızı dahi yargılamaz, her halinizle sever

Doğru kişi sizi hiçbir durumda, asla yargılamaz. Sizi bütün tuhaf alışkanlıklarınıza ve çılgınlığınıza rağmen sever. Bu sebeple onunla birlikteyken kendinizi gizlemek zorunda kalmazsınız. Öyle ki diğer insanlar sizi eleştirdiğinde kırılmamanız ve üzülmemeniz için çaba gösterirler ve size destek olurlar.
7. Hayallerinize destek olup sizi cesaretlendirirler

Doğru kişide bulunacak en önemli özelliklerden biri hayatınıza giren kişinin hayâllerinizi ve tutkularınızı gerçekleştirmeniz için size destek olup cesaretlendirmesidir. Ayrıca duygusal ve zihinsel desteğe ihtiyacınız olduğunda yine sizin yanınızda olurlar. Desteğini esirgemeyen bu insanlar ile beraber siz de hayâllerinizi gerçekleştirmek için daha cesur davranabilirsiniz.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Kadınlar için oldukça önemli olan kirpikler, yüz güzelliğinin önemli bir parçasıdır. Pek çok kişi kirpiklerin hem daha uzun hem de kıvrık görünmesi için farklı ürünler kullanmaktadır. Ancak bu durum kişinin kendi doğal kirpiklerine kimi zaman zarar da verebilmektedir. Özellikle içinde kimyasal maddeler barındıran rimeller bazı kişilerde alerjiye neden olurken, takma kirpik de doğal kirpiklerde tahribata neden olabilmektedir.
Ok gibi kirpikler için sihirli ve doğal formül!
Çok eski zamanlardan beri kullanılan maskaralar, bu sebeple kirpiklerin uzun süre etkileyici bir şekilde durmasını sağlasa da, kimi zaman kirpiklerde dökülmeye neden olabilmektedir.
Kirpiklerin dökülmemesi ve doğal yoluyla uzaması için düzenli olarak bakım yapmak da oldukça önemli. Bunun yanı sıra maskarayı tam olarak temizlemek de oldukça önemli koşullardan biri.

Ayrıca kirpiklere sürülen kimi kimyasal yağlar, kirpik ve göz yapısına zarar verebilmekte. Ancak kirpiklerinize süreceğiniz doğru, doğal ve besleyici olan yağlar çok daha uzun ve dolgun kirpiklere sahip olmanıza yardım edebilir. İşte kirpiklerinizi doğal yollarla uzatmak için sihirli formül…
Kirpikleri uzatmak için hazırlayacağınız doğal formülün malzemeleri:
Birkaç damla badem yağı
2 yemek kaşığı kadar Hindistan cevizi yağı
1 ila 2 çay kaşığı kadar Hint yağı
Hazırlanışı:
Öncelikle bütün elinizdeki yağları bir kabın içerisine alarak hepsini iyice karıştırın. Sonrasında temiz bir maskara fırçası ya da kulak çöpü vasıtasıyla karışımı tüm kirpiklerinize sürün. Bu işlemi farklı günlerde de yapabilir ve bir ay boyu tekrarlayabilirsiniz. Böylece sonuç almanız hızlanacaktır.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Pek çok kişi farkında olmadan doğru temizleyici ya da doğru metaryal kullanmıyor ve makyaj temizleme işlemini yaparken cildine büyük zararlar veriyor. Makyaj temizleyici seçimi yapılırken ise mutlaka cilt tipine uygun şekilde yapılması gerekmekte. Hem makyaj temizleyicinin, hem de kullanılan bütün cilt bakım ürünlerinin cilt tipine uygun olması gerekmekte. Peki en çok yapılan makyaj temizleme hataları neler?
Makyaj temizlerken sakın bunları yapmayın!
Makyaj temizleyiciler genellikle yüz için özel şekilde yapılmıştır. Örneğin yüzümüzde bulunan bazı kısımlar, yani gözler ve dudaklar diğer bölgelere göre daha farklı yapıda ve hassas olduğu için bu kısımların temizliğinde özel geliştirilmiş bazı ürünler yer almalıdır.
Eğer makyajı tek bir ürünle çıkarmak istiyorsanız, kullanacağınız ürünün gözlerinize ve dudaklarınıza uygun olmasına mutlaka dikkat etmelisiniz. Bunun yanında kullandığımız makyaj malzemeleri son derece kaliteli de olsa cildimizde istenmeyen problemlere sebep olabilmektedir.
Makyajı temizlemenin ihmal edilmesi halinde ciltte çeşitli kalıntılar ve izler kalabilmektedir.
Temizlerken oldukça narin olmalısınız!

Makyajlı cildinizi temizlerken sert hareketlerden kaçınmalısınız. Nazik masaj hareketleriyle temizlemeye dikkat etmelisiniz. Makyaj temizleyiciler içerisinde pek çok farklı madde içermektedir.
Cildinizin pH değerine mutlaka dikkat edin
Bunun yanı sıra kullanacağınız makyaj temizleyicinin içeriğine dikkat etmeli ve cildinizin pH değerini önemsemelisiniz. Kullandığınız ürünler aon derece kaliteli olmalı, çünkü kalitesiz makyaj temizleyicilerin makyajınızı tamamen çıkarmadığı bilinmekte.
Yalnızca su ile temizliyorsanız dikkat!
En fazla yapılan yanlışlardan biri yüzü yalnızca su ile temizlemek olarak biliniyor. Makyajı tamamen çıkarmadan su ile temas temizlik hissi yaratabilir ancak bu olay derinlemesine temizlik sağlamamakta. Yani makyaj hala yüzünüzde kalmaya devam eder.
Bu sebeple ilk aşamada ‘misel su’ denilen bir makyaj temizleyici kullanılmalı. İkinci aşamada ise temizleme jelleri, köpükler gibi ürünler kullanılabilmektedir.
Cilt temizliği yapılırken sıklıkla yapılan hatalardan biri de sıcak su ile yıkamaktır. Sıcak su cildimizin yağ dengesini bozduğu için tavsiye edilmez. Cildi aşırı ovmadan hafif bir masaj gibi ılık suyla temizlemek en iyisidir. Cilt soyucu, maske gibi ürünleri kullanırken dikkatli olunması gerekir.
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“Adil Yargılanma Hakkı” temasıyla gerçekleştirilecek olan 14. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde ödüller, 21 Kasım’da düzenlenecek açılış töreninde sahiplerine takdim edilecek.
REKLAM
‘Sinema Onur Ödülü’: Füsun Demirel
1980’de Almanya Berlin Kollektiv Theater’da Vasıf Öngören’in yazıp yönettiği ‘Zengin Mutfağı’ oyunuyla adım attığı profesyonel sanat hayatına Türkiye’ye döndükten sonra bugün hayranlıkla izlediğimiz birçok isim gibi Dostlar Tiyatrosu, Devekuşu Tiyatrosu ve Dormen Tiyatrosu topluluklarında devam eden Füsun Demirel, 1984’te Atıf Yılmaz imzalı ‘Bir Yudum Sevgi’ ile sinema perdesine geçti yaptı. Bu başlangıcın ardından, ‘Züğürt Ağa’, ‘Asiye Nasıl Kurtulur?’, ‘Ah Belinda’, ‘Uçurtmayı Vurmasınlar’, ‘Camdan Kalp’, ‘Berdel’, ‘Ay Vakti’, ‘Böcek’, ‘Büyük Adam Küçük Aşk’, ‘Eğreti Gelin’ ve sinemamızın mihenk taşı sayılan başka pek çok filmde canlandırdığı karakterlerle aranan ve unutulmaz bir oyuncu haline geldi.
Bugünkü başarılı kariyerini oluşturan rolleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali, Adana Altın Koza Film Festivali ve Ankara Film Festivali başta olmaz üzere birçok festivalden ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ ödülüyle döndü. Demirel, izleyiciyi içtenliğiyle ve gücüyle etkileyen oyunculuğu sayesinde dram ya da komedi ayırt etmeksizin her birinde devleştiği performanslar sergiledi. Sinema, televizyon ve tiyatroda 90’dan fazla projede izlediğimiz usta oyuncu, ilk aşkı tiyatro ile bağını da Dario Fo ile Franca Rame’nin toplam 27 oyununu Türkçeleştirerek hiç koparmadı. Bu yıl festivalde Sinema Onur Ödülü’nü alacak Füsun Demirel, 40 yılı aşan kariyerinde her daim üretmeye ve izleyicide hayranlık uyandırmaya devam ediyor.

‘Sinemaya Katkı Ödülü: Çetin Tunca
‘Menekşe Gözler’, ‘Üç Arkadaş’, ‘Gülşah’, ‘Selvi Boylu Al Yazmalım’, ‘Talihli Amele’, ‘Şalvar Davası’, ‘Hayallerim, Aşkım ve Sen’, ‘Köpekler Adası’…
Her biri Türkiye sinemasının klasiği olan bu filmlerden aklımızda kalan sahnelerdeki görüntülerin mimarı Çetin Tunca, bu yıl 14. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nden Sinemaya Katkı Ödülü alacak. ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’da Türkan Şoray ve Kadir İnanır’ın karşı konulmaz bakışları, ‘Şalvar Davası’nda Müjde Ar’ın tüm köye başkaldırdığı unutulmaz çatı aktarma sahnesi ya da ‘Üç Arkadaş’ filminde İstanbul’u filmin bir diğer başrolü haline getiren görüntüler bugün 86 yaşındaki Çetin Tunca’nın kamerası aracılığıyla belleklerimizde yer etti. Yeşilçam’da başladığı kariyerine 127 film ve televizyon dizisi sığdıran Tunca, iki kez Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘Altın Portakal’ ödülüne layık görüldü. Bugünün teknolojisi ve dijital imkânları düşünüldüğünde, o dönemin imkânsızlıkları içerisinde yaratıcılığı ve yeteneğiyle kurgu masasına gelmeden filmin görsel dünyasını sette oluşturan usta isim Çetin Tunca, 2007’de Türkan Şoray’ın başrolünü üstlendiği Engin Ayça filmi ‘Suna’ ile görüntü yönetmenliğini bıraktıysa da yönettiği belgesellerle sinemamıza katkı sunmaya ve üretmeye devam ediyor.

‘Akademik Onur Ödülü’: Prof. Dr. Sami Selçuk
14. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin Akademik Onur Ödülü bu yıl, Yargıtay Birinci Başkanlığı’ndan emekli Prof. Dr. Sami Selçuk’a takdim edilecek. Prof. Dr. Sami Selçuk, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra, önce Ankara, daha sonra Konya ve Balıkesir yargıç / savcı adayı olarak mesleğe başladı. Sırasıyla Sütçüler, Akşehir, Yenice Asliye Mahkemeleri nezdinde Cumhuriyet savcı yardımcısı ve Cumhuriyet savcısı, 1972’den sonra ülkemizde bilinen deyişle Yargıtay Cumhuriyet başsavcı yardımcısı, doğru terimle “Yargıtay nezdinde Cumhuriyet başsavcı yardımcısı” olarak çalışan Selçuk, 1982’de Yargıtay üyesi oldu.Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca, 1990, 1994 ve 1998’de Dördüncü Ceza Dairesi Başkanlığı’na; 1999’da Yargıtay Birinci Başkanlığı’na seçildi. Emekliliğinin ardından İ. D. Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde dersler veren Prof. Dr. Sami Selçuk’un Varlık, Adam Sanat, Türkiye Günlüğü, Revue des deuxmondes (Paris), Revue de droit pénal et de criminologie (Brüksel), Archiviopenale (Milano), Cuadernos de politíca criminal (Madrid) gibi birçok yerli ve yabancı dergiler ile günlük basında incelemeleri ve çevirileri yayınlandı. Selçuk’un hukuk, dil, laiklik, Atatürkçü anlayış ve benzeri konularda incelemeleri ve çevirileri İmge Kitabevi tarafından yayımlanmaya devam ediyor.
Hukuk alanındaki akademik programı, uzun ve kısa metrajlı uluslararası film yarışmaları, Adalet Terazisi film seçkisi, yan etkinlikleri ve film endüstrisine yönelik VisionIst bölümünden oluşan zengin bir programı ‘Herkes İçin Adalet’ ilkesi çerçevesinde bir araya getiren, Prof. Dr. Adem Sözüer’in başkanlığında, Prof. Dr. Bengi Semerci’nin direktörlüğünde düzenlenen festivale dair detaylar önümüzdeki günlerde açıklanacak.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden senarist ve yönetmen Tomris Giritlioğlu için dün Mecidiyeköy’deki İstanbul Devlet Tiyatroları sahnesinde tören düzenlendi.
Tomris Giritlioğlu için ikindi namazının ardından Teşvikiye Camii’nde cenaze namazı kılındı. Giritlioğlu’nun cenazesi bugün Hatay’a getirildi.
GÖZYAŞLARIYLA UĞURLANDI
Antakya Asri Mezarlığı’nda Tomris Giritlioğlu için tören düzenlendi. Törene Giritlioğlu’nun ailesi ve sevenleri katıldı.
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk’ün de katıldığı cenaze namazının ardından Tomris Giritlioğlu, gözyaşları arasında toprağa verildi.



Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Dilay Yalçınkaya Kaynak
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Bu sene 61’incisi düzenlenecek AntalyaAltın Portakal Film Festivali’ne sayılı günler kalırken, detaylar da netleşmeye başladı.
5-12 Ekim tarihleri arasında yapılacak festivalde yarışacak filmlerin sayısı da belli oldu.
Bu kapsamda da festivalde; Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 12 film, Kısa Film Yarışması’nda 10 film, Belgesel Yarışması’nda ise 8 film yarışacak.
Festival öncesinde gelenekselleşen, halk ile festivale gelen sanatçıların buluştuğu kortejin bu sene yapılıp yapılmayacağı henüz netleşmedi.
BİRÇOK USTA İSİM OLMAYACAK
Kortejde ünlü oyuncularla birlikte Yeşilçam’ın usta isimleri de halkla buluşuyordu. Bu sene yapılacak festivalde, 2024 yılında yaşamını yitiren Yeşilçam’ın birçok usta ismi yer alamayacak. Bu sene hayatını kaybeden Altın Portakal ödüllü Genco Erkal, Kenan Işık, Sevda Ferdağ, Kayhan Yıldızoğlu, Türker İnanoğlu, Fatma Karanfil, Ayla Algan, Tomris Giritlioğlu ve Sema Çeyrekbaşı gibi isimler festivalde yer alamayacak.
‘GENCO’ BELGESELİ GÖSTERİLECEK
Festivalle aynı tarihlerde Karaalioğlu Parkı’nda Yeşilçam Festivali yapılacak. Festival kapsamında Yeşilçam sanatçılarının görselleri, söyleşiler, dönemde kullanılan film makinesinden Yeşilçam film gösterimleri gerçekleştirilecek.
Öte yandan festivalde yönetmenliğini Selçuk Metin’in yaptığı ‘Genco’ belgeseli, Genco Erkal’ın anısına özel gösterim ile izleyicisiyle buluşacak.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)Adile Topçu
Editör
Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Hastanenin toplantı salonunda düzenlenen Genel uyum eğitimi programına Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Fahri Dağhan, Eğitim Hemşiresi Filiz Dişkaya, Hasta Hakları Birim Sorumlusu Abidin Kaya, Enfeksiyon Kontrol Hemşiresi Seda Karadağ, İş Sağlığı Güvenliği Sorumlusu Neşe Erdoğan ve Çevre Sağlığı Teknikeri Yüsra Çiçekli ile öğrenciler katıldı.
Staja başlayan hemşire adaylarına çalışma hayatlarında aktif rol alabilmeleri için teorik eğitim ile öğrenmiş oldukları bilgileri pratik eğitimle tamamlamaları için stajyer olarak başlayacak öğrencilere “Genel uyum eğitimi” verildi.
Genel uyum eğitiminde ayrıca birim sorumluları tarafından eğitime katılan stajyer öğrencilere, sağlıkta kalite standartlarına göre hastanenin genel tanımı, hastane organizasyon yapısı, hastane kuralları, hasta hakları, hasta ve çalışan sağlığı uygulamaları, hastanemizde kullanılan renkli kodlar, istenmeyen olay bildirimi, hastane misyon, vizyon ve değerleri, el hijyeni, standart enfeksiyon korunma önlemleri, izolasyon önlemleri ve kullanılan kartlar hakkında bilgilendirme ve korunma yolları, Atık Yönetimi, iş sağlığı ve güvenliği ile yangın güvenliği eğitimi hakkında bilgiler anlatıldı.
Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mehmet Şirik ise sağlıktaki kalitenin arttırılması ve hasta memnuniyeti için verilen eğitimlerin önemli olduğunu belirterek aralıksız olarak sürdürüleceğinin altını çizdi. – ADIYAMAN
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uzungöl‘de 1974’ten bu yana otel ve restoran işleten Dursun Ali İnan‘ın, bölgede topladığı ağaç köklerinden yaptığı hayvan figürleri, sandalye, masa, avize ve çeşitli dekoratif eşyaların yer aldığı Uzungöl Dursun Ali İnan Müzesi’nde oluşturulan yaban hayatı bölümü ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Araç çarpması ve çeşitli nedenlerle ölen yaban hayvanları, çeşitli kimyasal işlemlerle içlerinin doldurulmasının ardından müzede sergileniyor.
Kurt, geyik, ayı, vaşak, dağ keçisi, tilki, atmaca ve su samuru gibi yörede yaşayan hayvanların yer aldığı bölüm müzenin en çok ilgi gören alanlarının başında geliyor.
Müze aynı zamanda göçler, işgaller, düğünler, sivil ve dini mimari, tarım ve hayvancılık ürünleri gibi çok sayıda tarihi eşyaya da ev sahipliği yapıyor.
Uzungöl Dursun Ali İnan Müzesi yöneticisi Mehmet İnan, AA muhabirine, toplanan çok sayıda eserin daha doğru bir yerde sergilenmesi amacıyla açılan müzeye ilginin her geçen yıl arttığını söyledi.
Müzenin kuruluş aşamasında Karadeniz Teknik Üniversitesinden jeoloji, arkeoloji, yaban hayatı ve tarih bölümlerinden ciddi destekler aldıklarını vurgulayan İnan, “Küratörlerle sanat yönetmenleriyle grafik tasarımcılarla iç mimarlarla beraber bir komisyon oluşturduk. Ondan sonra onlarla beraber yaklaşık bir yıllık çalışmanın sonucunda dizaynını, toparlanmasını ve sergilenmesini yaptık.” dedi.
“Kültür ihracatı yaptığımızı düşünüyoruz”
Müze açıldığından bu yana her yıl ziyaretçi sayısının arttığını aktaran İnan, şöyle devam etti:
“Bu yıl son rakamlarımız henüz çıkmamasına rağmen 20 bini aştığını düşünüyoruz ziyaretçi sayısının. Tabii yabancı misafirler, özellikle yurt dışından gelen misafirler bizim için daha önemli. Ne anlamda daha önemli? Kültürümüzü yurt dışına tanımaktan bir onur duyuyoruz. Biz bugün aynı zamanda bunu bir memleket meselesi olarak görüyoruz. Yoksa bizim insanımız elbette daha kıymetli fakat biz bir kültür ihracatı yaptığımızı düşünüyoruz bu şekilde. Gelen misafirlerimize tarihimizi, yaşantımızı anlattığımızda ve bunu doğayla bütünleştirdikleri zaman daha kalıcı olduğunu düşünüyoruz. Bundan dolayı da gurur duyuyoruz.”
İnan, ziyaretçilerin müzeyi gezdikten sonra verdikleri olumlu tepkiden büyük mutluluk duyduklarına işaret ederek, kültüre ve tarihe merakı olanların müzeyi gezerken duygulu anlar da yaşadıklarını sözlerine ekledi.
Bölgede yaşayan çocukların müzeyi ücretsiz gezebildiklerine değinen İnan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kültürümüzü bu çocuklarımız taşıyacak. Çünkü biz burada savaşları da anlatıyoruz. Çekilen sıkıntıları da her şeyi anlattığımızdan dolayı bu vatanın kolay kazanılmadığını, bu müzede çocuklar görecek çünkü kılıçları görecekler.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SANATÇI Bülent Ersoy, son dönem sanatçılar arasında yaşanan kayıplar ve vefa gösterilmemesiyle ilgili soruya, “Vallahi ben hiç umursamıyorum, cenazeme kimsenin de gelmesini istemiyorum. Ben de kendi başıma giderim” dedi.
Bülent Ersoy, ağız ve diş bakımı için Antalya’ya geldi. Bir dizi işlem gerçekleştirecek olan Ersoy, dişlerine pırlanta taktıracak. İşlemler öncesi klinik sahipleriyle akşam yemeğine giden Bülent Ersoy, mekana girişte restorandakiler tarafından alkışlandı. Restoranda hayranları sanatçı ile fotoğraf çektirme yarışına girdi.
Gecede gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bülent Ersoy, son dönem sanatçılar arasında yaşanan kayıplar ve vefa gösterilmemesiyle ilgili soruya, “Vefasızlık sadece cenazelerde değil ki, bu hayatta nefes aldığımız sürece bu vefasızlıklar devam edecek. Vallahi ben hiç umursamıyorum ve cenazeme kimsenin de gelmesini istemiyorum. Ben de kendi başıma giderim” diye konuştu.
‘SEZEN’İN İLK KONSERİNDE BEN EN ÖNDEYİM’
Sezen Aksu‘nun ‘Kendimi iyi hissedersem tekrar sahnelere dönebilirim’ sözleri hatırlatılan Ersoy, “Vallahi çok sevindim. Çünkü onun yokluğu büyük eksiklik. Türkiye’nin en iyi seslerinden biridir. Öyle güzel alaturka okur ki anlatamam. Çok değerli bir sanatçı olduğu kadar, çok iyi bir arkadaştır, çok iyi bir dosttur ve çok iyi bir insandır. Sanatı adına insanların onu öyle canlı canlı, hissederek dinlemesi lazım. Güzel bir karar almış. İlk konserinde ben en öndeyim. Zangoç gibi” dedi.
Ersoy, ‘Siz sahnelere ara vermeyi hiç düşündünüz mü’ sorusuna ise “Asla, hiç öyle bir şey düşünmedim. Ben biraz yüzsüzüm. Son anıma kadar sahnede olacağım” cevabını verdi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>MERSİN’in Mut ilçesinde kadınlar tarafından kurulan ‘Şalvarlı Kadınlar Korosu’, Zeytin ve Zeytinyağı Festivali’nde sahne aldı.
Mut’a bağlı Çukurbağ Mahallesi’nde yaşayan kadınlar bir araya gelerek Şalvarlı Kadınlar Korosu’nu kurdu. Bu yıl ilki düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı Festivali etkinliklerinde Tarihi Karacaoğlan Çınaraltı Parkı’nda sahneye çıkan kadınlar, izleyenlere coşkulu dakikalar yaşattı.
Koro şefi Emel Çelik (50), koroyu 3 yıl önce köyde eğlenmek amacıyla oluşturduklarını belirterek, “Kadınlarımızın sosyal hayatta da aktif olduklarını gösterebilmek amacıyla bu işi devam ettirmeye karar verdik. Köyümüzde hep beraber 30 Ağustos’ta konser verdik. Çok güzel tepkiler aldık. Daha sonra belediye başkanımız festivale davet etti, buraya katıldık. İnşallah başka şehirlerden de istekler gelir, davetler gelir, oralarda çıkarız, sesimizi duyururuz. Şu an bizim eksiklerimiz çok. Özellikle ses sistemimiz yok. Çıplak sesle çalışmalarımızı yapıyoruz. Bu konuda herkesin desteğini bekliyoruz” dedi.
GÜNDÜZ EV İŞİ, AKŞAM PROGRAM
Hamiyet Devam (62) ise 3 yıl önce koroya girdiğini belirterek, “Herkes koroyu birbirinden öğrendi. Erkek arkadaşlarımız da bize yardımcı oldu. Gündüz ev işler yapıyoruz, akşamları toplanıp program yapıyoruz. Ses sistemi eksiğimiz var” diye konuştu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türk-Amerikan Derneği tarafından, San Francisco’daki Embarcadero Plaza Meydanı’nda düzenlenen Türk festivalinde yöresel dansların yanı sıra Tatar, Uygur ve Kazak dansları da renkli görüntülere sahne oldu.
Festival meydanına kurulan stantlarda Türkiye’yi tanıtan ürünler, ebru sanatı ve fotoğraflar sergilendi.
Türkiye’nin Los Angeles Başkonsolosu Sinan Kuzum, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu festivallerin ülkenin tanıtımı açısından çok önemli olduğunu söyledi.
Bugünkü festivalde Türk toplumundan çok yabancı katılımcıların olduğuna dikkati çeken Kuzum, “Zaten biz burada yaşayan yabancılara ve başka milletten insanlara ülkemizi tanıtmak için çaba gösteriyoruz. Tamamen sivil bir girişimle yapılan bu festivali çok değerli buluyorum. Hem de ilk olması açısından çok önemli, umarım önümüzdeki yıllarda da geleneksel hale gelecek.” ifadelerini kullandı.
Kuzum, festivale ilginin çok büyük olduğunu dile getirerek, “Ülkemizin son dönemde dünyadaki yeri, savunduğu davalarla ön plana çıkmasıyla ülkemize karşı ilginin ne kadar fazla olduğunu görüyorsunuz. Bunu görmek bir diplomat olarak çok mutlu ediyor.” dedi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Açılış törenine, Bolu Valisi Abdülaziz Aydın, AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, Göynük Belediye Başkanı Ali Oral, ilçe protokolü, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi, Hafız Sabri Işık’ın biyografisi okundu, ilahiler seslendirildi.
Törende konuşan Vali Aydın, Hafız Işık’ı rahmet ve minnetle anarak, tesisin kıymetli bir şahsiyetin adını taşımasının çok anlamlı olduğunu dile getirdi.
Spor tesisinin gençlerin fiziksel ve manevi gelişimlerine katkı sağlayacağını vurgulayan Aydın, “Neslin sadece fikri, ilmi, manevi açıdan değil, sportif anlamda da kendini geliştireceği böyle tesislere ihtiyacımız var. Ne mutlu ki bu köyümüz böylesine güzel bir esere kavuşmuş. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Ercan da bu tesisin gençlerin hem zihinsel hem de fiziksel gelişimine katkı sağlayacağına inandığını kaydetti.
Hafız Sabri Işık’ın ilahi kelamı yayma yolunda büyük emekler verdiğini dile getiren MHP Bolu Milletvekili Akgül de spor kompleksinin gençlere hayırlı olmasını temenni etti.
Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, değerli bir hocanın isminin spor kompleksine verilmesinin çok anlamlı olduğunu ifade ederek, “Bu tesis sayesinde gençler, hem ilmi hem de sportif anlamda kendilerini geliştirme fırsatı bulacaklar.” diye konuştu.
Duaların ardından spor tesisinin açılışı gerçekleştirildi, katılımcılara yemek ikram edildi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünya Kitle İletişim Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 35. Ankara Film Festivali‘nin Onur Ödüllerinin bu yıl Müjdat Gezen, Şefika Kutluer ve Kurtuluş Özyağcı’ya verileceği açıklanırken; bu yıl üçüncü kez verilecek olan “Vakıf Özel Ödülü”nün ise reklam, film ve animasyon projelerinde yönetmen, yapımcı ve kurgucu olarak yer alan Selda Taşkın ile çeşitli tiyatro oyunları ve sinema filmlerinde yer alan başarılı oyuncu Berkay Ateş’in olacak.
Aziz Nesin Emek Ödülü’nün sahibi Müjdat Gezen
Film Festivali‘ni düzenleyen Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Yönetim Kurulu, Aziz Nesin Emek Ödülü’nün sanatçı Müjdat Gezen’e verilmesinin kararlaştırıldığını açıkladı.
“Uzun yıllar boyunca izleyicinin beğenisini kazanan şahane bir oyuncu”
Vakıf’tan yapılan açıklamada, “Mizahın, dramın ve toplumsal eleştirinin ustaca harmanlandığı karakterleriyle uzun yıllar boyunca izleyicinin beğenisini kazanan şahane bir oyuncu olmasının yanı sıra sanatı yaşam tarzı haline getirmesi, sahneye ve ekrana adanmış bir ömürle Türkiye’nin kültürel hafızasında derin izler bırakması” nedeniyle Gezen’in bu ödüle layık bulunduğu belirtildi.
Sanat Çınarı Ödülü’nün sahibi Şefika Kutluer
Sanat Çınarı Ödülü’nü, müzik evreninde “Sihirli Flüt” olarak tanınan “Devlet Flüt Solisti” Şefika Kutluer’e verilmesinin gerekçesini Vakıf, “Flüt ile çok yönlü bir anlatım dili geliştirmesi, sadece müzikle sınırlı kalmayıp, sanata yönelik bakış açısıyla da bir ilham kaynağı haline gelmesi, kendi adına düzenlediği müzik festivalini uluslararası bir sanat etkinliği haline getirmesi ve müziğiyle dünya çapında büyük bir hayran kitlesi edinmesi” şeklinde açıkladı.
Kitle İletişim Ödülü Kurtuluş Özyazıcı’ya verilecek
Vakıf, Kitle İletişim Ödülü’nün “deneyimlerini yapımcı olarak Ankara Radyosu’nda hazırladığı belgesel, eğitim-kültür, müzik programlarına yansıtmakla kalmayıp, aynı zamanda eğitimler verdiği radyo yayıncılarına aktarması, editörlük ve program seçiciliği yaparak Ankara Film Festivali‘ne katkılarda bulunması, sinema yazılarıyla sinema sanatına kalıcı bilgiler üretmesi” nedeniyle prodüktör Kurtuluş Özyazıcı’ya verileceğini bildirdi.
Vakıf Özel Ödülü: Selda Taşkın ve Berkay Ateş
Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı’nın iki yıl önce başlattığı, “alanındaki çalışmaları ile farklılık yaratan, kendi inandığı yolda ilerleyen ve üreten isimlere Vakıf Özel Ödülü verilmesi” uygulaması bu yıl üçüncü ödüllerini veriyor.
Bu sene Vakıf Özel Ödüllerinden ilki, üniversite eğitimi boyunca Nisi Masa (Avrupa Genç Sinemacılar Ağı) gibi kültür sanat kurumlarında görsel üretim ve organizasyon işlerinde çalışan, 2009’da Punctum Creative Productions şirketini kurarak; reklam, film ve animasyon projelerinde yönetmen, yapımcı ve kurgucu olarak çalışmaya başlayan, 70.? ?Berlin Film Festivali kapsamında Berlinale Talents’e seçilen ve birçok ödüle layık görülen Selda Taşkın’a verilecek.
Bu sene Vakıf Özel Ödüllerinden ikincisi ise, Abluka filminde Ahmet karakteriyle 22. Altın Koza Film Festivali’nde Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazanan, Görülmüştür filminde Zakir karakteriyle 30. Ankara Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görülen, çeşitli tiyatro oyunlarında boy gösterdikten sonra sinemaya yönelen, Yarım Kalan Mucize filminde İsyancı, Karanlık Gece filminde İshak karakterine can veren oyuncu Berkay Ateş’e verilecek.
35. Ankara Film Festivali’nin, farklı alanlarda verilecek Onur Ödülleri, 7 Kasım’da düzenlenecek açılış töreniyle sahiplerini bulacak.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Sivas’ın hem Osmanlı’nın hem Selçuklu’nun merkez şehirlerinden bir tanesi olduğunu vurgulayan Bakan Memişoğlu, “Tarihi bir zamanda Kurtuluş Savaşı’nın ve Mustafa Kemal Atatürk’ün 108 gün kalıp da bütün bu kurtuluş mücadelemizin planlandığı şehir ve tarihi bir şehirle beraber açık hava müzesi gibi bir şehir. Onun için burada olmaktan çok gururluyum. Bizi misafirperverlikleriyle karşıladıkları için de bütün Sivas halkına ve Valimize teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda sağlıkla ilgili de burası, darüşşifanın ilk yapılan, Anadolu’daki şifahanelerinden bir tanesinin olduğu bir yer. Onun için de sağlık anlamında çok önemli bir şehir. 1970’ler de kurulmuş tıp fakültesiyle aynı zamanda son zamanlarda yapılan büyük yatırımlarıyla sağlıkta da Anadolu’nun merkezi şehirlerden bir tanesi” diye konuştu.

‘KORUYUCU VE ÜRETİCİ SAĞLIĞI DA ÖNEMSİYORUZ’
Bakan Memişoğlu, “Bugün hem sağlık hizmetlerini hem sorunlarını hem de partimizin kurullarıyla, değerlendirmelerini yapacağız. Daha sağlıklı bir Türkiye ve daha sağlıklı üreten bir Türkiye için çabalıyoruz. Daha iyisini de yapmaya çalışıyoruz. Sivaslılara bütün ülkemize sağlıklı, huzurlu günler diliyorum. Dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerinin arasında olmasının yanında özellikle koruyucu sağlığı ve üretici sağlığını da her zaman önemsiyoruz. İnşallah Sivas’ta da bu konuda daha iyi gelişmelerle karşınızda olacağız. Bütün emeği geçen, bu güzel şehri geçmişten bugüne kadar her türlü hizmetimi sunan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bundan sonra hizmetlerimizi en iyi şekilde Cumhurbaşkanımızın liderliğinde insanlarımıza sunmaya devam edeceğiz. Sonuçta milletimizin hizmetkarıyız. Elimizden gelen en iyi hizmeti onlara sunmaya çalışıyoruz” dedi.
Bakan Memişoğlu: Çok iyi sağlık hizmeti sunuyoruz
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, katıldığı Türkiye Buluşmalarında konuşan Bakan Memişoğlu, “Kovid ve depremde gördük ki hem insan gücü hemde alt yapı olarak Türkiye esasında çok iyi bir sağlık hizmeti sunuyor” dedi.

Bakan Kemal Memişoğlu, daha sonda AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Türkiye buluşmaları programına katıldı. Kentteki bir otelde düzenlenen programda katılımcılara hitap eden Bakan Memişoğlu, “Birlik halinde üretmemiz ve çalışmamız lazım. Her bir fert kendisini daha çok üreteceği bu medeniyete ne katacağını hesap etmesi lazım. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya 5’ten büyüktür’ sözü bugün Birleşmiş Milletler’de her liderin söyleyemeyeceği bir sözdür. O bizim için esasında sadece bir lider değil, medeniyetimizin yeniden ayağa kalması için bir semboldür. Hepimiz bunu farklı fikirdende, zikirden de olsak birlikte hareket etmemiz gerekir. Bugün birbirimizin ayrıştırıcı taraflarını değil, farklılıklarını değil, onları birleştirerek zenginliklerle kuvvetli hale getirerek birlikte hareket etmemizin zamanıdır. O nedenle çocuklarımıza, gençlerimize örnek olmamız lazım.
‘SAĞLIK HİZMETLERİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ’
Dünyada Türkiye olarak sağlıkta en iyi hizmeti sunduklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, “Kovid ve depremde gördük ki hem insan gücü hemde alt yapı olarak Türkiye esasında çok iyi bir sağlık hizmeti sunuyor. Türkiye sağlık konusunda son 20 senede Cumhurbaşkanımızın desteği ile inanılmaz işler yaptı. Düşünün ki şu anda Türkiye’de bütün hastanelerde tek kişilik ve çift kişilik, özellikli yatak oranı yüzde 80’in üzerine çıktı. 2002 yılında sağlıkta senede sadece 2 hizmet alan vatandaşımız, bugün yılda 11.7 kez sağlık hizmetine ulaşır vaziyettedir. Bunların hepsi ücretsiz ve sosyal güvence kapsamındadır. Bugün en büyük teknolojisinden en yeni ameliyat tekniğine kadar hepsini üretebilen, yapabilen bir sağlık sistemi ve insan gücümüz var. Biz bu sağlık hizmetlerini, daha iyi geliştirmek için elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mahkeme, Google’a, internet reklamlarıyla ilgili hizmeti AdSense’de piyasa hakimiyetini kötüye kullandığı için AB Komisyonu tarafından 5 yıl önce kesilen 1,49 milyar Euro para cezasını yürürlükten kaldırdı.
Kararda, “Genel Mahkeme, Komisyonun Google AdSense ile ilgili kararını iptal etti” ifadesi kullanıldı.
Mahkeme, Komisyonun Google’a yaklaşık 1,5 milyar Euro para cezası verdiği kararda yer alan sözleşme maddelerinin süresinin değerlendirilmesinde hatalar yapıldığına hükmetti.
AB Komisyonu, 2019’da Google’a, internet reklamlarıyla ilgili hizmeti AdSense’de piyasa hakimiyetini kötüye kullandığı için 1,49 milyar Euro para cezası kesmişti.
Google AdSense, internet sitesi sahipleri ile reklam verenler arasında aracılık yapıyor.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulus Caddesi’nde bir mobilya mağazasını işleten Şahin Bozdağ (52) ile nişanlısı Ayşe Ekinci’nin bakımını üstlendiği “Efe” isimli kedileri, iki yıl önce apartmanın 7’inci katından düşerek ağır yaralandı.
Omuriliğinde kırıklar nedeniyle iki ameliyat geçiren kedi, hayata tutundu ancak arka iki ayağı felç kaldı.
Şahin Bozdağ, kedinin sürünmeden hareket edebilmesi için sosyal medyadan gördüğü yürütecin benzerini tasarlayarak dükkanındaki atölyede imal etti.
Kedilerinin tekerlekli yürüteç sayesinde rahatlıkla hareket edebildiğini ifade eden Bozdağ, onunla tekrar oyunlar oynayabildiklerini ifade etti.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde basına kapalı gerçekleşen kabulde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da hazır bulundu.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dr. Kenar, işitme sağlığında erken teşhis ve sosyal desteğin önemini vurguladı
Op. Dr. Tuna Kenar: “Yüksek sesli müzik dinlemek, gençlerin işitme sağlığını tehdit ediyor”
DENİZLİ – Gelişen teknolojinin gençlerin sağlığını da olumsuz yönde etkileyebildiğine işaret eden Denizli Özel Cerrahi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tuna Kenar, “Yüksek sesli müzik dinlemek, gençlerin işitme sağlığını tehdit ediyor” dedi.
Denizli Özel Cerrahi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tuna Kenar, 23-29 Eylül tarihleri arasında kutlanan Uluslararası İşitme Engelliler Haftasında işitme sağlığı ve işitme cihazları konusunda önemli uyarılarda bulundu. Hafta etkinliklerinin işitme engellilerin topluma entegrasyonunu sağlamak ve farkındalığı artırmak amacıyla önemli bir fırsat sunduğunu belirten Dr. Kenar, işitme kayıplarının önlenmesi ve tedavi edilmesi noktasında toplumda bilinç oluşturmanın önemine değindi. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklara yapılan işitme taramalarının erken yaşta muhtemel işitme kayıplarının tespit edilmesi açısından kritik öneme sahip olduğunun altını çizen Dr. Kenar, son yıllarda gençlerde yüksek sesle müzik dinlemenin işitme kaybına yol açtığına dair artan bir kaygı olduğuna dikkat çekti.
“Bin doğumdan, 2 ile 4 arasında yeni doğan bebekler işitme engelli olarak doğmaktadır”
Dünyada 70 milyon, ülkemizde ise 200 bin civarında işitme engelli birey olduğunu belirten Op. Dr. Tuna Kenar, 2000’li yıllardan itibaren Yeni Doğan İşitme Taraması ile yeni doğan bebeklerin işitme engelli birey olup olmadıklarını tespit edildiğini söyledi. Yapılan istatistiklerde bin doğumda 2 ile 4 arasından yeni doğan bebeklerin işitme engelli olarak doğduklarını vurgulayan Op. Dr. Tuna Kenar, “Dünyada yaklaşık günümüzde 70 milyona yakın ülkemizde ise 200 bin civarında işitme engelli birey bulunmakta. Bu kişiler tabi yeni doğan ve en yaşlı bireyler olmak üzere sayılmaktadır. Dış dünyaya açılan penceremizi işitme aracılığıyla sağlayıp daha sonrasında sesimizle bunu duyurarak insanlarla iletişime geçiyoruz. Ülkemizde 2000’li yıllardan itibaren Yeni Doğan İşitme Taraması Programı uygulanarak yeni doğanlara işitme engelli bireylere buluyoruz. Bu da erken dönemde tanı ve tedavisi yapılmakta. Yapılan istatistiklere göre bin doğumda 2 ile 4 arasında yeni doğan bebek işitme engelli doğmaktadır. Biz de bu bebekleri erken teşhis koyarak işitme cihazları kullanıyoruz ama bunlardan fayda görmez ise Bionik kulak ya da daha ilerleyen aşamada beyin sapı impilantı ile bu bireylerin işitmelerini sağlanarak topluma kazandırılmaktadır” şeklinde konuştu.
“Yüksek sesle müzik dinlemeye bağlı erken dönemde işitme kayıpları sıkça görülüyor”
Op. Dr. Tuna Kenar, okul öncesi ve ilkokul birinci sınıftaki çocuklara işitme taramaları yapılarak o çağdaki çocuklarında işitme engeli olup olmadığını tespit ettiklerini belirtti. Ayrıca son zamanlarda gelişmekte olan teknolojinin gençlere etkilediğini ve yüksek sesle müzik dinlemeye bağlı erken dönemde işitme kayıplarının sıkça görüldüğünü kaydeden Dr. Kenar, “Bunların dışında işitme kayıplarının sıralayacak olursak okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfta işitme taramaları yapılarak o çağdaki çocuklarda işitme engelli durumu saplanmaktadır. Genç nüfusta ise son dönemlerdeki teknolojik aletler ve yüksek sesle müzik dinlemeye bağlı erken dönemde de işitme kayıpları görülmektedir. Esasen ileri yaşta daha çok gördüğümüz yaşlanmaya bağlı işitme kaybı da karşımıza sık çıkıyor. Mesela 75 ile 80 yaşındaki bireylerin yaklaşık yüzde 50’si işitme cihazı kullanacak derecede işitme kaybı oluyor. Burada önemlisi özellikle ileri yaşta eğer sesi duyamazsa insanlar beyne yeterince uyarılmadığı için ve bir çıktı da veremeyeceği için sosyalleşmesi azalıyor ve beyin kullanımı da yavaşlıyor. Alzheimer, Demans ve yaşlılık depresyonu hastalıklarında artış olmaktadır” dedi.
“İşitme cihazı kullanan bireylerin çevresindeki vatandaşlar desteklemelidir”
Hangi çağda olursa olsun işitme cihazı kullanan bireylerin çevresinden vatandaşlar tarafından desteklenmesini vurgulayan Dr. Kenar, “Hangi çağda olursa olsun işitme cihazı kullanılması gerektiği durumlarda bu kişilerin ve etrafındaki kişilerin sosyal olarak desteklenmesi gerekmektedir. Çünkü bu bizim çok sık karşılaştığımız toplumsal handikap, sanki bir engellilik göstergesi gibi görülüyor. Teknolojinin ilerlemesi ile kulak içi gözükmeyecek derece ciplerde mevcut. ya da daha teknolojik ciplerde mevcut. Bir de teknolojinin gelişmesi ile cip teknolojinin de gelişmesi ile bu cihazlar eskisi gibi ses yapma ve benzeri gibi durumları mevcut değil. Şimdiki ciplerin kullanılması daha da kolay durumda. Dolayısıyla işitme cihazı kullanması gereken bireylerin çevresindeki vatandaşlar hastaya desteklenmesi gerekmektedir” diye konuştu.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Zhao, Karasal ve Deniz Üstü Rüzgar Etkinliği (WindEnergy Hamburg) kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin enerji dönüşümü için gerekli kapasite artışında her yıl ortalama 1 gigavat hacim yarattığına işaret eden Zhao, “Bu dönüşümü hayata geçirmek için 1 megavatı bile hesaba katmalıyız. Kapasite artışında Avrupa’da sadece birkaç ülke Türkiye ile yarışabiliyor. Bunlar Almanya, İspanya gibi uzun yıllardır rüzgar enerjisi sektöründe olan ülkeler.” diye konuştu.
Zhao, Türkiye’nin küresel rüzgar enerjisi kurulu gücüne sağladığı kapasite artışı ve ekipman üretimi ile kattığı değerle Avrupa’da ilk 10’da bulunduğuna işaret etti. Zhao, şöyle devam etti:
“Türkiye ekipman üreten bir ülke. Daha da önemlisi tedarik zinciri güvenliği ve bu zincirin devamlılığını sağlayabilen bir ülke konumunda. Coğrafi olarak doğu ile batının birleştiği eşsiz avantajlara sahip. Bu durumda özellikle Kovid-19 salgını sonrası oluşan tedarik zinciri sıkıntılarında Türkiye’nin rolü ortaya çıktı. Çin kadar büyük kapasiteli olmasa da ekipman talebine cevap verebilen bir ülke oldu. Üretim kapasitesini belki 3’e katlayarak ve Avrupa ile rüzgarda daha fazla işbirliği yaparak sektörün gelişimi desteklenebilir. Rüzgar enerjisi ekipman tedarikinde Türkiye özellikle Avrupa için vazgeçilmez bir pazar. Ekipman üretiminde Avrupa büyük oranda Çin’e bağımlı ancak tedarik zinciri değişiminde yumuşak geçiş gerekiyor, Türkiye sahip olduğu imkan ve potansiyelle avantajlı konumda bulunuyor.”
Türkiye’de yatırımcıların ilgi duyduğu yenilenebilir enerji kaynaklı yeşil hidrojen üretimi konusunda da bilgi veren Zhao, “Yeşil hidrojen ve amonyak üretimi konusu Kovid-19 salgınından önce çıkmıştı. Bu iki konu da şu an enerji sektörünün anahtar konuları halinde geldi. Bu teknoloji hala çok yeni olsa da birkaç yıl içinde küçük ölçekli yeşil hidrojen projelerinin hayata geçeceğini öngörüyoruz. Yüksek maliyetler sebebiyle beklenenden biraz daha yavaş ilerlese de gerçekleşecek.” değerlendirmesinde bulundu.
“Yenilenebilir enerji artışında rüzgar enerjisine büyük iş düşüyor”
GWEC Endüstri Üst Yöneticisi (CIO) Stewart Mullin de enerji dönüşümü için gerekli yenilenebilir enerji artışında rüzgar enerjisine büyük iş düştüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Rüzgar enerjisinin enerji dönüşümüne anlamlı katkısı için mevcut kapasite artışının iki katına çıkması gerekiyor. Türkiye dahil tüm ülkelerin buna katılımı oldukça önemli. Dünyada yeni rüzgar enerjisi kurulumları için yeterli ekipman var mı, yeterli elaman var mı, yeterli kapasite açılacak mı? Sektörde odaklandığımız konular bunlar.”
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Plaj elbisesi
Marks & Spencer – 899,99 TL

Kısa tulum
Jimmy Key – 499,95 TL

Bluz
Yargıcı – 599,96 TL

Şort
İpekyol – 999,50

Elbise
Zara – 990,00 TL

Mayo
Suwen – 499,99 TL

Şapka
Penti – 459.95 TL

Çanta
Mango – 999,99 TL

Bluz
H&M – 479,00 TL

Haber Kaynak : HTHAYAT.HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKAT – Tokat’ın Erbaa ilçesinde kaldırımda yürürken bıçaklı saldırıya uğrayan bir kadın yaralandı.
Yeşilyurt Mahallesi’nde akşam saatlerinde kaldırımda yürüyen S.G’ye arkadan yaklaşan bir kişi bilinmeyen bir nedenle bıçakla saldırdı. Sırtından aldığı bıçak darbesiyle yaralanan genç kadın kaçmaya çalışırken saldırgan peşine düştü ve aralarında kısa bir kovalamaca yaşandı. Olayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı kadın, ambulansla Erbaa Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Genç kadının vücudunun birkaç bölgesinde kesiklerin oluştuğu öğrenildi. Polis, iddialara göre adli dengesi yerinde olmayan M.K. isimli kişiyi gözaltına altına aldı.Olayla ilgili inleme başlatıldı.

Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İşte Dursun Özbek’in açıklamaları;
TARTIŞILAN SPONSORLUK ANLAŞMASI
“Bir haber portalı için sponsorluk anlaşması yapmıştık. Galatasaray’ın 40’a yakın sponsoru var. Yaptığımız anlaşmaların hepsi tek taraflıdır. Galatasaray değerlerine uymayan bir davranış biçimi olduğunda müdahale ediyoruz. 1 maça çıktık o sponsorla ve hemen askıya aldık. Şu anda incelemesi devam ediyor.
Biz bu anlaşmadan henüz hiç para almadık. İncelemenin sonunda devam da edebiliriz ya da sözleşmeyi iptal ederiz. Sorun varsa hesabı sorulur. TFF’ye biz bunu sorduk. TFF, sponsorluk için bütün sorumlulukları bize bırakarak sahaya çıkabileceğimizi söyledi.”
FENERBAHÇE DERBİSİ
“Derbi maç öncesi çok rahattım. Maçı evde yatarak izledim. Okan hoca da takımı çok iyi hazırladı. Galatasaray için Fenerbahçe derbileri artık alışkanlık haline geldi. Bizim için Fenerbahçe maçları kolay derbiler… Derbi maç için bir prim vereceğiz.
Eğer hakemin verdiği o uyduruk penaltı olmasaydı, maç 5-6’lık maçtı. Hakemin bunu farkettiğini düşünüyorum. Hakemin penaltı kararı, farkın açılmasını engelledi.”
FEDERASYON AÇIKLAMASI
“Ben geçen sene sadece bir hakem için konuştum. Trabzonspor maçındaki Atilla Karaoğlan hakkında açıklama yaptım. Önemli bir maça çıkarken, niye tekrar atanıyor? İnadına mı atadınız? Kulüplerin hassasiyetinin dikkate alınması önemli. Atilla Karaoğlan nitekim, verdiği penaltı kararıyla maçtaki farkın açılmasını engelledi.”
KARABORSA BİLET İDDİALARI
“Karaborsa bilet konusunda ortada bir kanıt yok. İddianın altını dolduracak bir şey yok. Bu bir dedikodu. Bu konu konuşulmaya başlandığında çıktım dedim ki; “Benim kapım açık. Elinizde ne kanıt var?” Kimse bir şey getirmedi. Son zamanlardaki konuşmalara dikkatinizi çekmek istiyorum.
Bu konu şu anda yargıda. Karaborsa dünyada var. Portallar var internette, bütün maçların biletleri karaborsa yoluyla satılıyor. Kendi yönetimimden kimsenin savcılık tarafından çağrılması söz konusu değil. Bu bir dedikodu olarak kaldı. Hukuka intikal ettiği için yakında neticelenecektir. Bunun Galatasaray’a zarar vermek için ortaya çıkartılan bir dedikodu olduğunu düşünüyorum.”
“Daha da vahimi rakibimiz, bu dedikodular üzerinden akıllarına gelen her yere şikayette bulundular. Bu iddianın peşinde koşuyorlar. Biraz aynaya bakmak lazım. Portallarda Fenerbahçe-Galatasaray maçının biletleri karaborsa olarak satıldı, onu ne yapacağız?”
ALİ YÜCE NEDEN İSTİFA ETTİ?
“Ali Yüce bunu kendisi açıkladı. Benle konuştu. Ali benim oğlum kadar sevdiğim birisidir. İstifa etmek istedi ve etti. Benim ona sevgim hala aynıdır.”
“Bizim için ‘Bunlar karaborsadan bilet satıyorlar, vergi vermiyorlar’ falan diyorlar. Biz son 2 senede ne kadar vergi vermiş Galatasaray Spor Kulübü; SGK primleriyle beraber 3.5 milyar TL vergi ödemiş. Vergi silinmesi diye bir şey söz konusu değil. 3.5 milyar vergi vermişiz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Son dakika haberleri… Bir dönem Ligue 1’de Lille ile fırtınalar estiren Yusuf Yazıcı, geride bıraktığımız transfer döneminde hiçbir takımla anlaşamadı.

Lille ile sözleşmesi sona eren ve bonservisi elin olan milli oyuncunun yeni takımının kim olacağı merak konusu.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Yusuf Yazıcı’nın temsilcisi Cihan Yazıcı, geçtiğimiz günlerde futbolcunun transfer süreci ile ilgili yaptığı açıklamada, “Galatasaray ve Beşiktaş, Yusuf ile çok ilgilendi ama Yusuf ikisini de reddetti. İki takımla da görüşme olmadı çünkü Yusuf, Türkiye’de oynamayı düşünmüyor.” ifadelerini kullanmıştı.

Yusuf Yazıcı, Haziran ayında takımdan ayrıldığını şu sözlerle açıklamıştı:

“Takım arkadaşlarım, antrenörlerim, tüm personel, çalışanlar ve en önemlisi taraftarlarımız. Hayatım boyunca sezinle paylaştığım anıları asla unutmayacağım. Lille’de geçirdiğim süre boyunca hepinizden aldığım destek ve sevgi için minnettarım.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bu sonucun ardından Trabzonspor üst üste 5. maçından beraberlikle ayrıldı ve 5 puana yükseldi. 3 maç sonra puanla tanışan Gaziantep FK ise 4 puana ulaştı.
Ligin 7. haftasında Trabzonspor sahasında Konyaspor’u ağırlayacak. Gaziantep FK ise deplasmanda Eyüpspor’a konuk olacak.
EREN ELMALI SAKATLANDI
Bordo-mavililerde mücadelenin 76. dakikasında Eren Elmalı sakatlık yaşadı. 24 yaşındaki sol bek yerini Borna Barisic’e bıraktı.
MAÇTAN DAKİKALAR
16. dakikada Ozan’ın pasıyla topla buluşan Banza’nın sağ çaprazdan uzak köşeye çektiği şut az farkla dışarı çıktı.
REKLAM
18. dakikada sağ kanattan Ömürcan’ın ortasına ceza sahasında Okereke’nin sol ayağıyla vuruşu yan direğe çarparak auta çıktı.
37. dakikada rakip ceza sahası sağ çaprazında topla buluşan Mendy’nin uzak köşeye sert şutu yandan dışarı gitti.
44. dakikada sol kanattan ceza sahasına giren Kozlowski’nin yerden şutu savunmadan sekerken, top kaleci Uğurcan’da kaldı.
45+5. dakikada Kozlowski’nin sağdan kullandığı köşe vuruşunda arka direkte Saborit’in kafa vuruşu üstte auta çıktı.
Ayrıntılar geliyor…
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Mourinho nerede hata yaptı? Okan Buruk’u zafere götüren doğrular nelerdi? Van Bronckhorst’un Beşiktaş’ı neden zorlandı?
RIDVAN DİLMEN İLE “ÇERÇEVE”, HER SALI 20.00’DE HT SPOR’da.
Hem futbolun hem de televizyonun efsane ismi Rıdvan Dilmen, salı akşamları saat 20.00 ve temsilcilerimizin bazı Avrupa maçları sonrası HT Spor’da!
pic.twitter.com/QjDf3A5vcH
— HT Spor (@HTSpor) September 23, 2024
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kocaelispor Kulübü tarafından yapılan açıklamada, “22 Eylül tarihinde Çorum Futbol Kulübü ile yaptığımız müsabakaya kara yolu ile giden kulübümüz futbolcu, teknik heyet ve kulüp emekçilerini taşıyan otobüsümüze karşı, 21 Eylül tarihinde Bolu il sınırları içerisinde birkaç kendini bilmez tarafından gerçekleştirilen sözlü ve fiziki elim saldırı hasebiyle, ilgili saldırıyı gerçekleştiren kişilerin yakalanarak cezalandırılması adına Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. İlgili saldırıyı gerçekleştiren kişilerin Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında kanunda yer alan en ağır cezaları almaları adına tüm yasal süreç kulübümüz tarafından titizlikle takip edilecektir” denildi.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
